Yazar:
donanma44
]İsmi Hamza Yusuf. 37 yaşında. 27 Mart günü İskoç milliyetçisi SNP’nin yani Milliyetçi İskoç Partisi’nin yeni genel başkanı ve İskoçya’nın ilk Müslüman başbakanı oldu. Kendisi bir Paki, yani Pakistan kökenli bir göçmen. Partinin adından da anlaşılacağı gibi, Hamza Yusuf’un siyasi çizgisinin en temel aksı İskoçya’nın bağımsızlığını savunmak.
]Tam bu noktada karşımıza çıkan tablo oldukça enteresan. Çünkü İngiltere'deki başbakan da Hindu bir Hintli. Rishi Sunak. O da göçmen bir ailenin çocuğu. Maliye bakanı iken 20 Ekim 2022’de parti liderliğinden istifa eden Başbakan Liz Truss'ın yerini almak için mücadele verdi ve iktidardaki Muhafazakar Parti'deki liderlik yarışında ipi göğüsleyerek İngiltere’nin başbakanı oldu.
]İlginç tablo dediğim ise şu: İskoçya’nın bağımsız olup olmayacağı konusu bir müslüman Paki Hamza Yusuf ile Hindu Hintli Rishi Sunak arasında tartışılıp karara bağlanacak.
]HAMZA YUSUF, RİSHİ SUNAK, SADIQ KHAN, RAFFİA ARSHAD’
]Bu arada, Londra’nın belediye başkanı Sadıq Khan’dan bahsetmemek de olmaz. 52 yaşında. O da Pakistan kökenli göçmen bir ailenin çocuğu.
İçki içmemesine rağmen Londra belediye başkanlığı için yürüteceği kampanyasını bir "pub"tan başlatması çok konuşulmuştu. Sadıq Khan, rakibi Rotschild ailesinin oğlu Zac Goldsimith olmasına rağmen ona karşı ezici bir üstünlükle zafer kazanarak 2016 yılında Batı Avrupa ülkelerindeki büyükşehirlerde belediye başkanı olan ilk Müslüman siyasetçi olmuştu. İkinci dönemde de seçildi ve görevini başarıyla sürdürüyor. Yani ortada "Ay woke'cu Batılılar yine bir kimliğe imtiyaz tanımışlar, lol’’ diye bir şey yok. Bileğinin hakkıyla kazanıyor adam.
]Khan’ın seçim kazandığı yıl yaptığı balkon konuşması bugün hala hatırlanıyor: ’Bu seçimler çekişmeli geçti ama Londra, korkunun yerine umudu ve bölünmelerin yerine birlik olmayı seçtiği için gururluyum. Umarım bir daha böyle keskin bir seçim yapmak zorunda kalmayız. Korku bizi daha güvende kılmıyor, aksine zayıflatıyor. Ve korku siyasetinin şehrimizde yeri yok. Londra'ya bir söz verdim. Bütün Londralıların belediye başkanı olacağıma söz verdim. Geçmişine bakmadan her Londralı için hayatı daha iyi hâle getirmek amacıyla çok çalışmaya söz veriyorum. Ve bu muhteşem şehrin bana verdiği fırsatlara sizin de ulaşacağınıza söz veriyorum.’
]EMPERYAL VİZYON 21. YY DEĞERLERİ İLE GÜNCELLENİNCE’
]İşte bunlar hep emperyal vizyonun kendisini 21.yy’a adapte etmesidir.
]Büyük küresel bir güç olmanın şanlı hatırasıyla kendi kendini afyonlamayı hamasete boğmayı reddedip o deneyimden insan hakları, farklılıklara saygı, demokrasi ve hukukun üstünlüğü gibi değerlerle meczedilmiş yeni bir pratik ortaya çıkarmaktır.
]Tabii ki kolay değil.
]Sadıq Khan korkulardan bahsederken doğru bir yere temas ediyordu.
]Ancak emperyal vizyonu özgürlükçü eşitlikçi ve farklılıkları kucaklama anlayışla taçlandırabilen ABD ve Britanya gibi ülkeler bunu zor da olsa, yavaş da olsa aşabildi.
]Sadece farklı kökeni olan erkekler için değil, inançlarının gerektirdiği pratiklerde direnen kadınlar için de.
Geçen hafta bir çok kişi New Jersey eyaletinin ilk başörtülü hakimi olan Suriye kökenli Nadia Khaf’ın Kur’anı Kerim’e el basarak yemin etmesini konuştu. Ancak başörtülü Raffia Arshad’ın, İngiltere’nin Midlands bölgesine hakim olarak atanması daha önce, 2020’de. Raffia Arshad Britanyalılığı öylesine benimsemiş ki, hiçbir haberde kökeni ve nereli olduğu ile ilgili bilgi yer almıyor. Ancak Britanyalılığı benimserken kendisi olmaktan taviz vermemesi de Raffia’nın hikayesini biricik yapıyor.
]Henüz 11 yaşında iken hukuk alanında bir kariyer hayal etmeye başlayan Arshad, ailesi üniversite burs mülakatlarında "başörtüsü takmamasını" tavsiye ettiğinde kabul etmemiş. Aile yavrum idare ediver, bunlar gavur ve bizden korkuyorlar sen de idare ediver demişler belli ki. Ama Raffia kararlı çıkmış ve yürüyüşünü farklı kökene sahip herkes için başarı olabilecek bir finale ulaştırmış.
]Evet. Farklılığı kucaklamakla, "kendisine benzemeyen" tarafından yönetilme ya da hakkındaki en hayati kararı "öteki" olarak kodladığın birinin ellerine teslim edebilme arasında epey bir fark var. Peki, o farkın yarattığı korkuları tarihsel pozisyonuna sıkışıp kalmayan, köken ve inanç ayrımcılığı yapmadan herkesi bir değerler sistemine entegre edebilen bir vizyonla aşabilen Britanya örneği bütün örnekleriyle gözümüzün önünde dururken Türkiye’de ne oluyor?
]Türkiye tarihte kurmuş olduğu imparatorlukla, onun adaleti ile büyüklüğü ile kapsayıcılığı ile övünüyor. Ancak gelin görün ki, bin yıllık parçamız olan aleviliği göğüsleme şekli ’Alevi cumhurbaşkanına oy verilmez’ şeklindeki sinsi kampanyalara gönül indirmekten öteye gitmiyor.
]Hepimiz biliyoruz ki, kazanacak aday/kazanamayacak aday tartışmalarının gizli öznesi Kemal Kılıçdaroğlu’nun kökeni ve mezhebiydi. Kendisinden bahsederken ’Dersimli’ denmesine bile itiraz eden aşırı sağcı kafanın ürünü olan bu yaklaşım, halen devam ediyor, kâh ima yoluyla kâh el altından dolaşıma sokulan bir karşı kampanya kozu olarak kullanılıyor.
]Ayıp demek yetmez, ayıptan çok daha fazla bir şey bu.
]’Adil davranır mı?’ ’İyi bir hakem olur mu?’ ’Gereken donanıma sahip midir?’ soruları bile Kılıçdaroğlu’nun Alevi kökenini bir "sorun" olarak niteleyen fısıltılara teyelleniyor. ’Kazanamaz’ çünkü Alevi. ’Yönetmeyi beceremez’ çünkü Alevi.
]Ön yargılardan arınıp baksanız şunu bütün çıplaklığıyla görebilirsiniz oysa.
]Rejimin ’öteki’ olarak kodladığı, sağ ve sığ bazı muhayillelerde de yanına ünlem işareti eklenmiş bir kimliğe sahip olup da, CHP gibi her kafadan bir ses çıkan ve yönetmesi oldukça zor bir partide genel başkanlık koltuğuna tırmanıp orada 13 yıl kalabilmiş birine söylenmemesi gereken tek şey "beceriksizlik" sözcüğüdür.
]MAKBUL VATANDAŞ TARİFİNİN YOLCULUĞU
]Bakın, tekçi ve ulus esasına dayalı millet tasarımı için rejimin yaptığı "makbul vatandaş" tarifinin kodları yıllarca şu şekildeydi: ’Türk olacak. Erkek olacak. Sünni kökenli ama laik olacak’’
]Deniz Baykal olunacaktı yani.
]Ama Erdoğan diye biri çıktı ve bu tarifin altını üstüne getirdi.
]Erdoğan’a da "beceremez" "muhtar bile olamaz" demişlerdi. Bunları bu kadar özgüvenle söylerken aslında "çünkü o bir gerici" diye döşeniyordu bütün satıraraları. Çünkü o "İslamcı"’ Çünkü o makbul vatandaş değil.
]Şiir okumuş, okuduğu şiir İslamcılığını "fena halde" ele vermiş, ve bir kimliğin değil de sanki bir suçun ifşası olmuş, "rejim" de bunu yakalamış ve "gereğini" yapmıştı. Hala unutmam bunu ekranlarda konuşanların gevrek gevrek gülmesini.
]O günden bugüne neler neler oldu oysa. Erdoğan yara yara güç kazandı.
]Eh, çünkü ayrımcılık yapan, eşitlikçi bir kapsayıcılık geliştiremeyen sistem aslında sadece kendisini zaafa uğratır. Haklı olmak mağduriyeti zafere ulaştırır.
]Nitekim Erdoğan, önce Kürtlerin, Alevilerin, Başörtülü kadınların, gayri müslimlerin yani ezilmişlerin sivil hakların savunan bir çizgi takip etti. Hatta onlar için dayak da yedi.
]Sonra baktı ki aslında millet de hasta edilmiş, kendileri için dayak yediği adamlar çözüm sürecini bozuyor, kendileri için dayak yediği insanlar şehrin meydanlarını doldurup küfürlü pankartlar falan açıyor, dedi ki peki, benim zaten bir "çoğunluğum" var, ben aradan çekileyim, siz dayağınızı yemeye devam edin. Hatta dayak atmak da yemekten daha tatlıymış ben de döveyim.
]Makbul vatandaş tarifi o gün bugündür şu şekilde: "Türk olacak, erkek olacak, Sünni olacak’
]Bu yeni tarifin daha fazla fanı olması onu doğru yapmaya yetmiyor.
]Bu şekildeki daracık kimlik tarifleri ile bir devi ayaklarından keserek kendi yatağına sığdırmaya çalışıyorsunuz sadece. Günün sonunda elinizde kan kaybından ölmüş bir dev ve kirli bir yatak kalıyor. Elinizdeki testereyle verdiğiniz görüntü de cabası.
]Her zaman söyledim: Siyasetin kimliklerden sıyrılımasının, kimlik siyasetinin son bulmasının tek yolu bütün kimlikleri kucaklamaktır.
]İslamcıdan nasıl cumhurbaşkanı olduysa, aleviden de olur. Kadından olur. Yarın öteki gün bir Suriyeli göçmenin çocuğundan da olur. Daha sonraki gün yine Atatürkçü bir figür cumhurbaşkanı olur. Demokrasi oyunu dürüst oynayan adil yarışan ve gerçekten millete nefes aldırıp cebine, nesline, aklına, bedenine ve ruhuna iyi gelecek şeyler yapabilecek herkesin cumhurbaşkanı ya da başbakan olabileceği bir sistemdir. Öyle olması gerekir.
Tarihe sıkışmak ya da geleceği inşa etmek
]Kişisel hayatımda önem verdiğim bir düstur var. Ne kadar düşsem ne kadar yorulsam ne kadar hayal kırıklığına uğrasam da hiç vazgeçmedim. Hayatla ilgili merakımı ve kalan eser miktardaki neşemi sadece bu düsturdan temin edebildim.
]O da şudur: İnsanların geldiği yere bakın, ama gittiği yönü dikkate alın.
]Geldikleri yer onların kimliğidir. Tarihleridir. Ancak tarih çoğunlukla tatsız şeylerden oluşur. Çünkü iyi şeylerin haber değeri olmadığı gibi, vak’a değeri de pek yoktur. Yüzlerce yıl sürmüş barışları yazmaz tarih kitapları. Çatışmaları ve savaşları yazar.
]Gitmekte oldukları yön ise onların tercihleridir, seçimleridir. Gelecektir. Henüz gerçekleşmemiş ve sizin de katkı sunarak değiştirip güzelleştirebileceğiniz olan yerdir. Belirsizlik vardır, ama umut da vardır. Ve umut, zulmeti yenebilen tek şeydir.
Hem silahtır, hem sığınak.
KAYNAK: https://www.haberturk.com/yazarlar/nihal...insa-etmek
]Tam bu noktada karşımıza çıkan tablo oldukça enteresan. Çünkü İngiltere'deki başbakan da Hindu bir Hintli. Rishi Sunak. O da göçmen bir ailenin çocuğu. Maliye bakanı iken 20 Ekim 2022’de parti liderliğinden istifa eden Başbakan Liz Truss'ın yerini almak için mücadele verdi ve iktidardaki Muhafazakar Parti'deki liderlik yarışında ipi göğüsleyerek İngiltere’nin başbakanı oldu.
]İlginç tablo dediğim ise şu: İskoçya’nın bağımsız olup olmayacağı konusu bir müslüman Paki Hamza Yusuf ile Hindu Hintli Rishi Sunak arasında tartışılıp karara bağlanacak.
]HAMZA YUSUF, RİSHİ SUNAK, SADIQ KHAN, RAFFİA ARSHAD’
]Bu arada, Londra’nın belediye başkanı Sadıq Khan’dan bahsetmemek de olmaz. 52 yaşında. O da Pakistan kökenli göçmen bir ailenin çocuğu.
İçki içmemesine rağmen Londra belediye başkanlığı için yürüteceği kampanyasını bir "pub"tan başlatması çok konuşulmuştu. Sadıq Khan, rakibi Rotschild ailesinin oğlu Zac Goldsimith olmasına rağmen ona karşı ezici bir üstünlükle zafer kazanarak 2016 yılında Batı Avrupa ülkelerindeki büyükşehirlerde belediye başkanı olan ilk Müslüman siyasetçi olmuştu. İkinci dönemde de seçildi ve görevini başarıyla sürdürüyor. Yani ortada "Ay woke'cu Batılılar yine bir kimliğe imtiyaz tanımışlar, lol’’ diye bir şey yok. Bileğinin hakkıyla kazanıyor adam.
]Khan’ın seçim kazandığı yıl yaptığı balkon konuşması bugün hala hatırlanıyor: ’Bu seçimler çekişmeli geçti ama Londra, korkunun yerine umudu ve bölünmelerin yerine birlik olmayı seçtiği için gururluyum. Umarım bir daha böyle keskin bir seçim yapmak zorunda kalmayız. Korku bizi daha güvende kılmıyor, aksine zayıflatıyor. Ve korku siyasetinin şehrimizde yeri yok. Londra'ya bir söz verdim. Bütün Londralıların belediye başkanı olacağıma söz verdim. Geçmişine bakmadan her Londralı için hayatı daha iyi hâle getirmek amacıyla çok çalışmaya söz veriyorum. Ve bu muhteşem şehrin bana verdiği fırsatlara sizin de ulaşacağınıza söz veriyorum.’
]EMPERYAL VİZYON 21. YY DEĞERLERİ İLE GÜNCELLENİNCE’
]İşte bunlar hep emperyal vizyonun kendisini 21.yy’a adapte etmesidir.
]Büyük küresel bir güç olmanın şanlı hatırasıyla kendi kendini afyonlamayı hamasete boğmayı reddedip o deneyimden insan hakları, farklılıklara saygı, demokrasi ve hukukun üstünlüğü gibi değerlerle meczedilmiş yeni bir pratik ortaya çıkarmaktır.
]Tabii ki kolay değil.
]Sadıq Khan korkulardan bahsederken doğru bir yere temas ediyordu.
]Ancak emperyal vizyonu özgürlükçü eşitlikçi ve farklılıkları kucaklama anlayışla taçlandırabilen ABD ve Britanya gibi ülkeler bunu zor da olsa, yavaş da olsa aşabildi.
]Sadece farklı kökeni olan erkekler için değil, inançlarının gerektirdiği pratiklerde direnen kadınlar için de.
Geçen hafta bir çok kişi New Jersey eyaletinin ilk başörtülü hakimi olan Suriye kökenli Nadia Khaf’ın Kur’anı Kerim’e el basarak yemin etmesini konuştu. Ancak başörtülü Raffia Arshad’ın, İngiltere’nin Midlands bölgesine hakim olarak atanması daha önce, 2020’de. Raffia Arshad Britanyalılığı öylesine benimsemiş ki, hiçbir haberde kökeni ve nereli olduğu ile ilgili bilgi yer almıyor. Ancak Britanyalılığı benimserken kendisi olmaktan taviz vermemesi de Raffia’nın hikayesini biricik yapıyor.
]Henüz 11 yaşında iken hukuk alanında bir kariyer hayal etmeye başlayan Arshad, ailesi üniversite burs mülakatlarında "başörtüsü takmamasını" tavsiye ettiğinde kabul etmemiş. Aile yavrum idare ediver, bunlar gavur ve bizden korkuyorlar sen de idare ediver demişler belli ki. Ama Raffia kararlı çıkmış ve yürüyüşünü farklı kökene sahip herkes için başarı olabilecek bir finale ulaştırmış.
]Evet. Farklılığı kucaklamakla, "kendisine benzemeyen" tarafından yönetilme ya da hakkındaki en hayati kararı "öteki" olarak kodladığın birinin ellerine teslim edebilme arasında epey bir fark var. Peki, o farkın yarattığı korkuları tarihsel pozisyonuna sıkışıp kalmayan, köken ve inanç ayrımcılığı yapmadan herkesi bir değerler sistemine entegre edebilen bir vizyonla aşabilen Britanya örneği bütün örnekleriyle gözümüzün önünde dururken Türkiye’de ne oluyor?
]Türkiye tarihte kurmuş olduğu imparatorlukla, onun adaleti ile büyüklüğü ile kapsayıcılığı ile övünüyor. Ancak gelin görün ki, bin yıllık parçamız olan aleviliği göğüsleme şekli ’Alevi cumhurbaşkanına oy verilmez’ şeklindeki sinsi kampanyalara gönül indirmekten öteye gitmiyor.
]Hepimiz biliyoruz ki, kazanacak aday/kazanamayacak aday tartışmalarının gizli öznesi Kemal Kılıçdaroğlu’nun kökeni ve mezhebiydi. Kendisinden bahsederken ’Dersimli’ denmesine bile itiraz eden aşırı sağcı kafanın ürünü olan bu yaklaşım, halen devam ediyor, kâh ima yoluyla kâh el altından dolaşıma sokulan bir karşı kampanya kozu olarak kullanılıyor.
]Ayıp demek yetmez, ayıptan çok daha fazla bir şey bu.
]’Adil davranır mı?’ ’İyi bir hakem olur mu?’ ’Gereken donanıma sahip midir?’ soruları bile Kılıçdaroğlu’nun Alevi kökenini bir "sorun" olarak niteleyen fısıltılara teyelleniyor. ’Kazanamaz’ çünkü Alevi. ’Yönetmeyi beceremez’ çünkü Alevi.
]Ön yargılardan arınıp baksanız şunu bütün çıplaklığıyla görebilirsiniz oysa.
]Rejimin ’öteki’ olarak kodladığı, sağ ve sığ bazı muhayillelerde de yanına ünlem işareti eklenmiş bir kimliğe sahip olup da, CHP gibi her kafadan bir ses çıkan ve yönetmesi oldukça zor bir partide genel başkanlık koltuğuna tırmanıp orada 13 yıl kalabilmiş birine söylenmemesi gereken tek şey "beceriksizlik" sözcüğüdür.
]MAKBUL VATANDAŞ TARİFİNİN YOLCULUĞU
]Bakın, tekçi ve ulus esasına dayalı millet tasarımı için rejimin yaptığı "makbul vatandaş" tarifinin kodları yıllarca şu şekildeydi: ’Türk olacak. Erkek olacak. Sünni kökenli ama laik olacak’’
]Deniz Baykal olunacaktı yani.
]Ama Erdoğan diye biri çıktı ve bu tarifin altını üstüne getirdi.
]Erdoğan’a da "beceremez" "muhtar bile olamaz" demişlerdi. Bunları bu kadar özgüvenle söylerken aslında "çünkü o bir gerici" diye döşeniyordu bütün satıraraları. Çünkü o "İslamcı"’ Çünkü o makbul vatandaş değil.
]Şiir okumuş, okuduğu şiir İslamcılığını "fena halde" ele vermiş, ve bir kimliğin değil de sanki bir suçun ifşası olmuş, "rejim" de bunu yakalamış ve "gereğini" yapmıştı. Hala unutmam bunu ekranlarda konuşanların gevrek gevrek gülmesini.
]O günden bugüne neler neler oldu oysa. Erdoğan yara yara güç kazandı.
]Eh, çünkü ayrımcılık yapan, eşitlikçi bir kapsayıcılık geliştiremeyen sistem aslında sadece kendisini zaafa uğratır. Haklı olmak mağduriyeti zafere ulaştırır.
]Nitekim Erdoğan, önce Kürtlerin, Alevilerin, Başörtülü kadınların, gayri müslimlerin yani ezilmişlerin sivil hakların savunan bir çizgi takip etti. Hatta onlar için dayak da yedi.
]Sonra baktı ki aslında millet de hasta edilmiş, kendileri için dayak yediği adamlar çözüm sürecini bozuyor, kendileri için dayak yediği insanlar şehrin meydanlarını doldurup küfürlü pankartlar falan açıyor, dedi ki peki, benim zaten bir "çoğunluğum" var, ben aradan çekileyim, siz dayağınızı yemeye devam edin. Hatta dayak atmak da yemekten daha tatlıymış ben de döveyim.
]Makbul vatandaş tarifi o gün bugündür şu şekilde: "Türk olacak, erkek olacak, Sünni olacak’
]Bu yeni tarifin daha fazla fanı olması onu doğru yapmaya yetmiyor.
]Bu şekildeki daracık kimlik tarifleri ile bir devi ayaklarından keserek kendi yatağına sığdırmaya çalışıyorsunuz sadece. Günün sonunda elinizde kan kaybından ölmüş bir dev ve kirli bir yatak kalıyor. Elinizdeki testereyle verdiğiniz görüntü de cabası.
]Her zaman söyledim: Siyasetin kimliklerden sıyrılımasının, kimlik siyasetinin son bulmasının tek yolu bütün kimlikleri kucaklamaktır.
]İslamcıdan nasıl cumhurbaşkanı olduysa, aleviden de olur. Kadından olur. Yarın öteki gün bir Suriyeli göçmenin çocuğundan da olur. Daha sonraki gün yine Atatürkçü bir figür cumhurbaşkanı olur. Demokrasi oyunu dürüst oynayan adil yarışan ve gerçekten millete nefes aldırıp cebine, nesline, aklına, bedenine ve ruhuna iyi gelecek şeyler yapabilecek herkesin cumhurbaşkanı ya da başbakan olabileceği bir sistemdir. Öyle olması gerekir.
Tarihe sıkışmak ya da geleceği inşa etmek
]Kişisel hayatımda önem verdiğim bir düstur var. Ne kadar düşsem ne kadar yorulsam ne kadar hayal kırıklığına uğrasam da hiç vazgeçmedim. Hayatla ilgili merakımı ve kalan eser miktardaki neşemi sadece bu düsturdan temin edebildim.
]O da şudur: İnsanların geldiği yere bakın, ama gittiği yönü dikkate alın.
]Geldikleri yer onların kimliğidir. Tarihleridir. Ancak tarih çoğunlukla tatsız şeylerden oluşur. Çünkü iyi şeylerin haber değeri olmadığı gibi, vak’a değeri de pek yoktur. Yüzlerce yıl sürmüş barışları yazmaz tarih kitapları. Çatışmaları ve savaşları yazar.
]Gitmekte oldukları yön ise onların tercihleridir, seçimleridir. Gelecektir. Henüz gerçekleşmemiş ve sizin de katkı sunarak değiştirip güzelleştirebileceğiniz olan yerdir. Belirsizlik vardır, ama umut da vardır. Ve umut, zulmeti yenebilen tek şeydir.
Hem silahtır, hem sığınak.
KAYNAK: https://www.haberturk.com/yazarlar/nihal...insa-etmek
Forum:
Güncel Olaylar
Yorum
Yorum Yok
Yazar:
donanma44
[B]Kültür ve Turizm Bakanlığı Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı sözlü sınav sonucuna göre sözleşmeli 40 Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Uzmanı alımı yapacak. [/B]
[COLOR=#212529][FONT=GothamNarrow-Book] Resmi Gazete'de yayımlanan ilana göre, adayların yükseköğretim kurumlarının 4 yıllık lisans düzeyinde eğitim veren Hukuk Fakültesi, fakültelerin Kamu Yönetimi, Siyaset Bilimi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi, İşletme, İktisat, Aktüerya Bilimleri, Tarih, Türk Dili ve Edebiyatı, Türk Halk Bilimi, Halkbilimi, Sanat Tarihi, Arkeoloji, Sosyoloji, Antropoloji, Psikoloji, Felsefe, Müzik, Müzikoloji, Müzik Bilimleri, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, Gazetecilik, Halkla İlişkiler ve Tanıtım, RadyoTelevizyon ve Sinema, Bilgi ve Belge Yönetimi, Tarih Öğretmenliği, Sosyal Bilgiler Öğretmenliği ve Türkçe Öğretmenliği bölümlerinden mezun olması ya da bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulunca kabul edilen yurtdışındaki öğretim kurumlarından mezun olması gerekiyor.
[COLOR=#212529][FONT=GothamNarrow-Book] Adayların söz konusu lisans bölümlerinden mezun olmak şartıyla, lisansüstü eğitimini tamamlaması ve bitirme tezini Alevilik-Bektaşilik ile ilgili yapmış olması veya Alevilik-Bektaşilik alanında kitap veya kitap bölümü ile bilimsel makale veya belgesel film yayımlamış olması ya da bu alanda faaliyet gösteren kamu, sivil toplum kuruluşları ya da diğer özel kurum ve kuruluşlar tarafından yürütülen tamamlanmış projeler kapsamındaki alan araştırmalarına katılmış olması veya kamu kurum ve kuruluşları tarafından yürütülen Alevilik-Bektaşilik çalışmalarında yer almış olması şartı aranıyor.
[COLOR=#212529][FONT=GothamNarrow-Book] Adayların son başvuru tarihi itibarıyla 46 yaşından gün almamış olması istenirken, başvurularını Personel Genel Müdürlüğüne elden, posta ya da kargo yoluyla ulaştırmaları gerekiyor.
[COLOR=#212529][FONT=GothamNarrow-Book] Başvuru şartları ve aranan diğer nitelikler ve sınav takvimine ilişkin bilgilere
"www.ktb.gov.tr" internet sitesinden ulaşılabilecek.
KAYNAK: [COLOR=#222222]https://www.aa.com.tr/tr/gundem/kultur-ve-turizm-bakanligi-sozlesmeli-40-alevi-bektasi-kultur-ve-cemevi-uzmani-alacak/2859003#
[COLOR=#212529][FONT=GothamNarrow-Book] Resmi Gazete'de yayımlanan ilana göre, adayların yükseköğretim kurumlarının 4 yıllık lisans düzeyinde eğitim veren Hukuk Fakültesi, fakültelerin Kamu Yönetimi, Siyaset Bilimi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi, İşletme, İktisat, Aktüerya Bilimleri, Tarih, Türk Dili ve Edebiyatı, Türk Halk Bilimi, Halkbilimi, Sanat Tarihi, Arkeoloji, Sosyoloji, Antropoloji, Psikoloji, Felsefe, Müzik, Müzikoloji, Müzik Bilimleri, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, Gazetecilik, Halkla İlişkiler ve Tanıtım, RadyoTelevizyon ve Sinema, Bilgi ve Belge Yönetimi, Tarih Öğretmenliği, Sosyal Bilgiler Öğretmenliği ve Türkçe Öğretmenliği bölümlerinden mezun olması ya da bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulunca kabul edilen yurtdışındaki öğretim kurumlarından mezun olması gerekiyor.
[COLOR=#212529][FONT=GothamNarrow-Book] Adayların söz konusu lisans bölümlerinden mezun olmak şartıyla, lisansüstü eğitimini tamamlaması ve bitirme tezini Alevilik-Bektaşilik ile ilgili yapmış olması veya Alevilik-Bektaşilik alanında kitap veya kitap bölümü ile bilimsel makale veya belgesel film yayımlamış olması ya da bu alanda faaliyet gösteren kamu, sivil toplum kuruluşları ya da diğer özel kurum ve kuruluşlar tarafından yürütülen tamamlanmış projeler kapsamındaki alan araştırmalarına katılmış olması veya kamu kurum ve kuruluşları tarafından yürütülen Alevilik-Bektaşilik çalışmalarında yer almış olması şartı aranıyor.
[COLOR=#212529][FONT=GothamNarrow-Book] Adayların son başvuru tarihi itibarıyla 46 yaşından gün almamış olması istenirken, başvurularını Personel Genel Müdürlüğüne elden, posta ya da kargo yoluyla ulaştırmaları gerekiyor.
[COLOR=#212529][FONT=GothamNarrow-Book] Başvuru şartları ve aranan diğer nitelikler ve sınav takvimine ilişkin bilgilere
"www.ktb.gov.tr" internet sitesinden ulaşılabilecek.
KAYNAK: [COLOR=#222222]https://www.aa.com.tr/tr/gundem/kultur-ve-turizm-bakanligi-sozlesmeli-40-alevi-bektasi-kultur-ve-cemevi-uzmani-alacak/2859003#
Forum:
Alevi Haber
Yorum
Yorum Yok
Yazar:
donanma44
Birinci Dünya Savaşı’nda İstanbul’u işgal ederek Osmanlı İmparatorluğu’nu savaş dışı bırakmak isteyen düşmanın Çanakkale’den saldırısı deniz ve kara savaşları olarak iki aşamalıdır. İlk denemeleri olan 18 Mart 1915 günü denizden giriştikleri saldırıda büyük bir yenilgi alırlar.
İşte bugün milletimizin tarihe şan ve şerefle altın harflerle yazdığı gurur verici bu zaferin Çanakkale Zaferi’nin yüz sekizinci yıl dönümünü kutluyoruz.
Çanakkale’yi denizden geçemeyeceğini anlayan düşman karaya çıkarma yaparak saldırır. Kara savaşları ise dokuz buçuk ay sürmüştür.
Tarihin en kanlı savaşında kendisinden kat ve kat güçlü olan düşmana karşı kahraman Mehmetçik, Komutanı Yarbay Mustafa Kemal’in askeri bilgisi ve dehası ile unutulmaz bir destan yazarak milletinin şerefini bir kez daha yüceltir. Bu savaş ordumuzun ve ulusumuzun Mustafa Kemal’le tanışmasını ve milletin gönlünde ’Anafartalar kahramanı’ olarak anılmasını sağlamıştır.
Çanakkale Zaferi’nin yüz sekizinci yıldönümünü gururla kutlarken; birlik ve beraberliğimizi sağlayan Anafartalar kahramanı Ebedi Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşları kahraman Mehmetçiği; bugünde kutsal vatan toprağımızın bölünmez bütünlüğü, Al Bayrağımız, milletimizin huzur ve güvenliği için canlarını feda eden kahraman vatan evlatları aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anarken aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz.
Ruhları şad olsun.
İşte bugün milletimizin tarihe şan ve şerefle altın harflerle yazdığı gurur verici bu zaferin Çanakkale Zaferi’nin yüz sekizinci yıl dönümünü kutluyoruz.
Çanakkale’yi denizden geçemeyeceğini anlayan düşman karaya çıkarma yaparak saldırır. Kara savaşları ise dokuz buçuk ay sürmüştür.
Tarihin en kanlı savaşında kendisinden kat ve kat güçlü olan düşmana karşı kahraman Mehmetçik, Komutanı Yarbay Mustafa Kemal’in askeri bilgisi ve dehası ile unutulmaz bir destan yazarak milletinin şerefini bir kez daha yüceltir. Bu savaş ordumuzun ve ulusumuzun Mustafa Kemal’le tanışmasını ve milletin gönlünde ’Anafartalar kahramanı’ olarak anılmasını sağlamıştır.
Çanakkale Zaferi’nin yüz sekizinci yıldönümünü gururla kutlarken; birlik ve beraberliğimizi sağlayan Anafartalar kahramanı Ebedi Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşları kahraman Mehmetçiği; bugünde kutsal vatan toprağımızın bölünmez bütünlüğü, Al Bayrağımız, milletimizin huzur ve güvenliği için canlarını feda eden kahraman vatan evlatları aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anarken aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz.
Ruhları şad olsun.
Forum:
Basın Açıklamaları
Yorum
Yorum Yok
Yazar:
donanma44
Forklift kiralama firmaları, işletmelerin kısa veya uzun dönemli ihtiyaçlarına yönelik olarak forklift kiralamalarını sağlayan işletmelerdir. Bu firmalar genellikle birçok farklı forklift tipi ve boyutu sunarlar, böylece müşterilerin ihtiyaçlarına uygun bir forklift bulmalarına yardımcı olurlar.
Forklift kiralama firmaları, müşterilere çeşitli hizmetler sunarlar. Bunlar arasında forkliftlerin teslimi ve toplanması, bakım ve tamir hizmetleri ve operatörlerin sağlanması yer alabilir. Ayrıca, bazı forklift kiralama firmaları, müşterilerin işletmelerindeki forkliftlerin bakımını ve onarımını da yapabilirler.
Forklift kiralama firmaları, genellikle işletmeler için avantajlıdır çünkü kiralama maliyetleri, bir forkliftin satın alma maliyetlerine göre daha düşüktür. Ayrıca, kiralama süresi bittiğinde, forklifti geri teslim edebilirsiniz ve daha yeni veya daha uygun bir model kiralamaya karar verebilirsiniz.Türkiye'de forklift kiralama hizmeti sunan birçok firma bulunmaktadır. Bu firmaların başında Tekmak İstif gelmektedir. Kaliteli hizmeti en uygun fiyata almak için hemen arayın.
Bu firmanın sunmuş olduğu hizmetler, ücretleri ve forklift modelleri değişebilir. Müşterilerin ihtiyaçlarına uygun bir forklift kiralama firması seçerken, fiyatların yanı sıra, forkliftlerin kalitesi, bakım ve onarım hizmetleri ve müşteri desteği gibi faktörler de göz önünde bulundurulmalıdır.
https://www.tekmakistif.com/
tekmakistif.com/
Kiralık forklift, belirli bir süre için kiralanabilen ve malzeme taşıma işlemlerinde kullanılan bir araçtır. İşletmeler, kısa veya uzun dönemli ihtiyaçlarına göre forklift kiralamayı tercih edebilirler. Kiralık forkliftler, genellikle depo, fabrika, inşaat, liman, havaalanı, hastane ve benzeri işletmelerde kullanılır.
Kiralık forkliftlerin birçok farklı türü vardır. Bu türler arasında:
Elektrikli Forkliftler: İç mekan kullanıma uygun, sessiz ve çevre dostu forkliftlerdir.
Gazlı Forkliftler: Genellikle açık hava kullanımı için tasarlanmış forkliftlerdir.
Dizel Forkliftler: Güçlü motorları sayesinde ağır yükleri kolayca taşıyabilirler. Genellikle açık hava kullanımı için tercih edilirler.Teleskopik Forkliftler: Uzun kollara sahip olan forkliftlerdir. İnşaat sektöründe, yüksek binalarda ve benzeri yerlerde kullanılır.
Paletli Forkliftler: Paletleri kaldırmak için tasarlanmış forkliftlerdir. Özellikle depolarda sıkça kullanılırlar.
Konteynır Forkliftleri: Konteynerlerin yüksekliği nedeniyle özel olarak tasarlanmış forkliftlerdir. Limanlarda ve benzeri yerlerde kullanılırlar.
Yandan Yükleyici Forkliftler: Yandan yüklemeye olanak sağlayan forkliftlerdir. Fabrikalarda, depolarda ve benzeri yerlerde kullanılırlar.Kiralık forkliftlerin seçimi, ihtiyacınız olan işlem ve taşıma kapasitesine, kullanım yerine, kiralama süresine ve bütçenize göre değişebilir. Kiralama şirketleri, müşterilerin ihtiyaçlarına göre farklı seçenekler sunabilirler.
Forklift kiralama firmaları, müşterilere çeşitli hizmetler sunarlar. Bunlar arasında forkliftlerin teslimi ve toplanması, bakım ve tamir hizmetleri ve operatörlerin sağlanması yer alabilir. Ayrıca, bazı forklift kiralama firmaları, müşterilerin işletmelerindeki forkliftlerin bakımını ve onarımını da yapabilirler.
Forklift kiralama firmaları, genellikle işletmeler için avantajlıdır çünkü kiralama maliyetleri, bir forkliftin satın alma maliyetlerine göre daha düşüktür. Ayrıca, kiralama süresi bittiğinde, forklifti geri teslim edebilirsiniz ve daha yeni veya daha uygun bir model kiralamaya karar verebilirsiniz.Türkiye'de forklift kiralama hizmeti sunan birçok firma bulunmaktadır. Bu firmaların başında Tekmak İstif gelmektedir. Kaliteli hizmeti en uygun fiyata almak için hemen arayın.
Bu firmanın sunmuş olduğu hizmetler, ücretleri ve forklift modelleri değişebilir. Müşterilerin ihtiyaçlarına uygun bir forklift kiralama firması seçerken, fiyatların yanı sıra, forkliftlerin kalitesi, bakım ve onarım hizmetleri ve müşteri desteği gibi faktörler de göz önünde bulundurulmalıdır.
https://www.tekmakistif.com/
tekmakistif.com/
Kiralık forklift, belirli bir süre için kiralanabilen ve malzeme taşıma işlemlerinde kullanılan bir araçtır. İşletmeler, kısa veya uzun dönemli ihtiyaçlarına göre forklift kiralamayı tercih edebilirler. Kiralık forkliftler, genellikle depo, fabrika, inşaat, liman, havaalanı, hastane ve benzeri işletmelerde kullanılır.
Kiralık forkliftlerin birçok farklı türü vardır. Bu türler arasında:
Elektrikli Forkliftler: İç mekan kullanıma uygun, sessiz ve çevre dostu forkliftlerdir.
Gazlı Forkliftler: Genellikle açık hava kullanımı için tasarlanmış forkliftlerdir.
Dizel Forkliftler: Güçlü motorları sayesinde ağır yükleri kolayca taşıyabilirler. Genellikle açık hava kullanımı için tercih edilirler.Teleskopik Forkliftler: Uzun kollara sahip olan forkliftlerdir. İnşaat sektöründe, yüksek binalarda ve benzeri yerlerde kullanılır.
Paletli Forkliftler: Paletleri kaldırmak için tasarlanmış forkliftlerdir. Özellikle depolarda sıkça kullanılırlar.
Konteynır Forkliftleri: Konteynerlerin yüksekliği nedeniyle özel olarak tasarlanmış forkliftlerdir. Limanlarda ve benzeri yerlerde kullanılırlar.
Yandan Yükleyici Forkliftler: Yandan yüklemeye olanak sağlayan forkliftlerdir. Fabrikalarda, depolarda ve benzeri yerlerde kullanılırlar.Kiralık forkliftlerin seçimi, ihtiyacınız olan işlem ve taşıma kapasitesine, kullanım yerine, kiralama süresine ve bütçenize göre değişebilir. Kiralama şirketleri, müşterilerin ihtiyaçlarına göre farklı seçenekler sunabilirler.
Forum:
Web Tasarım
Yorum
Yorum Yok
Yazar:
donanma44
Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, Kahramanmaraş merkezli depremlere yönelik sosyal medya paylaşımları nedeniyle, "halkı kin ve düşmanlığa tahrik"ten gözaltına alındı.
[COLOR=#022032]Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, [FONT=Roboto, Helvetica, Arial, sans-serif][COLOR=#0085be]sosyal m [FONT=Roboto, Helvetica, Arial, sans-serif][COLOR=#0085be]edya [COLOR=#022032] paylaşımındaki iddiaları üzerine başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alındı.
[COLOR=#022032]
[COLOR=#022032]Alınan bilgiye göre, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı, Ercan hakkında, 6 Şubat'taki Kahramanmaraş merkezli depremlere yönelik sosyal medyadan yaptığı "İlk iki gün asker inmediği için korumasız kadınlara tecavüz edilmiş" şeklindeki paylaşımı dolayısıyla "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçundan soruşturma başlattı.
[COLOR=#022032]Ercan, soruşturma kapsamında Başsavcılığın talimatı üzerine Elazığ'da gözaltına alındı. Ercan, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilecek.
KAYNAK: NTV
[COLOR=#022032]Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, [FONT=Roboto, Helvetica, Arial, sans-serif][COLOR=#0085be]sosyal m [FONT=Roboto, Helvetica, Arial, sans-serif][COLOR=#0085be]edya [COLOR=#022032] paylaşımındaki iddiaları üzerine başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alındı.
[COLOR=#022032]
[COLOR=#022032]Alınan bilgiye göre, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı, Ercan hakkında, 6 Şubat'taki Kahramanmaraş merkezli depremlere yönelik sosyal medyadan yaptığı "İlk iki gün asker inmediği için korumasız kadınlara tecavüz edilmiş" şeklindeki paylaşımı dolayısıyla "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçundan soruşturma başlattı.
[COLOR=#022032]Ercan, soruşturma kapsamında Başsavcılığın talimatı üzerine Elazığ'da gözaltına alındı. Ercan, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilecek.
KAYNAK: NTV
Forum:
Güncel Olaylar
Yorum
Yorum Yok
Yazar:
donanma44
Mersin İstişare Kulübü tarafından düzenlenen toplantıda uzmanlar, yaşanabilecek her türlü deprem riskine karşı alınması gereken önlemlerin başında deprem master planının uygulanması ve risk haritası oluşturulması gerektiğini belirtti.
Müjde DEMİR
Kahramanmaraş ve Hatay merkezli depremler sonrasında, Mersin İstişare Kulübü ’Deprem, Depremden Korunma Yöntemleri, Sağlıklı Yapı Deprem Sonrası Göçler, Afet Lojistiği ve Doğal Afet Sigortaları’ gündemine ilişkin toplantı düzenledi.
Mersin Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim İnan ve Şehir plancısı Sibel Gazi’nin konuşmacı olarak yer aldığı toplantıda, afete dirençli yerleşim planlamasında iklim, yöresel mimari ve kent dokularına dikkat edilmesi, kentsel tasarım plan ve projeler ile yeni yerleşmelerin ele alınması, bu doğrultuda her ilde deprem master planının uygulanması gerektiği kaydedildi.
’Mersin ve Adana’da tsunami beklemiyoruz’
Geçtiğimiz günlerde Mersin’de denizin çekilmesi üzerine kamuoyunda tsunami yaşanacağı konusunda çıkan haberler ile ilgili açıklama yapan Mersin Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim İnan ’Karada oluşan bir deprem tsunami oluşturmaz.
Tsunaminin oluşması için; fay denizde olacak ve deniz tabanını kaldıracak bununla beraber su yükselecek, yükseldiği zamanda ivme verecek ve su kıyıya gelecek. Karada oluşan deprem tsunami oluşturmaz. Bu şekilde büyük tsunamileri bizler pasifik okyanusunda görürüz. Tsunami en son Güney Asya’da meydana gelmişti 25 metre yüksekliğinde dalgalar oluşturmuştu. Mersin’de ve Adana’da böylesine büyük dalgalar beklemiyoruz’ dedi.
’Deprem master planı ve risk haritası oluşturulmalı’
Şehir plancısı Sibel Gazi, afet master planının, deprem tehlikesi karşısında kentlerde alınması gereken çok yönlü önlemleri eşgüdüm altına almayı hedefleyen, uzun dönemli bir perspektifte yapılması gereken işleri, top yekûn eyleme geçme prosedürlerini, fiziki ve mekânsal kararları da kapsamak üzere, bağımsız alt projeler tanımlayıp, birbirlerini tamamlayacak biçimlerde ilişkilendirerek bir ana program iskeleti çevresinde kurgulamaya çalışan yol haritası olduğunu ifade etti.
Gazi, imar planına esas jeolojik ve jeoteknik etüt raporlarının tüm metropoliten alan için hazırlanarak risk haritaları oluşturulması gerektiğini belirterek, ’Bu risk haritalarında zemin yapısı nedeniyle sakıncalı alanlar, sıvılaşma ve şişme potansiyeli olan alanlar, taşkın alanları, fay hatları belirlenmeli, arazi kullanım kararları, ada düzenlemeleri, yapı tipolojisi bu risk haritalarına göre oluşturulmalı, bu tür sakıncalı alanlarda yer alan yapılar bir an önce tasfiye edilmelidir’ şeklinde konuştu.
KAYNAK: dunya.com
Müjde DEMİR
Kahramanmaraş ve Hatay merkezli depremler sonrasında, Mersin İstişare Kulübü ’Deprem, Depremden Korunma Yöntemleri, Sağlıklı Yapı Deprem Sonrası Göçler, Afet Lojistiği ve Doğal Afet Sigortaları’ gündemine ilişkin toplantı düzenledi.
Mersin Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim İnan ve Şehir plancısı Sibel Gazi’nin konuşmacı olarak yer aldığı toplantıda, afete dirençli yerleşim planlamasında iklim, yöresel mimari ve kent dokularına dikkat edilmesi, kentsel tasarım plan ve projeler ile yeni yerleşmelerin ele alınması, bu doğrultuda her ilde deprem master planının uygulanması gerektiği kaydedildi.
’Mersin ve Adana’da tsunami beklemiyoruz’
Geçtiğimiz günlerde Mersin’de denizin çekilmesi üzerine kamuoyunda tsunami yaşanacağı konusunda çıkan haberler ile ilgili açıklama yapan Mersin Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim İnan ’Karada oluşan bir deprem tsunami oluşturmaz.
Tsunaminin oluşması için; fay denizde olacak ve deniz tabanını kaldıracak bununla beraber su yükselecek, yükseldiği zamanda ivme verecek ve su kıyıya gelecek. Karada oluşan deprem tsunami oluşturmaz. Bu şekilde büyük tsunamileri bizler pasifik okyanusunda görürüz. Tsunami en son Güney Asya’da meydana gelmişti 25 metre yüksekliğinde dalgalar oluşturmuştu. Mersin’de ve Adana’da böylesine büyük dalgalar beklemiyoruz’ dedi.
’Deprem master planı ve risk haritası oluşturulmalı’
Şehir plancısı Sibel Gazi, afet master planının, deprem tehlikesi karşısında kentlerde alınması gereken çok yönlü önlemleri eşgüdüm altına almayı hedefleyen, uzun dönemli bir perspektifte yapılması gereken işleri, top yekûn eyleme geçme prosedürlerini, fiziki ve mekânsal kararları da kapsamak üzere, bağımsız alt projeler tanımlayıp, birbirlerini tamamlayacak biçimlerde ilişkilendirerek bir ana program iskeleti çevresinde kurgulamaya çalışan yol haritası olduğunu ifade etti.
Gazi, imar planına esas jeolojik ve jeoteknik etüt raporlarının tüm metropoliten alan için hazırlanarak risk haritaları oluşturulması gerektiğini belirterek, ’Bu risk haritalarında zemin yapısı nedeniyle sakıncalı alanlar, sıvılaşma ve şişme potansiyeli olan alanlar, taşkın alanları, fay hatları belirlenmeli, arazi kullanım kararları, ada düzenlemeleri, yapı tipolojisi bu risk haritalarına göre oluşturulmalı, bu tür sakıncalı alanlarda yer alan yapılar bir an önce tasfiye edilmelidir’ şeklinde konuştu.
KAYNAK: dunya.com
Forum:
Güncel Olaylar
Yorum
Yorum Yok
Yazar:
donanma44
Adıyaman'da enkaz altından çıkarılan ancak iki bacağını kaybeden ve bir süredir Ankara'da tedavi gören 12 yaşındaki Cihan Emir Parlak hayatını kaybetti. Galatasaraylı olduğu öğrenilen Parlak'ı Tanju Çolak ziyaret etmişti.
[COLOR=#022032]Kahramanmaraş merkezli gerçekleşen depremlerde Adıyaman'da enkaz altında kalan ve 62. saatte kurtarılan Cihan Emir Parlak yaşamını yitirdi.
[COLOR=#022032]Ankara'da tedavi altına alınan fakat iki bacağı kaybeden Cihan Emir, aynı zamanda Galatasaray taraftarıydı. Cihan, sarı-kırmızılı futbolcular Muslera ve Kerem Aktürkoğlu'yla telefonda görüntülü görüşmüştü.
[COLOR=#022032]Galatasaray Başkanı Dursun Özbek ile de konuşan Cihan Emir, İstanbul'a gelip Fenerbahçe maçını tribünde izlemek istediğini söylemiş, Dursun Özbek de Cihan'a, "Fenerbahçe maçına sizi getireceğim, şampiyonluk maçı olacak." ifadelerini kullanmıştı.
[COLOR=#022032]TANJU ÇOLAK ZİYARET ETMİŞTİ
Türk futbol tarihinin en golcü oyuncusu olan Tanju Çolak da Cihan Emir Parlak’ı Ankara'da tedavi gördüğü hastanede ziyaret etmişti.
[COLOR=#022032]
Çolak, Cihan'a tüm takım imzalı Galatasaray forması hediye etmiş ve Florya Metin Oktay Tesisleri'ne götürerek sarı-kırmızılı futbolcular ve Teknik Direktör Okan Buruk ile tanıştıracağının sözünü vermişti.
KAYNAK: NTV
[COLOR=#022032]Kahramanmaraş merkezli gerçekleşen depremlerde Adıyaman'da enkaz altında kalan ve 62. saatte kurtarılan Cihan Emir Parlak yaşamını yitirdi.
[COLOR=#022032]Ankara'da tedavi altına alınan fakat iki bacağı kaybeden Cihan Emir, aynı zamanda Galatasaray taraftarıydı. Cihan, sarı-kırmızılı futbolcular Muslera ve Kerem Aktürkoğlu'yla telefonda görüntülü görüşmüştü.
[COLOR=#022032]Galatasaray Başkanı Dursun Özbek ile de konuşan Cihan Emir, İstanbul'a gelip Fenerbahçe maçını tribünde izlemek istediğini söylemiş, Dursun Özbek de Cihan'a, "Fenerbahçe maçına sizi getireceğim, şampiyonluk maçı olacak." ifadelerini kullanmıştı.
[COLOR=#022032]TANJU ÇOLAK ZİYARET ETMİŞTİ
Türk futbol tarihinin en golcü oyuncusu olan Tanju Çolak da Cihan Emir Parlak’ı Ankara'da tedavi gördüğü hastanede ziyaret etmişti.
[COLOR=#022032]
KAYNAK: NTV
Forum:
Güncel Olaylar
Yorum
Yorum Yok
Yazar:
donanma44
Türkiye iki büyük deprem felaketinin yaralarını sarmaya çalışıyor. İlki 7,7 ikincisi 7,6 büyüklüğündeki deprem; Kahramanmaraş, Kilis, Diyarbakır, Adana, Osmaniye, Gaziantep, Şanlıurfa, Adıyaman, Malatya ve Hatay'da büyük yıkıma yol açtı.
Arama kurtarma çalışmalarının 8. gününde can kaybı 31 bin 643'e yükseldi.Kahramanmaraş'ta meydana gelen ve birçok ilimizde hissedilen depremden etkilenen tüm vatandaşalarımıza geçmiş olsun.
Hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralı kardeşlerimize acil şifalar diliyoruz. Dualarımız onlarla. Ülkemize ve Milletimize geçmiş olsun.
Arama kurtarma çalışmalarının 8. gününde can kaybı 31 bin 643'e yükseldi.Kahramanmaraş'ta meydana gelen ve birçok ilimizde hissedilen depremden etkilenen tüm vatandaşalarımıza geçmiş olsun.
Hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralı kardeşlerimize acil şifalar diliyoruz. Dualarımız onlarla. Ülkemize ve Milletimize geçmiş olsun.
Forum:
Basın Açıklamaları
Yorum
Yorum Yok
Yazar:
donanma44
![[Resim: aloh0mc.jpg]](https://i.hizliresim.com/aloh0mc.jpg)
Afet esnasında yaşanan iletişim eksikliğinin önüne geçecek, hayat kurtarıcı öneme sahip mobil uygulamaları sizler için derledik.
Ülkemizde meydana gelen deprem felaketinde karşımıza çıkan en büyük sorunlardan biri iletişim eksikliği oldu. Yaşanan bu eksikliğe karşı çözüm olarak geliştirilen, deprem anında veya sonrasında hayat kurtaran mobil uygulamaları sizler için derledik.
Hayat kurtaracak mobil uygulamalar
AFAD Acil
AFAD Acil mobil uygulaması, tek tuşla 112 acil çağrı merkezine internet üzerinden bağlanmanıza olanak tanıyor. Acil bir durum olduğunu bildirdikten sonra, uygulama size bulunduğunuz konumu yetkililere bildiriyor.
112 Acil Yardım Butonu
Tamamen ücretsiz olan 112 Acil Yardım Butonu ile acil müdahale gerektiren durumlarda hızlı bir şekilde konumunuzu yetkililere bildirebilirsiniz. Uygulama, en kısa sürede kullanıcılara yardımın ulaşmasını amaçlıyor.
Whistle Mobil Uygulaması
Bir düdük uygulaması olan Whistle Mobil, güçlü ve tiz bir ses çıkararak kullanıcıların deprem veya doğal afet esnasında yetkililere seslerini duyurmalarını sağlıyor. Özellikle enkaz altında kalan ve konuşabilecek durumda olmayan kişiler, bu uygulama sayesinde yetkililere seslerini duyurabilir.
BiPbip-1
Bir mesajlaşma uygulaması olan BiP, içerisinde birçok eklenti ve uygulama barındıran bir yapıya sahip. Uygulamada yer alan Acil Durum Butonu, kullanıcıların ihtiyaç anında arkadaşlarıyla ve yetkililerle iletişime geçebilmelerini sağlıyor. Bluetooth teknolojisi ile çalışan bu özellik acil durumlarda hayati bir önem taşıyor. Acil Durum Butonu ile gönderdiğiniz mesajlardan, operatör fark etmeksizin, herhangi bir ücret alınmıyor.
AKUT Â GüvendeyimAkut Â
Güvendeyim, deprem ya da doğal afet esnasında sevdiklerinize güvende olduğunuzu bildirmenizi sağlıyor. İnternet bağlantısına ihtiyacı olmaması ise uygulamanın en avantajlı özelliklerinden. Ayrıca uygulama üzerinden tek tuşla, seçtiğiniz kişilere konumun bilgilerinizi ve çağrınızı ulaştırabilirsiniz.
Bridgefy
İnternete ihtiyacı olmayan bir başka önemli uygulama ise Bridgefy. Bluetooth aracılığıyla arkadaşlarınıza ve ailenize ulaşmanızı sağlayan uygulama herhangi bir acil durumda hayat kurtarıcı olabilir.
LIFE360
LIFE360, cihazınızın GPS özelliğini kullanarak ailenizdeki bireylerin konumlarına ulaşabilmenizi sağlıyor. Uygulamada yer alan ’acil durum’ butonunu kullanarak ihtiyaç anında mesajlaşmak ve yardım istemekte mümkün.
Kaynak: pazarlama.com
Forum:
Güncel Olaylar
Yorum
Yorum Yok
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Forumda Ara
Forum İstatistikleri
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 230 aktif kullanıcı var.
Applebot, Bing, Facebook, Google, Yandex
(0 Üye - 225 Ziyaretçi)
Son Yazılanlar
Ankara Bahçelievler çilin...
Son Yorum:
emekcilingir
•
Dün, 14:00
Seni hiç unutmadık, Unutm...
Son Yorum:
donanma44
•
05/08/2026, 15:07
Müzik Yayın İzin Belgesi ...
Son Yorum:
donanma44
•
22/07/2026, 01:53
Alevi oldukları için öldü...
Son Yorum:
donanma44
•
19/07/2026, 19:19
3. Alevilik ve Bektaşilik...
Son Yorum:
donanma44
•
19/07/2026, 19:15
Van MYK Belgesi Nereden v...
Son Yorum:
donanma44
•
19/07/2026, 19:09
Ağrı MYK Belgesi: Artun B...
Son Yorum:
donanma44
•
25/06/2026, 23:35
Kübra Par, Alevilerle ilg...
Son Yorum:
donanma44
•
03/06/2026, 00:52
Alevi ve Bektaşi Öğrencil...
Son Yorum:
donanma44
•
03/06/2026, 00:48
Alevi örgütlerinden Kılıç...
Son Yorum:
donanma44
•
27/05/2026, 23:00
![[Resim: erjux1o.jpg]](https://i.hizliresim.com/erjux1o.jpg)
![[Resim: jan5f15.jpg]](https://i.hizliresim.com/jan5f15.jpg)
![[Resim: kb725ey.jpg]](https://i.hizliresim.com/kb725ey.jpg)
![[Resim: fwh3q75.jpg]](https://i.hizliresim.com/fwh3q75.jpg)