Yazar:
PELİN
Gazi, çiftliğinde dolaşıp hava alırken oldukça yaşlı bir kadına rastladı.
Atatürk attan inerek bu ihtiyar kadının yanına sokuldu.
- Merhaba nine.
Kadın Ata'nın yüzüne bakarak hafif bir sesle;
- Merhaba dedi.
- Nereden gelip nereye gidiyorsun?
Kadın şöyle bir duralayıp,
- Neden sordun ki, dedi. Buraların saabısı mısın? Yoksa bekçisi mi?
Paşa gülümsedi.
- Ne sahibiyim ne de bekçisiyim nine. Bu topraklar Türk milletinin malıdır.
Buranın bekçisi de Türk milletinin kendisidir. Şimdi nereden gelip nereye gittiğini söyleyecek misin? Kadın başını salladı.
- Tabii söyleyeceğim, ben Sincan'ın köylerindenim bey, otun güç bittiği, atın geç yetişdiği, kavruk köylerinden birindeyim. Bizim muhtar bana bilet aldı trene bindirdi, kodum Angara'ya geldim.
- Muhtar niçin Ankara'ya gönderdi seni?
- Gazi Paşamızı görmem için. Başını pek ağrıttım da... Benim iki oğlum gavur harbinde şehit düştü. Memleketi gavurdan kurtaran kişiyi bir kez görmeden ölmeyeyim diye hep dua ettim durdum. Rüyalarıma girdi Gazi Paşa. Bende gün demeyip mıhtara anlatınca, o da bana bilet alıverip saldı Angaraya, giceleyin geldimdi. Yolu neyi de bilemediğimden işte ağşamdan belli böyle kendimi ordan oraya vurup duruyom bey.
- Senin Gazi Paşa'dan başka bir isteğin var mı? Kadını birden yüzü sertleşti.
- Tövbe de bey, tövbe de! Daha ne isteyebilirim ki... O bizim
Vatanımızı gurtardı. Bizi düşmanın elinden kurtardı.
Şehitlerimizin mezarlarını onlara çiğnetmedi daha ne isteyebilirim ondan?
Onun sayesinde şimdi istediğimiz gibi yaşıyoruz. Şunun bunun gavur dölünün köpeği olmaktan onun sayesinde kurtulmadık mı? Buralara bir defa yüzünü görmek, ona sağol paşam! Demek için düştüm. Onu görmeden ölürsem gözlerim açık gidecek. Sen efendi bir adama benziyon, bana bir yardım ediver de Gazi Paşayı bulacağım yeri deyiver. Atatürk'ün gözleri dolu
dolu olmuştu, çok duygulandığı her halinden belliydi.
Bana dönerek,
- Görüyorsun ya Gökçen, işte bu bizim insanımızdır... Benim köylüm, benim vefalı Türk anamdır bu.
Attan indim. Yaşlı kadının elini tuttum anacığım dedim, sen gökte aradığını yerde buldun, rüyalarını süsleyen, seni buralara kadar koşturan Gazi Paşa yani Atatürk işte karşında duruyor.
Köylü kadın bu sözleri duyunca şaşkına döndü. Elindeki değneği yere fırlatıp, Atatürk'ün ellerine sarıldı. Görülecek bir manzaraydı bu.
Ikisi de ağlıyordu. Iki Türk insanı biri kurtarıcı, biri kurtarılan, ana oğul gibi sarmaş dolaş ağlıyorlardı. Yaşlı kadın belki on defa öptü atanın ellerini. Ata da onun ellerini öptü. Sonra heybesinden küçük bir paket çıkarttı. Daha doğrusu beze sarılmış bir köy peyniri. Bunu Atatürk'e uzattı;
- Tek ineğimim sütünden kendi ellerimle yaptım Gazi Paşa, bunu sana hediye getirdim. Seversen gene yapıp getiririm. Paşa hemen orada bezi açıp peyniri yedi. Çok beğendiğini söyledi. Sonra birlikte köşke kadar gittik.
Oradakilere şu emri verdi;
'Bu anamızı alın burada iki gün konuk edin. ( 'Ananı da al git' diyenler var artık zamanımızda )
Sonra köyüne götürün. Giderken de kendisine üç inek verin benim armağanım olsun.'
Atatürk attan inerek bu ihtiyar kadının yanına sokuldu.
- Merhaba nine.
Kadın Ata'nın yüzüne bakarak hafif bir sesle;
- Merhaba dedi.
- Nereden gelip nereye gidiyorsun?
Kadın şöyle bir duralayıp,
- Neden sordun ki, dedi. Buraların saabısı mısın? Yoksa bekçisi mi?
Paşa gülümsedi.
- Ne sahibiyim ne de bekçisiyim nine. Bu topraklar Türk milletinin malıdır.
Buranın bekçisi de Türk milletinin kendisidir. Şimdi nereden gelip nereye gittiğini söyleyecek misin? Kadın başını salladı.
- Tabii söyleyeceğim, ben Sincan'ın köylerindenim bey, otun güç bittiği, atın geç yetişdiği, kavruk köylerinden birindeyim. Bizim muhtar bana bilet aldı trene bindirdi, kodum Angara'ya geldim.
- Muhtar niçin Ankara'ya gönderdi seni?
- Gazi Paşamızı görmem için. Başını pek ağrıttım da... Benim iki oğlum gavur harbinde şehit düştü. Memleketi gavurdan kurtaran kişiyi bir kez görmeden ölmeyeyim diye hep dua ettim durdum. Rüyalarıma girdi Gazi Paşa. Bende gün demeyip mıhtara anlatınca, o da bana bilet alıverip saldı Angaraya, giceleyin geldimdi. Yolu neyi de bilemediğimden işte ağşamdan belli böyle kendimi ordan oraya vurup duruyom bey.
- Senin Gazi Paşa'dan başka bir isteğin var mı? Kadını birden yüzü sertleşti.
- Tövbe de bey, tövbe de! Daha ne isteyebilirim ki... O bizim
Vatanımızı gurtardı. Bizi düşmanın elinden kurtardı.
Şehitlerimizin mezarlarını onlara çiğnetmedi daha ne isteyebilirim ondan?
Onun sayesinde şimdi istediğimiz gibi yaşıyoruz. Şunun bunun gavur dölünün köpeği olmaktan onun sayesinde kurtulmadık mı? Buralara bir defa yüzünü görmek, ona sağol paşam! Demek için düştüm. Onu görmeden ölürsem gözlerim açık gidecek. Sen efendi bir adama benziyon, bana bir yardım ediver de Gazi Paşayı bulacağım yeri deyiver. Atatürk'ün gözleri dolu
dolu olmuştu, çok duygulandığı her halinden belliydi.
Bana dönerek,
- Görüyorsun ya Gökçen, işte bu bizim insanımızdır... Benim köylüm, benim vefalı Türk anamdır bu.
Attan indim. Yaşlı kadının elini tuttum anacığım dedim, sen gökte aradığını yerde buldun, rüyalarını süsleyen, seni buralara kadar koşturan Gazi Paşa yani Atatürk işte karşında duruyor.
Köylü kadın bu sözleri duyunca şaşkına döndü. Elindeki değneği yere fırlatıp, Atatürk'ün ellerine sarıldı. Görülecek bir manzaraydı bu.
Ikisi de ağlıyordu. Iki Türk insanı biri kurtarıcı, biri kurtarılan, ana oğul gibi sarmaş dolaş ağlıyorlardı. Yaşlı kadın belki on defa öptü atanın ellerini. Ata da onun ellerini öptü. Sonra heybesinden küçük bir paket çıkarttı. Daha doğrusu beze sarılmış bir köy peyniri. Bunu Atatürk'e uzattı;
- Tek ineğimim sütünden kendi ellerimle yaptım Gazi Paşa, bunu sana hediye getirdim. Seversen gene yapıp getiririm. Paşa hemen orada bezi açıp peyniri yedi. Çok beğendiğini söyledi. Sonra birlikte köşke kadar gittik.
Oradakilere şu emri verdi;
'Bu anamızı alın burada iki gün konuk edin. ( 'Ananı da al git' diyenler var artık zamanımızda )
Sonra köyüne götürün. Giderken de kendisine üç inek verin benim armağanım olsun.'
Forum:
Atatürk Anıları
1
Yorum
Yazar:
EKİN
"Hatay'ın Dörtyol ilçesi Karakese beldesi İlköğretim Okulu'nda dersten çıkan öğretmen, 5 kişinin saldırısına uğrayarak dövüldü. Saldırganların yeni bir oluşum içine girdikleri ve imaj için öğretmeni dövdükleri ifade edildi.
Edinilen bilgiye göre fen bilgisi öğretmeni Kenan Yıldırım (38) okul çıkışı evine gitmek üzere bindiği aracının önü köy çıkışında kesilerek aşağıya indirildi.
Bir anda etrafını saran kişiler tarafından sopalarla dövülen öğretmen çevredeki vatandaşların yardımıyla saldırganların elinden alındı.
Yaralı şekilde Dörtyol Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alınan öğretmenin sağlık durumunun iyi olduğu belirtilirken jandarma, eli sopalı 5 kişiden 2 sini olaydan hemen sonra diğer 3 kişiyi de bir narenciye bahçesinde saklanırken buldu.
Yakalanan Mustafa D.(20) Sefa Ç.(18) Emrah B.(19) Ramazan E.(17) ve Ramazan Ş.'nin(17) daha önce aynı okuldan mezun oldukları ve kasabada yeni bir oluşum içine girdikleri belirtilerek bu amaçla da imaj oluşturmak için böyle bir olaya kalkıştıkları ifade edildi.
Zanlılar sorgularının ardından adliyeye sevk edildi. "
Hiç bir şey olanlar, demek ki böyle bir şey olmak istiyorlar. Gerçekten yazık. Biz öğretmenlerimize nasıl saygı göstereceğimizi bilemezdik. Bunlar da öğretmen döverek adam sıfatına girmeye çalışıyorlar.
Edinilen bilgiye göre fen bilgisi öğretmeni Kenan Yıldırım (38) okul çıkışı evine gitmek üzere bindiği aracının önü köy çıkışında kesilerek aşağıya indirildi.
Bir anda etrafını saran kişiler tarafından sopalarla dövülen öğretmen çevredeki vatandaşların yardımıyla saldırganların elinden alındı.
Yaralı şekilde Dörtyol Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alınan öğretmenin sağlık durumunun iyi olduğu belirtilirken jandarma, eli sopalı 5 kişiden 2 sini olaydan hemen sonra diğer 3 kişiyi de bir narenciye bahçesinde saklanırken buldu.
Yakalanan Mustafa D.(20) Sefa Ç.(18) Emrah B.(19) Ramazan E.(17) ve Ramazan Ş.'nin(17) daha önce aynı okuldan mezun oldukları ve kasabada yeni bir oluşum içine girdikleri belirtilerek bu amaçla da imaj oluşturmak için böyle bir olaya kalkıştıkları ifade edildi.
Zanlılar sorgularının ardından adliyeye sevk edildi. "
Hiç bir şey olanlar, demek ki böyle bir şey olmak istiyorlar. Gerçekten yazık. Biz öğretmenlerimize nasıl saygı göstereceğimizi bilemezdik. Bunlar da öğretmen döverek adam sıfatına girmeye çalışıyorlar.
Forum:
Güncel Olaylar
1
Yorum
Yazar:
donanma44
Arkadaşlar, Atamızın sözlerini bu konu başlığı altında bir araya getirelim ve Atatürk sözleri arşivi oluşturalım. Bu arada kaynak göstermeyi unutmayalım lütfen.
Forum:
Atatürk Sözleri ve Fikirleri
122
Yorum
Yazar:
Mahir B.
Müfide Ana: Halk dilinde Zeynel Abidin olarak bilinen evliya’nın gerçek ismi Müfide Ana’dır. Zeynel Abidin’in kızıdır.
Sultaniye Hatun: Halk dilinde Sultaniye Hatun olarak bilinen evliyanın gerçek ismi İmam Rıza’dır. Hacı Bayram Veli’nin birinci yaşamındaki altıncı oğludur.
Kesikbaş: Halk dilinde Kesikbaş olarak bilinen Evliya’nın gerçek ismi Zeynel Abidin’dir. (Oniki İmamlardaki Zeynel Abidin) Babası İmam Cafer’dir.
Abalı Sultan: Halk dilinde Abalı Sultan olarak bilinen evliyanın gerçek ismi Mehmet Ali’dir. Hacı Bayram Veli’nin birinci yaşamındaki üçüncü oğludur. İkinci yaşamında derisi yüzülen Seyid Nesimi’dir. Ankara Memlik Köyünde yatar.
Tezveren Sultan: Halk dilinde Tezveren Sultan olarak bilinen evliyanın gerçek ismi Zekine Ana’dır. Hz. Hüseyin’in kızıdır.
Zeynel Abidin: Halk dilinde Zeynel Abidin’in torunu İmam Bakır’ın oğlu Mürit Baba olarak bilinen evliyanın gerçek ismi Ruhsati Baba’dır. Bir ismi de Dertli Baba olarak bilinir.
İlyas Baba: Halk dilinde ismi bilinmiyor. Bu evliyanın gerçek ismi Açıkgöz İlyas Baba’dır. Ahi Şerefettin’in oğlu Zeynel Abidin’in torunudur.
Ahi Şerafettin: Halk dilinde Ahi Şerafettin olarak bilinen evliyanın gerçek ismi Alpaslan’dır. İmam Bakır’ın oğlu Zeynel Abidin’in torunudur.
Hüseyin Gazi: Halk dilinde Hüseyin Gazi olarak bilinen türbenin yerinde bulunan evliya büyük Battal Gazi’nin sağ koludur.
İzzettin Baba: Halk dilinde İzzettin Baba olarak bilinen evliyanın gerçek ismide aynı geçer. Battal Gazi’nin torunudur. İkinci türbesi Suluova’da Gani Baba olarak bilinir.
Yörük Baba: Halk dilinde Yörük Baba olarak bilinen evliyanın gerçek ismi Kervan Baba’dır. Hacı Bayram Veli’nin birinci yaşamındaki oğlu Beytullah’tır. İkinci yaşamında ise Şakir Baba’dan gelme Yörük Baba olarak bilinir. Bir ismi de Sadık Baba’dır.
Hüvel Baki: Halk dilinde Hüvel Baki olarak bilinir. Gerçek ismi Hz. Hamza’dır. İmam Bakır’ın oğludur.
Hacı Bayram Veli: Halk dilinde Hacı Bayram Veli olarak bilinen evliya Yusuf Peygamber’in oğlu Sami Dede’dir. İkinci yaşam türbesi Hacı Bayram Veli’dir. Üçüncü yaşamında Amasya’nın Yastıçal köyünde Fedai Baba olarak bilinir.
Halil Dede: Halk dilinde Halil Dede diğer ismi de Musa Dede olarak bilinir. Gerçek ismi Hüdai Baba’dır. Seyit Salman’ın oğlu İmam Bakır’ın torunudur. HALİL DEDE KÖYÜ / BALA
Karyağdı Sultan: Halkdilinde Karyağdı Sultan olarak bilinen evliyanın gerçek ismi Şehriban Ana’dır. Hz. Hüseyin’in kızıdır.
Yusufu Ziya: Halk dilinde Gül Baba olarak bilinen evliyanın gerçek ismi Yusufu Ziya’dır. Hacı Bayram Veli’nin birinci yaşamında yedinci oğludur.
Abdal: Halk dilinde Yakub Abdal olarak bilinen evliyanın gerçek ismi Abdal’dır. Yusufu Ziya’nın ikinci türbesidir. (Gül Baba)
YAKUP ABDAL KÖYÜ
Haydar Sultan: Halk dilinde Haydar Sultan olarak bilinen evliyanın birinci yaşamı Bilal Habeşi Arabistan, ikinci yaşamı Reyhani Baba Kerkük, Üçüncüsü ise Keskin’in Haydar Dede Köyündedir. Dördüncü yaşamını Mecnun olarak yaşamıştır. Büyük Eba Müslüm’ün oğludur.
Sultaniye Hatun: Halk dilinde Sultaniye Hatun olarak bilinen evliyanın gerçek ismi İmam Rıza’dır. Hacı Bayram Veli’nin birinci yaşamındaki altıncı oğludur.
Kesikbaş: Halk dilinde Kesikbaş olarak bilinen Evliya’nın gerçek ismi Zeynel Abidin’dir. (Oniki İmamlardaki Zeynel Abidin) Babası İmam Cafer’dir.
Abalı Sultan: Halk dilinde Abalı Sultan olarak bilinen evliyanın gerçek ismi Mehmet Ali’dir. Hacı Bayram Veli’nin birinci yaşamındaki üçüncü oğludur. İkinci yaşamında derisi yüzülen Seyid Nesimi’dir. Ankara Memlik Köyünde yatar.
Tezveren Sultan: Halk dilinde Tezveren Sultan olarak bilinen evliyanın gerçek ismi Zekine Ana’dır. Hz. Hüseyin’in kızıdır.
Zeynel Abidin: Halk dilinde Zeynel Abidin’in torunu İmam Bakır’ın oğlu Mürit Baba olarak bilinen evliyanın gerçek ismi Ruhsati Baba’dır. Bir ismi de Dertli Baba olarak bilinir.
İlyas Baba: Halk dilinde ismi bilinmiyor. Bu evliyanın gerçek ismi Açıkgöz İlyas Baba’dır. Ahi Şerefettin’in oğlu Zeynel Abidin’in torunudur.
Ahi Şerafettin: Halk dilinde Ahi Şerafettin olarak bilinen evliyanın gerçek ismi Alpaslan’dır. İmam Bakır’ın oğlu Zeynel Abidin’in torunudur.
Hüseyin Gazi: Halk dilinde Hüseyin Gazi olarak bilinen türbenin yerinde bulunan evliya büyük Battal Gazi’nin sağ koludur.
İzzettin Baba: Halk dilinde İzzettin Baba olarak bilinen evliyanın gerçek ismide aynı geçer. Battal Gazi’nin torunudur. İkinci türbesi Suluova’da Gani Baba olarak bilinir.
Yörük Baba: Halk dilinde Yörük Baba olarak bilinen evliyanın gerçek ismi Kervan Baba’dır. Hacı Bayram Veli’nin birinci yaşamındaki oğlu Beytullah’tır. İkinci yaşamında ise Şakir Baba’dan gelme Yörük Baba olarak bilinir. Bir ismi de Sadık Baba’dır.
Hüvel Baki: Halk dilinde Hüvel Baki olarak bilinir. Gerçek ismi Hz. Hamza’dır. İmam Bakır’ın oğludur.
Hacı Bayram Veli: Halk dilinde Hacı Bayram Veli olarak bilinen evliya Yusuf Peygamber’in oğlu Sami Dede’dir. İkinci yaşam türbesi Hacı Bayram Veli’dir. Üçüncü yaşamında Amasya’nın Yastıçal köyünde Fedai Baba olarak bilinir.
Halil Dede: Halk dilinde Halil Dede diğer ismi de Musa Dede olarak bilinir. Gerçek ismi Hüdai Baba’dır. Seyit Salman’ın oğlu İmam Bakır’ın torunudur. HALİL DEDE KÖYÜ / BALA
Karyağdı Sultan: Halkdilinde Karyağdı Sultan olarak bilinen evliyanın gerçek ismi Şehriban Ana’dır. Hz. Hüseyin’in kızıdır.
Yusufu Ziya: Halk dilinde Gül Baba olarak bilinen evliyanın gerçek ismi Yusufu Ziya’dır. Hacı Bayram Veli’nin birinci yaşamında yedinci oğludur.
Abdal: Halk dilinde Yakub Abdal olarak bilinen evliyanın gerçek ismi Abdal’dır. Yusufu Ziya’nın ikinci türbesidir. (Gül Baba)
YAKUP ABDAL KÖYÜ
Haydar Sultan: Halk dilinde Haydar Sultan olarak bilinen evliyanın birinci yaşamı Bilal Habeşi Arabistan, ikinci yaşamı Reyhani Baba Kerkük, Üçüncüsü ise Keskin’in Haydar Dede Köyündedir. Dördüncü yaşamını Mecnun olarak yaşamıştır. Büyük Eba Müslüm’ün oğludur.
Forum:
Türbelerimiz
8
Yorum
Yazar:
T U N Ç
Ela gözlü pirim geldi
Gelen gelsin işte meydan
Dört kapıyı kırk makamı
Bilen gelsin işte meydan
Ben pirimi hak bilirim
Yoluna canım veririm
Dün doğdum bugün ölürüm
Ölen gelsin işte meydan
Şah Hatayi der sırrını
Ortaya koymuş serini
Kırklar ceminde yerini
Alan gelsin işte meydan
Sevgili canlar forumumuza hoşgeldiniz.
Hak-Muhammed-Ali Yolunda; yüreğimize yürek, emeğimize emek, umudumuza umut kattınız.
Bilgi, inanç, sevgi ve saygı temelinde, dolu dolu ve eğlenceli forumlar dileriz.
"Ana Forum" ailesine "İlk Merhabanızı" bu konu başlığında duyurabilirsiniz.
Hoşgeldiniz.
Gelen gelsin işte meydan
Dört kapıyı kırk makamı
Bilen gelsin işte meydan
Ben pirimi hak bilirim
Yoluna canım veririm
Dün doğdum bugün ölürüm
Ölen gelsin işte meydan
Şah Hatayi der sırrını
Ortaya koymuş serini
Kırklar ceminde yerini
Alan gelsin işte meydan
Sevgili canlar forumumuza hoşgeldiniz.
Hak-Muhammed-Ali Yolunda; yüreğimize yürek, emeğimize emek, umudumuza umut kattınız.
Bilgi, inanç, sevgi ve saygı temelinde, dolu dolu ve eğlenceli forumlar dileriz.
"Ana Forum" ailesine "İlk Merhabanızı" bu konu başlığında duyurabilirsiniz.
Hoşgeldiniz.
Yazar:
T U N Ç
amerikan: hey dostum burda bir problem mi var ?
turk: noluyo lan burda ?
amerikan: nasil gidiyor mike
turk: nabiyon lan
amerikan: korkarim seni oldurecegim
turk: salavat getir lan
amerikan: oov dostum hic cool olmamissin
turk: bu ne lan kro olmusun
amerikan: hey steve , neden kendine bir icki koymuyosun
turk: la suleyman , kap iki bira gel bakim hemen
amerikan: lanet olsun sana christine !
turk: allah belani versin nurcan !
amerikan: tanri askina brad kes sesini artik.
turk: allahim sabir ver, sus lan yeter
amerikan: aman tanrim simdi napicaz.
turk: aha şimdi s...tık
amerikan: help me please..
turk: baksana lan !!
amerikan 1 : dante nin bu kitabini okudun mu micheal
amerikan 2 : aaa evet , gercekten edebi degeri olan bir calisma
turk 1 : abi da vinci sifresini okudum super
turk 2 : lan birak ! iyice entel dantel oldun basimiza
amerikan: hey jery gel pizza ye dostum..
turk: olm osman gel lan buraya mis gibi menemen yaptik
amerikan: fbi.. bir kac soru sorabilirmiyim?
turk: polisim ben nerdeydin lan dun esek?
amerikan: (ses cikarmadan el işaretiyle) sen oraya sen buraya sessiz olun
turk: daliyoruz haydaaaaaaaaa !!!
turk: noluyo lan burda ?
amerikan: nasil gidiyor mike
turk: nabiyon lan
amerikan: korkarim seni oldurecegim
turk: salavat getir lan
amerikan: oov dostum hic cool olmamissin
turk: bu ne lan kro olmusun
amerikan: hey steve , neden kendine bir icki koymuyosun
turk: la suleyman , kap iki bira gel bakim hemen
amerikan: lanet olsun sana christine !
turk: allah belani versin nurcan !
amerikan: tanri askina brad kes sesini artik.
turk: allahim sabir ver, sus lan yeter
amerikan: aman tanrim simdi napicaz.
turk: aha şimdi s...tık
amerikan: help me please..
turk: baksana lan !!
amerikan 1 : dante nin bu kitabini okudun mu micheal
amerikan 2 : aaa evet , gercekten edebi degeri olan bir calisma
turk 1 : abi da vinci sifresini okudum super
turk 2 : lan birak ! iyice entel dantel oldun basimiza
amerikan: hey jery gel pizza ye dostum..
turk: olm osman gel lan buraya mis gibi menemen yaptik
amerikan: fbi.. bir kac soru sorabilirmiyim?
turk: polisim ben nerdeydin lan dun esek?
amerikan: (ses cikarmadan el işaretiyle) sen oraya sen buraya sessiz olun
turk: daliyoruz haydaaaaaaaaa !!!
Forum:
Gülmece (Nam-ı Diğer Mizah)
4
Yorum
Yazar:
EKİN
Adama sormuşlar :
-Kaç gün oruç tuttun?
-Hastalığım nedeniyle, ancak bir gün tutabildim!
Aynı soru, orada bulunan Bektaşiye sorulunca, hiç istifini bozmadan yanıt vermiş :
-Bu arkadaş benden bir gün fazla tutmuş!
-Kaç gün oruç tuttun?
-Hastalığım nedeniyle, ancak bir gün tutabildim!
Aynı soru, orada bulunan Bektaşiye sorulunca, hiç istifini bozmadan yanıt vermiş :
-Bu arkadaş benden bir gün fazla tutmuş!
Forum:
Gülmece (Nam-ı Diğer Mizah)
37
Yorum
Yazar:
EKİN
Şah Sultan Ana üç kere dünyaya gelmiş gitmiştir. Birinci yaşamında; Konya Karamanda Şehriban Ana, ikinci yaşamında Tunceli Erzincan arasında Avuçan Ocağı ve üçüncü yaşamında Malatya Kadısı zamanında kayba girdiğinde henüz 56 yaşını doldurmamıştı. Malatya'nın Arguvan ilçesi, Bozan Köyünde Şah Sultan Ana olarak yaşamıştır. (Kaynak: Zöhre Ana)
Dörtlüklerindeki anlatımlarını göz önünde bulundurduğumuzda, sıkıntılar içinde bir yaşam geçirdiği anlaşılıyor. Bu sıkıntılara sebep, inkar eden bir toplum içinde bulunmasından kaynaklanmıştır.
Kişinin Allah'a inanmış olması, evliyaya da inanmasını peşinden getirmediği ve buna kıskançlık, bilinçsizlik gibi unsurlarında eklenmesiyle, Şah Sultan Ana o dönemde inkar edilmiştir.
Şu dağları engin yüce aşardım
Şah Sultanım ben Pirimle coşardım
Mümin yoktu münkir çoktu şaşırdım
Sırrım Ali gizlendikçe kaçardım
Ben söylerim Zöhre Ana yazıyor
Kafir olan bize kuyu kazıyor
Günler geldi fermanını asıyor
Arguvan da jandarmalar basıyor
Babamın adını bilmez kimse
Künyemiz Yemen'de bildirek ite
Geçemez sıratı kör itler öte
Şah Sultan fakirdir yiyemez kete
Çoluk çocuk yağmur diye bağırır
Cibali Sultan'ın kızı haykırır
Hızır geldi Sultan Hatun aynıdır
Bir cemali güneş doğan ay mıdır
Babamın adı Müslüm mü
Ben soyuma küstüm mü
Ehlibeyt kızıyım
Kul insandır üstün mü
Okurum kevserde fıratı bitmez
Gözlerine kainatı görüyor yetmez
Bu cefalar Şah Sultan bizlerde bitmez
Ahuzar eyleyim ses sende kaldı
Ben Şah Sultanım dertliyim dertli
Lokman Hekim yok mu yanar ciğeri
Bu güzellik kalmaz senin şanına
Çok münkir münafık kıyardı bana
Geliyo divana atam bellidir
Abdurrahman Gazi Allah evidir
Derviş Muhammedim bahçe gülüdür
Bahçıvan Muhammed car sende kaldı
Hem yazıyor Allah hemi Ali'dir
Hem kuruyor cemi Bektaş Veli'dir
Hem dönüyor semah kanat kendidir
Uçuyor kanatlar yol sende kaldı
Şu Sultanım söyler çıkarım tepe
Suçum neydi acep giderim size
Arguvan köyünde pirin ilinde
Ağlıyor Şah Sultan şah sende kaldı
Ahuzar ediyom görmedi gözüm
Bir bağ bitirmişim alamam üzüm
Divanda sözlerim korudu közüm
Yanıyo kebabım kor sende kaldı
Dörtlüklerindeki anlatımlarını göz önünde bulundurduğumuzda, sıkıntılar içinde bir yaşam geçirdiği anlaşılıyor. Bu sıkıntılara sebep, inkar eden bir toplum içinde bulunmasından kaynaklanmıştır.
Kişinin Allah'a inanmış olması, evliyaya da inanmasını peşinden getirmediği ve buna kıskançlık, bilinçsizlik gibi unsurlarında eklenmesiyle, Şah Sultan Ana o dönemde inkar edilmiştir.
Şu dağları engin yüce aşardım
Şah Sultanım ben Pirimle coşardım
Mümin yoktu münkir çoktu şaşırdım
Sırrım Ali gizlendikçe kaçardım
Ben söylerim Zöhre Ana yazıyor
Kafir olan bize kuyu kazıyor
Günler geldi fermanını asıyor
Arguvan da jandarmalar basıyor
Babamın adını bilmez kimse
Künyemiz Yemen'de bildirek ite
Geçemez sıratı kör itler öte
Şah Sultan fakirdir yiyemez kete
Çoluk çocuk yağmur diye bağırır
Cibali Sultan'ın kızı haykırır
Hızır geldi Sultan Hatun aynıdır
Bir cemali güneş doğan ay mıdır
Babamın adı Müslüm mü
Ben soyuma küstüm mü
Ehlibeyt kızıyım
Kul insandır üstün mü
Okurum kevserde fıratı bitmez
Gözlerine kainatı görüyor yetmez
Bu cefalar Şah Sultan bizlerde bitmez
Ahuzar eyleyim ses sende kaldı
Ben Şah Sultanım dertliyim dertli
Lokman Hekim yok mu yanar ciğeri
Bu güzellik kalmaz senin şanına
Çok münkir münafık kıyardı bana
Geliyo divana atam bellidir
Abdurrahman Gazi Allah evidir
Derviş Muhammedim bahçe gülüdür
Bahçıvan Muhammed car sende kaldı
Hem yazıyor Allah hemi Ali'dir
Hem kuruyor cemi Bektaş Veli'dir
Hem dönüyor semah kanat kendidir
Uçuyor kanatlar yol sende kaldı
Şu Sultanım söyler çıkarım tepe
Suçum neydi acep giderim size
Arguvan köyünde pirin ilinde
Ağlıyor Şah Sultan şah sende kaldı
Ahuzar ediyom görmedi gözüm
Bir bağ bitirmişim alamam üzüm
Divanda sözlerim korudu közüm
Yanıyo kebabım kor sende kaldı
Forum:
Türbelerimiz
Yorum
Yorum Yok
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Forumda Ara
Forum İstatistikleri
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 315 aktif kullanıcı var.
Applebot, Bing, Facebook, Google, Yandex
(0 Üye - 310 Ziyaretçi)
Son Yazılanlar
iPad 11 inç (A16) 128GB K...
Son Yorum:
hurti117
•
29/09/2026, 10:28
Alevi kurumlarından Kemal...
Son Yorum:
donanma44
•
11/09/2026, 01:08
"Yavuz Selim ve İdris-i B...
Son Yorum:
donanma44
•
06/09/2026, 23:52
Seni hiç unutmadık, Unutm...
Son Yorum:
donanma44
•
05/08/2026, 15:07
Müzik Yayın İzin Belgesi ...
Son Yorum:
donanma44
•
22/07/2026, 01:53
Alevi oldukları için öldü...
Son Yorum:
donanma44
•
19/07/2026, 19:19
3. Alevilik ve Bektaşilik...
Son Yorum:
donanma44
•
19/07/2026, 19:15
Van MYK Belgesi Nereden v...
Son Yorum:
donanma44
•
19/07/2026, 19:09
Ağrı MYK Belgesi: Artun B...
Son Yorum:
donanma44
•
25/06/2026, 23:35
Kübra Par, Alevilerle ilg...
Son Yorum:
donanma44
•
03/06/2026, 00:52