kazım inan yazdı:Bizim inacımızda dualar gizli yapılmaz. varsa bir düşünceniz lütfen paylaşın.
pirlerimiz canlarını Ali diye vermedi Ali terimi İslam dininden sonra oluşmaya başladı. Siz bana İslam öncesi Bir deyişte bulun bakalım Ali terimini amenna kabul ederim; ancak siz bulamassanız benim sizin için içimden söyleyeceğim dua yok...
Toplum içinde yapılan dualar vardır. Sesli yapılır. İnsanın kendi şahsi istek arzu dilek ve muratları için yaptığı dualar vardır. Bunlar insanın kendi içinden yapılır. Paylaşılmaz...
Hz. Ali ezelden vardı. Bütün Pirler Hz. Ali'nin birer sıfatıdır. Hz. Ali'nin islamiyet ile bağdaşlaşmasının sebebi daha önce Musa Ve İsa olarak o bedenlerde gelen Hz. Ali'nin ilk olarak
islamiyet döneminde peygamberimizin halasının oğlunun sıfatıyla gelip kendi Ali ismini bu dönemde kullanmasından kaynaklanmaktadır...
Yani Ali ismini bu dönemde kullanması ile insanlar zannediyor ki Hz. Ali ilk olarak islamiyet döneminde gelmiş bir arap çocuğuydu. Oysaki bunu söyleyenler Hz. Ali'nin ve de evliyalığın ne demek ve kim olduğunu bilmemesinden kaynaklanmaktadır. Hz. Ali batında bütün gelmiş peygamber ve evliyaların hocasıdır. Şahıdır. Bütün gelmiş geçmiş peygamber ve evliyalar Hz. Ali ile yanlızca batında dilleşirdi. Ancak peygamberimiz döneminde Hz. Ali kendi ismiyle vücuda gelip insanların arasına karışıp kendini insanlara direk olarak bildirdiği için sanki insanlar tarafından bu dönemde ortaya çıkmış bir kavram gibi anlaşılmıştır. Aynı şekilde Alevilik de isim olarak yine bu dönemde ortaya çıkmıştır. Ancak kök olarak daha öncesine Mikail peygambere kadar giderler. O insanlar da Türk insanlarıydı. Yani bütün Aleviler aslen Türktür. Alevilik de yol olarak Hz. Ali'nin kendini ete kemiğe bürünüp bildirmesinden önce de vardı. Ancak Alevilik ismini, Hz. Ali ile birlikte kullanmıştır...
kazım inan yazdı:Ayrıca Alinin sevgisine nail olup olmayacağımı da siz belirleyemezsiniz. Bunu ilahi kudrete bırakalım..
İlahi kudret dediğiniz Hz. Ali'nin kendisidir. Hz. Ali'yi kabul etmeyen bir zihniyet nasıl Hz. Ali'inin (sevgisine demiyeceğim) şefaatine nail olur ki?
kazım inan yazdı:Yeşil güneş yoktur değeli hocam. Güneş sarıdır, bazıları içinde turuncu. Ayın da sahibi dünyadır, zira ona zikr edip etrafında döner. Dünyanın da zikri güneşedir.. Bir de dünyada üç kudret vardır. Bunu Aşık Mahsunu Şerif'in şiiriyle aktarayım. ..
Olaylara şekilci yaklaşmışsınız. Yeşil güneş vardır. Yanlız batıni anlamda vardır. Yeşil derken güneşe baktığınızda gördüğünüz renkten bahsetmiyoruz. Ayın ve güneşin konumlarını doğru yazmışsınız. Ancak yine şekilci baktığınız için söylenmek istenileni anlayamamışınız. Mana olarak yeri göğü yaratan ayı güneşi direksiz tutan bir sahibi vardır. O da Hz. Ali'dir. Gökte duran ateş topuna bakmayacaksınız. Onu gökte tutup sürekli ışığını saçtıran sahibine bakacaksınız...
]
kazım inan yazdı:"Yandaşlar biz üç arkadaşız. Bitkiler, hayvanlar, insanlar.
kazım inan yazdı:]İlk sömürücü bitkilerdir. Havayı güneşi, suyu emer.
]Örneğin lale gibi, sümbül gibi, çam gibi...
]Sonra kalkar deve gibi, çakal gibi
]Bir hayvan çıkar bitkileri yemeye başlar Keçi gibi...
]Sonra da bir üçüncü arkadaş çıkar
]Çamı yiyeni ve diğer bitkileri yiyeni yer.
]O da en büyük kudret; insan..
]Bu insanınen büyük zaafı geri dönüp
]Kendi kendini yemesdir..
]Bu üç varlığın üçünün de suçu yoktur.
]En büyük suç doğadan bu yana
]Düzenlerin suçudur..
]Bu düzen yıkılmalıdır.
]İnsanın insanı emesine son verilmelidir.
]Yılıksın kara düzenler gelsin insan dünyası ..
Unutulmamalıdır ki yazıyı yazan kalem değil, eldir. Onun için sürekli kalemi görmeye çalışmaktan vazgeçin. Şekilci olmayın. Birazcık olsun o kalemi hareket ettiren eli görmeye çalışınız...