You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Alevilik Ali'den Gelmez (???) - Bay Erdoğan Çınar'la Yapılan Röportaj

Alevilik Ali'den Gelmez (???) - Bay Erdoğan Çınar'la Yapılan Röportaj

Posting Freak
Alevilik Ali'den Gelmez (???) - Bay Erdoğan Çınar'la Yapılan Röportaj
kazım inan yazdı:Değerli Hocam; siz ne kadar Hzmuhammedi Alevi yapmaya çalışsanız bu tutmaz. Bunu Aleviler kabul etse de Müslümanlar kabul etmez. Hz Muhammed, Pir değildir. Pirlerin postu olur. belli bir eğitim aldıktan sonra aldığı düşünceyi etrafına yansıtır. Bunu da silah, savaş, zorbalık gibi güç odaklarıı kullanarak yapmaz. Ama Hz Muhammed bu yazdıklarımın tam tersini yaptı. Bu terslik sadece Aleviliğe değil daha önce gelmiş saydığımız 123.000.999 peygamberin düşünesine terstir. Daha önce hangi peygamber eline silah alıp ya bana itaat edeceksiniz yada öleceksiniz dedi. Bunu ispatlayan ayetleri daha önce yazmıştım. Böyle bir düşünceye sahip insanın Alevilikte yeri yoktur. Siz ister Muhammed semah dönüyordu deyin şahsi görşünüzden ötey gitmez.

Siz bu günkü İslamı Ömer'den başlatıyorsunuz. Bu da yanlış Belki kısmi olarak sorun yaşansa bile bu günün mimarı Osman'dır. Muhammed, Oman'ın hem farklı bir kabileden olması hem de kötülüğü felsefe edinmiş olması sebebiyle Osman'ın kötü yanlarını anlatan ayetler koymuştur. Bu ayetler Osman iktidarı ele aldıktan sonra ilk iş olarak Kuran toplatıldı ve ardından tekrar düenlenip çoğaltıldı. "Ne demek tekrar düzenlenip çoğaltıldı" şu demek var olandan düşünce, bilgi gelecek kuşaklara aktarılmasın diye içi boşaltıldı. Sırf bununlada kalınmadı Osmanı eleştiren ayetler de çıkartıldı. Orjinal kuran 6699 ayetten ibarettir. bu günkü yapısı 6666 ayettir. Alevilik inancında sayılar ve sembollerin ayrı bir önemi vardır. Üçler, yediler, kırklar... ne demek bunlar. Bunlar Aleviliğin ana felsefesini belirleyen temel öğretilerdir. Bu bilgiye vakıf olamayan bir Alevi önderi olamaz.

Osman bir halife ünvanını taşıyacak kudrette bile değildir. Ki Müslümanlar birazcık daha akıllıca düşünselerdi Kuran ayetlerini yırtıp mızraklara takan bir kişiyi önder olarak kabul etmezlerdi. Bu bizi ilgilendirmez çünkü bzim İslamla alakamız yok.

Yazılarınız hep Muhammedin inancının bu günkü Adıyla Alevilik olduğunu söylüyorsunuz. Etnik olarak zaten o topraklarda Alevi yok ama İnanç olarak bakarsak daha önce vardı. Sonra da mevi, Abbasi döneminde büyük bir çoğunluğu ortadan kalktı. Bu İslamietin ilk yıllarında da böyledir. Eğer Muhammed bu düşücede olsaydı tek bir görüş yaatmaya çalışmazdı. Bizim inancımızda bu yok hocam. Lütfen anlatımlarımızı olayları görerek yapalım.

Son söz olarak Hz Muhammede "Mekke ve Medine'de yaşamış Pirlerdir" demişsiniz. Biz sizin düşüncenizi kabul edersek o zaman Muhammed'in ünvanı peygamber olmazdı. Pir olurdu. "Pir Muhammed"

]Yoğ iken yerlergökler ezelden
Kudret kandilinde pünhan Alidir
Kün deyince bezm-i elestten evvel
Alemi var eden sultan Alidir

( Genç Abdal )

Bak güzel kardeşim ben hayal aleminde yaşamıyorum.

Ben senin gibi inancımı kitapları okuyarak bulmadım. Ya da dededen babadan görerek öğrenmedim. (ki dedelerimizin hiçbiri luvi diye bir inançtan bahsetmemiştir, o yeni bir trend ona sonra geliriz)

Ben inancımı gerçek bir Pirden öğrendim.

Sen ömrü hayatında "Pir" gördün mü ki bana Pirlik şöyle olur diyebiliyorsun?

Ben Pir derken bir ocakta kendini yetiştirmiş din büyüklerinden bahsetmiyorum. Dedelerden, müritlerden bahsetmiyorum.

Sen hayatında kaç tane kamil insan, enel hak diyebilecek olgunlukta birini gördün?

Benim Pirim Şahımerdan Alidir.

Keramet sahibi, postu elinde, düşküne el uzatan, yaralıya melhem olan, insanlara gerçek Muhammet Ali yolunu anlatan, ummanlara dalan, insnalara inanç ibadet aşılayan, rakı sofralarıyla cem yapmayan, Ali dedikçe ciğerleri parçalanan, gece gündüz hak aşkıyla yanan bir Pirdir benim Pirim.

Ben bu Pirin güzelliklerini kerametlerini gördüm ve dediklerine inandım.

Onun anlattıkları tarihe ters düşüyor. Fakat siz tarihçisiniz, sizce bir olayın tarihle bağdaşmaması o olayın gerçekte olmadığının yegane kanıtı olabilir mi?

Kuran değişmiştir önermesine diyorsunuz ki

Osman yapmıştır!

Siz bunu nerden biliyorsunuz?

Bütün İslam alemi Kuranın değişmediğini savunurken siz nasıl oluyor da değişir diyorsunuz? Hem de Osman kendi ayetlerini koymuş diyorsunuz!!!

E şimdi bir de ben ne diyorum ona bakalım:

Evet Kuran değişmiştir. Ama O'nu değiştiren Osman değil Ömerdir. Asıl Kuran Hz. Hüseyindeydi ve ayet ayet inmedi. 7 yaşında Hz. Muhammed'in diline verildi. Kuran bir müminin yaşam rehberi değil, Alinin, Allahın Sırrıdır, Şu anda bu Kuranı Zöhre Ana okuyor. Merak edersen gelip dinlersin canım kardeşim.

Farkımız ne sana göre?

Ama ben islam tarihindeki yandaş olmayan hadisçileri referans alıyorum dediğini duyar gibiyim.

Canım kardeşim ben Bir Alevi Pirini referans alıyorum, söyledikleri tarihle bağdaşmıyormuş.

Gerçekler tarihle bağdaşır mı?
[size=7]"Benim Testim Kerbela Suyudur..."[/size]

[size=7]Zöhre Ana[/size]
Posting Freak
Alevilik Ali'den Gelmez (???) - Bay Erdoğan Çınar'la Yapılan Röportaj
Hz. Ali'yi Alevi Pir'i olarak görmeyen insanlara, Aleviliği Ali'siz görecek kadar kör olan insanlara Hz. Muhammed'in Pir olduğunu kabul ettirmek elbette beklenemez...

Oysa ki Pir nedir? Hak yolunu, gerçekleri, Allah'ın varlığını ve birliğini, doğruyu ve güzellikleri insanlara gösteren, kötülüklerden koruyan, uzak tutan Hak elçileridir...

Allah Muhammed Ali yolu olan Alevilikte yanlızca işine gelen iki Pir'in ismini sayıp gerisini tanımayan bir zihniyetin Alevilik ile ilgisi olamaz...

Ancak bunların ana sebebi geçmişten bugüne gelen yalan yanlış tarih bilgileridir. Evet bugünün yalan yanlış tarihine baktığınızda bir çok şey bizim söylediklerimize terstir. Ancak işinize gelene bu tarihi bir saptırmadır. İşinize gelmeyene tarih böyle yazıyor demek çelişkili bir söylemdir...

Alevilik tarihinin saptırılması işi Peygamberimizden ve Ehlibeytin şehit edilişinden sonra başlar. Bunu yapanlar da başta kırkından sonra müslümanlığı haince emelleri için kabul eden ermeni asıllı ömer ve de onun çocukları olan osman ve ebubekirdir...

Bunların en büyük amaçları Ehlibeyt 'in saltanatına göz koyma gafletidir. Çünkü onlar Ehlibeytin üzerinde oturduğu Hak makamını padişahlık makamı gibi görmüş, pis nefislerinden ileri gelen saltanat sevdalarını yaşamak için Ehlibeyt'in gerçek manalarını kavrayamayıp onları sıradan insanlarmış gibi ortadan kaldırmaya çalışıp tahtlarına oturmaya çalışmışlardır...

Bu yaptıkları yezitliğin farkına vardıklarında, yani Ehlibeytin makamının yüce bir makam olduğunu farkettiklerinde, O Makama hiçbir zaman ulaşamayacaklarını anladıklarında sırf kendilerini O makamdaymış gibi insanlara yutturmak için bütün tarihi gerçekleri silip yok etmişler. Yeniden kendilerine göre uydurma bir tarih yazmışlardır...

Bugün de nasıl ki akp başa gelene kadar vahdettin ve kürt said vatan haini olarak tarih kitaplarında yazılıyordu da akp geldikten sonra bunlar birer kahraman gibi gösterilmeye çalışılıyorsa, aynısı geçmişte Ehlibeyti şehit edenler için de yapılmıştır...

Emevi saltanatında ve osmanlı saltanatında başa geçen yezit hükümdarlar her dönemde yanlarına çektikleri uydurma din alimlerini kendi istek ve çıkarlarına göre dini ibadet ve inanç kurallarını ve de tarihi bilgileri istedikleri gibi yazdırmışlardır. Gerçekleri gören ve haykıran insanları ve de Pirleri ise her daim sürmüş eziyetler çektirmiş susturmaya çalışmışlardır...

Bu tarihi yalanlar ilk Kur-anı yeniden kendilerine göre yazarak başlamışlardır. Bu ömer değildi osmandı gibi savunmalar boşunadır. Çünkü hepsi aynı dönemde yaşamış olup sırasıyla halife olmuşlar. Kendilerini haklı göstermek için de Hz. Ali dördüncü halifedir. Alevilik de bir mezheptir yalanını çıkarmışlardır...

Kendilerine göre yalan yanlış uydurma kaynaklar yarattıktan sonra bu sefer de bunlara inanan insanları oluşturmaya başladılar. Bunu da Afganistan, İran, Irak da ne kadar yahudi ermeni var ise para karşılığı ve de Ehlibeyti sevenlerden zorla aldıkları mal mülk ve arazileri hediye ederek islama sokmuşlardır. Böylece kendi zihniyetlerine sahip çevreyi genişletmişlerdir. Öte yandan Ehlibeyt sevdalılarını da uzaklara sürmüş veya öldürtmüşlerdir...

İşte bugün gelinen tarihi kirliliğin temelinde bu gerçekler yatmaktadır...

Şimdi bir saltanat düşkünü bir hükümdar düşünün ki sizin gibi gerçekleri yazıp söylemeye çalışan bir insanı eğer siz bu hükümdar şöye katliam yapmıştır. Böyle dini bilgileri değiştirmiştir deseniz acaba sizi bir dakika yaşatır mı? Hal böyle olunca sizce yazılanların gerçeği yansıtması ne kadar mantığa uygun olur. Hatta onu da geçelim siz kelle koltukta bile bile o hükümdarı kötüleyebilirmisiniz?

Bugünün ömeri de recep bey değilmidir. Bak ne kadar abd ve akp karşıtı kemalist var sustumak için değişik senaryolarla susturmuş durumdadır. Tarih tekrardan ibarettir diye bunun için söylenmiştir. Bu ömercik de Hz. Ali'nin bir sıfatı olan Atatürk'ü ortadan kaldırmaya çalışıp Onun getirdiği güzellikleri kendi kafasına göre değiştirmeye çalışıyor...

Ancak bunları bu yezitlere çok görmeyiz de asıl bizi yıkan bu yezitlerin ekmeğine yağ süren erdoğan çınar gibi Hz Ali'yi göremeyen ateistlerdir...

akp de Alisiz bir Alevilik istiyor. Çınar da aynı şekilde onların isteği ve hayalleri doğrultusunda Alisiz bir Aleviliği oluşturmaya çalışarak asıl kaleyi içerden çökertmeye çalışarak düşmanın eline koz vermektedir...

Pir Abdal Sultan işte bunun için demiştir ki "]ille de Dostun Bir Tek Gülü Yaralar Beni ""diye...

Alevinin tarihte en büyük düşmanı yine hep bir Alevi olmuştur. Gelen Pirler dışardaki ömerlerden çok dizinin dibindeki ömerlerden zarar görmüşlerdir...

Bugün Pir Zöhre Ana gelmiş halen bizim kendi ömerlerimiz Pirin etrafında kenetleneceklerine Hz. Ali'nin varlığını sindirmekle uğraşıyorlar...
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

(PİR ZÖHRE ANA)
Member
Alevilik Ali'den Gelmez (???) - Bay Erdoğan Çınar'la Yapılan Röportaj
ŞahımMerdan yazdı:Bak güzel kardeşim ben hayal aleminde yaşamıyorum.

Ben senin gibi inancımı kitapları okuyarak bulmadım. Ya da dededen babadan görerek öğrenmedim. (ki dedelerimizin hiçbiri luvi diye bir inançtan bahsetmemiştir, o yeni bir trend ona sonra geliriz)

Ben inancımı gerçek bir Pirden öğrendim.

Sen ömrü hayatında "Pir" gördün mü ki bana Pirlik şöyle olur diyebiliyorsun?

Ben Pir derken bir ocakta kendini yetiştirmiş din büyüklerinden bahsetmiyorum. Dedelerden, müritlerden bahsetmiyorum.

Sen hayatında kaç tane kamil insan, enel hak diyebilecek olgunlukta birini gördün?


Benim Pirim Şahımerdan Alidir.

Keramet sahibi, postu elinde, düşküne el uzatan, yaralıya melhem olan, insanlara gerçek Muhammet Ali yolunu anlatan, ummanlara dalan, insnalara inanç ibadet aşılayan, rakı sofralarıyla cem yapmayan, Ali dedikçe ciğerleri parçalanan, gece gündüz hak aşkıyla yanan bir Pirdir benim Pirim.

Ben bu Pirin güzelliklerini kerametlerini gördüm ve dediklerine inandım.

Onun anlattıkları tarihe ters düşüyor. Fakat siz tarihçisiniz, sizce bir olayın tarihle bağdaşmaması o olayın gerçekte olmadığının yegane kanıtı olabilir mi?

Kuran değişmiştir önermesine diyorsunuz ki

Osman yapmıştır!

Siz bunu nerden biliyorsunuz?

Bütün İslam alemi Kuranın değişmediğini savunurken siz nasıl oluyor da değişir diyorsunuz? Hem de Osman kendi ayetlerini koymuş diyorsunuz!!!

E şimdi bir de ben ne diyorum ona bakalım:

Evet Kuran değişmiştir. Ama O'nu değiştiren Osman değil Ömerdir. Asıl Kuran Hz. Hüseyindeydi ve ayet ayet inmedi. 7 yaşında Hz. Muhammed'in diline verildi. Kuran bir müminin yaşam rehberi değil, Alinin, Allahın Sırrıdır, Şu anda bu Kuranı Zöhre Ana okuyor. Merak edersen gelip dinlersin canım kardeşim.

Farkımız ne sana göre?

Ama ben islam tarihindeki yandaş olmayan hadisçileri referans alıyorum dediğini duyar gibiyim.

Canım kardeşim ben Bir Alevi Pirini referans alıyorum, söyledikleri tarihle bağdaşmıyormuş.

Gerçekler tarihle bağdaşır mı?

Biraz konumuzu değiştirmek istiyorum kelimelerimiz hep aynı yerde takılıp kalmakta. Bakalım dünyanın farklı yerlerinde bizim inancımıza benzeyecek isim ve anlayışlar var mı? Bunlardan birincisi Dzyan kitabının dörtlükleri, ayetleri biraz derin incelersek daha anlaşılır bir Ali anlayışı bulacağımıza eminim.

[FONT=ff1]1 [FONT=ff11]. Bölüm: DZYAN KITA- I [FONT=ff1]
[FONT=ff6]1 [FONT=ff9]- Ebedi Ebeveyn [:Mekan], hiçbir zaman görünmeyen Giysileri’ne bürünmü [FONT=ff6]ş [FONT=ff9]olarak, [FONT=ff6]
[FONT=ff9]bir kez daha, Yedi Ebediyet boyunca uyumu [FONT=ff6]ş [FONT=ff9]tu.
[FONT=ff9]2- Zaman yoktu, çünkü, [Zaman,] süre’ nin sonsuz ba [FONT=ff6]ğ [FONT=ff9]r [FONT=ff13]ı [FONT=ff9]nda yatm [FONT=ff13]ı [FONT=ff6]ş [FONT=ff9] uyuyordu. [FONT=ff6]1 [FONT=ff9]9 [FONT=ff9]
[FONT=ff9]3- … Kainat Zihni yoktu, çünkü, O’ nu [:Kainat Zihni’ ni] içerecek [ve dolay [FONT=ff13]ı [FONT=ff9]s [FONT=ff13]ı [FONT=ff9]yla da
[FONT=ff9]tezahür ettirecek] hiçbir Ah-hi [:Göksel Varl [FONT=ff13]ı [FONT=ff9]k] yoktu.
]4- Sürur’ a [:Mok [FONT=ff6]ş ]a: Nirvana’ ya] giden yedi yol yoktu. Büyük lst [FONT=ff13]ı ]rap Sebepleri [:Nidana ve Maya] yoklu, çünkü, onlar [FONT=ff13]ı ] üretecek ve onlar taraf [FONT=ff13]ı ]ndan tuza [FONT=ff6]ğ ]a dü [FONT=ff6]ş ]ürülecek hiç kimse yoktu.
]5- O s [FONT=ff13]ı ]n [FONT=ff13]ı ]rs [FONT=ff13]ı ]z Her- [FONT=ff6]ş ]ey’i sadece Karanl [FONT=ff13]ı ]k dolduruyordu, çünkü, Baba, Ana ve O [FONT=ff6]ğ ]ul, bir kez daha Bir’diler ve O [FONT=ff6]ğ ]ul, henüz, yeni Çark için ve hemen akabinde [yapaca [FONT=ff6]ğ [FONT=ff13]ı ]] uzun ve çetin Volculuk [içinj uyanmam [FONT=ff13]ı [FONT=ff6]ş ]t [FONT=ff13]ı ].
]6- Yedi Yüce Rab ile Yedi Hakikat’ in varl [FONT=ff13]ı [FONT=ff6]ğ [FONT=ff13]ı ] sona ermi [FONT=ff6]ş ]ti ve Kainat: Gerekli [FONT=ff6]ğ ]in O [FONT=ff6]ğ ]lu, olan ve henüz olmayan o’nun taraf [FONT=ff13]ı ]ndan nefes olarak verilmek üzere, Poranishpanno’ya [Tongueara-nirvana’ ya] garkolmu [FONT=ff6]ş ]tu. Hiçbir [FONT=ff6]ş ]ey yoktu.
[FONT=ff9]7- Vorolu [FONT=ff6]ş [FONT=ff9]’ un Sebepleri ortadan kald [FONT=ff13]ı [FONT=ff9]r [FONT=ff13]ı [FONT=ff9]lm [FONT=ff13]ı [FONT=ff6]ş [FONT=ff9]t [FONT=ff13]ı [FONT=ff9]; geçmi [FONT=ff6]ş [FONT=ff9]te görünmü [FONT=ff6]ş [FONT=ff9] olanlar ve [FONT=ff6]ş [FONT=ff9]lmdi
[FONT=ff9]görünmez olmakta olanlar, Tek Varl [FONT=ff13]ı [FONT=ff9]k olan, Ebedi Gayri-Varl [FONT=ff13]ı [FONT=ff9]k’ ta uyuyordu.
]8- Sadece. Varolu [FONT=ff6]ş ]’ un Tek Formu. Engin. Sonsuz, sebepsiz [bir halde] uzan [FONT=ff13]ı ]yordu rüyas [FONT=ff13]ı ]z uykuda; ve Ya [FONT=ff6]ş ]am, Kainat Mekan [FONT=ff13]ı ]’ nda, Dangma’ n [FONT=ff13]ı ]n Aç [FONT=ff13]ı ]lm [FONT=ff13]ı [FONT=ff6]ş ] Gözü’ nce hissedilen O Tüm Mevcudiyet’ in her yan [FONT=ff13]ı ]nda bilinçsiz [olarak] nab [FONT=ff13]ı ]z gibi at [FONT=ff13]ı ]yordu.
[FONT=ff9]9- Kainat’ [FONT=ff13]ı [FONT=ff9]n Alaya’ s [FONT=ff13]ı [FONT=ff9]
[FONT=ff9][:her [FONT=ff6]ş [FONT=ff9]eyin esas [FONT=ff13]ı [FONT=ff9]
]olarak, Ruh: Anima Mundi] Paramortha’dayken [:Mutlak Varl [FONT=ff13]ı ]k ve Bilinç, ki Onlar da Mutlak Gayri – Varl [FONT=ff13]ı ]k ve Bilinçsizlik’ tir] ve Büyük Çark [:Kainat], Anupadoka iken, Dangma neredeydi ki?

1. Bölüm: DZYAN KITA - II
1- …“İnşaatçılar,» Manvantara’ ya ait gün ağarışının Işıyan Oğulları neredeydiler?
… Ah-hi [Big Grinhyan-Chohanlar’ a ait] Paranishpanna’ larındaki bilinmeyen Karanlıkta [idiler]. Formsuzluk’ tan [:Arupa’ dan] (-Dünya’ nın Kökü’ nden -) Form [:Rupa] oluşturanlar, [yani] Devamatri ve Svabhavat, Gayri-Varlığın Süruru’ nda uyuyorlardı.
2- … Sessizlik neredeydi? O’ nu duyacak kulaklar nerede? Hayır, ne sessizlik vardı ne de ses; durmak bilmeyen Ebedi Nefes’ ten [:hareket’ ten] başka hiçbirşey yoktu, ki O da kendini bilmez.
3- Vakit henüz gelip çatmamıştı; lşın, henüz Tohum’ un içerisine çakmamıştı; Matri-
padma [:Lotüs Ana], henüzşişmemişti.
4- O’ nun [:İlksel Cevher’ in] kalbi, Tek lşın’ın girmemi, oradan da, Üç’ ün Dörd’ e
[düşmesi]şeklinde, Mayo’ nın kucağına düşmesi için henüz açılmamıştı.
5- Yedi [Oğul], lşığın Ağı’ ndan henüz doğmamışlardı. Karanlık,bir başına, Ana-
Baba’ydı, Svabhavat’ tı; ve Svabhavat, Koranlıkta’ydı.

1- … Yedinci Ebediyet’ in sonvibrasyonu, sonsuzluk içersinde titreşir. Ana , lötüs’ ün
tomurcuğu gibi, içten dışa doğruşişer.
13
2- Vibrasyon, çevik kanadı ile tüm Kainat’ a ve Karanlık içersinde ikamet eden Tohum’ a [aynı anda] değerrek, yayılır gider: O karanlık ki, uyuyan Hayat Suları üzerinden hafifçe eser [:ilerler]…
3- “Karanlık” Işık neşreder ve Işık, [suların içine,] Umman Ana’ nın içine [doğru] münferit birışın salıverir. Buışı, Bakire Yumurta’ nın içersinden hızla geçer; Işın, Ebedi Yumurta’ nın, titreşmesine ve Dünya Yumurtası haline yoğunlaşan Ebedi Olmayan [Big Grinevresel] Tohum’ udüşürmesine yol açar.
4- [O zaman,] Üç [:Üçgen], Dörd’ ün [Big Grinörtgen’ in] içine düşer, Işıyan Öz, içte Yedi, dışta Yedi haline gelir.Kendi başına “Üç” olan Parlak Yumurta [:Hiranyagarbha], süt gibi kesilir ve Ana’ nın Derinlikleri’ nin (-Hayat Okyanusu’ nun derinliklerinde büyüyen Kök’ ün-) her yanında, süt-beyaz “curds” haline yayılır.
5- Kök kalır, Işık kalır, “curds” kalır ve Oeaohoo hala daha Bir’ dir.
6- Hayt’ın Kökü, Ölümsüzlük Okyanusu’ nun her damlasındaydı ve Okyanus, Ateş ve Isı ve Haretek olan Işıyan Işık’ tı. Karanlık ortadan kayboldu ve artık yoktu; kendi Esası’ nın, [yani] Ateş ve Su’ yun ya da Baba ve Ana’ nın Bedeni’ nin içersinde kayboldu.
7- Bak, ey Lanoo! Eşsiz [ve] görkemli Parlaklık : Karanlık Mekan’ nın Oğlu olan, büyük Karanlık Sular’ın derinliklerinden zuhur eden Aydınlık Mekan. O, Genç Oeaohoo’ dur; “Kwan-Shai-Yin” dir. O, Güneş olarak,ışıklar saçar. O,ışılış ıl parlayanİlahi Bilgelik Ejderi’ dir. Bir [:Bilgelik Ejderi], Dört’ tür ve Dört, Üç’ü kendine eş alır ve bu birleşme, Sapta’yı [:Yedi’ yi] oluşturur, ki Tri-dasa [:Üç kere On] ya da “ordular” ve kitleler haline gelen Yediler, [bu Sapta’ nın] içerisindedir. O’ nu, perdeyi kaldırırken ve Doğu’ dan Batı’ ya doğru açarken gör. O, Yukarı’ yı kapalı kılar ve Aşağı’ yı, Yüce illusion halinde görülecekşekilde bırakır. O, Parıldayanlar’ın [:Yıldızlar’ın] yerlerini işaretler ve yukarıdakini [:uzay’ı] kıyısız bir Ateş Denizi’ ne ve Tezahür Eden Tek [Unsuru da] Büyük Sular’a dönüştürür.
8- Tohum neredeydi ve Karanlık neredeydişimdi? El Lanoo, kandilinde yanan alevin ruh’ u nerede? Tohum o’ dur ve o, Işık’ tır. Saklı Karanlık Baba’ nın Parlak Beyaz Oğlu’ dur.
9- Işık, Soğuk Alev’ dir ve Alev, Ateş’ tir ve Ateş, Isı’ yı meydana getirir, ki o [da],
Su’yu: Yüce Ana’ daki [:Kaos’ taki] Hayat Suyu’ nu verir.
10- Baba-Ana, üst ucu Ruh’ a [Tongueuruşa: Spirit] (-Tek Karanlığın Işığı’ na-) ve
aşağıdaki [de, Ruh’ un] gölgemsi ucu’ na, [yani] Madde’ ye [Tonguerakriti: Matter] tutulmuş olan20 bir Ağ örerler; ve bu Ağ, Bir’ de oluşturulanİki Cevher’ den, ki Svabhavat’ tır, çekilen ipliklerle örülen Kainat’ tır.
11- O [:Ağ], Ateş’ in [:Baba’ nın] Nefesi üzerinde olduğu zaman genişler; Ana’ nın
[Madde’ nin Kökü’ nün] Nefesi dokunduğu zaman büzülür. O zaman, Oğullar [:ilgili Güçleri ve Zekaları ile birlikte Unsurlar], “Büyük Gün” ün sonunda Anaları’ nın bağrına dönmek ve Onunla tekrar Bir olmak üzere, ayrışırlar ve dağılırlar. O [:Ağ], soğuyorken,ışıyan [bir] hâle gelir, Oğulları [da] kendi benlikleri ve kalpleri vasıtasıyla genişleyip büzülürler; Sonsuzluğu kucaklarlar.
12- O zaman, Svabhavat, Atomlar’ı sertleştirmek üzee Fohat’ı gönderir. [B]unların] her
biri, Ağ’ın [:Kainat’ın] bir parçasıdır. “Kendiliğinden Varolan Rab” bi [:İlksel Işığı]
bir ayna gibi yansıtarak, her biri, sırayla, birDünya haline gelir21…



1- … Siz, Yeryüzü’ nin oğulları, Öğretmenleriniz’i (- Ateş’ in Oğulları’ nı -) dinleyin.
Öğrenin [ki]. Ne Birinci ne de Sonuncu vardır, çünkü Her-şey, Sayısız Olan’ dan
neşrolmuş Tek Sayı‘ dır.
14
2-İlksel Yediler’ in neslinden gelen,İlksel Alev’ den doğan Bizler’ in, Atalarımız’ dan
öğrendiklerimizi öğrenin…
3- lşığın Parlaklığı’ndan (-Daimi-Karanlığın Işını’ ndan-),Mekan’ da, gene uyandırılan Enerjiler [Big Grinhyan Chohanlar] neşroldu : Yumurta’ dan [çıkan] Bir, Altı ve Beş sonra, Üç, Bir, Dört, Bir, Beş -Toplamı, iki kere Yedi’ dir. Ve Bunlar : Esaslar’ dır, Alevler’ dir, Unsurlar’ dır,İnşaatçılar, Sayılar’ dır, Arupa’ dır [ :Bedensizler’dir] , Rupa’ dır [:Bedenliler’ dir] veİlahiİnsan’ın Gücü’ dür- ve bunların Toplamı’ dır. Ve
İlahi İnsan’ dan, Kutsal Dört’ ün içindeki formlar, kıvılcımlar, “Kutsal Hayvanlar” ve
Kutsal Atalar’ın [Tongueitriler’ in Habercileri yayıldı.
4- Bu, “Ses’ in Ordusu”ydu –İlahi Yedili Sistem’ di. Yediler’ in kıvılcımları, Yedi’ lerin Birincisi,İkincisi, Üçüncüsü, Dötdüncüsü, Beşincisi, Altıncısı ve Yedincisi’ ne tabidirler ve [Onlar’ın] hizmetkarlarıdırlar. Bu “kıvılcımlar”a, küreler, üçgenler, küpler, çizgiler ve biçimlendiriciler denilir; çünkü, Ebedi Nidana (-Oeaohho-) böyledir, ki O:
5- “Karanlık” tır. Sonsuz Olan’ dır ya da Sayısız Olan’ dır. Adi-Nidana Svabhavat’ tır:
[bkz:Şekil1/a: ‘x’ ya da bilinmeyen nicelik yerine]:
I.
Adi-Sanat’ tır, Sayı’ dır çünkü O, Bir’ dir.
II.
Rab Svabhavat’ın Sesi’ dir, Sayılar’ dır, çünkü O, Bir ve Dokuz’ dur.
III.
“Formsuz Kare” dir [:Arupa’ dır].
Ve bu Üçü, [bkz.Şekil1/a: Sonsuz Daire] ile kuşatılmış bir hale, Kutsal Dört’ türler; ve On [olanlar], Arupa [:Sübjektif,Şekilsiz] Kainat’ tırlar. Sonra, “Oğullar” Tek’i, [yani] Sekizincisi dışarıda bırakılmı [olan] Yedi Savaşçı ve o’nun [:Yediler’in], Işık-Yapıcı [:Bhaskara] olan “Nefesi” gelir.
6- …Sonra,İkinci Yediler [gelir], ki Onlar, Üç’ ün [:Kelam, Ses ve Ruh’ un] meydana getirdiği Lipika’ dır. Reddedilmiş olan Oğul [:Güneşimiz] Tek’ dir. “Oğul-Güneşler” sayısızdır.
1. Bölüm: DZYAN KITA - V
1- İlksel Yediler, Bilgelik Ejderi’ nin İlk Yedi Nefesi, kendi sıraları geldiğinde,
dönmekte olan Kutsal Nefesleri’ nden, Kızgın Kasırga’ yı meydana getirirler.
2- Onlar [:İlksel Yediler], O’ nu [:Fohat’ı], Kendiİradeleri’ nin Habercisi yaparlar. Dzyu, Fohat haline gelir;İlahi Oğullar’ın, oğulları Lipika olan çevik Oğlu [:Fohat], dairevi haber taşıyıcılığı yapar. Fohat, küheylandır ve Düşünce, binicidir [:Fohat,
İlksel Yediler’ in sevk ve idare edici düşüncelerinin etkisi altındadır]. O [:Fohat],
Kızgın Bulutlar’ın [:Kozmik Sisler’ in] içindenŞimşek gibi geçer; Yukarı’ daki Yedi Bölge ve Aşağı’daki Yedi Bölge [:oluşacak olan Alem] boyunca Üç, Beş ve Yedi adım atar. O [:Fohat], sesini Yükseltir ve sayısız kıvılcımları [:atomları] çağırır ve onları bir araya getirir.
3- O [:Fohat]. Onların [:atomların] , sevk ve idare eden Ruh’ u ve Önderi’ dir. Çalışmaya başladığında,ışıyan meskenlerinde [:gaz halindeki bulutlarda] sevinç içerisinde yüzen ve titreşen, aşağı seviyedeki alem’ in kıvılcımlarını [:mineral atomlarını] ayırır ve hemen akabinde, Çarklar’ın Tohumları’ nı oluşturur. Onlar’ı, Uzay-Mekan’ın altı yönüne ve Birini [de]- Merkezi Çark [olarak] – ortaya yerleştirir.
15
4- Fohat, Altıncı’ yı Yedinci’ ye -Taç’ a- bağlamak için “sarmal hatlar” izler; her köşede, lşık Oğulları’ nın bir Ordu’ su [ve] Orta Çark’ ta Lipika yer alır. Onlar [:Lipika] , derler ki: “Bu, iyidir.”İlkİlahi Alem hazırdır;İlk, [şimdi] ikinci [Alem] dir. O zaman “İlahi Arupa” [:formsuz Düşünce Kainatı], kenisini, Anupadaka’ nın ilk giyisisi [olan] Chhaya Loka’ da [:gölgemsi ya da zihniİlksel Formlar Alemi’ nde] yansıtır.22
5- Fohat, [ilk Üç adımı halihazırda atmış olarak], Beş “adım” atar ve Kare’ nin her bir
Köşesi’ nde, Dört Kutsal Varlık…. Ve Orduları için, Kanatlı bir Çark inşa eder.
6- Lipika, Üçgen’i,Birinci Bir’i [:dikey çizgi ya da1’i], Küp’ü,İkinci Bir’i ve Beşgen’i, Yumurta [Daire] içine alır. O [Big Grinaire], adına “Geçiş Yok” denilen [ve] aşağıya inenlerle yukarıya çıkanlar için [ve ayrıca], Kalpa sırasında O Yüce “Bizimle Birlikte Ol” Günü’ ne doğru ilerleyenler [için olan] Çember’ dir… Arupa [:Formsuz Alem ile Rupa [:Formlar Alemi] böylece oluşturulmuştu: Bir Işık’ tan Yedi Işık; Yediler’ in her birinden Yedi kere Yedi Işık. “Çarklar”, Çember’I izlerler…


Bu eserin boyutu buraya aktarılamayacak kadar fazla meraklıların " Dzyan Dörtlükleri" adresinden ulaşabilirler.
Ayrıca Anadolunun ana teşkilatı olan Ahilik ( Alevilik ) yalan tarihin üstünü örtemediği ancak basit bir esnaf teşkilatı olarak sunmaya çalışmasını bu metinlerdeki Ahi kavramıyla akıllarda daha netleşeceğine eminim..
Son Düzenleme: 07/01/2011, 23:19, Düzenleyen: kazım inan.
Posting Freak
Alevilik Ali'den Gelmez (???) - Bay Erdoğan Çınar'la Yapılan Röportaj
kazım inan yazdı:Biraz konumuzu değiştirmek istiyorum kelimelerimiz hep aynı yerde takılıp kalmakta. Bakalım dünyanın farklı yerlerinde bizim inancımıza benzeyecek isim ve anlayışlar var mı? Bunlardan birincisi Dzyan kitabının dörtlükleri, ayetleri biraz derin incelersek daha anlaşılır bir Ali anlayışı bulacağımıza eminim.

[FONT=ff1]1 [FONT=ff11]. Bölüm: DZYAN KITA- I
[FONT=ff6]1 [FONT=ff9]- Ebedi Ebeveyn [:Mekan], hiçbir zaman görünmeyen Giysileri’ne bürünmü [FONT=ff6]ş [FONT=ff9]olarak,
[FONT=ff9]bir kez daha, Yedi Ebediyet boyunca uyumu [FONT=ff6]ş [FONT=ff9]tu.
[FONT=ff9]2- Zaman yoktu, çünkü, [Zaman,] süre’ nin sonsuz ba [FONT=ff6]ğ [FONT=ff9]r [FONT=ff13]ı [FONT=ff9]nda yatm [FONT=ff13]ı [FONT=ff6]ş [FONT=ff9] uyuyordu. [FONT=ff6]1 [FONT=ff9]9
[FONT=ff9]3- … Kainat Zihni yoktu, çünkü, O’ nu [:Kainat Zihni’ ni] içerecek [ve dolay [FONT=ff13]ı [FONT=ff9]s [FONT=ff13]ı [FONT=ff9]yla da
[FONT=ff9]tezahür ettirecek] hiçbir Ah-hi [:Göksel Varl [FONT=ff13]ı [FONT=ff9]k] yoktu.
]4- Sürur’ a [:Mok [FONT=ff6]ş ]a: Nirvana’ ya] giden yedi yol yoktu. Büyük lst [FONT=ff13]ı ]rap Sebepleri [:Nidana ve Maya] yoklu, çünkü, onlar [FONT=ff13]ı ] üretecek ve onlar taraf [FONT=ff13]ı ]ndan tuza [FONT=ff6]ğ ]a dü [FONT=ff6]ş ]ürülecek hiç kimse yoktu.
]5- O s [FONT=ff13]ı ]n [FONT=ff13]ı ]rs [FONT=ff13]ı ]z Her- [FONT=ff6]ş ]ey’i sadece Karanl [FONT=ff13]ı ]k dolduruyordu, çünkü, Baba, Ana ve O [FONT=ff6]ğ ]ul, bir kez daha Bir’diler ve O [FONT=ff6]ğ ]ul, henüz, yeni Çark için ve hemen akabinde [yapaca [FONT=ff6]ğ [FONT=ff13]ı ]] uzun ve çetin Volculuk [içinj uyanmam [FONT=ff13]ı [FONT=ff6]ş ]t [FONT=ff13]ı ].
]6- Yedi Yüce Rab ile Yedi Hakikat’ in varl [FONT=ff13]ı [FONT=ff6]ğ [FONT=ff13]ı ] sona ermi [FONT=ff6]ş ]ti ve Kainat: Gerekli [FONT=ff6]ğ ]in O [FONT=ff6]ğ ]lu, olan ve henüz olmayan o’nun taraf [FONT=ff13]ı ]ndan nefes olarak verilmek üzere, Poranishpanno’ya [Tongueara-nirvana’ ya] garkolmu [FONT=ff6]ş ]tu. Hiçbir [FONT=ff6]ş ]ey yoktu.
[FONT=ff9]7- Vorolu [FONT=ff6]ş [FONT=ff9]’ un Sebepleri ortadan kald [FONT=ff13]ı [FONT=ff9]r [FONT=ff13]ı [FONT=ff9]lm [FONT=ff13]ı [FONT=ff6]ş [FONT=ff9]t [FONT=ff13]ı [FONT=ff9]; geçmi [FONT=ff6]ş [FONT=ff9]te görünmü [FONT=ff6]ş [FONT=ff9] olanlar ve [FONT=ff6]ş [FONT=ff9]lmdi
[FONT=ff9]görünmez olmakta olanlar, Tek Varl [FONT=ff13]ı [FONT=ff9]k olan, Ebedi Gayri-Varl [FONT=ff13]ı [FONT=ff9]k’ ta uyuyordu.
]8- Sadece. Varolu [FONT=ff6]ş ]’ un Tek Formu. Engin. Sonsuz, sebepsiz [bir halde] uzan [FONT=ff13]ı ]yordu rüyas [FONT=ff13]ı ]z uykuda; ve Ya [FONT=ff6]ş ]am, Kainat Mekan [FONT=ff13]ı ]’ nda, Dangma’ n [FONT=ff13]ı ]n Aç [FONT=ff13]ı ]lm [FONT=ff13]ı [FONT=ff6]ş ] Gözü’ nce hissedilen O Tüm Mevcudiyet’ in her yan [FONT=ff13]ı ]nda bilinçsiz [olarak] nab [FONT=ff13]ı ]z gibi at [FONT=ff13]ı ]yordu.
[FONT=ff9]9- Kainat’ [FONT=ff13]ı [FONT=ff9]n Alaya’ s [FONT=ff13]ı
[FONT=ff9][:her [FONT=ff6]ş [FONT=ff9]eyin esas [FONT=ff13]ı
]olarak, Ruh: Anima Mundi] Paramortha’dayken [:Mutlak Varl [FONT=ff13]ı ]k ve Bilinç, ki Onlar da Mutlak Gayri – Varl [FONT=ff13]ı ]k ve Bilinçsizlik’ tir] ve Büyük Çark [:Kainat], Anupadoka iken, Dangma neredeydi ki?

1. Bölüm: DZYAN KITA - II
1- …“İnşaatçılar,» Manvantara’ ya ait gün ağarışının Işıyan Oğulları neredeydiler?
… Ah-hi [Big Grinhyan-Chohanlar’ a ait] Paranishpanna’ larındaki bilinmeyen Karanlıkta [idiler]. Formsuzluk’ tan [:Arupa’ dan] (-Dünya’ nın Kökü’ nden -) Form [:Rupa] oluşturanlar, [yani] Devamatri ve Svabhavat, Gayri-Varlığın Süruru’ nda uyuyorlardı.
2- … Sessizlik neredeydi? O’ nu duyacak kulaklar nerede? Hayır, ne sessizlik vardı ne de ses; durmak bilmeyen Ebedi Nefes’ ten [:hareket’ ten] başka hiçbirşey yoktu, ki O da kendini bilmez.
3- Vakit henüz gelip çatmamıştı; lşın, henüz Tohum’ un içerisine çakmamıştı; Matri-
padma [:Lotüs Ana], henüzşişmemişti.
4- O’ nun [:İlksel Cevher’ in] kalbi, Tek lşın’ın girmemi, oradan da, Üç’ ün Dörd’ e
[düşmesi]şeklinde, Mayo’ nın kucağına düşmesi için henüz açılmamıştı.
5- Yedi [Oğul], lşığın Ağı’ ndan henüz doğmamışlardı. Karanlık,bir başına, Ana-
Baba’ydı, Svabhavat’ tı; ve Svabhavat, Koranlıkta’ydı.

1- … Yedinci Ebediyet’ in sonvibrasyonu, sonsuzluk içersinde titreşir. Ana , lötüs’ ün
tomurcuğu gibi, içten dışa doğruşişer.
13
2- Vibrasyon, çevik kanadı ile tüm Kainat’ a ve Karanlık içersinde ikamet eden Tohum’ a [aynı anda] değerrek, yayılır gider: O karanlık ki, uyuyan Hayat Suları üzerinden hafifçe eser [:ilerler]…
3- “Karanlık” Işık neşreder ve Işık, [suların içine,] Umman Ana’ nın içine [doğru] münferit birışın salıverir. Buışı, Bakire Yumurta’ nın içersinden hızla geçer; Işın, Ebedi Yumurta’ nın, titreşmesine ve Dünya Yumurtası haline yoğunlaşan Ebedi Olmayan [Big Grinevresel] Tohum’ udüşürmesine yol açar.
4- [O zaman,] Üç [:Üçgen], Dörd’ ün [Big Grinörtgen’ in] içine düşer, Işıyan Öz, içte Yedi, dışta Yedi haline gelir.Kendi başına “Üç” olan Parlak Yumurta [:Hiranyagarbha], süt gibi kesilir ve Ana’ nın Derinlikleri’ nin (-Hayat Okyanusu’ nun derinliklerinde büyüyen Kök’ ün-) her yanında, süt-beyaz “curds” haline yayılır.
5- Kök kalır, Işık kalır, “curds” kalır ve Oeaohoo hala daha Bir’ dir.
6- Hayt’ın Kökü, Ölümsüzlük Okyanusu’ nun her damlasındaydı ve Okyanus, Ateş ve Isı ve Haretek olan Işıyan Işık’ tı. Karanlık ortadan kayboldu ve artık yoktu; kendi Esası’ nın, [yani] Ateş ve Su’ yun ya da Baba ve Ana’ nın Bedeni’ nin içersinde kayboldu.
7- Bak, ey Lanoo! Eşsiz [ve] görkemli Parlaklık : Karanlık Mekan’ nın Oğlu olan, büyük Karanlık Sular’ın derinliklerinden zuhur eden Aydınlık Mekan. O, Genç Oeaohoo’ dur; “Kwan-Shai-Yin” dir. O, Güneş olarak,ışıklar saçar. O,ışılış ıl parlayanİlahi Bilgelik Ejderi’ dir. Bir [:Bilgelik Ejderi], Dört’ tür ve Dört, Üç’ü kendine eş alır ve bu birleşme, Sapta’yı [:Yedi’ yi] oluşturur, ki Tri-dasa [:Üç kere On] ya da “ordular” ve kitleler haline gelen Yediler, [bu Sapta’ nın] içerisindedir. O’ nu, perdeyi kaldırırken ve Doğu’ dan Batı’ ya doğru açarken gör. O, Yukarı’ yı kapalı kılar ve Aşağı’ yı, Yüce illusion halinde görülecekşekilde bırakır. O, Parıldayanlar’ın [:Yıldızlar’ın] yerlerini işaretler ve yukarıdakini [:uzay’ı] kıyısız bir Ateş Denizi’ ne ve Tezahür Eden Tek [Unsuru da] Büyük Sular’a dönüştürür.
8- Tohum neredeydi ve Karanlık neredeydişimdi? El Lanoo, kandilinde yanan alevin ruh’ u nerede? Tohum o’ dur ve o, Işık’ tır. Saklı Karanlık Baba’ nın Parlak Beyaz Oğlu’ dur.
9- Işık, Soğuk Alev’ dir ve Alev, Ateş’ tir ve Ateş, Isı’ yı meydana getirir, ki o [da],
Su’yu: Yüce Ana’ daki [:Kaos’ taki] Hayat Suyu’ nu verir.
10- Baba-Ana, üst ucu Ruh’ a [Tongueuruşa: Spirit] (-Tek Karanlığın Işığı’ na-) ve
aşağıdaki [de, Ruh’ un] gölgemsi ucu’ na, [yani] Madde’ ye [Tonguerakriti: Matter] tutulmuş olan20 bir Ağ örerler; ve bu Ağ, Bir’ de oluşturulanİki Cevher’ den, ki Svabhavat’ tır, çekilen ipliklerle örülen Kainat’ tır.
11- O [:Ağ], Ateş’ in [:Baba’ nın] Nefesi üzerinde olduğu zaman genişler; Ana’ nın
[Madde’ nin Kökü’ nün] Nefesi dokunduğu zaman büzülür. O zaman, Oğullar [:ilgili Güçleri ve Zekaları ile birlikte Unsurlar], “Büyük Gün” ün sonunda Anaları’ nın bağrına dönmek ve Onunla tekrar Bir olmak üzere, ayrışırlar ve dağılırlar. O [:Ağ], soğuyorken,ışıyan [bir] hâle gelir, Oğulları [da] kendi benlikleri ve kalpleri vasıtasıyla genişleyip büzülürler; Sonsuzluğu kucaklarlar.
12- O zaman, Svabhavat, Atomlar’ı sertleştirmek üzee Fohat’ı gönderir. [B]unların] her
biri, Ağ’ın [:Kainat’ın] bir parçasıdır. “Kendiliğinden Varolan Rab” bi [:İlksel Işığı]
bir ayna gibi yansıtarak, her biri, sırayla, birDünya haline gelir21…



1- … Siz, Yeryüzü’ nin oğulları, Öğretmenleriniz’i (- Ateş’ in Oğulları’ nı -) dinleyin.
Öğrenin [ki]. Ne Birinci ne de Sonuncu vardır, çünkü Her-şey, Sayısız Olan’ dan
neşrolmuş Tek Sayı‘ dır.
14
2-İlksel Yediler’ in neslinden gelen,İlksel Alev’ den doğan Bizler’ in, Atalarımız’ dan
öğrendiklerimizi öğrenin…
3- lşığın Parlaklığı’ndan (-Daimi-Karanlığın Işını’ ndan-),Mekan’ da, gene uyandırılan Enerjiler [Big Grinhyan Chohanlar] neşroldu : Yumurta’ dan [çıkan] Bir, Altı ve Beş sonra, Üç, Bir, Dört, Bir, Beş -Toplamı, iki kere Yedi’ dir. Ve Bunlar : Esaslar’ dır, Alevler’ dir, Unsurlar’ dır,İnşaatçılar, Sayılar’ dır, Arupa’ dır [ :Bedensizler’dir] , Rupa’ dır [:Bedenliler’ dir] veİlahiİnsan’ın Gücü’ dür- ve bunların Toplamı’ dır. Ve
İlahi İnsan’ dan, Kutsal Dört’ ün içindeki formlar, kıvılcımlar, “Kutsal Hayvanlar” ve
Kutsal Atalar’ın [Tongueitriler’ in Habercileri yayıldı.
4- Bu, “Ses’ in Ordusu”ydu –İlahi Yedili Sistem’ di. Yediler’ in kıvılcımları, Yedi’ lerin Birincisi,İkincisi, Üçüncüsü, Dötdüncüsü, Beşincisi, Altıncısı ve Yedincisi’ ne tabidirler ve [Onlar’ın] hizmetkarlarıdırlar. Bu “kıvılcımlar”a, küreler, üçgenler, küpler, çizgiler ve biçimlendiriciler denilir; çünkü, Ebedi Nidana (-Oeaohho-) böyledir, ki O:
5- “Karanlık” tır. Sonsuz Olan’ dır ya da Sayısız Olan’ dır. Adi-Nidana Svabhavat’ tır:
[bkz:Şekil1/a: ‘x’ ya da bilinmeyen nicelik yerine]:
I.
Adi-Sanat’ tır, Sayı’ dır çünkü O, Bir’ dir.
II.
Rab Svabhavat’ın Sesi’ dir, Sayılar’ dır, çünkü O, Bir ve Dokuz’ dur.
III.
“Formsuz Kare” dir [:Arupa’ dır].
Ve bu Üçü, [bkz.Şekil1/a: Sonsuz Daire] ile kuşatılmış bir hale, Kutsal Dört’ türler; ve On [olanlar], Arupa [:Sübjektif,Şekilsiz] Kainat’ tırlar. Sonra, “Oğullar” Tek’i, [yani] Sekizincisi dışarıda bırakılmı [olan] Yedi Savaşçı ve o’nun [:Yediler’in], Işık-Yapıcı [:Bhaskara] olan “Nefesi” gelir.
6- …Sonra,İkinci Yediler [gelir], ki Onlar, Üç’ ün [:Kelam, Ses ve Ruh’ un] meydana getirdiği Lipika’ dır. Reddedilmiş olan Oğul [:Güneşimiz] Tek’ dir. “Oğul-Güneşler” sayısızdır.
1. Bölüm: DZYAN KITA - V
1- İlksel Yediler, Bilgelik Ejderi’ nin İlk Yedi Nefesi, kendi sıraları geldiğinde,
dönmekte olan Kutsal Nefesleri’ nden, Kızgın Kasırga’ yı meydana getirirler.
2- Onlar [:İlksel Yediler], O’ nu [:Fohat’ı], Kendiİradeleri’ nin Habercisi yaparlar. Dzyu, Fohat haline gelir;İlahi Oğullar’ın, oğulları Lipika olan çevik Oğlu [:Fohat], dairevi haber taşıyıcılığı yapar. Fohat, küheylandır ve Düşünce, binicidir [:Fohat,
İlksel Yediler’ in sevk ve idare edici düşüncelerinin etkisi altındadır]. O [:Fohat],
Kızgın Bulutlar’ın [:Kozmik Sisler’ in] içindenŞimşek gibi geçer; Yukarı’ daki Yedi Bölge ve Aşağı’daki Yedi Bölge [:oluşacak olan Alem] boyunca Üç, Beş ve Yedi adım atar. O [:Fohat], sesini Yükseltir ve sayısız kıvılcımları [:atomları] çağırır ve onları bir araya getirir.
3- O [:Fohat]. Onların [:atomların] , sevk ve idare eden Ruh’ u ve Önderi’ dir. Çalışmaya başladığında,ışıyan meskenlerinde [:gaz halindeki bulutlarda] sevinç içerisinde yüzen ve titreşen, aşağı seviyedeki alem’ in kıvılcımlarını [:mineral atomlarını] ayırır ve hemen akabinde, Çarklar’ın Tohumları’ nı oluşturur. Onlar’ı, Uzay-Mekan’ın altı yönüne ve Birini [de]- Merkezi Çark [olarak] – ortaya yerleştirir.
15
4- Fohat, Altıncı’ yı Yedinci’ ye -Taç’ a- bağlamak için “sarmal hatlar” izler; her köşede, lşık Oğulları’ nın bir Ordu’ su [ve] Orta Çark’ ta Lipika yer alır. Onlar [:Lipika] , derler ki: “Bu, iyidir.”İlkİlahi Alem hazırdır;İlk, [şimdi] ikinci [Alem] dir. O zaman “İlahi Arupa” [:formsuz Düşünce Kainatı], kenisini, Anupadaka’ nın ilk giyisisi [olan] Chhaya Loka’ da [:gölgemsi ya da zihniİlksel Formlar Alemi’ nde] yansıtır.22
5- Fohat, [ilk Üç adımı halihazırda atmış olarak], Beş “adım” atar ve Kare’ nin her bir
Köşesi’ nde, Dört Kutsal Varlık…. Ve Orduları için, Kanatlı bir Çark inşa eder.
6- Lipika, Üçgen’i,Birinci Bir’i [:dikey çizgi ya da1’i], Küp’ü,İkinci Bir’i ve Beşgen’i, Yumurta [Daire] içine alır. O [Big Grinaire], adına “Geçiş Yok” denilen [ve] aşağıya inenlerle yukarıya çıkanlar için [ve ayrıca], Kalpa sırasında O Yüce “Bizimle Birlikte Ol” Günü’ ne doğru ilerleyenler [için olan] Çember’ dir… Arupa [:Formsuz Alem ile Rupa [:Formlar Alemi] böylece oluşturulmuştu: Bir Işık’ tan Yedi Işık; Yediler’ in her birinden Yedi kere Yedi Işık. “Çarklar”, Çember’I izlerler…


Bu eserin boyutu buraya aktarılamayacak kadar fazla meraklıların " Dzyan Dörtlükleri" adresinden ulaşabilirler.
Ayrıca Anadolunun ana teşkilatı olan Ahilik ( Alevilik ) yalan tarihin üstünü örtemediği ancak basit bir esnaf teşkilatı olarak sunmaya çalışmasını bu metinlerdeki Ahi kavramıyla akıllarda daha netleşeceğine eminim..

Bizim orjinal Ehlibeyte dayanan Alevilik yolumuz ve anlayışımız bir mantığa dayanır. Bir gerçeğe dayanır. Özellikle de yaşanarak O Yolda yürünür. Çünkü Alevilik yolunun Gerçek keramet ilim ve ışık sahibi bir rehberi vardır...

Yukarda ise anlamsız bir sürü bilgi karmaşasından başka bir şey göremiyorum. İnsanların neden Alevilikten bu derece uzaklıştığı, neden acayip acayip Alevilik tanımı yaptıkları yukardaki yazılardan apaçık belli oluyor...
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

(PİR ZÖHRE ANA)
Member
Alevilik Ali'den Gelmez (???) - Bay Erdoğan Çınar'la Yapılan Röportaj
adgan yazdı:Bizim orjinal Ehlibeyte dayanan Alevilik yolumuz ve anlayışımız bir mantığa dayanır. Bir gerçeğe dayanır. Özellikle de yaşanarak O Yolda yürünür. Çünkü Alevilik yolunun Gerçek keramet ilim ve ışık sahibi bir rehberi vardır...

Yukarda ise anlamsız bir sürü bilgi karmaşasından başka bir şey göremiyorum. İnsanların neden Alevilikten bu derece uzaklıştığı, neden acayip acayip Alevilik tanımı yaptıkları yukardaki yazılardan apaçık belli oluyor...

]Pardon Hocam; siz bir düşünceyi nasıl oluyorda okumadan anlamadan anlamsız bilgi karmaşası olarak değerlendirebiliyorsunuz. Siz kendinize Alevi diyorsunuz kendi düşüncenizin karşısındakilere Alevi değilsiniz diyorsunuz. Biz o zaman Pir olarak değil bütün önederleri sizi önder olarak alalım hatta bu yetmez önünüzde secde edelim..

Bu konular sizin anlayamayacağınız kadar derin konular. Size tavsiyem bu işleri anlayanlara bırakın. Tabi düşünce özgürlüğü diye bişeyde var o zaman illaki kendi büşüncenizi bir din olarak görmeyin çünkü buna inan kişiler pek yok varsa da giderek azalıyor.

Dediğiniz gibi bizim Pirlerimiz vardır. Pirimiz Pir Sultandır. Siz önce onu Müslüman yapın ya da kendi düşüncenize uyan kısımlarını bulun sonra yazın..
Posting Freak
Alevilik Ali'den Gelmez (???) - Bay Erdoğan Çınar'la Yapılan Röportaj
kazım inan yazdı:]Pardon Hocam; siz bir düşünceyi nasıl oluyorda okumadan anlamadan anlamsız bilgi karmaşası olarak değerlendirebiliyorsunuz. Siz kendinize Alevi diyorsunuz kendi düşüncenizin karşısındakilere Alevi değilsiniz diyorsunuz. Biz o zaman Pir olarak değil bütün önederleri sizi önder olarak alalım hatta bu yetmez önünüzde secde edelim..

Bu konular sizin anlayamayacağınız kadar derin konular. Size tavsiyem bu işleri anlayanlara bırakın. Tabi düşünce özgürlüğü diye bişeyde var o zaman illaki kendi büşüncenizi bir din olarak görmeyin çünkü buna inan kişiler pek yok varsa da giderek azalıyor.

Dediğiniz gibi bizim Pirlerimiz vardır. Pirimiz Pir Sultandır. Siz önce onu Müslüman yapın ya da kendi düşüncenize uyan kısımlarını bulun sonra yazın..

Sevgili arkadaşım, yazmış olduğunuz yazıyı okudum. ve gereksiz boş bilgi karmaşası olarak gördüm. Bu benim penceremden görünen şeklidir. Siz bu yazılanların içerisinden kendinize bir sürü anlamlar çıkararak bir şeylere benzetebilirsiniz. Bu da sizin pencerenizden görünen şeklidir. Saygı duyarım...

Ben Aleviyim sen değilsin gibi bir iddam yoktur. Olanlara da karşıyımdır. Ancak ne vardır? Alevi olup da yolunu yanlış bilmek vardır. İnsanlar hiç bir zaman bilerek yanlış yollarda yürümezler. Yanlış bildikleri için yanlış yollara saparlar. Siz de yukardaki yanlışlara inandığınız için herhalde anlattığımız doğruları kabul etmek istemiyorsunuz...

Beni önder olarak alıp secde etmeniz de büyük bir yanlış olur. Nedir doğrusu? Bugünün evliyası olan Pir Zöhre Ana'yı Alevi önderi olarak kabul edip, Ona secde etmeniz daha doğru olacaktır...

Pir Zöhre Ana'da tahmin edemeyeceğiniz kadar Alevilik yolu ile ilgili bilgi, ışık, ilim ve keramet vardır. Zöhre Ana'yı dinlediğiniz de yukarıdaki bilgi karmaşasının ne kadar boş anlamsız olduğunu siz de göreceksiniz. Çünkü Zöhre Ana gerçek kaynağından yani direk Allah'tan bilgileri aktarır...

İşi anlayanlara bırakın demişsin de, benim de anlatmak istediğim odur zaten. Bu işerden gerçekten anlayan, bilgi karmaşası yaratmadan, yanlızca gerçek ve doğruları söyleyen Evliyalardır. Onlar önce ilim ışık ve kerametleriyle insanları kendilerine inandırırlar. Sonra da gerçekleri anlatıp insanları doğru yola çağırırlar. Bugün Zöhre Ana da bir Hak elçisi olarak bunu yapmaktadır. Bütün mesele kendine Alevi diyenlerin gelip O ışığı görüp yalan yanlış bilgilerden kendini kurtarmasıdır. Bugün bir sürü insan Zöhre Anaya inanmakta, gün geçtikçe de Zöhre Ana'nın namı bütün dünyaya hızla yayılmaktadır. Yani sayımız azalmayıp tam tersine hızla çoğalmaktadır. Ancak yolumuza her zaman için kalabalık boş insanlar değil, özü sağlam insanlar lazımdır. Yani Zöhre Ana'ya inananlar öyle iş olsun diye inanmıyorlar. Bazı güzellikler görüp ona göre inanarak gelen insanlardır.Sen sayımızı kafana takma...

Daha önce de dediğim gibi bir iki Pirin ismini verip yanlız onlar varmış gibi diğer Pirlere sırtını dönmek evin bir duvarını yaparken diğer duvarını yıkmaya benzer. Böyle sağlam olmayan bir inancı Alevilik yolu kabul edemez. Bizim yolumuz öyle rastgele bir yol değildir. Allah elçilerinin Allahtan aldıkları ilimle kurdukları kusursuz bir yoldur. O yüzden bu yolda uyduruk inanç ve ibadet olamaz. Pir Sultan Abdal'ın kim olduğunu bizler yeterince Zöhre Ana'dan görüyoruz. Aliyi de görüyoruz. Bizlere laf yetiştirene kadar sizler rehbersiz gittiğiniz yolu düşününüz. Öyle dilden Pir Sultan diyerek özden diğer Pirleri göremeyip sonra da ahkam kesmekle Alevilik olmaz. Çünkü Alevilik eşittir Evliyaların yoludur...
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

(PİR ZÖHRE ANA)
Member
Alevilik Ali'den Gelmez (???) - Bay Erdoğan Çınar'la Yapılan Röportaj
adgan yazdı:Sevgili arkadaşım, yazmış olduğunuz yazıyı okudum. ve gereksiz boş bilgi karmaşası olarak gördüm. Bu benim penceremden görünen şeklidir. Siz bu yazılanların içerisinden kendinize bir sürü anlamlar çıkararak bir şeylere benzetebilirsiniz. Bu da sizin pencerenizden görünen şeklidir. Saygı duyarım...

Ben Aleviyim sen değilsin gibi bir iddam yoktur. Olanlara da karşıyımdır. Ancak ne vardır? Alevi olup da yolunu yanlış bilmek vardır. İnsanlar hiç bir zaman bilerek yanlış yollarda yürümezler. Yanlış bildikleri için yanlış yollara saparlar. Siz de yukardaki yanlışlara inandığınız için herhalde anlattığımız doğruları kabul etmek istemiyorsunuz...

Beni önder olarak alıp secde etmeniz de büyük bir yanlış olur. Nedir doğrusu? Bugünün evliyası olan Pir Zöhre Ana'yı Alevi önderi olarak kabul edip, Ona secde etmeniz daha doğru olacaktır...

Pir Zöhre Ana'da tahmin edemeyeceğiniz kadar Alevilik yolu ile ilgili bilgi, ışık, ilim ve keramet vardır. Zöhre Ana'yı dinlediğiniz de yukarıdaki bilgi karmaşasının ne kadar boş anlamsız olduğunu siz de göreceksiniz. Çünkü Zöhre Ana gerçek kaynağından yani direk Allah'tan bilgileri aktarır...

İşi anlayanlara bırakın demişsin de, benim de anlatmak istediğim odur zaten. Bu işerden gerçekten anlayan, bilgi karmaşası yaratmadan, yanlızca gerçek ve doğruları söyleyen Evliyalardır. Onlar önce ilim ışık ve kerametleriyle insanları kendilerine inandırırlar. Sonra da gerçekleri anlatıp insanları doğru yola çağırırlar. Bugün Zöhre Ana da bir Hak elçisi olarak bunu yapmaktadır. Bütün mesele kendine Alevi diyenlerin gelip O ışığı görüp yalan yanlış bilgilerden kendini kurtarmasıdır. Bugün bir sürü insan Zöhre Anaya inanmakta, gün geçtikçe de Zöhre Ana'nın namı bütün dünyaya hızla yayılmaktadır. Yani sayımız azalmayıp tam tersine hızla çoğalmaktadır. Ancak yolumuza her zaman için kalabalık boş insanlar değil, özü sağlam insanlar lazımdır. Yani Zöhre Ana'ya inananlar öyle iş olsun diye inanmıyorlar. Bazı güzellikler görüp ona göre inanarak gelen insanlardır.Sen sayımızı kafana takma...

Daha önce de dediğim gibi bir iki Pirin ismini verip yanlız onlar varmış gibi diğer Pirlere sırtını dönmek evin bir duvarını yaparken diğer duvarını yıkmaya benzer. Böyle sağlam olmayan bir inancı Alevilik yolu kabul edemez. Bizim yolumuz öyle rastgele bir yol değildir. Allah elçilerinin Allahtan aldıkları ilimle kurdukları kusursuz bir yoldur. O yüzden bu yolda uyduruk inanç ve ibadet olamaz. Pir Sultan Abdal'ın kim olduğunu bizler yeterince Zöhre Ana'dan görüyoruz. Aliyi de görüyoruz. Bizlere laf yetiştirene kadar sizler rehbersiz gittiğiniz yolu düşününüz. Öyle dilden Pir Sultan diyerek özden diğer Pirleri göremeyip sonra da ahkam kesmekle Alevilik olmaz. Çünkü Alevilik eşittir Evliyaların yoludur...
]
Ben hiçbir kula secde etmem. Önderlerimiz de etmemişlerdir
Kul sadece Yaradana kulluk eder.

Etrafa ışık saçan kişiler hakkında birkaç sözüm var: Önderlerimiz ilim ve ışık sahibiydiler. Halkı aydınlattıkları için de kendilerine ışık insanları ya da ışık tahifesi denmiştir. Sizin karmaşa dediğiniz metinlerde de bu insanlardan ve yaradılıştan behsediliyor.

Bir konuda haklısınız iki pirle bir önderle bu yol anlaşılmaz. Bu yolun binlerce önderi olmuştur ve kökü tam olarak bilinememektedir. O yüzden Hz Ali ile başlatılan Araplaşma modeline karşıyım Madem Hz Ali önderinizdir sizde onun yaptıklarını yapın, onun gibi ibadet edin onun gibi Hacca gidin bunu yapmak farz olmaz mı?

Size laf yetiştirmeme kızıyorsunuz. Kızmayın lütfen insanların düşüncesini diyemediği bir ortamda özgürlük ve bilim olamaz. Ve insanları illaki kendi düşünceniz doğrudur diye aşılamayın bunu ona gösterin yeter. Zaten bu inanç bundan dolayı yok edilmeye çalışılıyor. Çünkü tek tanrı inançlarının bu günkü şekilleri bu kadar hoşgünün karşısında tutunamıyor.

Yol evliyaların yoludur onların yolu ise Hak yoludur.

Ezelden evveli bir Hakk'ı bildik
Hakk'tan nida geldi hakka Hakk dedik..

( Hatayi )

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.