You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Alevilik Ali'den Gelmez (???) - Bay Erdoğan Çınar'la Yapılan Röportaj

Alevilik Ali'den Gelmez (???) - Bay Erdoğan Çınar'la Yapılan Röportaj

Posting Freak
Alevilik Ali'den Gelmez (???) - Bay Erdoğan Çınar'la Yapılan Röportaj
Ali karul yazdı:Alevi Tarihinde Pir nasıl olunur? bunu ocaklardan dedelerden araştırırsanız daha saglıklı bir tartışma ortamı olacak bu konuda.

Pir Nasıl olunurun cevabı ocaklarda dedelerden ziyade bizzat o ocakları kuran ve o dedelerin yetişmelerini sağlayan pirlerde değil midir?
[size=7]"Benim Testim Kerbela Suyudur..."[/size]

[size=7]Zöhre Ana[/size]
Posting Freak
Alevilik Ali'den Gelmez (???) - Bay Erdoğan Çınar'la Yapılan Röportaj
Ali karul yazdı:1- Konu benim alevi pirlerini tanımam degil benbildigimide bilmedigimide samim olarak anlatıyorum,
Benim karşı çıktıgım mevzu şudur ,Ben diyorumki (daha dogrusu şu ana kadar ögrendigimiz alevi erkanı) Bir inasanın alevi erkanı içinde pir olma koşulları bellidir,bir insan akşam yataga yatıp sabaha ben pir oldum diyemez .

Elbette kimse bir sabah pir olarak uyanmaz böyle deseydik eğer Hz. Muhammedin de 40 yaşından sonra peygamber olduğunu savunurduk.

Evliyalık doğuştan verilir. Ana rahmine düşmeden, kimse sonradan evliya olmaz.



Alıntı:2-Bu şuna benzer Ben profösör olmak için gerekenler bellidir ,Yüksek lisams yapman gerekiyor,tezini verip Doktora yapman gerikir,Doktora tezini verip yardımcı Doçent olursun, Tezini sunar Doçent olursun arkasından profösör olursun,

Sen diyorsunki hayır birisi var ,orta okul birde rüyasında tanrıyı gördü profösör oldu,oldumu şimdi?

Elbette olmadı, çünkü aynen dediğiniz gibi. Pirler de belirli aşamalardan geçerler, onların da kendi aralarında bir hiyerarşileri vardır. Devamlı dersler alırlar aldıkları bu dersler kitaplardan değil bizzat Haktan verilir.


Alıntı:3-Genel kabul gördügünden bahsediyorsun ,sence zöhreanaya inanların sayısı nedirki bunu genele yayalım?

Atatürk yüce davaya başladığında bırakın halkı yakın arkadaşları bile yanında değildi.

Alıntı:Genel kabul gören iki kanat var birisi islamın içinde diyor izzettin ve tayfası ,Digerleri dışında diyor , Sizce neden Erdogan Çınara inanlar (hiçbir kerameti olmadı halde) [BZöhreanaya inanlardan daha fazla?[/B]

Çınarın yöntemi popüler de ondan...

Uzaktan ayakları yere sağlam basar gibi duruyor, fakat içine girdikçe gözyaşları içinde kalıyor. Yeniden yazmaya başlamış erkanı, kolay gelsin diyoruz...


Alıntı:4-Bunu daha öncede sordum ama cevaplamadınız ,Tarihte zöhre ana gibi ben erdim alevi piriyim diyen ,gaipten sesler duyuyorum diyen ,pir oldugunu idda eden kimse varmıdır.?

Zöhre Ana ben erdim demedi ki...Ben Haktan geliyorum dedi, önce ailesi inanmadı, kerametlerini gösterdi...Ve inanmaya başladılar...

Sonra dilden dile duyuldu, herkes bir şey istemek için geldi, huzur, şifa, eş, iş...

O verdikçe geldiler...Ve bizler bulduk...Ama O, şifa vermek için gelmediğini her fırsatta söyledi. Onun amacı Muhammed Ali yolunun gerçeklerini hatırlatmaktı çünkü, keramet insanlara bir ibrettir.

Dolayısıyla Pirler ben eridm gelin yanıma demezler, insanlar giderler ve onlar bu yaftayı yakıştırırlar...


Alıntı:5-Zöhre ananın kerametleri nelerdir?

Bu sorunuzla ilgili forumumuzda konular mevcut bazılarının linkini veriyorum:



Pir'im Zöhre Ana'yı İlk kez nasıl tanıdınız

[url=http://www.zohreana.com/forum/z_246_hre_anadan_350_ifa_bulanlar-t2061.htmlZöhre Ana'dan Şifa Bulanlar...
[size=7]"Benim Testim Kerbela Suyudur..."[/size]

[size=7]Zöhre Ana[/size]
Posting Freak
Alevilik Ali'den Gelmez (???) - Bay Erdoğan Çınar'la Yapılan Röportaj
Ali karul yazdı:Sevgili adgan

Yukarıdaki ithamı aynen iade ediyorum ,saygısızlaşıyorsun forumun seviyesini düşürmeye hakkın yok ,buradaki karşıt görüşlerdede olsa insanlar alevi edebi içerisinde tartışıyor.

Tavrın çok çirkin ,basit.Böyle yazmaya devam edersen bu sana son cevabım olacak .

Sevgili Canlar,
Bir meyve ağacı düşünün. Bu meyve ağacının dallarında onlarca güzel olmuş meyveler var. Ancak doğal olarak her meyve ağacında olacağı gibi bu meyve ağacında da birkaç tane kurtlu çürük meyve olamaz mı? Elbette ki olur.

Peki bir insan gidip de o onlarca güzel meyvenin içinde yalnızca bir tane kurtlu ve çürük meyveyi görüp onu alırsa, sonra da bu ne kadar kalitesiz bir ağaç derse acaba kalitesiz olan ağaç mıdır? Yoksa onca meyvenin içinde düzgün olanlarını göremeyip çürüğünü görüp alan insanlar mı kalitesiz olur?

] Şimdi yukarda bahsi geçen sözün geçtiği yazımda o kadar uzun yazmışım ki onlarca cümlenin içinde yalnızca bu cümleyi alıp kendisiyle bağdaştırıp bundan rahatsız olan arkadaşımız bu durumda gereksiz yere bir bardak suda fırtınalar kopararak, o cümleyi hakaret etmek istemişim gibi göstermeye çalışıyorsa, bu benim hakaret ettiğim anlamına mı gelir? Yoksa o arkadaş cevap veremediği için böyle mi göstermek istiyor? Sizin takdirinize bırakıyorum.

Çünkü ben o cümleyi Atatürk’ü eleştirip beğenmeyen insanların önce kendisinin ne yaptığını anlaması ve de önce kendine özeleştiri yapması gerektiğini anlatmak manasında kullandım. Belki doğrudur ifade olarak biraz sert olmuş olabilir, biraz daha yumuşak bir ifadeyle anlatılabilirdi. Ama o kadar uzun yazı içinde müsaade edin de bizim de dilimizin arada sürtüştüğü anlar olsun. Sonuçta bütün yazımda bir hakaret yoksa içinde bir cümle yalnız ifade olarak biraz sert olmuşsa bunu bu kadar büyütmek ağzına kadar dolu olan bir bardağın dolu kısmını görmezlikten gelip, ağız kısmındaki bir milimlik boşluğu görmek istemekten başka bir şey değildir…

Elbette ki her kes Atatürk’ü eleştirebilir. Buna saygımız vardır. Biz de bunun aksi bir şeyini savunmadık. Ama o Atatürk’ü eleştirmeye hakkı olanların kadar, benim de o Atatürk’ü eleştirenleri eleştirmeye hakkım vardır. O yazımda da yalnızca bunu yaptım… Maksadım kimseye hakaret etmek değildi.

] Ancak yine de sürçülisan ettiysek affola…
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

(PİR ZÖHRE ANA)
Posting Freak
Alevilik Ali'den Gelmez (???) - Bay Erdoğan Çınar'la Yapılan Röportaj
Sevgili Canlar,

Madem başlık Erdoğan Çınar o zaman bu ismi birazcık kurcalayalım. Bakalım bu ismi bu kadar gündemde tutan şey nedir?

Şimdi biraz geçmiş zamanlara doğru dönersek Peygamberimiz kayba girdikten sonra ehlibeyti acımasızca şehit eden yezit ve etrafındaki saz arkadaşları büyük bir çalışma başlattılar. Neydi bu?
Ehlibeyti insanların gözündeki değerini düşürtmek… Peki bunu nasıl başaracaklardı? Çünkü o mübareklerin hepsi keramet sahibiydiler. Kendilerinde böyle bir meziyet yoktu. Bu durumda bunu nasıl başaracaklardı?

İşte sevgili canlar eğer bir insanın seviyesine çıkamıyorsanız o insanı kendi seviyenizdeymiş gibi insanları inandırıp, sonrada kendinizi onların içinden, onların seviyesinde biriymiş gibi anlatıp insanlara bunu empoze edecek ortamı ve koşulları oluşturup, her kesi çok rahat inandırabilirsiniz…

Bunu da Ehlibeyti İslama hizmeti dokunmuş çok iyi Müslümanlarmış gibi göstererek insanların onlara bakış açısını değiştirmekle başlamışlardır. Ehlibeyti anlatan gerçek kaynaklar ortadan kaldırılmış, onları insanlara anlatmak isteyen pirler eziyet ve işkenceler yapılarak susturulmaya çalışılmıştır.

Sonra da kendi kendilerini halife ilan ederek, aynı Ehlibeyt gibi islama hizmet etmiş büyük insanlar gibi göstererek, tarihi de ellerinde tuttukları için bu tür yalan kaynaklarla bu güne kadar kendilerini insanların gözünde birer melekmiş gibi göstermeyi başarmışlardır. Ancak gelen her Pir bunların yalanlarını insanlara daima haykırmışlardır. Bu gün bu yalanları haykıran pirlerden biri de Zöhre Ana’dır.

İşte tarih hep tekrardan ibaret olduğu için bu günde Zöhre Ana gibi bir pir gelmiş insanlara gerçek Alevi yolunu anlatmak, göstermek ve de insanları yapılan tarihi yalan ve yanlışlar hakkında bilinçlendirmek gibi çalışmalar yapmıştır. Bunu yaparken de insanları kendine inandırmak ve de etrafında toplamak için bir sürü kerametler göstermiştir. Böylece kendine bir sürü insanı inandırmayı başarmıştır.

Hal böyle olunca bugüne kadar Alevilik adı altında insanları kendi etrafında yalan yanlış tarihi kaynaklarla toplamış olan bazı insanlar Zöhre Ana’nın Alevilik ile ilgili insanlara gerçekleri anlatmasından büyük rahatsızlıklar duymaya başlamışlardır. Çünkü 27 senedir Zöhre Ana gün geçtikçe etrafında insanlar daha da birikmiş, Şanı dış ülkelere yayılmış, böyle giderse de bu insanların etrafında toplanmış insanlar gerçekleri fark edip birer birer bunların yanlarından ayrılacaklardır. Gelinen bu süreçte artık bu insanlar sömürülemiyecekti… Zöhre Ana görüldü ki bir türlü susturulamıyor, onca açılan mahkemelerden istenen sonucu da alamayıp hayal kırıklığına uğradılar. Bir taraftan da baştaki hükümetin maddi olarak desteklediği bir alevilik şekli var. Nedir bu? Ali’siz bir Alevilik… Bundan da maddi olarak faydalanmak gerekiyor…Bu durumda ne yapmak lazım?

] Alevilik yolunu yeniden yorumlayıp, insanlara değişik anlatıp, İnsanları tekrardan kendi etraflarından toplamak.

Bunu da nasıl yapacaklar? Aleviliğin detay içeren kurallarına dokunmayıp, misal ]“eline beline diline sahip olmak gibi”, Onun haricinde Aleviliğin özünü oluşturan ]Ali gibi, Pir gibi, Keramet gibi ulaşılması sıradan insanlarca imkansız olan değerleri inkar edip, Zöhre Ana’yı sıradan bir insanmış gibi gösterip kendileriyle aynı seviyeye çekip insanları tekrar kendi etrafında toplayıp yalanlarını o insanlara empoze edeceklerdir.

Neymiş efendim, Evliya olmak için bir dergaha girip okuyup, insanlığını geliştirip, bilgi sahibi olmak yeterliymiş. Ne demek bu? Her sıradan insan isterse, kendini geliştirirse evliya olabilir.

Böyle olunca Zöhre Ana gibi bir evliyanın yüceliği, ulaşılmazlığı ortadan kaldırılmış oluyor. Yani artık bu zihniyetler sayesinde evliyalık sıfatının verilmesi işi Hakkın elinden alınıp İçkiler alemine dalıp, içkiyle ibadet satan dedelere veriliyor.

Çünkü kendini olaki yetiştirmiş insanlara, bugün evliyalık sıfatını verecek başka kimse yok. Ne bir pir, ne bir keramet sahibi…

Yani bizim evliyalık ve Alevilik değerleri ayaklar altında…

Ama endişelenmeye gerek yok. Çünkü yeni bir pir yolda. Büyük bir ihtimalle Erdoğan Çınar ilk fırsatta yetiştirilip piyasaya sürülecektir. Konuşmaları, iddiaları ve de yorumları bunu gösteriyor. Neymiş efendim şu ana kadar söyledikleri, yazıp çizdikleri yalnızca bu kadar değilmiş de daha bir sürü bildikleri varmış. Eminim tek rakibi de Türk hava yolları (THY)’dir. Erdoğan Çınar olmasa da onun Alevilik ile ilgili tezlerini kabul edenler, mutlaka kendilerine ilerde bir pir de yaratırlar. Yeter ki Allah fırsat vermesin…

Öyle iki tarihi yalanı, edebiyatlaştırarark yazıya döküp, sonra da bunları gerçeklermiş gibi insanların önüne koymakla ne kimse evliya olur, Ne Ali’siz bir Alevilik olur… Bu yolu kimse öyle basit görmesin. Her türlü yalan yanlışlarla bir yol kurabilirsiniz, O yolun ismine Alevilik de diyebilirsiniz. Ancak yalnız isimde kalır bu çabalar. Çünkü Öyle bir Alevilik, ışığı sönük, ruhsuz bir Alevilik olur.

] Ali’siz, Evliyasız ve Kerametsiz bir Alevilik yolu olamaz…

Erdoğan Çınarı, Zöhre Ana ile karşılaştırma gafletine girenler, Koskoca bir denizi görmezlikten aciz olup, Yalnızca o denizin üzerindeki sönmeye yüz tutmuş köpükleri görmeyi başarabilmiş insanlardır.

Bu gün Erdoğan Çınarın etrafında bir sürü insanın toplanmış olması övünülecek bir şey değildir, tam tersine üzülecek bir durumdur. Çünkü bu durum apaçık gösteriyor ki Alevi insanları yolunu bayağı bir şaşırmış durumdadır… Bu kesinlikle Erdoğan Çınarı doğru kişi yapmaz…

] Nitekim Peygamberimiz ilk kendini bildirdiğinde onun etrafında bir avuç insan vardı. Ona karşı gelen kafirler ise bir dünya insandı. Ama şimdi bugüne bakınız. O peygambere inanlar ne kadar. Bir de o karşı gelen kafirlere bakın hangisinin ismi bugüne ulaşabilmiş…
] Bu durum gelmiş geçmiş bütün evliyalar için de geçerlidir. Nitekim Pir Sultan Abdal tek başınaydı. Hınzır paşa bir koca orduya sahipdi. Şimdi bugüne bakınız. Abdal Pir Sultan’a inanlar ve onu sevenler kaç kişi, Hınzır paşa’yı sevenler kaç kişi…
] Aynı şekilde Atatürk de buna en güzel örnektir. Onun için yanlış kıyaslamalarla yanlış değerlendirmeler yapmamak lazım…

Olura olmaza yalan yetirir
Ölmeyecekmiş gibi mal birirktirir
Azrail çökünce nefes bitirir
Uzatsın elini neyi götürür. [COLOR=slategray]( Hz. Ali ) Bildiren : Zöhre Ana
[COLOR=#708090]
[COLOR=#708090]...
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

(PİR ZÖHRE ANA)
Son Düzenleme: 16/10/2008, 16:56, Düzenleyen: adgan.
Member
Alevilik Ali'den Gelmez (???) - Bay Erdoğan Çınar'la Yapılan Röportaj
Alıntı:adgan

Bir meyve ağacı düşünün. Bu meyve ağacının dallarında onlarca güzel olmuş meyveler var. Ancak doğal olarak her meyve ağacında olacağı gibi bu meyve ağacında da birkaç tane kurtlu çürük meyve olamaz mı? Elbette ki olur.

Peki bir insan gidip de o onlarca güzel meyvenin içinde yalnızca bir tane kurtlu ve çürük meyveyi görüp onu alırsa, sonra da bu ne kadar kalitesiz bir ağaç derse acaba kalitesiz olan ağaç mıdır? Yoksa onca meyvenin içinde düzgün olanlarını göremeyip çürüğünü görüp alan insanlar mı kalitesiz olur?

Şimdi yukarda bahsi geçen sözün geçtiği yazımda o kadar uzun yazmışım ki onlarca cümlenin içinde yalnızca bu cümleyi alıp kendisiyle bağdaştırıp bundan rahatsız olan arkadaşımız bu durumda gereksiz yere bir bardak suda fırtınalar kopararak, o cümleyi hakaret etmek istemişim gibi göstermeye çalışıyorsa, bu benim hakaret ettiğim anlamına mı gelir? Yoksa o arkadaş cevap veremediği için böyle mi göstermek istiyor? Sizin takdirinize bırakıyorum.




Alıntı:Dolayısıyla kendileri hergün sabah yiyip içip akşam da 100 numarayı ziyaret etmekten başka bir işe yaramayan insanların, bütün ömrünü cephelerde aç susuz ve taş toprak üzerinde yatmış olan yüce bir ,insanı eleştirmesi tam bir cahilliktir.




Sevgili adgan kardeşim

Dilin kemigi yok senin yazdıgın yukarıdaki yazıyı bütün bir konunun içinden bir kelime çıkarıp yazmış degilim yazın yukarıda.

Dedim ya dilin kemigi yok bende buradan sana senin anlayacagın dilden bir cevap yazarım ,arkasındanda bu hakaret degilki derim ama inan seninle kaybedecek vaktim yok ,hayatını nasıl kazandıgını bilmedigin insanlar için yorum yaparken agzından düşürmedigin aleviligin EDEP ve erkanına bir göz gezdir,Eline DİLİNE'ne Beline sahip çık, eger birileri ile dalaşmak istiyorsan kendi çapına göre birilerini bul ben bu konuda mutevazi olmayacagım sana on numara fazla gelirim.

Kendi terbiyene uygun birileri ile tartışki bir bardak suda fırtınalar koparmasın!!!



Bu arada yazdıgın o mesajın altına teşekkür eden arkadaşlarıda kutlarım ,Özellikle yönetici arkadaşları .

Yöneticilik sorumluluk ister hangi görüşten olursa olsun insanların birbirine hakaret etmemesini saglamaktır , edenide uyarmak devam ediyorsa cezlandırmaktır, ama bakıyorum buradaki arkadaşlar uyaracaklarına teşekkür ediyorlar .



Neyse konuya dönersek adgan kardeş böyle yazarsan sana son mesajım dedim sen hala odunumun parası dedigine göre bu aşkı muhabbeti burada kesiyorum,hiçbir konuda seni muhatap almayacagım bana yönelik yazı yazmazsan sevinirim.
[Resim: smile.gif]Saygılar Sevgiler Ali karul.

Işık'la Kalın.


Biz aşığız ne söylesek
Sözümüzde yalan olmaz
Sır içinde sır saklarız
Hiç kimseye ayan olmaz.
Posting Freak
Alevilik Ali'den Gelmez (???) - Bay Erdoğan Çınar'la Yapılan Röportaj
Sevgili abilerim,

Lütfen birbirimizle değil de konuyla ilgilenelim,

Uyarılarımız hakkaniyet çerçevesinde yapılmaktadır, merak buyurmayınız...
[size=7]"Benim Testim Kerbela Suyudur..."[/size]

[size=7]Zöhre Ana[/size]
Member
Alevilik Ali'den Gelmez (???) - Bay Erdoğan Çınar'la Yapılan Röportaj
Efendim bendeniz 1960 doğumluyum.Kırksekiz yaşındayım.Tarih tarih deniliyor,yüzyıllar öncesinden Alevilik hakkında adamın biri emek harcamış topluma bir kitap sunmuş Allah razı olsun.Ama bu ve buna benzer kitaplardaki anlatılanlar 1995 yılının nisan ayında Zöhre anayı tanıdıktan sonra hep bana fasa fiso gelmiştir.Tarih diyoruz,hangi tarih,efendim kimin tarihi bu tarihi kimler yazmış.Bu soruları devamlı kendimize sormalıyız.Bundan bir veya bir buçuk yıl önce hadi iki yıl önce Ali Kırca ' nın haberlerinde Kurtuluş savaşı esnasında kadınlarımızdan bir tanesi kağnılarla bir yerden biryere top mermileri taşınırken,yağmurlu bir havada çocuğunun üstündeki örtüyü alıp ıslanmasın diye top mermisinin üstüne örtüyor.Ali Kırca bu görüntüleri Genel Kurmay'dan yeni alındığını ve ilk defa yayınlandığını söylüyordu.İşin acı olan tarafı ben bu görüntüleri 46 veya 47 yaşımdamı seyretmeliydim.Yanılmıyorsam TRT televizyon yayınına 1968 yılında başladı.Bu görüntüleri bana neden 8-10-15-20-25-30- yaşlarımda seyrettirmedilerde 46 yaşıma kadar beklediler.Acı ama çok acı.Canım acıyor,içim yanıyor.Bu topluma daha yakın tarihimizi adam gibi öğretme yeteneğine sahip değiliz.Can Dündar 'MUSTAFA' diye bir belgesel yaptı lar her kafadan bir ses pes vallahi pes.Şimdi gelelim zurnanın zırt dediği yere.Türk Tarihinimi öğreneceğim?Hz Mustafa' yı,Hz Ali' yi,Hz Hüseyin' i,Hz Hasan'ı,Aleviliği,Ehli-Beyt'i gelmiş geçmiş ulu canları,ulu evliyaları zamane ahkam kesenlerdenmi öğreneceğim.Hayır kardeşim hayır.Şükürler olsun benim adresim belli.Benim Aslanlar gibi,kapı gibi ZÖHRE ANA'm var.Müsade ettiği ölçüde her türlü bilgiyi,gıdayı biz burdan alırız.Gerisi fasa fiso.Anlayana sivri sinek saz anlamayana aaaaammmmmaaaannnnnnn.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.