Selam yazdı:Sayın adgan,
ben şimdiye kadar sizine hicbir sekilde suçlama yapmadım.
Suçlama yapmıyorsun ama bizim değerlerimize hakaret içeren yaklaşımlar sergiliyorsunuz. Soru sorma şeklin çok saygısızca. Ben sana ailenden biri için; senin bilmem kimin tuvalete girip bilmem neyini sıyırıp taşa bilmem nereseini koyup oturunca şarkı söylüyor mu? diye sorsam mı doğru olur. Yoksa senin bilmem kimin olmadık yerlerde şarkı söyler mi? şeklinde sorsam mı daha doğru ve saygı çerçevesinde olur?
]Hz Ali normal insanların yaptığı herşeyi yaptığı halde normal bir insan gibi yaşıyorduyken nasıl Allah olabilir? şeklinde sorman ne demek istediğini açıklar zaten. İşin içine tuvaletmiş, cinsel ilişkiymiş sokman tamamen saygısıca bir tutumdur. Sorunu insanları kızdırmayacak şekilde daha kibar ve saygılı bir şekilde sorabilirsin. Önce sen bir kendinde bazı şeyleri ara sonra insanları eleştir emi...
Selam yazdı:burada karsınızdaki sinirlendirip kötü söz söylettirip sonrada bak böyle konusursan bizde seni atarız tarzında bir yaklaşıma girecekseniz bunu yapmayın.
Sen kendi kendinle mi konuşuyorsun yoksa şeytanla mı konuşuyorsun anlamadım. Bu vesveseleri öyle kim kafana fısıldıyor?
Selam yazdı:kötü söz sahibine aittir. kendinize gelin. sen Allahın bir insan sıfatınada yaratıldıgına, onun hz. hasan ile hz. hüseyinin babasının haşa bir allah oldugunu ve hz fatıma ile cinsel ilişkiye girererek hamile bıraktıgına inanacaksın. insan gibi dogduguna ve öldügüne inanacaksın bu garip olmayacak benim yazmammı garip olacak.
benmi tuvalette o dedigini yaparken bunları düşünmüşüm yoksa başkalarımı.
Aynı şekilde saygısızca sorulara devam etmişsin...
Cinsel ilişkiymiş, tuvaletmiş, hamilelikmiş, bunlar insan bedenine ait hareketlerdir. Biz İnsanın içerisindeki ruh'tan bahsediyoruz. Allah'ın bir nuru yeterli. Biz demiyoruz ki koskoca Allah gelip bir insan kalıbına kendini sığdırmış. Olayları dar düşünme biraz geniş düşünmeye bak. Olaylar hep şekilci yaklaşıyorsunuz. Manayı görmezden geliyorsunuz. O yüzden bugün saça, sakala, sarığa, türbana takılıp kalmışsınız...
Allah kendisinin bir nurundan bir bedene ruh vermiş ve o Allah'ın nurundan yaratılmış insan görüntüsündeki Allah kerametler gösterip, ilmini ve ışığını gösterip zaten kendisinin Allah olduğunu ispatlıyor...
Misal Allah herşeyi önceden bilen tek yüce varlıktır diyoruz değil mi? Her türlü şifayı verendir diyoruz değil mi? Bunlar gibi bir sürü özellikleri vardır. Ve bu özellikleri yanlız kendisine mahsustur. Peki bugünün evliyası olan Pir Zöhre Ana da her şeyi önceden biliyor. Zöhre Ana'nın kerametlerinin anlatıldığı bölümü bulursanız ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız. Aynı şekilde Zöhre Ana'nın da bugün iyileştiremediği hastalık yok, özellikle doktorların bu hasta birgün bile yaşamaz dediği hastaları iyileştiriyor, Doktorun senin kesinlikle çocuğun olmaz deyip de senelerce çocuğu olmamış ailelere cocuk vermesi o ailelerin Zöhre Ananın duasını aldıktan sonra çocuklarının olması bunlara ne diyeceksin? Biz laf olsun diye birşeyleri söylemiyoruz. Gördüklerimizi ve yaşadıklarımızı yaşıyoruz. Dolayısıyla gördüklerimizle inancımızı savunuyoruz. Öyle ne olduğu belirsiz kitaplardan okuduklarımızla değil...
Selam yazdı:ben bir insana nasıl haşa allah dersiniz bunun tutarsızlıgını göstermek istiyorum. Allah insani her şeyden sekil olarakta ihtiyac olarakta uzaktır.
bu görüş ilk önce yahudilerde sonra hristiyanlarda başlamıştır. bakıyorumki sizde kapmıssınız.
Biz rastgele öyle sıradan bir insana Allah demiyoruz ki. Diyoruz ki Allah kendi nurundan bir damla almış ruh olarak bunu bir insan bedenine yerleştirerek ve İnsanlara kendi yüceliğini yine kendisi anlatmıştır. Yani bu görevi de kendisi yapmıştır. Bunun sebebi de insanoğlu nefsinin kölesi olduğu için Allah direk peygamberlik görevini rastgele bir insana vermiş olsaydı, o insanın bunu ne şekil kullanacağını az çok hepimiz tahmin ederiz. Nitekim ömer Ehlibeyti şehit ederek sıradan bir insanın ne kötülükler yapabileceğini, Allah'ın insanlara verdiği dinini nasıl siyasete ve şahsi heves ve çıkarlarına alet ettiğini biliyoruz...
İşte Allah kendi yüceliğini dosdoğru ve gerçek olarak insanlara anlatmak için nefisten arınmış evliyaları kullanmıştır. O Evliyaların dili nefesi ve ruhu Allah'ın kendisidir. Yanlızca insanlara kendini direk göstermediği için insan bedeninde göstermiştir o kadar. Çünkü Allah'ı direk olarak kimse göremez. Onun yüceliği her şeyi kasıp kavurur.Bu yüzden insan bedende kendini göstermiştir...
Selam yazdı:yoo Allah o kudrete sahip. peki allah kendi gibi bir allah daha yaratmaya gücü yetermi. bu da mümkün degilmi. önemli olan su; Allahu teala ne yapabilir ne yapamaz degil. Allah neyi yapar neyi yapmaz. bunu neden biliyorsun. derseniz. Kuranı kerim ve hz muhammedden. hristiyanların neden cehennemlik oldugunu anlatırken kuran onlar;
“Yahudiler, ‘Uzeyir Allah’ın oğludur’ dediler! Hıristiyanlar da, ‘Mesih (İsa) Allah’ın oğludur’ dediler. Bu onların ağızlarıyla geveledikleri sözlerdir. (Sözlerini) önceden kâfir olmuş kimselerin sözlerine benzetiyorlar. Allah onları kahretsin. Nasıl da (haktan bâtıla) döndürülüyorlar!” (9/Tevbe, 30)
denir.
Öncelikle Kur-an orjinal değil dediğimiz halde bize ondan örnek veriyorsunuz. Hz. İsa da Hz. Muhammed de, Hz. Musa da Allah'ın kendisidir. Onun için yalan ayetlerle karşımıza kimse gelmesin...
Hiristiyanlar cehennemlikse tüm sünni kesim de cehennemliktir o zaman. Çünkü aynı şeyi yapıyorlar. Hiristiyanlar İsa'yı tanıyıp, Hz. Muhammedi inkar ediyorlar. Sizler de Peygamberi tanıyıp, Sonradan gelmiş geçmiş evliyaları aynı şekilde inkar ediyorsunuz. Sonuçta hepsi Allah'ın elçisi olduğuna göre her kim Onları veya herhangi birini inkar ediyorsa hepsi cehennemliktir...
Selam yazdı:rabbimin rahman sıfatı o kadar büyüktür ki, kendisine insan olarak dünyaya geldigini söyleyen, gönderdigi kuranı kerimi koruyamadıgını ve 2 insanın degiştirebildigini ve "kuranı ben indirdim ve koruyusu benim" dedigi halde
inanan, kuranda farz ettigi namaz bir baska orucu bir baska yapan seni bile rahmetinden mahrum etmeyip verilen mühlete kadar yaşamana ve sana rızk vermeyi kesinlikle kesmiyor. asıl sen bunları düşün. ve ben sana yine hakaret etmedim.
Allah öyle yücedir ki göndediği dini olduğu gibi kendilerine göre değiştirmiş, Kur-an'ı değiştirmiş, evliyaları tanımayan, erkek ile eşit yarattığı kadını ikinci sınıf görüp çula beze sarmalayan, sizin gibileri bile yine her şeye rağmen insan yerine koyup koruyup kolluyor...
Görüyormusunuz şu yüceliği...
Selam yazdı:ya allah aşkına düşün. allah ete kemige bürünecek kadar basitmi ya. o nurdan var olan bir varlık. allahı ne hallere koyuyorsun. Allaha olan inancın ve saygın bu kadar basit olmamalı.
Allah nurdan varolan bir varlık da o nurundan ufak bir parçayı bir insanın bedenine koymaktan aciz mi haşa? Basit düşünen senmisin benmiyim?
Selam yazdı:sahihi buhariyi ve sahihi müslimi kabul etmeyen ilahiyatcı göster. tavuktan kurban olan ve kadın programlarında boy gösteren ilahiyatcılar haric.
İlahiyaçılar hepsini kabul etseler ne olacak ha bugünün yalancı ilahiyatçıları ha bilmem kaç yüzyıl öncenin yalancı ilahiyatçıları...
Buharisiymiş bilmem kimiymiş bu hadisçiler peygamberden ikiyüz yıl sonra dünyaya gelmiş insanlardır. Onlar da kendilerinden ikiyüz yıl öncesine ait sağdan soldan topladıkları yalan yanlış bilgileri hadis diye insanlara yutturmuşlardır. Farkeden nedir? Zaman ayrı, insanlar ayrı ama sistem aynı sistem. Bir sürü geçmişe ait yalan yalan yalanlar...
Selam yazdı:mevlanaya, pir sultana... bunlara sen evliya diyosun ben degil.
bu kişilerin nasıl hadis topladıgını bir ögren ilk önce. sonrada laf söylemeden bir daha düşün.
Senin bugün Kur-an diye okuduğun kitabın içinde az çok iki doğru kelam varsa o da o evliyalar sayesindedir. Bak mesela o Kur-an diye okuduğun kitapta
]-Allah şah damarından insana daha yakındır
]- Kur-an'ın bir mucizesi gibi gösterilen tuzlu su ile tatlı suyun birbirine karışmadan akması
gibi konular Mevlenanın Mesnevisinde de geçiyor. Ne garip tesadüf değil mi? Üstelik Mesnevi daha anlamlı ve manalı olarak bu konulardan bahsediyor. Yani Mevlananın bu yazdıklarının çalınıp Kur-an diye okuduğunuz kitaba yerleştirilmiş olduğu o kadar apaçık ortadaki. Karşılaştırman yeterli. Bak bakalım hangisi seni daha çok düşünmeye sevk ediyor. Hangisinde daha derin manalar yatıyor. Ha bu arada Mesnevi de sünni kesim tarafından bazı yerleri değiştirilmiştir. Bunu da bilmende fayda vardır...
Evliyalara inanmaman konusuna gelince, Nasıl ki geçmişteki kafirler peygamberimize inanmadılar diye peygamberlik gerçekliğini ortadan kaldırmadıysa, sizlerin de evliyalara inanmamnız Onların evliyalık gerçekliğini ortadan kaldırm az...
Selam yazdı:Allah daha öncede kitabını gönderdi ama en son kitap olan kuranı kerimi koruyacagınıda bildirdi. ve kuranı kerimden sonra da bir büyük kitap gelmemesi veböyle bir inanc gelememesi bir nevi kuranın son kitap olmasının bir delili görülebilir. Allah bir kitabı degiştirilmeden muhafaza etmeyi haşa beceremdi de ondan sonra insanlar ilemi yaydı ilmini.
Kur-an'dan sonra bir kitap daha gelmemesinin tek sebebi kıyametin kopacak olmasıdır. Yani kıyamet kopacaksa bir kitaba daha ne gerek var. Bugüne kadar gelen her kitabı değiştirien insanoğlu akıllanmadı da bundan sonra mı yola gelip akıllanacak. Kaldıki diğer kitapların değiştiğine inanıyorsanız Kur-anın değiştirilmediğine niye inanmıyorsunuz. Hepsi de Hak kitabı değilmidir?
Allah'ın ilmini evliyalarla yayması seni niye bu kadar şaşırtıyor anlamadım. Sonuçta size göre peygamber de bir insan değil mi? Eee peki Kur-an'ın Allah tarafından bir insana(peygambere) verilerek gönderildiğine inanıyorsunda neden ilmini insanlarla(evliyalarla) yaymasına inanmıyorsun. Bunun Allah'ın büyüklüğüyle ne alakası var. Kaldı ki insan dediğiniz bizim gibi sıradan insanlar değildir. yanlız beden olarak insadırlar. Ancak Ruh Allah'ın bir nuruna aittir...
Kur-an değiştirilmez gibi bir saçmalıktır gidiyor. Yahu bugün bir padişah düşün. Aldı yanına satılmış din alimi kisvesi adı altında bir yalancı ve sahtekar din adamını. Bazı bahaneler uyduruarak mesela daha rahat anlaşılsın diye Kur-an'ın bazı yerlerini yeniden din adamların toplayıp ayarlayacağız dese kim padişaha kafa tutup da bunun önüne geçecek. Nitekim bu böyle de olmuştur. Gemişte emevi ve osmanlı hükümdarları aynen bunları yapmışlardır.Kafalarına göre değiştirmilerdir. Kimse de çıtını çıkaramamıştır...
Selam yazdı:o kadar hafız vardı kuranı peygamber efendimiz hayatteyken ezberleyen ve onu yaşatan. onlara ne yaptı Hz. Ömerle Hz. Ebubekir paramı yedirdi. "siz dediklerimizi söyleyin bosverin gerisini" mi dediler.
Koskoca peygamber kendisi yazmayı bilmiyormuydu da hafızlara ezberletti? Kendisi zamanında gelen her ayeti yazıya döker bırakırdı. Bu o kadar zor değildi ki. Sonuçta hafız dediğiniz senin benim gibi nefis sahibi sıradan insanlar. Bunlar unutabililer, şaşırabilirler, satın alınabilirler, başka hevesleri için kullanabilirler. Peygamberler bu adamların nelerine güvenip de Allah'ın kitabını bu insanlara emanet edecekmiş...
Sonuçta Kitap peygambere yolandıysa O Kitap ile ilgili her şeyi yapmak da peygamberin görevleri arasındadır. Buna yazılması gerekiyorsa yazmak da dahil...
Onun için peygamberden sonra bütün yazılan her şey yalan yanlışdan başka birşey değildir. Dediğim gibi doğru olan iki tane kelime varsa o da veliyalardan çalıntıdır...
Selam yazdı:o sahabeler ki kendisinden her seferinde 3-4-5 kez büyük orduların karsısına 10 larca kez cıkan allah ve resülünü kendi canlarından daha cok seven,
islama gecince bir sahabeye "sen dininden dönmezsen hicbir sey yemeyecegim diyen annesine, anne 1000 canın olsa 1000 tanesinide önümde teker teker versen ben yinede dinimden dönmem" diyen sahabeninin hafızlarımı kuranın degişmesine razı oldular. Hiç düşünmezmisiniz.
Bunlar yalancı Kur-an'ı yazan dinci kesimin uydurduğu yalan masallardan başka birşey değildir...
Kur-an için başını veren İmam Hüseyindir. Her dönemde de Allah yoluna canını verenler, eziyet çekenler hep evliyalar olmuştur. Bu evliyalar her dönemde eziyet eden, şehit edenler ise bugün ki Kur-anı savunan kişiler olmuştur. Bırakın evliyaları, daha düne kadar sivasta 33 kişi canlı diri diri yakılmadı mı? Kim yaktı? Tabi ki bugün ki Kur-an'ı savunan yobaz kesim...
Selam yazdı:dogru olduguna inandıgın sure ile cok ilgilisin belli. 2 side aynı sure. elham fatiha suresinin 2. ayetinin ilk kelimesidir. elhamdulillahi rabbil alemin.
alemlerin rabbine hamd(şükürler) olsun.
O kadarını ben de biliyorum. Ben onu bilinçli yazdım. ben onu ister fatiha ister Elham deyin yani adına ne derseniz deyin manasında yazdım. Böyle gereksiz teferruatlara takılacağını bilseydim daha detaylı yazardım. Yanlız fatihayı senin gibi yorumlamıyoruz. Onun yorumu çok farklıdır ki sizin kafalarını o yorumu hiçbir zaman alamaz.
Ayrıca Fatihanın sonunda da amin diye bir kelime yoktur. Orjinalinde amin kelimesi ile bitmez. Amin kelimesi sonradan Fatihanın sonuna eklenmiştir. Amin kelimesi hiristiyanlıktaki Amen kelimesinden gelip yerleşmiştir. Orjinal Kur-an'da böyle bir kelime yoktur. Bu gerçeği de burdan öğrenmiş ol...
Selam yazdı:birbirimize saygı göstermeden tartısamayacagız anlasılan.
sayın adganın bazı sözleri sinirlendirdi istemeden. kusurum olduysa okuyucular haklarını helal etmesini rica ediyorum.
Saygızlığı daha sen beşlerken saygı sınırlarını aşarak sorduğun sorularla başlattın. Önce kendinde hatayı ara sonra başkalarına bak. Yukarda da nasıl soru sorman gerektiğini az çok anlayacağın şekilde anlatmıştım...
Selam yazdı:son olarak;
yasin suresi ile bitireyim.
1.Yâ Sin.
2. 3. 4.(Ey Muhammed!) Hikmet dolu Kur'an'a andolsun ki sen elbette dosdoğru bir yol üzere (peygamber) gönderilenlerdensin.
5. 6.Kur'an, ataları uyarılmamış, bu yüzden de gaflet içinde olan bir kavmi uyarman için mutlak güç sahibi, çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir.
7.Andolsun, onların çoğu üzerine o söz (azap) hak olmuştur. Artık onlar iman etmezler.
8.Onların boyunlarına demir halkalar geçirdik, o halkalar çenelerine dayanmıştır. Bu sebeple kafaları yukarıya kalkık durumdadır.
9.Biz onların önlerine bir set, arkalarına da bir set çekip gözlerini perdeledik. Artık görmezler.
10.Onları uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir, inanmazlar.
11.Sen ancak Zikr'e (Kur'an'a) uyanı ve görmediği halde Rahmân'dan korkan kimseyi uyarırsın. İşte onu bir bağışlanma ve güzel bir mükafatla müjdele.
Ben de sana Evliyaların Allah'tan aktardıkları nefeslerinden bir iki dörtlük aktarayım;
]Cumayı kılar Ali'yi bilmez
]Kör olmuş gözleri gerçeği görmez
]Şeytana uyanlar yolundan dönmez
]İkrar_ı Muhammed secdeye inmez
]
Perşembemi bağlamıştır cumaye
Sahte namaz kılıyorlar havaye
Bağırıyo boşa çıktı semaye
Uydurdu kaydırdı kitap hedaye
]
]Muhammed Mustafa selammı verir
]Hacca gitmeynen hakkımı bilir
]Kesmiş kurbanını araba verir
]Yüzünden hacılık yapar kalbin kim bilir
... kaynak kitap: Mehtaptaki Erenler (Zöhre Ana )