You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Ekonomi Gündemi...

Anket Borsa sizce ne olur...

Bu ankette oy kullanma yetkiniz yok.
22.000 4 (33.33%)
26.000 1 (8.33%)
19.000 3 (25.00%)
15.000 2 (16.67%)
30.000 1 (8.33%)
21.500 1 (8.33%)
* Siz bu anket için oy kullanmışsınız. Toplam:: 12 (100%)
Administrator
Ekonomi Gündemi...
]Ekonomide ciddi bir resesyon var` [/color]



Fransa Başbakanı François Fillon bu sabah yaptığı toplantıda Fransa’daki güncel ekonomik durumla ilgili detaylı analizlerde bulundu. Fillon’a göre Fransa ekonomisi ciddi tehlike altında.

Ekonomik krizin aldığı boyutla ilgili hiç de iyimser konuşmayan Francois Fillon, krizin gerilemek ya da hız kesmek eğiliminde olmadığını tam tersine uzun ve zorlu geçecek bir dönemin kendilerini ve tüm dünyayı tehdit ettiğini belirtti.

2009’un krizle geçeceğini belirten Fillon, Pazartesi günü açıklanan Fransa’nın gayrisafi yurtiçi hasıla rakamlarındaki yüzde 1.5’luk düşüşün krizin olumsuz etkisinin açık göstergesi olduğunu belirtti.

Yönetime geldiği günden itibaren reformist bir ekonomik politikayı savunan ve uygulamaya geçiren Fillon, bu politika sayesinde Fransa’nın diğer Avrupa ülkelerine nazaran kriz karşısında daha dik durabildiğini söyledi.

2009’da bütçe açığının yüzde 5 dolaylarında seyredeceğini, 2012’ye kadarsa bu açığın yüzde 3’e düşürülmesini hedeflediklerini sözlerine ekleyen Fillon, yine de krizin bitişi ve ekonomideki normale dönüşle ilgili tam bir takvim verilmesinin mümkün olmadığını söyledi
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
]İlaçta tansiyon düşmüyor!!! [/color]



Tansiyon hastalarının ilaç krizi bitmedi. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), 26 Şubat’ta hipertansiyon ilaçlarıyla ilgili bir ‘duyuru’ yayınladı. Ancak duyuru, konunun muhatabı eczacılar tarafından anlaşılamadı.

Aysel ALP / HÜRRİYET

Bilmeceyi çözmek için SGK’yi arayan Türk Eczacıları Birliği, “Değişen bir durum yok, uygulama sürüyor” yanıtıyla şaşkına döndü. Kafalarda “O zaman bu açıklama niye yapıldı?” sorusu oluştu…

SGK Başkanlığı Sağlık Uygulama Tebliği ekinde 28 Ocak’ta değişiklik yaptı. Buna göre Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesinde yapılan düzenlemeyle yüksek tansiyon hastalarının kullandığı ve içinde ‘diüretik’ etken maddesi olan ilaçlardan fark ücreti alınmasının önü açıldı.

Bu durumda fark ücreti ödemek istemeyen bir hastanın, içinde idrar söktürücü bulunmayan yüksek tansiyon ilacı kullanması durumunda tansiyonunun kontrol altına alınması zor olacağından ‘riske’ gireceği iddia edildi. Ancak SGK, hastanın yüksek tansiyon ilacının yanı sıra idrar söktürücü de kullanması durumunda hiçbir risk bulunmadığını ileri sürerken, yine de kamuoyuna yansıyan iddiaları değerlendireceğini bildirmişti.

Söz konusu iddiaları ele alan kurum yetkilileri, yaptıkları değerlendirme sonucunda bir duyuru yayınladılar. Duyuruda,özetle eczacılara “Hastaya, reçetede yazılan ilaç neyse onu verin” denildi. Ancak duyuru bu cümlelerle ifade edilmediği için konuyu anlamayan eczacılar Türk Eczacıları Birliği’ni (TEB) arayarak, duyurunun anlamını sordular.

Duyuruyu çözemeyen TEB de kurumu aradığında anlaşıldı ki; eczacılar hastaya reçetede yazılan ilacı verecekler. Diüretikli tansiyon ilacı ile diüretiksiz tansiyon ilacı arasındaki fiyat farkını da hastadan tahsil edecekler. Böylece 28 Ocak’ta yürürlüğe giren uygulamanın devam ettiği anlaşılırken, SGK’nin bu duyuruyu neden yaptığı anlaşılamadı.

İŞTE ANLAŞILAMAYAN DUYURU

“Anti-hipertansiflerin yalın ve diüretiklerle kombine formlarının aynı eşdeğer gruplamasında yer almaları, hipertansiyon tedavisinde kullanılan ilaçlar için ödeme çerçevesinin belirlenmesine yönelik olup, kurumumuzla sözleşmeli eczanelerce, hastaya hekim tarafından reçeteye monoterapi yada kombinasyon tedavisi olarak yazılan form
üzerinden ilacın verilmesi gerekmektedir.

Bu uygulama duyuru tarihinden itibaren geçerli olup,uygulamanın başlangıç tarihi ile duyuru tarihi arasında karşılanan reçetelerde bu nedenle kesinti yapılmayacaktır.”
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
Avustralya 4. çeyrekte daraldı



Avustralya ekonomisi, geçen yılın son çeyreğinde yüzde 0,5 daraldı. Ekonominin 8 yıldır ilk kez daralması, Avustralya İstatistik Bürosu'nun gayri safi yurtiçi hasılada küçük bir yükseliş açıklamasını bekleyen ekonomistlerde şaşkınlık yarattı.

AA

Avustralya ekonomisi, geçen yıl 3. çeyrekte yüzde 0,1 büyüme kaydetmişti. Ekonomi, geçen yıl genelinde ise sadece yüzde 0,3 büyüdü. Avustralya Hazine Bakanı Wayne Swan, “Ekonomimiz son çeyrekte daraldı, ancak birçok gelişmiş ekonomiden çok daha az” dedi.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
Obama: Ekonomi hızlı bir şekilde düzelmeyecek



Başkan Obama, ABD ekonomisinin yakın zamanda düzeleceği konusunda çok az umudu olduğunu söyledi

ABD Başkanı Barack Obama, geçen yıl son çeyrekte sarsıcı biçimde daralan ABD ekonomisinin yakın zamanda düzeleceği konusunda çok az umudu olduğunu söyledi. Obama, “2008 yılının son çeyreğinde ekonominin performansı son 25 yıldaki en kötü performanstı. Açıkçası bu yılın ilk çeyreğinde ekonominin düzeleceği konusunda çok az umut var” dedi.

Hükümetinin önündeki en büyük sorunların kredi piyasalarını canlandırmak olduğunu belirten Obama, ABD Merkez Bankası (Fed) ve Hazine Bakanlığı’nın dün başlattığı yeni borçlanma kolaylığının bu canlandırmada anahtar olacağını ifade etti. Tüketici borçlanma kolaylığının 1 trilyon dolara kadar borçlanma olanağı yaratacağına işaret eden Obama, “bu, kesinlikle ekonominin düzelmesinin temeli olan kredi piyasalarımızın kilidinin çözülmesine yardımcı olacak” diye konuştu.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
]Demir perde AB’yi böler’ tartışması alevlendi [/color]




Ekonomİlerinde tehlike çanları çalmaya devam eden Doğu Avrupa’ya ilişkin tartışmalar alevlendi

Macaristan Başbakanı Ferenc Gyurcsany, haftasonu yapılan AB liderleri zirvesinde, Doğu Avrupa ülkelerini desteklemek için 190 milyar euroluk fon kurulmasını istemiş aksi halde ekonomik bir demir perde birliğin parçalanmasına neden olabiliceğini söylemişti. Almanya Başbakanı Angela Merkel de Avrupa için yeni bir fona gerek olmadığını, ülke bazında desteğin sürdüğünü ifade ederek yardım talebini reddetmişti.

2010 da toparlanma yılı olmaz

AB Komisyonu’nun ekonomik ve parasal işlerden sorumlu Üyesi Joaquin Almunia ise dün yaptığı açıklamada, “AB’de şu ana kadar krizden en fazla etkilenen Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin temel sorunları, para birimlerinin hızla değer kaybetmesiyle dövizle borçlananların sıkıntıya girmesi ve ekonomik durgunluğun banka aktiflerini eritmesi. Bununla birlikte bölgedeki her ülke aynı derecede sorun yaşamıyor” dedi.

Almunia , küresel krizle birlikte durgunluğa giren Avrupa’nın, 2010 yılında toparlanmaya başlaması ihtimalinin azaldığını söyledi.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
]Türbülanstayız! [/color]




Ekonomide bir motor sustu! Türkiye’nin aylık ihracat geliri yarıya indi...

Türkiye’nin aylık ihracat geliri yarıya indi. Yani motorun biri durdu. Piyasalardaki türbülansla dolar 1.73 TL’yi geçti.

İŞTE DÜNKÜ GELİŞMELER

2009 Şubat ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 35 gerileyerek 6.9 milyar dolara düştü. Krizi hissetmediğimiz Eylül 2008’de ihracat 12.2 milyar dolardı. 6 aylık gerileme yüzde 43 oldu.

Yüzbinlerce kişinin çalıştığı otomotivdeki ihracat kaybı daha büyük. Geçen Şubat’taki 2 milyar 459 milyon dolarlık ihracat, bu Şubat’ta 1.1 milyar dolara geriledi. Düşüş yüzde 55.

Geçen Ekim’de 1.74’ü görüp 1.50’ye çekilen dolar dün bir ara 1.73’ü aştı. Ağustos 2008’deki 1.16’lık kura göre 7 aylık devalüasyon yüzde 49.

İHRACATTTA EKİM'DE BAŞLAYAN KAN KAYIBI ZİRVE YAPTI


Krizin doğum yeri ABD’de kabus büyüyor. Bir zamanlar dünyanın en büyük sigorta şirketi olan, Galatasaray Sportif’in eski ortağı AIG’nin 2008 yılı zararı 99.3 milyar dolar oldu. Sadece son 3 aydaki zarar 61.7 milyar dolar, bu da günde 685 milyon dolara denk geliyor.

AIG haberiyle Wall Street çakıldı. 12 yıl sonra 7 binin altına inen Dow Jones dünü 6 bin 763 puanla kapadı. 16 aylık düşüş % 53’ü buldu.


İhracatta küresel krizin bedeli ağırlaşıyor. Ekim 2008’de yüzde 2’lik oranla başlayan düşüş Şubat 2009’da yüzde 35.1 oldu. Şubat 2008’de 10.6 milyar dolar olan ihracat bu yıl aynı dönemde

6 milyar 865 milyon dolara geriledi. Ocak-Şubat dönemindeki toplam ihracat da yüzde 31.74’lük azalışla 13 milyar 908.3 milyon dolara geriledi

İhracatta küresel krizin etkisiyle yaşanan düşüş, Şubat ayında hızlanarak devam etti. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Türkiye’nin toplam ihracatı Şubat ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 35.19 azalarak 6 milyar 865.5 milyon dolara geriledi. Türkiye’nin Ocak-Şubat dönemindeki toplam ihracatı yüzde 31.74 azalarak 13 milyar 908.3 milyon dolar olarak gerçekleşirken, yıllık ihracat ise Şubat ayı itibarıyla 121 milyar 68 milyon 287 bin dolar oldu.

Sanayi alarm veriyor
Türkiye’nin Şubat ayındaki toplam ihracatının yüzde 83.88’ini gerçekleştiren sanayi grubunda, yüzde 38.26 düşüş ile 5 milyar 759 milyon 99 bin dolarlık ihracat yapıldı.

Sanayi sektörü alt başlığı altında yüzde 67.51 payla ilk sırada yer alan sanayi mamulleri içinde en büyük payı, yüzde 15.99 ile taşıt araçları ve yan sanayi alırken, demir-çelik ürünleri yüzde 14.34 ile ikinci sırada yer aldı. Şubat ayında ihracatında gerileme yaşanan ürünler sıralamasında ilk sıraları, yüzde 55.36 ile taşıt araçları ve yan sanayi, yüzde 51.29 ile madencilik ürünleri, yüzde 49.82 ile diğer sanayi ürünleri, yüzde 47.97 ile değerli maden ve mücevherat, yüzde 41.15 ile fındık ve mamulleri aldı. Aynı dönemde en yüksek ihracat artışı yüzde 39.84 ile tütün kaleminde oldu. Tütünü, yüzde 37.02 ile zeytin ve zeytinyağı, yüzde 32.08 ile yaş meyve ve sebze izledi. Geçen ay Türkiye ihracatında ilk 10 ülke ise Almanya, İtalya, Irak, Fransa, İngiltere, Rusya, Mısır, ABD, Cezayir ve İspanya olarak sıralandı.

Tüzmen: İhracatta % 17 daralma bekliyoruzDEVLET Bakanı Kürşad Tüzmen, dünya ticaretinin yüzde 2.2 daralacağını söylendiğini belirterek, “Biz bir hesap yaptık. Eğer, bağlı tarife limitlerinin en üst noktasına kadar korumacılık tedbirleri alınırsa dünya ticareti yüzde 7.7 oranında daralacak. Bu korkunç birşey, kimse bunu arzu etmez. Tek taraflı olarak tarifelerini aşağı indirilmesini tavsiye etti. Bağlı tarifelerini yükseltiyorlar. Bunun kimseye faydası yok” dedi.

Rusya ve İran’la TL çalışmaları yaptıklarını belirten Tüzmen, doğal gazı Türk Lirası karşılığında almayı istediklerini dile getirdi. 2009’da ihracatta yüzde 17, ithalatta ise yüzde 25 talep daralması beklediklerini vurgulayan Tüzmen, ihracatın ithalatı karşılama oranının ise yüzde 85’in üzerine çıkmasını örgördüklerini söyledi.

Tüzmen, dünya ekonomisinde yaşanan olumsuzluklara rağmen Cumhuriyetin 100. yılında 500 milyar dolarlık ihracatla dünyanın en fazla dış ticaret yapan ilk 10 ülkesi arasında yer alma hedeflerinde ise herhangi bir revizyon öngörülmediğini söyledi.

‘Otomotive tedbirlerde geç kalındı dengeler bozulacak’

İHRACAT rakamlarını yorumlayan Uludağ İhracatçılar Birliği (UİB) Başkanlar Kurulu Başkanı ve Uludağ Taşıt Araçları ve Yan Sanayi İhracatçılar Birliği (UTAYSİB) Başkanı Ferit Sünneli, otomotiv sektörüne yönelik önlemlerde geç kalındığını ve sonuçların ortada olduğunu belirterek, kriz ve sonrasında fiyat ve maliyetlerde dengelerin bozulacağını açıkladı. Bu durumdan üretim adetleri yüksek ülke ve firmaların kazançlı çıkacağını kaydeden Sünneli, Türkiye’nin bu durumdan zararlı çıkacağını vurguladı ve ekledi: “Fransa, Almanya, İtalya 2 ile 6 milyon arasında araç üretimi yapıyor. Onlar kârlı çıkacak. Duran bir şeyi harekete geçirmek çok daha zordur. Dolayısıyla 6 milyon üretim yapan bir ülke 3 milyona gelip durduğunda harekete geçmesi farklıdır. Bizim gibi 1 milyonun biraz üzerinde araç üreten bir ülkede durduğunuzda harekete geçmeniz çok daha zordur. Biz zararlı çıkacağız.”

TİM: Kriz en çok Bursa’yı vurdu

İHRACAT rakamlarını Bursa’da Uludağ İhracatçı Birlikleri’nde açıklayan TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, krizin en çok Bursa’yı vurduğunu söyledi. Büyükekşi, “Otomotiv endüstrimizin ihracat hacmi ve dış pazarlara olan yüksek bağımlılığı nedeniyle en büyük zararı otomotiv ve yan sanayi ihracatçısı arkadaşlarımız gördüler. Ama biz burada otomotiv endüstrimize de kısa vadeli bakmıyoruz. Elbette ihracatımızda belirli dalgalanmalar yaşanacaktır. Ancak, bu kriz de bir gün sona erecektir. Kriz sona erdikten sonra Bursa ilimiz de başta otomotiv sektörü olmak üzere tekstiliyle, konfeksiyonuyla, gıda ürünleriyle ve birçok sektörüyle ihracat potansiyelini artıracaktır” diye konuştu.

Yeni fon çalışması var

Büyükekşi, hükümet nezdindeki ısrarlarının meyvesini verdiğini ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan tarafından 1 milyar dolarlık yeni ihracat kredisi destek programının açıklandığını hatırlatarak, bununla yetinmeyerek yeni bir fon üzerinde çalıştıklarını da bildirdi. Büyükekşi, şöyle konuştu: “Firmaların kendi imkanlarının genişletilmesi konusunda başka bir öneriyi daha hayata geçirmek için çalışıyoruz. Bu, yeni bir kredi garanti fonudur. Bankalarımızın ellerinde kaynak var ama krizin güven ortamını erozyona uğratması nedeniyle kredi taleplerine olumsuz yaklaşıyorlar. İşte bu noktada kredi garanti fonu önemli bir hamle olacaktır. Bir milyar dolarlık hazine kağıdı ve 5 milyar dolar kefalet ile oluşturulacak bu fon, kriz döneminde firmalara nefes aldıracaktır. Bu öneriyi güzel bir şekilde tüm tarafların katılımıyla formüle etmek ve hızla hayata geçirmek gerekiyor. Bırakın dakikaları, kaybedecek saniyemiz bile yok.”
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
Kriz sanal değil gerçek



Dünyanın ciddi bir ekonomik daralmayla karşı karşıya olduğunu belirten Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, toparlanmanın oldukça yavaş ve kademeli olacağını, uzun zaman alacağını ifade etti.

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, krizin finansal güçler ve medya tarafından kasıtlı olarak büyük gösterildiği iddialarına katılmadığını belirterek, Olan biten gerçek, rakamlar gerçek dedi. Şirket bilançolarının yayınlandığını ve bu bilançolarda zararın ne olduğunun belli olduğunu kaydeden Yılmaz, Kim kendi bilançosunda olmayan zararı ortaya koyar da ortalığı karıştırmaya çalışır? Olan biten gerçek, rakamlar gerçek. Ancak bunun basında sunuş tarzı farklı olabilir.

Fakat dünya ciddi bir ekonomik daralmayla karşı karşıya diye konuştu. Ekonomideki toparlanmanın oldukça yavaş ve kademeli olacağını, uzun zaman alacağını ifade eden Yılmaz, Bu krizin geçmişte yaşanmış krizlerden en önemli farkı, klasik bir finans krizi olmaması dedi.

Hükümet teminat verebilir

Boğaziçi Üniversitesi'nde Küresel Kriz, Etkileri ve Para Politikası Uygulamaları konulu bir konuşma yapan Yılmaz, Küresel toparlanmada 2010'un ikinci yarısında gerçekleşeceği öngörülen geç toparlanma olasılığını da gündeme alıyoruz dedi. Tüm dünyada Merkez Bankaları'nın bu dönemde piyasalara likidite sağlayarak rahatlatmaya çalıştığını söyleyen Yılmaz, kendilerinin de şu anda yapmaya çalıştıklarının mümkün olduğu kadar kredi mekanizmalarını çalıştırmak ve likiditeyi piyasaya vermek olduğunu vurguladı. Yılmaz, Orta ve uzun vadede mali disiplinin bozulmayacağı konusunda hükümetin topluma vereceği sözler ve teminatlar olabilir diye konuştu.

Faizde indirim sürecek

Enflasyon hedeflemesinin yüksek faiz, düşük kur uygulaması olmadığını kaydeden Yılmaz, Enflasyonun hedefin belirgin şekilde altında kalması arzu ettiğimiz bir şey değil. Bu nedenle son aylarda 525 baz puan indirim yaptık diye konuştu. Yılmaz, önümüzdeki 3 yılda 1'er puanlık indirimle 2011'de yüzde 5,5 olarak belirlenen enflasyon hedefinin ülkeyi enflasyon riskinden uzak tutmak için yeterli göründüğünü ifade etti.

Döviz piyasasına yönelik ilave önlemleri imkanları ölçüsünde ve basiretli şekilde almaya devam edeceklerini bildiren Yılmaz, faiz indirimlerinin sonuna gelinmediğini vurguladı. Yılmaz, Bir miktar daha alanımız olduğunu düşünüyoruzdedi. Aldıkları kararların tüketici kredileri üzerinde biraz olsun etki yarattığını ifade eden Yılmaz, Ama ticari kesimin kullandığı kredilere çok fazla yansımadı. Bunu önümüzdeki dönemde göreceğiz dedi.

Enflasyonun zıttı da önemli

Enflasyonun kadar onun zıttı olan deflasyonun da çok önemli olduğunu vurgulayan Yılmaz, Enflasyon hedeflemesi yapıldığı gibi belki enflasyonu aşağıya doğru çekmek değil de şu andaki deflasyon üzerinden enflasyonu bir yere getirmek için bir hedef yapılabilir değerlendirmesinde bulundu.

Para politikasının etkinliğinin artırılması için mali disiplinin şart olduğunu kaydeden Yılmaz, yerli ve yabancı yatırımcının, güvenilirlikle ilgili bir problemi olması halinde mevduata tam güvencenin getirilebileceğini ancak, ancak Türkiye'nin böyle bir uygulamaya ihtiyacı bulunmadığını söyledi.

İstanbul için kanun şart

İstanbul'a taşınmanın Merkez Bankası Kanunu'ndaki Bankanın merkezi Ankara'dır maddesi değişmediği sürece mümkün olmadığını ifade eden Yılmaz, Siyasi otorite, bununla ilgili olarak TBMM'ye bir kanun tasarısı gönderdi fakat bu, henüz görüşülmedi. Bu kanun tasarısının sonucu ne olur hep birlikte göreceğiz diye konuştu.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.