ABD bankası Wells Fargo’nun ilk çeyrekteki kar tahmini dünya borsalarını uçurdu
ABD’nin en büyük bankalarından Wells Fargo’nun bu yılın ilk çeyreğinde 3 milyar dolar kâr elde edebileceğini açıklaması tüm dünya borsalarını uçurdu. IMF anlaşmasında kredinin artabileceği beklentisinin de etkisiyle İMKB dün de yüzde 3.22 yükseldi. Faiz yüzde 12.90 ile tarihi dibine indi
Türkiye’nin Uluslararası Para Fonu (IMF) ile yapacağı anlaşmada kredi miktarının artabileceği beklentisi ve ABD bankacılık sektörüne ilişkin olumlu görüşler piyasalarda bayram havasının sürmesine neden oluyor. “Posta arabası” logosuyla tanınan ABD’nin en büyük bankalarından Wells Fargo’nun bu yılın ilk çeyreğini 3 milyar dolar karla kapatacağını açıklaması tüm dünya borsalarında morallerin yükselmesine neden oldu.
Tüm dünya bayram etti
ABD’de stres testi sonucu hiçbir bankanın kapanmayacağına yönelik yapılan açıklamalar ve Wells Fargo’nun ilk çeyreğe ilişkin olumlu görüşleri tüm dünya borsalarında olumlu karşılandı. Avrupa borsalarında yüzde 3’ü aşan yükselişler yaşanırken Wall Street de güne yüzde 2’nin üzerinde artışla başladı. Wells Fargo’nun bu yılın ilk üç ayını 3 milyar dolar kârla tamamlayacağını belirttiği açıklamasında, “Kârlarda büyüme, sermaye artırmanın en iyi yolu. Hükümetten aldığımız paraları yakın zamanda geri ödemek istiyoruz. Kredi vermek için 23 milyar dolar tutarında rezervimiz var. Wells Fargo olarak ilk çeyrekte 20 milyar dolar gelir bekliyoruz” denildi. Bu açıklamanın ardından Wells Fargo hisseleri günün ilk dakikalarında yüzde 35 değer kazandı.
‘Dışarısı tatil bugün sakin geçer’
YatIrIm Finansman stratejisti Fatih Baykan, “Bugün ABD’de piyasalar kapalı ve muhtemelen sakin bir seyir olacaktır. Olumlu havanın devam edebileceğini söyleyebiliriz. Bugün kapasite kullanım oranı var ve veri muhtemelen düşük gelecek. Ancak piyasaları etkilemesini beklemiyoruz çünkü bu hafta sanayi üretimi verisi açıklandı ve olumlu havayı çok bozduğunu söyleyemeyiz. IMF ile beklenti daha ağır basıyor” dedi.
Endekste yurtdışına paralel bir yükselişin yaşandığına dikkat çeken Bayhan, IMF ile yapılacak olan kredi miktarının artabileceği beklentisinin piyasalara moral verdiğini belirtti.
Döviz, Borsa, Genel Ekonomi
Döviz, Borsa, Genel Ekonomi
Döviz, Borsa, Genel Ekonomi
Trump Organization CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı Donald Trump, borsalarda bankacılık hisseleri önderliğinde yaşanan ralliyi, ekonomide bir iyileşme başlangıcı olarak değerlendirmediğini söyledi. CNBC Amerika’nın yayınına telefonla bağlanan Trump, ekonominin iyileşmesinin bankaların kredi vermesine bağlı olduğunu belirtti.
Bankalar borç vermeli
"Ekonomide toparlanma göremiyorum" diyen Trump, şunları söyledi: "Devlet 2’nci Büyük Buhran’ı önlemek için doğru bir karar verdi ve bankalara milyarlarca dolar aktardı. Böylece bankacılık sistemi borcunu çeviremeyecek durumda olmaktan kurtarıldı. Ancak, bu parayla bankaların ne yaptıklarını ben bilmiyorum. Eskiden yaptıkları kötü işlemleri fonluyor olabilirler. Bankacılar kime ne zaman borç vereceklerini bilirler. Ancak şu anda kim olduğunuz, ne kadar kárlı bir işe gireceğiniz ya da ne kadar istihdam sağlayacağınızın önemi yok. Para bulamıyorsunuz, çünkü kredi verilmiyor. Bu da ekonomiyi durduruyor. Hükümet mutlaka bankaları borç verir hale getirmeli."
Emlak yatırımlarındaki fırsat ve sorunlara da değinen Trump, buradaki durumu ise şöyle özetledi: "Şu anda ticari emlakla ilgili sorun, ticari emlağın, hisse senetleri gibi olmasından kaynaklanıyor. Yani düşük fiyat, ne kadar düşük fiyattır belli değil. Kendime göre düşük bir fiyata Washington’da bir yatırım yaptım, ama bundan 2 yıl sonra belki de yanlış bir zamanda, yanlış fiyattan yatırım yaptığım ortaya çıkabilir. Diğer yandan, hayatımda ilk kez inşaat masrafından daha ucuza bina satın alıyorum."
Toksikleri kim alacak
Trump, bankaları toksik varlıklardan arındırma planının işe yarayacağı konusunda ise şüpheli. Trump, "Bankalar toksik varlıklardan kurtulmak istiyor. Bu varlıkları kim anlayacak; kim, kaça alacak, merak ediyorum" diye konuştu.
Bankalar borç vermeli
"Ekonomide toparlanma göremiyorum" diyen Trump, şunları söyledi: "Devlet 2’nci Büyük Buhran’ı önlemek için doğru bir karar verdi ve bankalara milyarlarca dolar aktardı. Böylece bankacılık sistemi borcunu çeviremeyecek durumda olmaktan kurtarıldı. Ancak, bu parayla bankaların ne yaptıklarını ben bilmiyorum. Eskiden yaptıkları kötü işlemleri fonluyor olabilirler. Bankacılar kime ne zaman borç vereceklerini bilirler. Ancak şu anda kim olduğunuz, ne kadar kárlı bir işe gireceğiniz ya da ne kadar istihdam sağlayacağınızın önemi yok. Para bulamıyorsunuz, çünkü kredi verilmiyor. Bu da ekonomiyi durduruyor. Hükümet mutlaka bankaları borç verir hale getirmeli."
Emlak yatırımlarındaki fırsat ve sorunlara da değinen Trump, buradaki durumu ise şöyle özetledi: "Şu anda ticari emlakla ilgili sorun, ticari emlağın, hisse senetleri gibi olmasından kaynaklanıyor. Yani düşük fiyat, ne kadar düşük fiyattır belli değil. Kendime göre düşük bir fiyata Washington’da bir yatırım yaptım, ama bundan 2 yıl sonra belki de yanlış bir zamanda, yanlış fiyattan yatırım yaptığım ortaya çıkabilir. Diğer yandan, hayatımda ilk kez inşaat masrafından daha ucuza bina satın alıyorum."
Toksikleri kim alacak
Trump, bankaları toksik varlıklardan arındırma planının işe yarayacağı konusunda ise şüpheli. Trump, "Bankalar toksik varlıklardan kurtulmak istiyor. Bu varlıkları kim anlayacak; kim, kaça alacak, merak ediyorum" diye konuştu.
“Ellerinde çıralarla gezen çıplak ayaklı körlere ihtiyacı var dünyanın”
Döviz, Borsa, Genel Ekonomi
İstanbul serbest piyasada dolar 16060 avro 21150 liradan güne başladı.
Kapalıçarşı'da 16000 liradan alınan dolar 16060 liradan satılıyor. 21080 liradan alınan avronun satış fiyatı ise 21150 lira olarak belirlendi.
Serbest piyasada dün kapanışta doların satış fiyatı 16000 lira avronun satış fiyatı ise 21120 lira olmuştu.
Kapalıçarşı'da 16000 liradan alınan dolar 16060 liradan satılıyor. 21080 liradan alınan avronun satış fiyatı ise 21150 lira olarak belirlendi.
Serbest piyasada dün kapanışta doların satış fiyatı 16000 lira avronun satış fiyatı ise 21120 lira olmuştu.
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Döviz, Borsa, Genel Ekonomi
Fiyatı 1 TL`nin altındaki hisselere dikkat!
Sermaye Piyasası Kurulundan (SPK) yapılan açıklamada, fon çıkışı gerektirmeyen sermaye azaltımının, kaydi olarak bir payın İMKB'deki işlem fiyatının düzeltilerek, nominal değerin üzerine çıkmasını sağlayabileceği belirtildi.
AA
SPK açıklamasında, uluslararası finansal piyasalarda yaşanan son dalgalanmalarla birlikte, tüm dünya borsalarında olduğu gibi İMKB'de işlem gören şirketlerin hisse senedi fiyatlarında da önemli düşüşler meydana geldiği kaydedildi. Bu nedenle, pek çok şirketin pay fiyatının nominal değerinin (1 lira) altına düştüğüne dikkat çekilen açıklamada, mevcut mevzuat nedeniyle sermayeyi temsil eden payların nominal değerinin altında satılmasının mümkün olmadığı kaydedildi.
Açıklamada, “Dolayısıyla anılan şirketlerin halka arz suretiyle nakit sermaye artırımı yapmaları imkanı ekonomik olarak ortadan kalkmıştır. Bu durum nakit sermaye ihtiyacı olan şirketleri zorunlu olarak tahsisli sermaye artırımına yönlendirmektedir” ifadesine yer verildi.
Kurulun, payları nominal değerin altında işlem gören şirketlerin nakit sermaye artırımlarına imkan sağlamak amacıyla halka açık anonim ortaklıklar için fon çıkışı gerektirmeyen sermaye azaltım sürecine ilişkin ilke ve esasları belirlediği bildirilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Söz konusu ilke ve esaslar çerçevesinde yapılacak fon çıkışı gerektirmeyen sermaye azaltımları, şirketlerin varlıklarında ve yatırımcıların mal varlığında herhangi bir değişime sebep olmayacak ancak, kaydi olarak bir payın İMKB'deki işlem fiyatının düzeltilerek, nominal değerin üzerine çıkmasını sağlayabilecek. Bu işlemin bedelsiz sermaye artırımlarının tersine işleyen bir süreç olarak tanımlanması mümkündür. Bu işlemde nihai amaç, nakit sermaye artırımına uygun ekonomik ve hukuki koşulların oluşturulmasıdır.
Pay fiyatı nominal değerin altında olan şirketlerin, nakit sermaye artırımları öncesinde bu tür bir sermaye azaltımı yapmalarının, şirketlerin halka açıklık oranlarının muhafazasını ve sermayenin tabana yayılmasını sağlayacağı düşünülmektedir.”
Sermaye Piyasası Kurulundan (SPK) yapılan açıklamada, fon çıkışı gerektirmeyen sermaye azaltımının, kaydi olarak bir payın İMKB'deki işlem fiyatının düzeltilerek, nominal değerin üzerine çıkmasını sağlayabileceği belirtildi.
AA
SPK açıklamasında, uluslararası finansal piyasalarda yaşanan son dalgalanmalarla birlikte, tüm dünya borsalarında olduğu gibi İMKB'de işlem gören şirketlerin hisse senedi fiyatlarında da önemli düşüşler meydana geldiği kaydedildi. Bu nedenle, pek çok şirketin pay fiyatının nominal değerinin (1 lira) altına düştüğüne dikkat çekilen açıklamada, mevcut mevzuat nedeniyle sermayeyi temsil eden payların nominal değerinin altında satılmasının mümkün olmadığı kaydedildi.
Açıklamada, “Dolayısıyla anılan şirketlerin halka arz suretiyle nakit sermaye artırımı yapmaları imkanı ekonomik olarak ortadan kalkmıştır. Bu durum nakit sermaye ihtiyacı olan şirketleri zorunlu olarak tahsisli sermaye artırımına yönlendirmektedir” ifadesine yer verildi.
Kurulun, payları nominal değerin altında işlem gören şirketlerin nakit sermaye artırımlarına imkan sağlamak amacıyla halka açık anonim ortaklıklar için fon çıkışı gerektirmeyen sermaye azaltım sürecine ilişkin ilke ve esasları belirlediği bildirilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Söz konusu ilke ve esaslar çerçevesinde yapılacak fon çıkışı gerektirmeyen sermaye azaltımları, şirketlerin varlıklarında ve yatırımcıların mal varlığında herhangi bir değişime sebep olmayacak ancak, kaydi olarak bir payın İMKB'deki işlem fiyatının düzeltilerek, nominal değerin üzerine çıkmasını sağlayabilecek. Bu işlemin bedelsiz sermaye artırımlarının tersine işleyen bir süreç olarak tanımlanması mümkündür. Bu işlemde nihai amaç, nakit sermaye artırımına uygun ekonomik ve hukuki koşulların oluşturulmasıdır.
Pay fiyatı nominal değerin altında olan şirketlerin, nakit sermaye artırımları öncesinde bu tür bir sermaye azaltımı yapmalarının, şirketlerin halka açıklık oranlarının muhafazasını ve sermayenin tabana yayılmasını sağlayacağı düşünülmektedir.”
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Döviz, Borsa, Genel Ekonomi
]Krizin dibi göründü! [/color]
Size global ekonomik krizle ilgili bir iyi bir kötü haberim, bir de önerim var.
Eyüp CAN / REFERANS GAZETESİ
IMF hafta içi Dünya Ekonomik Görünüm raporunu açıkladı.
Her yıl iki defa yayımlanan, ekleriyle birlikte 200 sayfayı aşan nisan raporunu dikkatlice okudum. Kabaca ne diyor IMF?
1- 2. Dünya Savaşı sonrası en derin durgunluğu yaşıyoruz.
2- Bu yıl dünya ekonomisi yüzde 1,3 küçülecek.
3- 2010 yılında yüzde 1,9 büyüyecek fakat bu defa toparlanma geçmiş krizlere göre çok daha uzun zaman alacak.
* * *
Bence raporun herkesi ilgilendiren en can alıcı yeri 3. Bölüm.
Başlığı: Resesyondan Toparlanmaya: Ne kadar yakın/Ne kadar güçlü?
Teknik ayrıntıya girmeden özetle söylüyorum; IMF analistleri, resesyonda en kötü noktanın arkada kaldığı görüşünde.
Piyasaların tabiriyle krizin dibi göründü!
Bu iyi haber. Fakat bir de kötü haber var.
Toparlanma en az resesyon döngüsü kadar sürecek!
Yani dünya ekonomisi 2010'da toparlanmaya başlayacak fakat esas çıkış 2011'e sarkacak. Çünkü finansal krizin tetiklediği, birçok ülkenin eşzamanlı etkilendiği krizlerde iç-dış talep ve kredi kanalları aynı anda tıkandığı için toparlanma ciddi zaman alır.
Bu da Nasılsa dip göründü; işler hemen düzelir, her şey eskisi gibi olur diye bekleyenlere kötü haber.
* * *
Bir kötü haber de bu yıl yüzde 3,6 küçülürüz diyen AK Parti hükümetine.
IMF'ye göre Türkiye 2009'da yüzde 5,1 küçülür, 2010'da yüzde 1,5 büyür.
Tabii bunların hepsi tahmin.
Hem IMF'nin hem de hükümetin bu yıla dönük yaptığı tahminleri tekrar ve tekrar revize etmek zorunda kaldığını hatırlamakta yarar var.
Dolayısıyla bu noktada esas olan IMF'nin en kötü günler geride kaldı tespiti.
Fakat ben hâlâ krizin dibi göründü diyemiyorum çünkü bu kuyu dipsiz bir kuyu.
Daha doğru tabirle her kuyunun dibi farklı.
Dünya ekonomisini tek bir kuyu bile kabul etsek size borsa-döviz-altın-bakır-petrol-navlun… bir sürü farklı dip noktası gösterebilirim.
Birinde yüzde yüzlük düşüş dip gibi görünürken diğerinde yüzde bin!
Ayrıca eskiler boşuna Mesele kuyunun dibi değil elinizdeki ipin uzunluğu dememişler.
* * *
Şimdi gelelim dünya ekonomisinin gidişatını anlamanızı kolaylaştıracak önerime.
Adı Baltık Kuru Yük Endeksi.
Daha çok denizcilerin yakından takip ettiği bu endeks dünya ekonomisinin dünü-bugünü ve yarınına ilişkin spekülatif olmayan en ciddi indikatör.
Çünkü endeks, demir cevheri, çelik, hububat, çimento, kömür ve bakır gibi sanayi üretiminde kullanılan temel hammaddelerin taşıma maliyetini yansıtıyor.
Her gün bu malların 26 ayrı rotadaki nakliye fiyatları derlenip ortalama bir veri haline getiriliyor. Böylece dünya ticaretinin seyri en çıplak biçimde ortaya çıkıyor.
* * *
2003-2007 arasında Baltık Endeksi sürekli olarak yükseldi. 2008 yılı mayıs ayında tarihinin en yüksek noktasına yani 11.793 puana çıktı.
Fakat Aralık 2008'de küresel ticaret adına krizin dip noktası olarak tanımlanabilecek 663 puana düştü. Şu günlerde ise 2000'lerde seyrediyor.
Dedim ya IMF tespitinde haklı: En kötü günler geride kaldı.
İlla dip arıyorsak küresel ticaret aralıkta felaket bir dip yapmış.
200 bin dolara kiralanan yük gemileri 5 bin dolara müşteri bulamamış!
Daha ne olsun!
2010-11 toparlanma yılları.
Peki ama Baltık Endeksi bir daha ne zaman 12 bin seviyesine gelir?
Bu krizden sonra sormamız gereken doğru soru: Bir daha o seviyelere gelir mi, dahası gelmesine gerek var mı?
Size global ekonomik krizle ilgili bir iyi bir kötü haberim, bir de önerim var.
Eyüp CAN / REFERANS GAZETESİ
IMF hafta içi Dünya Ekonomik Görünüm raporunu açıkladı.
Her yıl iki defa yayımlanan, ekleriyle birlikte 200 sayfayı aşan nisan raporunu dikkatlice okudum. Kabaca ne diyor IMF?
1- 2. Dünya Savaşı sonrası en derin durgunluğu yaşıyoruz.
2- Bu yıl dünya ekonomisi yüzde 1,3 küçülecek.
3- 2010 yılında yüzde 1,9 büyüyecek fakat bu defa toparlanma geçmiş krizlere göre çok daha uzun zaman alacak.
* * *
Bence raporun herkesi ilgilendiren en can alıcı yeri 3. Bölüm.
Başlığı: Resesyondan Toparlanmaya: Ne kadar yakın/Ne kadar güçlü?
Teknik ayrıntıya girmeden özetle söylüyorum; IMF analistleri, resesyonda en kötü noktanın arkada kaldığı görüşünde.
Piyasaların tabiriyle krizin dibi göründü!
Bu iyi haber. Fakat bir de kötü haber var.
Toparlanma en az resesyon döngüsü kadar sürecek!
Yani dünya ekonomisi 2010'da toparlanmaya başlayacak fakat esas çıkış 2011'e sarkacak. Çünkü finansal krizin tetiklediği, birçok ülkenin eşzamanlı etkilendiği krizlerde iç-dış talep ve kredi kanalları aynı anda tıkandığı için toparlanma ciddi zaman alır.
Bu da Nasılsa dip göründü; işler hemen düzelir, her şey eskisi gibi olur diye bekleyenlere kötü haber.
* * *
Bir kötü haber de bu yıl yüzde 3,6 küçülürüz diyen AK Parti hükümetine.
IMF'ye göre Türkiye 2009'da yüzde 5,1 küçülür, 2010'da yüzde 1,5 büyür.
Tabii bunların hepsi tahmin.
Hem IMF'nin hem de hükümetin bu yıla dönük yaptığı tahminleri tekrar ve tekrar revize etmek zorunda kaldığını hatırlamakta yarar var.
Dolayısıyla bu noktada esas olan IMF'nin en kötü günler geride kaldı tespiti.
Fakat ben hâlâ krizin dibi göründü diyemiyorum çünkü bu kuyu dipsiz bir kuyu.
Daha doğru tabirle her kuyunun dibi farklı.
Dünya ekonomisini tek bir kuyu bile kabul etsek size borsa-döviz-altın-bakır-petrol-navlun… bir sürü farklı dip noktası gösterebilirim.
Birinde yüzde yüzlük düşüş dip gibi görünürken diğerinde yüzde bin!
Ayrıca eskiler boşuna Mesele kuyunun dibi değil elinizdeki ipin uzunluğu dememişler.
* * *
Şimdi gelelim dünya ekonomisinin gidişatını anlamanızı kolaylaştıracak önerime.
Adı Baltık Kuru Yük Endeksi.
Daha çok denizcilerin yakından takip ettiği bu endeks dünya ekonomisinin dünü-bugünü ve yarınına ilişkin spekülatif olmayan en ciddi indikatör.
Çünkü endeks, demir cevheri, çelik, hububat, çimento, kömür ve bakır gibi sanayi üretiminde kullanılan temel hammaddelerin taşıma maliyetini yansıtıyor.
Her gün bu malların 26 ayrı rotadaki nakliye fiyatları derlenip ortalama bir veri haline getiriliyor. Böylece dünya ticaretinin seyri en çıplak biçimde ortaya çıkıyor.
* * *
2003-2007 arasında Baltık Endeksi sürekli olarak yükseldi. 2008 yılı mayıs ayında tarihinin en yüksek noktasına yani 11.793 puana çıktı.
Fakat Aralık 2008'de küresel ticaret adına krizin dip noktası olarak tanımlanabilecek 663 puana düştü. Şu günlerde ise 2000'lerde seyrediyor.
Dedim ya IMF tespitinde haklı: En kötü günler geride kaldı.
İlla dip arıyorsak küresel ticaret aralıkta felaket bir dip yapmış.
200 bin dolara kiralanan yük gemileri 5 bin dolara müşteri bulamamış!
Daha ne olsun!
2010-11 toparlanma yılları.
Peki ama Baltık Endeksi bir daha ne zaman 12 bin seviyesine gelir?
Bu krizden sonra sormamız gereken doğru soru: Bir daha o seviyelere gelir mi, dahası gelmesine gerek var mı?
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Döviz, Borsa, Genel Ekonomi
]Faiz indikçe TL mevduatın cazibesi azalıyor [/color]
Hafta içinde bazı gazetelerde Bankalar faiz indiriminde uzlaştı şeklinde bir haber vardı. Habere göre Vakıfbank Genel Müdürü, Konsensus sağlandı, faizler düşecek demiş ve bankacılık sisteminin faizleri daha hızlı şekilde aşağıya çekeceğini söylemiş.
Açıklama bir yönü ile Rekabet Kurulu'nun alanına giriyor ancak üzerinde durulması gereken bir diğer boyutu daha var: Türk Lirası mevduat ve kredi faizlerinde önümüzdeki yakın dönemde hızlı bir düşüş olabilir mi? Merkez Bankası'nın alışılmışın ötesindeki hızlı faiz indirimlerinin de etkisiyle mevduat faizlerinde son 4-5 ayda ciddi gerileme oldu. Görülüyor ki Merkez Bankası önümüzdeki birkaç ayda da faizleri daha yavaş bir hızla bile olsa indirmeye devam edecek. Bu noktada bugüne kadar Merkez Bankası'nın faiz indirimlerini izleyen bankacılık kesiminin bundan sonra da Merkez'i izlemeye devam edip etmeyeceğini tahmin etmemiz gerekiyor:
Döviz hesapları arttı
Bankacılarla konuşursanız, bankaların mevcut faiz seviyeleri dolayında biraz durup soluklanacaklarını düşünürsünüz. Çünkü hızla düşen mevduat faizlerinin portföy tercihleri üzerindeki etkisi görülmeye başlandı. Daha basit bir ifadeyle, TL mevduat faizi düştüğü için tasarruf sahibi artık mevduattan başka alanlara yönelmeye başlamak üzere.
Rakamlar da gösteriyor ki, son haftalarda Türk Lirası mevduat azalırken, döviz tevdiat hesaplarının miktarı artmış. Dolayısıyla benim edindiğim izlenim bankalar arasında topluca faizi indirme yönünde bir eğilim yok. Herkes hala birbirini kollamakla meşgul.
Hafta içinde bazı gazetelerde Bankalar faiz indiriminde uzlaştı şeklinde bir haber vardı. Habere göre Vakıfbank Genel Müdürü, Konsensus sağlandı, faizler düşecek demiş ve bankacılık sisteminin faizleri daha hızlı şekilde aşağıya çekeceğini söylemiş.
Açıklama bir yönü ile Rekabet Kurulu'nun alanına giriyor ancak üzerinde durulması gereken bir diğer boyutu daha var: Türk Lirası mevduat ve kredi faizlerinde önümüzdeki yakın dönemde hızlı bir düşüş olabilir mi? Merkez Bankası'nın alışılmışın ötesindeki hızlı faiz indirimlerinin de etkisiyle mevduat faizlerinde son 4-5 ayda ciddi gerileme oldu. Görülüyor ki Merkez Bankası önümüzdeki birkaç ayda da faizleri daha yavaş bir hızla bile olsa indirmeye devam edecek. Bu noktada bugüne kadar Merkez Bankası'nın faiz indirimlerini izleyen bankacılık kesiminin bundan sonra da Merkez'i izlemeye devam edip etmeyeceğini tahmin etmemiz gerekiyor:
Döviz hesapları arttı
Bankacılarla konuşursanız, bankaların mevcut faiz seviyeleri dolayında biraz durup soluklanacaklarını düşünürsünüz. Çünkü hızla düşen mevduat faizlerinin portföy tercihleri üzerindeki etkisi görülmeye başlandı. Daha basit bir ifadeyle, TL mevduat faizi düştüğü için tasarruf sahibi artık mevduattan başka alanlara yönelmeye başlamak üzere.
Rakamlar da gösteriyor ki, son haftalarda Türk Lirası mevduat azalırken, döviz tevdiat hesaplarının miktarı artmış. Dolayısıyla benim edindiğim izlenim bankalar arasında topluca faizi indirme yönünde bir eğilim yok. Herkes hala birbirini kollamakla meşgul.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Döviz, Borsa, Genel Ekonomi
]Güler: Azerbaycan gazına zam yok [/color]
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Azerbaycan'ın Türkiye'ye verdiği doğalgaza zam yaptığına ilişkin haberlerin doğru olmadığını bildirdi.
Güler, AK Parti Genel Merkezi'nde devam eden Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'ndan ayrılırken, gazetecilerin konuya ilişkin sorusuna, Bu haberler doğru değil, iki gündür Azerilerle toplantılar yapıyorum. Böyle bir şey söylenmedi, zam yok. Kontratımız var, yapması mümkün değil karşılığını verdi...
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Azerbaycan'ın Türkiye'ye verdiği doğalgaza zam yaptığına ilişkin haberlerin doğru olmadığını bildirdi.
Güler, AK Parti Genel Merkezi'nde devam eden Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'ndan ayrılırken, gazetecilerin konuya ilişkin sorusuna, Bu haberler doğru değil, iki gündür Azerilerle toplantılar yapıyorum. Böyle bir şey söylenmedi, zam yok. Kontratımız var, yapması mümkün değil karşılığını verdi...
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi