You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Alevilik Ali'den Gelmez (???) - Bay Erdoğan Çınar'la Yapılan Röportaj

Alevilik Ali'den Gelmez (???) - Bay Erdoğan Çınar'la Yapılan Röportaj

Member
Alevilik Ali'den Gelmez (???) - Bay Erdoğan Çınar'la Yapılan Röportaj
T U N Ç yazdı:Duymadın mı?, "Aleviliğin Gizli Tarihi ve Kayıp Bir Alevi Efsanesi" olarak vitrine konulan bu muhteşem eserler(?) , alıcı bulamayınca "Bilinen Bin Yılın Komedileri" olarak tarihe geçti. Hep ciddi konular üzerinde konuşacak değiliz ya, biraz da gülelim, eğlenelim.
Öncelikle bir sitenin sorumluluğunu taşıyanlar kendi yaratmaya çalıştıkları düşünceden çok başkasının düşüncesine saygı duymalıdır. Ki Hz . Ali'yi savunuyorum diyorsun ama Tunç, bakıyorum Hz. Ali'den kalan hiçbir şey öğrenememişsin. Erdoğan Çınar bu kitapları yaklaşık 5-6 yıl önce çıkardı bu güne kadar herhangibir yazrdan eleştiri geldi mi? Galiba bu bilgileri nasıl çürütmenin yollarını arıyorlardı. Bir alıntı yapmıssın röportajda bunu haklı ya da haksız bulursun o ayrı konu ama yazılanları kendi fikirlerinle bastırmadan sadece " bak ya saçmalamış" gibi sözlerle nasıl kendi fikirlerinin haklı olduğunu ortaya koyacaksın.

"Aleviliğin Gizli Tarihi" ben 4 yıldır takip etmiyorum ama o zaman 10. baskısını yapmıştı. Bu baskıları halk almıyor da nereye gidiyor bunlar?

Başka bir başlığa cevap olarak yazacaktım ama yeri gelmişken senin bildiğin Alevilik üzerine biraz cevap hakkımı kullanayım.

İlk cevap Bing bang teorisi. sen bunu gereksiz anlamsız hatta inandırıcı bulmuyorsun. olabilir bu senin şahsi inancın. M. Kemal Milli Müücadeleyi verdiği zaman batının teknik ve felsefik üstünlüğünü biliyor du bundan dolayı ülkemizi çağdaşlaştırmak için batı değerleri örnek alındı, yapılan bütün yenilik ve teknik gelişme bu eksende uygulanılmaya çalışıldı. Burada şu çıkar: Batı bizden bilim, teknoloji, felsefe vb. konulardan üstündür. Bütün dünyanın kabul etmiş olduğu bu teoriyi -ve bu geçtiğimiz yazbu teorinin çüçük bir örneği İsciçre'de yapıldı- sen kabul etmiyorsun. Gerçek bir kişinin kabulü ya da reddi değildir. Var olan görünen şeydir. Bu savunduğun fikir Atatürkün düşüncesine de aykırıdır.

Diğerkonu; Erdoğan Çınar'ı ateist olarak suçlamıssın. Ben Erdoğan Çınarın avukatı değilim ama haksızlıkları da kabul edemem biz böyle gördük. Çınar, Aleviliği kendi merakı yüzünden araştırmış bir mimardır. Ve elde ettiği belgeler bir tarihçinin eline bu güne kadar geçmemiş olacak ki bize ulaşmadı bunlar. Bir mimar ulaşıyorsa bir tarihçi ulaşmak ZORUNDADIR. Şimdi şunu diyebilirsin nerden bilebiliriz ki dedikleri gerçek diye. evet belki bilemeyiz ama nerden bilebiliriz ki senin dediklerin doğrudur diye! Çınar araştırmış incelemiş bulduğu kanıtları ortaya koymuş. peki sen ne kadar araştırıp kaç eser sundun halka okusun diye? Bir halkın kendi dininin temellerini bilmesi ne zamandan beri suç oldu? Bu din bir değil bin tanrıyı barındırmış. ve bu halka "bin tanrılı halk" denmiş. oku gör bu kadar zor değil..

Diğer konu "insan-ı kamil" bu sözü sıradan kişiye sorsan bile okumuş, bilgili belli bir seviyeye gelmiş insan olduğunu sana söyler. Sen böyle bir terimin olmadığına vrgu yapmıssın. Sana bir-iki örnek vereyim. Bu topraklarda bu terim Mevlana, Yunus, Hacı Bekteş, Pir Sultan gibi önemli halk önderleri için kullanılmıştır ve tasavvufta en üst mertebedir.

Bu konuya bağlı olarak dedelik makamı için birkaç sözüm var. Bu toprakların yapılanması teke ve zaviye şeklinde halk önderlerinin toplumu daha iyi yapmak ve gerektiğinde asayişi sağlamak için kurmuş olduğu bir teşkilattır ve bu yapı bu topraklara özgüdür. Dedelik kan bağıyla gelmez. şimdi bunu bu şekil empoze etmeye çalışıyorlar neden mi? Aleviler diyor ki Dinin kurumu olmaz din iki kişiliktir( Allah-insan ) insan da kendi benliğini kırıp Allaha ulaşması gerekmektedir. Yani amaç tekliktir. Şimdi ise kişiler sokağa çıkıp halka gaz vermek daha doğrusu karşısındakileri yok etmek için "Tek bir" diye bağırıyor. Yani halk ne dediğini bilmiyor. Bizim dedelik dediğimiz kurumun içi Türklerden başlamak istiyorum; Selçuklular zamanında içi boşaltılmaya başlandı. bu gün nasıl ilımlı islam yaratılmaya çalışılıyorsa o zaman da Aleviliğin etkisini azaltmak için daha ılımlı olan Bektaşilik ortaya çıkmıştır. Ama ne hikmetse hacı bektaşın ölümünden sonra bu yapılmaya çalışılmıştır ve bunu Hacı Bektaşa yüklemek isteniştir. Peki nedir Alevilik ile bekteşilik arasındaki fark? Aleviler namaz kılmaz kendi ibadet biçimleri ve kendi felsefesi vardır; Bektaşilik bu inançla yetişir ancak namaz kılar. Yani değer Alevi değerleri şekil İslam şekli. Kim bu coğrafyaya gelmisse Aleviler onun zorbalığını sistemini benimsememiştir çünkü getirilen sistemler Aleviliği köreltmeye çalışmaktan başka birşey değildir. Alevilik bilimseldir, aydınlanmacıdır. Varsa bir gelişme ve gerekli olan bunu kendi içine alır. Fakat amaç sadece kendi sistemini yerleştirmek olunca da en büyük tepkiyi Aleviler göstermiştir. Tarihte bunun örnekleri bolca mevcut.

Bu toprakların düşünce yapısı belli olgunluga ve belli bilgiye sahip olan Dervişler tarafından yönetilir. Bu dervişler mürit olarak bir tekkeye girer eğitimini aldıktan sonra belli bir dölgeye gönderilir. Yunus Emre, mürid olarak Taktuk Emre'nin yanına gitmiştir eğitimini orada görmüştür. Taktuk Emre ise Hacı Bektaş-ı Velinin mürididir.

Buradan şu çıkar: bu dedelik makamı dediğimiz şey kanbağı ile glen bir şey değildir. kişi eğitimini( Aleviliğin bilgisini ve sırlarını ) almadıkça dede, derviş vb. bişey olamaz. Şimdiki iktidar yok edemediği-Kendi inanışına göre sapkın bir din olan- Aleviliği kendisine bağlamaya çalışmakta ve bunun üzerinde kâr yapma peşindedir. Peki kendi dini o kadar acizmidir ki böyle sinsi bir planın peşindedir?

Dğer konu evrim; Den evrime inanıyorum ancak belli bir kesimine. Yani şimdi at olan bir hayvan yüz binlerce yıl sonra köpek olmaz ancak küçük çaplı bir uyum olabilir. İnsanın evrimine ise özellikle kemiksiz yapıdan bu hale gelme düşüncesine karşıyım. Bizi yaradan dünyaya kendi elleriyle bıraktı, Yaradan bizi kendi suretinde yarattı, bizler yaradanın birer kopyasıyız, Allah kendinden bir nur koydu. Ne ararsan ara kendinde ara," AYNAYI TUTTUM YÜZÜME ALİ GÖRÜNDÜ GÖZÜME" Burada Hz Ali'den sözedilmiyor bizzat İslami sözle Allah'tan söz ediliyor. Yorum size kalmış....

Diğer konu Alevilik kelimesinin anlamı; Tunç kardeşimiz diyor ki Alevilik Ali-evi olaral zamanla "i" nin kullanılmamasıyla Alevi olarak gelmiştir. Ne hikmetse Aleviliği İslama dayandırmaya çalışanların görüşü bu. Peki Alevilik Hz Ali'den geliyorsa Arabistanda neden birtane bile Alevi yok? O coğrafyada Hz Ali'ye inanan kimse kalmadı mı yoksa? Peki neden Anadolu coğrafyasına kadar gelinmediği zaman Aleviliğin Adı neden İslam kaynaklarında geçmiyor?

Bukonu da Sayın Çınar'a katılıyorum hem de şüpe götürmez bir şekilde. Hititlerin kendine özgü bir dilivardır doğu bölgesinde Kürtçe biraz daha ilerisinde Farsça konuşulur. Orta Anadoluda ise Kürtçeye çok yakın bir dil kullanılır. Bu sizi şaşırtmasın Fasça ve kürtçe neredeyse birebir aynıdır Kürtçe bilen bir kişi Farsçayı rahatlıkla anlar. Farsça eğitim aldığım için bunu açıkça görebiliyorum. Bütün dünya Farsça ve Kürtçeyi dil olarak kabul etmiştir o zaman Alevilerin kullanmış olduğu ve Kürtçeye çok yakın olan bu dilin adı ne olacal ben bu dile Alevice diyorum. Ya bu üç dil tek bir dil ki onlar ayrı ayrı kabul edilmişse o zaman üçüncü bir dil de vardır..

Erdoğan Çınar Alevilerin ataları olarak Luvileri gösterir. Dil bilimci Bilge Umar Çınar'ın görüşlerini haklı kılar. Yani o dönemde konuşulan dil ile yazı dili aradında farklılıklar olduğunu kanıtlar o dönemde ünlü harfler kelimenin baş kısmında genel olarak kullanılmadığını söyledik kullanırsak ne olur Aluviler. Kürtçe bilen bir arkadaşınız varsa sorun bakalım Aleviliğin kürtçe söylenişi nedir? Aynen yazıyorum "Aluvi" Ali-evi tutacak bir terim olarak görülmüyor.

Bu yapımaya çalışanları Sayın Çınar şöyle değerlendiriyor:" Orta Asyadan geldik, Ehlibeyt soyundayız, Kürtçe konuşuyoruz ama Türküz"

Daha fazla çamura batmadan Aleviliği İslama bağdaştırmaya çalışan düşüncelerden vazgeçilmesini temenni ediyorum....

Posting Freak
Alevilik Ali'den Gelmez (???) - Bay Erdoğan Çınar'la Yapılan Röportaj
kazım inan yazdı:Öncelikle bir sitenin sorumluluğunu taşıyanlar kendi yaratmaya çalıştıkları düşünceden çok başkasının düşüncesine saygı duymalıdır. Ki Hz . Ali'yi savunuyorum diyorsun ama Tunç, bakıyorum Hz. Ali'den kalan hiçbir şey öğrenememişsin. Erdoğan Çınar bu kitapları yaklaşık 5-6 yıl önce çıkardı bu güne kadar herhangibir yazrdan eleştiri geldi mi? Galiba bu bilgileri nasıl çürütmenin yollarını arıyorlardı. Bir alıntı yapmıssın röportajda bunu haklı ya da haksız bulursun o ayrı konu ama yazılanları kendi fikirlerinle bastırmadan sadece " bak ya saçmalamış" gibi sözlerle nasıl kendi fikirlerinin haklı olduğunu ortaya koyacaksın.

"Aleviliğin Gizli Tarihi" ben 4 yıldır takip etmiyorum ama o zaman 10. baskısını yapmıştı. Bu baskıları halk almıyor da nereye gidiyor bunlar?

Başka bir başlığa cevap olarak yazacaktım ama yeri gelmişken senin bildiğin Alevilik üzerine biraz cevap hakkımı kullanayım.

İlk cevap Bing bang teorisi. sen bunu gereksiz anlamsız hatta inandırıcı bulmuyorsun. olabilir bu senin şahsi inancın. M. Kemal Milli Müücadeleyi verdiği zaman batının teknik ve felsefik üstünlüğünü biliyor du bundan dolayı ülkemizi çağdaşlaştırmak için batı değerleri örnek alındı, yapılan bütün yenilik ve teknik gelişme bu eksende uygulanılmaya çalışıldı. Burada şu çıkar: Batı bizden bilim, teknoloji, felsefe vb. konulardan üstündür. Bütün dünyanın kabul etmiş olduğu bu teoriyi -ve bu geçtiğimiz yazbu teorinin çüçük bir örneği İsciçre'de yapıldı- sen kabul etmiyorsun. Gerçek bir kişinin kabulü ya da reddi değildir. Var olan görünen şeydir. Bu savunduğun fikir Atatürkün düşüncesine de aykırıdır.

Diğerkonu; Erdoğan Çınar'ı ateist olarak suçlamıssın. Ben Erdoğan Çınarın avukatı değilim ama haksızlıkları da kabul edemem biz böyle gördük. Çınar, Aleviliği kendi merakı yüzünden araştırmış bir mimardır. Ve elde ettiği belgeler bir tarihçinin eline bu güne kadar geçmemiş olacak ki bize ulaşmadı bunlar. Bir mimar ulaşıyorsa bir tarihçi ulaşmak ZORUNDADIR. Şimdi şunu diyebilirsin nerden bilebiliriz ki dedikleri gerçek diye. evet belki bilemeyiz ama nerden bilebiliriz ki senin dediklerin doğrudur diye! Çınar araştırmış incelemiş bulduğu kanıtları ortaya koymuş. peki sen ne kadar araştırıp kaç eser sundun halka okusun diye? Bir halkın kendi dininin temellerini bilmesi ne zamandan beri suç oldu? Bu din bir değil bin tanrıyı barındırmış. ve bu halka "bin tanrılı halk" denmiş. oku gör bu kadar zor değil..

Diğer konu "insan-ı kamil" bu sözü sıradan kişiye sorsan bile okumuş, bilgili belli bir seviyeye gelmiş insan olduğunu sana söyler. Sen böyle bir terimin olmadığına vrgu yapmıssın. Sana bir-iki örnek vereyim. Bu topraklarda bu terim Mevlana, Yunus, Hacı Bekteş, Pir Sultan gibi önemli halk önderleri için kullanılmıştır ve tasavvufta en üst mertebedir.

Bu konuya bağlı olarak dedelik makamı için birkaç sözüm var. Bu toprakların yapılanması teke ve zaviye şeklinde halk önderlerinin toplumu daha iyi yapmak ve gerektiğinde asayişi sağlamak için kurmuş olduğu bir teşkilattır ve bu yapı bu topraklara özgüdür. Dedelik kan bağıyla gelmez. şimdi bunu bu şekil empoze etmeye çalışıyorlar neden mi? Aleviler diyor ki Dinin kurumu olmaz din iki kişiliktir( Allah-insan ) insan da kendi benliğini kırıp Allaha ulaşması gerekmektedir. Yani amaç tekliktir. Şimdi ise kişiler sokağa çıkıp halka gaz vermek daha doğrusu karşısındakileri yok etmek için "Tek bir" diye bağırıyor. Yani halk ne dediğini bilmiyor. Bizim dedelik dediğimiz kurumun içi Türklerden başlamak istiyorum; Selçuklular zamanında içi boşaltılmaya başlandı. bu gün nasıl ilımlı islam yaratılmaya çalışılıyorsa o zaman da Aleviliğin etkisini azaltmak için daha ılımlı olan Bektaşilik ortaya çıkmıştır. Ama ne hikmetse hacı bektaşın ölümünden sonra bu yapılmaya çalışılmıştır ve bunu Hacı Bektaşa yüklemek isteniştir. Peki nedir Alevilik ile bekteşilik arasındaki fark? Aleviler namaz kılmaz kendi ibadet biçimleri ve kendi felsefesi vardır; Bektaşilik bu inançla yetişir ancak namaz kılar. Yani değer Alevi değerleri şekil İslam şekli. Kim bu coğrafyaya gelmisse Aleviler onun zorbalığını sistemini benimsememiştir çünkü getirilen sistemler Aleviliği köreltmeye çalışmaktan başka birşey değildir. Alevilik bilimseldir, aydınlanmacıdır. Varsa bir gelişme ve gerekli olan bunu kendi içine alır. Fakat amaç sadece kendi sistemini yerleştirmek olunca da en büyük tepkiyi Aleviler göstermiştir. Tarihte bunun örnekleri bolca mevcut.

Bu toprakların düşünce yapısı belli olgunluga ve belli bilgiye sahip olan Dervişler tarafından yönetilir. Bu dervişler mürit olarak bir tekkeye girer eğitimini aldıktan sonra belli bir dölgeye gönderilir. Yunus Emre, mürid olarak Taktuk Emre'nin yanına gitmiştir eğitimini orada görmüştür. Taktuk Emre ise Hacı Bektaş-ı Velinin mürididir.

Buradan şu çıkar: bu dedelik makamı dediğimiz şey kanbağı ile glen bir şey değildir. kişi eğitimini( Aleviliğin bilgisini ve sırlarını ) almadıkça dede, derviş vb. bişey olamaz. Şimdiki iktidar yok edemediği-Kendi inanışına göre sapkın bir din olan- Aleviliği kendisine bağlamaya çalışmakta ve bunun üzerinde kâr yapma peşindedir. Peki kendi dini o kadar acizmidir ki böyle sinsi bir planın peşindedir?

Dğer konu evrim; Den evrime inanıyorum ancak belli bir kesimine. Yani şimdi at olan bir hayvan yüz binlerce yıl sonra köpek olmaz ancak küçük çaplı bir uyum olabilir. İnsanın evrimine ise özellikle kemiksiz yapıdan bu hale gelme düşüncesine karşıyım. Bizi yaradan dünyaya kendi elleriyle bıraktı, Yaradan bizi kendi suretinde yarattı, bizler yaradanın birer kopyasıyız, Allah kendinden bir nur koydu. Ne ararsan ara kendinde ara," AYNAYI TUTTUM YÜZÜME ALİ GÖRÜNDÜ GÖZÜME" Burada Hz Ali'den sözedilmiyor bizzat İslami sözle Allah'tan söz ediliyor. Yorum size kalmış....

Diğer konu Alevilik kelimesinin anlamı; Tunç kardeşimiz diyor ki Alevilik Ali-evi olaral zamanla "i" nin kullanılmamasıyla Alevi olarak gelmiştir. Ne hikmetse Aleviliği İslama dayandırmaya çalışanların görüşü bu. Peki Alevilik Hz Ali'den geliyorsa Arabistanda neden birtane bile Alevi yok? O coğrafyada Hz Ali'ye inanan kimse kalmadı mı yoksa? Peki neden Anadolu coğrafyasına kadar gelinmediği zaman Aleviliğin Adı neden İslam kaynaklarında geçmiyor?

Bukonu da Sayın Çınar'a katılıyorum hem de şüpe götürmez bir şekilde. Hititlerin kendine özgü bir dilivardır doğu bölgesinde Kürtçe biraz daha ilerisinde Farsça konuşulur. Orta Anadoluda ise Kürtçeye çok yakın bir dil kullanılır. Bu sizi şaşırtmasın Fasça ve kürtçe neredeyse birebir aynıdır Kürtçe bilen bir kişi Farsçayı rahatlıkla anlar. Farsça eğitim aldığım için bunu açıkça görebiliyorum. Bütün dünya Farsça ve Kürtçeyi dil olarak kabul etmiştir o zaman Alevilerin kullanmış olduğu ve Kürtçeye çok yakın olan bu dilin adı ne olacal ben bu dile Alevice diyorum. Ya bu üç dil tek bir dil ki onlar ayrı ayrı kabul edilmişse o zaman üçüncü bir dil de vardır..

Erdoğan Çınar Alevilerin ataları olarak Luvileri gösterir. Dil bilimci Bilge Umar Çınar'ın görüşlerini haklı kılar. Yani o dönemde konuşulan dil ile yazı dili aradında farklılıklar olduğunu kanıtlar o dönemde ünlü harfler kelimenin baş kısmında genel olarak kullanılmadığını söyledik kullanırsak ne olur Aluviler. Kürtçe bilen bir arkadaşınız varsa sorun bakalım Aleviliğin kürtçe söylenişi nedir? Aynen yazıyorum "Aluvi" Ali-evi tutacak bir terim olarak görülmüyor.

Bu yapımaya çalışanları Sayın Çınar şöyle değerlendiriyor:" Orta Asyadan geldik, Ehlibeyt soyundayız, Kürtçe konuşuyoruz ama Türküz"

Daha fazla çamura batmadan Aleviliği İslama bağdaştırmaya çalışan düşüncelerden vazgeçilmesini temenni ediyorum....

Merhabalar, birbirimizi kırmadan tartışmayı umut ediyorum. Tek tek alıntılar yapmak yerine bir bütün olarak cevap vermek daha anlamlı olacak gibi. Çünkü ne yazık ki daha önce yazılanlardan farklı şeyler söylememişsiniz.

Daha önce konuşulan şeyleri tekrar etmek faydasız olacaktır.

Erdoğan Çınar’ın tarihçilerin bile ulaşamadığı belgelere ulaşan bir mimar olarak inşa ettiği Alevilik Binasının temelleri çürüktür.

Siz ispat istiyorsunuz, madem öyle buyurun yazın ya da belgelerinizi gösterin diyorsunuz.

Bizim belgelerimiz yoktan var edende gizli.

Bigbang’den önce “bir elmadan bir bebeği yaratanın” sırrını çözelim beraberce buyurun.

İçinde Ali’nin olmadığı binada gerçek bir Alevi barınamaz. Bizim bahsettiğimiz Ali bir sıfatı Allah olan Ali’dir.

Mevlana “Cihan var oldukça Ali var olur, cihan var olmadan da Ali var idi” der. Ali’nin sırrı büyük. Ne bilim ne de felsefe bu sırrı çözmeye ehildir bana göre. Bu sır Ali’den gelenlerdedir. Yani O’nun nurunu ve nefesini taşıyanlardadır. Yani Pirlerde, keramet sahiplerindedir. Pir Sultan’dadır, Yunustadır, Hacı Bektaştadır, Muhammedde ve şimdi Zöhre Ana’da dır.

Bizim bahsettiğimiz Muhammet çok eşli, 40’ndan sonra Müslüman olmuş, kan dökmüş, tüccar Muhammed değildir.

Bizim bahsettiğimiz Muhammet dedesinin, doğduğunda başında gülbenk duası okuduğu, 7’sinde Kuran diline verilen, tek eşli, rehber olan ve kan dökmemiş Muhammettir.

Siz ve sizin gibi düşünen sevgili canlar, Aleviliğin özüne inebilmek için İslam Tarihiyle yüzleşmeniz gerekiyor. İslam kaynaklarında elbette Alevilik yoktur. Çünkü yolun adı Alevilik değil, Muhammet Ali yoludur. Alevilik Anadolu’da ortaya çıkan bir isimdir. Semah, cem, namaz gibi ibadetlerin hepsi ehlibeyt döneminde uygulanan ibadetlerdi. E canım neden o zaman arap yarımadasında cemevi yok? Vardı. Ama onların yerini camiler aldı…

Bu yoldan Aliyi Muhammedi çıkarabilmek için İslam tarihini kaynak alırsanız Bizans kaynaklarında boğulursunuz.

Olayın bir başka yönü ise şu: Bu yol keramet sahibi ve bir sıfatı Ali olan Pirler tarafından nesilden nesile aktarılıyorsa bundan 500 sene önce 1000 sene önce gelen Pirler bugün neden gelmesin? Ya da bundan 3000 sene önce neden var olmasın? Elbette ki var olabilir. Ama şu an yaşanan ve adına Alevilik dediğimiz inancın kaynağı kesinlikle Ehlibeyttir. Ehlibeytten önce de elbette Pirler, evliyalar vardı. İnsanlara daima yol gösteren rehberler her dönemde Hak tarafından gönderilmiştir. Bizim kamil insan dediğimiz o mertebede bulunan Pirlerdir.

Araştırmaya, emeğe saygımız vardır, fakat biraz da Pirlerin sözüne kulak verin lütfen. Zöhre Ana 30 yıldır gerçek Muhammed Ali yolunu anlatıyor. Erdoğan Çınar ya da başkaları gerçekten bu yolu öğrenmek istiyorsa kaynağa gitmeli.
[size=7]"Benim Testim Kerbela Suyudur..."[/size]

[size=7]Zöhre Ana[/size]
Posting Freak
Alevilik Ali'den Gelmez (???) - Bay Erdoğan Çınar'la Yapılan Röportaj
Şahımmerdan ın söylediklerine birde şunları eklemekte fayda görüyorum.

Hz Muhammet dünya değiştirdikten sonra senin Ömer diye bildiğin ama gerçek adı Muaviye olan aç gözlü kişi , Hz Muhammet in makamına göz koyduğu için Kerbela olayını gerçekleştirerek Hz Muhammet in torunlarını ve onların çocuklarına kıyarak insanlığa Hz Muhammet in dini diye kendi çizdiği yolu inandırmaya çalışmıştır. Para ile , mal ile insanları satın almaya çalışmıştır. Para ve toprak karşılığında Ömerin yalanlarına inanan insanlar ve inanmayıp ona biat etmeyen insanlar olarak ayrımcılık baş göstermiştir. Ayrımcılığı yapan Ömer dir. Ömer in zorbalığını kabul etmeyip, Hz Muhammet ten sonra Hz Ali ve Ehlibeyt yoluna gönül verip sürdüren insanlar yani Alevi insanlar, katliyamlardan ve sürgünlerden kendilerini Arap yarım adasında barındırmamış Anadoluya gelmişlerdir. Her dönemde bir Pir adı ile Hz Ali gelmiştir ve Muhammet Ali yolunu sürdürmüştür. Bu yola gönül veren , ikrar verenlerede Ali evinden olanlar yani Aleviler yani Kızılbaşlar yani Müslümanlar dır.
[COLOR="Green"][SIZE="5"]
Atatürk dediler adıma benim
İkrarımı verdim Ali’dir Pirim
Mürşidim Zöhre Ana posta vekilim
Latince yazısını dilden dökerim

Çanakkale içinde aynalı çarşı
Askerimi düzdüm Yunan’a karşı
Üseyin kafası mızrakta başı
Deniz kenarında Mehdi duacı

BİLDİREN ; PİR ZÖHRE ANA
[/COLOR]
Member
Alevilik Ali'den Gelmez (???) - Bay Erdoğan Çınar'la Yapılan Röportaj
ŞahımMerdan yazdı:Merhabalar, birbirimizi kırmadan tartışmayı umut ediyorum. Tek tek alıntılar yapmak yerine bir bütün olarak cevap vermek daha anlamlı olacak gibi. Çünkü ne yazık ki daha önce yazılanlardan farklı şeyler söylememişsiniz.

Daha önce konuşulan şeyleri tekrar etmek faydasız olacaktır.

Erdoğan Çınar’ın tarihçilerin bile ulaşamadığı belgelere ulaşan bir mimar olarak inşa ettiği Alevilik Binasının temelleri çürüktür.

Siz ispat istiyorsunuz, madem öyle buyurun yazın ya da belgelerinizi gösterin diyorsunuz.

Bizim belgelerimiz yoktan var edende gizli.

Bigbang’den önce “bir elmadan bir bebeği yaratanın” sırrını çözelim beraberce buyurun.

İçinde Ali’nin olmadığı binada gerçek bir Alevi barınamaz. Bizim bahsettiğimiz Ali bir sıfatı Allah olan Ali’dir.

Mevlana “Cihan var oldukça Ali var olur, cihan var olmadan da Ali var idi” der. Ali’nin sırrı büyük. Ne bilim ne de felsefe bu sırrı çözmeye ehildir bana göre. Bu sır Ali’den gelenlerdedir. Yani O’nun nurunu ve nefesini taşıyanlardadır. Yani Pirlerde, keramet sahiplerindedir. Pir Sultan’dadır, Yunustadır, Hacı Bektaştadır, Muhammedde ve şimdi Zöhre Ana’da dır.

Bizim bahsettiğimiz Muhammet çok eşli, 40’ndan sonra Müslüman olmuş, kan dökmüş, tüccar Muhammed değildir.

Bizim bahsettiğimiz Muhammet dedesinin, doğduğunda başında gülbenk duası okuduğu, 7’sinde Kuran diline verilen, tek eşli, rehber olan ve kan dökmemiş Muhammettir.

Siz ve sizin gibi düşünen sevgili canlar, Aleviliğin özüne inebilmek için İslam Tarihiyle yüzleşmeniz gerekiyor. İslam kaynaklarında elbette Alevilik yoktur. Çünkü yolun adı Alevilik değil, Muhammet Ali yoludur. Alevilik Anadolu’da ortaya çıkan bir isimdir. Semah, cem, namaz gibi ibadetlerin hepsi ehlibeyt döneminde uygulanan ibadetlerdi. E canım neden o zaman arap yarımadasında cemevi yok? Vardı. Ama onların yerini camiler aldı…

Bu yoldan Aliyi Muhammedi çıkarabilmek için İslam tarihini kaynak alırsanız Bizans kaynaklarında boğulursunuz.

Olayın bir başka yönü ise şu: Bu yol keramet sahibi ve bir sıfatı Ali olan Pirler tarafından nesilden nesile aktarılıyorsa bundan 500 sene önce 1000 sene önce gelen Pirler bugün neden gelmesin? Ya da bundan 3000 sene önce neden var olmasın? Elbette ki var olabilir. Ama şu an yaşanan ve adına Alevilik dediğimiz inancın kaynağı kesinlikle Ehlibeyttir. Ehlibeytten önce de elbette Pirler, evliyalar vardı. İnsanlara daima yol gösteren rehberler her dönemde Hak tarafından gönderilmiştir. Bizim kamil insan dediğimiz o mertebede bulunan Pirlerdir.

Araştırmaya, emeğe saygımız vardır, fakat biraz da Pirlerin sözüne kulak verin lütfen. Zöhre Ana 30 yıldır gerçek Muhammed Ali yolunu anlatıyor. Erdoğan Çınar ya da başkaları gerçekten bu yolu öğrenmek istiyorsa kaynağa gitmeli.

Düşücelerinize katılmıyorum. Ehlibeyt inancı yokmuydu Arap coğrafyasında varsa şimdi Alevilik inancına benzer bir bin veya görüş neden göremiyoruz. Neden İslam kaynaklarında Anadoluya gelene kadar bir Alevi terimi geçmiyor bu kaynaklarda? Hz Ali'yi savunanlara bakıyoruz Arap coğrafyasında, hrpsi namazında niyazında İslam Arapları şeklinde yaşıyıp gidiyorlar. Onlar Hz Ali taraftarları ise hiç kusura bakmayın biz Hz Ali taraftarı değiliz.

Ama şu yöden taraftarız İslam bizi kıskacına aldığı zaman bu bozulmuş uygulamaya karşı duran Hz. Ali tabi ki bizim için iyi olacak Aleviler hiçbir zaman yanlışın haksızın yanında olmamıştır çünkü.

Erdoğan çınar mimardır. Ama iyi bir mimar bu sağlamlığını araştırmacı olarak da gösterdi. Ben bu görüşümü bir Tarihçi olarak veriyorum. Tarihin neredeyse bütün kaynaklarını bilirim çoğundan da hem öğrenim yıllarında hem sonraki yıllarda bolca yararlandım. Yani kaynaklara ulaşma konusunda bundan dolayı yorum yaptım.

Olayları bilmeyen değişik kaynaklar okumayan kişiler için elbette bu yazılar mantık dışı gelecektir. Çünkü babası,dedesi ona alışılmış, takiye yapılmış Aleviliği verdi çocukta buna inandı çünkü çocoğun adı ÇOCUK.

Bir tarihçi olarak şunu söyleyebilirim size tarih yalanlardan ibarettir. Tarih egemen gücün tarihidir. sözde bu demokratik zamanımızda bile halkımız yakılmış ve hala ibadethaneleri kabul görmüyorsa o cehalet dönemini düşünmek bile korkutucu gelir insana.

Şunu söyleyerek bitirmek istiyorum. Bzim Pirlerimiz var dervişlerimiz var bu bozulmuş dönemde yönetimin istediği biçim bir Alevilik örgütlenmesi bize yakışmaz bizden çok insanlığa yakışmaz. Gelecek geçmiş günlerimize sahip çıkmakla olur. Önderlerimiz Hiçbir zaman Ne Ehlibeytten ne de Mekkeden bahsetmişlerdir. onların amacı insanı insan yapmaktır.
Son Düzenleme: 01/01/2011, 19:24, Düzenleyen: kazım inan.
Junior Member
Alevilik Ali'den Gelmez (???) - Bay Erdoğan Çınar'la Yapılan Röportaj
bana göre alevilik hz.ali den sonra ortaya çıkmıstır..aleviliğin islam öncesine dayandığı efsanesi her ne kadar bazılarınca dillendirilse de bunun doğruluğuna inanmıyorum..
HAZIRLANIN...
Posting Freak
Alevilik Ali'den Gelmez (???) - Bay Erdoğan Çınar'la Yapılan Röportaj
kazım inan yazdı:Bir tarihçi olarak şunu söyleyebilirim size tarih yalanlardan ibarettir. Tarih egemen gücün tarihidir. sözde bu demokratik zamanımızda bile halkımız yakılmış ve hala ibadethaneleri kabul görmüyorsa o cehalet dönemini düşünmek bile korkutucu gelir insana.

Bence şu sözünüz tartışmanın ve de bütün karmaşanın asıl sebebi.

Bakın size tarihte bulunmayan bazı bilgiler vereyim:

"Tarihte amca çocukları olarak bilinen Muhammed ile Ali, aslında hala dayı çocuklarıdır ve Oniki İmamları töreten Ehlibeyt’i getirenlerdir. Ali’nin babasının adı Mustafa’dır, annesi de Muhammed’in halası olan İki Cihan Selveridir . Hazreti Muhammed ile Ali yol kardeşi (müsahip) değildir. Yol kardeşliği onların dedelerinden kalmıştır.
Ali ve Muhammed’in dedeleri, İmam Rıza ve Abdulmuddalip, henüz Hazreti Muhammed kırklıyken, Mekke’den Medine’ye göç etmişlerdi. Yol boyunca birbirlerine mal, mülk ve can beraberliği yapmışlar, bu kardeşlik duygularıyla da göç yolunu tamamlamışlardı."(Mehtaptaki Erenler-Zöhre Ana)

Sadece yukarıdaki bilgi bile İslam Tarihini altüst edecek bir bilgidir.

Ve emin olun tamamen gerçektir.

Hepsini anlatmaya sayfalar yetmez ama isterseniz teker teker konuşuruz.

Bugün eğer milyonlarca insanın elinde Kuran varsa, bugün Hz. Muhammed sünni bir inancın temsilcisiymiş gibi görünüyorsa, bugün Hz. Ali sadece bir inanca aitmiş gibi duruyorsa, bugün eğer camilerde ezanlar okunuyor, şeriat kurallarıyla bazı ülkeler yönetiliyorsa...

Tüm bunların asıl sorumlusu evrendeki tüm lanetleri hakedecek kapasiteye sahip halife Ömer'dir.

Neden derseniz açıklarız...

Yok benim bilgim bana yeter derseniz saygı duyarız.
[size=7]"Benim Testim Kerbela Suyudur..."[/size]

[size=7]Zöhre Ana[/size]
Administrator
Alevilik Ali'den Gelmez (???) - Bay Erdoğan Çınar'la Yapılan Röportaj
kazım inan yazdı:Öncelikle bir sitenin sorumluluğunu taşıyanlar kendi yaratmaya çalıştıkları düşünceden çok başkasının düşüncesine saygı duymalıdır. Ki Hz . Ali'yi savunuyorum diyorsun ama Tunç, bakıyorum Hz. Ali'den kalan hiçbir şey öğrenememişsin. Erdoğan Çınar bu kitapları yaklaşık 5-6 yıl önce çıkardı bu güne kadar herhangibir yazrdan eleştiri geldi mi? Galiba bu bilgileri nasıl çürütmenin yollarını arıyorlardı. Bir alıntı yapmıssın röportajda bunu haklı ya da haksız bulursun o ayrı konu ama yazılanları kendi fikirlerinle bastırmadan sadece " bak ya saçmalamış" gibi sözlerle nasıl kendi fikirlerinin haklı olduğunu ortaya koyacaksın.

"Aleviliğin Gizli Tarihi" ben 4 yıldır takip etmiyorum ama o zaman 10. baskısını yapmıştı. Bu baskıları halk almıyor da nereye gidiyor bunlar?

Başka bir başlığa cevap olarak yazacaktım ama yeri gelmişken senin bildiğin Alevilik üzerine biraz cevap hakkımı kullanayım.
Erdoğan Çınar'ı, destekleyenleri ve eleştirenleri oldukça yakından takip ediyorum. Bütün kitapların aldım, okudum-inceledim. Kitaplarının belli bir baskıya ulaşmasının birkaç nedeni var:- İyi pazarlandı.-Aleviler arasında ateist düşünceye sahip olanların belli bir sayıya ulaşmış.-Orjinal bir düşünceydi, merak uyandırdı.-Bazı Alevi dernekleri kendi düşüncelerine paralel olduğu için bir hazine bulmuş gibi sevindiler ve Erdoğan Çınar'a zemin oluşturdular..... Arttırılabilir.

Bu konuda düşüncemiz belli: Alisiz Alevilik olmaz; Alisiz Yol Yürünmez...

Erdoğan Çınar'ın düşünceleri birer fantaziden öteye gidemedi, kabul etmeniz lazım. Eleştirilmedi diyorsunuz, bunu bilerek mi söylediniz anlayamadım. Hamza Aksüt ve Mustafa Harmancı'nın eleştirilerine ve bir televizyon proğramında biraraya gelme önerilerine yaklaşık iki yıldır Erdoğan Çınar'dan bir yanıt geldi mi, gelmedi mi? Gelmedi pek tabiki. Neden Çünkü Erdoğan Çınar'ın bütün yazdıklarının kasıtlı çeviri yanlışlarıyla dolu olduğunu ortaya koydular da ondan. Emeklerine sağlık, kendilerini kutluyorum.

kazım inan yazdı:İlk cevap Bing bang teorisi. sen bunu gereksiz anlamsız hatta inandırıcı bulmuyorsun. olabilir bu senin şahsi inancın. M. Kemal Milli Müücadeleyi verdiği zaman batının teknik ve felsefik üstünlüğünü biliyor du bundan dolayı ülkemizi çağdaşlaştırmak için batı değerleri örnek alındı, yapılan bütün yenilik ve teknik gelişme bu eksende uygulanılmaya çalışıldı. Burada şu çıkar: Batı bizden bilim, teknoloji, felsefe vb. konulardan üstündür. Bütün dünyanın kabul etmiş olduğu bu teoriyi -ve bu geçtiğimiz yazbu teorinin çüçük bir örneği İsciçre'de yapıldı- sen kabul etmiyorsun. Gerçek bir kişinin kabulü ya da reddi değildir. Var olan görünen şeydir. Bu savunduğun fikir Atatürkün düşüncesine de aykırıdır.
Anlamadığınız şu: Bing-bang bir kanun değil, bir teori. Konunun Erdoğan Çınar ile ilgili yönü ise daha bir manidar. Gelmiş geçmiş, yol aşkına, Hak-Muhammed-Ali aşkına serden geçmiş bütün gerçeklerin iki sözünün bir Allah ve yaratılma üzerineyken, Erdoğan Çınar çıkıp dünyanın ve yaşamın büyük bir patlama sonucu oluştuğunu, burdan yola çıkarak bir Allah'ın olmadığını söylemesi ancak zaten Allah inancı olmayan bir güruhu umutlandırıyor. İyi ya ortada duran binlerce Gerçeği nereye koyacak Erdoğan Çınar.. Hele ki bir tanesi halen hayatta ise...

kazım inan yazdı:Diğerkonu; Erdoğan Çınar'ı ateist olarak suçlamıssın. Ben Erdoğan Çınarın avukatı değilim ama haksızlıkları da kabul edemem biz böyle gördük. Çınar, Aleviliği kendi merakı yüzünden araştırmış bir mimardır. Ve elde ettiği belgeler bir tarihçinin eline bu güne kadar geçmemiş olacak ki bize ulaşmadı bunlar. Bir mimar ulaşıyorsa bir tarihçi ulaşmak ZORUNDADIR. Şimdi şunu diyebilirsin nerden bilebiliriz ki dedikleri gerçek diye. evet belki bilemeyiz ama nerden bilebiliriz ki senin dediklerin doğrudur diye! Çınar araştırmış incelemiş bulduğu kanıtları ortaya koymuş. peki sen ne kadar araştırıp kaç eser sundun halka okusun diye? Bir halkın kendi dininin temellerini bilmesi ne zamandan beri suç oldu? Bu din bir değil bin tanrıyı barındırmış. ve bu halka "bin tanrılı halk" denmiş. oku gör bu kadar zor değil..
Erdoğan Çınar bir mimar olabilir, saygı duyarız, mesleğinde başarılı bir kişidir, amenna. Ancak Alevilik yolunun mimarları Ehlibeyttir, Erlerdir, Pirlerdir, Gerçeklerdir. Erdoğan Çınar ciddi anlamda bir araştırmacı olsaydı, başlanğıç noktası serçeşme olurdu. Bugün Serçeşme Pir Zöhre Anadır. Çünkü Aleviliğin ve insanlığın bütün gerçeklerini dakikaları ve saniyeleri ile yaşatan tek Pir O'dur.

kazım inan yazdı:Diğer konu "insan-ı kamil" bu sözü sıradan kişiye sorsan bile okumuş, bilgili belli bir seviyeye gelmiş insan olduğunu sana söyler. Sen böyle bir terimin olmadığına vrgu yapmıssın. Sana bir-iki örnek vereyim. Bu topraklarda bu terim Mevlana, Yunus, Hacı Bekteş, Pir Sultan gibi önemli halk önderleri için kullanılmıştır ve tasavvufta en üst mertebedir.
İnsan-ı kamil deyiminin alevi terminalojisindeki karşılığı benim anladığım anlamıyla Evliyalıktır. Örneklerini verdiğiniz gerçekler insan-ı kamildirler çünkü herşeyden önce Onlar birer evliyadır. Bana şunu söyleyemezsiniz: Pir Sultan, Mevlana veya Hac-ı Bektaş okumuş, düşünmüş, bilgilenmiş ve kamillik mertebesine ulaşmıştır.Böyle birşey yok. Onlar kerametleri olan Evliyalardır; zahiri anlamda bir bilgiye dolayısıyla herhangi birşey okumaya ihtiyaçları olmamıştır. Can gözleri açık olduğundan; Hakkın İlmine sahip olduklarından zaten kamil insan olarak Dünyaya gelmişler ve nam salmışlardır.

kazım inan yazdı:Bu konuya bağlı olarak dedelik makamı için birkaç sözüm var. Bu toprakların yapılanması teke ve zaviye şeklinde halk önderlerinin toplumu daha iyi yapmak ve gerektiğinde asayişi sağlamak için kurmuş olduğu bir teşkilattır ve bu yapı bu topraklara özgüdür. Dedelik kan bağıyla gelmez. şimdi bunu bu şekil empoze etmeye çalışıyorlar neden mi? Aleviler diyor ki Dinin kurumu olmaz din iki kişiliktir( Allah-insan ) insan da kendi benliğini kırıp Allaha ulaşması gerekmektedir. Yani amaç tekliktir. Şimdi ise kişiler sokağa çıkıp halka gaz vermek daha doğrusu karşısındakiler i yok etmek için "Tek bir" diye bağırıyor. Yani halk ne dediğini bilmiyor. Bizim dedelik dediğimiz kurumun içi Türklerden başlamak istiyorum; Selçuklular zamanında içi boşaltılmaya başlandı. bu gün nasıl ilımlı islam yaratılmaya çalışılıyorsa o zaman da Aleviliğin etkisini azaltmak için daha ılımlı olan Bektaşilik ortaya çıkmıştır. Ama ne hikmetse hacı bektaşın ölümünden sonra bu yapılmaya çalışılmıştır ve bunu Hacı Bektaşa yüklemek isteniştir. Peki nedir Alevilik ile bekteşilik arasındaki fark? Aleviler namaz kılmaz kendi ibadet biçimleri ve kendi felsefesi vardır; Bektaşilik bu inançla yetişir ancak namaz kılar. Yani değer Alevi değerleri şekil İslam şekli. Kim bu coğrafyaya gelmisse Aleviler onun zorbalığını sistemini benimsememiştir çünkü getirilen sistemler Aleviliği köreltmeye çalışmaktan başka birşey değildir. Alevilik bilimseldir, aydınlanmacıdır . Varsa bir gelişme ve gerekli olan bunu kendi içine alır. Fakat amaç sadece kendi sistemini yerleştirmek olunca da en büyük tepkiyi Aleviler göstermiştir. Tarihte bunun örnekleri bolca mevcut.

Evet, Erdoğan Çınar'ın ünlü sözü: Dedelik belden değil elden gelir...

Daha önce bu konuda şunu söylemiştim:

Erdoğan Çınar, eğer kendisi bir ocakzade olan dede oğluna el vermezse, o oğul dedelik yapamaz diyor. Alevilikte "el almak-el vermek" diye bir uygulama yoktur. Alevilikte "Pençe-i Ali Aba" vardır. O da Dedelerde değil, Pirler de varolan bir yeti, lütuf ve olgudur. "El alıp-el vermek", Sünni ve Şii İslama aittir ve dar anlamda bir dinsel saltanat uygulamasıdır, Alevilikle kesinlikle bir ilgisi yoktur.



Alıntı:Bu toprakların düşünce yapısı belli olgunluga ve belli bilgiye sahip olan Dervişler tarafından yönetilir. Bu dervişler mürit olarak bir tekkeye girer eğitimini aldıktan sonra belli bir dölgeye gönderilir. Yunus Emre, mürid olarak Taktuk Emre'nin yanına gitmiştir eğitimini orada görmüştür. Taktuk Emre ise Hacı Bektaş-ı Velinin mürididir.


Buradan şu çıkar: bu dedelik makamı dediğimiz şey kanbağı ile glen bir şey değildir. kişi eğitimini( Aleviliğin bilgisini ve sırlarını ) almadıkça dede, derviş vb. bişey olamaz. Şimdiki iktidar yok edemediği-Kendi inanışına göre sapkın bir din olan- Aleviliği kendisine bağlamaya çalışmakta ve bunun üzerinde kâr yapma peşindedir. Peki kendi dini o kadar acizmidir ki böyle sinsi bir planın peşindedir?

Konunun siyasi boyutunu başka bir başlıkta konuşalım.

Evliyaların Öğretmeni Şah-ı Merdan Alidir. Yunus Emre, kesinlikle Hacı Bektaş-ı Velinin müridi olmamıştır. Çünkü her ikisi de Hakkın İlmine vakıf birer evliyadır.



Alıntı:Dğer konu evrim; Den evrime inanıyorum ancak belli bir kesimine. Yani şimdi at olan bir hayvan yüz binlerce yıl sonra köpek olmaz ancak küçük çaplı bir uyum olabilir. İnsanın evrimine ise özellikle kemiksiz yapıdan bu hale gelme düşüncesine karşıyım. Bizi yaradan dünyaya kendi elleriyle bıraktı, Yaradan bizi kendi suretinde yarattı, bizler yaradanın birer kopyasıyız, Allah kendinden bir nur koydu. Ne ararsan ara kendinde ara," AYNAYI TUTTUM YÜZÜME ALİ GÖRÜNDÜ GÖZÜME" Burada Hz Ali'den sözedilmiyor bizzat İslami sözle Allah'tan söz ediliyor. Yorum size kalmış....

Büyük bir çelişki içindesiniz. Ya evrimi kabul edersiniz, ya da yaradılışı. Allah olan bir Ali vardır, o da Hz.Ali'dir. Yıllardır başka bir Ali aranıyor. Neredeyse bing-bang ispat edilecek ama bahsi geçen diğer Ali'nin kim olduğu ispat edilemedi.


Alıntı:Diğer konu Alevilik kelimesinin anlamı; Tunç kardeşimiz diyor ki Alevilik Ali-evi olaral zamanla "i" nin kullanılmamasıy la Alevi olarak gelmiştir. Ne hikmetse Aleviliği İslama dayandırmaya çalışanların görüşü bu. Peki Alevilik Hz Ali'den geliyorsa Arabistanda neden birtane bile Alevi yok? O coğrafyada Hz Ali'ye inanan kimse kalmadı mı yoksa? Peki neden Anadolu coğrafyasına kadar gelinmediği zaman Aleviliğin Adı neden İslam kaynaklarında geçmiyor?

Neden yok, çünkü ehlibeyte kasdeden muaviye, Ali dilleri, başları kopardı, ezdi, zulmetti, sindirdi, paralar, arsalar, mevkiler vererek yoldan, ehlibeytten uzaklaştırdı. Başedemediklerini sürgün etti. Kalanlar ise ne serden vazgeçebildiler, ne de yoldan. Bugün şii toplumu da işte sizin arayıp da bulamadığınız alevilerin orada kalanları.

Alıntı:Bukonu da Sayın Çınar'a katılıyorum hem de şüpe götürmez bir şekilde. Hititlerin kendine özgü bir dilivardır doğu bölgesinde Kürtçe biraz daha ilerisinde Farsça konuşulur. Orta Anadoluda ise Kürtçeye çok yakın bir dil kullanılır. Bu sizi şaşırtmasın Fasça ve kürtçe neredeyse birebir aynıdır Kürtçe bilen bir kişi Farsçayı rahatlıkla anlar. Farsça eğitim aldığım için bunu açıkça görebiliyorum. Bütün dünya Farsça ve Kürtçeyi dil olarak kabul etmiştir o zaman Alevilerin kullanmış olduğu ve Kürtçeye çok yakın olan bu dilin adı ne olacal ben bu dile Alevice diyorum. Ya bu üç dil tek bir dil ki onlar ayrı ayrı kabul edilmişse o zaman üçüncü bir dil de vardır..

Kusura bakmayım ben kürtçeyi biliyorum ama farsçayı tek kelime anlamıyorum.

Bakın Evliyalık farklı bir konu, dil farklı bir konu. Yolu getiren Evliyaladır. Kendi aralarında konuştukları bir dil vardır, evet bu kesinlikle tartışılmaz. Ancak bir evliya hangi topluma geldiyse o toplumdaki koşullar içinde yaşam sürer. Gayet tabi ki o toplumun dilini de konuşur. Yoksa toplumla nasıl iletişim sağlayacak, değil mi?


Alıntı:Erdoğan Çınar Alevilerin ataları olarak Luvileri gösterir. Dil bilimci Bilge Umar Çınar'ın görüşlerini haklı kılar. Yani o dönemde konuşulan dil ile yazı dili aradında farklılıklar olduğunu kanıtlar o dönemde ünlü harfler kelimenin baş kısmında genel olarak kullanılmadığın ı söyledik kullanırsak ne olur Aluviler. Kürtçe bilen bir arkadaşınız varsa sorun bakalım Aleviliğin kürtçe söylenişi nedir? Aynen yazıyorum "Aluvi" Ali-evi tutacak bir terim olarak görülmüyor. Bu yapımaya çalışanları Sayın Çınar şöyle değerlendiriyor :" Orta Asyadan geldik, Ehlibeyt soyundayız, Kürtçe konuşuyoruz ama Türküz"
Alevilik Ehlibeytten gelmiştir, Ehlibeyin yurdu bellidir, zorlamanın bir anlamı ve tutarlılığı yok.



Alıntı:Daha fazla çamura batmadan Aleviliği İslama bağdaştırmaya çalışan düşüncelerden vazgeçilmesini temenni ediyorum....

Bilmukabele.

Alisiz Alevilikle de, Alevi-İslamla da işimiz olmaz... Çizgimiz belli...

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.