Yazar:
GAMZE
PSİKOLOJİ NEDİR?
İnsan ve hayvan davranışlarıyla ve bilişsel süreçleriyle ilgilenen psikoloji biliminin 125 yıllık bir tarihi vardır. Bu genç yaşına rağmen psikoloji, biyolojiden sosyolojiye kadar uzanan oldukça geniş kapsamlı bir alandır. Psikoloji insan ve hayvan davranışlarını ve bu davranışlarla ilintili psikolojik, sosyal ve biyolojik süreçleri inceleyen bir alandır. Bir meslek olarak ise psikoloji, psikoloji bilgilerinin insan sorunlarını çözmek için kullanılmasıdır. Bu bilginin kullanılması psikolojinin alt alanlarına göre değişmekle birlikte dili iyi kullanma, araştırma, istatistiksel analiz ve empati gibi bazı özel beceri ve yetenekleri gerektirir.
Psikologlar iki önemli ilişki üzerinde çalışırlar: ilki, beyin ve davranış, ikincisi ise çevre ve davranış ilişkisidir. Psikologlar hem araştırmacı olarak gözlem, deney ve analiz gibi bilimsel yöntemleri izlemek hem de bilimsel bulguları uygulamak için yaratıcı olmak durumundadırlar. Psikologlar araştırma yaparak geliştirdikleri kuramları sınarlar ve araştırmalar sonucu ortaya çıkan yeni bilgileri uygulama alanında çalışanların kullanımına sunarlar. Ayrıca, bireylerin ve toplumların değişen gereksinimlerini karşılamak amacıyla yeni yaklaşımlar geliştirirler.
Psikoloji oldukça geniş bir alandır. Psikologlar temel ve uygulamalı alanlarda araştırma yaparlar, toplumdaki örgütlere ve diğer kurumlara danışmanlık hizmeti verirler, bireylere tanı koyar ve tedavi ederler, lise ve üniversitelerde psikoloji öğretirler, çeşitli testler kullanarak zekayı ve kişiliği ölçerler, davranışları ve bilişsel işlevleri değerlendirip gerekli durumlarda yardımcı olurlar. Bireylerin hem birbirleri ile hem de makineler ile nasıl ilişki içine girdiklerini araştırıp, bu ilişkileri iyileştirmeye çalışırlar.
Psikologlar bazı işlerde bağımsız olarak çalışırken diğerlerinde doktor, hukukçu, okul personeli, bilgisayar uzmanı, mühendis, yasa koyucu, polis, asker ve yöneticiler ile takım halinde çalışarak toplumun her alanına katkıda bulunurlar. Bu yüzden psikologları, laboratuvarlarda, hastanelerde, adliyede, okullarda, üniversitelerde halk sağlığı merkezlerinde, kitle iletişiminde, hapishanelerde ve pek çok başka işyerinde görebilirsiniz. Örneğin stresi yenip performansı artırmaya yönelik programlarda yönetici veya sporcularla birlikte çalışırlar. Adli kararlar için hukukçulara gerekli bilgi ve önerileri sağlarlar. Okul reformunda eğitimcilerle, psikiyatri kliniklerinde psikiyatrist ve sosyal çalışmacılarla, pediatri, onkoloji ve nöroloji gibi kliniklerde de uzman doktorlarla birlikte çalışırlar. Uçak kazası ya da bombalama gibi bir felaketin hemen ardından ortaya çıkan şok sürecinde kaza kurbanlarına yardımcı olurlar. Hukuk ve halk sağlığı alanlarında çalışanlarla birlikte takım halinde çalışarak bu tür olayların nedenlerini analiz ederler ve tekrarlanmasını önlemek için yollar bulmaya çalışırlar.
Psikolojide çalışma alanlarının hem sayısı hem de etkinliği gün geçtikçe artmaktadır. ABD’de yapılan bir öngörüye göre psikoloji, 2005 yılına kadar en hızlı gelişen üçüncü alan olacak ve bir kaç 10 yıl içinde de bu gelişme sürecektir. Toplumdaki sorunların çoğunluğunun insan davranışıyla ilişkili olduğu düşünülürse psikolojinin çok fazla sayıda çalışma alanı olduğunu görmek şaşırtıcı olmayacaktır. Örneğin uyuşturucu kullanımı, kişisel ilişkilerdeki güçlükler, sokakta ve evde şiddet, kendi sağlığımıza ve çevremize zarar veren davranışlarımız gibi bireysel ve toplumsal sorunlar, psikologların ilgilendikleri sorunlar arasındadır. Psikologlar, bilimsel yöntemle bilgi toplama, bilgiyi analiz etme, önleme ve müdahale stratejileri geliştirme gibi yollarla sorunların çözümüne katkıda bulunurlar. Örneğin, psikologlar, yaşlıların sayısının hızla arttığı dünyamızda evleri ve işyerlerini bu grup için daha uygun hale getirmek üzere araştırma ve uygulama yapmaktadırlar.
Elektronik alanında yaşanan devrim, kullanıcı dostu teknoloji ve eğitim gerektirmekte ve psikologlar bu konuda mühendislerle birlikte çalışmaktadırlar. Günümüzde sayıları gittikçe artan çalışan kadınlar işverenden aile gereksinimlerine uygun bir işyeri yapılanması talep etmekte ve psikologlar da gereksinim duyulan değişmeler konusunda işverenlere yardımcı olmaktadırlar. Büyük toplumsal değişimlerin yaşandığı ve farklı kültürleri içeren ülkelerde toplumsal değişimin birey üzerindeki etkilerini ve kültürel farklılıkları anlamada kullanılacak önemli bilgi ve becerileri ortaya koymaktadırlar. Bunların yanı sıra öğrenme ve bellek konularındaki araştırmalarda kaydedilen gelişmeler ile beden ve ruh sağlığının içiçeliği Psikoloji bilimini her zamankinden daha ilginç bir hale getirmektedir. Örneğin, hatırlamanın pasif bir süreç olmadığı, bireylerin belleklerindeki geçmiş bir olaya ait bölük-pörçük bilgileri, kendi yorumlarıyla birleştirip aktif olarak yeniden yapılandırdıkları dolayısıyla da tanık ifadelerine tam olarak güvenmenin doğru olmadığı anlaşılmıştır. Beden ve ruh sağlığının içiçeliğine en iyi örnek ise, aşırı yarışmacı, sabırsız, telaşlı, aynı anda birden fazla işi yapmaya çalışan ve diğer insanlara karşı olumsuz inanç ve davranış içinde olan “A tipi” kişilik özelliğinin, ani kalp krizlerinin en önemli yordayıcısı olmasıdır.
Psikologların çoğu işlerini severler; çünkü, sağlık ocaklarında doktorlarla birlikte çalışmaktan bilgisayar kullanmaya kadar uzanan geniş bir yelpaze içinde çalışıyor olmak heyecan vericidir. Bunun da ötesinde psikologlar kendilerini bireylerin günlük yaşamlarındaki iniş-çıkışlarla başedebilmelerine yardımcı olmaya adamışlardır.Psikolojiyi öğrenmek ve bilmek pek çok diğer meslek dalları için de önemli bir avantajdır. Örneğin, işverenlerin çoğu psikoloji derslerinin kazandırdığı bilgi toplama , analiz etme, yorumlama, istatistik ve deneysel desen kurma gibi becerilere ilgi duymaktadırlar.
Psikologların uzmanlaşabilecekleri alan sayısı oldukça fazladır ve bu nedenle kendilerini farklı etiketlerle tanımlarlar. Aşağıda size genel bir fikir verebilmek için bazı alanlar tanıtılmıştır. Psikoloji insan ve hayvan davranışını anlamamızı sağlayan hem bir araştırma, hem de insana ait sorunların çözüldüğü bir uygulama alanıdır. Aşağıda tanıtılan alt alanlarda psikologlar, araştırmacı, uygulamacı ya da her iki rolde birden çalışırlar. Psikolojinin en önemli özelliklerinden biri de bilimin uygulama ile birlikte yer alması ve ikisinin birlikte ilerlemesidir.
Adli Psikoloji (Adli psikolog): Yasal konulara ve sorunlara psikolojinin ilkelerini uygulamak üzere hukuk ile psikoloji arasında kurulan ilişkiden doğan bir alandır. Adli psikologlardan bazıları hem psikoloji hem de hukuk eğitimi almışlardır. Mahkemelerde genellikle onların uzmanlıklarına gereksinim duyulur. Örneğin, hüküm giymiş ya da göz altında tutulan kişilerin davranışlarını ve duygusal strese maruz kalıp kalmadıklarını değerlendirir ve ebeveynlerden hangisi çocuğun velayetini almalıdır ya da bir sanığın zihinsel kapasitesi mahkemede savunma yapmak için yeterli midir gibi sorunlu durumlarda hakime yardımcı olurlar. Lisans ya da yüksek lisans derecesine sahip olanlar, ıslahevi, hapishane ve adli tıp enstitülerinde, hukuk uygulama birimlerinde çalışırlar. Doktora derecesini almış olanlar ise psikoloji bölümlerinde ve hukuk fakültelerinde, araştırma organizasyonlarında ve toplum sağlığıyla ilgili kuruluşlarda danışmanlık yapmakta ya da hukuk uygulama birimlerinde, mahkemelerde ve ıslahevlerinde çalışmaktadırlar.
Deneysel Psikoloji (Deneysel psikolog): Temel davranışsal süreçlerdeki değişiklikleri araştıran ve öğreten psikologlardır. Deneysel psikoloji içindeki önemli alt dallardan biri, bilginin işlenmesi, belleğimizde depolanması, depodan geri çağrılması ve problem çözme durumlarına uygulanması gibi bilgi işleme sürecini çalışan bilişsel psikolojidir. Öğrenme, duyum, algı, performans, motivasyon, bellek, dil, düşünme, iletişim ve problem çözme, yeme, okuma gibi davranışların altında yatan fizyolojik süreçlerin araştırılmasıyla ilgilenen alt alan ise fizyolojik psikolojidir. Deneysel psikologlar, hayvan davranışlarını da inceler ve insan davranışlarıyla ilişkilendirirler. Deneysel psikologlar, aynı sosyal psikologlar gibi genellikle akademik alanda ve araştırma enstitülerinde çalışırlar.
Eğitim Psikolojisi (Eğitim psikoloğu): Eğitim psikoloğu insanların nasıl öğrendiğini ve etkili öğrenmenin gerçekleştirilmesi üzerine yoğunlaşırlar. Her yaştaki insanın eğitimi için gerekli araç, gereç ve yöntemleri geliştirirler. Becerileri değerlendirir ve eğitim programlarının düzenlenmesine ve uygulanmasına yardımcı olurlar. Ayrıca yüksek teknik becerilerin öğretimi, değerlendirilmesi ve düzenlenmesi konularında da eğitim psikologlarından yararlanılmaktadır.Yetenek, güdü, sınıf ortamı gibi pek çok etmeni dikkate alırlar. Eğitim psikologlarının bazıları bilgisayar programlarında da kullanılabilecek yeni yönergeler geliştirirler, öğretmenlere eğitim verirler ve öğretmenlerde iş verimini, performansını ve doyumunu etkileyen etmenleri çalışırlar.Doktora eğitimli gelişim psikologlarının çalışma alanları genellikle öğretim üyeliği ve çeşitli eğitim ortamlarında danışmanlıktır.
Endüstri/Örgüt Psikolojisi (Endüstri psikoloğu): İş yaşamını iyileştirme ve üretimi arttırma amacıyla psikolojik ilkeleri iş yaşamına uygularlar. Bu psikologların çoğu insan kaynakları uzmanı olarak görev yaparlar. Plan yapma, kaliteli yönetim, örgütsel değişim gibi alanlarda eleman örgütlenmesi ve eğitimi konularında çeşitli örgütlere yardımcı olurlar. İlgileri arasında, örgütsel yapı, iş verimi, iş doyumu, tüketici davranışı, personel seçimi ve personelin geliştirilmesi gibi konular yer almaktadır. Endüstri psikologlarının sorumlulukları arasında araştırma yapmak, araştırma sonuçlarını kullanılır kılmak ve problem çözücü olarak işlev görmek de vardır. Endüstri/örgüt psikologları, ticarette, endüstride, kamu kurumlarında ve üniversitelerde çalışabilirler ve firmalara danışmanlık yapabilirler.
Gelişim Psikolojisi (Gelişim Psikoloğu): Gelişim psikologları doğum öncesinden başlayarak ölüme kadar uzanan yaşam süresinde insan gelişiminin evreleri üzerinde çalışırlar. Gelişim psikologları yaşa bağlı davranış değişikliklerinin tanımlanması, açıklanması ve ölçülmesiyle ilgilenirler. Gelişimdeki evrensel nitelikler, kültürel ve bireysel farklılıklar üzerinde çalışırlar. Doktora düzeyindeki gelişim psikologları, arştırma yapma ve öğretim üyeliği gibi faaliyetlerde bulunabilirler. Lisans ve yüksek lisans mezunu olanlar kreş ve gündüz bakımevlerinde, okulöncesi eğitim veren diğer kurumlarda, hastahane ve kliniklerde gelişim psikoloğu olarak çalışabilirler.Huzurevleri ve diğer merkezlerdeki yaşlıların belirlenen hedeflere yönlendirilmeleri, yetiştirme yurdu ve bakımevlerinde ergen ve gençlere uygulanan programların değerlendirilmesi türünde faaliyetleri de yürütürler.
Klinik Psikoloji (Klinik psikolog): Zihinsel davranışsal ve duygusal bozukluğu olan bireyleri değerlendirip, tedavi ederler. Klinik psikologların ilgilendikleri sorunlar, gelişim dönemleriyle ilgili kısa süreli gelişimsel krizlerden (ergenlikteki başkaldırı ve orta yaşta kendilik değerindeki düşme gibi) fobi, depresyon ya da şizofreni gibi daha ağır sorunların tedavisine kadar değişebilmektedir. Pek çok klinik psikolog aynı zamanda araştırma da yapmaktadır. Araştırma konuları arasında başarılı bir klinik psikoloğun özelliklerini ve bir tedavinin etkililiğinde rolü olan faktörleri belirleme, başarılı yaşlanmayla veya çeşitli davranış bozukluklarıyla ilişkili olan etmenler, fobilerin nasıl geliştiği ya da şizofreninin nedenlerini belirleme gibi konular sayılabilir. Ayrıca bireyi değerlendirmek amacıyla test ya da ölçek uygulama ve yorumlama ile tedavi amaçlı bireysel ya da grup terapisi yapma da klinik psikoloğun önemli görevleri arasındadır. Lisans ya da yüksek lisans eğitimi olan klinik psikologlar kendi muayenehanelerini açamasalar bile, doktora eğitimli bir başka klinik psikoloğun gözetiminde çalışabilirler.
Nöropsikoloji ve Psikobiyoloji (Nöropsikolog): Biyolojik sistemler ile zihnin işlevi ve davranış arasındaki ilişkiyi incelerler. Beynin biyokimyasal mekanizmaları, beyin yapılarının fonksiyonları, kimyasal ve fiziksel değişikliklerin davranışlara ve duygulara etkisini araştırırlar. Nöropsikolog, merkezi sinir sistemi bozukluklarının teşhis ve tedavisi ile ilgilenir ve davranış bozukluğunun teşhisi ve rehabilitasyonu için hastayla çalışır. Klinik nöropsikologlar, nöroloji, pediatri, beyin cerrahisi, psikiyatri kliniklerinde görev alırlar. Bu alanda yetişmiş akademik personel, nöropsikolog yetiştirir ve klinik psikolog ile tıp doktorlarının eğitimini üstlenir. Lisans ya da yüksek lisans derecesi olanlar nöropsikolojik değerlendirmede ya da araştırma laboratuvarlarında araştırma yardımcısı olarak çalışabilirler.
Okul Psikolojisi (Okul psikoloğu): Okul psikologları özel ya da devlet okullarında çalışır, öğrencilere danışmanlık ve değerlendirme yaparlar. Ruh sağlığı ve öğrenme için gerekli çevresel koşulları düzenleme ile de ilgilenirler. Sınıf ortamını bozan ya da özel eğitime gereksinimi olan çocuklar ile ilgilenir, programlar geliştirir ve değerlendirir; sınıf yönetimi konusunda öğretmenlere eğitim verirler. Ailelere ve okul çalışanlarına da psikolojik ve eğitsel konularda danışmanlık yaparlar. Okul psikologları, anaokullarında, hastanelerde ve ruh sağlığı kliniklerinde çalışabilirler.
Psikometri (Psikometrist): Psikolojik bilginin elde edilmesi ve uygulanması sırasında kullanılacak teknik ve yöntemler üzerinde çalışırlar. Zeka, kişilik, yetenek ve diğer alanlardaki testleri geliştirirler. Bu testler, klinik, danışmanlık, iş yaşamı, endüstri ve okul gibi alanlarda kullanılmaktadır. Psikometristler, araştırma desenleri, veri analizi ve verinin yorumlanması konularında da faaliyet gösterirler. Bu alanda çalışan psikologlar, matematik, istatistik, teknoloji, ve bilgisayar programları bilgileriyle donanmışlardır. Yüksek lisans derecesi olanlar genellikle endüstride, araştırma merkezlerinde ve test geliştirme alanında çalışırlar.
Sağlık psikolojisi (Sağlık psikoloğu): Sağlık psikologları, hastalıkların önlenmesi ve sağlığın sürdürülebilmesi için araştırmacı ve uygulamacı olarak çalışırlar. Sağlığı ve hastalığı etkileyen biyolojik, psikolojik ve sosyal etmenlerle ilgilenirler. İnsanların hastalıkla nasıl başedebildikleri, neden bazı insanların tıbbi önerileri izlemedikleri, acının en etkili bir biçimde nasıl denetlenebileceği ve kötü alışkanlıkların nasıl değiştirileceği ile ilgilenirler. Örneğin, sigara bırakma, kilo verme, stresi kontrol altına alma gibi konularda programlar ve sağlık kampanyaları düzenlerler. Duygusal ve fiziksel sağlığı iyileştirici sağlık stratejileri de geliştirirler.Ayrıca hasta-hekim ilişkisi ve sağlık personelinin sorunları da ilgi alanları içindedir. Sağlık örgütleri, kamu sektörü, hastane ve tıp merkezlerinde ya da polis güvenlik servislerinde çalışırlar. Henüz bu alanda oluşturulmuş bir yüksek lisans ya da doktora programı yoktur. Psikoloji bölümlerinin bazılarında verilen Sağlık Psikolojisi dersleri ve Türk Psikologlar Derneği bünyesinde verilen hizmet içi eğitim kurslarıyla eksiklik giderilmeye çalışılmaktadır. Genellikle psikologlar, psikolojinin klinik veya sosyal psikoloji alanlarında bir uzmanlaşmadan sonra bu alana yönlendirilmektedirler.
Sosyal Psikoloji (Sosyal psikolog): Sosyal psikologlar insanların birbirleri ile nasıl etkileşime girdikleri ve sosyal çevrelerinden nasıl etkilendikleriyle ilgilenirler. Bireyleri, grupları ve grup davranışını, tutumları, önyargıları ve bunların oluşumu ile değişimini incelerler. Arkadaşlık, ikili ilişkiler, çekicilik ve saldırganlık gibi konular üzerinde araştırma yaparlar. Dolayısıyla sosyal psikolojide genellikle doktora derecesi gereklidir ve sosyal psikologlar çoğunlukla akademik ortamlarda çalışırlar. Ancak son yıllarda reklam şirketlerinde, hastanelerde, eğitim kurumlarında, mimarlık ve mühendislik firmalarında ve çeşitli kamu alanlarında araştırmacı-danışman olarak çalışmaktadırlar.
Spor Psikolojisi (Spor psikoloğu): Spor psikolojisi, psikoloji ilkelerinin spor ortamına uygulanmasını içeren bir alt alandır. Spor psikologları hem akademisyen hem de uygulamacı olarak çalışırlar.Spor psikologları, uygulamacı olarak takımın performansını artırmaya ve takım içinde olumlu bir hava yaratmaya çalışırlar. Bir yarışma öncesindeki kaygı ve sonrasındaki başarısızlık duygusu ile nasıl başedilebileceği konularında sporculara yardımcı olurlar; ayrıca, sporcuların yarışma amaçlarına yoğunlaşmalarına ve güdülenmelerine yardım ederler. Araştırmacı spor psikologları ise sporda davranış ve performansı etkileyen faktörleri araştırırlar. Ülkemizde henüz gerçek anlamda spor psikolojisi eğitimi veren bir birim bulunmamakla birlikte bu alana duyulan ihtiyaç gün geçtikçe artmaktadır.
Trafik Psikolojisi (Trafik psikoloğu): Trafik psikolojisi, psikoloji ilkelerinin trafik ve yol güvenliği alanına uygulanmasıdır. Türkiye de yeni bir alan olan trafik psikolojisinin etkinlikte bulunduğu alanlar; sürücü yeteneklerinin psikoteknik değerlendirilmesi, sürücülük tarzları ve trafikte risk alma davranışı, sürücü eğitimi ve rehabilitasyonu, ergonomi, trafik güvenliği için bilinçlendirme, trafik yasalarını yapan ve uygulayanlara danışmanlık, trafikle ilgili davranış tutum yetenek ve becerileri ölçme araçları geliştirme, bu konularla ilgili araştırmalar ve üniversitelerde trafik psikolojisi dersleri verme olarak sıralanabilir. Trafik psikolojisi alanında henüz üniversitelerimizde yüksek lisans programları yoktur. Ancak, Türk Psikologlar Derneği’nce düzenlenen sürekli eğitim programlarıyla alanda duyulan gereksinime yanıt verilmeye çalışılmaktadır.
PSİKOLOJİDE EKOLLER
Psikolojide ekoller ve yaklaşımlar
1879'da Alman psikolog Wilheim Wundt tarafından Leipzig'de kurulan psikoloji laboratuvarı ile psikoloji, deneysel bilim dalı olma ünvanını kazanmıstır. İlk psikoloji deneyleri burada yapılmıştır. Psişik olaylar fizik olayları gibi incelenmeye çalışılmıştır.
Daha sonra Avrupa`nın değişik yerlerinde ve Amerika`da da bir çok psikoloji laboratuvarı açılmıştır.
Psikoloji felsefeden ayrılıp bağımsız bir bilim haline geldikten sonra -kısmen de olsa- bazı filozofların düşünce biçimlerinin etkisinde kalmıştır. Sistem ve ekol halinde gelişen psikoloji akımları ortaya çıkmıştır.
Ekoller genellikle tek yanlı görüşlerdir. İncelemek istedikleri konuyu temel ögeler açısından ele alırlar. Determinist anlayıştadırlar. Psikolojinin belli başlı ekolleri Strukturalizm (yapısalcılık zihin yapısı ile ilgili), Fonksiyonalizm (İşlevselcilik -zihin göreviyle ilgili psikoloji), Behaviorizm (davranış psikolojisi), Psikanalitik Psikoloji , Gestalt psikolojisidir.
20. yy. psikolojisi zihinsel süreçleri açıklamak için iç gözlem yöntemini kullanan yapısalcılıkla başladı, daha sonra psikanalitik psikoloji gelişti. Yapısalcılığa karşı olan davranışçılık ve Gestalt psikolojisi gibi akımlar ortaya çıktı. Daha önceki okulların tek yanlı determinist (belirleyici) görüşlerine tepki olarak da hümanistik (insancıl) psikoloji doğdu. 2. Dünya Savaşı sırasında ise ekoller önemini kaybederek, görüşler yavaş yavaş birbirine yaklaştı. Teorisyenler ve araştırmacıların aynı miktarda katkıda bulunduğu çoğulcu anlayış, ekollerin tek yanlı anlayışı yerine geçti.
PSİKOLOJİDE ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ
Bilimlerin amacı, olaylar hakkında kanıtlanabilir bilgiler elde etmektir. Bu amaca erişmek için izledikleri sistemli yola, her türlü araştırma tekniğine yöntem denir. Değişik bilim dallarında birçok yöntem kullanılır. Psikoloji de diğer bilimlerin kullandığı yöntemlerin çoğunu kendi konusuna göre kullanır. Bunların başlıcaları betimleyici ve tanımlayıcı yöntemler, korelasyonel yöntemler, deneysel yöntemlerdir.
Betimleyici ve Tanımlayıcı Yöntemler: Betimleme ve tanımlama amacıyla tarama yöntemi, doğal gözlem, görüşme ve vaka incelemesi yöntemlerinden yararlanılır.
Tarama Yöntemi: Belirli sorunlarla ilgili olarak geniş kitlelerin görüşlerinin alınmasıdır.
Test: İnsanların zekalarını, ilgilerini, yeteneklerini, tutumlarını, kişiliğini v.b. ölçmek amacıyla kullanılır.
Anket: Bilgi verecek kişinin doğrudan kendisinin okuyarak cevaplandıracağı sorulardan oluşmuş soru kayıtları kullanarak yazılı cevaplar aracılığı ile gözlemde bulunma işidir.
Doğal Gözlem: Olayların doğal durumda izlenmesidir.
Görüşme: Görüşme, karşılıklı konuşmadır.Bu konuşma bir kişiyle olabileceği gibi bir gurup insanla da olabilir.
Vaka: Bazı durumlarda insan davranışını tanımlamak pek kolay olmaz. Olayın derinliğine inmek gerekir. İnsanın geçmiş yaşantıları ve çevresi davranışlarına önemli etkiler yapar. İnsan davranışını tanımak için bu geçmiş yaşantıların, önemli olayların ve ilişki kurduğu insanların ona nasıl bir etkide bulunduğunu öğrenmek gerekir. Bunun için psikolog incelediği kimsenin ailesi, arkadaşları ve diğer ilgililerle konuşur. Elde ettiği bilgileri nesnel olarak kaydeder. Davranışların nedenlerini ortaya çıkarırkan bu bilgilerden yararlanır.
Korelasyonel Yöntemler:
Korelasyonel: Birlikte değişme gösteren olaylar arasında çeşitli anlamlılık düzeylerinde belirlenen ve nedensellik bağları kurmanın başlangıç noktası olan ilişki.
Deneysel Yöntemler: Doğal gözlem, varsayım (Hipotez) ve deneyleme aşamasından geçer.
Doğal Gözlem: Olayların akışına gözlemcinin karışmadığı gözlem biçimidir.
Varsayım: Olaylar ve olgular arasında neden- sonuç ilişkisi kuran ve gözlem yolu ile test edilecek olan öngörü.
Gözlem: Olayın başından sonuna kadar izlenerek görülenlerin kaydedilmesidir. Deneysel yöntemde, bu aşamada kastedilen, doğal olmayan gözlemdir.
Güdümlü Gözlem: Olayların yeri, zamanı ve koşullarının gözlemci tarafından hazırlandığı gözlem biçimidir. Nelerin, nasıl gözlenebileceği, nasıl kaydedileceği önceden kararlaştırılır. Aktif gözlem ya da deneyleme de denilebilir.
Deney: Bir değişkenin etkilerini gözlemek üzere koşulları hazırlanmış gözlem yada deneyleme sürecinin ürünüdür. Diğer bilimlerde olduğu gibi deney yöntemi, psikolojide de araştırmaların temelidir.
PSİKANALİTİK TERAPİ
Freud
Psikoterapi tarihinin ilk görüşüdür, ilk sistemidir.
Psikanaliz bir kişilik kuramıdır, bir felsefi sistemdir, bir psiko-terapi yöntemidir.
2. Psikanalitik Terapinin Uyarımcıları ve Evrimleşmiş Şekilleri
Jung, Adler, Fromm, Horney, Sullivan, Rich, Ericson Freud'tan etkilenmişlerdir.
Ortodoks psikanalizi değiştirmek üzere kuram geliştirmişlerdir. Sosyo- kültürel etkenlerin önemini vurgularlar.
Bilinçli etkenler, kişilerarasın ilişkiler, bireyin gelişiminde önem taşır. Halen hepsinin görüşü geçerlidir.
Yeni gelişmeler bu görüşler üzerine yapılmaktadır.
3. Varoluşçu Terapi
May,Maslow,Frankl, Jourard Psikolojide üçüncü güçtür.
Hem psikanalize hem de davranışçılığa tepki olarak gelişti. İnsan varlığını denek yapmaya karşıdır.
4. Kişi Merkezli Terapi
Carl Rogers PDR'nin babasıdır.
Psikanalize tepki olarak 1940 yıllarında yönlendirici olmayan terapi adı altında gelişti.
Danışana terapide daha fazla sorumluluk yüklenir.
5. Gestalt Terapi
Fritz Perls Analitik terapiye karşıt olarak gelişmiştir.
Deneyimlere önem verme, günlük yaşama önem verme, farkındalık ve bütünleşmeye önem verme esastır.
Gestalt terapisi zihin ve beden işlevlerinin bütünleştirilmesi esasına dayanır. Örnek; dans ederek tedavi bunun bir şeklidir.
6. Transaksiyonel Analiz
Eric Berne Çağdaş modeldir.
Bilişsel ve davranışsal yönlerin bütünleştirilmesi esasına dayanır.
İnsanlara şu andaki farkındalıkları içinde kararlarını gözden geçirme, analiz etme esasına dayanır.
7. Davranışçı Terapi
Bandura, Mahoney, Weichanbaum, Beck, Wolpe, Lazarus, Kordin
Davranış bozukluklarının düzeltilmesinde öğrenme prensipleri uygulanır.
Her sonuç yeni bir araştırma için oluşturucudur. Burada her teknik yeniden ıslah edilmesi gereken bir özellik taşır.
Davranışçı ( Kognitif Terapi ) hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.
8. Rasyonel Emotif Terapi ( RET ) Mantıksal, Duygusal Tedavi
Albert Allis
Üst düzeyde öğretici, bilişsel, eylem yönelimli tedavi modelidir.
Kişisel problemlerin temelinde inanç sistemlerinin ve düşüncenin rolü olduğu şeklinde görüşleri vardır.
9. Gerçek Tedavi (Reality Teraphy)
William Glasser Geleneksel tedavilere tepki olarak gelişmiştir.
Şu ana vurgu yapar. Gelecek ve geçmiş değil, şimdi önemlidir.
Kıssa sürelidir. 4-5 seansta bitirilir. Kişinin gücünün açığa çıkarılması esastır.
Temelde kişiye gerçekçi olma yolları öğretilir. Gerçekçi davranış başarıya ulaşmak için esastır.
10. Ses Terapisi
Bio-Rezonans Ses Terapisi, frekansları kullanarak vücudu dengede tutmaya yardım etmek amacıyla deneme safhasında uygulanmakta olan, devrimsel nitelikte yeni bir terapi seçeneğidir. Araştırma düzenli tekrarlanan inanılmaz sonuçlarıyla çok ümit verici görünmektedir.
İnsan ve hayvan davranışlarıyla ve bilişsel süreçleriyle ilgilenen psikoloji biliminin 125 yıllık bir tarihi vardır. Bu genç yaşına rağmen psikoloji, biyolojiden sosyolojiye kadar uzanan oldukça geniş kapsamlı bir alandır. Psikoloji insan ve hayvan davranışlarını ve bu davranışlarla ilintili psikolojik, sosyal ve biyolojik süreçleri inceleyen bir alandır. Bir meslek olarak ise psikoloji, psikoloji bilgilerinin insan sorunlarını çözmek için kullanılmasıdır. Bu bilginin kullanılması psikolojinin alt alanlarına göre değişmekle birlikte dili iyi kullanma, araştırma, istatistiksel analiz ve empati gibi bazı özel beceri ve yetenekleri gerektirir.
Psikologlar iki önemli ilişki üzerinde çalışırlar: ilki, beyin ve davranış, ikincisi ise çevre ve davranış ilişkisidir. Psikologlar hem araştırmacı olarak gözlem, deney ve analiz gibi bilimsel yöntemleri izlemek hem de bilimsel bulguları uygulamak için yaratıcı olmak durumundadırlar. Psikologlar araştırma yaparak geliştirdikleri kuramları sınarlar ve araştırmalar sonucu ortaya çıkan yeni bilgileri uygulama alanında çalışanların kullanımına sunarlar. Ayrıca, bireylerin ve toplumların değişen gereksinimlerini karşılamak amacıyla yeni yaklaşımlar geliştirirler.
Psikoloji oldukça geniş bir alandır. Psikologlar temel ve uygulamalı alanlarda araştırma yaparlar, toplumdaki örgütlere ve diğer kurumlara danışmanlık hizmeti verirler, bireylere tanı koyar ve tedavi ederler, lise ve üniversitelerde psikoloji öğretirler, çeşitli testler kullanarak zekayı ve kişiliği ölçerler, davranışları ve bilişsel işlevleri değerlendirip gerekli durumlarda yardımcı olurlar. Bireylerin hem birbirleri ile hem de makineler ile nasıl ilişki içine girdiklerini araştırıp, bu ilişkileri iyileştirmeye çalışırlar.
Psikologlar bazı işlerde bağımsız olarak çalışırken diğerlerinde doktor, hukukçu, okul personeli, bilgisayar uzmanı, mühendis, yasa koyucu, polis, asker ve yöneticiler ile takım halinde çalışarak toplumun her alanına katkıda bulunurlar. Bu yüzden psikologları, laboratuvarlarda, hastanelerde, adliyede, okullarda, üniversitelerde halk sağlığı merkezlerinde, kitle iletişiminde, hapishanelerde ve pek çok başka işyerinde görebilirsiniz. Örneğin stresi yenip performansı artırmaya yönelik programlarda yönetici veya sporcularla birlikte çalışırlar. Adli kararlar için hukukçulara gerekli bilgi ve önerileri sağlarlar. Okul reformunda eğitimcilerle, psikiyatri kliniklerinde psikiyatrist ve sosyal çalışmacılarla, pediatri, onkoloji ve nöroloji gibi kliniklerde de uzman doktorlarla birlikte çalışırlar. Uçak kazası ya da bombalama gibi bir felaketin hemen ardından ortaya çıkan şok sürecinde kaza kurbanlarına yardımcı olurlar. Hukuk ve halk sağlığı alanlarında çalışanlarla birlikte takım halinde çalışarak bu tür olayların nedenlerini analiz ederler ve tekrarlanmasını önlemek için yollar bulmaya çalışırlar.
Psikolojide çalışma alanlarının hem sayısı hem de etkinliği gün geçtikçe artmaktadır. ABD’de yapılan bir öngörüye göre psikoloji, 2005 yılına kadar en hızlı gelişen üçüncü alan olacak ve bir kaç 10 yıl içinde de bu gelişme sürecektir. Toplumdaki sorunların çoğunluğunun insan davranışıyla ilişkili olduğu düşünülürse psikolojinin çok fazla sayıda çalışma alanı olduğunu görmek şaşırtıcı olmayacaktır. Örneğin uyuşturucu kullanımı, kişisel ilişkilerdeki güçlükler, sokakta ve evde şiddet, kendi sağlığımıza ve çevremize zarar veren davranışlarımız gibi bireysel ve toplumsal sorunlar, psikologların ilgilendikleri sorunlar arasındadır. Psikologlar, bilimsel yöntemle bilgi toplama, bilgiyi analiz etme, önleme ve müdahale stratejileri geliştirme gibi yollarla sorunların çözümüne katkıda bulunurlar. Örneğin, psikologlar, yaşlıların sayısının hızla arttığı dünyamızda evleri ve işyerlerini bu grup için daha uygun hale getirmek üzere araştırma ve uygulama yapmaktadırlar.
Elektronik alanında yaşanan devrim, kullanıcı dostu teknoloji ve eğitim gerektirmekte ve psikologlar bu konuda mühendislerle birlikte çalışmaktadırlar. Günümüzde sayıları gittikçe artan çalışan kadınlar işverenden aile gereksinimlerine uygun bir işyeri yapılanması talep etmekte ve psikologlar da gereksinim duyulan değişmeler konusunda işverenlere yardımcı olmaktadırlar. Büyük toplumsal değişimlerin yaşandığı ve farklı kültürleri içeren ülkelerde toplumsal değişimin birey üzerindeki etkilerini ve kültürel farklılıkları anlamada kullanılacak önemli bilgi ve becerileri ortaya koymaktadırlar. Bunların yanı sıra öğrenme ve bellek konularındaki araştırmalarda kaydedilen gelişmeler ile beden ve ruh sağlığının içiçeliği Psikoloji bilimini her zamankinden daha ilginç bir hale getirmektedir. Örneğin, hatırlamanın pasif bir süreç olmadığı, bireylerin belleklerindeki geçmiş bir olaya ait bölük-pörçük bilgileri, kendi yorumlarıyla birleştirip aktif olarak yeniden yapılandırdıkları dolayısıyla da tanık ifadelerine tam olarak güvenmenin doğru olmadığı anlaşılmıştır. Beden ve ruh sağlığının içiçeliğine en iyi örnek ise, aşırı yarışmacı, sabırsız, telaşlı, aynı anda birden fazla işi yapmaya çalışan ve diğer insanlara karşı olumsuz inanç ve davranış içinde olan “A tipi” kişilik özelliğinin, ani kalp krizlerinin en önemli yordayıcısı olmasıdır.
Psikologların çoğu işlerini severler; çünkü, sağlık ocaklarında doktorlarla birlikte çalışmaktan bilgisayar kullanmaya kadar uzanan geniş bir yelpaze içinde çalışıyor olmak heyecan vericidir. Bunun da ötesinde psikologlar kendilerini bireylerin günlük yaşamlarındaki iniş-çıkışlarla başedebilmelerine yardımcı olmaya adamışlardır.Psikolojiyi öğrenmek ve bilmek pek çok diğer meslek dalları için de önemli bir avantajdır. Örneğin, işverenlerin çoğu psikoloji derslerinin kazandırdığı bilgi toplama , analiz etme, yorumlama, istatistik ve deneysel desen kurma gibi becerilere ilgi duymaktadırlar.
Psikologların uzmanlaşabilecekleri alan sayısı oldukça fazladır ve bu nedenle kendilerini farklı etiketlerle tanımlarlar. Aşağıda size genel bir fikir verebilmek için bazı alanlar tanıtılmıştır. Psikoloji insan ve hayvan davranışını anlamamızı sağlayan hem bir araştırma, hem de insana ait sorunların çözüldüğü bir uygulama alanıdır. Aşağıda tanıtılan alt alanlarda psikologlar, araştırmacı, uygulamacı ya da her iki rolde birden çalışırlar. Psikolojinin en önemli özelliklerinden biri de bilimin uygulama ile birlikte yer alması ve ikisinin birlikte ilerlemesidir.
Adli Psikoloji (Adli psikolog): Yasal konulara ve sorunlara psikolojinin ilkelerini uygulamak üzere hukuk ile psikoloji arasında kurulan ilişkiden doğan bir alandır. Adli psikologlardan bazıları hem psikoloji hem de hukuk eğitimi almışlardır. Mahkemelerde genellikle onların uzmanlıklarına gereksinim duyulur. Örneğin, hüküm giymiş ya da göz altında tutulan kişilerin davranışlarını ve duygusal strese maruz kalıp kalmadıklarını değerlendirir ve ebeveynlerden hangisi çocuğun velayetini almalıdır ya da bir sanığın zihinsel kapasitesi mahkemede savunma yapmak için yeterli midir gibi sorunlu durumlarda hakime yardımcı olurlar. Lisans ya da yüksek lisans derecesine sahip olanlar, ıslahevi, hapishane ve adli tıp enstitülerinde, hukuk uygulama birimlerinde çalışırlar. Doktora derecesini almış olanlar ise psikoloji bölümlerinde ve hukuk fakültelerinde, araştırma organizasyonlarında ve toplum sağlığıyla ilgili kuruluşlarda danışmanlık yapmakta ya da hukuk uygulama birimlerinde, mahkemelerde ve ıslahevlerinde çalışmaktadırlar.
Deneysel Psikoloji (Deneysel psikolog): Temel davranışsal süreçlerdeki değişiklikleri araştıran ve öğreten psikologlardır. Deneysel psikoloji içindeki önemli alt dallardan biri, bilginin işlenmesi, belleğimizde depolanması, depodan geri çağrılması ve problem çözme durumlarına uygulanması gibi bilgi işleme sürecini çalışan bilişsel psikolojidir. Öğrenme, duyum, algı, performans, motivasyon, bellek, dil, düşünme, iletişim ve problem çözme, yeme, okuma gibi davranışların altında yatan fizyolojik süreçlerin araştırılmasıyla ilgilenen alt alan ise fizyolojik psikolojidir. Deneysel psikologlar, hayvan davranışlarını da inceler ve insan davranışlarıyla ilişkilendirirler. Deneysel psikologlar, aynı sosyal psikologlar gibi genellikle akademik alanda ve araştırma enstitülerinde çalışırlar.
Eğitim Psikolojisi (Eğitim psikoloğu): Eğitim psikoloğu insanların nasıl öğrendiğini ve etkili öğrenmenin gerçekleştirilmesi üzerine yoğunlaşırlar. Her yaştaki insanın eğitimi için gerekli araç, gereç ve yöntemleri geliştirirler. Becerileri değerlendirir ve eğitim programlarının düzenlenmesine ve uygulanmasına yardımcı olurlar. Ayrıca yüksek teknik becerilerin öğretimi, değerlendirilmesi ve düzenlenmesi konularında da eğitim psikologlarından yararlanılmaktadır.Yetenek, güdü, sınıf ortamı gibi pek çok etmeni dikkate alırlar. Eğitim psikologlarının bazıları bilgisayar programlarında da kullanılabilecek yeni yönergeler geliştirirler, öğretmenlere eğitim verirler ve öğretmenlerde iş verimini, performansını ve doyumunu etkileyen etmenleri çalışırlar.Doktora eğitimli gelişim psikologlarının çalışma alanları genellikle öğretim üyeliği ve çeşitli eğitim ortamlarında danışmanlıktır.
Endüstri/Örgüt Psikolojisi (Endüstri psikoloğu): İş yaşamını iyileştirme ve üretimi arttırma amacıyla psikolojik ilkeleri iş yaşamına uygularlar. Bu psikologların çoğu insan kaynakları uzmanı olarak görev yaparlar. Plan yapma, kaliteli yönetim, örgütsel değişim gibi alanlarda eleman örgütlenmesi ve eğitimi konularında çeşitli örgütlere yardımcı olurlar. İlgileri arasında, örgütsel yapı, iş verimi, iş doyumu, tüketici davranışı, personel seçimi ve personelin geliştirilmesi gibi konular yer almaktadır. Endüstri psikologlarının sorumlulukları arasında araştırma yapmak, araştırma sonuçlarını kullanılır kılmak ve problem çözücü olarak işlev görmek de vardır. Endüstri/örgüt psikologları, ticarette, endüstride, kamu kurumlarında ve üniversitelerde çalışabilirler ve firmalara danışmanlık yapabilirler.
Gelişim Psikolojisi (Gelişim Psikoloğu): Gelişim psikologları doğum öncesinden başlayarak ölüme kadar uzanan yaşam süresinde insan gelişiminin evreleri üzerinde çalışırlar. Gelişim psikologları yaşa bağlı davranış değişikliklerinin tanımlanması, açıklanması ve ölçülmesiyle ilgilenirler. Gelişimdeki evrensel nitelikler, kültürel ve bireysel farklılıklar üzerinde çalışırlar. Doktora düzeyindeki gelişim psikologları, arştırma yapma ve öğretim üyeliği gibi faaliyetlerde bulunabilirler. Lisans ve yüksek lisans mezunu olanlar kreş ve gündüz bakımevlerinde, okulöncesi eğitim veren diğer kurumlarda, hastahane ve kliniklerde gelişim psikoloğu olarak çalışabilirler.Huzurevleri ve diğer merkezlerdeki yaşlıların belirlenen hedeflere yönlendirilmeleri, yetiştirme yurdu ve bakımevlerinde ergen ve gençlere uygulanan programların değerlendirilmesi türünde faaliyetleri de yürütürler.
Klinik Psikoloji (Klinik psikolog): Zihinsel davranışsal ve duygusal bozukluğu olan bireyleri değerlendirip, tedavi ederler. Klinik psikologların ilgilendikleri sorunlar, gelişim dönemleriyle ilgili kısa süreli gelişimsel krizlerden (ergenlikteki başkaldırı ve orta yaşta kendilik değerindeki düşme gibi) fobi, depresyon ya da şizofreni gibi daha ağır sorunların tedavisine kadar değişebilmektedir. Pek çok klinik psikolog aynı zamanda araştırma da yapmaktadır. Araştırma konuları arasında başarılı bir klinik psikoloğun özelliklerini ve bir tedavinin etkililiğinde rolü olan faktörleri belirleme, başarılı yaşlanmayla veya çeşitli davranış bozukluklarıyla ilişkili olan etmenler, fobilerin nasıl geliştiği ya da şizofreninin nedenlerini belirleme gibi konular sayılabilir. Ayrıca bireyi değerlendirmek amacıyla test ya da ölçek uygulama ve yorumlama ile tedavi amaçlı bireysel ya da grup terapisi yapma da klinik psikoloğun önemli görevleri arasındadır. Lisans ya da yüksek lisans eğitimi olan klinik psikologlar kendi muayenehanelerini açamasalar bile, doktora eğitimli bir başka klinik psikoloğun gözetiminde çalışabilirler.
Nöropsikoloji ve Psikobiyoloji (Nöropsikolog): Biyolojik sistemler ile zihnin işlevi ve davranış arasındaki ilişkiyi incelerler. Beynin biyokimyasal mekanizmaları, beyin yapılarının fonksiyonları, kimyasal ve fiziksel değişikliklerin davranışlara ve duygulara etkisini araştırırlar. Nöropsikolog, merkezi sinir sistemi bozukluklarının teşhis ve tedavisi ile ilgilenir ve davranış bozukluğunun teşhisi ve rehabilitasyonu için hastayla çalışır. Klinik nöropsikologlar, nöroloji, pediatri, beyin cerrahisi, psikiyatri kliniklerinde görev alırlar. Bu alanda yetişmiş akademik personel, nöropsikolog yetiştirir ve klinik psikolog ile tıp doktorlarının eğitimini üstlenir. Lisans ya da yüksek lisans derecesi olanlar nöropsikolojik değerlendirmede ya da araştırma laboratuvarlarında araştırma yardımcısı olarak çalışabilirler.
Okul Psikolojisi (Okul psikoloğu): Okul psikologları özel ya da devlet okullarında çalışır, öğrencilere danışmanlık ve değerlendirme yaparlar. Ruh sağlığı ve öğrenme için gerekli çevresel koşulları düzenleme ile de ilgilenirler. Sınıf ortamını bozan ya da özel eğitime gereksinimi olan çocuklar ile ilgilenir, programlar geliştirir ve değerlendirir; sınıf yönetimi konusunda öğretmenlere eğitim verirler. Ailelere ve okul çalışanlarına da psikolojik ve eğitsel konularda danışmanlık yaparlar. Okul psikologları, anaokullarında, hastanelerde ve ruh sağlığı kliniklerinde çalışabilirler.
Psikometri (Psikometrist): Psikolojik bilginin elde edilmesi ve uygulanması sırasında kullanılacak teknik ve yöntemler üzerinde çalışırlar. Zeka, kişilik, yetenek ve diğer alanlardaki testleri geliştirirler. Bu testler, klinik, danışmanlık, iş yaşamı, endüstri ve okul gibi alanlarda kullanılmaktadır. Psikometristler, araştırma desenleri, veri analizi ve verinin yorumlanması konularında da faaliyet gösterirler. Bu alanda çalışan psikologlar, matematik, istatistik, teknoloji, ve bilgisayar programları bilgileriyle donanmışlardır. Yüksek lisans derecesi olanlar genellikle endüstride, araştırma merkezlerinde ve test geliştirme alanında çalışırlar.
Sağlık psikolojisi (Sağlık psikoloğu): Sağlık psikologları, hastalıkların önlenmesi ve sağlığın sürdürülebilmesi için araştırmacı ve uygulamacı olarak çalışırlar. Sağlığı ve hastalığı etkileyen biyolojik, psikolojik ve sosyal etmenlerle ilgilenirler. İnsanların hastalıkla nasıl başedebildikleri, neden bazı insanların tıbbi önerileri izlemedikleri, acının en etkili bir biçimde nasıl denetlenebileceği ve kötü alışkanlıkların nasıl değiştirileceği ile ilgilenirler. Örneğin, sigara bırakma, kilo verme, stresi kontrol altına alma gibi konularda programlar ve sağlık kampanyaları düzenlerler. Duygusal ve fiziksel sağlığı iyileştirici sağlık stratejileri de geliştirirler.Ayrıca hasta-hekim ilişkisi ve sağlık personelinin sorunları da ilgi alanları içindedir. Sağlık örgütleri, kamu sektörü, hastane ve tıp merkezlerinde ya da polis güvenlik servislerinde çalışırlar. Henüz bu alanda oluşturulmuş bir yüksek lisans ya da doktora programı yoktur. Psikoloji bölümlerinin bazılarında verilen Sağlık Psikolojisi dersleri ve Türk Psikologlar Derneği bünyesinde verilen hizmet içi eğitim kurslarıyla eksiklik giderilmeye çalışılmaktadır. Genellikle psikologlar, psikolojinin klinik veya sosyal psikoloji alanlarında bir uzmanlaşmadan sonra bu alana yönlendirilmektedirler.
Sosyal Psikoloji (Sosyal psikolog): Sosyal psikologlar insanların birbirleri ile nasıl etkileşime girdikleri ve sosyal çevrelerinden nasıl etkilendikleriyle ilgilenirler. Bireyleri, grupları ve grup davranışını, tutumları, önyargıları ve bunların oluşumu ile değişimini incelerler. Arkadaşlık, ikili ilişkiler, çekicilik ve saldırganlık gibi konular üzerinde araştırma yaparlar. Dolayısıyla sosyal psikolojide genellikle doktora derecesi gereklidir ve sosyal psikologlar çoğunlukla akademik ortamlarda çalışırlar. Ancak son yıllarda reklam şirketlerinde, hastanelerde, eğitim kurumlarında, mimarlık ve mühendislik firmalarında ve çeşitli kamu alanlarında araştırmacı-danışman olarak çalışmaktadırlar.
Spor Psikolojisi (Spor psikoloğu): Spor psikolojisi, psikoloji ilkelerinin spor ortamına uygulanmasını içeren bir alt alandır. Spor psikologları hem akademisyen hem de uygulamacı olarak çalışırlar.Spor psikologları, uygulamacı olarak takımın performansını artırmaya ve takım içinde olumlu bir hava yaratmaya çalışırlar. Bir yarışma öncesindeki kaygı ve sonrasındaki başarısızlık duygusu ile nasıl başedilebileceği konularında sporculara yardımcı olurlar; ayrıca, sporcuların yarışma amaçlarına yoğunlaşmalarına ve güdülenmelerine yardım ederler. Araştırmacı spor psikologları ise sporda davranış ve performansı etkileyen faktörleri araştırırlar. Ülkemizde henüz gerçek anlamda spor psikolojisi eğitimi veren bir birim bulunmamakla birlikte bu alana duyulan ihtiyaç gün geçtikçe artmaktadır.
Trafik Psikolojisi (Trafik psikoloğu): Trafik psikolojisi, psikoloji ilkelerinin trafik ve yol güvenliği alanına uygulanmasıdır. Türkiye de yeni bir alan olan trafik psikolojisinin etkinlikte bulunduğu alanlar; sürücü yeteneklerinin psikoteknik değerlendirilmesi, sürücülük tarzları ve trafikte risk alma davranışı, sürücü eğitimi ve rehabilitasyonu, ergonomi, trafik güvenliği için bilinçlendirme, trafik yasalarını yapan ve uygulayanlara danışmanlık, trafikle ilgili davranış tutum yetenek ve becerileri ölçme araçları geliştirme, bu konularla ilgili araştırmalar ve üniversitelerde trafik psikolojisi dersleri verme olarak sıralanabilir. Trafik psikolojisi alanında henüz üniversitelerimizde yüksek lisans programları yoktur. Ancak, Türk Psikologlar Derneği’nce düzenlenen sürekli eğitim programlarıyla alanda duyulan gereksinime yanıt verilmeye çalışılmaktadır.
PSİKOLOJİDE EKOLLER
Psikolojide ekoller ve yaklaşımlar
1879'da Alman psikolog Wilheim Wundt tarafından Leipzig'de kurulan psikoloji laboratuvarı ile psikoloji, deneysel bilim dalı olma ünvanını kazanmıstır. İlk psikoloji deneyleri burada yapılmıştır. Psişik olaylar fizik olayları gibi incelenmeye çalışılmıştır.
Daha sonra Avrupa`nın değişik yerlerinde ve Amerika`da da bir çok psikoloji laboratuvarı açılmıştır.
Psikoloji felsefeden ayrılıp bağımsız bir bilim haline geldikten sonra -kısmen de olsa- bazı filozofların düşünce biçimlerinin etkisinde kalmıştır. Sistem ve ekol halinde gelişen psikoloji akımları ortaya çıkmıştır.
Ekoller genellikle tek yanlı görüşlerdir. İncelemek istedikleri konuyu temel ögeler açısından ele alırlar. Determinist anlayıştadırlar. Psikolojinin belli başlı ekolleri Strukturalizm (yapısalcılık zihin yapısı ile ilgili), Fonksiyonalizm (İşlevselcilik -zihin göreviyle ilgili psikoloji), Behaviorizm (davranış psikolojisi), Psikanalitik Psikoloji , Gestalt psikolojisidir.
20. yy. psikolojisi zihinsel süreçleri açıklamak için iç gözlem yöntemini kullanan yapısalcılıkla başladı, daha sonra psikanalitik psikoloji gelişti. Yapısalcılığa karşı olan davranışçılık ve Gestalt psikolojisi gibi akımlar ortaya çıktı. Daha önceki okulların tek yanlı determinist (belirleyici) görüşlerine tepki olarak da hümanistik (insancıl) psikoloji doğdu. 2. Dünya Savaşı sırasında ise ekoller önemini kaybederek, görüşler yavaş yavaş birbirine yaklaştı. Teorisyenler ve araştırmacıların aynı miktarda katkıda bulunduğu çoğulcu anlayış, ekollerin tek yanlı anlayışı yerine geçti.
PSİKOLOJİDE ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ
Bilimlerin amacı, olaylar hakkında kanıtlanabilir bilgiler elde etmektir. Bu amaca erişmek için izledikleri sistemli yola, her türlü araştırma tekniğine yöntem denir. Değişik bilim dallarında birçok yöntem kullanılır. Psikoloji de diğer bilimlerin kullandığı yöntemlerin çoğunu kendi konusuna göre kullanır. Bunların başlıcaları betimleyici ve tanımlayıcı yöntemler, korelasyonel yöntemler, deneysel yöntemlerdir.
Betimleyici ve Tanımlayıcı Yöntemler: Betimleme ve tanımlama amacıyla tarama yöntemi, doğal gözlem, görüşme ve vaka incelemesi yöntemlerinden yararlanılır.
Tarama Yöntemi: Belirli sorunlarla ilgili olarak geniş kitlelerin görüşlerinin alınmasıdır.
Test: İnsanların zekalarını, ilgilerini, yeteneklerini, tutumlarını, kişiliğini v.b. ölçmek amacıyla kullanılır.
Anket: Bilgi verecek kişinin doğrudan kendisinin okuyarak cevaplandıracağı sorulardan oluşmuş soru kayıtları kullanarak yazılı cevaplar aracılığı ile gözlemde bulunma işidir.
Doğal Gözlem: Olayların doğal durumda izlenmesidir.
Görüşme: Görüşme, karşılıklı konuşmadır.Bu konuşma bir kişiyle olabileceği gibi bir gurup insanla da olabilir.
Vaka: Bazı durumlarda insan davranışını tanımlamak pek kolay olmaz. Olayın derinliğine inmek gerekir. İnsanın geçmiş yaşantıları ve çevresi davranışlarına önemli etkiler yapar. İnsan davranışını tanımak için bu geçmiş yaşantıların, önemli olayların ve ilişki kurduğu insanların ona nasıl bir etkide bulunduğunu öğrenmek gerekir. Bunun için psikolog incelediği kimsenin ailesi, arkadaşları ve diğer ilgililerle konuşur. Elde ettiği bilgileri nesnel olarak kaydeder. Davranışların nedenlerini ortaya çıkarırkan bu bilgilerden yararlanır.
Korelasyonel Yöntemler:
Korelasyonel: Birlikte değişme gösteren olaylar arasında çeşitli anlamlılık düzeylerinde belirlenen ve nedensellik bağları kurmanın başlangıç noktası olan ilişki.
Deneysel Yöntemler: Doğal gözlem, varsayım (Hipotez) ve deneyleme aşamasından geçer.
Doğal Gözlem: Olayların akışına gözlemcinin karışmadığı gözlem biçimidir.
Varsayım: Olaylar ve olgular arasında neden- sonuç ilişkisi kuran ve gözlem yolu ile test edilecek olan öngörü.
Gözlem: Olayın başından sonuna kadar izlenerek görülenlerin kaydedilmesidir. Deneysel yöntemde, bu aşamada kastedilen, doğal olmayan gözlemdir.
Güdümlü Gözlem: Olayların yeri, zamanı ve koşullarının gözlemci tarafından hazırlandığı gözlem biçimidir. Nelerin, nasıl gözlenebileceği, nasıl kaydedileceği önceden kararlaştırılır. Aktif gözlem ya da deneyleme de denilebilir.
Deney: Bir değişkenin etkilerini gözlemek üzere koşulları hazırlanmış gözlem yada deneyleme sürecinin ürünüdür. Diğer bilimlerde olduğu gibi deney yöntemi, psikolojide de araştırmaların temelidir.
PSİKANALİTİK TERAPİ
Freud
Psikoterapi tarihinin ilk görüşüdür, ilk sistemidir.
Psikanaliz bir kişilik kuramıdır, bir felsefi sistemdir, bir psiko-terapi yöntemidir.
2. Psikanalitik Terapinin Uyarımcıları ve Evrimleşmiş Şekilleri
Jung, Adler, Fromm, Horney, Sullivan, Rich, Ericson Freud'tan etkilenmişlerdir.
Ortodoks psikanalizi değiştirmek üzere kuram geliştirmişlerdir. Sosyo- kültürel etkenlerin önemini vurgularlar.
Bilinçli etkenler, kişilerarasın ilişkiler, bireyin gelişiminde önem taşır. Halen hepsinin görüşü geçerlidir.
Yeni gelişmeler bu görüşler üzerine yapılmaktadır.
3. Varoluşçu Terapi
May,Maslow,Frankl, Jourard Psikolojide üçüncü güçtür.
Hem psikanalize hem de davranışçılığa tepki olarak gelişti. İnsan varlığını denek yapmaya karşıdır.
4. Kişi Merkezli Terapi
Carl Rogers PDR'nin babasıdır.
Psikanalize tepki olarak 1940 yıllarında yönlendirici olmayan terapi adı altında gelişti.
Danışana terapide daha fazla sorumluluk yüklenir.
5. Gestalt Terapi
Fritz Perls Analitik terapiye karşıt olarak gelişmiştir.
Deneyimlere önem verme, günlük yaşama önem verme, farkındalık ve bütünleşmeye önem verme esastır.
Gestalt terapisi zihin ve beden işlevlerinin bütünleştirilmesi esasına dayanır. Örnek; dans ederek tedavi bunun bir şeklidir.
6. Transaksiyonel Analiz
Eric Berne Çağdaş modeldir.
Bilişsel ve davranışsal yönlerin bütünleştirilmesi esasına dayanır.
İnsanlara şu andaki farkındalıkları içinde kararlarını gözden geçirme, analiz etme esasına dayanır.
7. Davranışçı Terapi
Bandura, Mahoney, Weichanbaum, Beck, Wolpe, Lazarus, Kordin
Davranış bozukluklarının düzeltilmesinde öğrenme prensipleri uygulanır.
Her sonuç yeni bir araştırma için oluşturucudur. Burada her teknik yeniden ıslah edilmesi gereken bir özellik taşır.
Davranışçı ( Kognitif Terapi ) hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.
8. Rasyonel Emotif Terapi ( RET ) Mantıksal, Duygusal Tedavi
Albert Allis
Üst düzeyde öğretici, bilişsel, eylem yönelimli tedavi modelidir.
Kişisel problemlerin temelinde inanç sistemlerinin ve düşüncenin rolü olduğu şeklinde görüşleri vardır.
9. Gerçek Tedavi (Reality Teraphy)
William Glasser Geleneksel tedavilere tepki olarak gelişmiştir.
Şu ana vurgu yapar. Gelecek ve geçmiş değil, şimdi önemlidir.
Kıssa sürelidir. 4-5 seansta bitirilir. Kişinin gücünün açığa çıkarılması esastır.
Temelde kişiye gerçekçi olma yolları öğretilir. Gerçekçi davranış başarıya ulaşmak için esastır.
10. Ses Terapisi
Bio-Rezonans Ses Terapisi, frekansları kullanarak vücudu dengede tutmaya yardım etmek amacıyla deneme safhasında uygulanmakta olan, devrimsel nitelikte yeni bir terapi seçeneğidir. Araştırma düzenli tekrarlanan inanılmaz sonuçlarıyla çok ümit verici görünmektedir.
Yorum
Yorum Yok
Yazar:
GAMZE
TOPLUM BİLİMİ
Toplum bilimi, (İngilizce sociology, sosyoloji) toplum ve insanın etkileşimi üzerinde çalışan bir bilimdir. Toplumsal (sosyolojik) araştırmalar sokakta karşılaşan farklı bireyler arasındaki temaslardan küresel sosyal işleyişlere kadar geniş bir alana yayılmıştır. Bu disiplin insanların neden ve nasıl bir toplum içinde düzenli yaşadıkları kadar bireylerin veya birlik, grup ya da kurum üyelerinin nasıl yaşadığına da odaklanmıştır.
Toplum bilimi alanında çalışan bir kişiye de toplum bilimci (sosyolog) denir. Bir akademik disiplin olarak toplum bilimi bir sosyal bilim olarak kabul edilmektedir ve 19. Yüzyıl’ın ilk çeyreğinde gelişmiş diğer bilim dalları ile karşılaştırıldığında görece olarak gençtir. Bir çok sosyolog bir veya daha fazla uzmanlık alanında veya altdallarında çalışmaktadır.
Sociology kelimesi, Yunanca “bilim” anlamına gelen “logy” eki ve Latince’de, genel anlamda insanı işaret eden, üye, arkadaş veya dost anlamındaki, “socius” kelimesinden gelen “socio-” kökünden oluşur.
Toplum bilimi geniş çerçeveli bir disiplin olduğu için, profesyonel toplum bilimciler için bile tanımını yapmak güçtür. Bu disiplini tanımlamak için işe yarayan yollardan biri bu disiplini toplumun farklı boyutlarını inceleyen alt dalların oluşturduğu bir küme olarak tanımlamaktır. Örneğin toplumsal sınıflaşma eşitsizliği ve sınıfsal yapıları, demografi nüfusun miktar ve türündeki değişimleri, suç bilimi suç davranışı ve çarpıklıkları, politik toplum bilimi hükümet ve yasaları, ırk toplum bilimi ve cinsiyet toplum bilimi ırk ve cinslerin eşitsizliği kadar ırk ve cinsiyetlerin toplumsal yapılarını inceler. Doğadaki bir çok çapraz disiplini içerecek şekilde,yeni toplumsal alt bilim dalları ortaya çıkmaya devam etmektedir-mesela ağ çözümlemesi-.
Bir çok toplum bilimci akademi dışında yararlı araştırmalar yapmaktadır. Bulguları eğitimcilere, yasa yapıcılara, yöneticilere, yenilik yapmak isteyenlere, iş dünyasının liderlerine ve toplumsal sorunları çözme ve toplumsal politikalar oluşturma konusuyla ilgilenenlere yardımcı
olmaktadır
TARİHİNDEN ÖNEMLİ İSİMLER
![[Resim: 6.jpg]](https://www.zohreanaforum.com/images/imported/2008/01/6.jpg)
Herbet Spencer
![[Resim: 7.jpg]](https://www.zohreanaforum.com/images/imported/2008/01/7.jpg)
Karl Marx
TOPLUMSAL KAVRAMLAR
Toplumsal Gerçeklik
Toplumsal Yapı
Toplumsal İlişkiler
Toplumsal Gruplar
Toplumsal Katmanlaşma
Toplumsal Gelişim
Toplumsal Politikalar
Kültür
Toplumsal Kurumlar
Toplumsal Değişme
Toplumsal Çözülme
DALLAR
Sosyolojisi
Aile Sosyolojisiİ
Askeri Sosyoloji
Beden Sosyolojisi
Bilgi Sosyolojisi
Bilim Sosyolojisi
Çalışma Sosyolojisi
Din Sosyolojisi
Eğitim Sosyolojisi
Folk Sosyolojisi
Gender Sosyolojisi
Hukuk Sosyolojisi
İktisat Sosyolojisi
İnsan Ekolojisi ve Nüfusbilimi
Kent sosyolojisi
Köy Sosyolojisi
Kurumlar Sosyolojisi
Küçük Topluluklar Sosyolojisi
Kültür Sosyolojisi
Medikal Sosyoloji
Natüralist Sosyoloji
Sağlık Sosyolojisi
Sanat Sosyolojisi
Sanayi Sosyolojisi
Siyaset Sosyolojisi
Toplumsal Psikoloji
Sosyolojik Kuram
Tarih Sosyolojisi
Uygulamalı Sosyoloji
Vergi Sosyolojisi
Toplum bilimi, (İngilizce sociology, sosyoloji) toplum ve insanın etkileşimi üzerinde çalışan bir bilimdir. Toplumsal (sosyolojik) araştırmalar sokakta karşılaşan farklı bireyler arasındaki temaslardan küresel sosyal işleyişlere kadar geniş bir alana yayılmıştır. Bu disiplin insanların neden ve nasıl bir toplum içinde düzenli yaşadıkları kadar bireylerin veya birlik, grup ya da kurum üyelerinin nasıl yaşadığına da odaklanmıştır.
Toplum bilimi alanında çalışan bir kişiye de toplum bilimci (sosyolog) denir. Bir akademik disiplin olarak toplum bilimi bir sosyal bilim olarak kabul edilmektedir ve 19. Yüzyıl’ın ilk çeyreğinde gelişmiş diğer bilim dalları ile karşılaştırıldığında görece olarak gençtir. Bir çok sosyolog bir veya daha fazla uzmanlık alanında veya altdallarında çalışmaktadır.
Sociology kelimesi, Yunanca “bilim” anlamına gelen “logy” eki ve Latince’de, genel anlamda insanı işaret eden, üye, arkadaş veya dost anlamındaki, “socius” kelimesinden gelen “socio-” kökünden oluşur.
Toplum bilimi geniş çerçeveli bir disiplin olduğu için, profesyonel toplum bilimciler için bile tanımını yapmak güçtür. Bu disiplini tanımlamak için işe yarayan yollardan biri bu disiplini toplumun farklı boyutlarını inceleyen alt dalların oluşturduğu bir küme olarak tanımlamaktır. Örneğin toplumsal sınıflaşma eşitsizliği ve sınıfsal yapıları, demografi nüfusun miktar ve türündeki değişimleri, suç bilimi suç davranışı ve çarpıklıkları, politik toplum bilimi hükümet ve yasaları, ırk toplum bilimi ve cinsiyet toplum bilimi ırk ve cinslerin eşitsizliği kadar ırk ve cinsiyetlerin toplumsal yapılarını inceler. Doğadaki bir çok çapraz disiplini içerecek şekilde,yeni toplumsal alt bilim dalları ortaya çıkmaya devam etmektedir-mesela ağ çözümlemesi-.
Bir çok toplum bilimci akademi dışında yararlı araştırmalar yapmaktadır. Bulguları eğitimcilere, yasa yapıcılara, yöneticilere, yenilik yapmak isteyenlere, iş dünyasının liderlerine ve toplumsal sorunları çözme ve toplumsal politikalar oluşturma konusuyla ilgilenenlere yardımcı
olmaktadır
TARİHİNDEN ÖNEMLİ İSİMLER
![[Resim: 6.jpg]](https://www.zohreanaforum.com/images/imported/2008/01/6.jpg)
Herbet Spencer
![[Resim: 7.jpg]](https://www.zohreanaforum.com/images/imported/2008/01/7.jpg)
Karl Marx
TOPLUMSAL KAVRAMLAR
Toplumsal Gerçeklik
Toplumsal Yapı
Toplumsal İlişkiler
Toplumsal Gruplar
Toplumsal Katmanlaşma
Toplumsal Gelişim
Toplumsal Politikalar
Kültür
Toplumsal Kurumlar
Toplumsal Değişme
Toplumsal Çözülme
DALLAR
Sosyolojisi
Aile Sosyolojisiİ
Askeri Sosyoloji
Beden Sosyolojisi
Bilgi Sosyolojisi
Bilim Sosyolojisi
Çalışma Sosyolojisi
Din Sosyolojisi
Eğitim Sosyolojisi
Folk Sosyolojisi
Gender Sosyolojisi
Hukuk Sosyolojisi
İktisat Sosyolojisi
İnsan Ekolojisi ve Nüfusbilimi
Kent sosyolojisi
Köy Sosyolojisi
Kurumlar Sosyolojisi
Küçük Topluluklar Sosyolojisi
Kültür Sosyolojisi
Medikal Sosyoloji
Natüralist Sosyoloji
Sağlık Sosyolojisi
Sanat Sosyolojisi
Sanayi Sosyolojisi
Siyaset Sosyolojisi
Toplumsal Psikoloji
Sosyolojik Kuram
Tarih Sosyolojisi
Uygulamalı Sosyoloji
Vergi Sosyolojisi
Yazar:
HüsniyeDuman
Ünlü bir destana konu olmuş bir halk kahramanıdır. Bu isimde XVI. yüzyılda yaşamış bir halk şairi de vardır. Ama tarihî kişiliği bilinemeyen, asıl Köroğlu, XVII. yüzyılda Bolu havalisinde yaşamış, sonradan ünü bütün Anadolu'ya yayılmıştır. Babası da Bolu beyi tarafından gözlerine mil çektirilerek cezalandırıldığı için Köroğlu diye tanınmıştır. Zulme karşı ayaklanarak halkın hakkını koruması, onu destansı bir kahraman haline getirir. XVII. yüzyıl, Osmanlı İmparatorluğu tarihinde merkeze bağlı olmayan teşkilâtın iyice meydana çıktığı, buna karşılık, saraya bağlı, sadrâzama bağlı beylerin, valilerin de yer yer başlarına buyruk olarak halka zulmedebildikleri bir devirdir. İşte böyle bir devirde Bolu Beyi Süleyman Bey, kendisine bunca yıl hizmet etmiş seyislerinden birine fena halde kızarak gözlerine mil çekilmesini emretmişti. Bolu Bey'i son derece katı yürekli, zalim bir adamdı. Her ne kadar kendisini sevenler araya girdilerse de dediğinden dönmedi. Buyruğunu vaktinde yerine getirmemiş olan zavallı seyisin gözleri kör edildi ve sıska bir ata bindirilerek kaleden dışarı atıldı.
Yaralı seyis at sırtında yolda kalınca sesini çok iyi tanıyan atının kulağına eğildi ve:
– Dünya bana zindan oldu, beni köyüme götür... dedi.
Az gittiler, uz gittiler, dere tepe düz gittiler, sonunda seyisin köyüne vardılar. Uzaktan at sırtında yığılı babacığının geldiğini gören on beş yaşındaki oğlu, ermiş yetmiş bir insan gibi onun ıstırabını anladı, koşup attan indirdi, anasının yanına getirdi. Seyis olanları “Hal ve keyfiyet böyle böyle” diye bir bir anlattı, oğulcuğundan öcünün alınmasını vasiyet ederek oracıkta ruhunu teslim etti. Köroğlu, on beş yaşında ata bindi. Babasına verilen kır at canlandı, sıskalığı gitti, şahbaz bir hayvan oldu. Köroğlu, atına atladığı gibi dağlara çıktı. Kılıç kuşandı. Babasının intikamını almak üzere ant içti. Yolda rastladığı bir çobanın sazını alarak terkisine asmıştı. Kime rastlasa hayvanını durdurur, sazını eline alır, tıngırdatarak Bolu Beyinin zulmünü anlatırdı. Her yerde aradığı bu zâlim adama günün birinde rastlayacağını biliyordu. Giderek hayvanı rüzgâr kesildi. Nerede bir yolsuzluk olsa köylü Köroğlu'na haber salardı. O da gelir, ortalığı düzene kordu. Bir gün Çamlıbel'de konaklamıştı. Bir kervancının, yolcularından bir genç adamı soyup döverek uçuruma attığını gördü. Bir kılıçta kervancının başını uçurdu. Öteki adamlar kendisine hayır dua ettiler. Uçurumdan çıkardığı genç yolcu ise:
“Hayatımı kurtardın, gayri ben senin kulun kölenim” dedi.Köroğlu onun adının Ayvaz olduğunu, kervanın da Bolu, Beyine yük götürdüğünü öğrenince Ayvaz'ı yanına aldı. Beraber yola çıktılar. Bir Köroğlu, bir Ayvaz, etrafı kasıp kavuran, fakir köylüyü haraca kesen zâlim Bolu Bey'ini bulmaya çıktılar. Şehre yaklaştıkları sırada bir kale vardı. Sabahın bir vaktinde kale mazgallarından hazin bir şarkı duydular. Bu şarkıyla bir genç kız kendisinin Bolu Beyi'nin kızı olduğunu, babasının sırf kimseyi sevmesin diye kendisini oraya kapadığını göz yaşları içinde anlatıyordu. Köroğlu sazı eline aldı, kıza sabırlı olmasını, dönüşte kendisini kurtaracağını söyledi. Bolu'ya vardıklarında büyük bir alana halk toplanmıştı. Şenlikler yapılıyordu. Köroğlu elbise değiştirerek pehlivanlar arasına katıldı. Bir bir hepsini alt etti. Sonunda Bolu Bey'i huzuruna çağırttı onu ve:
– Bre pehlivan, sen kimsin? Seni muhafızlarıma bey yaptım...dedi.
Köroğlu da: “İşte ben o gözlerini kör ettirdiğin seyisin oğluyum” diyerek kılıcını çaldığı gibi herkesin dehşet dolu bakışları önünde Bolu beyinin kellesini uçurdu ve halkı bir zâlimden kurtardı. Ondan sonra hemen Ayvaz'ı gönderip kaleden Beyin kızını getirdi. Allah'ın emri, Peygamber'in kavliyle kendine nikâhladı. O tarihten sonra Bolu Bey'i olarak halka adaletle muamele etti.
Onun şu sözleri yüzyıllar boyu dilden dile dolaşmıştır:
Bizden selâm olsun Bolu Beyi'ne
Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır
Ok gıcırtısından, kalkan sesinden
Dağlar sada verip seslenmelidir
Düşman geldi tabur tabur dizildi
Alnımıza kara yazı yazıldı
Tüfek icat oldu mertlik bozuldu
Eğri kılıç kında paslanmalıdır.
Yaralı seyis at sırtında yolda kalınca sesini çok iyi tanıyan atının kulağına eğildi ve:
– Dünya bana zindan oldu, beni köyüme götür... dedi.
Az gittiler, uz gittiler, dere tepe düz gittiler, sonunda seyisin köyüne vardılar. Uzaktan at sırtında yığılı babacığının geldiğini gören on beş yaşındaki oğlu, ermiş yetmiş bir insan gibi onun ıstırabını anladı, koşup attan indirdi, anasının yanına getirdi. Seyis olanları “Hal ve keyfiyet böyle böyle” diye bir bir anlattı, oğulcuğundan öcünün alınmasını vasiyet ederek oracıkta ruhunu teslim etti. Köroğlu, on beş yaşında ata bindi. Babasına verilen kır at canlandı, sıskalığı gitti, şahbaz bir hayvan oldu. Köroğlu, atına atladığı gibi dağlara çıktı. Kılıç kuşandı. Babasının intikamını almak üzere ant içti. Yolda rastladığı bir çobanın sazını alarak terkisine asmıştı. Kime rastlasa hayvanını durdurur, sazını eline alır, tıngırdatarak Bolu Beyinin zulmünü anlatırdı. Her yerde aradığı bu zâlim adama günün birinde rastlayacağını biliyordu. Giderek hayvanı rüzgâr kesildi. Nerede bir yolsuzluk olsa köylü Köroğlu'na haber salardı. O da gelir, ortalığı düzene kordu. Bir gün Çamlıbel'de konaklamıştı. Bir kervancının, yolcularından bir genç adamı soyup döverek uçuruma attığını gördü. Bir kılıçta kervancının başını uçurdu. Öteki adamlar kendisine hayır dua ettiler. Uçurumdan çıkardığı genç yolcu ise:
“Hayatımı kurtardın, gayri ben senin kulun kölenim” dedi.Köroğlu onun adının Ayvaz olduğunu, kervanın da Bolu, Beyine yük götürdüğünü öğrenince Ayvaz'ı yanına aldı. Beraber yola çıktılar. Bir Köroğlu, bir Ayvaz, etrafı kasıp kavuran, fakir köylüyü haraca kesen zâlim Bolu Bey'ini bulmaya çıktılar. Şehre yaklaştıkları sırada bir kale vardı. Sabahın bir vaktinde kale mazgallarından hazin bir şarkı duydular. Bu şarkıyla bir genç kız kendisinin Bolu Beyi'nin kızı olduğunu, babasının sırf kimseyi sevmesin diye kendisini oraya kapadığını göz yaşları içinde anlatıyordu. Köroğlu sazı eline aldı, kıza sabırlı olmasını, dönüşte kendisini kurtaracağını söyledi. Bolu'ya vardıklarında büyük bir alana halk toplanmıştı. Şenlikler yapılıyordu. Köroğlu elbise değiştirerek pehlivanlar arasına katıldı. Bir bir hepsini alt etti. Sonunda Bolu Bey'i huzuruna çağırttı onu ve:
– Bre pehlivan, sen kimsin? Seni muhafızlarıma bey yaptım...dedi.
Köroğlu da: “İşte ben o gözlerini kör ettirdiğin seyisin oğluyum” diyerek kılıcını çaldığı gibi herkesin dehşet dolu bakışları önünde Bolu beyinin kellesini uçurdu ve halkı bir zâlimden kurtardı. Ondan sonra hemen Ayvaz'ı gönderip kaleden Beyin kızını getirdi. Allah'ın emri, Peygamber'in kavliyle kendine nikâhladı. O tarihten sonra Bolu Bey'i olarak halka adaletle muamele etti.
Onun şu sözleri yüzyıllar boyu dilden dile dolaşmıştır:
Bizden selâm olsun Bolu Beyi'ne
Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır
Ok gıcırtısından, kalkan sesinden
Dağlar sada verip seslenmelidir
Düşman geldi tabur tabur dizildi
Alnımıza kara yazı yazıldı
Tüfek icat oldu mertlik bozuldu
Eğri kılıç kında paslanmalıdır.
Yazar:
GAMZE
Hepimiz tek yürek olduk
Yurdun dört bir yanınndan, hatta Hamburglardan törere lanet okuduk..
Adeta 'Törre tepki böyle olur!' dedik, Mehmetciğiimizin yanındaydık
![[Resim: 72355.jpg]](http://www.ensonhaber.com/images/news/72355.jpg)
Hamburg'da 'Hepimiz Mehmetciğiz Mitingi'
![[Resim: teror1.jpg]](http://www.flasgazetesi.com.tr/img/haber/manset/teror1.jpg)
Ankara Teröre Lanet Mitingi
![[Resim: taksimmeydan48b863784885d671by.jpg]](http://www.yenisafak.com.tr/resim/site/taksimmeydan48b863784885d671by.jpg)
İstanbul Taksim Mitingi
Gaziantep, Bolu, Manisa, Hakkari, Tekirdağ, Balıkesir,
Çanakkale, ElazIĞ, DÜzce, Erzurum..
ve daha ismini sayamadığımız illerimiz, aşiretlerimiz kuruluşlarımız.
HEPİMİZ MEHMETÇİĞİZ,HEPİMİZ TERÖRE LANETLİYİZ
Yurdun dört bir yanınndan, hatta Hamburglardan törere lanet okuduk..
Adeta 'Törre tepki böyle olur!' dedik, Mehmetciğiimizin yanındaydık
![[Resim: 72355.jpg]](http://www.ensonhaber.com/images/news/72355.jpg)
Hamburg'da 'Hepimiz Mehmetciğiz Mitingi'
![[Resim: teror1.jpg]](http://www.flasgazetesi.com.tr/img/haber/manset/teror1.jpg)
Ankara Teröre Lanet Mitingi
![[Resim: taksimmeydan48b863784885d671by.jpg]](http://www.yenisafak.com.tr/resim/site/taksimmeydan48b863784885d671by.jpg)
İstanbul Taksim Mitingi
Gaziantep, Bolu, Manisa, Hakkari, Tekirdağ, Balıkesir,
Çanakkale, ElazIĞ, DÜzce, Erzurum..
ve daha ismini sayamadığımız illerimiz, aşiretlerimiz kuruluşlarımız.
HEPİMİZ MEHMETÇİĞİZ,HEPİMİZ TERÖRE LANETLİYİZ
Forum:
Güncel Olaylar
2
Yorum
Yazar:
Hür_Şehit
canlar karsin göle ilcesinde türbesi olan kömür baba hakkinda paylaşimlarinizi bekliyorum
[B][B][B]
[/B][/B][/B]
[B][B][B]
Ardahan ilindeki türbeler
Forum:
Türbelerimiz
7
Yorum
Yazar:
Zekai
Muhammed Dinin yapısı
Açıldı okul kapısı
Türklüktür unun yapısı
Musa'dadır hak asası
Kibirlenme yiğit yaşa
Türk Ordusu Kemal paşa
Albayrak göğsümde hala
Sağ kolumsun Zöhre Ana
29 Ekim günü
Dünyaya duyurdum ünü
Bozatlı Hızır düğümü
Çözek bugün Zöhre Ana
Atalar atası gider
Analar anası gelir
Ermeniler bizi körler
Dök dersimi Zöhre Ana
İslam bayrağını çeken
Gülbenk okur Ali Pir'den
Koç inan İsmail dedem
Dökek kanı Zöhre Ana
Harbiye Okulunu gezdim
Düşman gaddar sır gizledim
Hacı Bektaş Pir özledim
Postum sensin Zöhre Ana
Çok Yobaz var bilmez beni
Celal Abbas Ali Demi
Ehlibeyt Kırklar Cemi
Yolum Sensin Zöhre Ana
Türklüğe şanım bıraktım
Hani din bilmez Yobazdım
Şimdi senle mesaj saldım
Bildir beni Zöhre Ana
Mustafa Kemal geliyo
Ankara'da şan veriyo
Kimbilirki kim ölüyo
Ölmedim ben Zöhre Ana
Kimi kibirlenir bilmez
Kimi kin tutuyor sevmez
Kafir olan Hakkı görmez
Hak bizdedir Zöhre Ana
Sümbül Gibi Çiçek açtım
Çok sırrımı sende saçtım
Derviş Zöhrem kucak açtım
Atatürk mekanım sattım
Dokuzu beş geçe göçem
Ecel şerbetini içem
Ahiret gömleğimi biçem
Giydim Haktır Zöhre Ana
Ali Rıza Bey babam ise
O Zübeyde anam ise
Al bayrağım kanım ise
Koymam ahtını Zöhre Ana
Kurtuluş Savaşını yapan
Atatürk'tür senin Atan
Allahın arslanı çıkan
O da Ali'dir Zöhre Ana
Meclise Açıldı kemal masası
Yobazlar okuyo şeytan duası
O güzel atamın Rıza babası
Zübeyde Hanımdır hatun anası
Gökyüzünde uçar turna katarı
Türkiye unutma güzel atanı
Memleket kurtaran bunca vatanı
Toprak kabul etmez diye çamur atanı
Bütün dünya bilir Türk Ordusunu
Egemenlik kurdum yurt ulusunu
Dillerde söylenir Allah Doğrusu
Cihana getirdim barışı sulhu
Mustafa Kemal'in gözleri derya
Tüm insanlar doğdu Ademden Havva
İngiliz, Fransız, Yunanı kova
Kocatepedeyken kim darda kala
Birlik meşalesini peygamber yakan
Hınzırlık yapmayın köpekler utan
Zehirli yıkandır Ermeni düşman
Göstermez kanını ebedi saçan
Atatürk dediler adıma benim
İkrarımı verdim Ali'dir Pirim
Mürşidim Zöhre Ana posta vekilim
Latince yazısını dilden dökerim
İngiliz Yunan'a gebe kaldınız
Türklüğün şanını siz mi aldınız
Peygamber soyuna dava kıldınız
Hu zikir çekerek insan mı oldunuz
Peygamberi bilmez Allah'a hotlar
Rus tohumu gelmiş Kemal'e çatlar
İçi dışı pislik yobazlar patlar
Toplanmış itler velilik satar
Kurtuluş savaşını yapan canlara
Al bayrak çekildi Kemal şanına
Ermeni tohumu dolsun damlara
Cumhuriyeti kurdum Türk Vatanına
Erzurum, Sivas'a toplandı itler
Padişah çekemedi köylüyü yeller
Sultan Süleyman melhamla gezer
Acıyan canları sabaha düzler
Muhammed Mustafa dilleri demez
yeşil şifa köpeklerin elleri vermez
Akibeti mezar, yüzleri gülmez
Kemal'in dilleri Zöhre Ana bitmez
Söyle Zöhrem söyle sen söyle durma
Dervişin kalemi nurundan yaza
Kahi atar kahi yüzü kızara
Mustafa Kemal'in özü Allah'a
Alevi kökünü sen goyman Hoca
İslamiyet partisini gel kurma boşa
Müslümanlık göremem ben senden haşa
Laikliği kuran Mustafa Kemal paşa
Fatıma Zöhre'nin babası kimdir
Hüseyin'i bilmez kafir kinidir
Yavaş yavaş Zöhrem sen Bizi bildir
Çekelim Al bayrağı yüzümüz güldür
Meşale yanıyor Atam Büstüne
Bitlis, Mardin kuşandı İngiliz ile
Türk ordusu savaş tutar kiminle
Söz açak Zöhre Ana Aziz Nesinle
Her bir Yandan Ermeniler kuşadan
Bahane ederek kemalist yıkan
hergün bir şehidini toprağa satan
Ordu başı yoktur paşalık yapan
Selam sana Zöhrem Hacı yolladı
Hatıra günlerimi halkım kutladı
Yobazlar çekemez beni karardı
Atatürk diyene karnı almadı
İkinci sefer kardeşim Bektaş
Kahraman Atayın gözleri ataş
Hüsey'in soyundan geldim Ali Rıza yavaş
Bedriye Anamdı, Zübeyde savaş
Hınız tepesinde çukur boydadır
Mürşidim Ali'dir beni yolladır
Mersin'den gemiler gece salanır
harput kalesinde düşman saklanır
Hızır'ın atını rüyamda gördüm
Çabalar çavuşlar mermiyi verdim
Gavurlar çekemez Türkleri böldüm
Kara Fatma donum cihana geldim
Fatma, Sapma, Kerem Alekberim ben
Kimsemiz kalmadı carız Yemen
On kasım yaparlar atama tören
Askerler önünde geçiti gören
Babamın adına derler Atatürk
Zöhrem Senin Şanın bizden de büyük
Dağlarda gezerim yaralı geyik
Anamın koynunda ciğerim ezik
Cephane odamda silah doludur
Veysal Karani'nin Hacı oğludur
Patlıyor mermiler bacak koludur
Yusuf'u Şah derler yatar Bolu'dur
Açıldı okul kapısı
Türklüktür unun yapısı
Musa'dadır hak asası
Kibirlenme yiğit yaşa
Türk Ordusu Kemal paşa
Albayrak göğsümde hala
Sağ kolumsun Zöhre Ana
29 Ekim günü
Dünyaya duyurdum ünü
Bozatlı Hızır düğümü
Çözek bugün Zöhre Ana
Atalar atası gider
Analar anası gelir
Ermeniler bizi körler
Dök dersimi Zöhre Ana
İslam bayrağını çeken
Gülbenk okur Ali Pir'den
Koç inan İsmail dedem
Dökek kanı Zöhre Ana
Harbiye Okulunu gezdim
Düşman gaddar sır gizledim
Hacı Bektaş Pir özledim
Postum sensin Zöhre Ana
Çok Yobaz var bilmez beni
Celal Abbas Ali Demi
Ehlibeyt Kırklar Cemi
Yolum Sensin Zöhre Ana
Türklüğe şanım bıraktım
Hani din bilmez Yobazdım
Şimdi senle mesaj saldım
Bildir beni Zöhre Ana
Mustafa Kemal geliyo
Ankara'da şan veriyo
Kimbilirki kim ölüyo
Ölmedim ben Zöhre Ana
Kimi kibirlenir bilmez
Kimi kin tutuyor sevmez
Kafir olan Hakkı görmez
Hak bizdedir Zöhre Ana
Sümbül Gibi Çiçek açtım
Çok sırrımı sende saçtım
Derviş Zöhrem kucak açtım
Atatürk mekanım sattım
Dokuzu beş geçe göçem
Ecel şerbetini içem
Ahiret gömleğimi biçem
Giydim Haktır Zöhre Ana
Ali Rıza Bey babam ise
O Zübeyde anam ise
Al bayrağım kanım ise
Koymam ahtını Zöhre Ana
Kurtuluş Savaşını yapan
Atatürk'tür senin Atan
Allahın arslanı çıkan
O da Ali'dir Zöhre Ana
Meclise Açıldı kemal masası
Yobazlar okuyo şeytan duası
O güzel atamın Rıza babası
Zübeyde Hanımdır hatun anası
Gökyüzünde uçar turna katarı
Türkiye unutma güzel atanı
Memleket kurtaran bunca vatanı
Toprak kabul etmez diye çamur atanı
Bütün dünya bilir Türk Ordusunu
Egemenlik kurdum yurt ulusunu
Dillerde söylenir Allah Doğrusu
Cihana getirdim barışı sulhu
Mustafa Kemal'in gözleri derya
Tüm insanlar doğdu Ademden Havva
İngiliz, Fransız, Yunanı kova
Kocatepedeyken kim darda kala
Birlik meşalesini peygamber yakan
Hınzırlık yapmayın köpekler utan
Zehirli yıkandır Ermeni düşman
Göstermez kanını ebedi saçan
Atatürk dediler adıma benim
İkrarımı verdim Ali'dir Pirim
Mürşidim Zöhre Ana posta vekilim
Latince yazısını dilden dökerim
İngiliz Yunan'a gebe kaldınız
Türklüğün şanını siz mi aldınız
Peygamber soyuna dava kıldınız
Hu zikir çekerek insan mı oldunuz
Peygamberi bilmez Allah'a hotlar
Rus tohumu gelmiş Kemal'e çatlar
İçi dışı pislik yobazlar patlar
Toplanmış itler velilik satar
Kurtuluş savaşını yapan canlara
Al bayrak çekildi Kemal şanına
Ermeni tohumu dolsun damlara
Cumhuriyeti kurdum Türk Vatanına
Erzurum, Sivas'a toplandı itler
Padişah çekemedi köylüyü yeller
Sultan Süleyman melhamla gezer
Acıyan canları sabaha düzler
Muhammed Mustafa dilleri demez
yeşil şifa köpeklerin elleri vermez
Akibeti mezar, yüzleri gülmez
Kemal'in dilleri Zöhre Ana bitmez
Söyle Zöhrem söyle sen söyle durma
Dervişin kalemi nurundan yaza
Kahi atar kahi yüzü kızara
Mustafa Kemal'in özü Allah'a
Alevi kökünü sen goyman Hoca
İslamiyet partisini gel kurma boşa
Müslümanlık göremem ben senden haşa
Laikliği kuran Mustafa Kemal paşa
Fatıma Zöhre'nin babası kimdir
Hüseyin'i bilmez kafir kinidir
Yavaş yavaş Zöhrem sen Bizi bildir
Çekelim Al bayrağı yüzümüz güldür
Meşale yanıyor Atam Büstüne
Bitlis, Mardin kuşandı İngiliz ile
Türk ordusu savaş tutar kiminle
Söz açak Zöhre Ana Aziz Nesinle
Her bir Yandan Ermeniler kuşadan
Bahane ederek kemalist yıkan
hergün bir şehidini toprağa satan
Ordu başı yoktur paşalık yapan
Selam sana Zöhrem Hacı yolladı
Hatıra günlerimi halkım kutladı
Yobazlar çekemez beni karardı
Atatürk diyene karnı almadı
İkinci sefer kardeşim Bektaş
Kahraman Atayın gözleri ataş
Hüsey'in soyundan geldim Ali Rıza yavaş
Bedriye Anamdı, Zübeyde savaş
Hınız tepesinde çukur boydadır
Mürşidim Ali'dir beni yolladır
Mersin'den gemiler gece salanır
harput kalesinde düşman saklanır
Hızır'ın atını rüyamda gördüm
Çabalar çavuşlar mermiyi verdim
Gavurlar çekemez Türkleri böldüm
Kara Fatma donum cihana geldim
Fatma, Sapma, Kerem Alekberim ben
Kimsemiz kalmadı carız Yemen
On kasım yaparlar atama tören
Askerler önünde geçiti gören
Babamın adına derler Atatürk
Zöhrem Senin Şanın bizden de büyük
Dağlarda gezerim yaralı geyik
Anamın koynunda ciğerim ezik
Cephane odamda silah doludur
Veysal Karani'nin Hacı oğludur
Patlıyor mermiler bacak koludur
Yusuf'u Şah derler yatar Bolu'dur
Forum:
Eserleri, Nefesleri
9
Yorum
Yazar:
Hür_Şehit
Beşiktaş'ta, 4 katlı bir binada meydana gelen doğalgaz patlamasında 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi ise hafif yaralandı.
Edinilen bilgiye göre, olay saat 03.00 sıralarında Beşiktaş, Mecidiye Mahallesi, Sandalcı Mecid Sokak, No 9'da bulunan 4 katlı binanın üçüncü katında meydana geldi. Patlamanın tesiriyle dairenin duvarları çökerken, binadaki diğer dairelerde de büyük maddi hasar meydana geldi. Ayrıca patlamanın yaşandığı mahalledeki diğer binaların da camları kırıldı.
Patlama sonrasında olay yerine çok sayıda ambülans ve polis ekibi sevkedildi. Patlamada ölen kişinin bir bayan olduğu belirtilirken, hafif yaralı şahıs ambülansla hastaneye kaldırıldı.
Yangın itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürülürken, patlamanın ardından daire sakinleri çevredeki vatandaşların yardımıyla apartmandan tahliye edildi.
Görgü şahitleri, patlamının büyük bir gürültüyle meydana geldiğini belirtti. Bu arada olayın ardından mahallede büyük panik yaşandı.
CANLAR BİR 187 DOĞALGAZ ACİL TEKNİSYENİ OLARAK SİZLERE TAVSİYEM MUTLAKA
MUTFAK CAMLARINIZDA MENFEZ OLSUN
KOMBİLERİNİZ BACALI DEĞİL HERMATİK OLSUN
MUTFAKLARA MUTLAKA AMA MUTLAKA GAZ ALARIM CİHAZI TAKTIRIN
KENDİ EVİNİZDE COK BASİT BİR KÖPÜK TESTİYLE KACAK OLUP OLMADIĞINI GÖREBİLİR VE BULABİLİRSİNİZ.
BİR EVDE DOĞALGAZ PATLAMASI OLABİLMESİ İÇİNDE ODADA OKSİJEN ORANIN %5 İLE % 15 ARALIĞINDA OLMASI GEREKİR .YANİ BOĞAZINIZ KURUR BAŞ DÖNMESİ BAŞLAR ,
DOĞALGAZ ZEHİRLEMEZ İNSANI BOĞAR
DOĞALGAZ ATMOSFER BASINCINDAN HAFİF BİR GAZ OLDUĞU İÇİN DOĞALGAZ YERE DEĞİL TAVANA YAYILIR. KAÇAK ESNASINDA CAMI HAVALANDIRIP BİR SÜPÜRGEYLE TAVANI SÜPÜRÜR GİBİ YAPIN VE HEMEN HİÇ BİR ELEKTİRİK DÜĞMESİNE BASMADAN 187 DOĞALGAZ ACİLİ ARAYIN DISRADAKI SAAT BÖLGESİNDEKİ VANAYI KAPATIN
DOSTCAKALIN ÇELEBİ AKKUŞ
Edinilen bilgiye göre, olay saat 03.00 sıralarında Beşiktaş, Mecidiye Mahallesi, Sandalcı Mecid Sokak, No 9'da bulunan 4 katlı binanın üçüncü katında meydana geldi. Patlamanın tesiriyle dairenin duvarları çökerken, binadaki diğer dairelerde de büyük maddi hasar meydana geldi. Ayrıca patlamanın yaşandığı mahalledeki diğer binaların da camları kırıldı.
Patlama sonrasında olay yerine çok sayıda ambülans ve polis ekibi sevkedildi. Patlamada ölen kişinin bir bayan olduğu belirtilirken, hafif yaralı şahıs ambülansla hastaneye kaldırıldı.
Yangın itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürülürken, patlamanın ardından daire sakinleri çevredeki vatandaşların yardımıyla apartmandan tahliye edildi.
Görgü şahitleri, patlamının büyük bir gürültüyle meydana geldiğini belirtti. Bu arada olayın ardından mahallede büyük panik yaşandı.
CANLAR BİR 187 DOĞALGAZ ACİL TEKNİSYENİ OLARAK SİZLERE TAVSİYEM MUTLAKA
MUTFAK CAMLARINIZDA MENFEZ OLSUN
KOMBİLERİNİZ BACALI DEĞİL HERMATİK OLSUN
MUTFAKLARA MUTLAKA AMA MUTLAKA GAZ ALARIM CİHAZI TAKTIRIN
KENDİ EVİNİZDE COK BASİT BİR KÖPÜK TESTİYLE KACAK OLUP OLMADIĞINI GÖREBİLİR VE BULABİLİRSİNİZ.
BİR EVDE DOĞALGAZ PATLAMASI OLABİLMESİ İÇİNDE ODADA OKSİJEN ORANIN %5 İLE % 15 ARALIĞINDA OLMASI GEREKİR .YANİ BOĞAZINIZ KURUR BAŞ DÖNMESİ BAŞLAR ,
DOĞALGAZ ZEHİRLEMEZ İNSANI BOĞAR
DOĞALGAZ ATMOSFER BASINCINDAN HAFİF BİR GAZ OLDUĞU İÇİN DOĞALGAZ YERE DEĞİL TAVANA YAYILIR. KAÇAK ESNASINDA CAMI HAVALANDIRIP BİR SÜPÜRGEYLE TAVANI SÜPÜRÜR GİBİ YAPIN VE HEMEN HİÇ BİR ELEKTİRİK DÜĞMESİNE BASMADAN 187 DOĞALGAZ ACİLİ ARAYIN DISRADAKI SAAT BÖLGESİNDEKİ VANAYI KAPATIN
DOSTCAKALIN ÇELEBİ AKKUŞ
Forum:
Güncel Olaylar
1
Yorum
Yazar:
GAMZE
Aşiret, Arapça aşîra عشیرة dan dil ve kültür yönünden büyük bir türdeşlik gösteren, birçok sülaleden oluşan, yapısındaki aileler arasında köken, ekonomi, din, kan veya evlilik bağları bulunan göçebe veya yerleşik nitelikteki topluluk, oymaktır. Türkiye'nin özellikle doğu ve güneydogu bölgelerinde, gün geçtikçe azalan bir eğilim göstersede halen aşiret sistemi bazı ailelerde varlığını sürdürmektedir. Başlıca bir reisten ve reisin yardımcılarından oluşan aile topluluğu genellikle diğer aşiretlere karşı kendi bölgelerini koruma adına oluşmuştur.
Türkiye deki en büyük aşiretler
Ay : Samsun,Havza Türkce, Alevi
Avşar : Afşar İç Anadolu Bölgesi, Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Doğu Anadolu Bölgesi, Akdeniz Bölgesi, Suriye, Irak, İran, Azerbaycan Türkçe, Kurmançi Alevi, Sünni
Baba Mansur/Ba'Mansur Bawo Manzur Tunceli, Sivas, Adıyaman, Erzincan, Muş Kurmanci Alevi
Balaban Tunceli ve Erzincan Türkçe, Zaza Alevi
Doğu ve Güneydoğu bölgelerinden aşiretler ve Ocaklar :
Meşkinan:
Türkiye, Suriye, İran
Kürtçe
Sünni
Alikan 'Ali' adlı büyükbabadan gelenler, bir Türk aşireti Beşiri Batman Kurmançi Yezidi, Sünni
Baba Mansur/Ba'Mansur Bawo Manzur Tunceli, Sivas, Adıyaman, Erzincan, Muş Kurmanci Alevi
Botan Akarsuyun adı (Bedirxani soyundan geliyor) Cizre, Şırnak, Eruh/Siirt Kürtçe, Kurmançi Sünni
Ismail : Mardin Kurmançi Sünni
Kırgan : Tunceli Zaza Alevi
Tirkiyan bir Türk aşireti Elazığ/Karakoçan Kurmançi Alevi
Bozdoğan Oğuzların Kınık boyuna bağlı bir Türk kabilesi Hatay, Maraş, Osmaniye, Tarsus, Adana Türkçe Alevi Bektaşi Bektaşi kökenli sünni
Kureyşan/Kureş . Bir Türk kabilesi. Koraş adından gelme Tunceli, Erzincan Zaza, Kurmançi Alevi
Lolan Eski bir Türk kabilesi. Doğu Türkistan'da Lou-Lan bölgesinden gelme Tunceli ve Erzincan Zaza Alevi
Bublan Aşireti Kürt kökenli İslamiyetten önce yezidi idiler, Türkiye ve Suriye sınırları çizildikten sonra Aşiretin yarısı Suriye tarafında kaldı Mardin, Nusaybin Kurmançi Sunni Köylerinden bazıları Çuva , mendere,kesra
Milli Viranşehir, Siverek, Şanlıurfa, Kars, Tunceli, Erivan, Konya, Van, Erzurum Kurmançi, Türkçe, Zaza Alevi, Sünni
Putukan Erzincan Türkçe Alevi
Bucak Halep Altı Türkmenlerindendir Siverek, Şanlıurfa Zaza Sünni
Kutay Aşireti Siverek Şanlıurfa Zaza Sünni
Konak Aşireti Siverek Şanlıurfa Zaza Sünni
Beskan Sarıkamış, Kars, Erzurum Kurmançi Sünni
Dılheran Kelime anlamı : iyi niyetliler Ağrı, Kars, Erzurum, Muş, Bingöl, Ermenistan, Nahçıvan
Kurmançi Sünni
Kerimoğulları Kınıka bağlı Türkmen kabilesi Çukurova, Halep Türkçe Sünni
Ferduni Ferudunlar Hatay,Gaziantep, Adana, Halep, Irak, Lübnan Arapça Sünni
Türkiye deki en büyük aşiretler
Ay : Samsun,Havza Türkce, Alevi
Avşar : Afşar İç Anadolu Bölgesi, Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Doğu Anadolu Bölgesi, Akdeniz Bölgesi, Suriye, Irak, İran, Azerbaycan Türkçe, Kurmançi Alevi, Sünni
Baba Mansur/Ba'Mansur Bawo Manzur Tunceli, Sivas, Adıyaman, Erzincan, Muş Kurmanci Alevi
Balaban Tunceli ve Erzincan Türkçe, Zaza Alevi
Doğu ve Güneydoğu bölgelerinden aşiretler ve Ocaklar :
Meşkinan:
Türkiye, Suriye, İran
Kürtçe
Sünni
Alikan 'Ali' adlı büyükbabadan gelenler, bir Türk aşireti Beşiri Batman Kurmançi Yezidi, Sünni
Baba Mansur/Ba'Mansur Bawo Manzur Tunceli, Sivas, Adıyaman, Erzincan, Muş Kurmanci Alevi
Botan Akarsuyun adı (Bedirxani soyundan geliyor) Cizre, Şırnak, Eruh/Siirt Kürtçe, Kurmançi Sünni
Ismail : Mardin Kurmançi Sünni
Kırgan : Tunceli Zaza Alevi
Tirkiyan bir Türk aşireti Elazığ/Karakoçan Kurmançi Alevi
Bozdoğan Oğuzların Kınık boyuna bağlı bir Türk kabilesi Hatay, Maraş, Osmaniye, Tarsus, Adana Türkçe Alevi Bektaşi Bektaşi kökenli sünni
Kureyşan/Kureş . Bir Türk kabilesi. Koraş adından gelme Tunceli, Erzincan Zaza, Kurmançi Alevi
Lolan Eski bir Türk kabilesi. Doğu Türkistan'da Lou-Lan bölgesinden gelme Tunceli ve Erzincan Zaza Alevi
Bublan Aşireti Kürt kökenli İslamiyetten önce yezidi idiler, Türkiye ve Suriye sınırları çizildikten sonra Aşiretin yarısı Suriye tarafında kaldı Mardin, Nusaybin Kurmançi Sunni Köylerinden bazıları Çuva , mendere,kesra
Milli Viranşehir, Siverek, Şanlıurfa, Kars, Tunceli, Erivan, Konya, Van, Erzurum Kurmançi, Türkçe, Zaza Alevi, Sünni
Putukan Erzincan Türkçe Alevi
Bucak Halep Altı Türkmenlerindendir Siverek, Şanlıurfa Zaza Sünni
Kutay Aşireti Siverek Şanlıurfa Zaza Sünni
Konak Aşireti Siverek Şanlıurfa Zaza Sünni
Beskan Sarıkamış, Kars, Erzurum Kurmançi Sünni
Dılheran Kelime anlamı : iyi niyetliler Ağrı, Kars, Erzurum, Muş, Bingöl, Ermenistan, Nahçıvan
Kurmançi Sünni
Kerimoğulları Kınıka bağlı Türkmen kabilesi Çukurova, Halep Türkçe Sünni
Ferduni Ferudunlar Hatay,Gaziantep, Adana, Halep, Irak, Lübnan Arapça Sünni
9
Yorum
Yazar:
Zekai
Yüce atamızın Türk'ü tarifi
Bu memleket,
Dünya’nın beklemediği,
Asla ümid etmediği
Bir müstesna mevcudiyetin
Yüksek tecellisine yüksek sahne oldu.
Bu sahne yedi bin senelik en aşağı bir Türk beşiğidir.
Beşik tabiatın rüzgarlarıyla sallandı;
Beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurlarıyla yıkandı,
O çocuk
Tabiatın şimşeklerinden,yıldırımlarından,kasırgalarĠ ?ndan
Evvela korkar gibi oldu;
Sonra onlara alıştı;
Onları tabiatın babası tanıdı onların oğlu oldu.
Bir gün o tabiat çocuğu tabiat oldu;
Şimşek,yıldırım,güneş oldu,Türk oldu.
Türk budur.
Yıldırımdır,kasırgadır,dünyayı aydınlatan güneştir.
Bu memleket,
Dünya’nın beklemediği,
Asla ümid etmediği
Bir müstesna mevcudiyetin
Yüksek tecellisine yüksek sahne oldu.
Bu sahne yedi bin senelik en aşağı bir Türk beşiğidir.
Beşik tabiatın rüzgarlarıyla sallandı;
Beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurlarıyla yıkandı,
O çocuk
Tabiatın şimşeklerinden,yıldırımlarından,kasırgalarĠ ?ndan
Evvela korkar gibi oldu;
Sonra onlara alıştı;
Onları tabiatın babası tanıdı onların oğlu oldu.
Bir gün o tabiat çocuğu tabiat oldu;
Şimşek,yıldırım,güneş oldu,Türk oldu.
Türk budur.
Yıldırımdır,kasırgadır,dünyayı aydınlatan güneştir.
Forum:
Atatürk ve Ulusal Mücadele
Yorum
Yorum Yok
Yazar:
Zekai
Bir gün sormuşlar ermişlerden birine; "Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır?" "Bakın göstereyim" demiş ermiş. Önce sevgiyi dilden gönüle indirememiş olanları çağırarak onlara bir sofra hazırlamış. Hepsi oturmuşlar yerlerine. Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasından da derviş kaşıkları denilen bir metre boyunda kaşıklar.
Ermiş; "Bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz" diye bir de şart koymuş. "Peki" demişler ve içmeye teşebbüs etmişler. Fakat o da ne? Kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü döküp saçmadan götüremiyorlar ağızlarına. En sonunda bakmışlar beceremiyorlar, öylece aç kalkmışlar sofradan.
Bunun üzerine, "Şimdi..." demiş ermiş, "Sevgiyi gerçekten bilenleri çağıralım yemeğe." Yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile gülümseyen, ışıklı insanlar gelmiş oturmuş sofraya bu defa. "Buyrun" deyince her biri uzun boylu kaşığını çorbaya daldırıp, sonra karşısındaki kardeşine uzatarak içmişler çorbalarını. Böylece her biri diğerini doyurmuş ve şükrederek kalkmışlar sofradan.
"İşte" demiş ermiş, "Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse o aç kalacaktır. Ve kim kardeşini düşünür de doyurursa o da kardeşi tarafından doyurulacaktır. Şüphesiz şunu da unutmayın. Hayat pazarında alan değil, veren kazançlıdır her zaman..."
Ermiş; "Bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz" diye bir de şart koymuş. "Peki" demişler ve içmeye teşebbüs etmişler. Fakat o da ne? Kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü döküp saçmadan götüremiyorlar ağızlarına. En sonunda bakmışlar beceremiyorlar, öylece aç kalkmışlar sofradan.
Bunun üzerine, "Şimdi..." demiş ermiş, "Sevgiyi gerçekten bilenleri çağıralım yemeğe." Yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile gülümseyen, ışıklı insanlar gelmiş oturmuş sofraya bu defa. "Buyrun" deyince her biri uzun boylu kaşığını çorbaya daldırıp, sonra karşısındaki kardeşine uzatarak içmişler çorbalarını. Böylece her biri diğerini doyurmuş ve şükrederek kalkmışlar sofradan.
"İşte" demiş ermiş, "Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse o aç kalacaktır. Ve kim kardeşini düşünür de doyurursa o da kardeşi tarafından doyurulacaktır. Şüphesiz şunu da unutmayın. Hayat pazarında alan değil, veren kazançlıdır her zaman..."
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Forumda Ara
Forum İstatistikleri
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 779 aktif kullanıcı var.
Applebot, Baidu, Bing, Facebook, Google, Yandex
(0 Üye - 773 Ziyaretçi)
Son Yazılanlar
Seni hiç unutmadık, Unutm...
Son Yorum:
donanma44
•
05/08/2026, 15:07
Müzik Yayın İzin Belgesi ...
Son Yorum:
donanma44
•
22/07/2026, 01:53
Alevi oldukları için öldü...
Son Yorum:
donanma44
•
19/07/2026, 19:19
3. Alevilik ve Bektaşilik...
Son Yorum:
donanma44
•
19/07/2026, 19:15
Van MYK Belgesi Nereden v...
Son Yorum:
donanma44
•
19/07/2026, 19:09
Ağrı MYK Belgesi: Artun B...
Son Yorum:
donanma44
•
25/06/2026, 23:35
Kübra Par, Alevilerle ilg...
Son Yorum:
donanma44
•
03/06/2026, 00:52
Alevi ve Bektaşi Öğrencil...
Son Yorum:
donanma44
•
03/06/2026, 00:48
Alevi örgütlerinden Kılıç...
Son Yorum:
donanma44
•
27/05/2026, 23:00
Kalfalık Belgesi Nasıl Al...
Son Yorum:
donanma44
•
15/05/2026, 23:57