]Avro bölgesinde enflasyon yükseldi [/color]
AB'de ortak para kullanan 16 ülkenin dahil olduğu Avro Bölgesi'nde enflasyon aylar sonra yükselişe geçti.
AA
Avro Bölgesi'nde ocak ayında yüzde 1,1'e kadar inen enflasyon oranı, AB istatistik kurumu Eurostat'ın kesinleşmemiş verilerine göre şubatta yüzde 1,2'ye çıktı.
Avro ülkelerinde geçen yıl haziran ve temmuz aylarında enflasyon, yüzde 4 ile 16 yılın zirvesine çıkmış, petrol fiyatlarındaki gevşeme ve küresel finansal krizin tüketici talebini kısmasıyla istikrarlı bir düşüş seyrine girmişti.
Ekonomi Gündemi...
Konu Sahibi / Yazar
Kongo Madagasgar
Kategori / Forum
Ekonomi
Yorumlar / Cevaplar
584
Okunma / Görüntüleme
156136
Anket Borsa sizce ne olur...
Bu ankette oy kullanma yetkiniz yok.
22.000
4 (33.33%)
26.000
1 (8.33%)
19.000
3 (25.00%)
15.000
2 (16.67%)
30.000
1 (8.33%)
21.500
1 (8.33%)
* Siz bu anket için oy kullanmışsınız.
Toplam:: 12 (100%)
Ekonomi Gündemi...
Ekonomi Gündemi...
]Roubini: Resesyon 36 ay sürebilir [/color]
Son yetmiş yılın en şiddetli resesyonu olarak görülen küresel mali kriz, Amerikalı ekonomistler yorumladı.
Amerikan günlük gazetesi The New York Times, ünlü iktisatçı ve eski hükümet yetkilileriyle konuşarak 15’inci ayında bulunulan ekonomik resesyonla ilgili değerlendirmelerini yayınladı. Bazıları krizin 36 ay daha süreceği tahmininde bulunurken, bazıları ise yıl sonunda krizden çıkılacağı öngörüsünü yaptı.
’Kriz kahini’ olarak tanınan New York Üniversitesi’nde profesörlük yapan İstanbul doğumlu Nouriel Roubini, resesyonun 36 ay sürebileceğini söyledi. Nouriel Roubini, düşüşün tipik ’U’ şekli yerine daha şiddetli olan ’L’ şeklinde olabileceğini kaydetti. Harvard Üniversitesi’nden Niall Ferguson, resesyonun iki yıl süreceğinin düşünülebileceğini dile getirdi.
Son yetmiş yılın en şiddetli resesyonu olarak görülen küresel mali kriz, Amerikalı ekonomistler yorumladı.
Amerikan günlük gazetesi The New York Times, ünlü iktisatçı ve eski hükümet yetkilileriyle konuşarak 15’inci ayında bulunulan ekonomik resesyonla ilgili değerlendirmelerini yayınladı. Bazıları krizin 36 ay daha süreceği tahmininde bulunurken, bazıları ise yıl sonunda krizden çıkılacağı öngörüsünü yaptı.
’Kriz kahini’ olarak tanınan New York Üniversitesi’nde profesörlük yapan İstanbul doğumlu Nouriel Roubini, resesyonun 36 ay sürebileceğini söyledi. Nouriel Roubini, düşüşün tipik ’U’ şekli yerine daha şiddetli olan ’L’ şeklinde olabileceğini kaydetti. Harvard Üniversitesi’nden Niall Ferguson, resesyonun iki yıl süreceğinin düşünülebileceğini dile getirdi.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
Dolar 2.00 TL`ye mi gidiyor?
Uluslararası piyasalarda yaşanan tedirginlikler içeride dolarınateşini yükseltti.
Geçtiğimiz haftayı 1.6950 TL'den tamamlayan dolar, yeni haftaya ise 1.72'nin üzerinden başladı.
Saat 10.40 itibariyle, İstanbul serbest piyasada dolar, 1,7280 TL'den satılıyor. Kapalıçarşı'da ise 1,7180 TL'den alınan dolar, 1,7280 TL'den satılıyor.
Uzmanlar, Citigroup'a kamu müdahalesinin ardından ABD borsalarında yaşanan kan kaybının devam etmesinin piyasalarda olumsuz bir etki yarattığını belirtiyor.
DOLAR 1.7500 TL'Yİ KIRACAK MI? TIKLAYIN...
Öt yandan euro/dolar paeritesinde dolar lehine yaşanan hareket de içeride kurların yükselmesinde etkili oluyor.
Euro/dolar paritesi yüzde 0.6 değişimle 1.26'nın hemen altında hareket ediyor.
Doların euro karşısındaki yükselişinde hükümetin sigorta devi American International Group'a (AIG) 30 milyar dolar daha yardım yapacağı yönündeki haberler etkili oldu
A Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Murat Salar, kurun tarihi seviyeleri test ettiğini kaydetti.
BORSADA YENİ DİPLER GÖRÜLECEK Mİ? Tıklayın...
A Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Murat Salar, piyasalarda beklenen gelişmelere ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, yurt dışındaki sıkıntılı sürecin ve ABD'de bankacılık sektörüyle ilgili endişelerin devam ettiğini ifade etti.
Finans sisteminin tam işlemediği sürece piyasaların pozitife dönmesinin çok zor gözüktüğünü belirten Salar, dünya finans sisteminin tam olarak çalışmadığını bunun ABD'deki bankalarda ne boyutta zararların olduğunun bilinmemesinden kaynaklandığını vurguladı.
Murat Salar, AB ülkelerinin Macaristan'ın yardım isteğine cevap vermemesinin gündem maddesi olacağına dikkati çekerek, bu durumun Türkiye'yi de etkileyeceğinin altını çizdi.
Salar, bu hafta ve önümüzdeki döneme ilişkin görüşlerini şöyle aktardı:
“Bu hafta ve önümüzdeki dönemde yer işgal edecek en önemli konu da ABD'de bankalara uygulanan stres testi. Bu test sonucunda bankalarla ilgili gelebilecek sonuçlar gerilimi artıracaktır. Kalıcı bir toparlanma için ilk şart dünya finans sisteminin tekrar çalışır duruma gelmesidir. Finans sistemindeki tıkanıklıklar artık reel sektörü ciddi manada etkilemeye başladı. Büyüme verileri olsun sanayi üretimleri olsun işsizlik verileri olsun son derece rahatsızlık veren boyutta geliyor.”
Türkiye'deki durgunluğun iyice hissedilmeye başlandığını söyleyen Salar, Türkiye'nin ekonomik bir küçülme ile karşı karşıya olduğunu, bu süreçte Merkez Bankası'nın tepki olarak faizleri düşürdüğünü, ancak piyasadaki faiz oranlarının aynı oranda tepki vermediğini kaydetti.
Salar, piyasadaki faiz oranlarının yeterince düşmediğini ve bunun büyük tehlikeler yarattığını vurgulayarak, “Piyasa faiz oranlarının alt tarafında katılık oluşmaya başladı. Çok fazla aşağıya gelemiyor” diye konuştu.
Krizin uzun sürmesi halinde, ilerleyen dönemlerde, ekonomik daralmayla birlikte kamunun gelirlerinin azalacağını bildiren Salar, kurumlar vergisinin şirketlerin karları düştüğü için azalacağını, katma değer vergilerinin ve gelir vergilerinin kişilerin gelirleri düştüğü ve işsizlik arttığı için gerileyeceğini belirtti.
“TÜRKİYE'NİN BORCUNUN MİLLİ HASILAYA ORANI YÜKSELECEKTİR”
Salar, borçlanmaya ilişkin şunları kaydetti:
“Borçlanma tarafında faiz oranları yeterince aşağı düşmezse orta vadede, Türkiye'nin borcunun milli hasılaya oranı yükselecektir. Bu da tekrar unuttuğumuz bazı tartışmaları gündeme getirebilir. Türkiye'nin borçlarının vade yapısının yükselmesi gibi... İthalatta normal vergiler çok yüksek, bunlarla ilgili daralma olduğunda TİM verileri çok düşüyor. Eğer kriz çok uzun sürerse borcun milli hasılaya oranı çok tartışılır. Krizin en hassas olduğu nokta Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine sıçraması, gelişmekte olan ülkelerin bu krize dayanıklılığı ciddi bir şekilde sorgulanmayı başlanırsa ve Türkiye'nin borcunun Milli Hasıla'ya oranı yükselirse ilerde daha büyük sıkıntılar söz konusu olabilir.”
Salar, yurt içinde beklenen gelişmelerle ilgili olarak ise bu hafta enflasyon verisinin açıklanacağını, verilerin çok sürpriz gelmeyeceğini söyledi.
Enflasyon'un düşen bir trendin içerisinde olduğunu belirten Salar, bu durumun talep eksikliğinden dolayı ortaya çıktığını ve dışa bağımlı sürecin devam edeceğini ifade etti.
İleri ki zamanlarda, borsada bilançoların tartışılmaya başlanacağının altını çizen Salar, kurlara ve borsadaki yabancı hisse satışlarına ilişkin şöyle konuştu:
“Kurda önemli yükseliş var. Kur tarihi seviyeleri tekrar test ediyor. 1,72 seviyelerini test ediyor. Bu seviyeleri geçerse daha önce görmediğimiz seviyeler gündeme gelecek. Kısa vadede dolar 1,85'e kadar yükselebilir. İleri ki dönemlerde de 2,00 gündeme gelebilir.
Borsada yabancı satışı Şubat ayında da devam etti. Yatırımcıların Türkiye'den çıkışı gündeme geldi. Yaklaşık olarak yabancı yatırımcıların 300-350 milyon dolarlık satışları gözüküyor. Ocakta da 150 milyon dolarlık satışlar vardı. Yabancı çıkışı devam ediyor.”
Uluslararası piyasalarda yaşanan tedirginlikler içeride dolarınateşini yükseltti.
Geçtiğimiz haftayı 1.6950 TL'den tamamlayan dolar, yeni haftaya ise 1.72'nin üzerinden başladı.
Saat 10.40 itibariyle, İstanbul serbest piyasada dolar, 1,7280 TL'den satılıyor. Kapalıçarşı'da ise 1,7180 TL'den alınan dolar, 1,7280 TL'den satılıyor.
Uzmanlar, Citigroup'a kamu müdahalesinin ardından ABD borsalarında yaşanan kan kaybının devam etmesinin piyasalarda olumsuz bir etki yarattığını belirtiyor.
DOLAR 1.7500 TL'Yİ KIRACAK MI? TIKLAYIN...
Öt yandan euro/dolar paeritesinde dolar lehine yaşanan hareket de içeride kurların yükselmesinde etkili oluyor.
Euro/dolar paritesi yüzde 0.6 değişimle 1.26'nın hemen altında hareket ediyor.
Doların euro karşısındaki yükselişinde hükümetin sigorta devi American International Group'a (AIG) 30 milyar dolar daha yardım yapacağı yönündeki haberler etkili oldu
A Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Murat Salar, kurun tarihi seviyeleri test ettiğini kaydetti.
BORSADA YENİ DİPLER GÖRÜLECEK Mİ? Tıklayın...
A Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Murat Salar, piyasalarda beklenen gelişmelere ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, yurt dışındaki sıkıntılı sürecin ve ABD'de bankacılık sektörüyle ilgili endişelerin devam ettiğini ifade etti.
Finans sisteminin tam işlemediği sürece piyasaların pozitife dönmesinin çok zor gözüktüğünü belirten Salar, dünya finans sisteminin tam olarak çalışmadığını bunun ABD'deki bankalarda ne boyutta zararların olduğunun bilinmemesinden kaynaklandığını vurguladı.
Murat Salar, AB ülkelerinin Macaristan'ın yardım isteğine cevap vermemesinin gündem maddesi olacağına dikkati çekerek, bu durumun Türkiye'yi de etkileyeceğinin altını çizdi.
Salar, bu hafta ve önümüzdeki döneme ilişkin görüşlerini şöyle aktardı:
“Bu hafta ve önümüzdeki dönemde yer işgal edecek en önemli konu da ABD'de bankalara uygulanan stres testi. Bu test sonucunda bankalarla ilgili gelebilecek sonuçlar gerilimi artıracaktır. Kalıcı bir toparlanma için ilk şart dünya finans sisteminin tekrar çalışır duruma gelmesidir. Finans sistemindeki tıkanıklıklar artık reel sektörü ciddi manada etkilemeye başladı. Büyüme verileri olsun sanayi üretimleri olsun işsizlik verileri olsun son derece rahatsızlık veren boyutta geliyor.”
Türkiye'deki durgunluğun iyice hissedilmeye başlandığını söyleyen Salar, Türkiye'nin ekonomik bir küçülme ile karşı karşıya olduğunu, bu süreçte Merkez Bankası'nın tepki olarak faizleri düşürdüğünü, ancak piyasadaki faiz oranlarının aynı oranda tepki vermediğini kaydetti.
Salar, piyasadaki faiz oranlarının yeterince düşmediğini ve bunun büyük tehlikeler yarattığını vurgulayarak, “Piyasa faiz oranlarının alt tarafında katılık oluşmaya başladı. Çok fazla aşağıya gelemiyor” diye konuştu.
Krizin uzun sürmesi halinde, ilerleyen dönemlerde, ekonomik daralmayla birlikte kamunun gelirlerinin azalacağını bildiren Salar, kurumlar vergisinin şirketlerin karları düştüğü için azalacağını, katma değer vergilerinin ve gelir vergilerinin kişilerin gelirleri düştüğü ve işsizlik arttığı için gerileyeceğini belirtti.
“TÜRKİYE'NİN BORCUNUN MİLLİ HASILAYA ORANI YÜKSELECEKTİR”
Salar, borçlanmaya ilişkin şunları kaydetti:
“Borçlanma tarafında faiz oranları yeterince aşağı düşmezse orta vadede, Türkiye'nin borcunun milli hasılaya oranı yükselecektir. Bu da tekrar unuttuğumuz bazı tartışmaları gündeme getirebilir. Türkiye'nin borçlarının vade yapısının yükselmesi gibi... İthalatta normal vergiler çok yüksek, bunlarla ilgili daralma olduğunda TİM verileri çok düşüyor. Eğer kriz çok uzun sürerse borcun milli hasılaya oranı çok tartışılır. Krizin en hassas olduğu nokta Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine sıçraması, gelişmekte olan ülkelerin bu krize dayanıklılığı ciddi bir şekilde sorgulanmayı başlanırsa ve Türkiye'nin borcunun Milli Hasıla'ya oranı yükselirse ilerde daha büyük sıkıntılar söz konusu olabilir.”
Salar, yurt içinde beklenen gelişmelerle ilgili olarak ise bu hafta enflasyon verisinin açıklanacağını, verilerin çok sürpriz gelmeyeceğini söyledi.
Enflasyon'un düşen bir trendin içerisinde olduğunu belirten Salar, bu durumun talep eksikliğinden dolayı ortaya çıktığını ve dışa bağımlı sürecin devam edeceğini ifade etti.
İleri ki zamanlarda, borsada bilançoların tartışılmaya başlanacağının altını çizen Salar, kurlara ve borsadaki yabancı hisse satışlarına ilişkin şöyle konuştu:
“Kurda önemli yükseliş var. Kur tarihi seviyeleri tekrar test ediyor. 1,72 seviyelerini test ediyor. Bu seviyeleri geçerse daha önce görmediğimiz seviyeler gündeme gelecek. Kısa vadede dolar 1,85'e kadar yükselebilir. İleri ki dönemlerde de 2,00 gündeme gelebilir.
Borsada yabancı satışı Şubat ayında da devam etti. Yatırımcıların Türkiye'den çıkışı gündeme geldi. Yaklaşık olarak yabancı yatırımcıların 300-350 milyon dolarlık satışları gözüküyor. Ocakta da 150 milyon dolarlık satışlar vardı. Yabancı çıkışı devam ediyor.”
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
2010 umutları da mı sönüyor?
AB Komisyonu'nun ekonomik ve parasal işlerden sorumlu Üyesi Joaquin Almunia, küresel krizle birlikte durgunluğa giren Avrupa'nın, 2010 yılında toparlanmaya başlaması ihtimalinin azaldığını söyledi.
AA
Düşünce kuruluşu Avrupa Politika Merkezi'nde küresel ekonomik krizle ilgili beklentilerini anlatan Almunia, 1,5 ay önceki tahminimizde bu yılın çok kötü başlayacağını söylemiştik. Maalesef bu doğrulandı.
Bu yılın ikinci yarısında alınan teşvik önlemlerinin bazı etkiler doğurmaya başlayacağını belirtmiştik. Ve 2010'da bazı toparlanma işaretlerinin alınabileceğini öngörmüştük. 19 Ocak'ta bu senaryomuzu sunarken olumlu ve olumsuz riskler dengedeydi. Fakat 1,5 ay sonra söyleyebileceğim, olumlu beklentilerimizin gerçekleşmediği gibi olumsuz beklentilerin güç kazandığıdır dedi.
AB'de şu ana kadar krizden en fazla etkilenen Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin temel sorunlarını, para birimlerinin hızla değer kaybetmesiyle dövizle borçlananların sıkıntıya girmesi ve ekonomik durgunluğun banka aktiflerini eritme olarak sıralayan Almunia, bununla birlikte bölgedeki her ülkenin aynı derecede sorun yaşamadığını kaydetti.
Almunia, basında bazı ülkelerin Avro Bölgesi'nden ayrılacağı şeklinde haberler çıktığını anımsatarak, kısa vadede böyle bir ihtimalin sıfır olduğunu vurguladı.
Küresel krizle birlikte birçok AB üyesinin Avro Bölgesi'ne katılma çabasına girdiğine dikkati çeken Almunia, Krizde avro korur ve Avro Bölgesi güvenli limandır. Avro risk değil riskle karşılaşanların sığınağıdır şeklinde konuştu.
Avro Bölgesi'nde İrlanda ve Yunanistan gibi borç oranı yüksek bazı ülkelerin ciddi sorunlar yaşadığını kabul eden Almunia, “bu sorunların daha da ağırlaşması ve ülkelerin mali yükümlülüklerini karşılayamama ihtimaline karşı bir çözüm bulunduğunu fakat bu çözümü şimdiden kamuoyunda tartışmanın faydalı olmadığını ifade etti.
AB Komisyonu'nun ekonomik ve parasal işlerden sorumlu Üyesi Joaquin Almunia, küresel krizle birlikte durgunluğa giren Avrupa'nın, 2010 yılında toparlanmaya başlaması ihtimalinin azaldığını söyledi.
AA
Düşünce kuruluşu Avrupa Politika Merkezi'nde küresel ekonomik krizle ilgili beklentilerini anlatan Almunia, 1,5 ay önceki tahminimizde bu yılın çok kötü başlayacağını söylemiştik. Maalesef bu doğrulandı.
Bu yılın ikinci yarısında alınan teşvik önlemlerinin bazı etkiler doğurmaya başlayacağını belirtmiştik. Ve 2010'da bazı toparlanma işaretlerinin alınabileceğini öngörmüştük. 19 Ocak'ta bu senaryomuzu sunarken olumlu ve olumsuz riskler dengedeydi. Fakat 1,5 ay sonra söyleyebileceğim, olumlu beklentilerimizin gerçekleşmediği gibi olumsuz beklentilerin güç kazandığıdır dedi.
AB'de şu ana kadar krizden en fazla etkilenen Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin temel sorunlarını, para birimlerinin hızla değer kaybetmesiyle dövizle borçlananların sıkıntıya girmesi ve ekonomik durgunluğun banka aktiflerini eritme olarak sıralayan Almunia, bununla birlikte bölgedeki her ülkenin aynı derecede sorun yaşamadığını kaydetti.
Almunia, basında bazı ülkelerin Avro Bölgesi'nden ayrılacağı şeklinde haberler çıktığını anımsatarak, kısa vadede böyle bir ihtimalin sıfır olduğunu vurguladı.
Küresel krizle birlikte birçok AB üyesinin Avro Bölgesi'ne katılma çabasına girdiğine dikkati çeken Almunia, Krizde avro korur ve Avro Bölgesi güvenli limandır. Avro risk değil riskle karşılaşanların sığınağıdır şeklinde konuştu.
Avro Bölgesi'nde İrlanda ve Yunanistan gibi borç oranı yüksek bazı ülkelerin ciddi sorunlar yaşadığını kabul eden Almunia, “bu sorunların daha da ağırlaşması ve ülkelerin mali yükümlülüklerini karşılayamama ihtimaline karşı bir çözüm bulunduğunu fakat bu çözümü şimdiden kamuoyunda tartışmanın faydalı olmadığını ifade etti.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
Türkiyenin tek sorunu yabancı yatirimcilar,
Bunlar Türkiye ye döviz getirip yüksek kurdan TL ye dönüyor faiz işletiyor borsa da fon aliyor.
Türkiye ye kredi saglayip düşük faizlerle para satiyor.
Türkiye nin reklamini yapip Türkiye hızli büyüyen bir Ülke imajı çizdiriyor.
TL yi bozup düşük kurdan döviz alıyor yurt dışına çıkariyor.
Türkiye de piyasayi karistiriyor. Ekonomiyi yipratiyor. Borsa düşüyor döviz yükseliyor.
Sonra parasini getirip tekrar TL ye çeviriyor .
Yılda en az iki kere yapiyorlar.
Busene fazla abarttılar busefer kendileri de toparlayamiyor. Ancak şu an döviz yükseliyor diye herkezi döviz almaya teşvik ediyor. NİSAN 2009 dan sonra sular durulacak borsa yükselişe geçecek bunlar gene paralarini çekecek.
Her yıl milyarlarca dolar kazaniyorlar. Kaybedenler malesef Türk yatirimcilari
banka fon işlemlerinde halen vergi alıyor.
Yabanci yatırımcilar vergi ödemiyorlar.
Bunlar Türkiye ye döviz getirip yüksek kurdan TL ye dönüyor faiz işletiyor borsa da fon aliyor.
Türkiye ye kredi saglayip düşük faizlerle para satiyor.
Türkiye nin reklamini yapip Türkiye hızli büyüyen bir Ülke imajı çizdiriyor.
TL yi bozup düşük kurdan döviz alıyor yurt dışına çıkariyor.
Türkiye de piyasayi karistiriyor. Ekonomiyi yipratiyor. Borsa düşüyor döviz yükseliyor.
Sonra parasini getirip tekrar TL ye çeviriyor .
Yılda en az iki kere yapiyorlar.
Busene fazla abarttılar busefer kendileri de toparlayamiyor. Ancak şu an döviz yükseliyor diye herkezi döviz almaya teşvik ediyor. NİSAN 2009 dan sonra sular durulacak borsa yükselişe geçecek bunlar gene paralarini çekecek.
Her yıl milyarlarca dolar kazaniyorlar. Kaybedenler malesef Türk yatirimcilari
banka fon işlemlerinde halen vergi alıyor.
Yabanci yatırımcilar vergi ödemiyorlar.
[COLOR="Green"][SIZE="5"]
Atatürk dediler adıma benim
İkrarımı verdim AliÂdir Pirim
Mürşidim Zöhre Ana posta vekilim
Latince yazısını dilden dökerim
Çanakkale içinde aynalı çarşı
Askerimi düzdüm YunanÂa karşı
Üseyin kafası mızrakta başı
Deniz kenarında Mehdi duacı
BİLDİREN ; PİR ZÖHRE ANA
[/COLOR]
İkrarımı verdim AliÂdir Pirim
Mürşidim Zöhre Ana posta vekilim
Latince yazısını dilden dökerim
Çanakkale içinde aynalı çarşı
Askerimi düzdüm YunanÂa karşı
Üseyin kafası mızrakta başı
Deniz kenarında Mehdi duacı
BİLDİREN ; PİR ZÖHRE ANA
Ekonomi Gündemi...
İşsizlik 3 ayda zirveyi bulur``
Merkez Bankası’nın son Para Politikası Kurulu toplantı özetindeilk üç ayda işsizliğin rekor kıracağı, enflasyondaki düşüşün hızlanacağı vurgulandı
RADİKAL
Merkez Bankası yılın ilk çeyreğinde tarım dışı işsizlik oranının tarihsel olarak yüksek değerlere ulaşacağını açıkladı. Merkez Bankası 19 Şubat’ta gerçekleştirdiği ve kısa vadeli faiz oranlarında 150 baz puanlık indirim kararı alınan Para Politikası Kurulu toplantısının özetleri açıklandı.
Talepte canlanma olmaz
Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz başkanlığında toplanan PPK’nın toplantı tutanağında yakın dönemde iç ve dış talepte önemli bir canlanma beklenmediği vurgulanarak, “Dolayısıyla, iktisadi faaliyetteki toparlanmanın zaman alacağı ve enflasyon üzerindeki aşağı yönlü baskıların süreceği düşünülüyor. İş gücü piyasasına dair veriler iktisadi faaliyette giderek derinleşmekte olan yavaşlamayı teyit eder niteliktedir. Tarım-dışı işsizlik oranı da yılın son çeyreğinde yüksek bir artış göstermiştir. Ocak ayında işşizlik ödeneğinden yararlanan kişi sayısında belirgin bir yükseliş gözlenmiş olması işsizlikteki artışın 2009 başı itibarıyla hızlanarak devam ettiğini göstermektedir.
Faiz indirimi yavaş olacak
Bu çerçevede kurul, yılın ilk çeyreğinde tarım dışı işsizlik oranının tarihsel olarak yüksek değerlere ulaşacağı değerlendirmesini yapmıştır” denildi.
Bankadan yapılan açıklamada, bundan sonraki faiz indiriminin son indirime göre daha yavaş olacağı vurgulandı. Banka 19 Şubat tarihli toplantısında kısa vadeli faizlerini 1,5 puan indirip yüzde 11’e geri çekmişti. Bu faiz Para Politikası Kurulu’nun toplanmaya başladığı 2002 yılından bu yana gördüğü en düşük seviye olması açısından önemli oldu.
Ticari faizler az düşecek
Merkez Bankası’nın önümüzdeki döneme ışık tutacak olan toplantı özetlerinde ise şu bilgiler yer aldı:
“Önümüzdeki aylarda enflasyondaki düşüşün hızlanacağı tahmin ediliyor. Bu arada faiz hadlerindeki indirim süreci tüketici kredilerine kıyasla ticari kredi faizlerine daha sınırlı oranda yansıyacak. Son dönemde şirketlerin talep ettiği kredilerin önemli bölümü borçların yeniden yapılanmasına yönelik olması, kredi kanallarının üretimi destekleyici rolünün sınırlı olduğuna işaret ediyor. Zaten yurtiçi ve yurtdışı finansman koşullarının halen sıkı seyretmesi nedeniyle kredilerdeki toparlanma zaman alacak.”
Merkez Bankası’nın son Para Politikası Kurulu toplantı özetindeilk üç ayda işsizliğin rekor kıracağı, enflasyondaki düşüşün hızlanacağı vurgulandı
RADİKAL
Merkez Bankası yılın ilk çeyreğinde tarım dışı işsizlik oranının tarihsel olarak yüksek değerlere ulaşacağını açıkladı. Merkez Bankası 19 Şubat’ta gerçekleştirdiği ve kısa vadeli faiz oranlarında 150 baz puanlık indirim kararı alınan Para Politikası Kurulu toplantısının özetleri açıklandı.
Talepte canlanma olmaz
Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz başkanlığında toplanan PPK’nın toplantı tutanağında yakın dönemde iç ve dış talepte önemli bir canlanma beklenmediği vurgulanarak, “Dolayısıyla, iktisadi faaliyetteki toparlanmanın zaman alacağı ve enflasyon üzerindeki aşağı yönlü baskıların süreceği düşünülüyor. İş gücü piyasasına dair veriler iktisadi faaliyette giderek derinleşmekte olan yavaşlamayı teyit eder niteliktedir. Tarım-dışı işsizlik oranı da yılın son çeyreğinde yüksek bir artış göstermiştir. Ocak ayında işşizlik ödeneğinden yararlanan kişi sayısında belirgin bir yükseliş gözlenmiş olması işsizlikteki artışın 2009 başı itibarıyla hızlanarak devam ettiğini göstermektedir.
Faiz indirimi yavaş olacak
Bu çerçevede kurul, yılın ilk çeyreğinde tarım dışı işsizlik oranının tarihsel olarak yüksek değerlere ulaşacağı değerlendirmesini yapmıştır” denildi.
Bankadan yapılan açıklamada, bundan sonraki faiz indiriminin son indirime göre daha yavaş olacağı vurgulandı. Banka 19 Şubat tarihli toplantısında kısa vadeli faizlerini 1,5 puan indirip yüzde 11’e geri çekmişti. Bu faiz Para Politikası Kurulu’nun toplanmaya başladığı 2002 yılından bu yana gördüğü en düşük seviye olması açısından önemli oldu.
Ticari faizler az düşecek
Merkez Bankası’nın önümüzdeki döneme ışık tutacak olan toplantı özetlerinde ise şu bilgiler yer aldı:
“Önümüzdeki aylarda enflasyondaki düşüşün hızlanacağı tahmin ediliyor. Bu arada faiz hadlerindeki indirim süreci tüketici kredilerine kıyasla ticari kredi faizlerine daha sınırlı oranda yansıyacak. Son dönemde şirketlerin talep ettiği kredilerin önemli bölümü borçların yeniden yapılanmasına yönelik olması, kredi kanallarının üretimi destekleyici rolünün sınırlı olduğuna işaret ediyor. Zaten yurtiçi ve yurtdışı finansman koşullarının halen sıkı seyretmesi nedeniyle kredilerdeki toparlanma zaman alacak.”
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
]Tüketim durdu yıllık enflasyon geriledi [/color]
Global krizin yarattığı tüketim daralması enflasyondaki düşüşüsürdürdü.
Şubat ayında enflasyon TÜFE bazında eksi yüzde 0.4 çıkarken, ÜFE bazında ise yüzde 1.17 oldu. İki aylık enflasyon TÜFE’de eksi yüzde 0.06, ÜFE’de yüzde 1.4 olurken, yıllık enflasyon TÜFE’de yüzde 7.73’e ÜFE’de yüzde 6.43’e kadar geriledi.
ENFLASYONDAKİ yavaşlama, şubat ayında da sürdü. İç talepteki daralmanın da etkisiyle şubat ayında Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) yüzde 0.34 gerilerken, Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE) yüzde 1.17 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, yıllık enflasyon TÜFE’de yüzde 7.73’e, ÜFE’de yüzde 6.43’e geriledi. Yıllık TÜFE enflasyonunu Ekim 2007’den bu yana en düşük seviyede gerçekleşti.
Talep yetersiz
TÜFE’deki değişim eksi çıkarken ÜFE bazında yaşanan yüksek enflasyon, kurların da etkisiyle toptan fiyatlarda yaşanan maliyet yönlü artışların talep yetersizliği nedeniyle piyasaya yansımadığı belirtiliyor. Gıda fiyatlarının değişiklik kaydetmemesi ile konut ve ev eşyası grubunda yaşanan düşüşlerin enflasyondaki düşüşte etkili olduğu kaydediliyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, yıllık enflasyon TÜFE’de yüzde 7.73’e, ÜFE’de yüzde 6.43’e geriledi. Geçen yılın aynı ayında yıllık enflasyon TÜFE’de yüzde 9.10, ÜFE’de yüzde 8.15 olmuştu. Böylece, Şubat ayı itibariyle yıllık enflasyon, geçen yılın aynı ayının, TÜFE’de 1.37 puan, ÜFE’de 1.72 puan altında gerçekleşti. Şubat ayında TÜFE yüzde 0.34 gerilerken, ÜFE yüzde 1.17 arttı. 2008 şubat ayında TÜFE yüzde 1.29, ÜFE yüzde 2.56 olmuştu. Buna göre aylık bazda enflasyon, geçen yıl Şubat ayına göre TÜFE’de 1.63 puan, ÜFE’de ise 1.39 puan düşüş gösterdi.
İki aylık enflasyon
Yılın ilk iki ayında, TÜFE yüzde 0.06 gerilerken, ÜFE yüzde 1.40 oranında artış gösterdi. Şubat ayı itibarıyla 12 aylık ortalamalara göre yıllık enflasyon ise tüketici fiyatlarında yüzde 10.41, üretici fiyatlarında yüzde 12.63 düzeyinde gerçekleşti.
Bu yıl şubat ayında fiyatlar tarımda yüzde 1.63, sanayide yüzde 1.07 arttı. ÜFE’ye göre, sanayide fiyatlar şubatta yıllık bazda yüzde 8.46 artış gösterdi. Şubat ayında aylık bazda fiyatlar, tarımda yüzde 1.63 artarken, balıkçılıkta fiyatlar yüzde 32.67 gibi yüksek bir oranda tırmandı.
Konut ve giyim düştü
Ana harcama grupları itibariyle bir ay önceye göre en yüksek artış yüzde 3.43 ile çeşitli mal ve hizmetler grubunda gerçekleşti. Şubat ayında endekste yer alan gruplardan ulaştırmada yüzde 1,40, lokanta ve otellerde yüzde 0.59 artış yaşandı. Eğlence ve kültürde yüzde 0.17, eğitimde yüzde 0,34, konutta yüzde 0.99, ev eşyasında yüzde 1, haberleşmede yüzde 1.18, giyim ve ayakkabıda yüzde 5.58 düşüş oldu.
En yüksek artış yaşanan iller
TÜFE’nin aylık bazda en yüksek artış gösterdiği bölge yüzde 0.59 ile Gaziantep, Adıyaman, Kilis bölgesi oldu. Aralık ayına göre en yüksek artış yüzde 2.26 ile İzmir, geçen yılın aynı ayına göre en yüksek artış yüzde 10.17 ile Van, Muş, Bitlis, Hakkari bölgesinde gerçekleşti.
Sivri biber ve LPG zam şampiyonu
ŞUBAT ayının zam şampiyonu, yüzde 19.63 artışla sivri biber oldu. TÜFE hesaplamalarına göre fiyat artışlarında sivri biberi yüzde 14.67 ile mücevher, 8.37 ile tavuk eti, yüzde 8.16 ile taze balık, yüzde 7.30 ile LPG dolum ücreti izledi. Şubat ayında koyun etinin fiyatı yüzde 5.78, portakalın fiyatı 4.73, tüpgaz fiyatı yüzde 4.34, bira yüzde 4.21, gazetenin fiyatı yüzde 4 oranında artış gösterdi. Üretici Fiyatı Endeksi (ÜFE) kapsamındaki mal ve hizmetler içinde Şubat ayında en yüksek fiyat artışı yüzde 48.59 ile LGP’de yaşandı. Fiyatı en fazla düşen ürünler arasında ise ilk sırayı, yüzde 15.51 ile doğalgaz aldı. Bunu, fiyatındaki yüzde 15.22 düşüşle domates, yüzde 10.75’lik düşüş ile kadın çizmesi, yüzde 10.08 düşüşle izledi.
Global krizin yarattığı tüketim daralması enflasyondaki düşüşüsürdürdü.
Şubat ayında enflasyon TÜFE bazında eksi yüzde 0.4 çıkarken, ÜFE bazında ise yüzde 1.17 oldu. İki aylık enflasyon TÜFE’de eksi yüzde 0.06, ÜFE’de yüzde 1.4 olurken, yıllık enflasyon TÜFE’de yüzde 7.73’e ÜFE’de yüzde 6.43’e kadar geriledi.
ENFLASYONDAKİ yavaşlama, şubat ayında da sürdü. İç talepteki daralmanın da etkisiyle şubat ayında Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) yüzde 0.34 gerilerken, Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE) yüzde 1.17 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, yıllık enflasyon TÜFE’de yüzde 7.73’e, ÜFE’de yüzde 6.43’e geriledi. Yıllık TÜFE enflasyonunu Ekim 2007’den bu yana en düşük seviyede gerçekleşti.
Talep yetersiz
TÜFE’deki değişim eksi çıkarken ÜFE bazında yaşanan yüksek enflasyon, kurların da etkisiyle toptan fiyatlarda yaşanan maliyet yönlü artışların talep yetersizliği nedeniyle piyasaya yansımadığı belirtiliyor. Gıda fiyatlarının değişiklik kaydetmemesi ile konut ve ev eşyası grubunda yaşanan düşüşlerin enflasyondaki düşüşte etkili olduğu kaydediliyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, yıllık enflasyon TÜFE’de yüzde 7.73’e, ÜFE’de yüzde 6.43’e geriledi. Geçen yılın aynı ayında yıllık enflasyon TÜFE’de yüzde 9.10, ÜFE’de yüzde 8.15 olmuştu. Böylece, Şubat ayı itibariyle yıllık enflasyon, geçen yılın aynı ayının, TÜFE’de 1.37 puan, ÜFE’de 1.72 puan altında gerçekleşti. Şubat ayında TÜFE yüzde 0.34 gerilerken, ÜFE yüzde 1.17 arttı. 2008 şubat ayında TÜFE yüzde 1.29, ÜFE yüzde 2.56 olmuştu. Buna göre aylık bazda enflasyon, geçen yıl Şubat ayına göre TÜFE’de 1.63 puan, ÜFE’de ise 1.39 puan düşüş gösterdi.
İki aylık enflasyon
Yılın ilk iki ayında, TÜFE yüzde 0.06 gerilerken, ÜFE yüzde 1.40 oranında artış gösterdi. Şubat ayı itibarıyla 12 aylık ortalamalara göre yıllık enflasyon ise tüketici fiyatlarında yüzde 10.41, üretici fiyatlarında yüzde 12.63 düzeyinde gerçekleşti.
Bu yıl şubat ayında fiyatlar tarımda yüzde 1.63, sanayide yüzde 1.07 arttı. ÜFE’ye göre, sanayide fiyatlar şubatta yıllık bazda yüzde 8.46 artış gösterdi. Şubat ayında aylık bazda fiyatlar, tarımda yüzde 1.63 artarken, balıkçılıkta fiyatlar yüzde 32.67 gibi yüksek bir oranda tırmandı.
Konut ve giyim düştü
Ana harcama grupları itibariyle bir ay önceye göre en yüksek artış yüzde 3.43 ile çeşitli mal ve hizmetler grubunda gerçekleşti. Şubat ayında endekste yer alan gruplardan ulaştırmada yüzde 1,40, lokanta ve otellerde yüzde 0.59 artış yaşandı. Eğlence ve kültürde yüzde 0.17, eğitimde yüzde 0,34, konutta yüzde 0.99, ev eşyasında yüzde 1, haberleşmede yüzde 1.18, giyim ve ayakkabıda yüzde 5.58 düşüş oldu.
En yüksek artış yaşanan iller
TÜFE’nin aylık bazda en yüksek artış gösterdiği bölge yüzde 0.59 ile Gaziantep, Adıyaman, Kilis bölgesi oldu. Aralık ayına göre en yüksek artış yüzde 2.26 ile İzmir, geçen yılın aynı ayına göre en yüksek artış yüzde 10.17 ile Van, Muş, Bitlis, Hakkari bölgesinde gerçekleşti.
Sivri biber ve LPG zam şampiyonu
ŞUBAT ayının zam şampiyonu, yüzde 19.63 artışla sivri biber oldu. TÜFE hesaplamalarına göre fiyat artışlarında sivri biberi yüzde 14.67 ile mücevher, 8.37 ile tavuk eti, yüzde 8.16 ile taze balık, yüzde 7.30 ile LPG dolum ücreti izledi. Şubat ayında koyun etinin fiyatı yüzde 5.78, portakalın fiyatı 4.73, tüpgaz fiyatı yüzde 4.34, bira yüzde 4.21, gazetenin fiyatı yüzde 4 oranında artış gösterdi. Üretici Fiyatı Endeksi (ÜFE) kapsamındaki mal ve hizmetler içinde Şubat ayında en yüksek fiyat artışı yüzde 48.59 ile LGP’de yaşandı. Fiyatı en fazla düşen ürünler arasında ise ilk sırayı, yüzde 15.51 ile doğalgaz aldı. Bunu, fiyatındaki yüzde 15.22 düşüşle domates, yüzde 10.75’lik düşüş ile kadın çizmesi, yüzde 10.08 düşüşle izledi.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi