Piyasalarda dibi gördük mü?
A Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Murat Salar, “Piyasalarda dibigördüğümüzü düşünüyorum, ancak ekonomik anlamda henüz dibi görmedik” dedi.
A Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Murat Salar, piyasalarda bu hafta beklenen gelişmelere ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, yurt dışında bilançoların açıklanmaya devam edeceğini belirterek, yurt içi ve yurt dışı piyasalarda risk algılamasında pozitif yönde bir gelişme olduğunu dile getirdi.
Salar, piyasaların yükselişe geçtiğine işaret ederek, “Piyasalarda dibi gördüğümüzü düşünüyorum, ancak ekonomik anlamda henüz dibi görmedik. İşsizlik ve küçülme devam edecek” diye konuştu.
Finansal piyasalar tarafından bir toparlanma olduğunu, ABD'den ve Avrupa Merkez Bankasından pozitif yönde açıklamalar geldiğini ifade eden Salar, şunları kaydetti:
“Piyasalar açısından, krizin artarak devam etmeyeceğini düşünüyoruz. Buna bağlı olarak da finansal piyasalarda pozisyonlar alındı. Önemli tepkiler, yükselişler yaşandı. Ancak oldukça hızlı yükselişler yaşandı. Yani seviyeler bir miktar bu yükselişlerin hazmedilmesi ihtiyacına işaret ediyor. Dolayısıyla bir kar realizasyonu yaşamamız gerektiğini düşünüyoruz. Fiyatlardaki hızlı yükselişin yerini bir miktar sakinleşmeye bırakması gerekiyor. Tabii ki geçici bir satıştan bahsediyoruz. Bir düzeltme... Piyasaya yeni katılımcıların gelmesi için bir fırsat. Daha sağlıklı bir yükseliş için bir fırsat. Mayıs ayı başından itibaren özellikle borsada bir realizasyon süreci yaşanacak. 30 binin üzerinden alım yapılması bu şartlar altında biraz riskli olabilir. Endeksde 26 bin seviyelerine kadar bir gerileme bekliyoruz. O seviyelerden yapılacak maliyetlerin orta ve uzun vadede mutlaka pozitif katkı sağlayacağına inanıyoruz.”
“IMF ANLAŞMASI MAYIS AYINA KALACAK”
Salar, Türkiye'de IMF anlaşması beklentisinin devam ettiğinin altını çizerek, anlaşmanın Mayıs ayına kalacağını ve anlaşmanın gerçekleşmesiyle beraber bir kar realizasyonu sürecinin yaşanacağını bildirdi.
Döviz seviyelerinin ise yurt dışındaki gelişmelerle belirleneceğini vurgulayan Salar, global risk iştahının ve IMF anlaşmasının seviyeleri etkileyeceğini söyledi.
Salar, Merkez Bankasının faiz indirimlerinin gelecek dönemlerde de devam edeceğini düşündüklerini belirterek, şöyle konuştu:
“Türkiye 2003-2008 yılları arasında 'Yüksek faiz, düşük kur' politikası uyguladı. Şu anda çok net bir biçimde bu politikanın değiştiğini görüyoruz. Artık 'Düşük faiz, yüksek kur' politikasına geçmiş bulunuyoruz. Dolayısıyla faiz indirimleri olacaktır.”
Ekonomi Gündemi...
Konu Sahibi / Yazar
Kongo Madagasgar
Kategori / Forum
Ekonomi
Yorumlar / Cevaplar
584
Okunma / Görüntüleme
156121
Anket Borsa sizce ne olur...
Bu ankette oy kullanma yetkiniz yok.
22.000
4 (33.33%)
26.000
1 (8.33%)
19.000
3 (25.00%)
15.000
2 (16.67%)
30.000
1 (8.33%)
21.500
1 (8.33%)
* Siz bu anket için oy kullanmışsınız.
Toplam:: 12 (100%)
Ekonomi Gündemi...
Ekonomi Gündemi...
]Kriz dünya ekonomilerini vurdu [/color]
Küresel kriz, tüm dünya ülkelerini olumsuz etkilerken, 2009'da ekonomileri büyük ülkelerin milli gelirleri dolar cinsinden 40 ile 667 milyar dolar arasında azalacak.
A.A muhabirinin Uluslararası Para Fonunun (IMF) son verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye'nin 2008 yılında 729 milyar 443 milyon dolar olan gayri safi yurt içi hasılası (GSYH) 2009 yılında krizin etkisiyle 177 milyar 263 milyon dolar gerileyerek, 552 milyar 180 milyon dolara düşecek ama dünya sıralamasındaki 17'incilikteki yeri değişmeyecek.
Türkiye'nin milli gelirinin 2014 yılında artış eğilimiyle 644,8 milyar dolara ulaşması öngörülürken, bu rakam yine de kriz öncesi milli gelir rakamını yakalamayacak.
Dünyanın en büyük ekonomisi ABD'nin milli geliri 261,9 milyar dolar azalarak, 14 trilyon 2 milyon 739 bin dolara gerileyecek.
ABD'nin milli geliri 2014 yılında ise yaşadığı krize meydan okuyarak, 2,9 trilyon dolar artarak, 16,9 trilyon dolara çıkacak.
2009'da Japonya ve Çin'in milli gelirleri de krize inat sırasıyla 69 ve 431 milyar dolar artacak.
Buna göre 2009'da Japonya'nın milli geliri 4 trilyon 923 milyar 761 milyon dolardan 4 trilyon 992 milyar 846 milyon dolara yükselecek. 2014 yılına kadar ise Japonya'nın milli geliri 361,6 milyar dolar artacak.
Çin'in milli geliri ise 431 milyar 378 milyon dolar artarak, bu yıl sonunda 4 trilyon 832 milyar 992 milyon dolara yükselecek. Çin'in GSYH'si 2014'de 3,6 trilyon dolar artış gösterecek.
KRİZİN ETKİLERİ AVRUPA'DA DAHA BELİRGİN
Krizin etkileri en ağır İngiltere ve Almanya'da görülecek. İngiltere'nin milli geliri 667 milyar dolar düşerek, 2 trilyon 674 milyar 85 milyon dolardan 2 trilyon 7 milyar 49 milyon dolara gerileyecek.
Almanya'nın milli geliri ise 607,2 milyar dolar azalarak, 3 trilyon 667 milyar 513 milyon dolardan 3 trilyon 60 milyar 312 milyon dolara düşecek.
2009'da Fransa'nın milli geliri 366,6 milyar dolar düşerek 2 trilyon 499 milyar 146 milyon dolara, İtalya'nın milli geliri ise 326,1 milyar dolar azalarak, 1 trilyon 987 milyar 836 milyon dolara gerileyecek.
İspanya'nın milli geliri 214,5 milyar dolar, Hollanda'nın milli geliri 125,9 milyar dolar, İsviçre'nin milli geliri ise 40,6 milyar dolar düşecek.
Diğer taraftan Rusya'nın GSYH'si 512,9 milyar dolar azalarak, 1 trilyon 676 milyar 586 milyon dolardan, 1 trilyon 163 milyon 645 milyon dolara gerileyecek. Meksika'nın milli geliri de 260,9 milyar dolar, Avustralya'nın milli geliri de 255,6 milyar dolar düşecek.
KİŞİ BAŞINA MİLLİ GELİRDE DURUM
2009'da kişi başına milli gelir sıralamasında ise ilk sırayı 94 bin 417,7 dolar ile Lüksemburg alırken, bunu 81 bin 861 dolar ile Katar, 70 bin 644 dolar ile Norveç izliyor. Norveç'i 61 bin 741 dolar ile İsviçre, 52 bin 815 dolar ile Danimarka, 49 bin 96 dolar ile de İrlanda takip ediyor.
Türkiye'nin kişi başına milli geliri sıralamasında ise 2009 yılında ise 60. sırada yer alacak. Buna göre Türkiye'nin kişi başına milli geliri 2009'da 10 bin 471,7 bin dolardan 7 bin 839,9 dolara gerileyecek.
Küresel kriz, tüm dünya ülkelerini olumsuz etkilerken, 2009'da ekonomileri büyük ülkelerin milli gelirleri dolar cinsinden 40 ile 667 milyar dolar arasında azalacak.
A.A muhabirinin Uluslararası Para Fonunun (IMF) son verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye'nin 2008 yılında 729 milyar 443 milyon dolar olan gayri safi yurt içi hasılası (GSYH) 2009 yılında krizin etkisiyle 177 milyar 263 milyon dolar gerileyerek, 552 milyar 180 milyon dolara düşecek ama dünya sıralamasındaki 17'incilikteki yeri değişmeyecek.
Türkiye'nin milli gelirinin 2014 yılında artış eğilimiyle 644,8 milyar dolara ulaşması öngörülürken, bu rakam yine de kriz öncesi milli gelir rakamını yakalamayacak.
Dünyanın en büyük ekonomisi ABD'nin milli geliri 261,9 milyar dolar azalarak, 14 trilyon 2 milyon 739 bin dolara gerileyecek.
ABD'nin milli geliri 2014 yılında ise yaşadığı krize meydan okuyarak, 2,9 trilyon dolar artarak, 16,9 trilyon dolara çıkacak.
2009'da Japonya ve Çin'in milli gelirleri de krize inat sırasıyla 69 ve 431 milyar dolar artacak.
Buna göre 2009'da Japonya'nın milli geliri 4 trilyon 923 milyar 761 milyon dolardan 4 trilyon 992 milyar 846 milyon dolara yükselecek. 2014 yılına kadar ise Japonya'nın milli geliri 361,6 milyar dolar artacak.
Çin'in milli geliri ise 431 milyar 378 milyon dolar artarak, bu yıl sonunda 4 trilyon 832 milyar 992 milyon dolara yükselecek. Çin'in GSYH'si 2014'de 3,6 trilyon dolar artış gösterecek.
KRİZİN ETKİLERİ AVRUPA'DA DAHA BELİRGİN
Krizin etkileri en ağır İngiltere ve Almanya'da görülecek. İngiltere'nin milli geliri 667 milyar dolar düşerek, 2 trilyon 674 milyar 85 milyon dolardan 2 trilyon 7 milyar 49 milyon dolara gerileyecek.
Almanya'nın milli geliri ise 607,2 milyar dolar azalarak, 3 trilyon 667 milyar 513 milyon dolardan 3 trilyon 60 milyar 312 milyon dolara düşecek.
2009'da Fransa'nın milli geliri 366,6 milyar dolar düşerek 2 trilyon 499 milyar 146 milyon dolara, İtalya'nın milli geliri ise 326,1 milyar dolar azalarak, 1 trilyon 987 milyar 836 milyon dolara gerileyecek.
İspanya'nın milli geliri 214,5 milyar dolar, Hollanda'nın milli geliri 125,9 milyar dolar, İsviçre'nin milli geliri ise 40,6 milyar dolar düşecek.
Diğer taraftan Rusya'nın GSYH'si 512,9 milyar dolar azalarak, 1 trilyon 676 milyar 586 milyon dolardan, 1 trilyon 163 milyon 645 milyon dolara gerileyecek. Meksika'nın milli geliri de 260,9 milyar dolar, Avustralya'nın milli geliri de 255,6 milyar dolar düşecek.
KİŞİ BAŞINA MİLLİ GELİRDE DURUM
2009'da kişi başına milli gelir sıralamasında ise ilk sırayı 94 bin 417,7 dolar ile Lüksemburg alırken, bunu 81 bin 861 dolar ile Katar, 70 bin 644 dolar ile Norveç izliyor. Norveç'i 61 bin 741 dolar ile İsviçre, 52 bin 815 dolar ile Danimarka, 49 bin 96 dolar ile de İrlanda takip ediyor.
Türkiye'nin kişi başına milli geliri sıralamasında ise 2009 yılında ise 60. sırada yer alacak. Buna göre Türkiye'nin kişi başına milli geliri 2009'da 10 bin 471,7 bin dolardan 7 bin 839,9 dolara gerileyecek.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
]Obama`yı da isyan ettirdiler!!! [/color]
ABD Başkanı Barack Obama, bankaların kredi kartı faiz ve ücretlerine sonunda isyan etti.
Obama hükümeti ile kart firmalarının yöneticileri, Beyaz Saray’da bu konuyu tartışmayı planlıyor. ABD’nin 4 büyük bankasının sıfır faiz ile üye yaptıkları kullanıcılara 6 ay süren balayından sonra uyguladıkları yıllık faiz oranı yüzde 29’lara çıkıyor.
DÜNYADA ’işsizlik artarken bir sonraki kriz kredi kartında patlar mı’ tartışmaları sürerken ABD Başkanı Barack Obama, devlet yardımı alan bankaların kredi kartı faiz ve ücretlerine isyan etti. ABD Başkanı’nın konuya bizzat el atmaya hazırlandığını ifade eden Obama’nın ekonomik danışmanı Larry Summers, Bankalar kredi kartı yüksek bedeller ödetiyor. ancak birçok kullanıcı başlangıçta bunu fark etmiyor. Eğer fark etseler zatebn bu kadar yüksek bedeller karşılığında kart kullanacaklarını düşünüyorum dedi. Obama hükümeti ile kart firmalarının yöneticileri Perşembe günü Beyaz Saray’da bu konuyu tartışmayı planlıyor.
Balayında sıfır faiz
Kredi kartında faiz oranlarını incelediğimiz dört büyük bankanın en popüler kartlarına bakıldığında bankalar özellikle 6 ay ile 1 yıl arasında değişen tanışma dönemlerinde kart kullanıcılarından ne bir ücret, ne de yıllık faiz talep etmiyor. Zaten kartlar da ’sıfır faiz’ ve ’sıfır ücret’ ibareleriyle pazarlanıyor. Ancak, tanışma döneminin ardından işin rengi değişiyor. Kart kullanıcısınnı kredi geçmişine göre faiz oranları bir anda yükseliyor. Devlet zaten vergi mükelleflerinden alınan yardımlarla ayakta kalan bankaların mükelleflerden bir de faiz ve ücret yoluyla bu kadar yüksek bedeller almasına ateş püskürüyor.
Kim ne faiz alıyor
BANK OF AMERICA: Bank of America’nın en popüler 10 kartına bakıldığında yıllık faiz oranları yüzde 9,24 ile yüzde 19,99 arasında değişiyor. Ödemelerde herhangi bir gecikme yaşandığında ise bu oran bir anda yüzde 28’lere yaklaşıyor. Yıllık kart ücreti ise genellikle alınmıyor.
CITIBANK: Tanışma döneminin ardından kredi kartı faizleri yüzde 7.74’den başlayıp yüzde 17.99’a kadar yükseliyor. Geciken borç ödemesi veya limit aşımı olması durumunda faiz oranı yüzde 29’ları bulabiliyor. Kartlar için genellikle ilk yıl ücret alınmıyor. Sonrasında ise bazı kartlardan alınan bedel 75 dolardan başlayıp 85 dolara kadar çıkabiliyor.
WELLS FARGO: İlk altı ay bazı kartlar için herhangi bir yıllık faiz almıyor. ancak ardından yansıtılan yıllık faiz oranı yüzde 7.65 ile 21.65 arasında değişiyor. Alınan yıllık kart ücreti ise yıllık ortalama 18 doları buluyor. Wells Fargo da diğerleri gibi tanışma dönemi olarak adlandırdığı 6 ay ile bir yıl arasında değişen sürelerde sıfır faiz ve sıfır kart ücret uygulamasına gidiyor.
HSBC: Yıllık faiz yüzde 7.90 ile yüzde 15.99 arasında değişiyor. Ancak, ödemenin gecikmesi durumunda oran yüzde 24.94’e kadar sıçrayabiliyor. Yıllık kart ücreti ise 79 doları buluyor. Banka Secured kartı için 200 dolarlık güvenlik bedeli talep ediyor. Kredi geçmişi iyi ile kötü arasında, çok da parlak olmayanlar için pazarladığı American DreamCard için ise 14.99 ile 24.99 arası faiz talep ediyor.
Türkiye’de aidat 3 yılda bir alınacak
TÜRKİYE’de de kredi kartlarıyla ilgili atılan iki önemli adım tasarıya girdi. Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan’ın geçtiğimiz hafta açıkladığı düzenlemeye göre bu kapsamda her yıl alınan ve bazı bankaların itirazlar üzerine iptal ettiği abone ücreti üç yılda bir alınacak. Kart iptali için de saatlerce uğraşmak gerekmeyecek. Tasarının MAyıs ayı ortalarında TBMM’de yasalaşması planlanıyor.
Tüketici kredisi için yüzde 120 faiz alan var
ABD Başkanı Barrack Obama’dan önce kredi kartı ücret ve faizlerine ilk tepki ABD Kongresi’nden gelmişti. Kongre tüketici şikayetleri üzerine, 700 milyar dolarlık TARP’tan (Sorunlu Varlıklardan Kurtarma Programı) yararlanan bankalar hakkında, vergi mükelleflerinin parasından sağlanan kaynağı vatandaşa kullandırırken yüksek faiz istedikleri gerekçesiyle soruşturma başlamıştı. Hazırlanan raporlara göre, bazı yerel bankaların ise tüketici kredilerin uyguladığı yıllık faiz oranı yüzde 120’e ulaştı.
Bankalardan internette reklamla faiz savunması
AMERİKA’nın en büyük bankalarından Bank of America bir yandan ’gizli ücret’ eleştirileri ile savaşırken, bir yandan da kendisini temize çıkartmak için internet sayfasında ’Sİzden daha az faiz almam için yapmanız gerekenler’ konulu videolar yayınlıyor. Reklam filmi gibi çekilen bu videolarda kart kullanıcılarına, ’Borcuna sadık ol’, ’geçmişini temiz tutu’, ’Sana verdiğim limiti aşma’ telkininde bulunuyor. Ardından da tanıtım oyuncuları Biz bu ücretleri alıyoruz. Ancak, sizi düşündüğümüz için bu noktalarda dikkatli olmanızı istiyoruz diyor
ABD Başkanı Barack Obama, bankaların kredi kartı faiz ve ücretlerine sonunda isyan etti.
Obama hükümeti ile kart firmalarının yöneticileri, Beyaz Saray’da bu konuyu tartışmayı planlıyor. ABD’nin 4 büyük bankasının sıfır faiz ile üye yaptıkları kullanıcılara 6 ay süren balayından sonra uyguladıkları yıllık faiz oranı yüzde 29’lara çıkıyor.
DÜNYADA ’işsizlik artarken bir sonraki kriz kredi kartında patlar mı’ tartışmaları sürerken ABD Başkanı Barack Obama, devlet yardımı alan bankaların kredi kartı faiz ve ücretlerine isyan etti. ABD Başkanı’nın konuya bizzat el atmaya hazırlandığını ifade eden Obama’nın ekonomik danışmanı Larry Summers, Bankalar kredi kartı yüksek bedeller ödetiyor. ancak birçok kullanıcı başlangıçta bunu fark etmiyor. Eğer fark etseler zatebn bu kadar yüksek bedeller karşılığında kart kullanacaklarını düşünüyorum dedi. Obama hükümeti ile kart firmalarının yöneticileri Perşembe günü Beyaz Saray’da bu konuyu tartışmayı planlıyor.
Balayında sıfır faiz
Kredi kartında faiz oranlarını incelediğimiz dört büyük bankanın en popüler kartlarına bakıldığında bankalar özellikle 6 ay ile 1 yıl arasında değişen tanışma dönemlerinde kart kullanıcılarından ne bir ücret, ne de yıllık faiz talep etmiyor. Zaten kartlar da ’sıfır faiz’ ve ’sıfır ücret’ ibareleriyle pazarlanıyor. Ancak, tanışma döneminin ardından işin rengi değişiyor. Kart kullanıcısınnı kredi geçmişine göre faiz oranları bir anda yükseliyor. Devlet zaten vergi mükelleflerinden alınan yardımlarla ayakta kalan bankaların mükelleflerden bir de faiz ve ücret yoluyla bu kadar yüksek bedeller almasına ateş püskürüyor.
Kim ne faiz alıyor
BANK OF AMERICA: Bank of America’nın en popüler 10 kartına bakıldığında yıllık faiz oranları yüzde 9,24 ile yüzde 19,99 arasında değişiyor. Ödemelerde herhangi bir gecikme yaşandığında ise bu oran bir anda yüzde 28’lere yaklaşıyor. Yıllık kart ücreti ise genellikle alınmıyor.
CITIBANK: Tanışma döneminin ardından kredi kartı faizleri yüzde 7.74’den başlayıp yüzde 17.99’a kadar yükseliyor. Geciken borç ödemesi veya limit aşımı olması durumunda faiz oranı yüzde 29’ları bulabiliyor. Kartlar için genellikle ilk yıl ücret alınmıyor. Sonrasında ise bazı kartlardan alınan bedel 75 dolardan başlayıp 85 dolara kadar çıkabiliyor.
WELLS FARGO: İlk altı ay bazı kartlar için herhangi bir yıllık faiz almıyor. ancak ardından yansıtılan yıllık faiz oranı yüzde 7.65 ile 21.65 arasında değişiyor. Alınan yıllık kart ücreti ise yıllık ortalama 18 doları buluyor. Wells Fargo da diğerleri gibi tanışma dönemi olarak adlandırdığı 6 ay ile bir yıl arasında değişen sürelerde sıfır faiz ve sıfır kart ücret uygulamasına gidiyor.
HSBC: Yıllık faiz yüzde 7.90 ile yüzde 15.99 arasında değişiyor. Ancak, ödemenin gecikmesi durumunda oran yüzde 24.94’e kadar sıçrayabiliyor. Yıllık kart ücreti ise 79 doları buluyor. Banka Secured kartı için 200 dolarlık güvenlik bedeli talep ediyor. Kredi geçmişi iyi ile kötü arasında, çok da parlak olmayanlar için pazarladığı American DreamCard için ise 14.99 ile 24.99 arası faiz talep ediyor.
Türkiye’de aidat 3 yılda bir alınacak
TÜRKİYE’de de kredi kartlarıyla ilgili atılan iki önemli adım tasarıya girdi. Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan’ın geçtiğimiz hafta açıkladığı düzenlemeye göre bu kapsamda her yıl alınan ve bazı bankaların itirazlar üzerine iptal ettiği abone ücreti üç yılda bir alınacak. Kart iptali için de saatlerce uğraşmak gerekmeyecek. Tasarının MAyıs ayı ortalarında TBMM’de yasalaşması planlanıyor.
Tüketici kredisi için yüzde 120 faiz alan var
ABD Başkanı Barrack Obama’dan önce kredi kartı ücret ve faizlerine ilk tepki ABD Kongresi’nden gelmişti. Kongre tüketici şikayetleri üzerine, 700 milyar dolarlık TARP’tan (Sorunlu Varlıklardan Kurtarma Programı) yararlanan bankalar hakkında, vergi mükelleflerinin parasından sağlanan kaynağı vatandaşa kullandırırken yüksek faiz istedikleri gerekçesiyle soruşturma başlamıştı. Hazırlanan raporlara göre, bazı yerel bankaların ise tüketici kredilerin uyguladığı yıllık faiz oranı yüzde 120’e ulaştı.
Bankalardan internette reklamla faiz savunması
AMERİKA’nın en büyük bankalarından Bank of America bir yandan ’gizli ücret’ eleştirileri ile savaşırken, bir yandan da kendisini temize çıkartmak için internet sayfasında ’Sİzden daha az faiz almam için yapmanız gerekenler’ konulu videolar yayınlıyor. Reklam filmi gibi çekilen bu videolarda kart kullanıcılarına, ’Borcuna sadık ol’, ’geçmişini temiz tutu’, ’Sana verdiğim limiti aşma’ telkininde bulunuyor. Ardından da tanıtım oyuncuları Biz bu ücretleri alıyoruz. Ancak, sizi düşündüğümüz için bu noktalarda dikkatli olmanızı istiyoruz diyor
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
]Hala önümüzde sıkıntılı aylar var [/color]
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası başkanları, küresel krizin sona ermekten uzak olduğu konusunda uyarıda bulunurken, krizle savaşmak için daha fazla adım atılmasını istiyor.
AA
IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn, IMF bahar dönemi toplantılarından önce yaptığı açıklamada, doğru politikalarla, dünya ekonomisinin 2010 yılının ilk yarısında yenilenebileceğini söyledi.
“Hala önümüzde sıkıntılı uzun aylar var” diyen Strauss-Kahn, 2010'da her bir ülkenin teşvik için daha fazla harcamaya ihtiyacı olabileceğini kaydetti.
Kahn, yaptığı başka bir açıklamada da IMF yönetiminin, gelişmekte olan ve düşük gelirli ülkelere daha fazla etkinlik verilmesi için yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.
Dünya Bankası Başkanı Robert Zoellick de yol yapımı ve diğer altyapı projelerini desteklemek için gelecek 3 yılda yoksul ülkelere 45 milyar dolar sağlayacaklarını belirtti.
Sözkonusu kaynağın, istihdam yaratılması ve krizden iyileşmeyi sağlayacak bir sıçrama başlatılmasına destek olmak için oluşturulduğunu ifade eden Zoellick, ABD ve Avrupa'nın eski imtiyazlarını tekrar ele alarak, gelişmekte olan ülkelere Dünya Bankası'nın yönetiminde daha fazla yer verilmesi gerektiğini kaydetti.
Zoellick, “Geçmişin hatalarını yeniden tekrarlamamalıyız. Toplumsal huzursuzluklar, yoksunluk ve hatta şiddet görüyoruz. Yoksul insanlar diğerlerinin hatalarından daha fazla mağdur oluyor” diye konuştu.
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası başkanları, küresel krizin sona ermekten uzak olduğu konusunda uyarıda bulunurken, krizle savaşmak için daha fazla adım atılmasını istiyor.
AA
IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn, IMF bahar dönemi toplantılarından önce yaptığı açıklamada, doğru politikalarla, dünya ekonomisinin 2010 yılının ilk yarısında yenilenebileceğini söyledi.
“Hala önümüzde sıkıntılı uzun aylar var” diyen Strauss-Kahn, 2010'da her bir ülkenin teşvik için daha fazla harcamaya ihtiyacı olabileceğini kaydetti.
Kahn, yaptığı başka bir açıklamada da IMF yönetiminin, gelişmekte olan ve düşük gelirli ülkelere daha fazla etkinlik verilmesi için yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.
Dünya Bankası Başkanı Robert Zoellick de yol yapımı ve diğer altyapı projelerini desteklemek için gelecek 3 yılda yoksul ülkelere 45 milyar dolar sağlayacaklarını belirtti.
Sözkonusu kaynağın, istihdam yaratılması ve krizden iyileşmeyi sağlayacak bir sıçrama başlatılmasına destek olmak için oluşturulduğunu ifade eden Zoellick, ABD ve Avrupa'nın eski imtiyazlarını tekrar ele alarak, gelişmekte olan ülkelere Dünya Bankası'nın yönetiminde daha fazla yer verilmesi gerektiğini kaydetti.
Zoellick, “Geçmişin hatalarını yeniden tekrarlamamalıyız. Toplumsal huzursuzluklar, yoksunluk ve hatta şiddet görüyoruz. Yoksul insanlar diğerlerinin hatalarından daha fazla mağdur oluyor” diye konuştu.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
]Dünya borsaları 10 trilyon eridi [/color]
Dünya borsaları son 24 günde 10 trilyon dolar eridi. Borsalarda yaşanan bu bir yıllık kayıp toplam değerinin üçte birine denk geldi. Bazı analistler bu durumu Borsalar dibi gördü. Bu alım için fırsat diye yorumladı.
HÜRRİYET
Dünya borsaları yatırımcının güven kaybı sonucu çekilme eğilimine girmesiyle birlikte 24 günde 10 trilyon dolar eridi. Bunda da hükümetlerin, merkez bankalarının ve finans gurularının şirket kayıplarına ve işsizlikteki artışa çözüm bulamayacağı inanışı etkili oldu. Borsalarda yaşanan bu bir yıllık kayıp toplam değerinin üçte birine denk geldi.
Borsaların en kötü yılı
Bu yılı en kötü yıl olarak tamamlaması beklenen MSCI endeksinin 2008 yılındaki daralması yüzde 48’i bulurken kaybı da 660 milyar doları gördü.
1931’den bu yana en büyük daralmayı yaşadığı yılı geçiren The Standard&Poor’s 500 endeksinin yıllık erimesi ise yüzde 40’ı aştı. S&P 500 endeksi en büyük darbeyi Lehman Brothers’ın çöküşünden yedi. Endeksin 15 Eylül’de yaşanan çöküşün ardından yaşadığı kayıp yüzde 26’ya ulaştı.
İngiliz FTSE 100 endeksi yılbaşından bu yana yüzde 25 değer kaybetti.
Japon Nikkei’nin yıllık erimesi yüzde 37’ye ulaştı.
Alman Dax’ın bu yıl yaşadığı düşüş ise yüzde 29’u buldu.
Hisseler dibi gördü mü
Hisselerdeki bu düşüş bazı analistlere göre henüz dibi görmedi. Ancak bazı analistler de yaşanan bu durumun dip noktası olduğuna dikkat çekerek, Bundan sonra borsalar yeniden değer kazanma eğilimine girecek. Bugünkü durum alım için bir fırsat yorumu yapıyor. Societe Generale’in analistlerinden Albert Edwards, Böyle durumlarda piyasalar dalgalı bir seyir izler. Bu dalgalanma içinde dibi gördük. Şimdi yeniden yükselme eğilimi görülecek. Düşüşlerin ardından bugün Avrupa’da hisseler gerçekten çok ucuz dedi.
43 milyar dolarlık darbe
Borsalar son yılların en büyük kayıplarını yaşarken Hedge fonlar da bundan nasibini alıyor. Yatırımcıların geçtiğimiz ay hedge fonlardan çektiği tutarın 43 milyar doları bulduğu belirtiyor. ABD’li Hedge fonların yıl sonuna kadar varlıklarının yüzde 15’ini elden çıkartması bekleniyor. AB’deki hedge fonların çıkışının ise yüzde 25’i bulması öngörülüyor.
Geçtiğimiz hafta likidite sıkıntısı yaşadığı söylentisi üzerine dünya piyasalarını sarsan ABD’deki en büyük hedge fonlardan biri olan Citadel Investment Group’un kurucusu Kenneth Griffin bu iddiaları yalanlayarak, Hayatımda hiç böyle panik bir atmosfer görmedim dedi. Griffin, Citadel’in henüz kullanmadığı 8 milyar dolarlık banka kredisi olduğu ve varlığının yüzde 30’unu nakitte tuttuğunu dile getirdi.
Kriz domino etkisiyle Türkiye’ye de ulaştı
İNGİLİZ Daily Mail gazetesinin haberine göre ABD’nin ardından Avrupa’ya kayan ve daha çok gelişmiş ülkeleri etkileyen kriz gelişmekte olan ülkelere ulaştı. Türkiye, Rusya, Pakistan, Macaristan, Ukrayna, İzlanda ve Güney Kore’ye ulaşan kriz, bu ülkelerde hem borsaları hem de para birimlerini olumsuz etkiliyor.
10 milyar dolarlık borç hacmini dolduran Türkiye’nin IMF ile görüşmeyi sürdürdüğünü dile getiren gazetenin, krizin etkilerini domino taşına benzettiği haberde, Yatırımcı Rusya’dan vazgeçiyor. Pakistan IMF’den 5 milyar dolar kredi almaya çalışıyor. İzlanda IMF ve Norveç’in kendisi kurtarmasını bekliyor. Kriz artık tüm ülkeleri vuruyor denildi.
Amerika sigorta şirketlerini kurtaracak
ABD’de finans şirketlerini kurtarmaya yönelik olarak çıkartılan 700 milyar dolarlık paketin finans devlerinden sonra sigorta şirketlerinine de kaydırılaması bekleniyor. ABD’nin en büyük 100 finans kuruluşu ve sigorta şirketini bir araya getiren The Financial Services Roundtable adlı organizasyon da Hazinenin yardımın kapasitesini artıracağı söylentileri ortaya çıkar çıkmaz lobi yapmaya başladı.
Ağırlıklı olarak hayat sigortası şirketlerinin oluşturduğu bir grubun da hafta başında kurtarma paketinden yararlanabilmek için Hazine’ye başvuruda bulunduğunu belirtiliyor. Bu gelişmeler sigorta şirketlerinin hisse değerlerinde doping etkisi yarattı.
Dünya borsaları son 24 günde 10 trilyon dolar eridi. Borsalarda yaşanan bu bir yıllık kayıp toplam değerinin üçte birine denk geldi. Bazı analistler bu durumu Borsalar dibi gördü. Bu alım için fırsat diye yorumladı.
HÜRRİYET
Dünya borsaları yatırımcının güven kaybı sonucu çekilme eğilimine girmesiyle birlikte 24 günde 10 trilyon dolar eridi. Bunda da hükümetlerin, merkez bankalarının ve finans gurularının şirket kayıplarına ve işsizlikteki artışa çözüm bulamayacağı inanışı etkili oldu. Borsalarda yaşanan bu bir yıllık kayıp toplam değerinin üçte birine denk geldi.
Borsaların en kötü yılı
Bu yılı en kötü yıl olarak tamamlaması beklenen MSCI endeksinin 2008 yılındaki daralması yüzde 48’i bulurken kaybı da 660 milyar doları gördü.
1931’den bu yana en büyük daralmayı yaşadığı yılı geçiren The Standard&Poor’s 500 endeksinin yıllık erimesi ise yüzde 40’ı aştı. S&P 500 endeksi en büyük darbeyi Lehman Brothers’ın çöküşünden yedi. Endeksin 15 Eylül’de yaşanan çöküşün ardından yaşadığı kayıp yüzde 26’ya ulaştı.
İngiliz FTSE 100 endeksi yılbaşından bu yana yüzde 25 değer kaybetti.
Japon Nikkei’nin yıllık erimesi yüzde 37’ye ulaştı.
Alman Dax’ın bu yıl yaşadığı düşüş ise yüzde 29’u buldu.
Hisseler dibi gördü mü
Hisselerdeki bu düşüş bazı analistlere göre henüz dibi görmedi. Ancak bazı analistler de yaşanan bu durumun dip noktası olduğuna dikkat çekerek, Bundan sonra borsalar yeniden değer kazanma eğilimine girecek. Bugünkü durum alım için bir fırsat yorumu yapıyor. Societe Generale’in analistlerinden Albert Edwards, Böyle durumlarda piyasalar dalgalı bir seyir izler. Bu dalgalanma içinde dibi gördük. Şimdi yeniden yükselme eğilimi görülecek. Düşüşlerin ardından bugün Avrupa’da hisseler gerçekten çok ucuz dedi.
43 milyar dolarlık darbe
Borsalar son yılların en büyük kayıplarını yaşarken Hedge fonlar da bundan nasibini alıyor. Yatırımcıların geçtiğimiz ay hedge fonlardan çektiği tutarın 43 milyar doları bulduğu belirtiyor. ABD’li Hedge fonların yıl sonuna kadar varlıklarının yüzde 15’ini elden çıkartması bekleniyor. AB’deki hedge fonların çıkışının ise yüzde 25’i bulması öngörülüyor.
Geçtiğimiz hafta likidite sıkıntısı yaşadığı söylentisi üzerine dünya piyasalarını sarsan ABD’deki en büyük hedge fonlardan biri olan Citadel Investment Group’un kurucusu Kenneth Griffin bu iddiaları yalanlayarak, Hayatımda hiç böyle panik bir atmosfer görmedim dedi. Griffin, Citadel’in henüz kullanmadığı 8 milyar dolarlık banka kredisi olduğu ve varlığının yüzde 30’unu nakitte tuttuğunu dile getirdi.
Kriz domino etkisiyle Türkiye’ye de ulaştı
İNGİLİZ Daily Mail gazetesinin haberine göre ABD’nin ardından Avrupa’ya kayan ve daha çok gelişmiş ülkeleri etkileyen kriz gelişmekte olan ülkelere ulaştı. Türkiye, Rusya, Pakistan, Macaristan, Ukrayna, İzlanda ve Güney Kore’ye ulaşan kriz, bu ülkelerde hem borsaları hem de para birimlerini olumsuz etkiliyor.
10 milyar dolarlık borç hacmini dolduran Türkiye’nin IMF ile görüşmeyi sürdürdüğünü dile getiren gazetenin, krizin etkilerini domino taşına benzettiği haberde, Yatırımcı Rusya’dan vazgeçiyor. Pakistan IMF’den 5 milyar dolar kredi almaya çalışıyor. İzlanda IMF ve Norveç’in kendisi kurtarmasını bekliyor. Kriz artık tüm ülkeleri vuruyor denildi.
Amerika sigorta şirketlerini kurtaracak
ABD’de finans şirketlerini kurtarmaya yönelik olarak çıkartılan 700 milyar dolarlık paketin finans devlerinden sonra sigorta şirketlerinine de kaydırılaması bekleniyor. ABD’nin en büyük 100 finans kuruluşu ve sigorta şirketini bir araya getiren The Financial Services Roundtable adlı organizasyon da Hazinenin yardımın kapasitesini artıracağı söylentileri ortaya çıkar çıkmaz lobi yapmaya başladı.
Ağırlıklı olarak hayat sigortası şirketlerinin oluşturduğu bir grubun da hafta başında kurtarma paketinden yararlanabilmek için Hazine’ye başvuruda bulunduğunu belirtiliyor. Bu gelişmeler sigorta şirketlerinin hisse değerlerinde doping etkisi yarattı.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
]Dünya piyasalarını 4 Mayıs stresi sardı [/color]
ABD’de 4 Mayıs’ta açıklanacak olan 19 bankanın stres testi sonuçları dünya piyasalarında son iki gündür ciddi yaralar açtı.
Dünyanın stresini artıran sonuçların yanı sıra başta bankalar olmak üzere şirket bilançolarının önemli bölümünün de 4 Mayıs’a kadar açıklanacak olması tansiyonu artırdı. Son iki gündür Türkiye’nin de dahil olduğu gelişmekte olan ülke piyasalarından yabancı çıkışlarının artması ile bu ülke para birimlerinde ciddi kayıplara neden oldu.
Türk Lirası da son iki gündür yüzde 2.7 oranında değer kaybına uğradı. Dün bankalararası piyasada bir ara 1.6650 seviyesini kırmayı deneyen dolar kuru günü 1.6540 TL’den tamamladı. Avro ise 2.1400 TL’ye ulaştı.
Dünyada risk algılamasının artması diğer piyasalara da satış yönünde yansıdı. Dünya borsalarında bir ara yüzde 3’lere kadar ulaşan düşüşlere karşın İMKB günü yüzde 0.46’lık kayıpla 28.678 puandan tamamladı.
Bono piyasasında ise gösterge tahvilin faizi 0.13 puan yükselişle yüzde 12.68’den tamamladı.
Çıkış sürebilir
Merkez Bankası’nın son yaptığı 0.75’lik faiz indirimi sonrasında kurlardaki düşüşün kesildiğini buna karşın ABD ekonomisine ve bankacılık sektörüne ilişkin kaygıların kurlarda yeni bir çıkış trendi başlattığını söyleyen bir bankacı, “4 Mayıs’a kadar ABD’deki başta bankalar olmak üzere şirketlerin bilançolarının açıklanacak olması ve aynı zamanda 19 bankanın stres testinin de yine bu tarihte açıklanacak olması tansiyonu çok yükseltti. Bu tarihe kadar dünya piyasalarında toparlanma beklemiyorum” dedi.
Kurların son iki günde çok sert yükseldiğine de dikkat çeken aynı yetkili, bu yüzden kısa vadede dolar kurunun 1.64’lere gerileyebileceğini ancak teknik olarak kurun 1.68-1.70’leri yeniden test edebileceğini de sözlerine ekledi.
Dünya tedirgin
Dünya piyasalarındaki tedirgin ve satıcılı seyir sürüyor. ABD’de Bank of America’nın, takipteki kredi rezervlerini artırmasının ardından, ABD’de büyük bankalara uygulanan stres testlerinin sonucunun ne olacağı konusundaki endişelere, bankaların zararlarının artıp artmayacağı endişesi eklendi.
4 Mayıs sendromu ile sarsılan global borsalarda dün ABD borsaları açılana kadar yaşanan ağır satışlar yüzünden yüzde 3’lere varan kayıplar görüldü. Ancak ABD borsasında bir önceki gün yaşanan sert satışlara dün tepki geldi ve kapanışa yakın endeksler yüzde 1’ler civarında yükseldi. Bu Avrupa borsalarında da ibreyi yukarı çevirdi. Son dakika alımlarıyla İngiltere borsası günü 0,08 düşüşle kapatırken, Almanya yüzde 0,34, Fransa ise 0,15 artıda kapattı. Rusya ise yüzde 3.12 değer kaybetti...
ABD’de 4 Mayıs’ta açıklanacak olan 19 bankanın stres testi sonuçları dünya piyasalarında son iki gündür ciddi yaralar açtı.
Dünyanın stresini artıran sonuçların yanı sıra başta bankalar olmak üzere şirket bilançolarının önemli bölümünün de 4 Mayıs’a kadar açıklanacak olması tansiyonu artırdı. Son iki gündür Türkiye’nin de dahil olduğu gelişmekte olan ülke piyasalarından yabancı çıkışlarının artması ile bu ülke para birimlerinde ciddi kayıplara neden oldu.
Türk Lirası da son iki gündür yüzde 2.7 oranında değer kaybına uğradı. Dün bankalararası piyasada bir ara 1.6650 seviyesini kırmayı deneyen dolar kuru günü 1.6540 TL’den tamamladı. Avro ise 2.1400 TL’ye ulaştı.
Dünyada risk algılamasının artması diğer piyasalara da satış yönünde yansıdı. Dünya borsalarında bir ara yüzde 3’lere kadar ulaşan düşüşlere karşın İMKB günü yüzde 0.46’lık kayıpla 28.678 puandan tamamladı.
Bono piyasasında ise gösterge tahvilin faizi 0.13 puan yükselişle yüzde 12.68’den tamamladı.
Çıkış sürebilir
Merkez Bankası’nın son yaptığı 0.75’lik faiz indirimi sonrasında kurlardaki düşüşün kesildiğini buna karşın ABD ekonomisine ve bankacılık sektörüne ilişkin kaygıların kurlarda yeni bir çıkış trendi başlattığını söyleyen bir bankacı, “4 Mayıs’a kadar ABD’deki başta bankalar olmak üzere şirketlerin bilançolarının açıklanacak olması ve aynı zamanda 19 bankanın stres testinin de yine bu tarihte açıklanacak olması tansiyonu çok yükseltti. Bu tarihe kadar dünya piyasalarında toparlanma beklemiyorum” dedi.
Kurların son iki günde çok sert yükseldiğine de dikkat çeken aynı yetkili, bu yüzden kısa vadede dolar kurunun 1.64’lere gerileyebileceğini ancak teknik olarak kurun 1.68-1.70’leri yeniden test edebileceğini de sözlerine ekledi.
Dünya tedirgin
Dünya piyasalarındaki tedirgin ve satıcılı seyir sürüyor. ABD’de Bank of America’nın, takipteki kredi rezervlerini artırmasının ardından, ABD’de büyük bankalara uygulanan stres testlerinin sonucunun ne olacağı konusundaki endişelere, bankaların zararlarının artıp artmayacağı endişesi eklendi.
4 Mayıs sendromu ile sarsılan global borsalarda dün ABD borsaları açılana kadar yaşanan ağır satışlar yüzünden yüzde 3’lere varan kayıplar görüldü. Ancak ABD borsasında bir önceki gün yaşanan sert satışlara dün tepki geldi ve kapanışa yakın endeksler yüzde 1’ler civarında yükseldi. Bu Avrupa borsalarında da ibreyi yukarı çevirdi. Son dakika alımlarıyla İngiltere borsası günü 0,08 düşüşle kapatırken, Almanya yüzde 0,34, Fransa ise 0,15 artıda kapattı. Rusya ise yüzde 3.12 değer kaybetti...
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
]Güney Kore ilk çeyrekte daraldı [/color]
Güney Kore ekonomisi 2009 yılının ilk çeyreğinde yüzde 4,3 daraldı.
AA
Kore Merkez Bankasından yapılan açıklamada, daralmada, kriz nedeniyle azalan talebin ihracatta gerilemeye neden olması etkili olduğu bildirildi.
2008 yılının son çeyreğinde Güney Kore ekonomisi, yüzde 3,4 küçülmüştü. Hem hükümet hem de merkez bankası, Asya'nın en büyük dördüncü ekonomisinin 1998 yılından bu yana ilk kez bu yıl yıllık bazda daralacağını öngörüyor.
Güney Kore ekonomisi, geçen yıl yüzde 2,2 ile 1998 yılındaki Asya krizinden bu yana en kötü performansını sergiledi.
Güney Kore ekonomisi 2009 yılının ilk çeyreğinde yüzde 4,3 daraldı.
AA
Kore Merkez Bankasından yapılan açıklamada, daralmada, kriz nedeniyle azalan talebin ihracatta gerilemeye neden olması etkili olduğu bildirildi.
2008 yılının son çeyreğinde Güney Kore ekonomisi, yüzde 3,4 küçülmüştü. Hem hükümet hem de merkez bankası, Asya'nın en büyük dördüncü ekonomisinin 1998 yılından bu yana ilk kez bu yıl yıllık bazda daralacağını öngörüyor.
Güney Kore ekonomisi, geçen yıl yüzde 2,2 ile 1998 yılındaki Asya krizinden bu yana en kötü performansını sergiledi.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi