You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Yazar: HüsniyeDuman
BİLGİSAYAR’IN TARİHÇESİ
İnsanlığın ilk günlerinden beri hesap yapmaya her zaman ihtiyaç duyulmuştur. İlk insanlarda hesaplama; varlıkları başka bir grubun elemanlarıyla eşleştirme yapılarak yapılmıştır. ÖR: Bir sürüdeki koyunları çakıl taşları temsil ediyordu ve bu taşlar bir torbada saklanıyordu. Bir koyun eksilirse bu çakıl taşlardan taş çıkarılıyordu, ya da taş ekleniyordu.
İnsanların hesaplama yöntemi ilk kez ABAKÜSLE düzenlenmiştir. Böylece, Pozisyona bağlı sayı gösterimine başlandı. İşlemler sembolik gösterimlerle ifade edildikten sonra Papirüs denen kağıtlar ve hayvan derileri depolama aracı olmuştur. Başta Taşkentli alim Muhammed İbni Musa el Harezmi olmak üzere bazı isimler bilgisayar ve parçalarını bir araya getirmiştir. Günümüzdeki adını El Harezmiden almıştır. Algoritma bilgisayar programının alt adımlarının gösterimidir.
1642’de Blaise Pascal eldeki toplama yapan oyuklu makine geliştirdi. 1673’de Gattfried Leibniz çarpma yapan makine geliştirdi.
1801’de Jasoph - Marie Tacguard otomatik dokuma tezgahı icat etti. Bu makine, insan yerine makine kullanımına geçtiği için Fransa’da isyana neden oldu.
1802 yılında Charles Bobboge çalışmaları yetersiz buldu ve Fark Makinesini icat etti. Bu makine için İngiliz Hükümetinden yardım istediği için tarihe geçti.
1833’te ise Bobbege Analitik makineyi icat etti. Bu yüzden Babbage’a “Bilgisayarın Babası” dendi.
1925’te Vannevar Bush integral ve diferansiyel alabilen bir analiz makinesi icat etti. 1930’da nihayet dünyanın en büyük hesaplama aygıtı yapıldı.
1935’te Alman Konrad Zuse elektrikli ikili tabanda işlem yapan Z-1 adlı bilgisayarı geliştirdi.
1938’de Z2 tasarlandı. Konrod 2. Dünya savaşından sonra Zürih üniversitesinde Z-4 adlı bilgisayarı geliştirdi.
2. Dünya Savaşı boyunca uçaksavarlar için bilgisayara ihtiyaç duyuldu. İlk geniş ölçekli otomatik, elektromekanik bilgisayar Howard Aiku ve Messrs tarafından 1944’te gerçekleştirilen MARK I’dır.
1943’te başlanan ENIAL bilgisayarı değişik üniteleri bağlayan, programlanabilen, paralel hesaplama yapan dev bilgisayardır.
1947’de transistör icat edildi. Transistör bilgisayara güvenilirlik ve hız getirdiğinden bir devrim oldu.
1960’da Gene amdahl kesirli sayılarda işlem yapan, ilk TİCARİ BİLGİSAYARI yaptı.
1957’ye kadar bilgisayarda bellekler kısaydı. 1957’de RAMAL hard diske sahip ilk bilgisayarı üretti.
1958’de elektronik dönem tam anlamıyla başladı.

Uzun yıllar süren çalışmalardan sonra General Electric Firması, bankacılık işlemlerini son derce kolaylaştıran 32 ERMA adlı bilgisayarı geliştirdi. İlk defa bir bankacılık otomasyonu gerçekleşmişti. Bu olay, daha sonra bankamatikler ve elektronik kişisel bankacılık gibi modern teknolojiler için ilk adım niteliğindeydi.
Ticaret ve işletme sektörlerinin ihtiyacı olan programların yazılması için FORTRAN gibi matematiksel amaçlı geliştirilmiş bir dilin kullanılamayacağı, bunun yerine doğal dile yakın komut ifadeleri olan programlama dillerinin daha kullanışlı olacağı düşüncesiyle 1952 yılından itibaren çalışan Grace Murray Hopper 1960 yılında iş hayatı için gerekli programların yazımı için kullanılabilecek FLOWMATIC adlı programlama dilini üretti. Aynı yıl IBM firması da COMMERCIAL TRANSLATOR (Ticari Çevirmen) adlı bir programlama dilini satışa sundu.

1950’li yıllarda bilgisayarlar için yazılan işletim sistemleri programların hızlı bir biçimde sonlanmasını temel ilke olarak alıyor, kullanıcı için hiçbir kolaylık öngörmüyordu.
1961 yılında ilk interaktif (etkileşimli) işletim sistemi olan CTSS (Compatible Time Sharing System), Fernando Corbato tarafından IBM 7090/94 serisi bilgisayarlar için geliştirildi. Bu işletim sistemi, Stibitz’in geliştirdiği uzaktan kumandalı silahlar sayılmazsa, uzaktan erişimi sağlayan ilk bilgisayarların piyasada boy göstermesini sağlamış oldu.

IBM, 1964 yılında ilk geniş ölçekli ve gerçek zamanlı rezervasyon sistemini, Amerikan Havayolları için gerçekleştirdi. Aynı yılın 7 Nisan’ında yine IBM, bilgisayar alanında yeni bir dönemin başlamasını sağlayan, IBM uyumlu bilgisayar ailesinin ilk ferdi olan System/360 adlı makineyi piyasaya sundu. Aynı yıl içinde BASIC programlama dili, John Kemeny ve Tom Kurtz tarafından geliştirildi.

Pek çok firma daha büyük ve daha hızlı bilgisayarlar üretmeye çalışırken, Digital Equipment Şirketi, ilk gerçek minibilgisayar olan PDP-8 adlı bilgisayarı geliştirdi. PDP-8’in küçük bir komut seti, ilkel bir mikroprogramlama dili ve harika bir arayüz yeteneği vardı. Bu yüzden, bu bilgisayarlar, telefon hatlarını kullanarak proses kontrol yapabilen çok kullanıcılı sistemler olarak kullanılmıştır. Aynı yıl içinde MIT ile AT&T Bell Laboratuvarları’nın ortak çalışması sonucu, genel amaçlı, ortak bellekli ve çok kullanıcılı bilgisayarlar olan GE 600 seris ilk makine üretilmiştir.

Fairchild Firması’nın 1961 yılında ilk silikon tabanlı entegre devreleri piyasaya sunmasından yaklaşık 7 yıl sonra, 1967 yılında o teknoloji kullanılarak üretilen üçüncü kuşak bilgisayarlar ortaya çıkmaya başladı.
1969 yılında, internete atalık yapacak olan ARPA net çalışmalarına askeri haber alma amacıyla başlandı. Aynı yıl içinde Rıtchie ve Thompson, günümüzün vazgeçilmez işletim sistemlerinden UNIX üzerine çalışmaya başladı.

1971 yılında ortaya çıkan iki önemli ürün, kişisel bilgisayar döneminin başlamasına öncülük etti. Bu ürünler, ticari olarak piyasaya sürülen mikroişlemciler ile floppy disketlerdi. Intel Firmasının hesap makinelerinde kullanılmak üzere Japon Busicom Firması için ürettiği 4004 mikroişlemcisi ve IBM mühendislerinden Alan Shugart’ın ürettiği 8 inch floppy disket kişisel bilgisayar çağının başlamasına neden olan gelişmeler olmuştur.

1972 yılında ilk kişisel bilgisayar olan MITS 816 üretilmiştir. Bu bilgisayarın ne ekranı, ne klavyesi vardı. Fakat meraklı amatörler için son derece ilgi çekiciydi. Aynı yıl içinde, NASA bilgisayar kontrolü ilk uzay uçusu gerçekleştirdi.

1974 yılında Intel, trafik ışıklarının kontrolü için 8080 mikroişlemcisini üretti. Bu işlemci daha sonra Altair adlı bilgisayarda kullanıldı. Intel’e rakip olarak ortaya çıkan Zilog firması Z80 mikroişlemcisini üretti. Gary Kildall, bilgisayar mimarisinden bağımsız olarak her platformda çalışabilen CP/M adlı işletim sistemini yazdı. Aynı yıl içinde, ilk ATM (bankamatik)’ler kullanılmaya başlandı.

1975 yılında 375 dolara satılan, klavyesiz ve ekransız ALtair 8800 adlı bilgisayar üretildi. Microsoft firmasının kurucusu Bill Gates ile Paul Allen, bu bilgisayar için bir BASIC derleyicisi yazdılar. Bu yıl içinde, IBM firması 5100 adlı ilk kişisel bilgisayarını üretti. Seymour Cray, Cray I adını verdiği ve bugün de hala vazgeçilmez süperbilgisayarlar olan Cray’lerin ilkini tasarladı.
1976 yılında, ekran ve klavyeye sahip bilgisayar olan Apple II adlı bilgisayar, Steve Jobs ve Steve Wozniak tarafından üretildi. Apple II, kıa sürede ortaokullara ve liselere girdi ve ilk “bilgisayar” derslerinde kullanılmaya başlandı.

1978 yılında, Daniel Bricklin ve Bob Fransston tarafından yazılan Visicale, günümüzde kullandığımız Excel gibi gelişmiş yazılımlara öncülük yapacak tablolama programı olarak ortaya çıktı. 1979 yılında is eMicropro International Firması ilk kelime işlem programı olan Wordstar’ı piyasaya sürdü.

1981 yılında, Microsoft firmasıyla anlaşan IBM önceki makinelerinde kullandığı işletim sistemi olan CP/M’in yerine DOS işletim sistemini yazdırarak, bu yeni işletim sistemi kullanan IBM PC’yi üretti. Aynı yıl Commodore firması VIC-20’yi üreterek, 1 milyon adet satmayı başardı.
1982 yılından itibarin bilgisayarlar film sektöründe kullanılmaya başlandı. Disney Stüdyoları’nda yapımı gerçekleştirilen Tron adlı filmin tüm karakterleri bilgisayar tarafından canlandırılmış ve özel efektler bilgisayar aracılığıyla üretilmişti.

1983 yılında Mitch Kapor, Lotus 1-2-3 adlı tablolama programını yazarak Visicalc’in elinden liderliği aldı. 1978 yılında, Amerikan Savunma Bakanlığı’nın çalışmalarına başladığı “modern” yüksek seviyeli bir programlama dili geliştirme çalışmaları bu yıl içinde tamamlandı. Bu yeni dile “ADA” ismi verildi.

1986 yılında, Intel Firması 1980’de ürettiği 80806 işlemciler ve 1994 yılında ürettiği Pentium işlemciler arasında bir geçiş olarak nitelendirebileceğimiz 80386 mikroişlemcisini üretti. Aynı yıl içinde süperbilgisayarlarda da çok önemli gelişmeler yaşandı. CRAY X-MP adlı 4 paralel mikroişlemcili bilgisayar saniyede 713 milyon kesirli sayı işlemi yapabiliyordu. İlk süper bilgisayar olan IBM STRETCH ise saniyede 5 bin kesirli sayı işlemi yapıyordu.

1990’lı yıllara geldiğimizde ise, 10 yıl öncesinin süper bilgisayarlarında kullanılan mikroişlemcilerin gücüne sahip işlemcilerin kişisel bilgisayarlarda kullanılmaya başlandığını görüyoruz. Yaygın olarak genellikle Intel’in Pentium serisi mikroişlemcilerini içeren bu bilgisayarlar ile yüksek hız gerektiren grafik programları, gelişmiş görsel programlar ve ses ile görüntü ağırlıklı çokluortam (multimedya) programları oldukça iyi performanslarla çalıştırılabilmektedir. Yaptıkları işleme göre fiyatları oldukça tatminkar olan bu bilgisayarlar, hemen her alanda kullanılmaktadır.
Yorum Yorum Yok
Yazar: HüsniyeDuman
Tebessümün faydalari

Nükte ve espri yönlerimizi gelistirmemiz mutlulugumuzu artiracaktir. Cünkü gülmek insana cogu zaman ilac gibi gelir...

Gülmek endiselerimizi dagitir. Stres, depresyon, korku ve üzüntülerimizle basa cikmamiza yardimci olur. Rahatsizliklarimizin iyilesme sürecini artirir.

BAGISIKLIK sistemimiz, gülücüklerimiz arttigi oranda güclenir. Yine hormonal sistemimiz de pozitif etkilenir.

Ayrica gülücükler yorgunlugumuzu giderir. Kizginlik ve panik icin de birebirdir. Gülmek tibbi, psikolojik ve sosyal acidan büyük yararlar saglar. Gülünce solunum sistemimiz kuvvetlenir. Bedenimizin aldigi oksijen artar, gergin adalelerimiz gevser ve agrilarimiz diner. Nabiz ve tansiyonumuz düser. Gülen insanla iletisim kolaydir. Bu da pek cok avantajlar demektir.

Gülmek kalbi hem güclendirir, hem de nabiz atislarini düzenler. Gülerken vücudumuza normale oranla dört kat daha fazla oksijen pompalanir.

Günlük yasantimizda yasadigimiz SIKINTILARI kolay unutmamiza yardimci olur.

Bir dakika gülmek 80 vücut kasini harekete gecirir. Bu da 12 dakikalik bir kosunun sagladigi faydaya esittir.

Vücut agrilarinin azalmasina yardim eder. Gülmek gercekten Allah’in bir lütfudur.

Gülerken beyne kan gider. Böylece beyin hizli calisir ve sorunlar daha kolay cözülür.
Yazar: HüsniyeDuman
Sık kullanılan aspirin, ağrı kesiciler ve özellikle antiromatizmal ilaçların mide zarına zarar vererek ülser oluşumunu kolaylaştırdığı bildirildi.

Uludağ Üniversitesi (UÜ) Tıp Fakültesi Gastroentroloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Macit Gülten, toplumda oldukça sık görülen ülserin, mide veya özellikle onikiparmak bağırsağının iç yüzeyinde meydana gelen yaralar olduğunu söyledi.
Gülten, erkeklerde daha fazla görülen ülserin, karın bölgesinde, genellikle önde ve üst-orta bölgede rahatsızlık hissi, ağrı, bulantı, yanma, ekşime gibi belirtilerle kendini gösterdiğini, bazı ülserlerin de hiç belirti göstermediğini belirtti.

Midedeki asidin, mideye zarar vermesini kolaylaştıran ilaç, alkol ve sigara kullanımı ile genetik faktörler ve ileri yaş gibi pek çok nedeni olan ülserin erkeklerde daha fazla görüldüğünü anlatan Gülten, şunları kaydetti:

“Peptik ülserler, kanama veya delinme gibi durumlara yol açarak ölüm riskini arttırlar. Peptik ülserin meydana gelmesinde midenin ürettiği asit, ülserin ortaya çıkmasında en önemli etkendir. Normalde mide ve onikiparmak bağırsağı mide asidine karşı dirençlidir. Ancak 'Helicobacter Pylori' bakterisinin varlığı, aspirin ve antiromatizmal bazı ilaçlar, mide ve onikiparmak bağırsağının iç yüzeyinin bütünlüğünün ve direncinin, mide asidine karşı bozulmasına, böylece ülserlerin meydana gelmesine sebep olurlar.”
Yorum Yorum Yok
Yazar: HüsniyeDuman
zavallı kedicik Smile
Forum: Resimler
201 Yorum
Yazar: HüsniyeDuman
Hadi biraz renkleri karıştıralım Smile
Yazar: GAMZE
EliBüyük:Halk dilinde Elibüyük olarak bilinen evliyanın gercek ismi Aliekber'dir.Babası Hz Hüseyin dedesi Hz Ali'dir.

Güllük/Yozgat

Turna Dede:Halk dilinde Turna dede olarak bilinen evliyanın gercek adı Zöhre Ana'dır.Hz. Muhammed'in ikinci kızıdır.Turnalara klavuzluk yapan evliyadır.Turna Dede ismini bundan almıştır.

Yastıkhöyük köyü/Yozgat

Deli Boran:Halk dilinde Yaşil çam olarak bilinen evliyanın gercek ismi Seyid Hacı'dır.Birinci yaşamı Seyid Hacı Yozgat Sarımbey köyü,İkinci yaşamı Deli Boran Çubuk Ankara,Üçüncü yaşamı Sarı Saltuk tunceli,dördüncü yaşamı Yağcı Abdal köyünde İsa dededir.

Sarımbeyköyü/Yozgat

Eba Müslüm: Halk diliede Mumunlu Türbesi olarak biline evliyanın gercek ismi Eba Müslüm'dür.Birinci yaşamı Eba Müslüm,ikinci yaşamı Mansur Baba Kayseri,üçüncü yaşamı İzzettin Baba Kilis-Gaziantep babası Seyid Nizam,dedesi Bolu'da Yusuf'u Şah'tır

Sarımbeyköyü/Yozgat


KAYNAK:Mehtaptaki Erenler(ZÖHRE ANA)
Forum: Türbelerimiz
Yorum Yorum Yok
Yazar: GAMZE
Bilkent Üniversitesi’nde görevli araştırmacılar, 85 milyon bilinmeyen içeren dünyanın en büyük bilişimsel elektromanyetik problemini çözerek bir dünya rekoruna imza attılar.


24 Ocak 2008 Perşembe
Önceki rekorda da isimleri bulunan araştırmacıların son çalışmaları, savunma sanayinde radar, uydu ve uzaktan algılama sistemlerinde çok daha ileri teknolojilerin geliştirilmesi aşamalarında da kullanılabilecek.

Çalışma, daha az elektromanyetik dalga yaydığından insan sağlığına daha az zarar verecek cep telefonu, bilgisayar gibi cihazların yapımından, çok hassas tıbbi görüntüleme cihazlarının üretilmesine kadar pek çok alanda yenilikler getirecek.

Çalışma, en büyük uluslararası bilimsel ve teknik kuruluş olan Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Enstitüsü’nün (IEEE) yayınladığı dergilerde ve konferanslarda da duyuruldu.

Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim üyesi ve Bilişimsel Elektromanyetik Araştırma Merkezi (BİLCEM) Direktörü Prof. Dr. Levent Gürel, BİLCEM’de doktora öğrencileri Özgür Ergül ve Tahir Malas ile 42 milyon bilinmeyen içeren bilişimsel elektromanyetik problemlerini çözerek geçen yıl kırdıkları dünya rekorunu bu yıl iki katına çıkardıklarını anlattı.

Geçen yıl kırdıkları bu rekordan daha önceki rekorun ise 20 milyon bilinmeyeni bulunan bir problemin çözümü olduğunu bildiren Gürel, "Bir yıldan az bir süre içinde BİLCEM’de görevli araştırma grubu olarak, 85 milyon bilinmeyen içeren büyük matris denklemleri çözerek dünya rekorunu iki katına çıkardık. Bu başarımız, en büyük uluslararası bilimsel ve teknik kuruluş olan Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Enstitüsü’nün (IEEE) yayınladığı pek çok dergide ve düzenlediği konferanslarda da ilgili meslektaşlarımıza duyuruldu" dedi.

MÜTEVAZI TEKNOLOJİ, ANCAK GÜÇLÜ YÖNTEMLER..."

Milyonlarca bilinmeyen içeren problemlerin çözümü için yüksek bellek ve güçlü işlemciler içeren paralel süper bilgisayarların kullanıldığını dile getiren Gürel, kullandıkları bu bilgisayarlar dünyadaki örnekleriyle karşılaştırıldığında oldukça mütevazı kalmasına rağmen 85 milyon bilinmeyeni bulunan bir denklemi çözebildiklerini söyledi. Gürel, şunları kaydetti: "Merkezimizde 32, 64 ve 128 çekirdekli ve 256-512 GB bellek içeren süper bilgisayarlarımız var. Fakat bu bilgisayarlar, dünyadaki ilk 500, hatta ilk 5 bin bilgisayarın arasına bile girmiyor. Biz dünyanın en büyük ve en güçlü bilgisayarlarını kullanmadan böyle bir dünya rekoru kırdık. Oldukça mütevazı hesaplama kaynaklarıyla dünyanın en büyük matris denklemlerinin çözülmesinin sırrı, geliştirdiğimiz elektromanyetik yöntemler, matematiksel yaklaşımlar ve paralelleştirme algoritmalarıdır."

SAVUNMADA İLERİ TEKNOLOJİLER GELİŞTİRİLECEK-

Prof. Dr. Levent Gürel, milyonlarca bilinmeyeni bulunan problemlerin çözümünün, savunma sanayinde, radarlar, uydu teknolojileri, uzaktan algılama gibi alanlarla tıbbi görüntüleme, optik, nanoteknoloji, metamalzemeler gibi pek çok disipline yarar sağladığını ifade etti.

Gerek savunma sanayine, gerekse sivil elektronik endüstrisine yönelik araştırma çalışmalarının, Savunma Sanayi Müsteşarlığı (SSM), ASELSAN, TÜBİTAK ve TÜBA gibi kurumlar tarafından desteklendiğini vurgulayan Gürel, bu alandaki uygulamalarla ilgili şunları söyledi: "Yaptığımız çalışmanın pek çok alanda uygulaması var. Örneğin, uzaktan algılama, uydu teknolojileri, radarlar, nanoteknoloji gibi alanlarda yaptığımız katkılar hem savunma, hem de sivil amaçlara hizmet ediyor. Uçan, yüzen ve karada hareket eden hedeflerin uzaktan algılanmasında, bunların radar izlerinin çıkarılmasında, yüksek çözünürlüklü görüntülerinin elde edilmesinde kullanılacak teknolojik alt yapı, şu an itibariyle hazır."

SAĞLIKTA YÜKSEK ÇÖZÜNÜRLÜKLÜ CİHAZLAR ÜRETİLECEK-

Tıp alanına katkıda bulunabilmek için elektromanyetik prensiplerle çalışan çok hassas görüntüleme cihazlarının tasarımına yönelik çalışmalar yaptıklarını dile getiren Gürel, şöyle devam etti: "Bu çalışmalar sayesinde, sadece deri üstünde değil, deri altında bulunan tümörlerin de yüksek çözünürlüklü görüntüleri elde edilecek, gelecekte biyopsi yapmaya gerek kalmadan tanı konabilecektir.

Çok büyük elektromanyetik problemlerin çözümünün sağlayacağı bir başka yarar için de cep telefonlarının insan beyni içinde yarattıkları elektromanyetik dalga dağılımının hesaplanması örneği verilebilir. İnsan beyni cep telefonlarının ve baz istasyonlarının yaydığı elektromanyetik dalgalara maruz kalıyor. Bu durumun zararlı olup olmadığı konusunda kesin bir sonuca varılamıyor. Elektromanyetik hesaplama çalışmalarına dayalı tıbbi görüntüleme yöntemleri sayesinde, beynin içindeki milyonlarca noktada elektromanyetik alan düzeyleri hesaplanarak çok yüksek çözünürlüklü görüntüler elde edilebilir. İşte bunu başarabilmek için eskiden çözülemeyen ve hatta dünyanın pek çok yerindeki araştırma merkezlerinde halen çözülemeyen çok büyük problemlerin çözümü gerekiyor."

RİSKİ AZALTAN ANTENLER YAPILACAK

Cep telefonlarının ve baz istasyonlarının çevreye yaydığı elektromanyetik dalgaların henüz kanıtlanmamış bir risk oluşturduğunu ve bu riskin azaltılması için daha verimli çalışan antenlerin yapılması gerektiğini vurgulayan Gürel, "Böylece, cep telefonları ve baz istasyonları daha az güç kullanarak daha iyi çalışacaklar ve elektromanyetik kirliliği azaltacaklardır. Bu şekilde sağlık riskini azaltma şansımız var. Küçük, hatta görünmeyen ve işlevi yüksek bir antenle bu riskleri azaltmak mümkün. Geliştirdiğimiz simülasyon yöntemlerimizle anten tasarımlarını yapabiliriz" dedi.

Cep telefonları ile ilgili çalışmalarına Nokia’nın ilgi gösterdiğini bildiren Gürel, cep telefonları gibi taşınabilir bilgisayar antenlerini de görünmeyecek kadar küçük, ancak çok verimli çalışacak şekilde tasarlayabileceklerini, bu konuya da Vestel, IBM ve Intel gibi firmaların ilgi gösterdiklerini dile getirdi. ABD’de üyesi bulunduğu bir araştırma grubunun da arabalardaki antenler üzerine çalışmalar yürüttüğünü belirten Gürel, bu antenlere de cep telefonlarının bağlanabileceğini, böylece daha kaliteli iletişimin sağlanabileceğini kaydetti. Gürel, yakın gelecekte uydu radyosu ve TV yayınlarının alınabilmesi için bu tür antenlerin kullanılacağını ifade ederek, "Şu an dünyada pek çok firma bunları araçlarına takabilmek için tasarım çalışmaları yapıyorlar. Bu çalışma sonuçlarının Türkiye’ye yakın bir zamanda geleceğini düşünüyoruz. Birkaç yıl sonra araba satın alırken GSM, GPS ve uydu yayınlarına uygun anteni var mı diye bakmaya başlayacağız" dedi.

HEDEF 100 MİLYON BİLİNMEYENLİ DENKLEM-

Doktora öğrencileri Özgür Ergül ve Tahir Malas’la birlikte yürüttükleri çalışmanın bir sonraki amacının 100 milyon bilinmeyenli denklemler çözmek olduğunu kaydeden Prof. Dr. Gürel, "Bu sadece büyük ve yuvarlak bir sayı değil. Geliştirilecek olan bu kabiliyet, bilim dünyasında karşılaşılan büyük, karmaşık ve önemli problemlere çözüm getirecek" dedi.

Gürel, bu kabiliyetin öncelikle Türkiye’nin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olarak kullanılmasının planlandığını vurgulayarak, şunları kaydetti: "Bu bağlamda özellikle özel sektörün BİLCEM’le irtibat kurmasını talep ediyoruz. Özel sektörün bizden isteyebileceği elektromanyetikle ilgili her türlü araştırma çalışmasına şimdiden hazırlıklıyız. Geliştirdiğimiz kabiliyetlerimizi endüstrinin hizmetine sunmaya çalışıyoruz. Çünkü biliyoruz ki, bilimde ilerlemenin, yeni teknolojiler geliştirmenin ve ekonomide kalkınmanın hep birlikte yapılması gerekiyor. Ancak bu şekilde yurt dışından satın almaktan vazgeçemediğimiz cep telefonu, bilgisayar, ilaç, uçak gibi ileri teknoloji ürünlerinin bir kısmını ülkemizde üreterek ekonomimizin güçlenmesini sağlayabiliriz."
Forum: Bilim
2 Yorum
Yazar: GAMZE
Uzayda yeni buluş... Gezegenler ne kadar sürede oluştu?
Bilim adamları, uzaydaki toz bulutunun yeni gezegenlere dönüşmesini sağlayan şiddetli türbülansın tahmin edilenden daha uzun sürmüş olabileceğini tespit ettiler.


NASA‘nın Pasadena‘daki Jet Motoru Laboratuvarı‘nda görevli bilim adamlarının, Spitzer kızılötesi teleskopu ile yaptıkları son incelemelerin bulguları kamuoyuna açıklandı.

Amerikalı bilim adamları, son gözlemlerine göre, yeryüzü boyutundaki gezegenlerin oluşum sürecindeki şiddetli türbülans ortamının tahmin edildiği gibi 10 milyon yıl yerine yüzlerce milyon yıl sürmüş olabileceğini belirttiler.

Gökbilimciler, genç yıldızların çevresindeki disk biçimli toz bulutlarının 100 ila 200 milyon yıl büyük ve parlak kaldıklarını tespit ettiklerini kaydederek, genç yıldızlar ve dev kaya parçaları arasındaki şiddetli çarpışmalar bu kadar uzun sürmese bu toz bulutlarının bu kadar uzun süre varolamayacaklarını vurguladılar.

Spitzer kızılötesi teleskop programında görevli gökbilimci Jonathan Gardner, yeni bulguyla gökbilim kitaplarında gezegenlerin oluşumu bölümünü yeniden yazmaları gerekeceğini söyledi.

Bilim adamları, gezegenlerin, genç bir yıldızın çevresindeki disk biçimli toz kümelenmeye başlayınca oluştuklarını düşünüyorlar. Bu kümelerden bazıları heybetli dağların boyutuna ulaşırken, dev kaya parçalarının birbirleriyle çarpışmaya başladıkları ve böylece ‘‘cenin gezegenlerin‘‘ oluşmaya başladığı tahmin ediliyor.

Bilim adamları yeni araştırmalarına dek bu şiddetli türbülans dönemini, gökbilim kavramlarına göre göz açıp kapayıncaya dek kısa bir süreç olan 10 milyon yıl olarak hesaplıyorlardı.
Forum: Bilim
Yorum Yorum Yok
Yazar: GAMZE
Avustralya’da bir biyoteknoloji firması, kanser ilacını doğrudan kanser hücrelerine zerk eden bir yöntem geliştirdiğini açıkladı.

Bu yöntemle, kemoterapi ilaçlarının, hala kullanılan kemoterapi yöntemindekinden çok daha az dozlarda verilmesi sağlanacak.

Kemoterapi tedavisinin olumsuz etkilerinin de asgariye indirilmesi hedefleniyor.

Nanoteknolojinin kullanıldığı bu yöntemde, insan hücresinden çok daha küçük ‘nano hücreler’ görev yapıyor.

Cancer Cell dergisinde yayımlanan habere göre, kemoterapi ilaçları ihtiva eden nano hücreler, kanser hücrelerine ilişiyor ve ilaç doğrudan kanser hücresinin içine veriliyor.

Firma, yöntemin ilk denemelerinde başarı sağlandığını ve kanserde gerileme görüldüğünü açıkladı.

Onay çıkması halinde insanlar üzerinde denemenin bu yıl içinde başlatılması planlanıyor.

Araştırmayı yürüten bilimadamlarından Jennifer MacDiarmid, kanserin ilerlemiş safhalarında tümörlerin ilaca dirençli hale gelebildiğini hatırlatarak, yeni yöntemin bu önemli sorunu çözebileceğini söyledi
Forum: Bilim
1 Yorum
Yazar: GAMZE
ABD’de uzmanlar 50 yaş üzerindeki insanların ölüm riskini hesaplayan bir sağlık testi geliştirdi.

Test için ‘yüzde 100 güvenilir’ denilemese bile kişinin sağlık durumu hakkında önemli ipuçları elde edilebiliyor. ABD’nin San Francisco kentinde 50 yaşın üzerindeki insanlara hizmet veren bir tıp merkezi, kişinin 4 yıl içinde yüz yüze olduğu ölüm riskini hesaplamaya yardımcı olan bir test geliştirdi. Amerikan Tabipbler Birliği dergisinin dünkü sayısında yer alan testin, ‘yüzde 100 güvenilir’ diye tanımlanmasa bile, kişiye sağlık durumu hakkında bir fikir verebileceği belirtiliyor. İşte o test... Kâğıdınızı, kaleminizi alın ve hangi kategorilere denk geliyorsanız onun için kendinize oradaki puanı yazın...

1– Kaç yaşındasınız?: 60–64= 1 puan; 65–69= 2 puan; 70–74= 3 puan; 75–79= 4 puan; 80–84= 5 puan; 85 ve üzeri= 7 puan
2– Erkek veya kadın: Erkek= 2 puan
3– Beden–Kitle Endeksi: 25’den az (normal ağırlık veya daha az)= 1 puan ekleyin.
(Beden Kitle Endeksinizi bulmak için kilonuzu boyunuzun karesine bölün. Örnek: 65 kg/1.75 m*1.75m)= 21.2)
4– Diyabetiniz var mı?: 2 puan
5– Kanser (küçük deri kanseri vakaları hariç): 2 puan
6– Aktiviteleri engelleyen ve evde oksijen takviyesine gerek duyulan kronik akciğer rahatsızlıkları: 2 puan
7– Kalp yetmezliği: 2 puan
8– Sigara içilmesi: 2 puan
9– Bir sağlık veya hafıza sorunu yüzünden banyo yapma güçlüğü: 2 puan
10– Bir sağlık veya hafıza sorunu yüzünden para yönetimi, faturaları ödeme, harcamaların hesabını tutma gibi konularda güçlük çekme: 2 puan
11– Sağlık sorunu yüzünden yürüme güçlüğü: 2 puan
12– Sağlık sorunu yüzünden büyük eşyaları çekme veya itme güçlüğü: 1 puan
Sonuç
0–5 Puan: 4 yıl içinde ölüm riski yüzde 4’ten az.
6–9 Puan: Yüzde 15 risk
10–13 puan: Yüzde 42 risk
14 ve üzeri: Yüzde 64 risk
Not: Testi hazırlayan uzmanlar, yaşlı insanlarda zayıflığın bir sağlık riski oluşturduğuna hükmederek, beden–kitle endeksi 25’in altında çıkanlara 1 puan ceza öngördü.
Yorum Yorum Yok

Hoşgeldin, Ziyaretçi

Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.

Forumda Ara

Forum İstatistikleri

Toplam Üyeler 17,078
Son Üye Josephflugs
Toplam Konular 55,049
Toplam Yorumlar 157,893

Kimler Çevrimiçi

Şu anda 873 aktif kullanıcı var. Applebot, Bing, Facebook, Google, Yandex
(0 Üye - 868 Ziyaretçi)

Son Yazılanlar

Seni hiç unutmadık, Unutm...

Son Yorum: donanma44 05/08/2026, 15:07

Müzik Yayın İzin Belgesi ...

Son Yorum: donanma44 22/07/2026, 01:53

Alevi oldukları için öldü...

Son Yorum: donanma44 19/07/2026, 19:19

3. Alevilik ve Bektaşilik...

Son Yorum: donanma44 19/07/2026, 19:15

Van MYK Belgesi Nereden v...

Son Yorum: donanma44 19/07/2026, 19:09

Ağrı MYK Belgesi: Artun B...

Son Yorum: donanma44 25/06/2026, 23:35

Kübra Par, Alevilerle ilg...

Son Yorum: donanma44 03/06/2026, 00:52

Alevi ve Bektaşi Öğrencil...

Son Yorum: donanma44 03/06/2026, 00:48

Alevi örgütlerinden Kılıç...

Son Yorum: donanma44 27/05/2026, 23:00

Kalfalık Belgesi Nasıl Al...

Son Yorum: donanma44 15/05/2026, 23:57

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.