You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Ekonomi Gündemi...

Anket Borsa sizce ne olur...

Bu ankette oy kullanma yetkiniz yok.
22.000 4 (33.33%)
26.000 1 (8.33%)
19.000 3 (25.00%)
15.000 2 (16.67%)
30.000 1 (8.33%)
21.500 1 (8.33%)
* Siz bu anket için oy kullanmışsınız. Toplam:: 12 (100%)
Administrator
Ekonomi Gündemi...
Turkcell’e 818 milyon YTL’lik ’rekabeti bozma’ cezası gelebilir


Rekabet Kurulu’nun Turkcell hakkında soruşturma açmasının nedeninin, belli markaların ürünlerini alanlara verilen hediye kontör ve dakika kampanyaları olduğu öğrenildi. 22 milyon YTL ile, bugüne kadar en yüksek rekabet cezası kesilen şirket unvanını elinde bulunduran Turkcell’i, bu soruşturmada da haksız bulunması halinde, 818 milyon YTL’ye kadar çıkabilecek idari para cezası bekliyor olacak.

REKABET Kurulu’nun Turkcell hakkında soruşturma açmasının nedeninin, belli markaların ürünlerini alanlara verilen hediye kontör ve dakika kampanyaları olduğu öğrenildi. 22 milyon YTL ile, bugüne kadar en yüksek rekabet cezası kesilen şirket unvanını elinde bulunduran Turkcell’i, bu soruşturmada da haksız bulunması halinde, 818 milyon YTL’ye kadar çıkabilecek idari para cezası bekliyor olacak.

Hediye kontör

Rekabet Kurulu’nun mobil pazarlama hizmetlerinin sunumu için gerekli altyapı faaliyetleri pazarında rekabeti ihlal ettiği gerekçesiyle hakkında soruşturma açılmasına karar verdiği Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş., belli markalarla birlikte düzenlenen hediye kontör kampanyaları nedeniyle soruşturmaya uğradı.

Şikayet yağdı

Gelen şikayetler üzerine yapılan değerlendirmede, belli bir markanın ürününün satılması karşılığında Turkcell’in hediye kontör ve dakika vermesinin piyasadaki etkileri ele alındı. Turkcell pazarda hakim durumda bulunduğu için, söz konusu uygulamalarının diğer pazar oyuncuları aleyhine haksız rekabet yarattığı yönünde bulgular elde edildi. Bu nedenle ön araştırma sürecinin genişletilerek soruşturma aşamasına geçilmesine karar verildi.

Ciroya göre ceza

Soruşturma sonucunda, Turkcell’in rekabeti ihlal ettiği belirlenirse, hakim durumu kötüye kullanmaya ilişkin hüküm uyarınca, şirket cirosunun yüzde 10’una kadar idari para cezası uygulanması ile karşı karşıya kalacak. 2007 cirosu 8 milyar 186 milyon 949 bin YTL olan Turkcell, rekabeti ihlal etmekten para cezası alırsa 818 milyon 694 bin 900 YTL’ye kadar idari para cezası ödemek zorunda kalabilecek.

En büyük ceza

Turkcell, rekabet cezaları tarihinin en yüksek idari para cezasına çarptırılan şirket ünvanını da elinde bulunduruyor. Cep telefonu pazarında dolaşım uygulamaları ile rekabeti ihlal ettiği belirlenen Turkcell, 2003 yılında 21 milyon 822 bin YTL düzeyinde cezaya çarptırılmıştı. Turkcell yeniden ceza alırsa, rekabete aykırılık iddiası ile sık sık Rekabet Kurulu gündemine geldiği için siciline bir veri daha eklenecek. Bu da ihlal tekrarı durumunda cezalar katlandığı için yeni bir risk oluşturacak.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
31 Ekim 2008

Turizm gelirleri yüzde 14.4 yükseldi



TÜRKİYE’nin turizm geliri yılın üçüncü çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 14.4 artarak 9 milyar 987.9 milyon dolar oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), yılın üçüncü çeyreğine ilişkin "Çıkış Yapan Ziyaretçiler ile Giriş Yapan Vatandaşların Turizm Harcamaları ve Profili"ni açıkladı. Buna göre; turizm gelirinin 7 milyar 902.5 milyon doları kişisel, 2 milyar 85.4 milyon doları ise paket tur harcamalarından oluştu. Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarından oluşan 3. dönemde en yüksek turizm geliri 3 milyar 995 milyon dolarla Ağustos ayında gerçekleşti. Temmuz ayında 3 milyar 54.3 milyon dolar, Eylül ayında ise 2 milyar 938.6 milyon dolar gelir elde edildi. Temmuz-Eylül döneminde kişi başı ortalama harcama yabancılarda 665 dolar, vatandaşlarda ise bin 202 dolar oldu. Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında toplam çıkış yapan ziyaretçi sayısı 13 milyon 354 bin 325 kişi olarak gerçekleşti. Bunun 11 milyon 282 bin 874 kişisini yabancı ziyaretçi, 2 milyon 71 bin 451 kişisini ise yurt dışında ikamet eden vatandaşlar oluşturdu.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
Dünya Ekonomik Forumu’nun ilk gününden ’durgunluk’ mesajı çıktı

Gila BENYAMOR...


DÜN İstanbul’da en fazla "küresel ekonomik kriz" konuşuldu. Sabah KAGİDER’in toplantısında İş Bankası’nın Genel Müdürü Ersin Özince’yi dinledik.


Öğleden sonra ise kriz sonrası ilk bölgesel toplantısını şehrimizde yapan Dünya Ekonomik Forumu’nun ilk üç oturumundan biri yine bu hararetli konuya ayrıldı.

Ersin Özince’nin neler söylediğine daha sonra geleceğim ama önce Dünya Ekonomik Forumu’nda Ekonomiden sorumlu Mehmet Şimşek’in de katıldığı oturumdan birkaç not.

Şimşek’e göre, Türkiye, Ortadoğu ve Orta Asya ülkeleri küresel krizi daha az hasarla atlatacak.

Gelişmekte olan ülkelerin de krizden etkilenmeye başladıklarını söyleyen Şimşek’e göre, kriz gelişmekte olan ülkelerin ikinci, üçüncü nesil reformlarını gerçekleştirmeleri için bir fırsat.

Aynı oturumda dinlediğimiz Leiden Üniversitesi’nden Victor Halberstadt "durgunluk" sözcüğünü en açıkça teleffuz eden kişi oldu.

Davos’ta Türkiye oturumlarının müdavimlerinden olan Halberstadt’a göre, birkaç yıl süreyle bir "durgunluk" dönemine gireceğiz.

KEYNESÇİ OLUN

Bundan kaçış yok.

Gelişmiş ülkelerin peşi sıra gelişmekte olan ülkeler de "durgunluk"tan paylarını alacaklar.

Peki "durgunluğun" önünü kesmek mümkün mü?

Hayatında beş durgunluk görmüş olan Profesör Halberstadt önlemleri sayıyor:

Faizleri kesmek, reel sektöre destek, bankaların borç vermelerini sağlamak hatta onlara bunu impoze etmek, gelişmekte olan piyasaları desteklemek.

Son olarak Halberstadt "eski moda olmaktan korkmayın, Keynesçi olun" diyor.

Toplantıda, durgunluktan da öte durgunluk artı enflasyondan da söz edenler oldu.

Ama fazla karamsarlık olmasın diye bunu es geçiyorum.

Dünya ekonomisinin bu badireyi nasıl atlatacağı konusunda ise İMF’nin önemi masaya yatırılıyor.

IMF OLMADAN ASLA

Deniyor ki, "IMF olmadan bir şey yapamayız".

Sözünü ettiğim "Dünya Ekonomisine Bakış" toplantısının bir başka konuşmacılarından olan, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası baş ekonomisti Erik Berglöf, IMF’siz bir şey yapılamayacağını ama bu kurumun da tek başına çok fazla etkili olmayacağı görüşünde.

Gürcistan örneğini veriyor.

Kendi bankası Gürcistan’da hem IMF, hem Dünya Bankası’yla işbirliği yapmış.

Aynı şekilde Ukrayna, Macaristan gibi ülkelerde benzer yöntemler izlenmiş.

Yani dünyanın belli başlı kurumları arasında işbirliği.

Sonuç: Dünya durgunluğa girerken yeni fikirlere, yeni kaynaklara ve yeni araçlara ihtiyaç var.

Hem de acilen.

Zor dönemde Türkiye’nin ekonomik istikrarına katkı için geldik

AVRUPA İmar ve Kalkınma Bankası , global ekonomik kriz ortamında geçtiğimiz hafta Türkiye’de faaliyette bulunmaya karar verdi.

Banka 2010 yılı sonuna kadar Türkiye’ye 600 milyon dolarlık bir sermaye ayıracak.

1991 yılında, komünizm sistemin çökmesinden sonra yeni bir özel sektörün teşvik edilmesi için kurulan bankanın fikir babası ve ilk başkanı Jacques Attali.

Attali ’nin başlattığı projeyle Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası bugün Orta Avrupa’dan Ota Asya’ya 29 ülkede faaliyette bulunuyor.

Sadece Rusya’da yedi tane temsilciliği var.

Türkiye , bankanın faaliyette bulunacağı 30. ülke.

Peki Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası Türkiye’de ne yapacak?

Bunu, Dünya Ekonomik Forumu için İstanbul’a gelmiş olan, bankanın başkanı Thomas Mirow ile konuştuk.

Mirow, bankanın beşinci başkanı.

Bankanın neden tam da bu dönemde yani küresel kriz ortamında Türkiye’ye gelmeye karar verdiği sorusuna Mirow şu cevabı veriyor:

"Türkiye başarılı yapısal reformlar gerçekleştirdi. Türkiye’nin global krizi az hasarla atlatmasına destek olmak için böyle bir zamanda gelmeye karar verdik."

TARIM SEKTÖRÜ VE KOBİ’LERE DESTEK

Nasıl bir destek?

Bu soruyla ilgili Mirow şunları söylüyor:

"İMF gibi bir kurum olarak düşünmeyin bizi. Bizim büyük katkımız yapısal gelişmeye olacak. Örneğin tarım sektörünün gelişmesine katkı. Tarım sektörünün tüm halkalarını iyi biliyoruz. Küçük şehirlerin kamu hizmetlerine destek. KOBİ’lere uzun vadeli krediler. Hükümetin özelleştirme operasyonlarına da destek söz konusu."

Global kriz özelleştirme yerine yeniden kamulaştırmayı gündeme getirirken Mirow ’un özelleştirmeden söz etmesi dikkatimi çekiyor.

Mirow bunun üzerine, elektrik dağıtımın özelleştirilmesinden, kırsal alanlardaki kurumların özelleştirilmesinden söz ediyor.

"Enerji, finans sektörlerindeki uzmanlığımızı sunmak istiyoruz" diyor.

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın en büyük deneyimini eski sosyalist ülkelerin piyasa ekonomisine geçiş döneminde kazanmış.

Mirow’ un dediği şu:

"Gelişmekte olan ekonomilerin daha güçlü olmalarını hedefliyoruz. Türkiye ekonomisi bölgesel ekonomik işbirliği için de önemli."

Ersin Özince’nin dediği gibi, ülkemizde faaliyet kararı alan Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası "can simitlerden" biri olabilir.

Ersin Özince: IMF yeterli değil, birkaç can simidi gerek

CUMHURİYET’in 85. yıldönümünde KAGİDER’in davet ettiği konuşmacı Cumhuriyet kadar eski bir kurumun İş Bankası’nın Genel Müdürü Ersin Özince.

Özince’nin konuşmasından önce KAGİDER Başkanı Gülseren Onanç, Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren’in kadın girişimcilerin sıkıntılarını dinlemek üzere onları Ankara’ya davet ettiğini söylüyor.

Türkiye’deki 78 bin kadın girişimci, verilen toplam kredinin yüzde 2 ila 3 oranını kullanıyormuş.

Bu vesileyle öğrendik.

Gülseren Onanç, çoğunlukla hizmet sektöründe faaliyet gösteren kadın girişimcilerin krizden fazlasıyla etkilenecekleri görüşünde.

Şimdi geliyoruz "Küresel Kriz Işığında Bankacılığın Geleceği" başlığı altında Özince’nin söylediklerine.

Özince, haklı olarak her şeyin hızla değiştiğini dolayısıyla konuşma hazırlamadığını söylüyor.

Kriz "geliyorum" demiş bir kere.

"Uluslararası finans sistemlerinin bilançolarının hatalı olduğu ortadaydı. Öyle ki ben bile BDDK’yı göndersek de kaç bankanın ayakta kaldığını öğrensek dedim" diyor.

Hataları, dengesizlikleri görmek istemeyenler şimdi krizin tam göbeğinde.

Örneğin İzlanda.

Özince’nin aktardığına göre, İzlanda’daki tüm balıkçılık yatırımlarını Japonlar satın alıyormuş.

Yani suşi sektörü yakında ihya olacak.

İzlanda battı peki Türkiye ne olacak?

"Türkiye etkilenecek, finansman daralacak ve maliyeti artacak, vadeler kısalacak."

2001 krizinde risklerini azaltanlar bu krizi de daha az hasarla atlatacak.

İş Bankası’ndan örnek vermek gerekirse, bu banka kredi kartında en önde değil, döviz kredisinde üçüncü, konut kredisinde dördüncü vesaire.

Özince’ye göre, şimdi tüm uluslar arası kurumların yapacakları şey tsunami’nin yoksul ve gelişmekte ülkelere sıçramasını önlemek.

Zavallı Afrikalı neden hiç payı olmadığı krizden etkilensin?

Zaten esas sorun ele avuca gelmeyen "küreselleşme".

Peki bu krizden nasıl sağ salim çıkacağız?

"Birey olsun, şirket olsun dalgalı denizde gemisini doğru dürüst yüzdürebilen kazanır."

Türkiye için son söz:

"IMF yeterli değil. Birkaç can simidi gerek."
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
31.10.2008

MB 2008 enflasyon hedefini yükseltti


Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz enflasyon raporunu açıklıyor.

İşte konuşmasından satırbaşları..

- Kira ve enflasyonda yavaşlama sürüyor

- Son çeyrekte temel enflasyon göstergesinin yükselmeye devam edeceği görülmektedir

- Gelişmekte olan ülkelerin biri hariç hepsinde enflasyon hedefi aşıldı

- Döviz kurlarında gözlenen hareketlerin, gıda fiyatlarındaki olumlu görünüm ve petrol fiyatlarındaki düşüş görülmüştür.

ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEME İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER

- Bu dönemde kamu harcamalarının büyümeye katkısı negatif olmuştur. Mal ve hizmet ithalatının yavaşlaması ve turizm gelirlerindeki artış pozitiftir.

- Küresel finans piyasalarındaki çalkantı, ülkemizdeki özel tüketim ve yatırım harcamaları durağan bir seviyede olacaktır.

- Tüketici kredilerindeki artışlar, halen oldukça düşük seviyelerde seyretmektedir.

- Küresel finansal sistemdeki sorunlarda, risk algılamardaki bozulmayı ileri boyutlara taşımıştır.

- Gelişmekte olan ülkelere sermaye akışı yavaşlamıştır. Son dönemde, piyasa faizlerinde de artış gözlenmiştir.

- Faizlerdeki bu yükseliş enflasyonda düşüşe etkisi olmuştur.

- Yurt içi talepteki yavaşlama net ihracatın toplam talep büyümesine katkısını artıracaktır.

- Önümüzdeki dönemde toplam talebin durağan seviyede olacağını tahmin ediyoruz.

- Döviz kuru hareketlerinin yıllık enflasyon üzerindeki doğrudan etkilerinin 2009 sonunda ise 1,5 puan olarak gerçekleşeceğini tahmin etmekteyiz.

- Temmuz enflasyon raporunda, petrol fiyatlarının 140 dolarda seyredeceğini varsaymıştık. Ama petrolde keskin bir düşüş yaşanmıştır.

- Petrol fiyatlarının 80 ABD dolarında seyredeceği varsayılmıştır.

- İşlenmemiş gıda fiyatlarının beklenenden olumlu seyri göz önüne alınarak, varsayımlarımız aşağı yönlü güncellenmiştir.

- Gıda fiyat enflasyonu varsayımı yüzde 11’e, 2009 için ise yüzde 7,5’e düşürülmüştür. Bu değişiklik enflasyon tahminlerinin sırasıyla 0,8 ve 0,4 seviyesinde güncellenmesine neden olmuştur.

ENFLASYON HEDEFİ YÜZDE 11,1'E YÜKSELDİ

- 2008 yılı sonunda enflasyonun yüzde 11,1 olarak gerçekleşmesi beklenmektedir. 2009’da orta noktası yüzde 7,6 olmak üzere yüzde 6,1 ile yüzde 9,1 arasında gerçekleşeceği tahmin edilmektedir.

- 2011 yılının üçüncü çeyreğinde enflasyonun yüzde 4,5 düzeyinde düşmesi beklenmektedir.

- Son dönemde piyasalardaki sorunlar nedeniyle güven kaybı oluştu. Bu gelişmeler küresel likidesini olumsuz etkilemiştir.

- Merkez bankaları hızlı hareket ederek para piyasasındaki sıkıntıyı gidermeye çalışmaktadırlar.

- Bizde bir dizi önlem almış bulunmaktayız.

- Piyasalarımızın etkin bir şekilde işlemesi için gerektiğinde diğer önlemlere de başvurabileceğimiz kamuoyuna açıklanmıştır.

- Mevcut küresel belirsizlikler göz önüne alındığında para politikasının esnek olması gerekmektedir.

- 2008 yılı sonunda petrol fiyatlarının 110 dolar olacağı tahmin edilmektedir.

- Enflasyon hedefini tutturmaya yönelik para politikaları izlenecektir.

- Gıda ve enerji fiyatlarının olumlu gelişmesi halinde, enflasyonun altında kalmasına izin verilecektir.

- Uluslar arası piyasalarda olağanüstü kriz yaşanmaktadır.

- Son dönemde YTL’de görünen keskin değer kaybı enflasyonu etkileyecektir.

- Küresel finans piyasasındaki sorunlara karşı, basiretli bir para politikası gereklidir ama tek başına yeterli değildir.

- Mali disiplinin sürdürülmesi en az para politikası kadar önem taşımaktadır.

- AB’ye uyumun devam etmesi çabaları önemini korumaktadır.

- Yapısal reformlardaki gelişmeleri gerek makro istikrar gerekse fiyat istikrarı açısından izliyoruz


"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
Kredi kartı aidatı kalkıyor


Sanayi ve Ticaret Bakanı Çağlayan kredi kartı aidatlarının kaldırılması için çalışma başlattıklarını açıkladı.

AA

Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, bakanlıkta düzenlediği basın toplantısında, “Kredi kartı faizlerine müdahale etme gibi herhangi bir şey söz konusu değil” dedi. Çağlayan, bu konuda devletin ilgili kurum ve kuruluşları ve mevcut yasaları bulunduğunu hatırlattı.

AİDAT BİR KEZ ALINACAK

Ancak Tüketici Kanunu'nda kredi kartlarıyla ilgili bir düzenleme yapacaklarını belirten Çağlayan, bunun kredi kartı yıllık aidatlarına ilişkin bir çalışma olduğunu bildirdi. Söz konusu düzenlemenin kredi kartı aidatının kart verilirken bir kez alınmasına ilişkin olduğunu anlatan Çağlayan, şunları kaydetti:

“Yoksa öbür türlü serbest piyasa kurallarını en fazla bugüne kadar uygulamış olan bir hükümetin serbest piyasaya müdahale etme gibi bir düşüncesi söz konusu olmaz. Mali sektörümüzün ve ilgili kuruluşların özerkliği mümkün olduğunca bizler tarafından titizlikle gözetiliyor. Bunu zaten biliyorsunuz. Bu konuda bir çalışma söz konusu. Ama faizleriyle ilgili tekrar söylüyorum bir müdahale olmaz, olmuyor.”

IMF İLE FARKLILIKLAR

Zafer Çağlayan, bir gazetecinin Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, 'IMF ile aramızdaki farklılıkları ortadan kaldırabilirsek iyi bir stand-by anlaşması yapabiliriz' dedi, bu farklılıklar nelerdir? sorusu üzerine, farklılıkların ne olduğunu söyleyemeyeceğini belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

Biz IMF'nin ortağıyız. IMF bize çok yabancı bir kuruluş değil, uluslararası bir kuruluştur. IMF ile çok çeşitli anlaşma yolları ve yöntemleri var. O yol, yöntemlerden hangisinin seçileceği konusu Ekonomi Koordinasyon Kurulu ve Bakanlar Kurulu kararı ile olacaktır. Zannediyorum önümüzdeki kısa bir tarih içinde bu konudaki kararımız netleşir.

Reel sektörün olası krizden etkilenmesini en aza indirecek çalışmalarda ülke ve reel sektörün menfaati ne gerektiriyorsa o çalışmaları yapacaklarını kaydeden Çağlayan, ihracatçıların krizden etkilenip etkilenmediğine ilişkin bir soru üzerine de en kötü şartlarda Avrupa'ya 60 milyar dolar ihracat yaptıklarını söyledi.

Çağlayan, Avrupa ekonomisindeki küçülmenin ister istemez oradaki talebin düşmesiyle ve ihracat pazarının küçülmesiyle beraber AB üyesi ülkelere ihracat yapan Türk firmalarını da etkileyeceğine işaret ederek, şunları kaydetti:

Dünya sadece Avrupa'dan ibaret değil. Yeni pazar çeşitliliği yaratılması noktasında Türk ihracatçısı son derece başarılıdır, o esnekliğe sahiptir. Bunun yanında gerekli finansman desteğinin mutlaka verilmesi ve pazar araştırması konusunda gerekli desteğin sağlanması gerekiyor. İhracat bizim başımızın tacıdır. Yani ihracat konusunda bizim kayıtsız olmamız söz konusu değil.

"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
31.10.2008

Otomotivde ÖTV şoku


Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, bu dönemde hiçbir üründe vergi indiriminin söz konusu olmadığını bildirerek, “Bütçeyi sıkı tutmamız lazım. Otomotiv de bizden ithalatı azdıracak bir şey beklemeyin. ÖTV oranlarında herhangi bir indirim yok” dedi.

Unakıtan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, küresel finansal krizin yaşandığı bir ortamda ithalatı artıracak hiçbir tutum içinde olmayacaklarını söyledi.

Türkiye'nin 150 milyar dolar ara malı ithal ettiğini kaydeden Unakıtan, “Artık bu ara malı ithalatını azaltmamız lazım ve yerli üretmemiz lazım. O bakımdan biz ara mallarını yerli üreticilerin üretmesine yönelik her türlü teşviki yaparız” dedi.

“VERGİ İNDİRİMİ YOK”

Unakıtan, otomotivcilerin sektörün canlanması için özel tüketim vergisi (ÖTV) oranlarında indirim isteklerinin hatırlatılması üzerine, “Bugün Türkiye satılan arabaların yüzde 75'i ithal, dışarıdan sağlanıyor. Arabaya yaptığımız bir indirim, teşvik ne sonuç verecek? Bizim ithalatımızı daha da fazla artıracak. Döviz ihtiyacımızı daha da fazla artıracak. Otomotivde de bizden ithalatı azdıracak bir şey beklemeyin. Otomotivde vergi indirimi, ithalatı ve döviz ihtiyacımızı artıracağı için biz buna sıcak bakmayız. Otomotivde böyle bir vergi indirimi yok” diye konuştu.

Maliye Bakanı, diğer bazı sektörlerde de vergilerde bir indirim olup olmayacağı yönündeki soruyu da, “Hiçbir üründe vergi indirimi şu dönemde söz konusu değil. Çünkü bütçeyi sıkı tutmamız lazım” şeklinde yanıtladı.

“YERLİ ÜRETİCİ İÇİN FORMÜL BULUN”

Bu arada otomotiv sektör temsilcileri, Maliye Bakanlığından 2003 ve 2004 yıllarında da uygulanan “Belli yaşın üstündeki otomobilini getirip, yenisini alanlara yönelik ÖTV indirimi” talebinde bulundu.

Otomotiv sektörünün Türk ekonomisinin lokomotifi durumunda olduğunu kaydeden sektör temsilcileri, yaşanan küresel krizin olumsuz etkilerinin azaltılması için böyle bir vergi indiriminin şart olduğunu belirttiler.

Edinilen bilgiye göre, Maliye Bakanlığı da sektörün bu talebine şu karşılığı verdi:

“Vergi indirimi en çok ithalatçının işine yarar. Türkiye'de sattığınız otomobillerin yüzde 75'ini ithal araçlar oluşturuyor. Böyle sıkışık bir ortamda ben niye yurt dışındaki üreticinin aracına destek sağlayayım?

Sektörde yerli üreticiyi destekleyecek bir mekanizma, formül bulunması, oluşturulması için çalışma yapın. Bu öyle bir düzenleme olsun ki bu sadece içerideki yerli üreticiye katkı sağlasın. Bize bu tür bir öneriyle gelirseniz oturur, konuşuruz. Ancak ÖTV indirimi yapamayız.”

ESKİ UYGULAMA NE SONUÇ VERMİŞTİ?

Otomotiv sektörünün tekrar hayata geçirilmesini istediği, “eski aracını getirip, yenisini alana ÖTV indirimi” 1 Ağustos 2003-31 Aralık 2004 tarihleri arasında uygulanmıştı.

Motor silindir hacmi 1600 CC'yi aşmayan 20 yaş üzerindeki araçların yararlandığı uygulama sırasında eski aracını getirip, yeni araç alanlar için 2003 yılında bugünkü değeriyle 3 bin 5 YTL, 2004'ün 1 Ocak-25 Mayıs tarihleri arasında 4 bin 500, 26 Mayıs-31 Aralık döneminde ise 2 bin 250 YTL özel tüketim vergisi indirimi yapılmıştı.

Bu süre içinde uygulamadan yararlanan araç sayısı ise 150 bin olarak belirlenmişti

2009 PROGRAMI

Bu arada hükümetin Resmi Gazete'de yayımlanan 2009 programına göre, yeni yılda vergi kaybına yol açacak herhangi bir düzenlemeye gidilmeyecek. Programda, bu konuda, “2009 vergi gelirleri tahmininde maktu ÖTV tutarlarının güncelleneceği ve gelir kaybına yol açacak düzenlemeler yapılmayacağı varsayılmıştır” denildi.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
31.10.2008

Euro Bölgesi`nde ekonomiye güven yok


AB'de ortak para kullanan 15 ülkenin dahil olduğu Euro Bölgesi'nde bir önceki ay 87,5 puan olan ekonomik güven endeksi, ekim ayında 80,4 puanla son 15 yılın en düşük seviyesine indi.

AA

AB Komisyonu'nun ölçtüğü ekonomik güven endeksi ekimde aynı zamanda tarihinin en büyük aylık düşününü gerçekleştirdi.

Euro Bölgesi'nde tüm göstergelerin küresel finansal krizle birlikte ekonominin yılın ikinci yarısında durgunluğa girdiğini gösterdiğini belirten analistler, reel ekonominin 2009 yılında toparlanmasını beklemenin de fazla iyimserlik olacağını vurguluyor.

Avrupa'da otomobil satışları, ağustos ayında yüzde 15,7 ve eylül ayında fazladan 2 iş gününe rağmen yüzde 8,2 gerilemişti. Kıtada ticari araç satışları ise son 5 aydır kesintisiz düşüşünü sürdürüyor.
Avrupa Havayolları Birliği, sektörün eylül ayında, son 25 yılda ilk kez ekonomik nedenlerle yüzde 1,1 daraldığını duyurmuştu.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.