You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Döviz, Borsa, Genel Ekonomi

Döviz, Borsa, Genel Ekonomi

Administrator
Döviz, Borsa, Genel Ekonomi
]İşten çıkarılanlara müjdeli karar [/color]




Yargıtay, “Satışlarım azaldı diye işçi çıkaran şirketi haksız buldu. Yüksek Mahkeme kârı arttığı için işçinin geri alınmasına karar verdi.

AA

İş sözleşmesinin işveren tarafından geçerli neden olmadan ve sendikal nedenle feshedildiğini belirten bir işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesi talebiyle iş mahkemesinde dava açtı.

İşveren vekili, mahkemeye sunduğu savunmada, işçinin iş sözleşmesinin, iş yerinde “iş daralması ve ekonomik nedenlerle feshedildiğini, feshin işletme ve iş yeri gereklerinden kaynaklandığını, davanın reddi gerektiğini” ifade etti.

Yerel mahkeme, “işverenin imal ettiği zincir imalatında sipariş azalması yaşandığı, üretim faaliyeti nedeniyle işverenin zarar ettiği ve yeni işçi alımı yapmadığı, fazla mesaileri kaldırdığı, işçi çıkarmada sendikal nedenin kanıtlanamadığı, iş daralması ve ekonomik nedenlerle oluşan iş gücü fazlalığının işten çıkarmayı geçerli nedene dayandırdığı” görüşüyle davanın reddine karar verdi. Kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesine geldi.

“FESİH SON ÇARE”

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, davaya ilişkin kararında, işverenin, işçi çıkarmaya gerekçe gösterilen “istihdamı engelleyen zorlayıcı nedeni” kanıtlaması gerektiğini vurguladı.

Daire, işverenin mali kayıtlarını inceleyen ve mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişinin, “2006 yılına göre 2007'de satışlarda yüzde 12, maliyetlerde yüzde 16 azalma olmasına rağmen şirketin yüzde 17 kar artışı gösterdiği, kar ettiği, fesih dışında diğer bir önlem alınmadığı, feshin son çare olması ilkesine uyulmadığı” tespitinde bulunduğuna dikkati çekti. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararında şöyle denildi:

“Davalı işveren, istihdamı engelleyen nedeni kanıtlamış değildir. Kaldı ki davalı işveren istihdam fazlalığı ile feshin kaçınılmaz olduğunu da ispat edememiştir. Feshin geçerli nedene dayanmadığı sabittir. Davalı iş yerinde halen çalışan sendika üyesi işçiler bulunması ve somut olarak sendikal nedenin davacı tarafından kanıtlanamaması karşısında, davacının sendikal neden iddiası yerinde görülmemiştir.”

Bu değerlendirmeler sonunda, yerel mahkemenin kararını bozan daire, işçinin iş akdinin feshinin geçersizliğine ve işe iadesini kararlaştırdı.




Yargıtay, “Satışlarım azaldı diye işçi çıkaran şirketi haksız buldu. Yüksek Mahkeme kârı arttığı için işçinin geri alınmasına karar verdi.

AA

İş sözleşmesinin işveren tarafından geçerli neden olmadan ve sendikal nedenle feshedildiğini belirten bir işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesi talebiyle iş mahkemesinde dava açtı.

İşveren vekili, mahkemeye sunduğu savunmada, işçinin iş sözleşmesinin, iş yerinde “iş daralması ve ekonomik nedenlerle feshedildiğini, feshin işletme ve iş yeri gereklerinden kaynaklandığını, davanın reddi gerektiğini” ifade etti.

Yerel mahkeme, “işverenin imal ettiği zincir imalatında sipariş azalması yaşandığı, üretim faaliyeti nedeniyle işverenin zarar ettiği ve yeni işçi alımı yapmadığı, fazla mesaileri kaldırdığı, işçi çıkarmada sendikal nedenin kanıtlanamadığı, iş daralması ve ekonomik nedenlerle oluşan iş gücü fazlalığının işten çıkarmayı geçerli nedene dayandırdığı” görüşüyle davanın reddine karar verdi. Kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesine geldi.

“FESİH SON ÇARE”

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, davaya ilişkin kararında, işverenin, işçi çıkarmaya gerekçe gösterilen “istihdamı engelleyen zorlayıcı nedeni” kanıtlaması gerektiğini vurguladı.

Daire, işverenin mali kayıtlarını inceleyen ve mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişinin, “2006 yılına göre 2007'de satışlarda yüzde 12, maliyetlerde yüzde 16 azalma olmasına rağmen şirketin yüzde 17 kar artışı gösterdiği, kar ettiği, fesih dışında diğer bir önlem alınmadığı, feshin son çare olması ilkesine uyulmadığı” tespitinde bulunduğuna dikkati çekti. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararında şöyle denildi:

“Davalı işveren, istihdamı engelleyen nedeni kanıtlamış değildir. Kaldı ki davalı işveren istihdam fazlalığı ile feshin kaçınılmaz olduğunu da ispat edememiştir. Feshin geçerli nedene dayanmadığı sabittir. Davalı iş yerinde halen çalışan sendika üyesi işçiler bulunması ve somut olarak sendikal nedenin davacı tarafından kanıtlanamaması karşısında, davacının sendikal neden iddiası yerinde görülmemiştir.”

Bu değerlendirmeler sonunda, yerel mahkemenin kararını bozan daire, işçinin iş akdinin feshinin geçersizliğine ve işe iadesini kararlaştırdı.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Döviz, Borsa, Genel Ekonomi
Bankacılar 1 Mayıs`ta da iş başında





Resmi tatil ilan edilen 1 Mayıs'ta bankacılar işlerinin başında olacak. Yılbaşında 1 Mayıs'ı resmi tatil olarak sisteme almayan bankalar, o güne ait vadeli ve valörlü işlemler nedeniyle çalışacak.

Geçen hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Emek ve Dayanışma günü olarak resmi tatil ilan edilen 1 Mayıs günü bankalar çalışıyor. Bankaların, resmi tatil olmasına rağmen çalışmasının nedeni ise, vadeli ve valörlü işlemlerin önceden belirlenmiş olması. 1 Mayıs Cuma gününe gelecek ve vadesi o gün dolacak işlemlerden dolayı bankaların ilgili birimlerinin 1 Mayıs'ta işbaşı yapacağı belirtiliyor.

Çünkü bankacılık işlemlerinde 1 Mayıs günü resmi tatil olarak alınmadığı için, sistem otomatik olarak gün veriyor. Kaldıki, karar henüz Resmi Gazete'de yayınlanmadığı için, bankaların o gün çalışıp çalışmayacağı hakkında herhangi bir açıklama henüz yapılmadı. Türkiye Bankalar Birliği'nden (TBB) bir yetkili, kanunun Resmi Gazete'de henüz yayınlanmamasından dolayı kesin bir açıklama yapamadıklarını, ancak 1 Mayıs'ta valörlü işlemlerden dolayı çalışıp çalışmama kararının her bankanın kendi inisiyatifinde olduğunu belirtti.

İşimizin başındayız

Bu arada birçok bankanın şubesi yetkilileri, 1 Mayıs günü çalışacağını ifade etti. Kararın Resmi Gazete'de yayınlanana kadar kesinlik kazanmadığını belirten çalışanlar, Şu aşamada çalışıyor görünüyoruz. Karar, Resmi Gazete'de yayınlansa bile o gün işleme girecek olan ya da çözülecek olan pek çok hesap bulunuyor. Bu yüzden çalışıyoruz açıklamasını yaptı. Öte yandan bankaların valörlü işlem yapmayan birimlerinde ise tatil bekleyişi hakim. Bazı bankalar karar her ne olursa olsun valörlü işlemler nedeniyle ilgili birimlerinin görevlerinin başında olacağını belirtirken, bazı bankalar çalışanlarına 1 Mayıs tatil olacakmış gibi hazırlıklarınızı yapın şeklinde iç yazışma yolluyor.

Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşlar Birliği (TSPAKB)'den bir yetkili de resmi tatil ilan edilen 1 Mayıs'ta aracı kuruluşların çalışmayacağını söyledi. Finans piyasalarında Merkez Bankası ile İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nın da (İMKB) açık olup olmayacağı da tatil kararının Resmi Gazete'de yayınlanmasına bağlı.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Posting Freak
Döviz, Borsa, Genel Ekonomi
Dolar 2 TL oldu!
Yaz mevsiminde artan talebin etkisiyle piyasada 1 dolar kalmadı
11 Haziran 2009 Perşembe, 00:06
[Resim: manset_ic_152138.jpg]

Yeni Türk Lirası'ndan (YTL) Türk Lirası'na (TL) geçişle birlikte en düşük banknot değerinin 5 lira olması, düğün mevsiminin gelmesiyle 1 dolarlık banknota olan talebi artırdı.

Sünnet ve düğün törenlerinde havaya saçmak için 5 liraya kıyamayan düğün sahiplerinin, az bulunan 1 dolarlık banknotu döviz kurunun da üstünde, 2 lira ödeyerek satın alma yoluna gittiği bildirildi.

İzmir Ticaret Odasının (İZTO) 55. Bankalar ve Holding, Şirketler, Menkul Kıymetler ve Kefalet Kooperatifi Meslek Grubu ve İZTO Meclisi üyesi Edip Çavuşoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaklaşan sünnet ve düğün sezonu dolayısıyla piyasada 1 ABD Doları'nda sıkıntı yaşandığını belirtti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının 1 TL'lik banknot basmadığını, en düşük 5 liralık banknotlara da düğün sahiplerinin ''havaya saçmaya kıyamadığını'' belirten Çavuşoğlu, şöyle dedi:

''Sünnet ve düğün törenlerinde havaya para atmak eski bir gelenektir. Bu gelenek devam ediyor. Zengin, fakir her düğünde, herkes, bütçesi ölçüsünde damadın, gelinin veya sünnet çocuğunun oynadığı sırada başına para atar. Bu zenginlikten, görgüsüzlükten değil, yerleşik bir geleneğimizdir. TL'de ve avroda en küçük banknot 5'liktir. Düğün sahibi bir tane 5 avro banknot atmaya kalksa, 10 TL'ye geliyor. Bu açıdan 1 dolarlık cazip hale geldi. Döviz büroları 1 dolarlık banknot bulmakta zorlanıyor. Kara borsada 1 dolar 2 TL'den satılıyor. 1 dolarlık almaya gelenler de hep 100'lük demet istiyor.''

Edip Çavuşoğlu, düğün sezonunun altına da talebi artırdığını, 6-7 ay önce altını bozduranların şimdi yeniden çeyrek, Cumhuriyet altını almaya başladığını söyledi.

Dünyada altının onsunun şu günlerde 950-960 dolardan işlem gördüğünü anlatan Çavuşoğlu, bu yılın en iyi yatırım aracının yine altın olarak görüldüğünü kaydetti.

AA
Anamın adı Hüsniye Ana
Babam Şah Üseyin kafası kopa
Horasan ilinden Karyağdı Ana
Kimseler bilemez Sultanım burada


[Resim: zohreanaxq1.jpg]
Posting Freak
Döviz, Borsa, Genel Ekonomi
Cumhuriyet
03.07.2009

[B]DEUTSCHE BANK: Dolar 1.75 TL’ye çıkar[/B]

Ekonomi Servisi - Dövizin falına bakan Deutsche Bank, şu anda 1.40 olan Avro/dolar paritesinin üç ay sonra 1.30’a ineceğini, içerde 1.53 TL seviyesinde olan doların da 1.70 TL’ye çıkacağını öngördü.

Doların değer kazanacağını belirten banka, yayınladığı raporda bir yıllık süreçte Avro/dolar paritesinin 3 ay sonra 1.30’a, 6 ay sonra 1.20’ye ve bir yıl sonra 1.18’e kadar gerileyeceğini öngördü. Doların rezerv para olmaya devam edeceğini savunan Deutsche Bank, “Rezerv parada dolardan Avro’ya geçmek kızgın ateşe atlamak olur” değerlendirmesini yaptı. Türkiye döviz piyasasında da doların güçleneceğini belirten Deutsche Bank’ın tahminlerine göre dolar üç ay sonra 1.70 TL’ye yükselecek ancak 6 ay sonra 1.60 TL düzeyine gerileyecek, bir yıl sonra kur 1.75 TL’ye çıkacak.

CNBC’ye konuşan ünlü yatırımcı Warren Buffet, “İyi günler yeni düşüşün ardından gelecek” diyerek, şunları söyledi: “Ekonomik gidişatta hiçbir sıçrama yok. Fazlalıklar azaltılmalı ama bu bir süre daha bu şekilde devam edecek. Bu yıl ekonominin savaş alanı gibi olduğunu söylemiştim. Sanırım haklıyım.”

"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


Söz bir, söyleyen bir.
Posting Freak
Döviz, Borsa, Genel Ekonomi
Borsa ve doların son durumu
31 Temmuz 2009 Cuma 10:10
Borsa dün yeni bir rekorla günü kapattı, haftanın son gününe ise iyi bir başlangıç yaptı...

İMKB Bileşik Endeksi birinci seansta, dünkü ikinci seans kapanışına göre 171,06 puan artarak 42.353,17 puan seviyesinde açıldı.

Açılışta gerçekleşen bu seviye 2009 yılının seans içi rekorunu da oluşturdu.
Hisse senetleri, bu seviyede ortalama yüzde 0,41 oranında değer kazandı.

DOLAR RAKAMLARI

İstanbul serbest piyasada dolar 1,4770, avro 2,0800 liradan güne başladı.

Kapalıçarşı'da 1,4700 liradan alınan dolar 1,4780 liradan satılıyor. 2,0720 liradan alınan avronun satış fiyatı ise 2,0800 lira olarak belirlendi.

Serbest piyasada dünkü kapanışta doların satış fiyatı 1,4780 lira, avronun satış fiyatı ise 2,0750 lira olmuştu
Anamın adı Hüsniye Ana
Babam Şah Üseyin kafası kopa
Horasan ilinden Karyağdı Ana
Kimseler bilemez Sultanım burada


[Resim: zohreanaxq1.jpg]
Posting Freak
Döviz, Borsa, Genel Ekonomi
Cumhuriyet
03.11.2009

Coca-Cola’nın zirvesindeki isim, iş dünyasına ‘Çalkantılara hazırlıklı olun’ mesajı verdi


Taşlar yerinden oynayacak


© Muhtar Kent, kriz ne kadar derin olursa olsun, gelecek 10 yıl içinde her halükârda dünyada önemli değişiklikler olacağını söyledi.

Ekonomi Servisi - Coca-Cola üst yöneticisi (CEO) Muhtar Kent, ekonomilerin büyümesinde ve dünyadan aldıkları rolde ağırlık haritasının değiştiğini belirterek “Ağırlık, gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere kayıyor” dedi.

Kent, Koç Sistem ile Capital ve Ekonomist dergileri öncülüğünde kurulan CEO Club işbirliğinde düzenlenen CEO Profil etkinliğinde yaptığı konuşmada, son 10 yılın önümüzdeki 10 yılda yaşanacaklara göre daha sakin nitelendirilebileceğini, kriz ne kadar derin olursa olsun, gelecek 10 yıl içinde her halükârda dünyada önemli değişiklikler olacağını söyledi.

Bu doğrultuda dört büyük kitlesel eğilimin açığa çıktığını ve bunun daha da kuvvetlenerek devam edeceğini ifade eden Kent,
bunun ilkinin küresel ekonomik büyümenin merkezindeki güçlü yön değişimi, ikincisinin insanların yeni fırsatlar peşinde şehirlere çok hızlı göçüyle beraber ortaya çıkan hızlı şehirleşme,
üçüncüsünün tüketici davranışlarının ve beklentilerinin yeniden oluşması, dördüncüsünün de yenilikçi inovasyon çağı olduğunu anlattı. Kent, gelecek 10 yıl içinde orta sınıfa yükselen 1 milyar yeni tüketicinin görüleceğini, orta sınıftaki büyümeyle beraber şehirlere büyük göç yaşanacağını ifade ederek, bunun 10 yılda her 90 günde bir İstanbul ölçeğinde yeni metropolün gezegene ilavesi anlamına geldiğini kaydetti.

"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


Söz bir, söyleyen bir.
Administrator
Döviz, Borsa, Genel Ekonomi
İMKB 54 bini geçti peki ya sonrası?



Geçtiğimiz yıl sonuna doğru piyasalardaki yükselişi, bilançoların iyi kapanması ve “bonuslar” için olduğuna yormuştum. Kapanışlar ne kadar yukarıda olur ise kârlar o kadar yüksek, buna bağlı olarak da bonuslar da o denli “şişman” olacaktı. Nitekim bir çok piyasa yılın en yükseklerinde kapandı.

Ali AĞAOĞLU / VATAN GAZETESİ

Yeni yılla birlikte bu çabanın sona ereceğini, en azından yükseliş “baskısının” azalacağını varsaymıştım. Yılın ilk iki işlem gününe bakıldığında, bu varsayımın gerçekleşmediği düşünülebilir. ‘Ne oldu da hem hisse senetleri hem de emtia piyasaları yıla bu denli hızlı başladı’ derseniz bir kaç neden sıralanabilir.

İlki; hem Çin’den hem de ABD’den gelen Aralık ayına ait üretim verilerinin “beklentilerden iyi” gelmesiydi. ABD’deki satın alma yöneticileri (ISM) endeksi 55.9 açıklandı ki bu rakam 54 olan beklentinin üzerinde, Nisan 2006’dan bu yana kaydedilen en yüksek seviyeydi. Her iki büyük ekonomide de üretimin artıyor olması, küresel krizin etkisinin gittikçe azaldığı “hissini” kuvvetlendirdi.

Diğer bir neden olarak Fed Başkanı Bernanke’nin ABD’deki faizlere dair 3 Ocak’ta (Pazar günü) yapmış olduğu açıklama söylenebilir. Bernanke önümüzdeki dönemde piyasalardaki toparlanma sonrasında ilk akla faiz artışlarının gelmesine gerek olmadığını, alıınabilecek farklı önlemler de olduğunu söyledi. Yılın ilk işgünü öncesi yapılan böylesi bir açıklama, son aylarda ABD’nin Japonya ile paylaştığı “bedava para pınarı” olma özelliğinin bir süre daha devam edeceğinin kanıtı olarak algılandı.

Madem “oyun” tıpkı 2009’daki gibi sürecekti, neden yukarı yönlü yeni pozisyonlar alınmasındı ki... Yeni alınan pozisyonlara, geçen yıl sonunda pozisyonlarını boşaltmış olanların yeniden benzer pozisyonlar almaları eklenince hareketler tüm dünyada hızlandı.

Tabii ki bize has olan “IMF hikayesini” de unutmamak gerek. 2009’un son gününe ayrı bir heyecan katan IMF haberine, bugünlerdeki ‘teknik heyetin davet edileceği’ haberleri de eklenince içerideki hareketler daha da hızlandı. İMKB 100 Endeksi dün 54.431’i görürken, dolar/TL kurları 1.4650’ye kadar geriledi. Beklentilerin üzerinde gelen Aralık enflasyonu ile yukarı yönlü cılız bir hareketlenme yaşayan bono bileşiklerinde bile geri çekilme yaşandı.

Peki bu hareket devam eder mi?

Yılın ilk günlerinde coşkulu başlayan bu hareketin devam etmemesi için temel olarak olarak bir sebep görünmüyor. Madem piyasalar bedava paranın “gazıyla” yükseliyor, bugünden yarına bedava paranın sonu gelmeyecek ya... Hazır ekonomik veriler de piyasaları destekler nitelikte...

Temel açıdan problem olmasa da “teknik analiz” açısından çok da rahat olunmayan bölgelerdeyiz. İMKB için 54.350, altın için 1.125 dolar/ons, euro/dolar paritesi için 1.4450, ABD ham petrolünde de 81.50 dolar/varil seviyeleri “ara dirençler”. Aşılmaları söz konusu. Ancak bu seviyelerde bir süre daha kalınacak olur ise diyelim ki haftanın sonuna kadar, “yeni yıl rallisinin” soluğu kesilebilir.

Yok eğer bu seviyeler aşılacak olur ise İMKB 100 Endeksi’nde 57.100, euro/dolarda 1.4650 ve altında 1.165 dolar/ons seviyelerinin görülmesi ihtimali artacaktır.

IMF hikayesi devam ettiği, yurtdışı piyasalarda da şu veya bu sebeple “karayel” esmedikçe, bizim piyasalarımızın en azından önümüzdeki bir-iki haftalık süreçte diğerlerine oranla daha iyi bir performans göstermesi ihtimali daha yüksek.

Politikadaki çalkantılara ve muhtemel yeni gerginliklere rağmen!...
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.