You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Yazar: donanma44
6 Ağustos: Hak Muhammed Ali Yolunun Güneşi Pirimiz Zöhre Ana'yı Sevgi, Özlem ve Minnetle Anıyoruz.

Gelen Ali, Giden Ali, Ölmez Ali Ölmez Ali!.. Güneşimiz, Binbir Dondan Başgösteren Şah’ımız, Pir Zöhre Ana’mız: Işığın Hiç Sönmeyecek!

Seni hiç unutmadık, Unutmayacağız! 6 Ağustos 2020

Zaman geçse de yokluğuna alışmak mümkün değil…

Pir Zöhre Ana’mızı Hakk’a yürüyüşünün 6'ıncı yıl dönümünde, yüreğimizde derin bir hüzün, dilimizde dua, gönlümüzde sonsuz bir özlemle anıyoruz.

Pirimiz Zöhre Ana Hakkın son maşuğu olarak kerametleriyle, gösterdiği mucizelerle, dilek, murat, şifa kapısı olarak tüm yaşamını insanlığa adadı!

Biliyoruz ki Pirimiz Zöhre Ana; zahirde ve batında sonsuza kadar var olacak! Sonsuza kadar sesi, nefesi, bildirdiği gerçekler doğduğu Türkiye’den Mekke’ye, Hint’ten Yemen’e duyuldu, duyulacak!

Bazı ayrılıklar vardır ki zamana teslim olmaz. Yıllar geçer, mevsimler değişir, ömürler tükenir; fakat gönülde yanan hakikat kandili hiç sönmez. Çünkü Hakk'a adanmış ömürler faniliğin sınırlarını aşar, gönüllerde ebedî bir nefes olarak yaşamaya devam eder.

Bugün 6 Ağustos…

Hasretimizin dile geldiği, gözlerimizin buğulandığı; fakat aynı zamanda inancımızın, bağlılığımızın ve yol ikrarımızın yeniden tazelendiği manevi değeri yüksek bir gündür.

Pirimiz Zöhre Ana'nın Hakk'a yürüyüşünün altıncı yıl dönümünde; O'nu özlemle, minnetle ve sonsuz bir sevgiyle anıyoruz. Yüce postuna aşk ile niyaz ediyoruz.

Bizler inanıyoruz ki "Erenler Ölmez Don Değişir!" Beden toprağa emanet edilir; fakat Hakk'ın aşkıyla yoğrulmuş sözler, gönüllere ekilmiş sevgi ve insanlığa bırakılan hakikat mirası asla ölmez.

Pirimiz Zöhre Ana ömrünü Hak Muhammed Ali, 12 İmam ve Ehlibeyt yoluna adamış, sevgiyi rehber edinmiş, YOL'u Hakk'ın en kıymetli emaneti bilmiş bir gönül sultanıdır!
Onun dili ayrılığın değil birliğin diliydi.
Onun çağrısı öfkeye değil muhabbete idi.
Onun öğretisi kin değil rızalıktı.
Onun nasihati gösteriş değil edep ve erkândı.
Pirimiz Zöhre Ana'nın yolu; Hak Muhammed Ali yoludur.
Bu yol; On İki İmamların adaletini, ilmini, sabrını ve teslimiyetini kendisine rehber edinmiş kadim bir yoldur.
Bu yol; Ehl-i Beyt'in sevgisini gönlünün en mukaddes yerine koyanların yoludur.

Bu yol; Kerbelâ'nın susuz çöllerinde zalime boyun eğmeyen Hz. Üseyin'in hakikat uğruna verdiği büyük mücadelenin yoludur.
Çünkü Kerbelâ yalnızca geçmişte yaşanmış bir hadise değildir.

Kerbelâ; her çağda zalime karşı Ehlibeyt'in yanında durabilmenin adıdır.
Kerbelâ; hakkı eğip bükmeden söyleyebilmenin adıdır.
Kerbelâ; insanın nefsine karşı verdiği en büyük mücadelenin adıdır.
İşte Pirimiz Zöhre Ana da yaşamı boyunca bizlere bunu öğretti.

Hak yolundan ayrılmamayı…
Kul hakkı yememeyi…
İnsanı incitmemeyi…
Bir lokmayı paylaşmayı…
Mazlumun yanında durmayı…
Doğruluğu her şartta savunmayı…
Çünkü Hakk'ın rızası, Hak yolunda yürümekten geçer.
O'nun sohbetlerinde sevgi vardı.
Duasında bütün insanlık vardı.
Lokmasında paylaşmak vardı.
Bakışında merhamet vardı.
Sözünde hikmet vardı.

Kim olursa olsun, hangi milletten, hangi dilden, hangi inançtan olursa olsun; kapısına gelen her canı Hakk'ın emaneti olarak gördü.
Bugün bizlere düşen görev; yalnızca O'nu özlemle anmak değildir.

Asıl görevimiz; O'nun bizlere bıraktığı hakikat emanetini yaşatmaktır.

Çünkü gerçek bağlılık sözle değil, yaşayışla olur.
Gerçek sevgi dille değil, davranışla belli olur.
Gerçek ikrar ise ömür boyunca bozulmadan taşınan ikrardır.
Bugün bir kez daha niyaz ediyoruz.
Hak Muhammed Ali aşkı gönüllerimizden eksik olmasın.
On İki İmamların nuru yolumuza rehber olsun.
Ehl-i Beyt sevgisi yüreklerimizden hiç eksilmesin.

Hz. Üseyin'in Kerbelâ'da gösterdiği hakikat duruşu, her zaman vicdanımıza yön versin...

Hayatımıza yön veren, değer katan, bizleri insanlık yolunda eğiten Ehlibeyt ocağımızın öğretmeni, Allah'ın son Mürşidi Zöhre Ana'mıza sonsuz minnet ve şükranla niyaz ederiz. Üzerimizdeki emeğin ödenmez!
 
Hak Muhammed Ya Ali tüm sevenlerine size ve kıymetli ailenize layık olmayı nasip etsin...

Işığın dün olduğu gibi bugün de yarın da yolumuzu aydınlatmaya devam edecek.

https://zohreana.com/seni-hic-unutmadik-...stos-2020/
https://www.instagram.com/zohreana
https://www.facebook.com/zohreana
https://www.youtube.com/@PirZohreAna
Yorum Yorum Yok
Yazar: donanma44
Müzik Yayın İzin Belgesi, çevre mevzuatı kapsamında müzik yayını yapan işletmelerin alması gereken resmi izinlerden biridir. Başvuru sürecinde işletmenin faaliyet durumu değerlendirilir, gerekli teknik belgeler hazırlanır ve ilgili idareye başvuru yapılır. Özellikle akustik rapor gerektiren işletmeler için sürecin uzman desteğiyle yürütülmesi hem zaman kazandırır hem de olası eksikliklerin önüne geçer.

Müzik Yayın İzin Belgesi Nedir?
Müzik Yayın İzin Belgesi, restoran, kafe, otel, düğün salonu, eğlence mekânı, sosyal tesis ve benzeri işletmelerde müzik yayını yapılabilmesi için çevre mevzuatı kapsamında alınan resmi izin belgesidir.
Bu belge, işletmenin gerçekleştireceği müzik yayınının çevrede yaşayan kişilerin huzurunu bozmayacak şekilde yürütüldüğünün ve ilgili mevzuata uygun olduğunun değerlendirilmesini sağlar. Amaç yalnızca işletmeye izin vermek değil; aynı zamanda çevresel gürültü kirliliğini kontrol altına almak ve yaşam kalitesini korumaktır.
Günümüzde özellikle canlı müzik yapılan işletmeler ile yüksek sesli müzik yayını gerçekleştiren mekânlar için bu belge büyük önem taşımaktadır. Başvuru sürecinin eksiksiz tamamlanması, işletmelerin idari yaptırımlarla karşılaşmasını önlediği gibi faaliyetlerini güvenle sürdürmelerine de katkı sağlar.

Müzik Yayın İzin Belgesi Nasıl Alınır?
Müzik Yayın İzin Belgesi, ilgili mevzuatta belirtilen şartların yerine getirilmesi ve gerekli belgelerin hazırlanmasının ardından yetkili idareye yapılan başvuru sonucunda alınır. Başvuru sürecinde işletmenin fiziksel özellikleri, faaliyet konusu ve çevresel etkileri değerlendirilir.
Genel olarak süreç aşağıdaki adımlardan oluşur:
  1. İşletmenin müzik yayınına uygunluğunun değerlendirilmesi.
  2. Gerekli belgelerin hazırlanması.
  3. Akustik rapor gerekliliğinin belirlenmesi.
  4. Teknik dosyanın oluşturulması.
  5. Yetkili kuruma başvurunun yapılması.
  6. Başvurunun incelenmesi.
  7. Uygun bulunan işletmeler için izin belgesinin düzenlenmesi.
Başvuru sürecinde yapılacak küçük bir hata bile işlemlerin uzamasına neden olabilir. Bu nedenle sürecin çevre mevzuatına hâkim uzmanlar tarafından yürütülmesi büyük avantaj sağlar.
Müzik Yayın İzin Belgesi Kimler İçin Gereklidir?
Faaliyetleri kapsamında müşterilerine müzik yayını sunan birçok işletme bu süreçle karşılaşmaktadır.
En yaygın örnekler şunlardır:
  • Restoranlar
  • Kafeler
  • Canlı müzik yapılan işletmeler
  • Düğün salonları
  • Eğlence merkezleri
  • Bar ve publar
  • Oteller
  • Tatil köyleri
  • Kır bahçeleri
  • Sosyal tesisler
  • Gece kulüpleri
  • Organizasyon alanları
İşletmenin müzik yayını yapma şekli, ses sistemi, faaliyet saatleri ve bulunduğu bölge başvuru sürecinin kapsamını etkileyebilir.

Müzik Yayın İzin Belgesi Neden Önemlidir?
Birçok işletme belgeyi yalnızca yasal bir zorunluluk olarak görmektedir. Oysa bu izin belgesi, işletmenin çevreye karşı sorumluluğunu yerine getirdiğinin de önemli bir göstergesidir.
Belgenin sağladığı başlıca avantajlar şunlardır:
  • Çevre mevzuatına uygun faaliyet gösterilmesini sağlar.
  • Olası idari yaptırım riskini azaltır.
  • Şikâyet süreçlerinin daha sağlıklı yönetilmesine katkı sunar.
  • İşletmenin kurumsal güvenilirliğini artırır.
  • Resmî denetimlerde önemli bir belge niteliği taşır.
  • Çevresel gürültü yönetiminin planlı şekilde yürütülmesini destekler.

Akustik Rapor ile Müzik Yayın İzin Belgesi Arasındaki İlişki
İşletme sahiplerinin en çok merak ettiği konulardan biri de akustik rapor ile müzik yayın izin belgesi arasındaki ilişkidir.
Akustik rapor, işletmenin müzik yayını sırasında oluşturacağı sesin çevresel etkilerini teknik olarak değerlendiren bir çalışmadır. Bazı işletmelerde başvuru sürecinin önemli bileşenlerinden biri olabilir ve yetkili idare tarafından talep edilebilir.
Bu nedenle her iki kavram birbirinin yerine kullanılmamalıdır.

Akustik rapor teknik bir değerlendirme dokümanıdır.
Müzik Yayın İzin Belgesi ise resmî izin sürecinin sonucunda düzenlenen belgedir.
Lavin Mühendislik, başvuru sürecinde ihtiyaç duyulan teknik değerlendirmelerin planlanması ve gerekli dokümantasyonun hazırlanması konusunda işletmelere profesyonel danışmanlık sunmaktadır.

Neden Lavin Mühendislik?
Müzik Yayın İzin Belgesi başvuru sürecinde yalnızca evrak hazırlamak yeterli değildir. Sürecin güncel mevzuata uygun şekilde planlanması, gerekli teknik değerlendirmelerin doğru yapılması ve başvurunun eksiksiz hazırlanması büyük önem taşır.
Lavin Mühendislik;
  • çevre mevzuatı konusunda uzman ekibi,
  • teknik danışmanlık deneyimi,
  • akustik değerlendirme süreçlerine hâkim mühendis kadrosu,
  • başvuru dosyalarının hazırlanmasındaki tecrübesi
ile işletmelerin izin süreçlerini daha hızlı ve düzenli şekilde tamamlamalarına destek olmaktadır.
İşletmeniz için Müzik Yayın İzin Belgesi başvurusu hakkında bilgi almak veya süreci uzman desteğiyle yürütmek istiyorsanız Lavin Mühendislik ile iletişime geçebilirsiniz.


Müzik Yayın İzin Belgesi başvurusu, ilgili çevre mevzuatında belirtilen şartların sağlanması ve gerekli belgelerin eksiksiz hazırlanmasıyla yapılır. Başvuru sürecinde işletmenin faaliyet konusu, müzik yayınının niteliği, bulunduğu konum ve çevresel etkileri birlikte değerlendirilir. Bu nedenle her işletmenin başvuru süreci aynı olmayabilir.
Başvuru öncesinde işletmenin mevcut durumunun uzmanlar tarafından incelenmesi, eksiklerin önceden tespit edilmesini sağlayarak sürecin daha hızlı ilerlemesine yardımcı olur.

Müzik Yayın İzin Belgesi İçin Başvuru Şartları Nelerdir?
Başvuru yapılabilmesi için işletmenin ilgili mevzuata uygun şekilde faaliyet göstermesi ve istenen bilgi ile belgeleri hazırlaması gerekir.
Genel olarak aşağıdaki şartlar aranır:
  • İşletmenin yasal olarak faaliyette bulunması
  • Faaliyet konusunun müzik yayını yapılmasına uygun olması
  • İşletmeye ait güncel bilgi ve belgelerin bulunması
  • Yetkili idare tarafından talep edilen başvuru evraklarının hazırlanması
  • Gerekli görülen durumlarda teknik değerlendirmelerin tamamlanması
  • Başvuru dosyasının eksiksiz olarak hazırlanması
İşletmenin bulunduğu il veya ilçe ile faaliyet şekline göre ek bilgi ve belge talep edilebilir. Bu nedenle başvuru öncesinde güncel mevzuatın ve yetkili idarenin uygulamalarının dikkate alınması önemlidir.

Müzik Yayın İzin Belgesi İçin Gerekli Belgeler
Başvuru dosyasında yer alacak belgeler işletmenin faaliyet türüne göre değişebilmekle birlikte, genel olarak aşağıdaki dokümanlar istenir:
  • Başvuru dilekçesi
  • İşletmeye ait ruhsat bilgileri
  • Vergi levhası
  • Ticaret Sicil Gazetesi (tüzel kişiler için)
  • İmza sirküleri veya imza beyannamesi
  • Yetki belgesi (vekalet durumunda)
  • İşletmeye ait yerleşim planı veya kroki
  • Faaliyet bilgilerini gösteren belgeler
  • Talep edilmesi halinde akustik değerlendirmeye ilişkin teknik dokümanlar
  • Yetkili kurumun istediği diğer bilgi ve belgeler
Başvuru sırasında eksik evrak sunulması işlemlerin uzamasına neden olabilir. Bu nedenle dosyanın uzman kontrolünden geçirilmesi büyük avantaj sağlar.

Başvuru Süreci Adım Adım Nasıl İlerler?
Müzik Yayın İzin Belgesi başvurusu planlı şekilde yürütüldüğünde kısa sürede tamamlanabilecek bir süreçtir. Genel işleyiş aşağıdaki gibidir.
1. İşletmenin Ön Değerlendirmesi
İlk aşamada işletmenin;
  • faaliyet konusu,
  • çalışma saatleri,
  • müzik yayın şekli,
  • bulunduğu çevre,
  • bina özellikleri
incelenir.
Bu değerlendirme, başvuru sürecinde hangi teknik çalışmaların gerekebileceğinin belirlenmesini sağlar.
2. Gerekli Belgelerin Hazırlanması
İşletmeye ait resmî belgeler ve teknik dokümanlar hazırlanır.
Bu aşamada belgelerin güncel ve eksiksiz olması büyük önem taşır.
3. Teknik İnceleme Süreci
Bazı işletmeler için çevresel gürültü açısından teknik değerlendirme yapılması gerekebilir.
İşletmenin;
  • ses sistemi,
  • hoparlör yerleşimi,
  • yapı özellikleri,
  • çevresindeki hassas kullanım alanları
incelenerek gerekli teknik çalışmalar planlanır.
Bu aşamada gerektiğinde akustik rapor hazırlanması da söz konusu olabilir.
4. Başvurunun Yapılması
Hazırlanan dosya yetkili idareye sunulur.
Başvuru sonrasında dosya incelenir ve eksik bilgi bulunması halinde tamamlanması istenebilir.
5. Değerlendirme Süreci
Başvurunun teknik ve idari yönden uygunluğu incelenir.
İlgili kurum tarafından gerekli görülmesi halinde ek bilgi veya belge talep edilebilir.
6. İzin Belgesinin Düzenlenmesi
Başvurunun uygun bulunması halinde işletme adına Müzik Yayın İzin Belgesi düzenlenir.
Böylece işletme, ilgili mevzuat kapsamında müzik yayını faaliyetini sürdürebilir.
Müzik Yayın İzin Belgesi Başvurusunu Hangi Kurum Alır?
Müzik Yayın İzin Belgesi başvuruları, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde ilgili yetkili idare tarafından değerlendirilir.
Başvurunun yapılacağı kurum;
  • işletmenin bulunduğu il,
  • faaliyet konusu,
  • idari yetki dağılımı,
  • güncel mevzuat
gibi unsurlara göre değişiklik gösterebilir.
Bu nedenle başvuru öncesinde güncel uygulamaların kontrol edilmesi önemlidir.
Lavin Mühendislik, başvuru sürecinde hangi kurumun yetkili olduğu konusunda işletmelere danışmanlık sağlayarak sürecin doğru şekilde yönetilmesine destek olur.
Müzik Yayın İzin Belgesi Başvurusu Ne Kadar Sürede Sonuçlanır?
Başvurunun sonuçlanma süresi;
  • başvuru dosyasının eksiksiz hazırlanmasına,
  • teknik değerlendirme gerekip gerekmediğine,
  • ilgili idarenin inceleme sürecine,
  • talep edilen ek belgelerin zamanında sunulmasına
bağlı olarak değişebilir.
Eksiksiz hazırlanan başvurular, eksik evrak nedeniyle bekleyen dosyalara göre çok daha hızlı ilerler.
Bu nedenle başvuru öncesinde profesyonel destek alınması zaman kaybını önemli ölçüde azaltabilir.

Başvuru Reddedilirse Ne Yapılmalıdır?
Başvurunun reddedilmesi her zaman işletmenin izin alamayacağı anlamına gelmez.
Ret kararına neden olan eksiklikler tespit edilerek gerekli düzeltmeler yapılabilir.
En sık karşılaşılan nedenler şunlardır:
  • Eksik belge sunulması
  • Teknik değerlendirmelerin yetersiz olması
  • Başvuru bilgilerindeki uyumsuzluklar
  • Mevzuata uygun olmayan eksiklikler
  • Talep edilen ilave belgelerin süresinde sunulmaması
Bu tür durumlarda uzman danışmanlık alınması, eksikliklerin doğru şekilde giderilmesine yardımcı olur.
Lavin Mühendislik ile Başvuru Sürecinizi Güvenle Yönetin
Müzik Yayın İzin Belgesi başvuruları, yalnızca evrak hazırlamaktan ibaret değildir. Başvurunun doğru planlanması, teknik gerekliliklerin belirlenmesi ve mevzuata uygun şekilde yürütülmesi sürecin başarıyla tamamlanmasında önemli rol oynar.
https://csb.gov.tr/muzik-yayini-izni-duz...leri-37368

Lavin Mühendislik, çevre ve akustik alanındaki teknik bilgi birikimiyle işletmelere başvuru sürecinin her aşamasında destek sunmaktadır.
Hizmet kapsamında;
  • Başvuru ön değerlendirmesi,
  • Evrak kontrolü,
  • Teknik danışmanlık,
  • Akustik rapor süreci hakkında yönlendirme,
  • Başvuru dosyasının hazırlanması,
  • Sürecin mevzuata uygun şekilde yönetilmesi
konularında profesyonel destek sağlanmaktadır.
İşletmeniz için Müzik Yayın İzin Belgesi başvurusu planlıyorsanız, uzman ekibimizle iletişime geçerek sürecinizi daha hızlı, doğru ve güvenli şekilde yönetebilirsiniz.
 
İletişim Bilgileri:
Güvenevler Mah. 29112 Nolu Sk. Murat Ateş Apt. No:4/A Şehitkamil / Gaziantep
0 (533) 455 28 46
https://www.lavinmuhendislik.com.tr/
[email protected]
Yorum Yorum Yok
Yazar: donanma44
Katil gece geç vakit geldi. Maskeli ve motosikletli adam uyarı yapmadan saldırıda bulundu ve hızla uzaklaştı.
Bu tür cinayetler ülkenin bazı köşelerinde son aylarda alışıldık bir durum haline gelirken, Suriye'nin kırılgan birliği de bu intikam saldırıları ve mezhepçi cinayetlerle yıpranıyor.

Hedef çoğunlukla devrik lider Beşar Esad ile aynı mezhepten olan Aleviler oluyor.

Ancak 1 Ekim akşamı düzenlenen saldırıda kurbanlar bu kez Hıristiyan iki kuzendi.
İkisi de 39 yaşında olan Vissam ve Şefik Mansur bir arkadaşlarıyla kahve ve sigara eşliğinde sohbet ederken kurşun yağmuruna tutuldular.

Saldırı Suriye'nin batısındaki Humus'un kırsal kesiminde, tepelik bir bölge olan Nasara Vadisi ya da diğer adıyla Hıristiyanlar Vadisi'nde yapıldı.

Yerel halk, silahlı saldırganın yakınlardaki bir Sünni köyünden geldiğini anlatıyor.

Vissam'ın tabutunun hemen yanında oturan babası George, yetkililere sert tepki göstererek vadideki Hıristiyanların savunmasız bırakıldığını söylüyor:

"Silahlar bizim elimizden alındı ama rakip (Sünni) köyün silahları duruyor.

"Onlara karşı silah taşımak istiyoruz. Din, sevgi veya barıştan haberleri yok. Bugün Vissam'dı, yarın herkes olabilir."
Vadideki birçok kişi bugünlerde kendini savunmasız hissediyor.

Devrilmeden önce birçok Hıristiyan topluluğu Esad'ın yanındaydı, rejim de onları destekliyordu.
Vissam bu bölgede, Esad yanlısı bir milis grubunun üyesiydi. Bölgedeki bazı insanlar, hedef alınmasının sebebinin bu olduğunu söylüyor.

Bu bir intikam saldırısı mıydı, yoksa mezhep cinayeti mi?
Bunun cevabını vermek güç ama hiçbir şey Vissam'ı acılı eşi Leen'e geri getirmeyecek.

Leen cenazede, son bir veda için eşinin tabutunun üzerine eğiliyor ve sonra bembeyaz bir yüzle yere yığılıyor.
Kocası ile kuzeninin tabutları defin için götürülürken, bazıları "Hıristiyan kanı değerlidir" diye slogan atıyordu.
Bölge halkı Hıristiyan olmanın yanında artık Suriye'nin yeni İslamcı liderliğinin kendilerini saldırılardan koruyamayacağı korkusuyla da birbirine bağlanmış durumda.

Ekim'deki saldırıdan kurtulan tek kişi, gerçeği öğrenmek için beklemeye niyetli değil.

Kaçarken elinden vuruldu ve bileği kırıldı. İsminin açıklanmasını istemiyor.

Rejimin devrilmesinden sonra Lübnan'dan Suriye'ye büyük umutlarla dönen 36 yaşındaki adam şunları söylüyor:
"Hepimiz eve döndük. Yeni işler kurmak istiyorduk. Ama bize güvenlik ve Suriye'nin geleceği konusundaki vaatlerin gerçekleştiğini göremiyoruz.

"En yakın dostlarım öldü. Ülkeyi tekrar terk etmek zorunda kalacağım. Çok sayıda aşırılıkçı grup var. Suriye nereye gidiyor bilmiyorum."

Arabayla bir saatten kısa bir mesafedeki Humus şehrinde, neredeyse her gün adam kaçırma ve araçtan ateş açma olayları yaşanıyor.

Alevileri hedef alan ve az ses getiren benzer cinayetlere, yetkililerin cılız tepki verdiğini öğreniyoruz.
Humus'un her yerinde savaşın izleri var. Hareketli sokaklarının bazıları harabe ve molozlarla dolu.
Savaştan sağ kurtulan bazı Aleviler, şimdi barış döneminden sağ çıkıp çıkamayacaklarını merak ediyor.
Esad döneminde bu mezhebe mensup olmak fayda sağlayabiliyordu.
Bu durum artık değişti.
46 yaşındaki Şaban El Ezzeldin içinse ölüm fermanı oldu.
28 Eylül akşamı dükkanını kapatırken üç kurşunla vuruldu. Katil yine motosikletli, maskeli bir adamdı.
1970'ten beri ailelerine ait olan apartmanda kardeşi Adnan'la buluşuyoruz.
Sakallı, siyah giysili ve yaslı. Çoğu kişinin tersine Adnan konuşmak istiyor.
"İnsanlar sadece Alevi oldukları için öldürülüyor. Ne eksik, ne fazla.
"Bölgedeki herkes, tüm komşularımız, her mezhepten insan kardeşimi çok severdi. Bazı komşularımız dükkâna gelir, akşamları onunla vakit geçirirlerdi. Kimseyi rahatsız etmez, kimseye zarar vermezdi."
Şaban'ın, dükkanın hemen yakınındaki bir kontrol noktasında güvenlik güçleriyle oturup sohbet ettiğini anlatıyor. Kontrol noktası kaldırıldıktan sonra vurularak öldürüldüğünü söylüyor.
Kontrol noktasının neden kaldırıldığını soruyorum. Bunun yanıtını bilmediğini ve ailesinin "kimseyi suçlamadığını" söylüyor.

Adnan, kardeşiyle aynı gün iki Alevi'nin daha öldürüldüğünü ve bu saldırıların bir amacı olduğunu savunuyor.
"Şu anda yaşananlar, zorunlu göçün tohumunu ekiyor. Bu sadece bir başlangıç. Birileri durumu istikrarsızlaştırmaya ve yüzlerce yıldır süren birarada yaşamı bozmaya çalışıyor."

Suriye'deki din ve mezhep mozaiğinin birarada kalabileceğini umuyor. Ama sonra ekliyor:

"Kardeşimi kaybettim, başkaları da sevdiklerini kaybetti. Hepimiz öleceksek, kaçsak daha iyi."
Şam hükümeti, yalnızca Sünni Müslüman çoğunluğu değil, ülkenin tüm vatandaşlarını koruma sözü verdi.
Adalet Bakanı Mazhar el-Vays, bu yılın başlarında büyük çaplı mezhepsel şiddete karıştıkları belirlenen kişilere dava açılacağını söyledi.

Mart ayında, Esad yanlılarının düzenlediği bir saldırı sonrası 1400'den fazla kişinin hayatını kaybettiği şiddet dalgası başladı. Hükümet güçleri ve silahlı müttefikleri yargısız infazla suçlandı.

Kurbanların çoğu Alevi sivillerdi.
Temmuzdaki ikinci bir şiddet dalgasındaysa,
Ölenlerin çoğu Dürzi azınlığa mensuptu. Burada da hükümet güçleri infazlarla suçlandı.
Son cinayetlerin ne boyutta olduğunu tahmin etmek zor.

Saldırılar genellikle münferit ve üzeri örtülü kalıyor. Birçok aile konuşmaya korkuyor.

Yerel medya haberlerinden, sahadaki kişilerden ve insan hakları gruplarından gelen bilgileri karşılaştırıyoruz. 5 Haziran ile 31 Ekim tarihleri arasında Humus'ta düzenlenen ayrı saldırılarda en az 40 Alevi'nin öldürüldüğü görülüyor.

Ölenler arasında bir öğrenci, bir çiftçi, bir taksi şoförü, okul otobüsüne düzenlenen el bombalı saldırıda hayatını kaybeden bir öğretmen ve sınıfının önünde vurularak öldürülen bir başka kişi de var.

Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR), Humus'ta cinayet ve adam kaçırma olaylarının arttığını ve Alevilerin çoğunlukta olduğu bölgelerin daha fazla etkilendiğini açıklıyor.

SNHR'ye göre, saldırıların çoğu, rejimin eski mensuplarına veya rejimle işbirliği yaptığından şüphelenilen kişilere yönelik intikam amaçlı eylemler.

Suriye nüfusunun yaklaşık %10'unu oluşturan Aleviler, baba ve oğul Esad dönemlerinde, orduda, güvenlikte ve istihbaratta birçok görev üstlendiler.

Rejimi desteklemiş olsun ya da olmasın, ki hepsi desteklemiyordu, Aleviler artık risk altında.
Humus'un karma yaşam sürülen bir mahallesindeki mütevazı evde, pembe duvarlı odası anma köşesine dönüştürülmüş.

Yastığın üzerinde bir Kuran duruyor. Okul kitapları ve arkadaşlarından gelen mektuplar bir masanın üzerinde yığılmış durumda.
İsmini vermek istemeyen anne, "Ruhu hâlâ orada duruyor" diyor:
"Arkadaşları birkaç günde bir geliyor. Kimse onun artık ölmüş olduğunu tam olarak kavrayamıyor."
14 yaşındaki Ghina, 19 Ağustos'ta evinin balkonunda otururken motosikletli bir silahlı saldırgan tarafından açılan ateşle vuruldu.
Sınav sonuçlarını kutlamak için gelen komşularının arasında, annesinin kollarında hayatını kaybetti.
Annesi Ghina'nın "çok zeki, okulda çok başarılı, ders çalışmaya düşkün, çok fazla planı olan" bir kız olduğunu anlatıyor.
Genç kız basketbolu seviyor, seyahat etmek ve hukuk okumak istiyordu.

Küçük kardeşleri artık okula gitmiyor. Anneleri onları okula göndermeye korkuyor.

"Alevi aileler bölgeyi terk etmeye başladı, evlerini satıp gidiyorlar. [Esad'ın devrilmesinden sonra] düzelir diye düşündük. Kurtuluş dediler; insanlar özgürce yaşayacaktı. Şimdi her şeyden korkuyoruz. Motosiklet sesi duyduğumuzda korkuyoruz."

Büyük bir fotoğrafta, Ghina'nın yüzü uzun koyu renk saçları ve sıcak gülümsemesiyle parlıyor.
Annesi, "Doğduğu günden beri gülümsüyordu. Hayatı çok seviyordu" diyor.

Annesi kızının katili konusunda spekülasyon yapmaktan kaçınıyor.

"Etrafta kötü insanlar var. İsyan tohumları ekiyorlar. Muhtemelen yetkililerle veya devletle bağlantıları yok. Gerçekten bilmiyorum."

Ama bir şeyden emin: Ailesinin neden hedef alındığını biliyor.

"Alevi olduğunuz için mi?" diye soruyorum.
"Evet" diye cevaplıyor hiç tereddüt etmeden.
Ghina'nın annesiyle tanıştığımız gün, bir başka Alevi aile de kaçırılıp öldürülen yakınlarını toprağa veriyordu.
Evlerini ziyaret ettiğimizde bizi kibarca karşıladılar ama konuşmaya korkuyorlardı.

Ghina'nın öldürülmesiyle ilgili henüz kimse suçlanmadı. Hıristiyanlar Vadisi'ndeki cinayetler de henüz çözülemedi.
Lana Antaki, Wietske Burema, Göktay Koraltan ve Aref Alkrez'in katkısıyla hazırlandı.

Bu haber, BBC gazetecileri tarafından hazırlandı ve kontrol edildi. Bir pilot proje kapsamında çevirisinde yapay zekadan da faydalanıldı.

KAYNAK: https://www.haberler.com/dunya/alevi-old...49-haberi/
Forum: Alevi Haber
Yorum Yorum Yok
Yazar: donanma44
Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığınca düzenlenen 3. Alevilik ve Bektaşilik Ansiklopedisi Çalıştayı'nda, ansiklopedinin hazırlık süreci, dijital altyapısı ve yapay zeka kullanımı ele alındı. Başkan Esma Ersin, çalışmanın bilimsel temellerle toplumda doğru bilgiye dayalı sevgi ve barışa katkı sağlayacağını vurguladı.

Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığınca "3. Alevilik ve Bektaşilik Ansiklopedisi (ABA) Çalıştayı" gerçekleştirildi.

Ankara'da bir otelde düzenlenen çalıştayda, Alevilik ve Bektaşilik alanında yürütülen akademik çalışmalar ele alındı.

Ansiklopedinin hazırlık süreci, dijital altyapısı ve içerik geliştirme çalışmaları değerlendirilen çalıştayda ilgili kurum temsilcileri ile akademisyenler projeye ilişkin görüşlerini paylaştı.

Çalıştayın açılışında konuşan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin, Alevilik ve Bektaşilik Ansiklopedisi'nin Türkiye'nin önemli ihtiyaçlarından biri olduğunu belirterek çalışmanın bilimsel temeller üzerine inşa edileceğini ifade etti.

Ansiklopedinin toplumda doğru bilgilere dayalı sevgi, barış ve kardeşliğin gelişmesine katkı sağlayacağını vurgulayan Ersin, Türkiye'nin çeşitli üniversitelerinden bilim insanlarının katkısıyla hazırlanan ansiklopedinin Alevilik ve Bektaşilikle ilgili eksik ve yanlış bilgilerin giderilmesine katkı sağlayacağını söyledi.

Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Taner Beyoğlu da kurum olarak özellikle yayıncılık alanında projeye destek verdiklerini belirterek çalışmanın önemli sonuçlar ortaya çıkaracağına inandıklarını söyledi.

TTK arşivlerinden yararlanılacak
Çalıştayda konuşan Prof. Dr. Alemdar Yalçın ise ilk toplantının ardından ansiklopedinin teknik altyapısına ilişkin önemli ilerlemeler kaydedildiğini anlattı.

Yalçın, Türk Tarih Kurumu ile Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğünün arşivlerinin projeye açıldığını, fotoğraf, ses, görüntü ve belge arşivlerinin ansiklopedide kullanılmasının planlandığını kaydetti.

Ansiklopedinin hazırlanma sürecinde yapay zekadan da yararlanılacağını belirten Yalçın, madde yazarları ile inceleme uzmanlarının içeriklerin değerlendirilmesinde yapay zeka araçlarını etkin şekilde kullanacağını ifade etti.

KAYNAK: https://www.haberler.com/guncel/3-alevil...61-haberi/
Forum: Alevi Haber
Yorum Yorum Yok
Yazar: donanma44
Van'da yaşayan ve çalışan pek çok meslek sahibi, artık işini yasal olarak sürdürebilmek için elinde bir "Mesleki Yeterlilik Belgesi" (MYK Belgesi) bulunması gerektiğini biliyor. İnşaattan enerjiye, emlaktan güvenliğe kadar 200'ün üzerinde meslek dalında bu belge artık bir tercih değil, çoğu zaman yasal bir zorunluluk. Peki Van'da MYK belgesi nereden alınır, süreç nasıl işler ve hangi noktalara dikkat etmek gerekir? Bu rehberde tüm bu soruların cevabını, güncel mevzuat ve saha tecrübesine dayanarak adım adım anlatıyoruz.

MYK Belgesi Nedir, Neden Bu Kadar Önemli?
Mesleki Yeterlilik Belgesi, Türkiye'de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na bağlı Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) tarafından tanımlanan ulusal yeterlilik çerçevesine göre, bir kişinin belirli bir meslekte teorik bilgiye ve pratik beceriye sahip olduğunu resmi olarak kanıtlayan belgedir. Belge, MYK'nın kendisi tarafından değil, MYK tarafından yetkilendirilmiş ve TÜRKAK (Türk Akreditasyon Kurumu) tarafından ISO/IEC 17024 standardına göre akredite edilmiş bağımsız belgelendirme kuruluşları aracılığıyla verilir.

Bu belgenin önemi özellikle 2015 yılında yürürlüğe giren düzenlemeyle arttı. Tehlikeli ve çok tehlikeli iş sınıfında yer alan mesleklerde çalışanların, diploma veya ustalık belgesi olsa bile MYK belgesi olmadan çalıştırılması yasaklandı. İnşaat, motorlu taşıtlar, elektrik, enerji ve emlak gibi sektörlerin büyük kısmı bu kapsamda. Yani Van'da bu sektörlerden birinde çalışıyorsanız, belge sahibi olmak hem işe alınmanız hem de işvereninizin cezai yaptırımlarla karşılaşmaması için kritik.

Van MYK Belgesi Nereden Alınır?
Bu sorunun net bir cevabı var: MYK belgesi yalnızca MYK tarafından yetkilendirilmiş belgelendirme kuruluşlarından alınabilir. MYK'nın kendisi doğrudan belge vermez; sınavları düzenleme, adayları değerlendirme ve belge basım talebini MYK'ya iletme görevi, akredite belgelendirme kuruluşlarına aittir.

Önemli bir nokta: MYK belgesi e-Devlet üzerinden alınamaz. e-Devlet sadece mevcut bir belgenin sorgulanması, doğrulanması ve bilgi edinilmesi için kullanılabilir; belge başvurusu ve sınav süreci bu kanal üzerinden yürütülmez.
Van'da yaşayan adaylar için pratik seçenekler şunlardır:
  • Yerinde/bölgesel sınav merkezleri üzerinden başvuru yapmak
  • Yetkili belgelendirme kuruluşlarının online başvuru sistemleri üzerinden uzaktan başvuru yaparak, sınavın Van'da veya en yakın sınav merkezinde planlanmasını talep etmek
  • Toplu başvuru yoluyla, aynı işyerinde çalışan birden fazla personel için tek noktadan süreç yürütmek


Artun Belgelendirme gibi TÜRKAK akrediteli ve MYK yetkili kuruluşlar, Van ve çevre illerdeki adaylar için sınav organizasyonu yaparak, adayların İstanbul veya Ankara'ya seyahat etmesine gerek kalmadan süreci tamamlamasına imkân tanır. Doğru kuruluşu seçerken kuruluşun yetki kapsamını (hangi mesleklerde yetkili olduğunu), TÜRKAK akreditasyon durumunu ve MYK portalındaki güncel yetki listesinde yer alıp almadığını mutlaka kontrol etmek gerekir.

Van MYK Belgesi Nasıl Alınır? Adım Adım Süreç
Sürecin karmaşık görünmesine rağmen aslında beş net adımdan oluşur:

1. Adım: Doğru Ulusal Yeterliliği Belirleme
İlk ve en kritik adım, yaptığınız işin tam karşılığı olan "Ulusal Yeterlilik" kodunu doğru tespit etmektir. Yanlış seviyede veya yanlış kapsamda yapılan başvurular hem zaman hem para kaybına yol açar. Örneğin inşaat sektöründe çalışan biri için kalıpçı, demirci, sıvacı veya iskele kurulum elemanı gibi farklı yeterlilik kodları söz konusu olabilir; bunlardan doğru olanı seçmek belgelendirme kuruluşunun uzman ekibinin desteğiyle çok daha kolay hale gelir.

2. Adım: Yetkili Belgelendirme Kuruluşuna Başvuru
Yeterlilik kodu belirlendikten sonra, o alanda yetkili bir belgelendirme kuruluşuna başvuru yapılır. Başvuru genellikle online form doldurma ve kimlik, öğrenim durumu gibi gerekli evrakların sisteme yüklenmesiyle tamamlanır.

3. Adım: Ücret Bilgilendirmesi ve Ödeme
Her meslek için belirlenen sınav ücreti ödenir. Ücretler mesleğe, seviyeye ve belgelendirme kuruluşuna göre değişiklik gösterebilir; 2026 yılı itibarıyla belge basım masrafı gibi kalemler MYK tarafından ayrıca belirlenmektedir. Net rakam için ilgili kuruluşun güncel fiyat cetveline bakmak en sağlıklısı.

4. Adım: Teorik ve Performans Sınavı
Aday, belirlenen tarihte teorik (yazılı/bilgisayar tabanlı) ve performansa dayalı (uygulamalı) sınavlara girer. Sınav içerikleri, ilgili ulusal yeterlilik dokümanında yer alan bilgi, beceri ve yetkinlik kriterlerine göre hazırlanır. Bazı seviyelerde ve yenileme süreçlerinde yalnızca teorik sınav yeterli olabilir.

5. Adım: Belge Teslimi
Sınavlardan başarılı olan adayın bilgileri belgelendirme kuruluşu tarafından MYK'ya iletilir ve belge, MYK tarafından basılarak adaya ulaştırılır. Bu aşama genellikle birkaç hafta içinde tamamlanır.

Van'da Hangi Mesleklerde MYK Belgesi Zorunlu?
Belge zorunluluğu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın yayımladığı tebliğlerle kademeli olarak genişletildi. Bugün itibarıyla İnşaat sektörü (kalıpçı, demirci, sıvacı, alçı levha uygulayıcısı, iskele kurulum elemanı vb.), motorlu taşıtlar ve galericilik, emlak danışmanlığı, elektrik tesisatçılığı, enerji santralleri ve güvenlik sektörü gibi pek çok alan bu kapsamda yer alıyor.

Van'ın bölgesel ekonomisinde özellikle inşaat, tarım makineleri, ulaştırma ve enerji sektörlerinde çalışan personel için bu belge fiilen bir çalışma şartı haline geldi. Belgesi olmayan çalışanların bu mesleklerde istihdam edilmesi hem çalışan hem işveren için idari para cezası riski taşıyor; ayrıca bir iş kazası durumunda sigorta kapsamının geçerliliği de tartışmalı hale gelebiliyor.

Belge Kaç Yıl Geçerli, Yenileme Nasıl Yapılır?
Mesleki Yeterlilik Belgesi genellikle 5 yıl süreyle geçerlidir. Süre dolduğunda belge kendiliğinden geçersiz hale gelir ve yenileme sınavına girilmesi ya da belge yenileme eğitimi alınması gerekir. Yenileme sürecinde çoğu zaman yalnızca teorik sınav yeterli kabul edilir, uygulama sınavından muafiyet tanınabilir. Yenileme ücretleri ve tarihleri, ilgili belgelendirme kuruluşundan güncel olarak teyit edilmelidir.

Doğru Belgelendirme Kuruluşunu Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

MYK belgesi veren onlarca kuruluş bulunsa da, hepsi aynı güvenilirlik ve hizmet kalitesini sunmuyor. Van'da veya uzaktan başvuru yaparken şu kriterleri kontrol etmek işinizi kolaylaştırır:
  • TÜRKAK akreditasyonu: Kuruluşun ISO/IEC 17024 standardına göre akredite olup olmadığı MYK portalından doğrulanabilir.
  • Yetki kapsamı: Kuruluşun sizin mesleğinizde ve seviyenizde belgelendirme yetkisi olup olmadığı.
  • Sınav lojistiği: Van'a veya çevre illere sınav organizasyonu yapıp yapmadığı, yoksa en yakın sınav merkezinin neresi olduğu.
  • Şeffaflık: Ücret cetvelinin net olarak paylaşılması, gizli ek ücret olmaması.
  • Referanslar ve tecrübe: Kuruluşun daha önce hangi sektörlerde kaç kişiyi belgelendirdiği.

Bu noktada Artun Belgelendirme, TÜRKAK akrediteli ve MYK yetkili bir kuruluş olarak, doğru yeterlilik kodunun belirlenmesinden sınav organizasyonuna, evrak sürecinden belge teslimine kadar tüm adımlarda adayın yanında yer alır. Van ve civarındaki adaylar için süreç, gereksiz seyahat ve zaman kaybı olmadan, uzman bir ekip rehberliğinde ilerler.

Sıkça Sorulan Sorular
MYK belgesi e-Devlet'ten alınır mı? Hayır. e-Devlet yalnızca mevcut belgelerin sorgulanması ve doğrulanması için kullanılır; başvuru ve sınav süreci yetkili belgelendirme kuruluşları üzerinden yürütülür.

Van'da MYK belgesi almak için hangi belgeler gerekir? Genellikle kimlik fotokopisi, öğrenim durumunu gösteren belge (varsa) ve mesleğe özgü ön koşulları karşıladığınızı gösteren bilgiler yeterlidir. Meslekten mesleğe farklılık gösterebileceğinden başvuru öncesi kuruluşla teyit edilmelidir.

Kimler MYK belgesi alabilir? Mesleğin gerektirdiği ön şartları (genellikle en az ilköğretim mezuniyeti ve okuma-yazma bilme) sağlayan herkes başvurabilir.

Belge süresi dolarsa ne olur? Süresi dolan belge geçersiz sayılır; ilgili meslekte çalışmaya devam edebilmek için yenileme sınavına girmek veya yenileme eğitimi almak gerekir.

Van'da sınav merkezi yoksa ne yapmalıyım? Yetkili belgelendirme kuruluşları, talep yoğunluğuna göre Van'da veya en yakın ilde sınav organizasyonu yapabilir. Bu konuda doğrudan kuruluşla iletişime geçerek güncel sınav takvimini öğrenmek en doğrusu.

Doğru Adımla Zaman Kaybetmeyin
Van'da MYK belgesi almak, doğru yeterlilik kodunun belirlenmesiyle başlayan ve güvenilir bir belgelendirme kuruluşu ile devam eden, aslında net kuralları olan bir süreç. Yanlış kuruluş seçimi veya eksik bilgiyle atılan adımlar, hem zaman hem maliyet açısından adayı zor durumda bırakabilir.

Artun Belgelendirme'nin TÜRKAK akrediteli, MYK yetkili uzman kadrosu, Van ve çevresindeki adaylara doğru yeterlilik tespitinden sınav organizasyonuna kadar tüm süreçte destek sunuyor. Mesleğinizde yasal olarak çalışmaya devam etmek ve kariyerinizi güvence altına almak için hemen iletişime geçin; size en uygun yeterlilik kodunu ve başvuru adımlarını birlikte netleştirelim.
Yorum Yorum Yok
Yazar: donanma44
Ağrı MYK Belgesi: Artun Belgelendirme ile Nereden ve Nasıl Alınır?

Modern iş gücü piyasasında ve küreselleşen ticaret ekosisteminde, mesleki yetkinliklerin uluslararası standartlarda tescil edilmesi hem çalışanlar hem de işverenler için kritik bir dönüm noktasıdır. Serhat şehrimiz Ağrı ve çevresinde istihdam edilebilirliği artırmak, yasal yükümlülükleri eksiksiz yerine getirmek ve iş kalitesini ulusal standartlara taşımak adına atılacak en stratejik adım Ağrı MYK Belgesi sahibi olmaktadır.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) tarafından yasal zorunluluk kapsamına alınan bu belgeler; inşaat, lojistik, enerji, imalat gibi tehlikeli iş kollarından, emlak ve otomotiv ticareti gibi hizmet sektörlerine kadar çok geniş bir alanı kapsar.

Ağrı'da mesleki yeterlilik belgelendirme süreçlerini, yasal cezai müeyyideleri ve sektörün öncü, akredite ismi Artun Belgelendirme farkıyla belgenizi en hızlı şekilde nasıl alabileceğinizi tüm detaylarıyla inceleyeceğiz.

Ağrı MYK Belgesi Nedir? Neden Alınmalıdır?
Ağrı MYK Belgesi, bir bireyin icra ettiği meslekteki teorik bilgisini, pratik becerisini ve iş sağlığı güvenliği (İSG) farkındalığını ulusal meslek standartlarına göre ölçen ve belgeleyen resmi, hukuki bir sertifikadır. Sektörlerdeki niteliksiz iş gücünün önüne geçmek, iş kazalarını minimize etmek ve hizmet kalitesini artırmak amacıyla hayata geçirilmiştir.

Ağrı merkez başta olmak üzere Doğubayazıt, Patnos, Diyadin, Eleşkirt, Tutak, Taşlıçay ve Hamur ilçelerinde sanayi, sınır ticareti, inşaat ve hizmet sektörleri her geçen gün daha kurumsal bir yapıya bürünmektedir. Özellikle tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan 200'den fazla meslekte MYK Belgesi olmadan personel çalıştırmak, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında ağır idari para cezalarına tabi tutulmaktadır. Dolayısıyla bu belge, hem çalışanlar için mesleki bir pasaport hem de işverenler için yasal bir kalkan niteliğindedir.

Küresel Geçerlilik: Europass Sertifika Eki
Artun Belgelendirme aracılığıyla alacağınız MYK Mesleki Yeterlilik Belgesi, Avrupa Yeterlilik Çerçevesi (EQF) ile tam uyumludur. Belgenizle birlikte düzenlenen İngilizce dilindeki Europass sertifika eki sayesinde, Ağrı'da kazandığınız mesleki yetkinlik başta Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere tüm dünyada resmi olarak tanınır ve size yurt dışı kapılarını açar.

Ağrı MYK Belgesi Veren Kurumlar
Ağrı’da mesleki yeterlilik belgesi almak isteyen adayların en çok sorduğu soruların başında, başvurunun doğrudan devlet kurumlarına mı yoksa kurslara mı yapılacağı gelmektedir. Bilinmesi gereken en önemli husus; MYK belgelerinin doğrudan devlet kurumları veya yetkisiz sürücü/kurs merkezleri tarafından verilemeyeceğidir.
Bu belgeleri vermeye yetkili yegane yapılar, Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) tarafından ISO 17024 standardına göre akredite edilmiş ve Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) tarafından resmi olarak yetkilendirilmiş Yetkilendirilmiş Belgelendirme Kuruluşlarıdır.
 
 
Doğru Seçim: Artun Belgelendirme
Doğu Anadolu Bölgesi'nde ve özellikle Ağrı genelinde belgelendirme süreçlerindeki kurumsal boşluğu profesyonel çözümlerle dolduran Artun Belgelendirme, geniş yetki kapsamı, modern teknolojik altyapısı ve alanında uzman denetmen kadrosu ile sektörün lider kuruluşudur.

Artun Belgelendirme; inşaat şantiyelerinden tekstil atölyelerine, emlak ofislerinden motorlu kara taşıtı ticareti yapan oto galerilerine kadar onlarca farklı ulusal yeterlilik kodunda sınav ve belgelendirme yapmaya tam yetkilidir. Ağrı'daki kurumsal firmalara yerinde (sahada) mobil sınav imkanları sunarken, bireysel adaylara da dijital dönüşümün getirdiği en pratik çözümleri ulaştırmaktadır.

Ağrı MYK Belgesi Nereden Alınır?
Ağrı il sınırları içerisinde yaşayan tüm adaylar, Ağrı MYK Belgesi almak için başka şehirlere seyahat etmek zorunda kalmadan, doğrudan Artun Belgelendirme kurumsal web sitesi, bölge koordinatörlükleri veya online başvuru kanalları üzerinden işlemlerini gerçekleştirebilirler.

Artun Belgelendirme, Ağrı coğrafyasının ulaşım dinamiklerini göz önünde bulundurarak adaylara iki ana kanaldan sınav ve belgelendirme hizmeti ulaştırmaktadır:
  1. Teknolojik Uzaktan (Online) Sınav Sistemi: Saha uygulaması gerektirmeyen, bilgi ve mevzuat odaklı mesleklerde (Örn: Sorumlu Emlak Danışmanı Seviye 5, Motorlu Kara Taşıtları Alım Satım Sorumlusu Seviye 5) MYK ve TÜRKAK mevzuatlarına %100 uyumlu, çift kamera güvenlikli, yapay zeka destekli online teorik sınavlar düzenlenir. Böylece adaylar evlerinden çıkmadan sınav sürecini tamamlayabilirler.
  2. Gezici/Mobil Sınav Alanları: Ağrı Organize Sanayi Bölgesi (OSB) bünyesindeki fabrikalar, kamu yatırımları veya özel inşaat projelerinde toplu çalışanları olan firmalar için Artun Belgelendirme kendi uzman komisyonunu ve teknik ekipmanlarını doğrudan Ağrı'daki iş sahasına sevk eder. Sınavlar iş kaybı yaşanmadan personelin ayağında gerçekleştirilir.
Ağrı MYK Belgesi Nasıl Alınır?
Artun Belgelendirme’nin şeffaf ve profesyonel operasyon yönetimi sayesinde Ağrı'da mesleki yeterlilik belgesi alma süreci son derece konforlu ve hızlı ilerler. Sürecin temel adımları şu şekildedir:
1. Meslek Dalının ve Şartların Belirlenmesi
İlk olarak faaliyet gösterdiğiniz mesleğin standart kodunu belirlemelisiniz. Örneğin, Ağrı'da emlakçılık faaliyetlerini yasal olarak sürdürmek istiyorsanız Sorumlu Emlak Danışmanı (Seviye 5), otomotiv alım-satımı yapıyorsanız Motorlu Kara Taşıtları Alım Satım Sorumlusu (Seviye 5) standartlarına başvurmalısınız. Artun Belgelendirme müşteri temsilcileri, başvuru öncesinde size en uygun meslek kodunu seçmeniz için rehberlik sağlar.

2. Başvuru Evraklarının İletilmesi
Artun Belgelendirme resmi web sitesi üzerindeki başvuru paneline girerek temel bilgilerinizi doldurmanız gerekir. Kimlik fotokopisi, varsa diploma veya mesleğin gerektirdiği diğer spesifik evraklar (sağlık raporu vb.) sisteme yüklenir.

3. Sınav Ücretinin Yatırılması ve Planlama
Başvurunuz incelenip onaylandıktan sonra, MYK tarafından belirlenen güncel dönem sınav harç bedeli Artun Belgelendirme’nin kurumsal banka hesaplarına yatırılır. İşverenlerin toplu başvurularında veya güncel devlet teşviklerinin bulunduğu dönemlerde, adayların mali yükünü azaltacak teşvik yönlendirmeleri de uzman ekibimizce yapılır.

4. Sınav Süreci (Teorik ve Performans Aşamalari)
Adayların yetkinlikleri iki ana aşamada objektif kriterlerle test edilir:
  • Teorik Sınav (T1): Mesleğe ait teknik terimleri, yasal mevzuatları ve İş Sağlığı Güvenliği kurallarını kapsayan çoktan seçmeli bir testtir. Meslek grubuna göre online ya da yüz yüze tamamlanır.
  • Performans Sınavı (P1): Adayın gerçek iş ekipmanlarıyla, uygulama sahasında becerilerini sergilediği pratik aşamadır. Artun Belgelendirme'nin Ağrı’da kurduğu güvenli sınav alanlarında, kamera kaydı altında, tarafsız gözetmenler eşliğinde icra edilir.

5. e-Devlet Entegrasyonu ve Belge Teslimi
Her iki sınav oturumundan da başarıyla geçen adayların sınav kayıtları iç denetim departmanımızca onaylanarak Mesleki Yeterlilik Kurumu sistemine aktarılır. Belgeniz birkaç iş günü içinde e-Devlet sisteminizde aktifleşir. Karekodlu fiziksel MYK belgeniz ve taşınabilir cüzdan tipi mesleki kimlik kartınız Artun Belgelendirme tarafından Ağrı'daki adresinize kargolanır.

Ağrı'da Sektörel İhtiyaçlar ve MYK Zorunluluğu Tablosu
Ağrı ilinin ekonomik yapısı ve denetim sıklığı göz önüne alındığında, ticari faaliyetlerin aksamaması adına acilen alınması gereken popüler MYK belgeleri şunlardır:

Sektör / İş Kolu
Meslek Tanımı ve Seviyesi
Yasal Durum ve ÖnemiGayrimenkul Sektörü
Sorumlu Emlak Danışmanı (Seviye 5)
Taşınmaz Ticareti Yetki Belgesi alabilmek için Yasal Zorunluluk
Otomotiv Dünyası
Motorlu Kara Taşıtları Alım Satım Sorumlusu (Seviye 5)
Oto Galeri Yetki Belgesi ve ruhsat işlemleri için Yasal Zorunluluk
İnşaat ve Altyapı
İskele Kurulum Elemanı, Kalıpçı, Duvarcı, Sıvacı
Şantiyelere giriş ve İSG denetimleri için Yasal Zorunluluk
Depolama ve Lojistik
Forklift Operatörü, Endüstriyel Taşımacı
Ağır iş makinelerinin güvenli kullanımı için Yasal Zorunluluk
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Ağrı'da oturuyorum, MYK sınavı için Ankara veya İstanbul'a gitmem gerekir mi?
Kesinlikle hayır. Artun Belgelendirme, uzaktan sınav teknolojileri ve Ağrı'da oluşturduğu dönemsel/mobil sınav komisyonları sayesinde sınav sürecini tamamen ayağınıza getirmektedir. Seyahat etmenize gerek kalmadan belgenizi alabilirsiniz.
Sınavdan kalırsam ödediğim ücret yanar mı? Yeniden ücret öder miyim?
Artun Belgelendirme güvencesiyle girdiğiniz ilk sınavda başarısız olmanız durumunda, ek hiçbir ücret ödemeden 2 kez daha kaldığınız modüllerden sınava girme hakkınız bulunmaktadır. Adayların bu haklarını 1 yıl içerisinde kullanmaları gerekmektedir.

MEB onaylı eski sertifikalar emlak ofisi veya oto galeri açmak için geçerli mi?
Ticaret Bakanlığı'nın yürürlüğe koyduğu yeni yönetmeliklerle birlikte, geçmiş dönemlerde alınan MEB kurs bitirme belgeleri yetki belgesi alımında tek başına yeterli kabul edilmemektedir. İşletmelerin yasal olarak ticaret yapabilmesi için doğrudan MYK Seviye 5 Mesleki Yeterlilik Belgesi ibraz etmesi zorunludur.

MYK belgesinin geçerlilik süresi ne kadardır? Süre bitince ne yapılır?
MYK belgelerinin geçerlilik süresi standart olarak 5 yıldır. 5 yılın sonunda, mesleği aktif olarak icra ettiğinizi gösteren SGK dökümleriyle ya da ilgili standardın belirlediği hafifletilmiş yöntemlerle, belgenizin süresini Artun Belgelendirme üzerinden kolayca uzatabilirsiniz.

Ağrı’da ticari hayatın bir parçası olmak, yasal denetimlerde cezai yaptırımlarla karşılaşmamak ve mesleki uzmanlığınızı uluslararası standartlarda tescillemek bir lüks değil, zorunluluktur. Bölge insanının ve yerel işletmelerin ihtiyaçlarını çok iyi bilen, Mesleki Yeterlilik kurumu ve TÜRKAK akreditasyonuna sahip tam yetkili Artun Belgelendirme, Ağrı’da mesleki geleceğini garanti altına almak isteyen tüm adayların yanındadır.
Zaman kaybetmeden yasal süreçlere uyum sağlamak, kurumsal imajınızı güçlendirmek ve belgenizin e-Devlet sisteminize hızla işlenmesini sağlamak için Artun Belgelendirme uzman kadrosu ile hemen iletişime geçebilir, en yakın sınav takvimi hakkında bilgi alabilirsiniz.
 
https://www.facebook.com/www.artunbelgelendirme.com.tr/
Yorum Yorum Yok
Yazar: donanma44
[Resim: kubra-par-alevilerle-ilgili-sozlerinden-...52_amp.jpg]
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e ait eski görüntülerin yeniden gündeme gelmesinin ardından tv100 Ana Haber sunucusu Kübra Par'ın Alevi inancına ilişkin sözleri kamuoyunda tartışma yarattı. Alevi dernek ve vakıflarının sert tepkisi üzerine Par, kullandığı ifadelerin hatalı ve mesnetsiz olduğunu belirterek canlı yayında Alevi vatandaşlardan özür diledi.


CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in, Kamer Genç'in mezarı başında rakı içtiği anlara ait yaklaşık beş yıl önce çekilmiş görüntülerin yeniden gündeme gelmesi kamuoyunda tartışmalara neden oldu. Tartışmalara tv100 Ana Haber sunucusu Kübra Par da canlı yayında yaptığı açıklamayla dahil oldu.

TARTIŞMA YARATAN İFADELER
Kübra Par, canlı yayında yaptığı değerlendirmede, "Alevi inancında dedelerin mezarına şarap dökme geleneği olduğuna dair iddialar var" ifadelerini kullandı. Bu sözler kısa sürede sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.

ALEVİ KURUMLARINDAN SERT TEPKİ
Alevi dernek ve vakıfları ile çok sayıda Alevi vatandaş, söz konusu ifadeleri "asılsız, incitici ve hedef gösterici" olarak nitelendirdi. Alevi kurum temsilcileri, bu tür bir ritüelin Alevi inancında hiçbir karşılığı olmadığını vurguladı.

CANLI YAYINDA ÖZÜR DİLEDİ
Gelen tepkilerin ardından Kübra Par, tv100 ekranlarında canlı yayında açıklama yaparak özür diledi. Kullandığı ifadelerin hatalı olduğunu kabul eden Par, sözlerinin maksadını aştığını söyledi.

"MESNETSİZ BİR GENELLEME YAPTIM"
Par açıklamasında, "Kamer Genç'in mezarı başında içki içilmesi meselesinden bahsederken, kulaktan dolma şekilde bazı inanç gruplarında böyle bir ritüel olduğuna dair bir ifade kullandım. Bu sözüm ne yazık ki maksadını aştı. Böyle mesnetsiz bir genelleme yapmam doğru değildi. Niyetim Alevi vatandaşlarımızı incitmek değildi. İncittiğim tüm Alevi vatandaşlarımızdan özür diliyorum" ifadelerine yer verdi.

KAYNAK: https://www.sondakika.com/politika/haber...-19374940/
Forum: Alevi Haber
Yorum Yorum Yok
Yazar: donanma44
Milli Eğitim Bakanı Tekin, Alevi ve Bektaşi çocukları için din kültürü dersi hazırlandığını açıkladı.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeliyle beraber, Alevi ve Bektaşi vatandaşlarımızın çocuklarının dini inançlarını öğrenebilecekleri bir din kültür ve ahlak bilgisi dersi kurguladık." dedi.


Bakan Tekin, Erzurum'da Hz. İmam Hüseyin Erzurum Cemevi'ni ziyaretinde, katılımcılara, kendileriyle olmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi.


[Resim: bakan-tekin-erzurum-da-hz-imam-huseyin-e...48_amp.jpg]

Bir dönemler beraber yaşanan "millet-i sadıka" diye bilinen milletlerin cetvelle çizilen devletlere dönüştürüldüğünü hatırlatan Tekin, "Bugüne kadar maalesef vatandaşlar arasında, hiç ayrım gözetmeden herkes için, bütün vatandaşlar için birlik ve beraberliği engelleyecek, vatandaşlar arasında inancı, itikadı, etnik kimliği açısından bir düşmanlık kültürünü sürekli canlı tutacak virüsler, bir şekilde bu coğrafyada güçlü bir devlet olarak var olmamızı istemeyen yapılar tarafımızdan içimize enjekte edildi." dedi.


Bugün hala bu şekilde kurgulanan devlet yapılarının içerisinde barışın hukuk devletinin tesis edilmesinin mümkün olamayacağını vurgulayan Tekin, şunları kaydetti:


"Çok şükür Türkiye Cumhuriyeti Devleti Kurtuluş Savaşı ile bir ulus devlet kurgusuyla üniter bir devlet yapısıyla bugüne kadar geldi. Ancak cumhuriyetin ilanından bugüne kadar gelen süre içerisinde, içerimize enjekte edilen virüslerin ülkemizi bölebileceği veya bölmesinden korkacağımız olaylar yaşadık. Bu olaylar zaman zaman dini inançları sebebiyle insanları birbirlerine düşman ettiler. Veysel'in şiirindeki 'Alevi Sünnilik nedir, menfaattir varvarası' ifadesi aslında tam da bunu ifade ediyor. Umurlarında bile değil insanların Alevi ya da Sünni olduğu. Önemli olan onlar açısından kendi çıkarlarını, kendi politikalarını devam ettirecek şekilde birlik ve beraberlik duygusunu bölmek, parçalamak."
Tekin, bunun bazen etnisite üzerinden husumet tohumlarının sokulmaya çalışıldığını ifade ederek, bu tohumlardan bazen Türkler, Kürtler, Aleviler, Sünnilerin zarar gördünü kaydetti.


Bakan Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Geçmişe dönüp baktığımızda bunun muhasebesini yapmanın hiçbir faydası yok. Kim daha çok zarar gördü, kim daha az zarar gördü? Ama net olan bir şey var. Bu ülkenin birlik ve beraberliğinin güçlü olmasının, bu ülkede milli birlik şuurunun güçlenmesini istemeyen insanlar hep kazandılar. Bu ülke 12 Eylül öncesini yaşadı. Günahsız insanların birbirlerine silah çektikleri, silah çekecek husumetlerin içlerine yerleştirildiği ortamları yaşadık. Biz bu ülkede etnik kimliğinden dolayı insanların ötekileştirildiği bir dönemi gördük. Biz bu ülkede nüfus cüzdanında nüfusa kayıtlı olduğu il sebebiyle husumetle karşı karşıya kalan farklı gruplardan insanların olduğu dönemleri yaşadık. Biz bu ülkede insanların dini inancı sebebiyle başını örttüğü için kamusal hizmetlerin alınması noktasında ötekileştirildiği insan yerine konulmadığı 28 Şubat gibi dönemleri gördük. 2001 yılında AK Parti kurulurken Sayın Cumhurbaşkanımız bu anlamda yola çıkarken bütün bu geçmişte yaşanan ötekileştirici, ayrıştırıcı, etnik ya da dini kimlikleri sebebiyle insanlar arasında farklı muamele yapan, insanların dini ile inançlarını yaşamasını yasaklayan bütün bu yapıyla topyekün mücadele edecek bir program ortaya koyduk."


Anlattıklarının sembolik bir şey olmadığına değinen Tekin, "Bir örnek olsun diye söyleyeyim, 3 Kasım 2002 günü Türkiye'de seçimler yapıldı. Üzerinden 15 gün geçtikten sonra 18 Kasım'da AK Parti'nin ilk hükümeti kuruldu. 30 Kasım 2002 günü yani hükümet kurulduktan 12 gün sonra bu hükümetin ilk bu anlamdaki icraatı OHAL uygulamasının kaldırılması oldu. Terör sebebiyle uygulanan baskıların boşaltılan köylerin tüm bunların sebebi haline dönüşen bir uygulamayı, antidemokratik bir uygulamayı kaldırdık. Bunu yaparkenki hedefimiz de işte biraz önce söylediğim o milli birlik ve beraberliği tesis etmek." diye konuştu.


"18 tane farklı lehçeden okullarımızda çocuklarımıza ana dillerini öğretiyoruz"


Anlattıklarının gençlere çok farklı gelebileceğini ifade eden Tekin, "Bu ülkede AK Parti hükümetinden önce Ahmet Kaya Kürtçe şarkı söylediği için magazin dünyasında o bugün bize demokrasi pazarlığı yapan, bize demokrasi pazarladığını iddia eden büyük sanatçılar tarafından linç edildi Ahmet Kaya. AK Parti böyle bir zemin üzerinde kuruldu ve bugün gelinen noktada devlet okullarında isteyen çocuklar Kürtçe eğitim alabiliyorlar. İsteyen çocuklar dışarıda özel kurslarda Kürtçe öğrenebiliyorlar. Bu sadece etnik kimlikler üzerinden yürümedi ve sadece Kürtler üzerinden de yürümedi. 18 tane farklı lehçeden okullarımızda çocuklarımıza ana dillerini öğretiyoruz." şeklinde konuştu.


Tekin, 2011 yılından itibaren bilhassa din, kültür ve ahlak bilgisi kitaplarında Alevi ve Bektaşi vatandaşları ötekileyen, ayrıştıran bütün ifadelerin müfredattan çıkarıldığını işaret etti.


Bakan Tekin, şöyle devam etti:
"Türkiye Yüzyılı Maarif Modeliyle beraber, Alevi ve Bektaşi vatandaşlarımızın çocuklarının dini inançlarını öğrenebilecekleri bir din kültür ve ahlak bilgisi dersi kurguladık. Yine Sayın Cumhurbaşkanımızın ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin çok yoğun gayretleriyle Cumhuriyet tarihinde ilk defa Alevi ve Bektaşi vatandaşlarımızın problemleriyle ilgilenen bir başkanlık kurduk. AK Parti iktidarları boyunca, yerel yönetimler, işte burası bir örneği.
Bulundukları illerde AK Partili belediye başkanları bulundukları illerde Alevi Bektaşi vatandaşlarımızın dini inançlı ibadetlerini ihtiyaçlarını giderebilecekleri cemevleri yapmaya gayret ettiler. Bugün bütün bu çabalar Alevi Bektaş Cemevi Başkanlığı'nın uhdesinde yürüyor. Derdimiz şu, ben bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak bu ülkede yaşayan herkesin birleştirici, bizi bir arada tutan, birleştirici unsurlar etrafında bir araya gelmesinin düşmanlarımızı çatlatacağına inanıyorum."


"Hep beraber milli birliğimize, bizi bir arada tutan değerlerimize sımsıkı sarılalım"


Birlikte olunmakla düşmanların beklediği sürecin boşa çıkacağına inandığını vurgulayan Tekin, sözlerini şöyle tamamladı:


"Hep beraber milli birliğimize, bizi bir arada tutan değerlerimize sımsıkı sarılalım. Bakın bunu yaptığımızda şunu göreceksiniz, şu an yaşadığımız coğrafya çok metanetli bir coğrafya. Bu coğrafyada birbirine kenetlenmiş insanların oluşturduğu bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti gerçekten dünya siyasetine yön veren, önümüzdeki yüzyılı Türkiye Yüzyılı yapabilecek kudretli bir ülke olacaktır. Dün Osmaniye'deydik. Asrın felaketi sonrası devlet, millet el ele yaptığımız şeyleri hem vatandaşlarımızla paylaştık hem de acıları bir kez daha andık. Tekrar ben bir daha başsağlığı diliyorum. Allah rahmet eylesin. Mekanları cennet olsun. Devlet Bahçeli Bey konuşmasını bitirirken, sayın Cumhurbaşkanımızı kürsüye davet ederken 'bölge lideri' ifadesini kullandı. Bu çok önemli.


Bunların hayata geçmesi için hem Sayın Cumhurbaşkanımızın hem Sayın Devlet Bahçeli'nin ısrarla altını çizdiği iç cepheyi güçlendirmek, aramıza ekilen nifak tohumlarını ortadan kaldırmak o da vatandaş olarak vatandaş Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşı olarak bizim vazifemiz. Biz bunun için çaba sarf ediyoruz. Bunun için ben 2,5 yıldır Milli Eğitim Bakanı olarak gittiğim her toplantıda, her ilde mutlaka Alev Bektaşi canlarımızla oturuyoruz, sohbet ediyoruz. Ankara'da bu konuda çalıştaylar organize ettik. Bu konuda neler yapılması gerektiğine dair ben Milli Eğitim Bakanı olarak atılması, atmam gereken adımlarla ilgili olarak istişareler yapıyoruz. Derdimiz, meramımız altında, gölgesinde yaşamaktan, üzerimizde dalgalanmasından gurur duyduğumuz, onur duyduğumuz Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bayrağını çok daha güçlü bir şekilde gelecek kuşaklara yaşattıracak bir devleti hep beraber inşa etmek. Bugün de bu vesileyle buradayız."


Dede Seyit Mahmut Baba birlik duası ettiği, cemevi dedesi Kenan Yıldırım'ın deyiş yaptığı programda Bakan Tekin'e plaket ve bağlama hediye edildi.


Kaynak: AA
Forum: Alevi Haber
Yorum Yorum Yok
Yazar: donanma44
Cumhuriyet Halk Partisi’ne mahkeme tarafından verilen 'Mutlak butlan' kararına Alevi sivil toplum örgütleri tepki gösterirken verilen kararın “İktidarın yargı eliyle siyaseti dizayn etme hamlesidir. Bu karar, demokratik siyasete, açık bir yargı darbesidir” açıklaması yapıldı.
Alevi Bektaşi Federasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Karadeniz Alevi Bektaşi Federasyonun yaptığı açıklamalarda verilen butlan kararıyla “seçim hukukunun temel ilkelerinin ve Anayasal sistemin” yok sayıldığına dikkat çekildi. Alevi sivil toplum örgütleri Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik gerçekleştirilen butlan kararı ile yaşanan hukuk darbesine karşı mücadele edeceklerini belirtti. 
"DEMOKRASİ İLE OTOKRASİ ARASINDA TERCİH NOKTASINDAYIZ"
Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan:
Demokrasinin en temel ilkelerinden biri, halkın kendi iradesi ile seçtiği yöneticilerin meşruiyetine saygı duyulmasıdır. Sandıkta, milletin iradesi ile ortaya çıkan tercihleri yargı eliyle tartışmalı hale getirmek veya yok saymak; hem demokratik değerleri yok saymak, hem de demokratik düzene doğrudan müdahaledir. Yargının bağımsızlığını tasfiye ederek, onu iktidarın politik mühendislik aracına dönüştüren bu anlayış, yalnızca muhalefeti hedef almakla kalmayıp, Türkiye’nin en temel ihtiyacı olan toplumsal barışı, demokratik siyaset zeminini ve ortak yaşam umutlarını da sabote etmektedir. Bu dava ile verilen kararı, Türkiye’nin, demokrasi ile otokrasi arasındaki tercihlerinin bir testi olarak görmek gerekmektedir. Amaç; Muhalefeti daha fazla dağınıklığa ve iç çekişmelere sürüklemektir.
Türkiye’nin ihtiyacı; hukukun üstünlüğüne dayalı, eşit yurttaşlığın, özgürlüğün, adaletin ve gerçek demokrasinin hâkim olduğu bir düzendir. Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik gerçekleştirilen hukuk darbesini de, bu çerçevede değerlendiriyor; dün olduğu gibi bugün de, demokratik siyaseti hedef alan her türlü müdahalenin karşısındayız.”
"HALK İRADESİ GASP EDİLEMEZ"
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe:
“Pir Sultan Abdal Kültür Derneği örgütlülüğü olarak ülkemizde giderek derinleşen antidemokratik uygulamaları ve siyasal müdahaleleri bugüne kadar savunduğumuz laik, demokratik hukuk devleti çizgisinden geri adım atmadan; halk iradesinin gasp edilmesine, siyasi partilerin ve toplumsal muhalefetin yargı eliyle dizayn edilmesine karşı mücadelemizi sürdüreceğimizi bir kez daha ifade ediyoruz. Türkiye’nin ihtiyacı; hukukun siyasetin aparatı haline getirildiği bir düzen değil, eşit yurttaşlığın, özgürlüğün, adaletin ve gerçek demokrasinin hâkim olduğu bir düzendir. Laiklikten, eşitlikten, özgürlükten ve halk iradesinden yana olan tüm toplumsal kesimlerle dayanışma içinde olmaya devam edeceğiz.”
"DAYANIŞMA İÇİNDE OLACAĞIZ"
Karadeniz Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muharrem Erkan:
“Yüksek Seçim Kurulu tarafından kesinleştirilmiş bir kurultayın, sonradan mahkeme kararıyla hükümsüz hale getirilmeye çalışılması; seçim hukukunun temel ilkelerini yok saymak anlamına gelmektedir. Bu durum yalnızca siyasal bir tartışma değil, aynı zamanda anayasal düzenin işleyişine yönelik ciddi bir müdahaledir. Demokrasinin en temel ilkesi, halkın özgür iradesiyle yaptığı tercihlere saygı duyulmasıdır. Sandıkta ortaya çıkan halk iradesini yargı kararlarıyla tartışmalı hale getirmek ya da yok saymak; demokratik değerleri zedeleyen ve siyasal meşruiyeti hedef alan bir anlayışın ürünüdür. Anayasamızın verdiği yetkiyle görev yapan Yüksek Seçim Kurulu’nun iradesinin fiilen yok sayılması, anayasal kurumların etkisizleştirilmesi anlamına gelmektedir. Bir ülkede anayasanın hükümleri ve kurumları işlevsiz hale getirildiğinde, hukuk düzeni de ağır biçimde yara alır. Laiklikten, eşitlikten, özgürlükten, hukukun üstünlüğünden ve halk iradesinden yana olan tüm toplumsal kesimlerle dayanışma içinde olmaya devam edeceğiz.”
"DEMOKRASİMİZE VURULMUŞ BİR DARBEDİR"
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez:
“CHP’nin 38’ci olağan seçimli kurultayı sonrasında muhalefetin yükselişini ve yerel seçimlerin birinci partisi olmasını sindiremeyen AKP’nin kaybettiği belediyelere kayyım atayarak seçmenin iradesini gasp etmesini, belediye başkanları ve yöneticilerini, öğrencileri, gazetecileri, sendikacıları tutuklamasını ve nihayetinde tedbirli mutlak butlan girişimlerini kabul etmiyoruz. Demokrasinin sağlıklı işlemesi için özgürlükler ve hukuk devleti birlikte var olmalıdır. Yargı eliyle halkın iradesini hiçe sayarak siyasete yön vermeye çalışan, seçimleri ve sandığı kabul etmeyen bu hukuksuz durum demokrasimize vurulmuş en büyük darbedir. Bu mesele sadece CHP’nin değil sandık iradesinin, hukuk devletinin ve Türkiye demokrasisinin meselesidir. Demokrasiye, sandığa ve hukuk devletine sahip çıkmak yalnızca bir siyasi partiyi değil Türkiye’nin ortak geleceğini, toplumsal barışını ve seçmenin iradesini savunmaktır. Hak, hukuk ve halk iradesinin yanında durmak yalnızca siyasal bir tavır değil, toplumsal vicdanın gereğidir.”

KAYNAK: https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/al...ir-2506136
Forum: Siyaset
Yorum Yorum Yok
Yazar: donanma44
Türkiye'de kalfalık belgesi, Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) bünyesindeki Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) tarafından verilmektedir. Bu belgeyi alabilmek için adayın mevcut durumuna ve iş deneyimine göre belirlenmiş iki temel yöntem bulunur: Denklik Yoluyla (doğrudan sınava girerek) veya Çıraklık Eğitimi Yoluyla.

https://www.artunbelgelendirme.com.tr/kalfalik-belgesi/

1. Denklik Yoluyla Kalfalık Belgesi Alma (Doğrudan Sınav)
Belgelendirmek istediğiniz meslek dalında geçmişe yönelik resmi bir iş deneyiminiz veya kurs geçmişiniz varsa, uzun süreli bir eğitim sürecine katılmadan doğrudan sınavlara girerek belge sahibi olabilirsiniz.
Başvuru Şartları:
  • Yaş Sınırı: En az 22 yaşını bitirmiş olmak.
  • Eğitim Durumu: En az ortaokul veya imam-hatip ortaokulu mezunu olmak (1996-1997 eğitim-öğretim yılı öncesinde mezun olanlar için ilkokul diploması da geçerlidir).
  • Mesleki Deneyim: İlgili meslek alanında çalıştığını SGK / Bağ-Kur prim dökümü ile belgelemek ya da MEB onaylı mesleki kurs belgelerine/üçüncü seviye MYK (Mesleki Yeterlilik Kurumu) belgesine sahip olmak.
  • Not: Hizmet dökümü hesaplamalarında 18 yaşın altındaki sigorta prim günleri dikkate alınmaz. SGK dökümünde ilgili meslek kodunun (ISCO) yer alması sürecin doğrulanmasını kolaylaştırır.

2. Çıraklık Eğitimi Yoluyla Kalfalık Belgesi Alma (MESEM Programı)
Mesleğe dair resmi bir çalışma geçmişi (SGK primi) bulunmayanlar veya ilgili mesleği sıfırdan öğrenerek akademik bir akışla ilerlemek isteyenler bu yöntemi tercih eder.
Süreç Nasıl İşler?
  • Kayıt: Yaş sınırı olmaksızın (en az ortaokul mezunu olmak şartıyla) en yakın Mesleki Eğitim Merkezine kayıt olunur ve bir işletme ile çıraklık sözleşmesi imzalanır.
  • Eğitim Düzeni: Haftanın 1 günü okulda teorik eğitim, geriye kalan 4 veya 5 günü ise sözleşme imzalanan iş yerinde pratik (uygulamalı) eğitim alınır.
  • Süre: Çıraklık eğitimi meslek dalına göre genellikle 3 yıl sürmektedir. Bu süreyi başarıyla tamamlayanlar kalfalık sınavına girme hakkı kazanır.

Başvuru İçin Gerekli Belgeler Nelerdir?
Başvurular, fiziki olarak en yakın MESEM müdürlüklerine veya e-MESEM sistemi üzerinden online olarak yapılabilir. Talep edilen standart evraklar şunlardır:
  • Başvuru Formu: MESEM’den temin edilen ya da sistem üzerinden doldurulan Ek-1 (Sınavla Denklik) başvuru formu.
  • Kimlik Belgesi: Nüfus cüzdanı / T.C. kimlik kartı aslı ve fotokopisi.
  • Öğrenim Belgesi: Diploma veya öğrenim durumunu gösteren belgenin aslı ve fotokopisi (e-Devlet'ten alınan barkodlu çıktılar geçerlidir).
  • Fotoğraf: 1 veya 2 adet biyometrik fotoğraf (arka fonu beyaz).
  • SGK Hizmet Dökümü: Denklik başvurusu yapacaklar için e-Devlet'ten alınmış barkodlu SGK tescil ve hizmet dökümü ile iş yeri unvan listesi.
  • Vergi Mükellefiyet Belgesi: Bağ-Kur tescili üzerinden başvuru yapacak olanlar için.

Kalfalık Sınavları Nasıl Yapılır?
Başvurusu onaylanan adaylar, randevu usulüyle çalışan iki aşamalı bir sınav sistemine dahil edilir:
  1. Teorik Sınav (e-Sınav): MEB'in belirlediği e-Sınav merkezlerinde bilgisayar başında çoktan seçmeli olarak gerçekleştirilir. Sınav takvimi, başvuru onayından sonra sistem üzerinden belirlenir.
  2. Beceri (Uygulama) Sınavı: Adayın başvurduğu meslek dalındaki pratik uzmanlığını kanıtladığı, MESEM bünyesindeki atölyelerde veya belirlenen koordinatör iş yerlerinde komisyon huzurunda yapılan pratik sınavdır.

Her iki sınavdan da 100 puan üzerinden en az 50 puan (5'lik sistemde 2 ve üzeri) alan adaylar başarılı kabul edilir. Başarıyla tamamlanan kalfalık belgeleri doğrudan e-Devlet sistemine işlenir; fiziksel belge beklenmeksizin barkodlu dijital çıktı alınarak resmi kurumlarda kullanılabilir.
Yorum Yorum Yok

Hoşgeldin, Ziyaretçi

Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.

Forumda Ara

Forum İstatistikleri

Toplam Üyeler 17,078
Son Üye Josephflugs
Toplam Konular 55,049
Toplam Yorumlar 157,893

Kimler Çevrimiçi

Şu anda 855 aktif kullanıcı var. Applebot, Bing, Facebook, Google, Yandex
(0 Üye - 850 Ziyaretçi)

Son Yazılanlar

Seni hiç unutmadık, Unutm...

Son Yorum: donanma44 05/08/2026, 15:07

Müzik Yayın İzin Belgesi ...

Son Yorum: donanma44 22/07/2026, 01:53

Alevi oldukları için öldü...

Son Yorum: donanma44 19/07/2026, 19:19

3. Alevilik ve Bektaşilik...

Son Yorum: donanma44 19/07/2026, 19:15

Van MYK Belgesi Nereden v...

Son Yorum: donanma44 19/07/2026, 19:09

Ağrı MYK Belgesi: Artun B...

Son Yorum: donanma44 25/06/2026, 23:35

Kübra Par, Alevilerle ilg...

Son Yorum: donanma44 03/06/2026, 00:52

Alevi ve Bektaşi Öğrencil...

Son Yorum: donanma44 03/06/2026, 00:48

Alevi örgütlerinden Kılıç...

Son Yorum: donanma44 27/05/2026, 23:00

Kalfalık Belgesi Nasıl Al...

Son Yorum: donanma44 15/05/2026, 23:57

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.