Herkese selamlar..
öncelikle şunu belirtmeliyim..Ben bir Aleviyim ve alevi toplumu içerisinde yaşamaktayım.Hamd olsun camiye de giderim namazımı da kılarım..
Vee…Hz Ali büyük bir şahsiyettir, ancak asla Allah değildir...bunu daha detaylı anlatmaya çalışacağım..
Selam nickli arkadaşım, düşüncelerinin çok büyük bir bölümüne katılıyorum ancak Hz Mevlana için belirttiğin beyitte "bana seni gerek seni" derken mevlana sevgili olarak Yüce Allah'tan bahsetmekte..muhakkak ki biliyorsundur fakat ben yine de belirteyim.Yüce Allah'ın cennete giden mümin kullarına vereceği en büyük mükafat Cemalini göstermesidir..Bütün mesneviyi okumadım ancak Mevlanayı yeterince araştırmadığını düşünüyorum…
Buradaki tartışmadaki temel sorun şu ki; Kuranı Kerim'in değiştirildiği tahrif edildiği ve bundan dolayı mutabakata varılamadığını sanıyorum..elbette bende alim değilim, fakat bunu iddia eden arkadaşlarıma soruyorum.herhangi bir halife döneminde ekleme çıkarmalar yapıldığı ve Mevlana döneminde de buna devam edildiği gibi açıklamalar yapılmaya çalışılmış..
Madem öyle o zaman dünya da değişik bir kaç farklı Kuran-ı Kerim olması gerekmez mi?hatta onlarca farklı olması gerekirdi..farklı yüzyıllarda farklı ekleme çıkarmalarla onlarca değişik ayetlerle karşılaşmamız gerekirdi.Oysa ki dünyanın neresine giderseniz gidin.Kuran-ı Kerim’deki tüm sure ve ayetler kelimesine hatta harekesine kadar birebir aynıdır.Ayetlerin yerleri de değişmemiştir.
Hayır değiştirilmiştir diye iddia ederseniz bunu kanıtlamanız gerekir..Varsa öyle bir durum bize sure ve ayet numarası vermeniz yeterlidir..Haklı iseniz haklısınız demekten de gocunmam.Ancak Hicr Suresi 9. ayette belirttiği üzere Yüce Allah
إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا الذِّكْرَ وَإِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ İnnâ nahnu nezzelnâ-żżikra ve-innâ lehu lehâfizûn(e)
Hiç şüphe yok ki, Kur'ân'ı biz indirdik, elbette onu yine biz koruyacağız.
Buyurmaktadır.
Bu dünyanın hatta kainatın neresine giderseniz gidin tüm Kuranı Kerim’lerde Hicr Suresinin 9. ayetidir.ne 10 ne 9 dur…
Birbirine benzer ayetlerin bir çok yerde bulunması ise Allah’ın anlamakta güçlük çeken insana deyim yerindeyse kafasına vura vura anlatma gereği duymasıdır.Zira insanlara Allah, Kuran-ı Kerim’de (yanlış bilmiyorsam) tam 70 ayette Namaz kılması konusunda emir vermiştir..Oysa ki müslümanım diyenlerin tahminen ancak %15-20 si 5 vakit namazını kılmaktadır..Hikmetleri çoktur.. hani denir ya nasıl görmek istersen öyle görürsün..İşte buda öyle bir şey…
Bu yüzden unutulmamalı ki herkes kendinden sorumludur..Zöhre Ana kimdir nedir hiç bilmiyorum.ilk defa da burada duyuyorum.Dedim ya Aleviyim diye.yaşım 30 bunu hiç duymadım..Sonuçta Zöhre Ana’da insandır hata yapabilir..Ana dediğinize göre bir şahsiyet olmalı..Yaşından dolayı hürmet ediyor ellerinden öpüyorum..
Hz Ali ile ilgili şu kadarını söyleyeyim..Eğer herhangi bir kişi Kuran-ı Kerim’in Hak kitap olduğunu kabul etmiyorsa yada değiştirildiğini düşünüp bunu araştırma gereği duymuyorsa, ne anlatılsa faydalı olmayacaktır.Benim yaşadığım toplumda da (haşa) Hz Ali’nin Allah olduğu söylenmekte, fakat Hak Kitap Kuran-ı Kerim olarak kabul edilmektedir.ve yine çok çelişkili bilgiler bulunmaktadır..
Son olarak..Allah Kuran-ı Kerim’de bildirdiklerinin dışında Hz Ali kılığında inmiş ise bunu neden sadece Alevilere bildirmiştir.Allah sonsuz adalet sahibi ise bu adaletine yakışır mı? Hz Ali suretinde indi ise Cebrail as’ma ne gerek vardır..Dahası bu durumda peygambere de ihtiyaç yoktur..Ve Alevilik ayrı bir din midir?Yoksa İslam adı altında farklı bir mezhep midir?Neden gizlidir.Aleviler Camiye gitmezler oysa ki Hz Ali camide Namaz esnasında yaralanmıştır.. Ve bunun neticesinde şehit olmuştur. Namaz kıldığına göre kime secde etmektedir?
Bu sorular uzar gider..
İhlas suresinde belirtildiği gibi Allah birdir tektir eşi ve benzeri de yoktur..
Dolayısı ile Hz Ali ve Hz Muhammed (S.A.V) için (haşa) Allah demek şirktir, Allah’a iftiradır..
Şu ayetlerle bitiriyorum;
Gerçekten, Allah, kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz Bunun dışında kalanı ise, dilediğini bağışlar Kim Allah'a şirk koşarsa, doğrusu büyük bir günahla iftira etmiş olur (4/48)
Onların tümünü toplayacağımız gün; sonra şirk koşanlara diyeceğiz ki: "Nerede (o bir şey) sanıp da ortak koştuklarınız?" (6/22)
İnşallah faydalı olabilmişimdir…
Umarım sizi sıkacak yada kıracak ifadeler kullanmamışımdır.Hayırla ve sağlıcakla kalın…
Hz Ali Allah'tır (sünni Sitesinde Anlatımı)
Konu Sahibi / Yazar
Zekai
Kategori / Forum
Alevilik-Bektaşilik Araştırmaları
Yorumlar / Cevaplar
142
Okunma / Görüntüleme
176719
Hz Ali Allah'tır (sünni Sitesinde Anlatımı)
Hz Ali Allah'tır (sünni Sitesinde Anlatımı)
meay yazdı:Herkese selamlar..
öncelikle şunu belirtmeliyim..Ben bir Aleviyim ve alevi toplumu içerisinde yaşamaktayım.Hamd olsun camiye de giderim namazımı da kılarım..
Vee…Hz Ali büyük bir şahsiyettir, ancak asla Allah değildir...bunu daha detaylı anlatmaya çalışacağım..
Buradaki tartışmadaki temel sorun şu ki; ]Kuranı Kerim'in değiştirildiği tahrif edildiği ve bundan dolayı mutabakata varılamadığını sanıyorum ..elbette bende alim değilim, fakat bunu iddia eden arkadaşlarıma soruyorum.herhangi bir halife döneminde ekleme çıkarmalar yapıldığı ve Mevlana döneminde de buna devam edildiği gibi açıklamalar yapılmaya çalışılmış..
Bu dünyanın hatta kainatın neresine giderseniz gidin tüm Kuranı Kerim’lerde Hicr Suresinin 9. ayetidir.ne 10 ne 9 dur…
Oysa ki müslümanım diyenlerin tahminen ancak %15-20 si 5 vakit namazını kılmaktadır..Hikmetleri çoktur.. hani denir ya nasıl görmek istersen öyle görürsün..İşte buda öyle bir şey…
Bu yüzden unutulmamalı ki herkes kendinden sorumludur..Zöhre Ana kimdir nedir hiç bilmiyorum. ilk defa da burada duyuyorum.Dedim ya Aleviyim diye.yaşım 30 bunu hiç duymadım..Sonuçta Zöhre Ana’da insandır hata yapabilir..Ana dediğinize göre bir şahsiyet olmalı..Yaşından dolayı hürmet ediyor ellerinden öpüyorum..
Hz Ali ile ilgili şu kadarını söyleyeyim..]Eğer herhangi bir kişi Kuran-ı Kerim’in Hak kitap olduğunu kabul etmiyorsa yada değiştirildiğini düşünüp bunu araştırma gereği duymuyorsa, ne anlatılsa faydalı olmayacaktır. Benim yaşadığım toplumda da (haşa) Hz Ali’nin Allah olduğu söylenmekte, fakat Hak Kitap Kuran-ı Kerim olarak kabul edilmektedir.ve yine çok çelişkili bilgiler bulunmaktadır..
Son olarak..Allah Kuran-ı Kerim’de bildirdiklerinin dışında Hz Ali kılığında inmiş ise bunu neden sadece Alevilere bildirmiştir.Allah sonsuz adalet sahibi ise bu adaletine yakışır mı? Hz Ali suretinde indi ise Cebrail as’ma ne gerek vardır..Dahası bu durumda peygambere de ihtiyaç yoktur..Ve Alevilik ayrı bir din midir?Yoksa İslam adı altında farklı bir mezhep midir?Neden gizlidir.Aleviler Camiye gitmezler oysa ki ]Hz Ali camide Namaz esnasında yaralanmıştır .. Ve bunun neticesinde şehit olmuştur. Namaz kıldığına göre kime secde etmektedir?
Bu sorular uzar gider..
Umarım sizi sıkacak yada kıracak ifadeler kullanmamışımdır.Hayırla ve sağlıcakla kalın…
Öncelikle üslubunuz için teşekkürle başlıyorum.
Bizler Muhammed-Ali yoluna bağlı,Ehlibeyt'i yürekten seven,Hz. Muhammed ve Hz. Ali'nin aynı nurdan yaratıldığını düşünen,ikisinin de Allah sırına erenlerden olduğuna bütün kalbiyle inanan, Ali yolundan gelen İmam Cafer buyruğuna bağlı kişileriz.
Bizler için enbiyalar ve evliyalar daima kutsaldır.
Hz. Ali'den gelen nesil
http://www.zohreanaforum.com/hz-muhammed...nesil.html
Hz. Ali'nin doğumu
http://www.zohreanaforum.com/hz-muhammed...ogumu.html
zöhre Ana kimdir
http://www.zohreanaforum.com/hayati-anil...imdir.html
Mevlana'nın Hz. Ali'yi tasviri(2. sayfa)
http://www.zohreanaforum.com/hz-muhammed...smasi.html
Yas ve Hz. Ali'yi kimin şehit ettiği
http://www.zohreanaforum.com/inanc-ve-ib...atemi.html
siz şimdilik fikir edinmek adına bunları ö]zümseyerek okuyun,daha sonra diğer konular hakkında da cevaplarımızı yazarız...
Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...
ÂÇalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.Â
![[Resim: imza3cp.gif]](http://img29.exs.cx/img29/203/imza3cp.gif)
Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir
Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)
ÂÇalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.Â
![[Resim: imza3cp.gif]](http://img29.exs.cx/img29/203/imza3cp.gif)
Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir
Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)
Hz Ali Allah'tır (sünni Sitesinde Anlatımı)
[quote=meay]Herkese selamlar..
öncelikle şunu belirtmeliyim..Ben bir Aleviyim ve alevi toplumu içerisinde yaşamaktayım
Selam nickli arkadaşım, düşüncelerinin çok büyük bir bölümüne katılıyorum
Madem öyle o zaman dünya da değişik bir kaç farklı Kuran-ı Kerim olması gerekmez mi?hatta onlarca farklı olması gerekirdi..
Zöhre Ana kimdir nedir hiç bilmiyorum.ilk defa da burada duyuyorum.Dedim ya Aleviyim diye.yaşım 30 bunu hiç duymadım..
Hz Ali ile ilgili şu kadarını söyleyeyim..Eğer herhangi bir kişi Kuran-ı Kerim’in Hak kitap olduğunu kabul etmiyorsa yada değiştirildiğini düşünüp bunu araştırma gereği duymuyorsa, ne anlatılsa faydalı olmayacaktır.Benim yaşadığım toplumda da (haşa) Hz Ali’nin Allah olduğu söylenmekte, fakat Hak Kitap Kuran-ı Kerim olarak kabul edilmektedir.ve yine çok çelişkili bilgiler bulunmaktadır..
Son olarak..Allah Kuran-ı Kerim’de bildirdiklerinin dışında Hz Ali kılığında inmiş ise bunu neden sadece Alevilere bildirmiştir.Allah sonsuz adalet sahibi ise bu adaletine yakışır mı? Hz Ali suretinde indi ise Cebrail as’ma ne gerek vardır..Dahası bu durumda peygambere de ihtiyaç yoktur..Ve Alevilik ayrı bir din midir?Yoksa İslam adı altında farklı bir mezhep midir?Neden gizlidir.Aleviler Camiye gitmezler oysa ki Hz Ali camide Namaz esnasında yaralanmıştır.. Ve bunun neticesinde şehit olmuştur. Namaz kıldığına göre kime secde etmektedir?
Bu sorular uzar gider..
İhlas suresinde belirtildiği gibi Allah birdir tektir eşi ve benzeri de yoktur..
Dolayısı ile Hz Ali ve Hz Muhammed (S.A.V) için (haşa) Allah demek şirktir, Allah’a iftiradır..
Şu ayetlerle bitiriyorum;
Gerçekten, Allah, kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz Bunun dışında kalanı ise, dilediğini bağışlar Kim Allah'a şirk koşarsa, doğrusu büyük bir günahla iftira etmiş olur (4/48)
Onların tümünü toplayacağımız gün; sonra şirk koşanlara diyeceğiz ki: "Nerede (o bir şey) sanıp da ortak koştuklarınız?" (6/22)
QUOTE]
Sevgili arkadaşım,
Öncelikle yazdıklarımızı bir okumanı tavsiye ediyorum. Çünkü selam isimli kullanıcının sorduklarını sen de tekrar soruyorsun...
Selam isimli kullanıcı ile aynı düşüncede olduğunu yazmışsın. Bunu normal karşılıyorum. Çünkü asimilasyona uğramış tipik bir Alevi çocuğusunuz. Tek farkınız o kişi sünni sen Alevisin. İkiniz aynı şeyleri düşünüyorsanız bu düşünceleriniz bir an için doğru olduğunu kabul edersek bu Alevilik ve sünnilik neden çıkmış o zaman?
Arada bir farklılık olmalı ki Alevilik sünnilik çıkmış olsun. İşte o farklılık ilk peygamberin islamiyeti bildirdiğinde Ona inanan insanlar Alevilerdir. Tabi Alevilik ismini Ehlibeytten sonra almışlardır. O zaman yanlızca peygambere inanan müslümanlardı. Ehlibeyt ömer tarafından şehit edilince Ehlibeyti sevenlere Aleviler dendi. ömer tarafından afkanistan, ırak, iran, suriye taraflarında mal mülk karşılığında getirtilip islama sokulan ömerin kendi soyu olan ermeni ve yahudi soylarındaki değişik insanların peygamberimiz ve Ehlibeytinden sonra oluşturduğu guruba sünniler denmiştir...
Bu dönemden sonra Ehlibeyti seven Alevi insanları öldürülüp, sürgün edilmişlerdir. Bu sayede kendilerine göre yeni uydurma sünni anlayışında bir islam anlayışı oluşturulmuştur. Kur-an diye uydurma bir kitap yazılmış. Perşembe günü peygamberimizin Ehlibeyti için kıldığı fazladan bir rekat namazı cuma günü cuma namazı diye kılmaya başlamışlar. Yası matem ayları olan Ehlibeytin yasının tutulduğu üç ayları recep ramazan ve şaban diye değiştirmişler. Ehlibeyt için tutulan yası matem oruçlarını ramazan orucu adıyla değiştirmişler. Cemevi ibadethanelerini camiye çevirmişler vs...
İşte bu şekil islam değiştirilip yeniden kendi çıkarlarına göre oluşturulmuştur. Ve sen diyorsun ki bunların hepsini ben kabul ediyorum. Öbür taraftan da bir Alevi Piri Olan Zöhre Ana'yı tanımıyorum inanmıyorum. O zaman sana diyecek bir şey yok. Her şey nasip kısmet işidir. Allah sana Hz. Ali'yi tanımayı, Zöhre Ana'nın bir evliya olduğunu görmeni kısmet etmemişse bizim daha ötesine geçmemiz beklenemez...
Bazı sorularına gelince Kur-an neden her yerde aynı diye sormuşsun. Normaldir. İlk Kur-anı yazan zaten islamın ilk dönemlerinde ömer olmuştur. Bütün dünyadaki kendine müslüman veya islam ülkesi diyenler de ömerin peşinden gittiklerinden aynı olması normaldir. Dünya üzerindeki islam ülkelerindeki din alimleri sürekli devletleri aracılığıyla olsun özel olsun birbirleriyle ilişki halindedirler. En ufak yapılan değişiklikler birbirlerine bildirilir. Ayrıca halifelik olduğu dönemde halifenin din ile ilgili en ufak bir fetvası tüm islam ülkelerince kabul görürdü. Dolayısıyla arada fark olmaması çok normaldir. Değiştiğine dair kanıt istiyorsan mesela Kur-an 6666 ayetten oluşur demiyorlar mı? Elinde varsa bir say bakalım kaç tane ayet sayacaksın. Ben şimdiden söyleyim en az bir üçyüz tane eksik görceksindir. Tabi ben sayalı yirmi sene oldu. Şimdi kaça çıktı bilmiyorum. Ayrıca tüm dünyanın aynı kitabı kabul edip de tartışma programlarında o kitabı yazanların sürekli fikir ayrılığına düşmelerinin de aslında ortada tam bir gerçeklik olmadığını zaten ayrıca kanıtlıyor. Ancak bizler bunlara bakmıyoruz tabi. Bizim için tek kanıtımız yürüyen ve konuşan Kur-an olan Zöhre Ana'dır. Sizin kitapta Hz. Hüseyin, Hz. Ali, Ehlibeyt, Oniki İmam, Hacı Bektaş Veli, vs. isimleri geçmez. Oysa Zöhre Ana'nın dilde aktardığı Kur-an'da gelmiş geçmiş bütün peygamber ve evliyaların isimleri geçer. Ayrıca 6666 ayetle de sınırlı değildir. Okumakla bitmiyor. İçinde kaç tane 6666 çıkar Allah bilir...
Hz. Ali kendinin Allah olduğunu yanlızca Alevilere bildirmemiştir. Zaten o dönemde Alevi yoktu. Hz. Alinin ve Ehlibeytinin peşinden giden onlara sevgi besleyen insanlar vardı. Dolayısıyla Hz. Ali'nin Allah olduğunu elbetteki yanlızca kendi etrafında toplanan sonradan adına Alevi denilen insanlar bilecekti. Tutup da kendine kin besleyen ömer osman bilecek değildi herhalde. Nasıl ki Allah bir ateiste kendini göstermek gibi bir çabaya girmiyorsa, Hz. Ali de kendilerine sevgi beslemeyenlere sırlarını vermek gibi bir gerek görmemişlerdir...
Cebraile ve peygambere ne gerek vardı o zaman demişsin. Şu bilgiyi de sana verelim. Hz. Ali Allah'ın kendisidir. Cebrail olsun peygamberimiz olsun, gelmiş geçmiş evliyalar olsun hepsi de Hz. Ali'nin binbir sıfatından biridir. Yani Hz. Ali hem kendisi ismiyle gelmiş hem de diğer zamanlar da değişik evliya ve peygamber sıfatlarında tekrar tekrar gelip gitmiştir. Yani Hz. Ali her dönemde gelip kendisi değişik sıfatlarda kendini bildirip gitmiştir. Bugün de Zöhre Ana sıfatında gelmiştir...
Yani Zöhre Anayı tanımıyorum demişsin ya.İşte tanıman için söylüyorum. Zöhre Ana Hz. Ali'nin kendisidir. Madem Alevisin gelip Hz. Ali'yi Zöhre Ana sıfatında bir görüp tanıman lazım. Nasıl tanıyacaksın. İlmi, ışığı, gösterdiği keramet ve mucizelerle, gösterdiği ibadetlerle, güzelliklerle vs. Tıpkı peygamberimiz ilk kendini bildirdiğinde insanlar kendisine inansınlar diye gösterdiği keramet ve mucizeleri gibi...
En son ayet diye gösterdiğin şirk koşanlar vs. nedir biliyormusun. Şirk koşmak Allah'a ve Onun peygamber ve evliyalarına sırt dönüp onlara düşmanlık edenlerle hareket etmektir. Mesela ömeri Ehlibeytle bir tutup, Ehlibeytin ve bugün de evliyaların gösterdiği orjinal islamı bırakıp, ömerin sonradan uydurdup oluşturduğu islami inancı seçip onun peşinden gitmek şirktir...
Allah birdir eşi benzeri yoktur. Bu doğrudur. Biz de kabul ediyoruz. Demişsin ki peygamberimizi ve Hz. Ali'yi Allah kabul etmek şirktir. Bu çok yanlış. Çünkü biz Allah üç tanedir.1. Allah, 2.Hz. Ali ve 3.peygamberimizdir demiyoruz ki. Evet Allah birdir. Yanlızca kendi nurundan bir parça insan bedenine sokup insanların arasına karışıp kendini Hz. Muhammed ve Hz. Ali sıfatında göstererek fazla sır vermeden insanlara kendi varlığını ve birliğini yine kendisi anlatmıştır. Bütün mesele bu. Bunun şirklikle ne alakası var...
Peygamber döneminde diğer yazılarımızda da belirtiğimiz gibi cami yoktu. Cemevi vardı. Hz. Ali cemevinde sabah namazında ebubekir tarafından şehit edilmiştir...
öncelikle şunu belirtmeliyim..Ben bir Aleviyim ve alevi toplumu içerisinde yaşamaktayım
Selam nickli arkadaşım, düşüncelerinin çok büyük bir bölümüne katılıyorum
Madem öyle o zaman dünya da değişik bir kaç farklı Kuran-ı Kerim olması gerekmez mi?hatta onlarca farklı olması gerekirdi..
Zöhre Ana kimdir nedir hiç bilmiyorum.ilk defa da burada duyuyorum.Dedim ya Aleviyim diye.yaşım 30 bunu hiç duymadım..
Hz Ali ile ilgili şu kadarını söyleyeyim..Eğer herhangi bir kişi Kuran-ı Kerim’in Hak kitap olduğunu kabul etmiyorsa yada değiştirildiğini düşünüp bunu araştırma gereği duymuyorsa, ne anlatılsa faydalı olmayacaktır.Benim yaşadığım toplumda da (haşa) Hz Ali’nin Allah olduğu söylenmekte, fakat Hak Kitap Kuran-ı Kerim olarak kabul edilmektedir.ve yine çok çelişkili bilgiler bulunmaktadır..
Son olarak..Allah Kuran-ı Kerim’de bildirdiklerinin dışında Hz Ali kılığında inmiş ise bunu neden sadece Alevilere bildirmiştir.Allah sonsuz adalet sahibi ise bu adaletine yakışır mı? Hz Ali suretinde indi ise Cebrail as’ma ne gerek vardır..Dahası bu durumda peygambere de ihtiyaç yoktur..Ve Alevilik ayrı bir din midir?Yoksa İslam adı altında farklı bir mezhep midir?Neden gizlidir.Aleviler Camiye gitmezler oysa ki Hz Ali camide Namaz esnasında yaralanmıştır.. Ve bunun neticesinde şehit olmuştur. Namaz kıldığına göre kime secde etmektedir?
Bu sorular uzar gider..
İhlas suresinde belirtildiği gibi Allah birdir tektir eşi ve benzeri de yoktur..
Dolayısı ile Hz Ali ve Hz Muhammed (S.A.V) için (haşa) Allah demek şirktir, Allah’a iftiradır..
Şu ayetlerle bitiriyorum;
Gerçekten, Allah, kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz Bunun dışında kalanı ise, dilediğini bağışlar Kim Allah'a şirk koşarsa, doğrusu büyük bir günahla iftira etmiş olur (4/48)
Onların tümünü toplayacağımız gün; sonra şirk koşanlara diyeceğiz ki: "Nerede (o bir şey) sanıp da ortak koştuklarınız?" (6/22)
QUOTE]
Sevgili arkadaşım,
Öncelikle yazdıklarımızı bir okumanı tavsiye ediyorum. Çünkü selam isimli kullanıcının sorduklarını sen de tekrar soruyorsun...
Selam isimli kullanıcı ile aynı düşüncede olduğunu yazmışsın. Bunu normal karşılıyorum. Çünkü asimilasyona uğramış tipik bir Alevi çocuğusunuz. Tek farkınız o kişi sünni sen Alevisin. İkiniz aynı şeyleri düşünüyorsanız bu düşünceleriniz bir an için doğru olduğunu kabul edersek bu Alevilik ve sünnilik neden çıkmış o zaman?
Arada bir farklılık olmalı ki Alevilik sünnilik çıkmış olsun. İşte o farklılık ilk peygamberin islamiyeti bildirdiğinde Ona inanan insanlar Alevilerdir. Tabi Alevilik ismini Ehlibeytten sonra almışlardır. O zaman yanlızca peygambere inanan müslümanlardı. Ehlibeyt ömer tarafından şehit edilince Ehlibeyti sevenlere Aleviler dendi. ömer tarafından afkanistan, ırak, iran, suriye taraflarında mal mülk karşılığında getirtilip islama sokulan ömerin kendi soyu olan ermeni ve yahudi soylarındaki değişik insanların peygamberimiz ve Ehlibeytinden sonra oluşturduğu guruba sünniler denmiştir...
Bu dönemden sonra Ehlibeyti seven Alevi insanları öldürülüp, sürgün edilmişlerdir. Bu sayede kendilerine göre yeni uydurma sünni anlayışında bir islam anlayışı oluşturulmuştur. Kur-an diye uydurma bir kitap yazılmış. Perşembe günü peygamberimizin Ehlibeyti için kıldığı fazladan bir rekat namazı cuma günü cuma namazı diye kılmaya başlamışlar. Yası matem ayları olan Ehlibeytin yasının tutulduğu üç ayları recep ramazan ve şaban diye değiştirmişler. Ehlibeyt için tutulan yası matem oruçlarını ramazan orucu adıyla değiştirmişler. Cemevi ibadethanelerini camiye çevirmişler vs...
İşte bu şekil islam değiştirilip yeniden kendi çıkarlarına göre oluşturulmuştur. Ve sen diyorsun ki bunların hepsini ben kabul ediyorum. Öbür taraftan da bir Alevi Piri Olan Zöhre Ana'yı tanımıyorum inanmıyorum. O zaman sana diyecek bir şey yok. Her şey nasip kısmet işidir. Allah sana Hz. Ali'yi tanımayı, Zöhre Ana'nın bir evliya olduğunu görmeni kısmet etmemişse bizim daha ötesine geçmemiz beklenemez...
Bazı sorularına gelince Kur-an neden her yerde aynı diye sormuşsun. Normaldir. İlk Kur-anı yazan zaten islamın ilk dönemlerinde ömer olmuştur. Bütün dünyadaki kendine müslüman veya islam ülkesi diyenler de ömerin peşinden gittiklerinden aynı olması normaldir. Dünya üzerindeki islam ülkelerindeki din alimleri sürekli devletleri aracılığıyla olsun özel olsun birbirleriyle ilişki halindedirler. En ufak yapılan değişiklikler birbirlerine bildirilir. Ayrıca halifelik olduğu dönemde halifenin din ile ilgili en ufak bir fetvası tüm islam ülkelerince kabul görürdü. Dolayısıyla arada fark olmaması çok normaldir. Değiştiğine dair kanıt istiyorsan mesela Kur-an 6666 ayetten oluşur demiyorlar mı? Elinde varsa bir say bakalım kaç tane ayet sayacaksın. Ben şimdiden söyleyim en az bir üçyüz tane eksik görceksindir. Tabi ben sayalı yirmi sene oldu. Şimdi kaça çıktı bilmiyorum. Ayrıca tüm dünyanın aynı kitabı kabul edip de tartışma programlarında o kitabı yazanların sürekli fikir ayrılığına düşmelerinin de aslında ortada tam bir gerçeklik olmadığını zaten ayrıca kanıtlıyor. Ancak bizler bunlara bakmıyoruz tabi. Bizim için tek kanıtımız yürüyen ve konuşan Kur-an olan Zöhre Ana'dır. Sizin kitapta Hz. Hüseyin, Hz. Ali, Ehlibeyt, Oniki İmam, Hacı Bektaş Veli, vs. isimleri geçmez. Oysa Zöhre Ana'nın dilde aktardığı Kur-an'da gelmiş geçmiş bütün peygamber ve evliyaların isimleri geçer. Ayrıca 6666 ayetle de sınırlı değildir. Okumakla bitmiyor. İçinde kaç tane 6666 çıkar Allah bilir...
Hz. Ali kendinin Allah olduğunu yanlızca Alevilere bildirmemiştir. Zaten o dönemde Alevi yoktu. Hz. Alinin ve Ehlibeytinin peşinden giden onlara sevgi besleyen insanlar vardı. Dolayısıyla Hz. Ali'nin Allah olduğunu elbetteki yanlızca kendi etrafında toplanan sonradan adına Alevi denilen insanlar bilecekti. Tutup da kendine kin besleyen ömer osman bilecek değildi herhalde. Nasıl ki Allah bir ateiste kendini göstermek gibi bir çabaya girmiyorsa, Hz. Ali de kendilerine sevgi beslemeyenlere sırlarını vermek gibi bir gerek görmemişlerdir...
Cebraile ve peygambere ne gerek vardı o zaman demişsin. Şu bilgiyi de sana verelim. Hz. Ali Allah'ın kendisidir. Cebrail olsun peygamberimiz olsun, gelmiş geçmiş evliyalar olsun hepsi de Hz. Ali'nin binbir sıfatından biridir. Yani Hz. Ali hem kendisi ismiyle gelmiş hem de diğer zamanlar da değişik evliya ve peygamber sıfatlarında tekrar tekrar gelip gitmiştir. Yani Hz. Ali her dönemde gelip kendisi değişik sıfatlarda kendini bildirip gitmiştir. Bugün de Zöhre Ana sıfatında gelmiştir...
Yani Zöhre Anayı tanımıyorum demişsin ya.İşte tanıman için söylüyorum. Zöhre Ana Hz. Ali'nin kendisidir. Madem Alevisin gelip Hz. Ali'yi Zöhre Ana sıfatında bir görüp tanıman lazım. Nasıl tanıyacaksın. İlmi, ışığı, gösterdiği keramet ve mucizelerle, gösterdiği ibadetlerle, güzelliklerle vs. Tıpkı peygamberimiz ilk kendini bildirdiğinde insanlar kendisine inansınlar diye gösterdiği keramet ve mucizeleri gibi...
En son ayet diye gösterdiğin şirk koşanlar vs. nedir biliyormusun. Şirk koşmak Allah'a ve Onun peygamber ve evliyalarına sırt dönüp onlara düşmanlık edenlerle hareket etmektir. Mesela ömeri Ehlibeytle bir tutup, Ehlibeytin ve bugün de evliyaların gösterdiği orjinal islamı bırakıp, ömerin sonradan uydurdup oluşturduğu islami inancı seçip onun peşinden gitmek şirktir...
Allah birdir eşi benzeri yoktur. Bu doğrudur. Biz de kabul ediyoruz. Demişsin ki peygamberimizi ve Hz. Ali'yi Allah kabul etmek şirktir. Bu çok yanlış. Çünkü biz Allah üç tanedir.1. Allah, 2.Hz. Ali ve 3.peygamberimizdir demiyoruz ki. Evet Allah birdir. Yanlızca kendi nurundan bir parça insan bedenine sokup insanların arasına karışıp kendini Hz. Muhammed ve Hz. Ali sıfatında göstererek fazla sır vermeden insanlara kendi varlığını ve birliğini yine kendisi anlatmıştır. Bütün mesele bu. Bunun şirklikle ne alakası var...
Peygamber döneminde diğer yazılarımızda da belirtiğimiz gibi cami yoktu. Cemevi vardı. Hz. Ali cemevinde sabah namazında ebubekir tarafından şehit edilmiştir...
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a
(PİR ZÖHRE ANA)
Hz Ali Allah'tır (sünni Sitesinde Anlatımı)
meay yazdı:Herkese selamlar..
öncelikle şunu belirtmeliyim..Ben bir Aleviyim ve alevi toplumu içerisinde yaşamaktayım.Hamd olsun camiye de giderim namazımı da kılarım..
Vee’Hz Ali büyük bir şahsiyettir, ancak asla Allah değildir...bunu daha detaylı anlatmaya çalışacağım..
Selam nickli arkadaşım, düşüncelerinin çok büyük bir bölümüne katılıyorum ancak Hz Mevlana için belirttiğin beyitte "bana seni gerek seni" derken mevlana sevgili olarak Yüce Allah'tan bahsetmekte..muhakkak ki biliyorsundur fakat ben yine de belirteyim.Yüce Allah'ın cennete giden mümin kullarına vereceği en büyük mükafat Cemalini göstermesidir..Bütün mesneviyi okumadım ancak Mevlanayı yeterince araştırmadığını düşünüyorum’
Buradaki tartışmadaki temel sorun şu ki; Kuranı Kerim'in değiştirildiği tahrif edildiği ve bundan dolayı mutabakata varılamadığını sanıyorum..elbette bende alim değilim, fakat bunu iddia eden arkadaşlarıma soruyorum.herhangi bir halife döneminde ekleme çıkarmalar yapıldığı ve Mevlana döneminde de buna devam edildiği gibi açıklamalar yapılmaya çalışılmış..
Madem öyle o zaman dünya da değişik bir kaç farklı Kuran-ı Kerim olması gerekmez mi?hatta onlarca farklı olması gerekirdi..farklı yüzyıllarda farklı ekleme çıkarmalarla onlarca değişik ayetlerle karşılaşmamız gerekirdi.Oysa ki dünyanın neresine giderseniz gidin.Kuran-ı Kerim’deki tüm sure ve ayetler kelimesine hatta harekesine kadar birebir aynıdır.Ayetlerin yerleri de değişmemiştir.
Hayır değiştirilmiştir diye iddia ederseniz bunu kanıtlamanız gerekir..Varsa öyle bir durum bize sure ve ayet numarası vermeniz yeterlidir..Haklı iseniz haklısınız demekten de gocunmam.Ancak Hicr Suresi 9. ayette belirttiği üzere Yüce Allah
إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا الذِّكْرَ وَإِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ İnnâ nahnu nezzelnâ-żżikra ve-innâ lehu lehâfizûn(e)
Hiç şüphe yok ki, Kur'ân'ı biz indirdik, elbette onu yine biz koruyacağız.
Buyurmaktadır.
Bu dünyanın hatta kainatın neresine giderseniz gidin tüm Kuranı Kerim’lerde Hicr Suresinin 9. ayetidir.ne 10 ne 9 dur’
Birbirine benzer ayetlerin bir çok yerde bulunması ise Allah’ın anlamakta güçlük çeken insana deyim yerindeyse kafasına vura vura anlatma gereği duymasıdır.Zira insanlara Allah, Kuran-ı Kerim’de (yanlış bilmiyorsam) tam 70 ayette Namaz kılması konusunda emir vermiştir..Oysa ki müslümanım diyenlerin tahminen ancak %15-20 si 5 vakit namazını kılmaktadır..Hikmetleri çoktur.. hani denir ya nasıl görmek istersen öyle görürsün..İşte buda öyle bir şey’
Bu yüzden unutulmamalı ki herkes kendinden sorumludur..Zöhre Ana kimdir nedir hiç bilmiyorum.ilk defa da burada duyuyorum.Dedim ya Aleviyim diye.yaşım 30 bunu hiç duymadım..Sonuçta Zöhre Ana’da insandır hata yapabilir..Ana dediğinize göre bir şahsiyet olmalı..Yaşından dolayı hürmet ediyor ellerinden öpüyorum..
Hz Ali ile ilgili şu kadarını söyleyeyim..Eğer herhangi bir kişi Kuran-ı Kerim’in Hak kitap olduğunu kabul etmiyorsa yada değiştirildiğini düşünüp bunu araştırma gereği duymuyorsa, ne anlatılsa faydalı olmayacaktır.Benim yaşadığım toplumda da (haşa) Hz Ali’nin Allah olduğu söylenmekte, fakat Hak Kitap Kuran-ı Kerim olarak kabul edilmektedir.ve yine çok çelişkili bilgiler bulunmaktadır..
Son olarak..Allah Kuran-ı Kerim’de bildirdiklerinin dışında Hz Ali kılığında inmiş ise bunu neden sadece Alevilere bildirmiştir.Allah sonsuz adalet sahibi ise bu adaletine yakışır mı? Hz Ali suretinde indi ise Cebrail as’ma ne gerek vardır..Dahası bu durumda peygambere de ihtiyaç yoktur..Ve Alevilik ayrı bir din midir?Yoksa İslam adı altında farklı bir mezhep midir?Neden gizlidir.Aleviler Camiye gitmezler oysa ki Hz Ali camide Namaz esnasında yaralanmıştır.. Ve bunun neticesinde şehit olmuştur. Namaz kıldığına göre kime secde etmektedir?
Bu sorular uzar gider..
İhlas suresinde belirtildiği gibi Allah birdir tektir eşi ve benzeri de yoktur..
Dolayısı ile Hz Ali ve Hz Muhammed (S.A.V) için (haşa) Allah demek şirktir, Allah’a iftiradır..
Şu ayetlerle bitiriyorum;
Gerçekten, Allah, kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz Bunun dışında kalanı ise, dilediğini bağışlar Kim Allah'a şirk koşarsa, doğrusu büyük bir günahla iftira etmiş olur (4/48)
Onların tümünü toplayacağımız gün; sonra şirk koşanlara diyeceğiz ki: "Nerede (o bir şey) sanıp da ortak koştuklarınız?" (6/22)
İnşallah faydalı olabilmişimdir’
Umarım sizi sıkacak yada kıracak ifadeler kullanmamışımdır.Hayırla ve sağlıcakla kalın’
Merhaba diyerek başlıyorum. Yazından anlaşılıyor ki çok efendi ve mütevazi birisin.
Konuyu anlatabilmek için öncesini bilmek gerekiyor.
Kur an değiştirilmiştir.
Eğer ki değiştirilmedi diyorsanız benimde size söyleyecek bir kaç sözüm var.
1) Kur an da geçen ayete göre Kur an değiştirilmemiştir demesi bile bir çelişki.
Kur an yazıldığı zaman değiştirildiğini şüphe edenmi vardı da böyle bir ayet var. Yoksa bu ayet bir gerçeği ele veren bir sözmü. Ben bu ayet ten şunu anlıyorum. Yalan söyleyen bir insanın, " Ben yalan konuşmam " demesi. Kur an gerçekte Hz Muhammet in kitabıdır. Gerçekte olan Kur an ı kimse değiştirimez. Değiştiremiyecegi gibi sahiplik edemez. Şuan eldeki kuran Gerçek olsaydı. Cinci, Üfürükcü ve binlerce hokkabazın elinde olmazdı...
2) Günümüz Müslümanlığı, Hz Muhammet in getirdiği Müslümanlık bile değil. Hz Muhammet bir din getirmiştir. Adı da Müslümanlıktır. Günümüz yaşayan Müslümanlık ta neden dört meshep var. Bu ayrıcalık niye. Sunni , Şafi , Hammeli, Maliki diye niye ayrı ayrı meshep tutulmuş her biri farklı namaz kılıyor. Hz Muhammet bir sunni gibimi namaz kılıyordu ? Yoksa bir Şafi gibimi namaz kılıyordu ? Günümüz Müslümanlığı gerçek Müslümanlık olsaydı Kerbela olayı neden gerçekleşti. Ömer ( Muaviye ( Yezit )) Peygamberin torununun başını neden kesti. Neydi Peygamberimizin torunuyla alıp veremediği. Ehlibeyt i bir bir katlettikten sonra. Hz Muhammet in dinini aynı sistemle demav edecekti madem neden torunlarına kıydı ?
[COLOR="Green"][SIZE="5"]
Atatürk dediler adıma benim
İkrarımı verdim AliÂdir Pirim
Mürşidim Zöhre Ana posta vekilim
Latince yazısını dilden dökerim
Çanakkale içinde aynalı çarşı
Askerimi düzdüm YunanÂa karşı
Üseyin kafası mızrakta başı
Deniz kenarında Mehdi duacı
BİLDİREN ; PİR ZÖHRE ANA
[/COLOR]
İkrarımı verdim AliÂdir Pirim
Mürşidim Zöhre Ana posta vekilim
Latince yazısını dilden dökerim
Çanakkale içinde aynalı çarşı
Askerimi düzdüm YunanÂa karşı
Üseyin kafası mızrakta başı
Deniz kenarında Mehdi duacı
BİLDİREN ; PİR ZÖHRE ANA
Hz Ali Allah'tır (sünni Sitesinde Anlatımı)
meay yazdı:Herkese selamlar..
öncelikle şunu belirtmeliyim..Ben bir Aleviyim ve alevi toplumu içerisinde yaşamaktayım.Hamd olsun camiye de giderim namazımı da kılarım..
Vee…Hz Ali büyük bir şahsiyettir, ancak asla Allah değildir...bunu daha detaylı anlatmaya çalışacağım..
Selam nickli arkadaşım, düşüncelerinin çok büyük bir bölümüne katılıyorum ancak Hz Mevlana için belirttiğin beyitte "bana seni gerek seni" derken mevlana sevgili olarak Yüce Allah'tan bahsetmekte..muhakkak ki biliyorsundur fakat ben yine de belirteyim.Yüce Allah'ın cennete giden mümin kullarına vereceği en büyük mükafat Cemalini göstermesidir..Bütün mesneviyi okumadım ancak Mevlanayı yeterince araştırmadığını düşünüyorum…
Buradaki tartışmadaki temel sorun şu ki; Kuranı Kerim'in değiştirildiği tahrif edildiği ve bundan dolayı mutabakata varılamadığını sanıyorum..elbette bende alim değilim, fakat bunu iddia eden arkadaşlarıma soruyorum.herhangi bir halife döneminde ekleme çıkarmalar yapıldığı ve Mevlana döneminde de buna devam edildiği gibi açıklamalar yapılmaya çalışılmış..
Madem öyle o zaman dünya da değişik bir kaç farklı Kuran-ı Kerim olması gerekmez mi?hatta onlarca farklı olması gerekirdi..farklı yüzyıllarda farklı ekleme çıkarmalarla onlarca değişik ayetlerle karşılaşmamız gerekirdi.Oysa ki dünyanın neresine giderseniz gidin.Kuran-ı Kerim’deki tüm sure ve ayetler kelimesine hatta harekesine kadar birebir aynıdır.Ayetlerin yerleri de değişmemiştir.
Hayır değiştirilmiştir diye iddia ederseniz bunu kanıtlamanız gerekir..Varsa öyle bir durum bize sure ve ayet numarası vermeniz yeterlidir..Haklı iseniz haklısınız demekten de gocunmam.Ancak Hicr Suresi 9. ayette belirttiği üzere Yüce Allah
إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا الذِّكْرَ وَإِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ İnnâ nahnu nezzelnâ-żżikra ve-innâ lehu lehâfizûn(e)
Hiç şüphe yok ki, Kur'ân'ı biz indirdik, elbette onu yine biz koruyacağız.
Buyurmaktadır.
Bu dünyanın hatta kainatın neresine giderseniz gidin tüm Kuranı Kerim’lerde Hicr Suresinin 9. ayetidir.ne 10 ne 9 dur…
Birbirine benzer ayetlerin bir çok yerde bulunması ise Allah’ın anlamakta güçlük çeken insana deyim yerindeyse kafasına vura vura anlatma gereği duymasıdır.Zira insanlara Allah, Kuran-ı Kerim’de (yanlış bilmiyorsam) tam 70 ayette Namaz kılması konusunda emir vermiştir..Oysa ki müslümanım diyenlerin tahminen ancak %15-20 si 5 vakit namazını kılmaktadır..Hikmetleri çoktur.. hani denir ya nasıl görmek istersen öyle görürsün..İşte buda öyle bir şey…
Bu yüzden unutulmamalı ki herkes kendinden sorumludur..Zöhre Ana kimdir nedir hiç bilmiyorum.ilk defa da burada duyuyorum.Dedim ya Aleviyim diye.yaşım 30 bunu hiç duymadım..Sonuçta Zöhre Ana’da insandır hata yapabilir..Ana dediğinize göre bir şahsiyet olmalı..Yaşından dolayı hürmet ediyor ellerinden öpüyorum..
Hz Ali ile ilgili şu kadarını söyleyeyim..Eğer herhangi bir kişi Kuran-ı Kerim’in Hak kitap olduğunu kabul etmiyorsa yada değiştirildiğini düşünüp bunu araştırma gereği duymuyorsa, ne anlatılsa faydalı olmayacaktır.Benim yaşadığım toplumda da (haşa) Hz Ali’nin Allah olduğu söylenmekte, fakat Hak Kitap Kuran-ı Kerim olarak kabul edilmektedir.ve yine çok çelişkili bilgiler bulunmaktadır..
Son olarak..Allah Kuran-ı Kerim’de bildirdiklerinin dışında Hz Ali kılığında inmiş ise bunu neden sadece Alevilere bildirmiştir.Allah sonsuz adalet sahibi ise bu adaletine yakışır mı? Hz Ali suretinde indi ise Cebrail as’ma ne gerek vardır..Dahası bu durumda peygambere de ihtiyaç yoktur..Ve Alevilik ayrı bir din midir?Yoksa İslam adı altında farklı bir mezhep midir?Neden gizlidir.Aleviler Camiye gitmezler oysa ki Hz Ali camide Namaz esnasında yaralanmıştır.. Ve bunun neticesinde şehit olmuştur. Namaz kıldığına göre kime secde etmektedir?
Bu sorular uzar gider..
İhlas suresinde belirtildiği gibi Allah birdir tektir eşi ve benzeri de yoktur..
Dolayısı ile Hz Ali ve Hz Muhammed (S.A.V) için (haşa) Allah demek şirktir, Allah’a iftiradır..
Şu ayetlerle bitiriyorum;
Gerçekten, Allah, kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz Bunun dışında kalanı ise, dilediğini bağışlar Kim Allah'a şirk koşarsa, doğrusu büyük bir günahla iftira etmiş olur (4/48)
Onların tümünü toplayacağımız gün; sonra şirk koşanlara diyeceğiz ki: "Nerede (o bir şey) sanıp da ortak koştuklarınız?" (6/22)
İnşallah faydalı olabilmişimdir…
Umarım sizi sıkacak yada kıracak ifadeler kullanmamışımdır.Hayırla ve sağlıcakla kalın…
Sn Meay,
Tarihte bize anlatılanlara göre dört kutsal kitap vardır. Bunlar dört Peygamber'e Allah tarafından indirilmiştir.
Tevrat:Hz. Musa'ya
Zebur:Hz. Davut'a
İncil: Hz. İsa'ya
Kur'an :Hz. Muhammed'e
Bizler tüm Peygamberlere inanırız.
Diğer kutsal kitapların değiştiğini savunan size sormak istiyorum: Yüce Allah üç kutsal kitabı neden korumadı. Onu biz indirdik biz koruruz ifadesi şayet doğru ise tüm kutsal kitaplar için geçerli değil midir?
Kur'an değişmedi diyorsunuz Haşa yüce Allah üç kitap kurunmadı bari Kur'anı koruyayım mı dedi? diğer kutsal kitaplar nasıl değiştirildi ise Kur'an da aynen değiştirilmiştir.
Bence siz burada çelişiyorsunuz. Diğer Peygamberlerde Hak'tır. Kitaplarıda Hak'tır. Sadece Kur'an Korundu diyerek Kur'ana ayrıcalık tanımak kendinizi kandırmaktan öteye gitmez. Nasıl O kitaplar günümüze kadar orijinal halde kalmadılarsa Kur'an orijinal değildir, yeniden yazılmıştır.
Allah'ın kitabını okuyan insanlarada bütün kötü ameller son bulur. Bugün bir bakın durum böyle mi? Cami hocalarının çoğunluğu yüz kızartıcı olaya iştirak ediyorlar. Şeiatla yönetilen ülkelerde dirlik, birlik yok. Hatta insanlık onurundan çok uzak yaşıyorlar.
Artık kendinizi ve milleti kandırmayın !
Kurtuluş savaşını yapan
Atatürk'tür senin Atan
Allah'ın aslanı çıkan
O da Ali'dir Zöhre Ana
Hz Ali Allah'tır (sünni Sitesinde Anlatımı)
Selamlar Arkadaşlar..
Öncelikle belirteyim geç cevaplar için özür dilerim..Yazılarınız uzun bunları okuyup cevapları özetlemek çok zaman alıyor.Ayrıca esnafım bu yüzden zamanım kısıtlı..
Fakat elimden geldiğince sorularınıza yanıt vermeye çalışacağım..Ancak önceden de söylediğim gibi ben bir alim değilim ama, Hamd olsun dine bağlı ve bu konuları konuşmayı ve araştırmayı seven, yanlışları düzeltme konusunda doğru adımı atmaktan çekinmeyen biriyim..Bu açıdan baktığımda benim sizden sizinde benden faydalanacağı şeyler olacağını düşünüyorum.
Ayrıca ısrarla söylüyorum, yazılarım içerisinde incitecek tek kelime olsun istemem böyle bir durum olursa da peşinen özür diliyorum…
Sevgili alikulu nickli arkadaşım verdiğin bilgiler için teşekkür ederim elimden geldiğince ve fırsat buldukça okumaya çalıştım..
Sevgili adgan nickli arkadaşım,
Öncelikle şunu söyleyeyim, ben alevi sunni Çerkez laz vs ayrımlarına karşıyım.Keşke mümkün olsa da herkes bu ayrımcılıktan kurtulsa ve birbirini sevip saysa..Yada en azından birbirinin inancına saygılı olsa… Fakat geldiğimiz çağda sizin de belirttiğiniz üzere geçmişteki çeşitli nedenlerden dolayı ortaya çıkmış çatışmalar bugün birbirine saygılı olmanın önüne yıkılmaz duvarlar inşa etmiştir.Dolayısı ile sonradan ortaya çıkmış Alevilik yada sunilik ayrımcılığının adı üstünde sonradan ortaya çıkışı aslında hepimizin kökünün aynı olduğunun belgesidir de aynı zamanda.
Hz Ali’nin ölümü ile ilgili olarak yazınızın en son paragrafında “Hz. Ali cemevinde sabah namazında Ebubekir tarafından şehit edilmiştir...” demişsiniz.Hz Ebubekir’in Hz Ali’den çok önce öldüğü hatta hemen herkesin bildiği 4 Halife dönemi sırası ile Hz Ebubekir, Hz Ömer, Hz Osman ve Hz Ali şeklinde iken Hz Ebubekir nasıl Hz Ali’yi öldürmüştür.
Hz Ali büyük şahsiyettir Peygamberimizin Ehlibeytindendir, ancak Allah sonsuz güç sahibi iken Hz Ali ne kadar mükemmel bir insan ve örnek alınması gereken bir şahsiyet olsa da, Allah olması söz konusu bile değildir.
Sizin dediğinize göre Kuran-ı Kerim değiştirilmişse (Ki noktasına kadar değişmemiştir) Hz Ali haşa Allah ise bunu fiilen engelleyememiş midir? Hadi engelleyemedi ise kendisi halife olduğunda Hakiki Kuran’ı neden resmileştirmemiştir? Bugün bile Hz Ali başka bedenle dünyada ise Hakiki Kuran-ı insanlara açıklasın ve insanlar yanlıştan doğruya gelsin.Sonuçta hepimiz insanların hidayetini ve iyi insanlar olmasını isteriz..En azından ben kesinlikle isterim…
Eğer Hz Ömer döneminde uydurma bir Kuran yazıldı ise altta verdiğim Kuran mucizelerine bir bakın..Ve daha yüzlerce ayette farklı mucizelerin çok büyük bir bölümü geçmiş yüzyılda keşfedilmiştir.
Evrenin Genişlemesi - Evrenin Genislemesi
Sütün Oluşumu - Sutun Olusumu
Demirdeki sır - Demirdeki sir
İnsandaki organların gelişim sırası - insandaki organlarin gelisim sirasi
Dağların Hareket etmesi – Dagların Hareket etmesi
Kuran mucizelerini incelemek isterseniz bir kısmı için link;
Kuran ve Bilim
İnternette araştırırsanız yüzlerce Kuran mucizesi bulabilirsiniz.
Bu ve bunun gibi yüzlerce mucizeyi barındıran Kuran-ı Kerim içindeki bu sırlı bilgileri Hz Ömer hangi teknolojik araçlarla tespit etti, nasıl yazdı..(Ki bunu Hz Muhammed uydurdu diyenlere de aynı cevabı verebiliriz)sizi anlamakta güçlük çekiyorum.Bu bilgilerin keşfediliş tarihi 5 ila 150 yıl arasındadır..Bahsettiğiniz yıllarsa 1400 yıl öncedir.
Yeni keşfedilen ve her geçen gün yeni yeni mucizeleri ortaya çıkan Kuran-ı Kerim ilk günkü orjinalliğindedir.Ayrıca önceki tahrif edilmiş tüm kitaplardan sonra yeni Peygamber ve Kitap gelmiştir.Oysa ki son kitap Kuran-ı Kerim ile beraber son Peygamber Hz Muhammed (S.A.V) ile beraber başka kitap ve yeni peygamber gelmemiştir, gelmeyecektir.Çünkü buna gerek yoktur.Kuran-ı Kerim ilk günkü gibi bugün vardır ve Kıyamete kadar da var olacaktır…Allah adaletlidir ve mesajını tüm insanlığa ulaşacağını vaad etmiştir…
Kuran ayet sayısı konusunda ihtilaf yoktur.Kuran-ı Kerim daha önce de belirttiğim üzere noktasından virgülüne kadar aynıdır.Çok ayetleri geçmişte inceledim.Rahmetli babamdan kalma 80 yıllık Kuran-ı Kerim ile bugün yeni aldığım bir Kuran-ı Kerim arasında fark yoktur.Hediye edenlerden Allah razı olsun Suudi Arabistan’dan gelen Kuran-ı Kerim ile yurtdışındaki bir arkadaşıma hediye edilmiş ve onun vasıtası ile bana ulaşmış İsrailli (önceden yahudi) Müslüman olmuş bir kişinin verdiği Kuran-ı Kerim arasında zerre fark yoktur..
Ayet sayısındaki farklı görüşler olması bence çok önemli bir nokta değil.
Gene de alıntı yaparak açıklayayım…
İslam bilginlerinin çoğunluğuna göre surelerin başında yer alan Besmele, Kur'an-ı Kerim'den bir âyettir Ancak, bunlardan her birinin, başında bulunduğu sûreden bir parça ve sûrenin ilk âyeti olup olmadığı konusunda farklı görüşler ortaya koymuşlardır Bazı âlimler, söz konusu "Besmele"leri, başında bulundukları sûrenin bir parçası saydıkları halde Bazı alimlerse, bu Besmelelerin, başında bulundukları sûrenin bir parçası olmayıp, her birinin o sûreden ayrı müstakil bir âyet olduğunu, sûrelerin arasını ayırmak ve teberrûk olunmak (bereket ve feyzinden yararlanılmak) için indirildiğini söylemişlerdir
b) Bazı sûrelerin başında, "Yâ-sin, Hâ-Mim, Elif-Lâm-Mim-Râ, Tâ-Hâ " gibi "huruf-u mukattaa" denilen harfler, bir kısım bilginlerce, müstakil birer âyet kabul edilmiş, diğer bir kısım bilginler ise bu gibi harfleri, başında bulunduğu sûrenin ilk âyetinin bir parçası saymışlardır
c) Bazı uzunca cümleler, bir kısım bilginlerce iki veya üç âyet sayılmışken, diğer bazı bilginlerce tek âyet itibar edilmiştir Netice olarak ayet sayısının, kıraat imamlarından Nâfi 6217; Şeybe 6214; Mısırlı bilginler 6226; bir rivayete göre İbn-i Abbas 6616 olduğunu söylemişlerse de, Kufelilerin görüşü olan 6236 sayısı kabul görmüş ve yeryüzünde basılı bütün Mushaflarda ayetler bu sayıya göre numaralandırılmıştır Zemahşeri'ye göre Ayetlerin sayısı 6666’dır
Kur’anın kelimeleri: 77439, harfleri: 332015’tir.
Genellikle halkın dilinde dolaşan Zemahşeri'in 6666 ayet sayısıdır.
Bu ihtilaflar ayetlerin numaralandırılmasıyla ilgili olup, Kur'an'ın metni ve muhtevası ile ilgisi yoktur.
2009 senesi verilerine göre sadece Türkiye’de lisans almış 90.000 civarında hafız mevcut iken(dünyadaki hafız sayısı konusunda bilgim yok) ve dünyada belkide yüzbinlerce hatta milyonlarca Kuran-ı Kerim varken ekleme yada çıkarma yapıldığında nasıl haberleşildiğini ve nasıl ekleme çıkarma yapıldığını açıklarmısınız.Tüm Hafızlar’da ve mevcut Kuran-ı Kerim’lerde nasıl düzeltme yapılıyor.Üstelik bu şekilde 1400 yıldır…Hiç falso vermeden…
Programlarda ki fikir ayrılıkları genellikle Kuran ayetleri konusunda değil de yapılan uygulamalarla alakalıdır.Zaman zaman müfessirlerin farklı görüşleri olmuştur. Müfessirlerin birbirine uymayan sözleri için bir link veriyorum.Yazı çok uzun oluyor.Dileyen arkadaşlar bu linkten yeterli açıklamayı bulacaklardır.. Sorularla İslamiyet | Kur'an kendisi hidayet rehberi ve açıklayıcı*olduğu halde, neden müfessirlerce açıklanmaya ihtiyaç duyuluyor? Müfessirler ise, her ayet hakkında birbirine uymayan birçok söz söylemektedirler. O halde, Kur'an, nasıl hidayet rehbe
Ayrıca Ayet’lerin ne anlatmaya çalıştığını insanlar arasında tartışıyorsa buda Kuran’ın zenginliğidir..Her okuyan farklı açıdan bakıp bir şeyler öğrenmesi kötümüdür.Sizin elinizde Kuran değilde herhangi bir kitap olsa bunu 100 defa okusanız ve her okuyuşunuzda farklı özelliklerini keşfediyor olsanız bu kitabın özel bir kitap olduğunu herhalde kabul edersiniz…
Hz Ömer veya Hz Osman Hz Ali’ye neden kin gütsün anlayamadım.Bu insanlar halife olduklarında Hz Ali 2 sine de biat edip omuz omuza savaştı..Hz Ali korkak yada iki yüzlü olmadığına göre neden karşı gelmedi.Güçlüydü ve arkasında onu destekleyecek çok insan vardı.Ama onların hilafetini kabul etti ve birlikte bu yola baş koydu öyle değil mi?
Hem Sünni toplulukta çocuğuna yezid ismini veren kimse gördünüz mü? Oysa ki Ali Hasan Hüseyin isimleri ne tarafa baksanız görürsünüz.Yani Ömer’in soyundan olupta Ehlibeyt’ten nefret edildiğinin doğru olmadığının da işaretidir bu…
Allah Birdir, eşi ve benzeri yoktur tanımlamasını kabul edip tüm evliya zatların aslında Hz Ali’nin kendisi olduğunu ve Hz Ali’nin de haşa Allah olduğunu söylemeniz ilginç.Çünkü eşi ve benzeri yoktur demek tasavvur edilebilecek veya düşünülebilecek hiçbir şeye benzemez demek iken tasavvur edilebilen insan kılığına girmesi Allah’ın kendini muhtaç insan kılığına sokması..Tekrar söylüyorum Zöhre Ana’yı yaşına hürmeten ellerinden öpüyorum..Fakat oda sizin gibi benim gibi yemeye, içmeye, uyumaya muhtaçtır.Hastalanır iyileşmek için tedavi olur, Rabbine her an muhtaçtır.Dua eder, ibadet eder vs. Söylediğinizi tekrar okudum Zöhre Ana, Hz Ali’dir Hz Ali’de Allah’tır demişsiniz.O zaman Zöhre Ana’da mı Allah’tır ? (haşa ve kella)
Allah kendini ateiste’de gösterir..Ateist her şeyi tesadüflere bağlar oysa Allah, onun vücudunda muhteşem bir makine var etmiştir.Onu da görme duyma yeme içme gibi nimetlerle donatmıştır.Ona da rızık verir.Ev, araba verir, eş verir, çocuk verir, rızık verir, ömür verir, nefes verir, sağlık verir..Verir de verir.Gözünün içine soka soka verir.Ama hepimize olduğu gibi gerçekleri görecek kadar zaman verir.Ve elbet ömür son bulur..Dolayısı ile bu yorumunuza katılmıyorum..
Sevgili Hüseyin150 nickli arkadaşım öncelikle güzel düşünceleriniz için teşekkür ederim.
Kuran-ı Kerim’in neden değiştirilmediğini izah etmeye çalıştım..Fakat soruna şöyle cevap vermeliyim..Kuran-ı Kerim’de Yüce Allah’ın O’nu biz indirdik ve biz koruyacağız demesi Allah’ın bir vaadidir.Allah’ın vaadi Hak’tır..
Cinci üfürükçü insanların yaptıkları dini temsil etmez.Nasıl ki, yakın geçmişte Norveçte yaptığı saldırıda 100 kişinin ölümüne sebep olan Norveçli breivik adlı bu katil yüzünden tüm Norveçlilere katil demek hata ise, Dinine bağlı, insanlara yol gösterici konumunda olan bazı kişilerin yanlış yapması da tüm dine yada bunu yaşayanlara mal olmaz..
Dolayısı ile verecekseniz Hz Muhammed (S.A.V) gibi, Hz Ali R.A gibi şahsiyetleri örnek vereceksiniz..
Ayrıca tarihte kişilerin yaptıkları yanlışlıklar da tüm dini bağlamaz.Her koyun kendi bacağından asılır misali, herkes kendi yanlışından sorumludur.yezidin de Allah belasını versin..Yerin dibine batsın..
Elbette ki derdi ne idi artık o hesabını Allah’a verecek..Ama bunların hiçbirisi dinin tahrife uğradığının kanıtı değildir..
Mezhepleri savunmuyorum.. Fakat temel 4 mezhepteki temel kuralların hiçbirisinde sapma yoktur.Basit örnek vereyim..Namaz sırasında Hanefiler el bağlamada karın hizasında iken Şafi mezhebinde daha yukarıda’dır.Örneğin Şia fukahasına göre de eller iki yana salınır serbest kalır.Bu tür bazı noktalarda ki farklılıklar temel konular da ki yani Kuran-ı Kerim ile sabit olan konularda birlik içinde olduktan sonra Allah’ın izni problem olmayacaktır.Çünkü Namazın şartları, olmazsa olmazları bildirilmiştir.Kıble’ye durmak, abdestli olmak Rüku ve Secde etmek gibi…
Zira Hz Peygamber bu uygulamaların hepsini farklı zamanlarda yapmış olabilir.Dolayısı ile onu gören farklı kişilerin yorumlarına göre de şekillenmiştir sanıyorum.. Fakat net olarak söyleyebileceğimiz, temel kurallar da kesinlikle ihtilaf yoktur…
Sevgili Şaduman nickli arkadaşım,
Allah’ın kitabını okuyan kimseler’de bütün kötü ameller son bulur çok iddialı olmuş bence.Bütün kötü amelleri bitirmek neredeyse imkansız’dır.Peygamberler dahi zaman zaman hata yapmış ve Tevbe ederek Rablerine sığınmışlardır…
Şöyle izah edeyim, bir kişi ne kadar zeki, ne kadar kültürlü olursa olsun, samimiyetsiz ve art niyetli bir bakış açısıyla Kuran'ı değerlendirdiğinde onu gereği gibi anlayamaz, doğru yorumlayamaz ve pek çok çelişkiye düşer.
Bu, Allah'ın bir kanunudur. İnsanın, art niyetli ve tek taraflı olarak Kuran'ı okuduğunda onu anlaması mümkün değildir.
Bu yüzden, Kuran'a ön yargılı, içten pazarlıklı yaklaşan bir kişinin bu art niyetli tutumu, kendisiyle Kuran arasında görünmez bir perde oluşturacaktır. Bu da söz konusu kişinin Kuran-ı Kerim-i anlamasını ve kavramasını engelleyecektir. Bu gerçek Kuran-ı Kerim’de şu şekilde anlatılır…
"Kuran okuduğun zaman seninle ahirete inanmayanlar arasında görünmez bir perde kıldık. Ve onların kalpleri üzerine, onu kavrayıp anlamalarını engelleyen kabuklar, kulaklarına da bir ağırlık koyduk. Sen Kuran'da sadece Rabbini "bir ve tek" (ilah olarak) andığın zaman, 'nefretle kaçar vaziyette' gerisin geriye giderler."
(İsra Suresi, 45-46)
Kuran tüm insanlığı doğruya çağıran bir hidayet rehberidir. Allah Kuran'ı, iman edenlerin gereği gibi anlayabileceği bir Kitap olarak göndermiştir. Müminlerin Kuran'ı anlamalarını sağlayan en önemli vasıfları ise vicdanları ve samimiyetleridir. Müminlerden farklı bir ruh haline ve karaktere sahip, önyargılı kimselerin ise Kuran'ı anlayamamaları gayet doğaldır…
Mesajınız’da Cami hocalarının çoğunluğu yüz kızartıcı olaya iştirak ediyorlar. Şeriatle yönetilen ülkelerde dirlik, birlik yok. Hatta insanlık onurundan çok uzak yaşıyorlar demişsiniz.. Dünya’da anayasa olarak Kuran-ı Kerim olarak kabul edipte bunu gerçek anlamda uygulayabilen bir ülke yok.Öyle olduğunu iddia edenler var diye düşünüyorum. Dolayısı ile az önce bahsettiğim konular içerisinden buraya bağlama yapabiliriz..Mesela az önce de belirttiğim gibi kişi yada kurum yada ülkelerin yaptıkları Asıl olanı bozmaz.O zaman bizlere yanlış olanı görüp doğrusunu yapmak düşer..
Örneğin nasıl ki sigara içen insan zararlı olduğunu görüp bırakır o şekilde de faydasını görür…Yanlışı terk etmek buna benzer…Yanlışı bile bile yapmak doğruya bir zarar vermez yada doğruyu değiştirmez.
Ayrıca az önce de yazdım bu konuya uygun bir örnek: Norveçte yaptığı saldırıda 100 kişinin ölümüne sebep olan Norveçli breivik adlı bu katil yüzünden tüm Norveçlilere katil demek Dini konuda hata yapan bir kişi yüzünden herkesi suçlamanız gibi olur..
Mesajınız’da Tarihte bize anlatılanlara göre dört kutsal kitap vardır. Bunlar dört Peygamber'e Allah tarafından indirilmiştir.
Tevrat:Hz. Musa'ya
Zebur:Hz. Davut'a
İncil: Hz. İsa'ya
Kur'an :Hz. Muhammed'e demişsiniz..
Bunda ihtilaf yoktur.Zira bu bilgiyi biz Kuran-ı Kerim’den öğreniyoruz.
Önceki kitaplar neden korunmadı Kuran-ı Kerim neden korundu diye sormuşsunuz..
Bu konuyu net anlamak lazım.
1- Daha önceki peygamberler, belli kavimlere ve belli bir süre için gönderilmişlerdir. Onların kitapları da sadece o kavimler ve belli bir süre için geçerlidir. Onun için ALLAH onları koruma altına almamıştır. Çünkü o peygamberin gönderildiği süre dolunca veya kitabı tahrife maruz kalınca ALLAH peşinden başka bir peygamber ve başka bir kitap göndermiştir. Ama bizim Peygamberimiz (sas), bütün zamanlar ve mekanlar için gönderilmiş son peygamberdir. Ondan sonra peygamber gelmeyeceğine göre, eğer ALLAH O’na (sas) verdiği Kur’an’ı korumasaydı, daha sonraki asırlarda gelen/gelecek insanların doğru yolu bulmaları mümkün olmazdı.
2- ALLAH’ın yeryüzünde yarattığı şeylerin hepsi bir değildir. Kimini sebeplere bağlar, kimini sebepsiz vasıtasız yaratır. Mesela insanların hepsi anne ve babadan gelirken Hz. Ademi (as) hem anne hem babasız, Hz. İsayı babasız, Hz. Havvayı da annesiz yaratmıştır. Demek ki umumi kanunların dışında bazen hususi olarak muamele etmektedir.
Ayrıca ateş yakar, ay ikiye yarılmaz, ağaç yürümez, asa yılan olamaz. Sebepler açısından böyledir. Ancak, Hz. İbrahim yanmamış, Ay ikiye ayrılmış, ağaç Peygamberimizin emriyle yürümüş, Hz. Musa’nın Asası da yılan olmuştur. ALLAH’ın izniyle ve muradıyla bunlarda değişiklik olmuştur.
Yine bazı Peygamberler gelmiş, gönderildiği ümmetleri tarafından öldürülmüştür. Ama Hz. Musa, Hz. İbrahim, Hz. Muhammed (asm) gibi bazı Peygamberlerini de muhafaza ederek korumuştur.
İşte aynı durum kitaplar için de geçerli olabilir. Diğer kitapların değiştirilmesine müsaade eden ALLAH, hususi olarak lütfuyle Kur’an’ı Kerim’in değiştirilmesini engellemiştir. Bu sebepten dolayı Kur’an’ın özel koruması altında olduğunu belirtmiştir. Hz İbrahim’i ateşten yakmayıp koruyan ALLAH, Kur’an-ı Kerimi de değişiklikten muhafaza etmiştir.
3- Kur'an'dan önce gelen ve bugün elde mevcut bulunan İlâhi Kitabların hiçbiri, ALLAH'ın Peygamberlerine indirdiği semavi kitabların orijinali değildir. Bunların zamanla asıl nüshaları kaybolmuş, insanlar tarafından yeniden yazılmışlardır. Bu yüzden de içlerine hurafeler ve bâtıl inançlar karışmıştır. Meselâ Tevrat'ın, Hz. Musa'dan sonra uzun asırlar esir ve sürgün hayatı yaşayan, hattâ bir ara inançlarını bile kaybedip putperestliğe düşen Yahudiler tarafından muhafaza edilemediği; bugün elde olan nüshanın Hz. Musa'dan çok sonra bâzı din adamları tarafından yazıldığı, fakat Tevrat'ın aslı imiş gibi yeniden din kitabı olarak kabul edildiği bilinen tarihi gerçeklerdendir. Böyle uzun ve karışık bir devreden sonra ortaya çıkarılan bir kitabın Hz. Musa'ya indirilen Tevrat'ın aynısı olamayacağı açıktır. Bu yüzdendir ki, içinde peygamberlere yakışmayacak isnad ve iftiralar yer almakta; tevhid dininin ruhuna aykırı düşen hükümler bulunmaktadır.
Davud'a (A.S.) gelen Zebur da, Tevrat'ın mâruz kaldığı akıbetten kurtulamamıştır.
İncil'e gelince, Hz. İsa (A.S.) kendisine gelen vahiyleri yazdırmamıştı. Çünkü 30 yaşında peygamber olmuş, 33 yaşında da peygamberlik vazifesi son bulmuştu. Üç sene gibi kısa bir süre içinde de köyden köye, şehirden şehire dolaşıp, halkı irşâd için uğraşmıştı. Son zamanlarında ise, zaten Yahudilerin kışkırtmasıyla Romalı idareciler tarafından sürekli takip altında idi. Bu durumda incil'i yazdırmak için ne zaman, ne de imkân bulabilmişti. Nitekim bugün elde mevcut olan İnciller, müelliflerinin adıyla anılmakta ve içinde Hz. İsa'nın havarilerine verdiği vaazlarını, ders ve irşadlarını ihtiva eden bir siyer kitabı görüntüsünü taşımaktadırlar. Üstelikde bunları yazanlar Hz. İsa'nın havarileri olan ilk mü'minler değil, onları görüp Hz. İsa'ya gelen İlâhi sözleri onlardan dinleyenlerdir.
Eldeki mevcut İncillerde bir takım muhteva ve anlatış farkları görülmektedir. Aslında bu İnciller, M.S. 325 tarihinde İznik'te toplanan bin kişilik bir ruhani konsülün kararı ile kabul edilmiştir. Bu hey'et, yüzlerce İncil'i incelemişler, 318 üyenin ittifakı ile aralarından Hz. İsa'nın ulûhiyet tarafı olduğunu ileri süren bugünkü 4 İncil'i kabul edip diğerlerini yakıp imha etmişlerdir.
Görüldüğü gibi, Hz. İsa'nın (hâşâ) ALLAH'ın oğlu olduğu prensibi, Hz. İsa'dan yıllar sonra bir meclis kararı ile kabul edilmiştir. Hattâ bu karara bâzı Hıristiyan kiliseleri uymamışlardır. Bu bakımdan bugünkü 4 İncil'in, Hz. İsa'ya indirilen İncil'in aslına uygun olduğunu söylemek mümkün değildir.
Peki diyeceksiniz ki madem öyle o zaman Kur'an'ın Dışındaki İlâhi Kitaplar Tahrif Edildiklerine Göre, Bunlara İman Nasıl Olur?
Bunu Kuran-ı Kerim’deki ayetle özetlersek yeterli olacaktır.
“Siz ehl-i kitabın sözlerini ne tasdik, ne de tekzib ediniz. Ancak deyiniz ki: 'Biz ALLAH'a, bize indirilen Kur'an'a; İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yâkub ve torunlarına indirilenlere; Musa'ya ve İsa'ya verilenlere ve (bütün) peygamberlere Rabları katından gönderilen (kitab ve âyetler)'e iman ettik. Onlardan hiçbirini (kimine inanmak, kimini inkâr etmek suretiyle) diğerlerinden ayırdetmeyiz. Biz (ALLAH'a) teslim olmuş Müslümanlarız.” (Bakara 136)
Hayırla ve Sağlıcakla kalın…
Öncelikle belirteyim geç cevaplar için özür dilerim..Yazılarınız uzun bunları okuyup cevapları özetlemek çok zaman alıyor.Ayrıca esnafım bu yüzden zamanım kısıtlı..
Fakat elimden geldiğince sorularınıza yanıt vermeye çalışacağım..Ancak önceden de söylediğim gibi ben bir alim değilim ama, Hamd olsun dine bağlı ve bu konuları konuşmayı ve araştırmayı seven, yanlışları düzeltme konusunda doğru adımı atmaktan çekinmeyen biriyim..Bu açıdan baktığımda benim sizden sizinde benden faydalanacağı şeyler olacağını düşünüyorum.
Ayrıca ısrarla söylüyorum, yazılarım içerisinde incitecek tek kelime olsun istemem böyle bir durum olursa da peşinen özür diliyorum…
Sevgili alikulu nickli arkadaşım verdiğin bilgiler için teşekkür ederim elimden geldiğince ve fırsat buldukça okumaya çalıştım..
Sevgili adgan nickli arkadaşım,
Öncelikle şunu söyleyeyim, ben alevi sunni Çerkez laz vs ayrımlarına karşıyım.Keşke mümkün olsa da herkes bu ayrımcılıktan kurtulsa ve birbirini sevip saysa..Yada en azından birbirinin inancına saygılı olsa… Fakat geldiğimiz çağda sizin de belirttiğiniz üzere geçmişteki çeşitli nedenlerden dolayı ortaya çıkmış çatışmalar bugün birbirine saygılı olmanın önüne yıkılmaz duvarlar inşa etmiştir.Dolayısı ile sonradan ortaya çıkmış Alevilik yada sunilik ayrımcılığının adı üstünde sonradan ortaya çıkışı aslında hepimizin kökünün aynı olduğunun belgesidir de aynı zamanda.
Hz Ali’nin ölümü ile ilgili olarak yazınızın en son paragrafında “Hz. Ali cemevinde sabah namazında Ebubekir tarafından şehit edilmiştir...” demişsiniz.Hz Ebubekir’in Hz Ali’den çok önce öldüğü hatta hemen herkesin bildiği 4 Halife dönemi sırası ile Hz Ebubekir, Hz Ömer, Hz Osman ve Hz Ali şeklinde iken Hz Ebubekir nasıl Hz Ali’yi öldürmüştür.
Hz Ali büyük şahsiyettir Peygamberimizin Ehlibeytindendir, ancak Allah sonsuz güç sahibi iken Hz Ali ne kadar mükemmel bir insan ve örnek alınması gereken bir şahsiyet olsa da, Allah olması söz konusu bile değildir.
Sizin dediğinize göre Kuran-ı Kerim değiştirilmişse (Ki noktasına kadar değişmemiştir) Hz Ali haşa Allah ise bunu fiilen engelleyememiş midir? Hadi engelleyemedi ise kendisi halife olduğunda Hakiki Kuran’ı neden resmileştirmemiştir? Bugün bile Hz Ali başka bedenle dünyada ise Hakiki Kuran-ı insanlara açıklasın ve insanlar yanlıştan doğruya gelsin.Sonuçta hepimiz insanların hidayetini ve iyi insanlar olmasını isteriz..En azından ben kesinlikle isterim…
Eğer Hz Ömer döneminde uydurma bir Kuran yazıldı ise altta verdiğim Kuran mucizelerine bir bakın..Ve daha yüzlerce ayette farklı mucizelerin çok büyük bir bölümü geçmiş yüzyılda keşfedilmiştir.
Evrenin Genişlemesi - Evrenin Genislemesi
Sütün Oluşumu - Sutun Olusumu
Demirdeki sır - Demirdeki sir
İnsandaki organların gelişim sırası - insandaki organlarin gelisim sirasi
Dağların Hareket etmesi – Dagların Hareket etmesi
Kuran mucizelerini incelemek isterseniz bir kısmı için link;
Kuran ve Bilim
İnternette araştırırsanız yüzlerce Kuran mucizesi bulabilirsiniz.
Bu ve bunun gibi yüzlerce mucizeyi barındıran Kuran-ı Kerim içindeki bu sırlı bilgileri Hz Ömer hangi teknolojik araçlarla tespit etti, nasıl yazdı..(Ki bunu Hz Muhammed uydurdu diyenlere de aynı cevabı verebiliriz)sizi anlamakta güçlük çekiyorum.Bu bilgilerin keşfediliş tarihi 5 ila 150 yıl arasındadır..Bahsettiğiniz yıllarsa 1400 yıl öncedir.
Yeni keşfedilen ve her geçen gün yeni yeni mucizeleri ortaya çıkan Kuran-ı Kerim ilk günkü orjinalliğindedir.Ayrıca önceki tahrif edilmiş tüm kitaplardan sonra yeni Peygamber ve Kitap gelmiştir.Oysa ki son kitap Kuran-ı Kerim ile beraber son Peygamber Hz Muhammed (S.A.V) ile beraber başka kitap ve yeni peygamber gelmemiştir, gelmeyecektir.Çünkü buna gerek yoktur.Kuran-ı Kerim ilk günkü gibi bugün vardır ve Kıyamete kadar da var olacaktır…Allah adaletlidir ve mesajını tüm insanlığa ulaşacağını vaad etmiştir…
Kuran ayet sayısı konusunda ihtilaf yoktur.Kuran-ı Kerim daha önce de belirttiğim üzere noktasından virgülüne kadar aynıdır.Çok ayetleri geçmişte inceledim.Rahmetli babamdan kalma 80 yıllık Kuran-ı Kerim ile bugün yeni aldığım bir Kuran-ı Kerim arasında fark yoktur.Hediye edenlerden Allah razı olsun Suudi Arabistan’dan gelen Kuran-ı Kerim ile yurtdışındaki bir arkadaşıma hediye edilmiş ve onun vasıtası ile bana ulaşmış İsrailli (önceden yahudi) Müslüman olmuş bir kişinin verdiği Kuran-ı Kerim arasında zerre fark yoktur..
Ayet sayısındaki farklı görüşler olması bence çok önemli bir nokta değil.
Gene de alıntı yaparak açıklayayım…
İslam bilginlerinin çoğunluğuna göre surelerin başında yer alan Besmele, Kur'an-ı Kerim'den bir âyettir Ancak, bunlardan her birinin, başında bulunduğu sûreden bir parça ve sûrenin ilk âyeti olup olmadığı konusunda farklı görüşler ortaya koymuşlardır Bazı âlimler, söz konusu "Besmele"leri, başında bulundukları sûrenin bir parçası saydıkları halde Bazı alimlerse, bu Besmelelerin, başında bulundukları sûrenin bir parçası olmayıp, her birinin o sûreden ayrı müstakil bir âyet olduğunu, sûrelerin arasını ayırmak ve teberrûk olunmak (bereket ve feyzinden yararlanılmak) için indirildiğini söylemişlerdir
b) Bazı sûrelerin başında, "Yâ-sin, Hâ-Mim, Elif-Lâm-Mim-Râ, Tâ-Hâ " gibi "huruf-u mukattaa" denilen harfler, bir kısım bilginlerce, müstakil birer âyet kabul edilmiş, diğer bir kısım bilginler ise bu gibi harfleri, başında bulunduğu sûrenin ilk âyetinin bir parçası saymışlardır
c) Bazı uzunca cümleler, bir kısım bilginlerce iki veya üç âyet sayılmışken, diğer bazı bilginlerce tek âyet itibar edilmiştir Netice olarak ayet sayısının, kıraat imamlarından Nâfi 6217; Şeybe 6214; Mısırlı bilginler 6226; bir rivayete göre İbn-i Abbas 6616 olduğunu söylemişlerse de, Kufelilerin görüşü olan 6236 sayısı kabul görmüş ve yeryüzünde basılı bütün Mushaflarda ayetler bu sayıya göre numaralandırılmıştır Zemahşeri'ye göre Ayetlerin sayısı 6666’dır
Kur’anın kelimeleri: 77439, harfleri: 332015’tir.
Genellikle halkın dilinde dolaşan Zemahşeri'in 6666 ayet sayısıdır.
Bu ihtilaflar ayetlerin numaralandırılmasıyla ilgili olup, Kur'an'ın metni ve muhtevası ile ilgisi yoktur.
2009 senesi verilerine göre sadece Türkiye’de lisans almış 90.000 civarında hafız mevcut iken(dünyadaki hafız sayısı konusunda bilgim yok) ve dünyada belkide yüzbinlerce hatta milyonlarca Kuran-ı Kerim varken ekleme yada çıkarma yapıldığında nasıl haberleşildiğini ve nasıl ekleme çıkarma yapıldığını açıklarmısınız.Tüm Hafızlar’da ve mevcut Kuran-ı Kerim’lerde nasıl düzeltme yapılıyor.Üstelik bu şekilde 1400 yıldır…Hiç falso vermeden…
Programlarda ki fikir ayrılıkları genellikle Kuran ayetleri konusunda değil de yapılan uygulamalarla alakalıdır.Zaman zaman müfessirlerin farklı görüşleri olmuştur. Müfessirlerin birbirine uymayan sözleri için bir link veriyorum.Yazı çok uzun oluyor.Dileyen arkadaşlar bu linkten yeterli açıklamayı bulacaklardır.. Sorularla İslamiyet | Kur'an kendisi hidayet rehberi ve açıklayıcı*olduğu halde, neden müfessirlerce açıklanmaya ihtiyaç duyuluyor? Müfessirler ise, her ayet hakkında birbirine uymayan birçok söz söylemektedirler. O halde, Kur'an, nasıl hidayet rehbe
Ayrıca Ayet’lerin ne anlatmaya çalıştığını insanlar arasında tartışıyorsa buda Kuran’ın zenginliğidir..Her okuyan farklı açıdan bakıp bir şeyler öğrenmesi kötümüdür.Sizin elinizde Kuran değilde herhangi bir kitap olsa bunu 100 defa okusanız ve her okuyuşunuzda farklı özelliklerini keşfediyor olsanız bu kitabın özel bir kitap olduğunu herhalde kabul edersiniz…
Hz Ömer veya Hz Osman Hz Ali’ye neden kin gütsün anlayamadım.Bu insanlar halife olduklarında Hz Ali 2 sine de biat edip omuz omuza savaştı..Hz Ali korkak yada iki yüzlü olmadığına göre neden karşı gelmedi.Güçlüydü ve arkasında onu destekleyecek çok insan vardı.Ama onların hilafetini kabul etti ve birlikte bu yola baş koydu öyle değil mi?
Hem Sünni toplulukta çocuğuna yezid ismini veren kimse gördünüz mü? Oysa ki Ali Hasan Hüseyin isimleri ne tarafa baksanız görürsünüz.Yani Ömer’in soyundan olupta Ehlibeyt’ten nefret edildiğinin doğru olmadığının da işaretidir bu…
Allah Birdir, eşi ve benzeri yoktur tanımlamasını kabul edip tüm evliya zatların aslında Hz Ali’nin kendisi olduğunu ve Hz Ali’nin de haşa Allah olduğunu söylemeniz ilginç.Çünkü eşi ve benzeri yoktur demek tasavvur edilebilecek veya düşünülebilecek hiçbir şeye benzemez demek iken tasavvur edilebilen insan kılığına girmesi Allah’ın kendini muhtaç insan kılığına sokması..Tekrar söylüyorum Zöhre Ana’yı yaşına hürmeten ellerinden öpüyorum..Fakat oda sizin gibi benim gibi yemeye, içmeye, uyumaya muhtaçtır.Hastalanır iyileşmek için tedavi olur, Rabbine her an muhtaçtır.Dua eder, ibadet eder vs. Söylediğinizi tekrar okudum Zöhre Ana, Hz Ali’dir Hz Ali’de Allah’tır demişsiniz.O zaman Zöhre Ana’da mı Allah’tır ? (haşa ve kella)
Allah kendini ateiste’de gösterir..Ateist her şeyi tesadüflere bağlar oysa Allah, onun vücudunda muhteşem bir makine var etmiştir.Onu da görme duyma yeme içme gibi nimetlerle donatmıştır.Ona da rızık verir.Ev, araba verir, eş verir, çocuk verir, rızık verir, ömür verir, nefes verir, sağlık verir..Verir de verir.Gözünün içine soka soka verir.Ama hepimize olduğu gibi gerçekleri görecek kadar zaman verir.Ve elbet ömür son bulur..Dolayısı ile bu yorumunuza katılmıyorum..
Sevgili Hüseyin150 nickli arkadaşım öncelikle güzel düşünceleriniz için teşekkür ederim.
Kuran-ı Kerim’in neden değiştirilmediğini izah etmeye çalıştım..Fakat soruna şöyle cevap vermeliyim..Kuran-ı Kerim’de Yüce Allah’ın O’nu biz indirdik ve biz koruyacağız demesi Allah’ın bir vaadidir.Allah’ın vaadi Hak’tır..
Cinci üfürükçü insanların yaptıkları dini temsil etmez.Nasıl ki, yakın geçmişte Norveçte yaptığı saldırıda 100 kişinin ölümüne sebep olan Norveçli breivik adlı bu katil yüzünden tüm Norveçlilere katil demek hata ise, Dinine bağlı, insanlara yol gösterici konumunda olan bazı kişilerin yanlış yapması da tüm dine yada bunu yaşayanlara mal olmaz..
Dolayısı ile verecekseniz Hz Muhammed (S.A.V) gibi, Hz Ali R.A gibi şahsiyetleri örnek vereceksiniz..
Ayrıca tarihte kişilerin yaptıkları yanlışlıklar da tüm dini bağlamaz.Her koyun kendi bacağından asılır misali, herkes kendi yanlışından sorumludur.yezidin de Allah belasını versin..Yerin dibine batsın..
Elbette ki derdi ne idi artık o hesabını Allah’a verecek..Ama bunların hiçbirisi dinin tahrife uğradığının kanıtı değildir..
Mezhepleri savunmuyorum.. Fakat temel 4 mezhepteki temel kuralların hiçbirisinde sapma yoktur.Basit örnek vereyim..Namaz sırasında Hanefiler el bağlamada karın hizasında iken Şafi mezhebinde daha yukarıda’dır.Örneğin Şia fukahasına göre de eller iki yana salınır serbest kalır.Bu tür bazı noktalarda ki farklılıklar temel konular da ki yani Kuran-ı Kerim ile sabit olan konularda birlik içinde olduktan sonra Allah’ın izni problem olmayacaktır.Çünkü Namazın şartları, olmazsa olmazları bildirilmiştir.Kıble’ye durmak, abdestli olmak Rüku ve Secde etmek gibi…
Zira Hz Peygamber bu uygulamaların hepsini farklı zamanlarda yapmış olabilir.Dolayısı ile onu gören farklı kişilerin yorumlarına göre de şekillenmiştir sanıyorum.. Fakat net olarak söyleyebileceğimiz, temel kurallar da kesinlikle ihtilaf yoktur…
Sevgili Şaduman nickli arkadaşım,
Allah’ın kitabını okuyan kimseler’de bütün kötü ameller son bulur çok iddialı olmuş bence.Bütün kötü amelleri bitirmek neredeyse imkansız’dır.Peygamberler dahi zaman zaman hata yapmış ve Tevbe ederek Rablerine sığınmışlardır…
Şöyle izah edeyim, bir kişi ne kadar zeki, ne kadar kültürlü olursa olsun, samimiyetsiz ve art niyetli bir bakış açısıyla Kuran'ı değerlendirdiğinde onu gereği gibi anlayamaz, doğru yorumlayamaz ve pek çok çelişkiye düşer.
Bu, Allah'ın bir kanunudur. İnsanın, art niyetli ve tek taraflı olarak Kuran'ı okuduğunda onu anlaması mümkün değildir.
Bu yüzden, Kuran'a ön yargılı, içten pazarlıklı yaklaşan bir kişinin bu art niyetli tutumu, kendisiyle Kuran arasında görünmez bir perde oluşturacaktır. Bu da söz konusu kişinin Kuran-ı Kerim-i anlamasını ve kavramasını engelleyecektir. Bu gerçek Kuran-ı Kerim’de şu şekilde anlatılır…
"Kuran okuduğun zaman seninle ahirete inanmayanlar arasında görünmez bir perde kıldık. Ve onların kalpleri üzerine, onu kavrayıp anlamalarını engelleyen kabuklar, kulaklarına da bir ağırlık koyduk. Sen Kuran'da sadece Rabbini "bir ve tek" (ilah olarak) andığın zaman, 'nefretle kaçar vaziyette' gerisin geriye giderler."
(İsra Suresi, 45-46)
Kuran tüm insanlığı doğruya çağıran bir hidayet rehberidir. Allah Kuran'ı, iman edenlerin gereği gibi anlayabileceği bir Kitap olarak göndermiştir. Müminlerin Kuran'ı anlamalarını sağlayan en önemli vasıfları ise vicdanları ve samimiyetleridir. Müminlerden farklı bir ruh haline ve karaktere sahip, önyargılı kimselerin ise Kuran'ı anlayamamaları gayet doğaldır…
Mesajınız’da Cami hocalarının çoğunluğu yüz kızartıcı olaya iştirak ediyorlar. Şeriatle yönetilen ülkelerde dirlik, birlik yok. Hatta insanlık onurundan çok uzak yaşıyorlar demişsiniz.. Dünya’da anayasa olarak Kuran-ı Kerim olarak kabul edipte bunu gerçek anlamda uygulayabilen bir ülke yok.Öyle olduğunu iddia edenler var diye düşünüyorum. Dolayısı ile az önce bahsettiğim konular içerisinden buraya bağlama yapabiliriz..Mesela az önce de belirttiğim gibi kişi yada kurum yada ülkelerin yaptıkları Asıl olanı bozmaz.O zaman bizlere yanlış olanı görüp doğrusunu yapmak düşer..
Örneğin nasıl ki sigara içen insan zararlı olduğunu görüp bırakır o şekilde de faydasını görür…Yanlışı terk etmek buna benzer…Yanlışı bile bile yapmak doğruya bir zarar vermez yada doğruyu değiştirmez.
Ayrıca az önce de yazdım bu konuya uygun bir örnek: Norveçte yaptığı saldırıda 100 kişinin ölümüne sebep olan Norveçli breivik adlı bu katil yüzünden tüm Norveçlilere katil demek Dini konuda hata yapan bir kişi yüzünden herkesi suçlamanız gibi olur..
Mesajınız’da Tarihte bize anlatılanlara göre dört kutsal kitap vardır. Bunlar dört Peygamber'e Allah tarafından indirilmiştir.
Tevrat:Hz. Musa'ya
Zebur:Hz. Davut'a
İncil: Hz. İsa'ya
Kur'an :Hz. Muhammed'e demişsiniz..
Bunda ihtilaf yoktur.Zira bu bilgiyi biz Kuran-ı Kerim’den öğreniyoruz.
Önceki kitaplar neden korunmadı Kuran-ı Kerim neden korundu diye sormuşsunuz..
Bu konuyu net anlamak lazım.
1- Daha önceki peygamberler, belli kavimlere ve belli bir süre için gönderilmişlerdir. Onların kitapları da sadece o kavimler ve belli bir süre için geçerlidir. Onun için ALLAH onları koruma altına almamıştır. Çünkü o peygamberin gönderildiği süre dolunca veya kitabı tahrife maruz kalınca ALLAH peşinden başka bir peygamber ve başka bir kitap göndermiştir. Ama bizim Peygamberimiz (sas), bütün zamanlar ve mekanlar için gönderilmiş son peygamberdir. Ondan sonra peygamber gelmeyeceğine göre, eğer ALLAH O’na (sas) verdiği Kur’an’ı korumasaydı, daha sonraki asırlarda gelen/gelecek insanların doğru yolu bulmaları mümkün olmazdı.
2- ALLAH’ın yeryüzünde yarattığı şeylerin hepsi bir değildir. Kimini sebeplere bağlar, kimini sebepsiz vasıtasız yaratır. Mesela insanların hepsi anne ve babadan gelirken Hz. Ademi (as) hem anne hem babasız, Hz. İsayı babasız, Hz. Havvayı da annesiz yaratmıştır. Demek ki umumi kanunların dışında bazen hususi olarak muamele etmektedir.
Ayrıca ateş yakar, ay ikiye yarılmaz, ağaç yürümez, asa yılan olamaz. Sebepler açısından böyledir. Ancak, Hz. İbrahim yanmamış, Ay ikiye ayrılmış, ağaç Peygamberimizin emriyle yürümüş, Hz. Musa’nın Asası da yılan olmuştur. ALLAH’ın izniyle ve muradıyla bunlarda değişiklik olmuştur.
Yine bazı Peygamberler gelmiş, gönderildiği ümmetleri tarafından öldürülmüştür. Ama Hz. Musa, Hz. İbrahim, Hz. Muhammed (asm) gibi bazı Peygamberlerini de muhafaza ederek korumuştur.
İşte aynı durum kitaplar için de geçerli olabilir. Diğer kitapların değiştirilmesine müsaade eden ALLAH, hususi olarak lütfuyle Kur’an’ı Kerim’in değiştirilmesini engellemiştir. Bu sebepten dolayı Kur’an’ın özel koruması altında olduğunu belirtmiştir. Hz İbrahim’i ateşten yakmayıp koruyan ALLAH, Kur’an-ı Kerimi de değişiklikten muhafaza etmiştir.
3- Kur'an'dan önce gelen ve bugün elde mevcut bulunan İlâhi Kitabların hiçbiri, ALLAH'ın Peygamberlerine indirdiği semavi kitabların orijinali değildir. Bunların zamanla asıl nüshaları kaybolmuş, insanlar tarafından yeniden yazılmışlardır. Bu yüzden de içlerine hurafeler ve bâtıl inançlar karışmıştır. Meselâ Tevrat'ın, Hz. Musa'dan sonra uzun asırlar esir ve sürgün hayatı yaşayan, hattâ bir ara inançlarını bile kaybedip putperestliğe düşen Yahudiler tarafından muhafaza edilemediği; bugün elde olan nüshanın Hz. Musa'dan çok sonra bâzı din adamları tarafından yazıldığı, fakat Tevrat'ın aslı imiş gibi yeniden din kitabı olarak kabul edildiği bilinen tarihi gerçeklerdendir. Böyle uzun ve karışık bir devreden sonra ortaya çıkarılan bir kitabın Hz. Musa'ya indirilen Tevrat'ın aynısı olamayacağı açıktır. Bu yüzdendir ki, içinde peygamberlere yakışmayacak isnad ve iftiralar yer almakta; tevhid dininin ruhuna aykırı düşen hükümler bulunmaktadır.
Davud'a (A.S.) gelen Zebur da, Tevrat'ın mâruz kaldığı akıbetten kurtulamamıştır.
İncil'e gelince, Hz. İsa (A.S.) kendisine gelen vahiyleri yazdırmamıştı. Çünkü 30 yaşında peygamber olmuş, 33 yaşında da peygamberlik vazifesi son bulmuştu. Üç sene gibi kısa bir süre içinde de köyden köye, şehirden şehire dolaşıp, halkı irşâd için uğraşmıştı. Son zamanlarında ise, zaten Yahudilerin kışkırtmasıyla Romalı idareciler tarafından sürekli takip altında idi. Bu durumda incil'i yazdırmak için ne zaman, ne de imkân bulabilmişti. Nitekim bugün elde mevcut olan İnciller, müelliflerinin adıyla anılmakta ve içinde Hz. İsa'nın havarilerine verdiği vaazlarını, ders ve irşadlarını ihtiva eden bir siyer kitabı görüntüsünü taşımaktadırlar. Üstelikde bunları yazanlar Hz. İsa'nın havarileri olan ilk mü'minler değil, onları görüp Hz. İsa'ya gelen İlâhi sözleri onlardan dinleyenlerdir.
Eldeki mevcut İncillerde bir takım muhteva ve anlatış farkları görülmektedir. Aslında bu İnciller, M.S. 325 tarihinde İznik'te toplanan bin kişilik bir ruhani konsülün kararı ile kabul edilmiştir. Bu hey'et, yüzlerce İncil'i incelemişler, 318 üyenin ittifakı ile aralarından Hz. İsa'nın ulûhiyet tarafı olduğunu ileri süren bugünkü 4 İncil'i kabul edip diğerlerini yakıp imha etmişlerdir.
Görüldüğü gibi, Hz. İsa'nın (hâşâ) ALLAH'ın oğlu olduğu prensibi, Hz. İsa'dan yıllar sonra bir meclis kararı ile kabul edilmiştir. Hattâ bu karara bâzı Hıristiyan kiliseleri uymamışlardır. Bu bakımdan bugünkü 4 İncil'in, Hz. İsa'ya indirilen İncil'in aslına uygun olduğunu söylemek mümkün değildir.
Peki diyeceksiniz ki madem öyle o zaman Kur'an'ın Dışındaki İlâhi Kitaplar Tahrif Edildiklerine Göre, Bunlara İman Nasıl Olur?
Bunu Kuran-ı Kerim’deki ayetle özetlersek yeterli olacaktır.
“Siz ehl-i kitabın sözlerini ne tasdik, ne de tekzib ediniz. Ancak deyiniz ki: 'Biz ALLAH'a, bize indirilen Kur'an'a; İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yâkub ve torunlarına indirilenlere; Musa'ya ve İsa'ya verilenlere ve (bütün) peygamberlere Rabları katından gönderilen (kitab ve âyetler)'e iman ettik. Onlardan hiçbirini (kimine inanmak, kimini inkâr etmek suretiyle) diğerlerinden ayırdetmeyiz. Biz (ALLAH'a) teslim olmuş Müslümanlarız.” (Bakara 136)
Hayırla ve Sağlıcakla kalın…
Son Düzenleme: 24/09/2011, 19:17, Düzenleyen: meay.
Hz Ali Allah'tır (sünni Sitesinde Anlatımı)
meay yazdı:Selamlar Arkadaşlar..
Sevgili adgan nickli arkadaşım,
Dolayısı ile sonradan ortaya çıkmış Alevilik yada sunilik ayrımcılığının adı üstünde sonradan ortaya çıkışı aslında hepimizin kökünün aynı olduğunun belgesidir de aynı zamanda.
Sevgili arkadaşım insanlık olarak kimsenin ayrım yaptığı falan yok. Alevilik sünnilik derken Hak tarafından bir islam bayrağı çekilmiş. Ancak bu bayrağı taşıması gereken insanlar peygamber ve Ehlibeytinden sonra ayrı yollara yürümüş hepsi de gereçek islam bayrağı bizdedir diye ayrıma düşmüşlerdir. İşte bizim irdelediğimiz gereçek orjinal islamın hangi kesimde olduğundadır. Alevilerde mi yoksa sünnilerdemi bunu görmek lazım. Bunun için de tarihte örtbas edilmiş bazı gerçekleri günışığına çıkararak yapabiliriz...
Bugüne kadar Aleviler üzerinde yapılan katliamlar, baskılar, asimilasyon çalışmaları, televizyon programlarına Alevi adı altında ateist yazar ve dedeleri çıkarıp Aleviliği sanki din dışı bir inançmış gibi gösterme çabaları, tarihte Alevilik ile ilgili belgelerin tahrip edilmesi, yakılması ortadan kaldırılması ve yasaklanması, bugünde sünni kesimin kendine göre Alevilik adı altında kitaplar çıkarıp Alevi çocuklarına okullarda zorla din dersini okutmak istemesi aslında kimin orjinal islamı yaşamaya çalışıp, kimin de bu gerçekleri insanların görmelerini engellemek için büyük uğraşlar verdiğini görüyor ve anlıyoruz...
Bu gün Alevisi orjinal islamı yaşamaya çalışırken sünni kesimin iktidarlar eliyle sürekli Alevileri tanımama ve de din dışı bir inançmış gibi göstermeye çalışması nedendir acaba? Yoksa Gerçek Alevilik ortaya çıkar da insanlar sünniliğin aslında islamla bir alakası olmadığını geçmişten bugüne anlatılan islam tarihinin koca bir yalandan oluştuğunu görürler korkusu mu bu?
meay yazdı:Hz Ebubekir’in Hz Ali’den çok önce öldüğü hatta hemen herkesin bildiği 4 Halife dönemi sırası ile Hz Ebubekir, Hz Ömer, Hz Osman ve Hz Ali şeklinde iken Hz Ebubekir nasıl Hz Ali’yi öldürmüştür.
Yukarda da anlatmaya çalıştığım gibi sünni kesim tarafından koca bir yalandan oluşmuş ve de yazılmış bir islami tarih var bugün. İşte yukarda senin belirttiğin Hz. Ali'nin dördüncü halife olduğu yalanı da bunlardan biridir...
Gerçek nedir? Peygamberimizin ölümünden sonra Ehlibeyti oln önce Hz. Hasan, sonra Hz. Ali, sonra da Hz. Hüseyin kerbalada, ömer ebubekir ve osman tarafından şehit edilmişlerdir. Halifelik ondan sonra çıkmıştır. Yoksa peygamberin kucağında büyümüş, keramet sahibi olan, Peygamberimizin
]"Biz Ali ile aynı nurdan yaratıldık" dediği aynı zamanda
]"Ali ilmin kapısıdır" dediği Evliyalar şahı Hz. Ali bir kenarda seyredecek, kırk yıl sonra peygamberi öldürmeye gelip beceremeyince islamı seçmek zorunda kalan soyu ermenilerden gelen kafirlikten dönme ömer halife olacak öyle mi?
Halifelik Ehlibeyt şehit edildikten sonra çıkmıştır. Bunun üzeri örtbas edilmek için ve kendilerini haklı ve masum göstermek için tarihe Hz. Ali dördüncü halife yalanı yazılmıştır. Onun için bu gerçekleri bilmeden tarihi yalanlarla birşeyleri iddia etmekle yanlızca kendinizi tatmin edersiniz...
Bir yazılan tarih var. Bir de yaşanılmış tarih vardır. Bunları karıştırmamak lazım. Kimse çıkıp da kendi iktidarlığı döneminde ben Ehlibeyti şehit ettim diye tarih kitabına yazmaz. Onun için önemli olan yazılan tarih değil yaşanılmış tarihtir. Geçmişte yaşanılan gerçekleri da yanlızca bilen Allah ve de Onun evliyalarıdır. Bugünde Allah'ın bir evliyası olan Pir Zöhre Ana bize geçmişte yaşanmış tarihi tüm gerçekleriyle anlatmaktadır...
Zöhre Ana'nın gerçekleri söylediğini nerden anlıyoruz. Bizim ile ilgili geçmişte yaşadığımız olayları anlatıp kerametini göstererek bunu yapıyor. Tıpkı peygamberimizin geçmişte insanlara peygamber olduğuna inandırmak için yaptığı gibi...
meay yazdı:Hz Ali büyük şahsiyettir Peygamberimizin Ehlibeytindendir, ancak Allah sonsuz güç sahibi iken Hz Ali ne kadar mükemmel bir insan ve örnek alınması gereken bir şahsiyet olsa da, Allah olması söz konusu bile değildir.
Yanlız Hz. Ali değil Onun binbir sıfatta geldiği bütün evliyalar ve peygamberler de Allah'ın kendisidir. Yani Hz. Ali'nin bin bir sıfatından biri olan peygamberimiz de Allah'ın kendisidir.Onların bedenlerine değil ruhlarında taşıdığı Allah'ın nurunu görmek lazım. Hepsi bedenen farklıdırlar ancak taşıdıkları nur aynı nurdur. Allah'ın nurudur. İşte keramet göstermeleri, sahip oldukları ilim ışık ve diğer meziyetleri ile nefisten uzak olmaları burdan gelmektedir...
Tabi bugün sünni kaynaklarda bunlar çok basitleştirilmiş ve de sanki onlar sıradan insanlarmış gibi, sanki her insan biraz uğraşırda iyi bir insan olursa peygamber de evliya da olurmuş gibi anlatılıyor. Fakat öyle değildir. Bizler sıradan insanlarız. Ancak iyi bir kul olmakiçin çaba harcarız. Evliyalar ise tamamen Allah'tan bildirip Allah'tan söyleyip, Allah'tan aldıkları ilim ışık ve kerametleriyle hareket ederler...
meay yazdı:Sizin dediğinize göre Kuran-ı Kerim değiştirilmişse (Ki noktasına kadar değişmemiştir) Hz Ali haşa Allah ise bunu fiilen engelleyememiş midir? Hadi engelleyemedi ise kendisi halife olduğunda Hakiki Kuran’ı neden resmileştirmemiştir? Bugün bile Hz Ali başka bedenle dünyada ise Hakiki Kuran-ı insanlara açıklasın ve insanlar yanlıştan doğruya gelsin.
Şimdi yukardaki bahsettiğim tarihi yalanlardan hareket edersek mantıklı bir soru sormuşsun. Ancak gerçek yaşanmış tarihten yola çıkarsak sorularının cevabı çok basit. Hz. Ali şehit edildikten sonra en son İmam Hüseyini yakalayıp bize Kur-an'ı ver diyen ömer alamayınca İmam Hüseyini de şehit etmişlerdir. Yani Hz. Ali hayatta olmadığından Hiç bir zaman da halifelik yapmamış olduğundan Kur-an'ı resmileştirmek gibi bir durumu da olmamıştır. Olsa da bunu niye yapsın. Yapsaydı peygamber resmileştirirdi değil mi?
Bugün Hz. Ali'nin binbir sıfatından biri olan Pir Zöhre Ana aynı Ehlibeyt gibi aynı diğer evliyalar gibi Kur-an'ı dilde herkese okuyor zaten. Duymak isteyen gelir önce bir saygısını gösterir, iman getirir sonra da böyle bir nasipten kısmetini alır gider. Tabi Allah kısmet ederse. Kabul edersiniz ki Allah her kese aynı şeyleri kısmet etseydi bugün ateistler diye bir şey olmazdı değil mi? İşte Zöhre Ana'nın da evliya olduğunu görmek bilmek ve de kabul etmek de bir nasip kısmet işidir. Tıpkı peygamberimizi görüp de onu kabullenmeyen geçmişteki kafirlere peygamberimizi kabullenmek kısmet olmadığı gibi...
meay yazdı:Eğer Hz Ömer döneminde uydurma bir Kuran yazıldı ise altta verdiğim Kuran mucizelerine bir bakın..Ve daha yüzlerce ayette farklı mucizelerin çok büyük bir bölümü geçmiş yüzyılda keşfedilmiştir.Bu ve bunun gibi yüzlerce mucizeyi barındıran Kuran-ı Kerim içindeki bu sırlı bilgileri Hz Ömer hangi teknolojik araçlarla tespit etti, nasıl yazdı..(Ki bunu Hz Muhammed uydurdu diyenlere de aynı cevabı verebiliriz)sizi anlamakta güçlük çekiyorum.Bu bilgilerin keşfediliş tarihi 5 ila 150 yıl arasındadır..Bahsettiğiniz yıllarsa 1400 yıl öncedir.
Kur-an'ın bugün ki geldiği şekli ömer dönemindeki şekli değil ki. Tamam ilk yazanlar ömer osman ve ebubekirdir. Ancak her dönemde bugüne gelene kadar yine değiştirilmeye devam edilmiştir. Neden? Geldiği her dönemdeki insanlara hitap edebilsin böylece de onları inandırabilsin diye...
Hatta tarihte ömer osman ve ebubekir zamanlarında tekrar yeniden yazıldığını söylüyor zaten. Yani her halife döneminde tekrar yazılmıştır. Eskisinin ise kafa karışıklığı yaratmasın diye yakıldığı bile anlatılıyor. Tabi her tarihçi ayrı şeyler anlattığı için gerçekleri yine tek bilen Allah ve de Onun evliyalarıdır. Bugün de Pir Zöhre Anadır...
O bilgilerin keşfedildiği dönemlerde de Kur-an değişikliği devam etmiştir. Bugün de devam ediyor yarın da devam edecektir. Daha akp yeni iktidara gelmişti. Çok iyi hatırlıyorum bir tv haberlerinde tayibin talimat verdiği, diyanetin Kur-an'ı yeniden tercüme ettireceğini kendi kulaklarımla durdum. Peki acaba Kur-an yeniden tercüme ettirilirken neler değişti acaba? Bunu açıkladılar mı; tv'lerde herşey tartışılıp insanlar bilgilendirilirken nelerin değiştiği ve ya nasıl değiştirileceği neden tartışılmadı veya insanlara anlatılmadı?
Bu tarihte hep böyle olmuştur. Hükümdarlar sahte din alimlerini kendi yanlarına çekerek kendi işlerine geldiği gibi Kur-an'ı yeniden yazdırmışlardır. Dört kadın evliliği de bunlardan biridir mesela. Sırf padişAhların haremlerine doldurdukları kadınları haklı ve islama uygun göstermek için sonradan yazdırdıkları uydurma ayetlerdir...
meay yazdı:Yeni keşfedilen ve her geçen gün yeni yeni mucizeleri ortaya çıkan Kuran-ı Kerim ilk günkü orjinalliğindedir.Ayrıca önceki tahrif edilmiş tüm kitaplardan sonra yeni Peygamber ve Kitap gelmiştir.Oysa ki son kitap Kuran-ı Kerim ile beraber son Peygamber Hz Muhammed (S.A.V) ile beraber başka kitap ve yeni peygamber gelmemiştir, gelmeyecektir.Çünkü buna gerek yoktur.Kuran-ı Kerim ilk günkü gibi bugün vardır ve Kıyamete kadar da var olacaktır…Allah adaletlidir ve mesajını tüm insanlığa ulaşacağını vaad etmiştir…
Kur-an'ın son kitap olması tamamen kıyametin kopacak olmasındandır. Kıyametin kopmasının sebebi de insanların Allah'ın kendilerine gönderdiği dört kitabı da değiştirip kendilerine göre yeniden yazıp yorumlamak suratiyle yoldan çıkmalarından kaynaklanıyor...
Evet gerçek Kur-an hiçbir zaman değiştirilemeyecektir. Ancak O değiştirilemeyecek orjinal Kur-an evliyaların dilinde gelip giden Onların insanlara nefeslerinde aktardığı Kur-an'dır. Tıpkı ömerin İmam Hüseyinden isteyip alamadığı, alamayınca da şehit ettiği İmam Hüseyin'in dilindeki Kur-an gibi...
meay yazdı:Kuran ayet sayısı konusunda ihtilaf yoktur.Kuran-ı Kerim daha önce de belirttiğim üzere noktasından virgülüne kadar aynıdır.
Genellikle halkın dilinde dolaşan Zemahşeri'in 6666 ayet sayısıdır.
Bu ihtilaflar ayetlerin numaralandırılmasıyla ilgili olup, Kur'an'ın metni ve muhtevası ile ilgisi yoktur.
Akadaşım elindeki Kur-an diye okuduğun kitabın içindeki ayet sayısını bir sayarmısın? Ondan sonra tartışalım. Tarihte her yalana bir kılıf mutlaka uydurulmuştur. "Minareyi çalan kılıfını hazırlar " sözü de burdan gelmektedir...
meay yazdı:2009 senesi verilerine göre sadece Türkiye’de lisans almış 90.000 civarında hafız mevcut iken(dünyadaki hafız sayısı konusunda bilgim yok) ve dünyada belkide yüzbinlerce hatta milyonlarca Kuran-ı Kerim varken ekleme yada çıkarma yapıldığında nasıl haberleşildiğini ve nasıl ekleme çıkarma yapıldığını açıklarmısınız.Tüm Hafızlar’da ve mevcut Kuran-ı Kerim’lerde nasıl düzeltme yapılıyor.Üstelik bu şekilde 1400 yıldır…Hiç falso vermeden…
Kur-an iktidarlar eliye değiştirilmiştir. Yanlarına aldıkları çıkarlarına düşkün sahte din alimlerini alet ederek bu işler yapılmıştır. Geçmişte halifelik sayesinde bu diğer ülkelerin iktidarlarına kabul ettirilmiş olup bugünde tıpkı Türkiyedeki diyanet benzeri devlet kurumlarıyla yapılmaktadır. Tabi diğer dinci ülkelerde diyanete karşılık gelen kurumlar ne ise. Yani iktidarın hükmettiği bir din kurumundan bahsediyorum...
1400 yıldır her gelen evliya bu gerçekleri anlatmışlardır. Bunun karşılığında ise asılıp kesilmişlerdir. Sürgün edilmişlerdir. Yoksa tarihte evliyalar insanlara yanlızca Allah ile ilgili gerçekleri anlatan elçilerdir. Neden asılıp kesilsinler? Demek ki birilerinin damarına basmışlardır ki ondan?
meay yazdı:Programlarda ki fikir ayrılıkları genellikle Kuran ayetleri konusunda değil de yapılan uygulamalarla alakalıdır.Zaman zaman müfessirlerin farklı görüşleri olmuştur.
Ayrıca Ayet’lerin ne anlatmaya çalıştığını insanlar arasında tartışıyorsa buda Kuran’ın zenginliğidir..Her okuyan farklı açıdan bakıp bir şeyler öğrenmesi kötümüdür.Sizin elinizde Kuran değilde herhangi bir kitap olsa bunu 100 defa okusanız ve her okuyuşunuzda farklı özelliklerini keşfediyor olsanız bu kitabın özel bir kitap olduğunu herhalde kabul edersiniz…
tv programlarında çok çıktılar. Bir bir ayet için hayır şöyle demek istiyor derken diğeri hayır böyle demekistiyor diye çok tartıştılar. Bunlar ise hepsi kendince Kur-an yazan insanlardı. İnsanlar bunların peşlerinde ayrı ayrı gidiyorlar. Her insan birinin yazdığı okuyor. Mesela özellikle cemmat ve tarikatlerden hiç biri diğerinin okuduğu Kur-an'ı okumaz. Neden acaba? Madem hepsinde aynı şeyler var bu ayrım niye?
Acaba hangisinin okuduğu Kur-an ile gerçek müslüman olunuyor? Hangisinin okuduğu Kur-an orjinal?
meay yazdı:Hz Ömer veya Hz Osman Hz Ali’ye neden kin gütsün anlayamadım.Bu insanlar halife olduklarında Hz Ali 2 sine de biat edip omuz omuza savaştı..Hz Ali korkak yada iki yüzlü olmadığına göre neden karşı gelmedi.Güçlüydü ve arkasında onu destekleyecek çok insan vardı.Ama onların hilafetini kabul etti ve birlikte bu yola baş koydu öyle değil mi?
Yazılan yalancı tarihe göre mantıklı sorular. Ancak yaşanılmış gerçek tarihe göre saçma sorular. Çünkü yukarda belirtmiştim. Hz. Ali, ömer osman halifeyken hayatta değildi...
Ehlibeyti sevenler yani Aleviler hiçbir zaman ömer ebubekir ve osmanın halifeliklerini kabul etmemişlerdir. İşte bugünün ayrımcılığı burdan geliyor. Yani islama ayrılık tohumlarını ekenler ilk ömer osman ve ebubekir olmuşlardır. Onların halifeliğini kabul etmeyen insanlar asılıp kesilip malı mülkü ellerinden alınıp kendi halifeliklerini kabul eden insanlara hediye edilmişlerdir...
İşte o asma kesme baskılarıyla ömerin saldığı korkuya bugün ki tarih kitaplarında ömerin adaleti deniyor. Ne adalet ama...
meay yazdı:Hem Sünni toplulukta çocuğuna yezid ismini veren kimse gördünüz mü? Oysa ki Ali Hasan Hüseyin isimleri ne tarafa baksanız görürsünüz.Yani Ömer’in soyundan olupta Ehlibeyt’ten nefret edildiğinin doğru olmadığının da işaretidir bu…
sünni kesimde Hasan Hüseyin verecek tabi. Hasan ve Hüseyinin sünni kesme ne zararları olmuşta isimlerini vermeyecekler. Oysa Alevi kesimde istisnalar hariç doğru dürüst gerçek Aleviliği bilen hiç bir Alevi çocuğuna ömer osman ebubekir ismini vermezler. Neden acaba? Yoksa onlardan olumsuz birşeyler gördükleri için olabilir mi?
meay yazdı:Allah Birdir, eşi ve benzeri yoktur tanımlamasını kabul edip tüm evliya zatların aslında Hz Ali’nin kendisi olduğunu ve Hz Ali’nin de haşa Allah olduğunu söylemeniz ilginç.Çünkü eşi ve benzeri yoktur demek tasavvur edilebilecek veya düşünülebilecek hiçbir şeye benzemez demek iken tasavvur edilebilen insan kılığına girmesi Allah’ın kendini muhtaç insan kılığına sokması..Tekrar söylüyorum Zöhre Ana’yı yaşına hürmeten ellerinden öpüyorum..Fakat oda sizin gibi benim gibi yemeye, içmeye, uyumaya muhtaçtır.Hastalanır iyileşmek için tedavi olur, Rabbine her an muhtaçtır.Dua eder, ibadet eder vs. Söylediğinizi tekrar okudum Zöhre Ana, Hz Ali’dir Hz Ali’de Allah’tır demişsiniz.O zaman Zöhre Ana’da mı Allah’tır ? (haşa ve kella)
Allah'ın eşi benzeri yoktur biz de kabul ediyoruz. Biz de Allah'ın haşa ikinci bir eşinin olduğunu veya Allah'a benzer ikinci bir Allah olduğunu iddia etmiyoruz zaten. Bunu iyi görmek lazım. Biz diyoruz ki Allah kendini insanlara anlatmak için nurundan bir parça insan bedenine sokup ona kendi ruhundan can vermiştir diyoruz. Sonuçta Allah'ı en iyi anlatacak olan, yine Allah'ı en iyi bilen, Allah'ın kendisidir değil mi?
Siz sürekli şekle takılıp kalıyorsunuz. O yüzden beden olarak yanlız görebiliyorsunuz. yiyen içen bedendir. Siz öyle görüyorsunuz. Oysa mana olarak keramet gösteren, ilim ışık saçan ruhtur. O bedenin içindeki Allah'ın nurundan gelmiş ruhu görmek lazım. Yoksa şekilcilikle aynı bugünün kendine müslüman diyen insanlar gibi saça sakal cübbeye ve türbana takılıp kalırsınız...
]"Peygamber kendini halka gösterdiğinde manası gizliydi. O yüzden halk ondaki sakala ve hırkaya takıldı. Ondaki manayı göremedi." Mevlana
İşte yine bir evliya olam Mevlana'nın bu sözü bugün kendine islam ülkesi diyen milletlerin mağara adamı gibi çula sakala bürünerek peygamberimiz gibi yaşıyoruz bahanesiyle gerici ve ilkel koşullarla yaşamasının sebeplerini o kadar güzel açıklıyor ki?
Bu arda Zöhre Ana Allah'mıdır? sorusuna ben bir şey demiyorum. Kafası çalışan bir arkadaş olarak zaten siz yürütmüş olduğunuz mantıkla cevabını kendiniz vermişsiniz...
meay yazdı:Allah kendini ateiste’de gösterir..Ateist her şeyi tesadüflere bağlar oysa Allah, onun vücudunda muhteşem bir makine var etmiştir.Onu da görme duyma yeme içme gibi nimetlerle donatmıştır.Ona da rızık verir.Ev, araba verir, eş verir, çocuk verir, rızık verir, ömür verir, nefes verir, sağlık verir..Verir de verir.Gözünün içine soka soka verir.Ama hepimize olduğu gibi gerçekleri görecek kadar zaman verir.Ve elbet ömür son bulur..Dolayısı ile bu yorumunuza katılmıyorum..
Her şey nasip kısmettir. İnsanların peygamberi kabul etmesi islama girmesi, Allah'ı bilmesi nasip kısmet işidir. Adam her türlü Allah'ın mcizelerini görür de nasip olmadığı için onu bir türlü kabullenmez. İşte Pir Zöhre Ana da bugün evliya olduğunu bir sürü kerametleri ve mucizeleriyle insanların gözlerine soka soka gösteriyor. Ancak her kez bunun farkında değil. Farkında olanların bazıları da bunu tam manasıyla göremiyor. Dedim ya nasip kısmet işi...
meay yazdı:Sevgili Hüseyin150 nickli arkadaşım öncelikle güzel düşünceleriniz için teşekkür ederim.
Kuran-ı Kerim’in neden değiştirilmediğini izah etmeye çalıştım..Fakat soruna şöyle cevap vermeliyim..Kuran-ı Kerim’de Yüce Allah’ın O’nu biz indirdik ve biz koruyacağız demesi Allah’ın bir vaadidir.Allah’ın vaadi Hak’tır..
Kur-an'ın değiştirilemeyeceğini teminatını yine değiştirilmiş Kur-andan veriyorsun. Ancak bunun nasıl olacağını açıklayamıyorsun. Şimdi sen hükümdar olsan art niyetli olsan, Kur-anı değiştirmek istesen birkaç tane sahte din alimi oluşturup alıp insanlara Kur-an iyi anlaşılsın diye yeniden düzenleyeceğiz desen kim sana nasıl mani olacak. Çıkıp da bir insan kelle koltukta Kur-an'ı değiştiriyorlar der mi? Dese kim inanı kim ne yapabilir...
Oysa bizim anlattığımız gerçeklerden yola çıkarsak evet Kur-an'ı Allah koruyor. Nasıl? Evliyalar sayesinde. Evliyaların diline Kur-an'ı yanlızca verdiği için, insanlar Onu ele geçiremediği için hiç bir kötü emeline de kavuşamıyor. Evliyalar sayesinde Kur-an bütün orjinalliğiyle Onların dilinde bütün kötülüklerden uzak emniyetli bir şekilde varlığını sürdürmektedir. Değiştir değiştirlebiliyorsan. Kralı gelsin, dünyanın bütün ordusu gelsin O evliyanın bedenini öldürebilir ancak O Kur-an'a hiçbir zaman sahip olamaz. Bak biz nasıl korunacağını gayet mantıklı olarak izah edebiliyoruz...
meay yazdı:Sevgili Şaduman nickli arkadaşım,
Kuran tüm insanlığı doğruya çağıran bir hidayet rehberidir. Allah Kuran'ı, iman edenlerin gereği gibi anlayabileceği bir Kitap olarak göndermiştir. Müminlerin Kuran'ı anlamalarını sağlayan en önemli vasıfları ise vicdanları ve samimiyetleridir. Şeriatle yönetilen ülkelerde dirlik, birlik yok. Hatta insanlık onurundan çok uzak yaşıyorlar demişsiniz.. Dünya’da anayasa olarak Kuran-ı Kerim olarak kabul edipte bunu gerçek anlamda uygulayabilen bir ülke yok.
Hem Kur-an'a dayanan şeriatle yönetilip hem de uygulanamıyorsa demek bir yerde bir terslik var. Ayrıca madem uygulanmıyor bu her yere şeriat getirmeye çalışma sevdası nerden geliyor. Şu anki dünyadaki ilkel islam ülkelerine bakarmısınız. Düşünsenenize dünyanın her tarafına şeriat getirilmiş her taraf müslüman olmuş. Bütün dünya yirmibirinci yüzyılda bir anda mağara döneminde yaşayan insanlarla doluyor. Tıpkı afganistan, ırak, arabistan vs. ülkeler gibi...
Hani nerde o elinizdeki Kur-anın hidayeti. O Kur-an'a inanıp da bir tane örnek gösterilecek toplumun olmaması aslında o Kur-anın aslında koca bir yalandan ibaret olmasının en büyük ispatı değilmidir. Bahane üreterek ilkelliği ortadan kimse kaldıramaz. Ancak gerçekler peşinden gidilerek aydınlığa çıkılabilir. O gerçek de bugün Pir Zöhre Anadır...
meay yazdı:Önceki kitaplar neden korunmadı Kuran-ı Kerim neden korundu diye sormuşsunuz..Bu konuyu net anlamak lazım.
1- Daha önceki peygamberler, belli kavimlere ve belli bir süre için gönderilmişlerdir. Onların kitapları da sadece o kavimler ve belli bir süre için geçerlidir. Onun için ALLAH onları koruma altına almamıştır. Çünkü o peygamberin gönderildiği süre dolunca veya kitabı tahrife maruz kalınca ALLAH peşinden başka bir peygamber ve başka bir kitap göndermiştir. Ama bizim Peygamberimiz (sas), bütün zamanlar ve mekanlar için gönderilmiş son peygamberdir. Ondan sonra peygamber gelmeyeceğine göre, eğer ALLAH O’na (sas) verdiği Kur’an’ı korumasaydı, daha sonraki asırlarda gelen/gelecek insanların doğru yolu bulmaları mümkün olmazdı.
Her dönemde gönderilen peygamber gelip Allah'ın varlığını ve birliğini anlatmış ancak insanlar bunu yanlış yönlere çekip kendi çıkarlarına göre değiştirip yoldan çıkınca bu sefer başka bir peygamber ve kitap gönderilmiştir...
Peygamberimiz de aynı şekilde düzen bozulunca tekrar insanlara Allah'ın varlığını ve birliğini anlatmak için gelmiş, ancak sünni kesim tarafından islam kendi çıkarlarına göre yeniden yazılıp çizilip yoldan çıktıkları için bu sefer de yeni bir peygamber değil de kıyamet kopacaktır...
Yani sebep hep aynı. İnsanların kendilerine gönderilen Hak yolundan çıkmış olmaları, dini kendilerine göre değiştirmiş olmalarıdır.İnsanlar yoldan çıkmasa Allah'ın gönderdiği din değiştirilmese, Kitabı değiştirilmese kıyamet niye kopsun değil mi? İnsanlar Allah'ın gönderdiklerini değiştirmeseydi peygamberimize kadar yeni yeni bir peygamberler gönderimeyecekti. Peygamberimizden sonra da yine din değiştirilmeseydi kıyamet kopmayacaktı...
Kıyameti getirecek olan aslında Allah değildir. İnsanların kendisidir...
meay yazdı:Yine bazı Peygamberler gelmiş, gönderildiği ümmetleri tarafından öldürülmüştür. Ama Hz. Musa, Hz. İbrahim, Hz. Muhammed (asm) gibi bazı Peygamberlerini de muhafaza ederek korumuştur.
İşte aynı durum kitaplar için de geçerli olabilir. Diğer kitapların değiştirilmesine müsaade eden ALLAH, hususi olarak lütfuyle Kur’an’ı Kerim’in değiştirilmesini engellemiştir. Bu sebepten dolayı Kur’an’ın özel koruması altında olduğunu belirtmiştir. Hz İbrahim’i ateşten yakmayıp koruyan ALLAH, Kur’an-ı Kerimi de değişiklikten muhafaza etmiştir.
Bazı peygamberler öldürülmemiş olabilir ancak bir sürü eziyetler çekmiştir Aynı yola çıkar.Yani her peygamber insanlar tarafından öldürülse de öldürülmese de eziyetler görmüştür. Allah'ın peygamberine acımayan insanlar Kitabına mı acıyacaklar. Nasıl ki her peygamber eziyetler görmüşse her kitap da değişikliğe uğramıştır...
meay yazdı:3- Kur'an'dan önce gelen ve bugün elde mevcut bulunan İlâhi Kitabların hiçbiri, ALLAH'ın Peygamberlerine indirdiği semavi kitabların orijinali değildir.
Buna Kur-an da dahildir.Kabul etseniz de etmeseniz de. Diğer inançtaki insanlara sorun. Aynı onlar da sizin gibi kendi kitaplarının değişmediğini savunurlar. Mantık aynı mantık. Ancak bu mantıkla gerçeklerin önüne geçilemez. Yanlızca bu mantıkla insanlar kendi kendilerini kandırırlar...
.
[/QUOTE]
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a
(PİR ZÖHRE ANA)
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi