ŞahımMerdan yazdı:Bak güzel kardeşim ben hayal aleminde yaşamıyorum.
Ben senin gibi inancımı kitapları okuyarak bulmadım. Ya da dededen babadan görerek öğrenmedim. (ki dedelerimizin hiçbiri luvi diye bir inançtan bahsetmemiştir, o yeni bir trend ona sonra geliriz)
Ben inancımı gerçek bir Pirden öğrendim.
Sen ömrü hayatında "Pir" gördün mü ki bana Pirlik şöyle olur diyebiliyorsun?
Ben Pir derken bir ocakta kendini yetiştirmiş din büyüklerinden bahsetmiyorum. Dedelerden, müritlerden bahsetmiyorum.
Sen hayatında kaç tane kamil insan, enel hak diyebilecek olgunlukta birini gördün?
Benim Pirim Şahımerdan Alidir.
Keramet sahibi, postu elinde, düşküne el uzatan, yaralıya melhem olan, insanlara gerçek Muhammet Ali yolunu anlatan, ummanlara dalan, insnalara inanç ibadet aşılayan, rakı sofralarıyla cem yapmayan, Ali dedikçe ciğerleri parçalanan, gece gündüz hak aşkıyla yanan bir Pirdir benim Pirim.
Ben bu Pirin güzelliklerini kerametlerini gördüm ve dediklerine inandım.
Onun anlattıkları tarihe ters düşüyor. Fakat siz tarihçisiniz, sizce bir olayın tarihle bağdaşmaması o olayın gerçekte olmadığının yegane kanıtı olabilir mi?
Kuran değişmiştir önermesine diyorsunuz ki
Osman yapmıştır!
Siz bunu nerden biliyorsunuz?
Bütün İslam alemi Kuranın değişmediğini savunurken siz nasıl oluyor da değişir diyorsunuz? Hem de Osman kendi ayetlerini koymuş diyorsunuz!!!
E şimdi bir de ben ne diyorum ona bakalım:
Evet Kuran değişmiştir. Ama O'nu değiştiren Osman değil Ömerdir. Asıl Kuran Hz. Hüseyindeydi ve ayet ayet inmedi. 7 yaşında Hz. Muhammed'in diline verildi. Kuran bir müminin yaşam rehberi değil, Alinin, Allahın Sırrıdır, Şu anda bu Kuranı Zöhre Ana okuyor. Merak edersen gelip dinlersin canım kardeşim.
Farkımız ne sana göre?
Ama ben islam tarihindeki yandaş olmayan hadisçileri referans alıyorum dediğini duyar gibiyim.
Canım kardeşim ben Bir Alevi Pirini referans alıyorum, söyledikleri tarihle bağdaşmıyormuş.
Gerçekler tarihle bağdaşır mı?
Biraz konumuzu değiştirmek istiyorum kelimelerimiz hep aynı yerde takılıp kalmakta. Bakalım dünyanın farklı yerlerinde bizim inancımıza benzeyecek isim ve anlayışlar var mı? Bunlardan birincisi Dzyan kitabının dörtlükleri, ayetleri biraz derin incelersek daha anlaşılır bir Ali anlayışı bulacağımıza eminim.
[FONT=ff1]1 [FONT=ff11]. Bölüm: DZYAN KITA- I [FONT=ff1]
[FONT=ff6]1 [FONT=ff9]- Ebedi Ebeveyn [:Mekan], hiçbir zaman görünmeyen Giysileri’ne bürünmü [FONT=ff6]ş [FONT=ff9]olarak, [FONT=ff6]
[FONT=ff9]bir kez daha, Yedi Ebediyet boyunca uyumu [FONT=ff6]ş [FONT=ff9]tu.
[FONT=ff9]2- Zaman yoktu, çünkü, [Zaman,] süre’ nin sonsuz ba [FONT=ff6]ğ [FONT=ff9]r [FONT=ff13]ı [FONT=ff9]nda yatm [FONT=ff13]ı [FONT=ff6]ş [FONT=ff9] uyuyordu. [FONT=ff6]1 [FONT=ff9]9 [FONT=ff9]
[FONT=ff9]3- … Kainat Zihni yoktu, çünkü, O’ nu [:Kainat Zihni’ ni] içerecek [ve dolay [FONT=ff13]ı [FONT=ff9]s [FONT=ff13]ı [FONT=ff9]yla da
[FONT=ff9]tezahür ettirecek] hiçbir Ah-hi [:Göksel Varl [FONT=ff13]ı [FONT=ff9]k] yoktu.
]4- Sürur’ a [:Mok [FONT=ff6]ş ]a: Nirvana’ ya] giden yedi yol yoktu. Büyük lst [FONT=ff13]ı ]rap Sebepleri [:Nidana ve Maya] yoklu, çünkü, onlar [FONT=ff13]ı ] üretecek ve onlar taraf [FONT=ff13]ı ]ndan tuza [FONT=ff6]ğ ]a dü [FONT=ff6]ş ]ürülecek hiç kimse yoktu.
]5- O s [FONT=ff13]ı ]n [FONT=ff13]ı ]rs [FONT=ff13]ı ]z Her- [FONT=ff6]ş ]ey’i sadece Karanl [FONT=ff13]ı ]k dolduruyordu, çünkü, Baba, Ana ve O [FONT=ff6]ğ ]ul, bir kez daha Bir’diler ve O [FONT=ff6]ğ ]ul, henüz, yeni Çark için ve hemen akabinde [yapaca [FONT=ff6]ğ [FONT=ff13]ı ]] uzun ve çetin Volculuk [içinj uyanmam [FONT=ff13]ı [FONT=ff6]ş ]t [FONT=ff13]ı ].
]6- Yedi Yüce Rab ile Yedi Hakikat’ in varl [FONT=ff13]ı [FONT=ff6]ğ [FONT=ff13]ı ] sona ermi [FONT=ff6]ş ]ti ve Kainat: Gerekli [FONT=ff6]ğ ]in O [FONT=ff6]ğ ]lu, olan ve henüz olmayan o’nun taraf [FONT=ff13]ı ]ndan nefes olarak verilmek üzere, Poranishpanno’ya [

ara-nirvana’ ya] garkolmu [FONT=ff6]ş ]tu. Hiçbir [FONT=ff6]ş ]ey yoktu.
[FONT=ff9]7- Vorolu [FONT=ff6]ş [FONT=ff9]’ un Sebepleri ortadan kald [FONT=ff13]ı [FONT=ff9]r [FONT=ff13]ı [FONT=ff9]lm [FONT=ff13]ı [FONT=ff6]ş [FONT=ff9]t [FONT=ff13]ı [FONT=ff9]; geçmi [FONT=ff6]ş [FONT=ff9]te görünmü [FONT=ff6]ş [FONT=ff9] olanlar ve [FONT=ff6]ş [FONT=ff9]lmdi
[FONT=ff9]görünmez olmakta olanlar, Tek Varl [FONT=ff13]ı [FONT=ff9]k olan, Ebedi Gayri-Varl [FONT=ff13]ı [FONT=ff9]k’ ta uyuyordu.
]8- Sadece. Varolu [FONT=ff6]ş ]’ un Tek Formu. Engin. Sonsuz, sebepsiz [bir halde] uzan [FONT=ff13]ı ]yordu rüyas [FONT=ff13]ı ]z uykuda; ve Ya [FONT=ff6]ş ]am, Kainat Mekan [FONT=ff13]ı ]’ nda, Dangma’ n [FONT=ff13]ı ]n Aç [FONT=ff13]ı ]lm [FONT=ff13]ı [FONT=ff6]ş ] Gözü’ nce hissedilen O Tüm Mevcudiyet’ in her yan [FONT=ff13]ı ]nda bilinçsiz [olarak] nab [FONT=ff13]ı ]z gibi at [FONT=ff13]ı ]yordu.
[FONT=ff9]9- Kainat’ [FONT=ff13]ı [FONT=ff9]n Alaya’ s [FONT=ff13]ı [FONT=ff9]
[FONT=ff9][:her [FONT=ff6]ş [FONT=ff9]eyin esas [FONT=ff13]ı [FONT=ff9]
]olarak, Ruh: Anima Mundi] Paramortha’dayken [:Mutlak Varl [FONT=ff13]ı ]k ve Bilinç, ki Onlar da Mutlak Gayri – Varl [FONT=ff13]ı ]k ve Bilinçsizlik’ tir] ve Büyük Çark [:Kainat], Anupadoka iken, Dangma neredeydi ki?
1. Bölüm: DZYAN KITA - II
1- …“İnşaatçılar,» Manvantara’ ya ait gün ağarışının Işıyan Oğulları neredeydiler?
… Ah-hi [

hyan-Chohanlar’ a ait] Paranishpanna’ larındaki bilinmeyen Karanlıkta [idiler]. Formsuzluk’ tan [:Arupa’ dan] (-Dünya’ nın Kökü’ nden -) Form [:Rupa] oluşturanlar, [yani] Devamatri ve Svabhavat, Gayri-Varlığın Süruru’ nda uyuyorlardı.
2- … Sessizlik neredeydi? O’ nu duyacak kulaklar nerede? Hayır, ne sessizlik vardı ne de ses; durmak bilmeyen Ebedi Nefes’ ten [:hareket’ ten] başka hiçbirşey yoktu, ki O da kendini bilmez.
3- Vakit henüz gelip çatmamıştı; lşın, henüz Tohum’ un içerisine çakmamıştı; Matri-
padma [:Lotüs Ana], henüzşişmemişti.
4- O’ nun [:İlksel Cevher’ in] kalbi, Tek lşın’ın girmemi, oradan da, Üç’ ün Dörd’ e
[düşmesi]şeklinde, Mayo’ nın kucağına düşmesi için henüz açılmamıştı.
5- Yedi [Oğul], lşığın Ağı’ ndan henüz doğmamışlardı. Karanlık,bir başına, Ana-
Baba’ydı, Svabhavat’ tı; ve Svabhavat, Koranlıkta’ydı.
1- … Yedinci Ebediyet’ in sonvibrasyonu, sonsuzluk içersinde titreşir. Ana , lötüs’ ün
tomurcuğu gibi, içten dışa doğruşişer.
13
2- Vibrasyon, çevik kanadı ile tüm Kainat’ a ve Karanlık içersinde ikamet eden Tohum’ a [aynı anda] değerrek, yayılır gider: O karanlık ki, uyuyan Hayat Suları üzerinden hafifçe eser [:ilerler]…
3- “Karanlık” Işık neşreder ve Işık, [suların içine,] Umman Ana’ nın içine [doğru] münferit birışın salıverir. Buışı, Bakire Yumurta’ nın içersinden hızla geçer; Işın, Ebedi Yumurta’ nın, titreşmesine ve Dünya Yumurtası haline yoğunlaşan Ebedi Olmayan [

evresel] Tohum’ udüşürmesine yol açar.
4- [O zaman,] Üç [:Üçgen], Dörd’ ün [

örtgen’ in] içine düşer, Işıyan Öz, içte Yedi, dışta Yedi haline gelir.Kendi başına “Üç” olan Parlak Yumurta [:Hiranyagarbha], süt gibi kesilir ve Ana’ nın Derinlikleri’ nin (-Hayat Okyanusu’ nun derinliklerinde büyüyen Kök’ ün-) her yanında, süt-beyaz “curds” haline yayılır.
5- Kök kalır, Işık kalır, “curds” kalır ve Oeaohoo hala daha Bir’ dir.
6- Hayt’ın Kökü, Ölümsüzlük Okyanusu’ nun her damlasındaydı ve Okyanus, Ateş ve Isı ve Haretek olan Işıyan Işık’ tı. Karanlık ortadan kayboldu ve artık yoktu; kendi Esası’ nın, [yani] Ateş ve Su’ yun ya da Baba ve Ana’ nın Bedeni’ nin içersinde kayboldu.
7- Bak, ey Lanoo! Eşsiz [ve] görkemli Parlaklık : Karanlık Mekan’ nın Oğlu olan, büyük Karanlık Sular’ın derinliklerinden zuhur eden Aydınlık Mekan. O, Genç Oeaohoo’ dur; “Kwan-Shai-Yin” dir. O, Güneş olarak,ışıklar saçar. O,ışılış ıl parlayanİlahi Bilgelik Ejderi’ dir. Bir [:Bilgelik Ejderi], Dört’ tür ve Dört, Üç’ü kendine eş alır ve bu birleşme, Sapta’yı [:Yedi’ yi] oluşturur, ki Tri-dasa [:Üç kere On] ya da “ordular” ve kitleler haline gelen Yediler, [bu Sapta’ nın] içerisindedir. O’ nu, perdeyi kaldırırken ve Doğu’ dan Batı’ ya doğru açarken gör. O, Yukarı’ yı kapalı kılar ve Aşağı’ yı, Yüce illusion halinde görülecekşekilde bırakır. O, Parıldayanlar’ın [:Yıldızlar’ın] yerlerini işaretler ve yukarıdakini [:uzay’ı] kıyısız bir Ateş Denizi’ ne ve Tezahür Eden Tek [Unsuru da] Büyük Sular’a dönüştürür.
8- Tohum neredeydi ve Karanlık neredeydişimdi? El Lanoo, kandilinde yanan alevin ruh’ u nerede? Tohum o’ dur ve o, Işık’ tır. Saklı Karanlık Baba’ nın Parlak Beyaz Oğlu’ dur.
9- Işık, Soğuk Alev’ dir ve Alev, Ateş’ tir ve Ateş, Isı’ yı meydana getirir, ki o [da],
Su’yu: Yüce Ana’ daki [:Kaos’ taki] Hayat Suyu’ nu verir.
10- Baba-Ana, üst ucu Ruh’ a [

uruşa: Spirit] (-Tek Karanlığın Işığı’ na-) ve
aşağıdaki [de, Ruh’ un] gölgemsi ucu’ na, [yani] Madde’ ye [

rakriti: Matter] tutulmuş olan20 bir Ağ örerler; ve bu Ağ, Bir’ de oluşturulanİki Cevher’ den, ki Svabhavat’ tır, çekilen ipliklerle örülen Kainat’ tır.
11- O [:Ağ], Ateş’ in [:Baba’ nın] Nefesi üzerinde olduğu zaman genişler; Ana’ nın
[Madde’ nin Kökü’ nün] Nefesi dokunduğu zaman büzülür. O zaman, Oğullar [:ilgili Güçleri ve Zekaları ile birlikte Unsurlar], “Büyük Gün” ün sonunda Anaları’ nın bağrına dönmek ve Onunla tekrar Bir olmak üzere, ayrışırlar ve dağılırlar. O [:Ağ], soğuyorken,ışıyan [bir] hâle gelir, Oğulları [da] kendi benlikleri ve kalpleri vasıtasıyla genişleyip büzülürler; Sonsuzluğu kucaklarlar.
12- O zaman, Svabhavat, Atomlar’ı sertleştirmek üzee Fohat’ı gönderir. [B]unların] her
biri, Ağ’ın [:Kainat’ın] bir parçasıdır. “Kendiliğinden Varolan Rab” bi [:İlksel Işığı]
bir ayna gibi yansıtarak, her biri, sırayla, birDünya haline gelir21…
1- … Siz, Yeryüzü’ nin oğulları, Öğretmenleriniz’i (- Ateş’ in Oğulları’ nı -) dinleyin.
Öğrenin [ki]. Ne Birinci ne de Sonuncu vardır, çünkü Her-şey, Sayısız Olan’ dan
neşrolmuş Tek Sayı‘ dır.
14
2-İlksel Yediler’ in neslinden gelen,İlksel Alev’ den doğan Bizler’ in, Atalarımız’ dan
öğrendiklerimizi öğrenin…
3- lşığın Parlaklığı’ndan (-Daimi-Karanlığın Işını’ ndan-),Mekan’ da, gene uyandırılan Enerjiler [

hyan Chohanlar] neşroldu : Yumurta’ dan [çıkan] Bir, Altı ve Beş sonra, Üç, Bir, Dört, Bir, Beş -Toplamı, iki kere Yedi’ dir. Ve Bunlar : Esaslar’ dır, Alevler’ dir, Unsurlar’ dır,İnşaatçılar, Sayılar’ dır, Arupa’ dır [ :Bedensizler’dir] , Rupa’ dır [:Bedenliler’ dir] veİlahiİnsan’ın Gücü’ dür- ve bunların Toplamı’ dır. Ve
İlahi İnsan’ dan, Kutsal Dört’ ün içindeki formlar, kıvılcımlar, “Kutsal Hayvanlar” ve
Kutsal Atalar’ın [

itriler’ in Habercileri yayıldı.
4- Bu, “Ses’ in Ordusu”ydu –İlahi Yedili Sistem’ di. Yediler’ in kıvılcımları, Yedi’ lerin Birincisi,İkincisi, Üçüncüsü, Dötdüncüsü, Beşincisi, Altıncısı ve Yedincisi’ ne tabidirler ve [Onlar’ın] hizmetkarlarıdırlar. Bu “kıvılcımlar”a, küreler, üçgenler, küpler, çizgiler ve biçimlendiriciler denilir; çünkü, Ebedi Nidana (-Oeaohho-) böyledir, ki O:
5- “Karanlık” tır. Sonsuz Olan’ dır ya da Sayısız Olan’ dır. Adi-Nidana Svabhavat’ tır:
[bkz:Şekil1/a: ‘x’ ya da bilinmeyen nicelik yerine]:
I.
Adi-Sanat’ tır, Sayı’ dır çünkü O, Bir’ dir.
II.
Rab Svabhavat’ın Sesi’ dir, Sayılar’ dır, çünkü O, Bir ve Dokuz’ dur.
III.
“Formsuz Kare” dir [:Arupa’ dır].
Ve bu Üçü, [bkz.Şekil1/a: Sonsuz Daire] ile kuşatılmış bir hale, Kutsal Dört’ türler; ve On [olanlar], Arupa [:Sübjektif,Şekilsiz] Kainat’ tırlar. Sonra, “Oğullar” Tek’i, [yani] Sekizincisi dışarıda bırakılmı [olan] Yedi Savaşçı ve o’nun [:Yediler’in], Işık-Yapıcı [:Bhaskara] olan “Nefesi” gelir.
6- …Sonra,İkinci Yediler [gelir], ki Onlar, Üç’ ün [:Kelam, Ses ve Ruh’ un] meydana getirdiği Lipika’ dır. Reddedilmiş olan Oğul [:Güneşimiz] Tek’ dir. “Oğul-Güneşler” sayısızdır.
1. Bölüm: DZYAN KITA - V
1- İlksel Yediler, Bilgelik Ejderi’ nin İlk Yedi Nefesi, kendi sıraları geldiğinde,
dönmekte olan Kutsal Nefesleri’ nden, Kızgın Kasırga’ yı meydana getirirler.
2- Onlar [:İlksel Yediler], O’ nu [:Fohat’ı], Kendiİradeleri’ nin Habercisi yaparlar. Dzyu, Fohat haline gelir;İlahi Oğullar’ın, oğulları Lipika olan çevik Oğlu [:Fohat], dairevi haber taşıyıcılığı yapar. Fohat, küheylandır ve Düşünce, binicidir [:Fohat,
İlksel Yediler’ in sevk ve idare edici düşüncelerinin etkisi altındadır]. O [:Fohat],
Kızgın Bulutlar’ın [:Kozmik Sisler’ in] içindenŞimşek gibi geçer; Yukarı’ daki Yedi Bölge ve Aşağı’daki Yedi Bölge [:oluşacak olan Alem] boyunca Üç, Beş ve Yedi adım atar. O [:Fohat], sesini Yükseltir ve sayısız kıvılcımları [:atomları] çağırır ve onları bir araya getirir.
3- O [:Fohat]. Onların [:atomların] , sevk ve idare eden Ruh’ u ve Önderi’ dir. Çalışmaya başladığında,ışıyan meskenlerinde [:gaz halindeki bulutlarda] sevinç içerisinde yüzen ve titreşen, aşağı seviyedeki alem’ in kıvılcımlarını [:mineral atomlarını] ayırır ve hemen akabinde, Çarklar’ın Tohumları’ nı oluşturur. Onlar’ı, Uzay-Mekan’ın altı yönüne ve Birini [de]- Merkezi Çark [olarak] – ortaya yerleştirir.
15
4- Fohat, Altıncı’ yı Yedinci’ ye -Taç’ a- bağlamak için “sarmal hatlar” izler; her köşede, lşık Oğulları’ nın bir Ordu’ su [ve] Orta Çark’ ta Lipika yer alır. Onlar [:Lipika] , derler ki: “Bu, iyidir.”İlkİlahi Alem hazırdır;İlk, [şimdi] ikinci [Alem] dir. O zaman “İlahi Arupa” [:formsuz Düşünce Kainatı], kenisini, Anupadaka’ nın ilk giyisisi [olan] Chhaya Loka’ da [:gölgemsi ya da zihniİlksel Formlar Alemi’ nde] yansıtır.22
5- Fohat, [ilk Üç adımı halihazırda atmış olarak], Beş “adım” atar ve Kare’ nin her bir
Köşesi’ nde, Dört Kutsal Varlık…. Ve Orduları için, Kanatlı bir Çark inşa eder.
6- Lipika, Üçgen’i,Birinci Bir’i [:dikey çizgi ya da1’i], Küp’ü,İkinci Bir’i ve Beşgen’i, Yumurta [Daire] içine alır. O [

aire], adına “Geçiş Yok” denilen [ve] aşağıya inenlerle yukarıya çıkanlar için [ve ayrıca], Kalpa sırasında O Yüce “Bizimle Birlikte Ol” Günü’ ne doğru ilerleyenler [için olan] Çember’ dir… Arupa [:Formsuz Alem ile Rupa [:Formlar Alemi] böylece oluşturulmuştu: Bir Işık’ tan Yedi Işık; Yediler’ in her birinden Yedi kere Yedi Işık. “Çarklar”, Çember’I izlerler…
Bu eserin boyutu buraya aktarılamayacak kadar fazla meraklıların " Dzyan Dörtlükleri" adresinden ulaşabilirler.
Ayrıca Anadolunun ana teşkilatı olan Ahilik ( Alevilik ) yalan tarihin üstünü örtemediği ancak basit bir esnaf teşkilatı olarak sunmaya çalışmasını bu metinlerdeki Ahi kavramıyla akıllarda daha netleşeceğine eminim..