hic yazdı:O zaman inandıgınız dogrunun kendisi bir celiskidir. Eger ki sizin eremeyeceginiz sırlar var ise o halde Piriniz size bir acıklama getirsin de bu celiskiden kurtulun.
Talipleri olarak ortalıkta böyle bocalamanız pek iyi birsey degil..
soru ortada; ]Ali Allah mı yoksa Allah'ın aslanı mı ?
Sevgili arkadaşım, nasıl bakarsan öyle görürsün. Onun için sabit bir pencereden bakmak yerine biraz daha olaylara genel bakmak lazımdır...
Bir insana mesela ne dersin. cin gibi insan, tazı gibi hızlı, tavşan kadar korkak vs. Ne yapmış olursun o insanın vasıflarıyla bize tanıtmış olursun. Bu sayede de biz o insanın karakteri ve kişiliği ile ilgili biraz da olsa bir bilgi sahibi olmuş oluruz...
Allahın da bir sürü sıfatları ve vasıfları vardır. Tektir. İlim de sınırsızdır. Kudret sahibidir. Her şeyi görür vs...
Allah'ın varlığından ve birliğinden haberdar olmamız, Allah'ın vasıflarından haberdar olmamız tamamen Evliyaların sayesindedir. Çünkü Evliyalar Allah'ın ilmini, ışığını ve kerametlerini direk bizlere görebileceğimiz şekilde yansıtan Allah'ın birer nurudurlar. Yani Allah'ın kendisidirler...
]"Allah ile oturup kalkmak isteyen Evliyalarla oturup kalksınlar" Mevlana
]"Evliyanın eli Allah'ın elidir." Mevlana
Onlar sayesinde bizler görmeden varlığına inandığımız Allah'ı en doğru bir şekilde tanır ve öğreniriz. Mesela Allah her şeyi önceden görendir diye inanırız. Evliyalar bizlere hayatımızda geleceğimizi önceden söyleyerek zamanı gelince de bu söylediklerinin çıkmasıyla aslında Allah'ın geleceği nasıl da önceden bildiğini canlı yaşatarak gösterirler...
İşte Allah'ın Aslanı da derken aslında Ali Allah'ın kendisidir. Aslan benzetmesi ise Onun bir vasfıdır. Hz. Ali'nin Hz. Muhammede dam eşiğinde bir sabah Aslan donun da gözükmesi sonucunda bu ismi almıştır. Ancak şekle değil manaya bakmalıyız...
Ali Allah'ın ilmidir deriz. Ali Allah'tır. Ancak Allah'ın ilmi diyerek aslında bir vasfını anlatmaktadır...
İnsanlar bugün ilim deyince sıradan insanlara ve kitaplara sarılırlar. İşte bunun yanlışlığını anlatıp insanlara gerçek ilmin ne demek olduğunu ve kaynağını anlatmak için Ali Allah'ın ilmidir deriz. Yani ilim kapısı olarak Hz. Ali'yi adres gösteririz. Neden çünkü insanlığa Allah'ın kendisini anlatması göstermesi, ete kemiğe bürünüp insanlığın arasına karışması Hz. Ali'nin ismiyle ve de onun binbir sıfatındaki evliyalarının dili ve nefesiyle olmuştur. Bu yüzden Allah'ın aslanı ve ilmi deriz. Çünkü insanlara Allah'ın gücünü kuvvetini ve bilgisini göstermesi Ali ismiyle olmuştur...
Allah'ın Hz. Ali sıfatına bürünmesi, sonra da Hz. Ali sıfatında bir aslan olarak, bir Pir olarak, bir peygamber olarak, ilim olarak değişik sıfatlarda kendisini göstermesi o kadar şaşılacak bir şey olmasa gerek. Sonuçta Allah direk kendini göstermiyor da Hz. Ali ismiyle ve sıfatıyla gösteriyorsa Hz. Ali Allah değil de ne olabilir...
Şununla karıştırmamak lazım. Allah Hz. Ali'yi bir insan olarak seçip hadi beni insanlara anlat dememiştir. Allah Hz. Ali sıfatında kendini gösterip insanlara kendi kendini anlatmıştır. Ancak bunu yaparken fazla sır vermediği için bizler tam çıplaklığıyla bunları göremiyor dolayısıyla da anlayamıyoruz. İşte ancak Pir Zöhre Ana gibi evliyalar gelip de kendileri ile ilgili gerçekleri anlatıp, üstüne bir de bunu ilmi ışığı ve kerametleriyle bizlere canlı olarak ispatlayınca ancak öyle görüp, öğrenip inanıyoruz. Bunları görmediğimiz zaman olaylara hep isim ve şekil üzerinden yaklaşmak zorunda kalırız. Bu da bizi bir yerlere götürmez. Onun için olaylara mana yönünden bakmak gerekir. Bunu da başımızda bir Pir olmadan çözemeyiz...
![[Resim: imza3cp.gif]](http://img29.exs.cx/img29/203/imza3cp.gif)