You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Ekonomi Gündemi...

Anket Borsa sizce ne olur...

Bu ankette oy kullanma yetkiniz yok.
22.000 4 (33.33%)
26.000 1 (8.33%)
19.000 3 (25.00%)
15.000 2 (16.67%)
30.000 1 (8.33%)
21.500 1 (8.33%)
* Siz bu anket için oy kullanmışsınız. Toplam:: 12 (100%)
Administrator
Ekonomi Gündemi...
Yeni İlaç İtalyan Recordati’nin oldu

İTALYAN Recordati, İstanbul’daki Yeni İlaç’ı satın aldı.


Recordati tarafından yapılan basın açıklamasında, Yeni İlaç’ı 48 milyon Euro’ya almaya ilişkin anlaşmanın imzalandığı duyuruldu. Açıklamaya göre, satış işlemine ilişkin prosedürün yıl sonuna dek tamamlanması hedefleniyor. Türkiye pazarında ürünleriyle zaten mevcut olduklarına dikkati çeken Recordati Yönetim Kurulu Başkanı Giovanni Recordati, " Yeni İlaç’ı satın almamızın ardından, ürünlerimizi büyümekte olan bu pazara doğrudan sunabilme imkanına kavuşmuş olacağız" dedi. Recordati, "Hedefimiz, hem mevcut ürünlerimizle, hem de kardiyovaskoler ve ürolojik sektörde sunacağımız yeni ürünlerle satış kapasitemizi ikiye katlamaktır" diye konuştu.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
‘Türk bankacılığında konsolidasyon olacak’

Kadife Şahin


Bankacılıkta konsolidasyonun dünyadaki likidite bolluğu nedeniyle geciktiğini söyleyen HSBC Türkiye Genel Müdürü Piraye Antika, “Dünyada fiyatlar yeniden dengelenince Türkiye’de de denge yeniden oluşacak” dedi


HSBC Türkiye Genel Müdürü Piraye Antika, Türk bankacılık sektöründe konsolidasyon olacağını söyledi.
Dünyada yaşanan konsolidasyonun henüz taşlar yerine oturmadığı için nereye varacağının belli olmadığını ifade eden Antika, Türkiye’de daha önce olması beklenen konsolidasyonun dünya piyasalarındaki likidite bolluğu nedeniyle geciktiğini söyledi.
Dünyada fiyatların yeniden dengelenmesiyle Türkiye’de de dengenin yeniden oluşacağını kaydeden Piraye Antika, “Türkiye’de bankacılık sektöründe genelde bir konsolidasyon bekliyoruz. Bunun şimdiye kadar gecikmesinin tek nedeni dünyadaki likidite bolluğuydu. Her ufak bankaya bile Amerika’dan Avrupa’dan, Ortadoğu’dan talep geldi. Böyle bir talebin olmadığı bir yerde içerideki oyuncular birleşmekten güç alacaklar diye düşünüyorum. Bunun kamulaşma yönünde olmasını hiç beklemiyorum” dedi.

‘Fırsat olmayabilir’
HSBC’nin dünyada ve Türkiye’de doğabilecek yeni satın almalara her zaman açık olduğunu belirten Antika, ancak grubun temkinli tutum izleyerek hareket edeceğini, bugün fırsat olarak görülen şeyin yarın fırsat olmayabileceğini söyledi.

‘Planlarımız değişmedi’
HSBC’nin Türkiye planlarında bir değişiklik olmadığını, bu yıl için planlanan 100 yeni şubenin açılacağını ifade eden Antika, reel sektörde ekonomiye güç katacak güçlü şirketleri desteklemeye devam edeceklerini, varlığını piyasadaki likidite bolluğuna dayandıran zayıf şirketleri ise desteklemeyeceklerini söyledi.
Antika şöyle konuştu:
“HSBC’nin Türkiye planlarında bir değişiklik olmayacak çünkü uzun vadede Türkiye diğer gelişmekte olan ülkelerle birlikte büyümenin daha yüksek olacağı bir ülkedir. Türkiye’nin potansiyeli bu buhrandan etkilenmiyor. Ümit vaad eden ülkeler arasında yer almaya devam edecek. HSBC gibi bir yatırımcının Türkiye gibi bir ülkeyle ilgilenmemesi düşünülemez.
Şu anda zaten Türkiye’de topladığımız mevduatın iki katını kredi olarak kullandırıyoruz. Bu daha da artar mı? Zannetmiyorum çünkü zaten Türkiye’de böyle bir kredi talebi de olmayacak. Şu anda daralmayı düşünmüyoruz. Şube ağımızı 2010’da tekrar değerlendiririz. Mantık dışı, agresif bir büyüme politikası içinde olmayacağımız ise çok açık.”

‘Doğru fırsatı inceleriz’
HSBC Grubu’nun her zaman fırsatlara açık olduğunu belirten Piraye Antika, Türkiye için şöyle konuştu:
“Biz doğru zaman ve doğru fiyat olursa, her zaman fırsatları değerlendiririz. HSBC Grubu, bizim ölçek ekonomisi yaratmamıza yardımcı olacak bir konsolidasyon imkânı olursa mutlaka ilgilenir. İlgilenir demek mutlaka satın alır demek değil ama inceler.”





‘Ortada bir zarar var, bunu herkes bölüşecek’
Antika, global krizin dünya mali sistemini yeniden biçimlendiren tarihsel bir olay olduğunu belirtti.
Antika şunları söyledi: Bu krizden herkes zarar görecek, ortada bir zarar var, bu paylaşılacak. Bunun adaletli bir paylaşım olmasını düzenleyici, denetleyici otoriteler sağlayacaklar. Hiçbir ekonomik oyuncu diğerinin omuzuna basarak yükselmeye çalışmamalı. Ancak o zaman ülke olarak stabilitemizi muhafaza ederek, kendi gemimizi götürürüz. Bu anlamda herkese çok büyük sorumluluk düşüyor.”





Türkiye’de devran tasarrufla dönecek
Türkiye’nin krizin odağında olmadığını anlatan Antika, etkileri konusunda şunları söyledi:
“Hızlı tükettik ve hızlı büyüdük. Finansmanı da çoğunlukla dışarıdan sağladık. Bunu yapabildik çünkü dünyada bize akan bir likidite vardı. Şimdi bu dış kaynakların ciddi boyutta azalmasını bekliyoruz. Bu olduğunda Türkiye’deki devran nasıl dönecek? Öncelikle fiyatlar yeniden belirlenecek. Özel ve tüzel kişiler bir müddet tüketim harcamalarını azaltıp tasarruflarını artıracaklar. Dolayısıyla yatırımlarını yavaşlatacak böylece tasarruf açığını kapatma yoluna gidecekler.”
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
‘ABD daralıyor’ verisi korkuttu, faiz aşısı tutmadı

EKONOMİ SERVİSİ


FED’in durgunluğun etkilerini yumuşatmak için gerçekleştirdiği faiz indiriminin etkisi piyasalarda kısa sürdü, daralma verisi tedirgin etti


ABD Merkez Bankası’nın (FED) yarım puanlık faiz indiriminin piyasalara etkisi kısa süreli oldu. ABD?ekonomisinin üçüncü çeyrekte yüzde 0.3 daralması ve bunun etkisiyle petrol fiyatlarının 65 doların altına gerilemesi, sabah coşan Avrupa borsalarının kazançlarının bir kısmını vermelerine neden oldu. Öte yandan ABD’de Dow Jones endeksi yüzde 2.11 oranında yükseldi.
Sabah Asya borsalarının yüzde 11’e varan orandaki yükseliş coşkusuna İstanbul Borsası da katıldı. İMKB günü yüzde 7.38 artışla 26 bin 733 puandan tamamladı. İstanbul Borsası’nın Avrupa’daki kâr satışlarına katılmadığı görüldü.
FED’in faiz indirimi sonrasında Temmuz 2004’ten beri en düşük seviyeye inen ABD faiz oranlarının ardından emtia fiyatları artmıştı. Ancak, ABD ekonomisinin daraldığına yönelik verinin ardından emtialar tekrar düşüşe geçti.

Dolar 1.46’ya gevşedi
Sabah borsalarda oluşan iyimser havanın etkisiyle dolar bankalararası piyasada 1.46 YTL’ye kadar geriledi. Bankalararası piyasada 1.50 YTL’den kapanan dolar, Merkez Bankası’nın döviz satım ihalelerine ara verdiğini açıklamasının ardından bugün valörlü işlemlerde 1.55 YTL’ye kadar çıktı.
Uzmanlar, doların gün içinde oldukça hareketli seyrinde, IMF’in gelişmekte olan ülkelere yönelik açıklamalarının yanı sıra Türkiye’nin IMF anlaşmasıyla ilgili belirsizliklerin de etkili olduğuna dikkat çekti. Doların gelişmekte olan ülke para birimleri karşısında güçlü konumunu sürdürdüğü gözlendi.



Merkez, döviz ihalelerini durdurdu
Merkez Bankası, döviz piyasasında derinliğin kaybolmasına bağlı olarak sağlıksız fiyat oluşumları gözlenmesi üzerine 24 Ekim’de başladığı döviz satım ihalelerini durdurdu.
Merkez’den yapılan açıklamada, “Son günlerde global piyasalardaki olumlu gelişmelerin de etkisiyle döviz piyasasındaki derinliğe ilişkin kaygıların azaldığı izlenmektedir.
Bu nedenle, döviz satım ihalelerinin durdurulmasına karar verilmiştir. Gerek görülmesi halinde döviz satım ihalelerine tekrar başlanabilecektir” denildi. Merkez Bankası, düzenlediği iki ihale ile toplamda 100 milyon dolar satmıştı.



KRİZ GÜNLÜĞÜ...
Yeni kurtarma paketleri
- ABD yönetimi, evlere el konulmasını önlemek amacıyla morgage kredileri için 600 milyar dolarlık yeni plan üzerinde çalışıyor. Planla, 3 milyon riskli konut kredisine garanti sağlanabilecek. Bu arada, ABD Hazinesi, 700 milyar dolarlık kurtarma paketinden ilk ödemeleri yaptı. 9 büyük bankaya toplam 125 milyar dolar verildi.


- Japonya Başbakanı Taro Aso, 27 trilyon yen (275 milyar dolar) tutarında yeni bir kurtarma paketi açıkladı. Aso, paketin, küçük ve orta boy işletmeler için kredi olanakları, otoyol geçiş ücretlerinde indirimler ve hane halkları için vergi iadelerini içerdiğini, ayrıca çiftçiler için daha fazla sübvansiyon verileceğini kaydetti.

- ABD Merkez Bankası (FED), küresel kredi krizini dindirmeye yardımcı olmak için Brezilya, Meksika, Güney Kore ve Singapur ile de swap hattı (döviz takası) açtı. Açıklamada, FED’in her ülkenin merkez bankasına 30’ar milyar dolar sağlayacağı bildirildi.

- Alman bankası Deutsche Bank’ın üçüncü çeyrekte kârı yüzde 74 azalarak 414 milyon euro oldu.
- ABD ekonomisi 3. çeyrekte yüzde 0.3 daraldı.
- Euro bölgesi ekonomik güven endeksi ekimde 80.4 puanla 15 yılın en düşük
seviyesine indi.

- Avusturya’da Erste Bank hükümetten 2.7 milyar euro sermaye desteği aldı.
- Shell’in 3. çeyrek net kârı yüzde 22 artarak 8.45 milyar dolara çıktı.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
01.11.2008

Banka bilançolarına kriz düzenlemesi


Bankaların ellerinde bulundurdukları menkul kıymetleri bilançolarına yansıtmasına ilişkin muhasebe standartlarında değişiklik yapıldı.

AA

Bankaları bilançolarının, devlet iç borçlanma senetlerindeki faiz oynaklıklarından olumsuz etkilenmesini önlemek üzere, bankalara, istedikleri menkul kıymetleri, vadesine kadar ellerinde tutmak şartıyla, portföylerine aktarabilme imkanı getirildi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun konuya ilişkin kararı, Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı.

Edinilen bilgiye göre, Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulu, son dönemde yaşanan ekonomik dalgalanmalar nedeniyle menkul kıymet faizlerinde oluşan faiz değişikliklerinden banka bilançolarının olumsuz etkilenmesini önlemek amacıyla, muhasebe standartlarında değişikliğe gitti. Bu değişiklikler, “Finansal Araçlar: Muhasebeleştirme ve Ölçmeye İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 39) Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına İlişkin 105 Sıra No.lu Tebliğ” ve “Finansal Araçlar: Açıklamalara İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 7) Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına İlişkin 106 Sıra No.lu Tebliğ” olarak 31 Ekim tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı.

BDDK kararında, söz konusu tebliğ değişikliklerine dikkat çekilerek, uygulama hakkında açıklık getirildi. Buna göre, tebliğ değişiklikleri uyarınca, bankalarca gerçeğe uygun değer farkı kar veya zarara yansıtılan veya satılmaya hazır finansal varlık olarak sınıflandırılan finansal varlıkların vadeye kadar elde tutulacak menkul değerler içerisinde yeniden sınıflandırılması halinde, 'Bankaların Likidite Yeterliliğinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik' uygulamasında BDDK'ya raporlanan eski sınıflandırmalarına karşılık gelen oranlarda dikkate alınmaya devam edilecek.

Vadeye kadar elde tutulacak menkul değerler içerisinde yeniden sınıflandırılan finansal varlıklar, bahse konu yönetmelik kapsamında BDDK'ya gönderilen formlarda belirtilen nitelikteki finansal varlıkların farklı oranlarda dikkate alınmasını sağlamak amacıyla açılmış olan “vadesi dikkate alınanlar” satırında ilgisine göre gösterilecek ve bu şekilde gösterilen tutara ilişkin dipnot açıklaması yapılmak suretiyle raporlanacak.

Edinilen bilgiye göre, bankaların hazırlanmakta olan 9 aylık bilançosunda, devlet iç borçlanma senetlerinin (DİBS) faizinde meydana gelen değişikliklerin olumsuz yansımasını azaltmak üzere, söz konusu uluslararası muhasebe standartlarındaki değişiklikler, hızla Türk muhasebe standardı olarak benimsenerek uygulamaya kondu.

Böylece, bankaların sermaye yeterliliği rasyosunda, DİBS faizlerindeki değişikliklerden kaynaklanan olumsuz etkinin en azından 2-3 puan azaltılması imkanı sağlandı.

Buna göre, bankalar, istedikleri DİBS'leri vadeye kadar elde tutmak şartıyla portföylerine aktarabilecek.

Haziran ayı sonu itibariyle, bankaların sermaye rasyosu, yüzde 16,7 düzeyinde. Bu oran, hedef rasyo yüzde 12 ve yasal oran yüzde 8;in oldukça üzerinde.

"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
Doğalgaza rekor zam!!!


BOTAŞ, bugünden geçerli olmak üzere, konutlardakullanılan doğalgaz fiyatına yüzde 22.50, sanayide kullanılan doğalgaza da yüzde 22 oranında zam yaptı.

AA

BOTAŞ Genel Müdürlüğü'nden 02.00 de yapılan yazılı açıklamada, Yüksek Planlama Kurulunca enerji KİT'lerinde 1 Temmuz'dan itibaren maliyet bazlı fiyatlandırma mekanizmasına geçilmesinin kararlaştırıldığı hatırlatıldı.

Açıklamada, bu çerçevede yapılan hesaplamalar sonucunda, doğalgaz satış fiyatlarının bugünden geçerli olmak üzere konutlara yüzde 22.50, sanayiye yüzde 22 oranında yansıyacak biçimde artırıldığı belirtilerek, şunlar kaydedildi:

“Söz konusu fiyat artışında, döviz kurunda özellikle son bir ay içinde meydana gelen hızlı artışların yanı sıra, petrol ve petrol ürünleri fiyat ortalamalarına endeksli olan doğalgaz alım fiyatlarının, petrol fiyatlarındaki artışlardan 6-9 ay geriden etkilenmesi ve geride bıraktığımız 6-9 aylık dönemde petrol fiyatlarının uzun süre rekor seviyelerde seyretmesi etken olmuştur.”

"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
01.11.2008

2009 Ekonomik Programı açıklandı


[FONT="Times New Roman"]Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, küresel kriz ortamında ana politikalarının,”Türkiye'nin geleceğini şekillendirecek temel dokümanlarda, temel göstergelerde fazla bir hasar oluşturmadan amaca ulaşmak” olduğunu bildirdi.

Ekren, Başbakanlık yeni binada düzenlediği basın toplantısında, 2009 Programı, genel ekonomik hedefler, yatırımlar ve küresel ekonomik kriz konusunda değerlendirmelerde bulundu.

Küresel krizin anatomisinin, eyleminin ve yönetiminin bugünkü verilerle daha kolay değerlendirilebileceğini kaydeden Ekren, ana hatlarıyla bakıldığında özellikle ABD'deki tutsat (mortgage) kredilerindeki ikinci kalite süreçle başlayan, fakat daha sonra anlaşıldığı şekilde başka sektörlerde de ikinci kalite menkul kıymetlerin olduğu varsayımına dayanan bu sürecin, zaman içinde sistematik tercih ve hatalarla da birleşince sistematik bir şok üretecek noktaya geldiğini kaydetti.

Krizi her ülkenin kurallı veya kuralsız ayrı bir yaklaşımla değerlendirdiğini ve çözüm üretmeye çalıştığını anlatan Ekren, önce zarar yazan büyük firmaların bilançolarının zararla kapatılmasından sonra sürecin daha kolay yönetileceğinin düşünüldüğünü, bu gerçekleşmeyince sermaye enjeksiyonu denilen birleşmeler, devir almalar, satın almalar, özel ve kamu sektörünün birbirine sermaye aktarımı şeklinde bir sürecin yaşandığını söyledi.

Son olarak krizin ulusal değil, küresel bir işbirliği ile çözülebileceği noktasına gelindiğini belirten Ekren, bütün bu gelişmeler sonucunda bütün ekonomi yönetimlerinin, yükselen piyasaların ve gelişmiş ekonomilerin haksız rekabet üreten, haksız maliyet üreten inisiyatifler konusunda da daha duyarlı hale geldiğini bildirdi.

KÜRESEL KRİZ ORTAMINDA TÜRKİYE'NİN DURUMU

Küresel kriz ortamında Türkiye ekonomisinin konumuyla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Ekren, özel teşebbüs, teşebbüs özgürlüğü, şeffaf piyasalar, dışa açıklık, AB ile müzakere sürecine devam eden ve küresel bir aktör olma iddiasında bulunan Türkiye'nin, doğal olarak küresel ekonomik gelişmelerden etkileneceğini kaydetti.

Bu çerçevede ana politikalarını, “küresel krizden etkilenmemekten daha çok hasar minimizasyonu yaparak orta vadede Türkiye'nin geleceğini şekillendirecek temel dokümanlarda, temel göstergelerde fazla bir hasar oluşturmadan amaca ulaşmak” olarak özetleyen Ekren, şöyle konuştu:

''İşte Türkiye'de bu süreçte yeni mimari arayışlarında hak ettiği noktada bulunmak ve bu mimari arayışlarda krizden sonra özellikle Türkiye'nin orta vadeli perspektifini ve Türkiye'nin orta vadeli hedeflerini koruyacak bir düzenlemeyle de politika demetlerini belirlemiş olmak. Elbette bu krizin bütün ülkelere verdiği önemli mesajlar da var. Birinci nokta ulusal düzeyde olduğu kadar uluslararası düzeyde de karşılıklı işbirliği ve şeffaflığı zorunlu hale getirilmektedir. İkinci önemli nokta bütün riskleri tanımlamak, ölçmek, yönlendirmek, şekillendirmek mümkün. Fakat bir tanesini yine bu kriz çok maliyetli olarak herkese öğretmiş oldu. Buna da ahlaki riziko diyoruz. Belki de bu gelişmelerin sürecin bu noktaya gelmesinin arkasında yatan en önemli faktörlerden biri de budur.''

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, özellikle kamu yatırımlarında bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşlar bakımından esneklik oranları artırılarak ilgili kurumların belirlenen hedef ve amaçlara ulaşmada tümüyle kendi inisiyatiflerine bırakılacak bir sürecin başlatıldığını bildirdi.

Ekren, Başbakanlık yeni binada düzenlediği basın toplantısında, 2009 Programı, genel ekonomik hedefler, yatırımlar ve küresel ekonomik kriz konusunda değerlendirmelerde bulundu.

Merkezi bütçe belirleme ve bütçenin TBMM'ye aktarılma sürecinde oluşturulan temel makro hedefleri anlatan Ekren, 2009 yılına ilişkin olarak belirledikleri temel makro hedeflerden bir tanesi hariç tüm değişkenleri ve tüm göstergeleri Orta Vadeli Program ve Orta Vadeli Mali Plan'da yer aldığı şekilde yerleştirildiğini söyledi.

Ekren, bu çerçevede üzerinde revizyon yapılan tek değişkenin büyüme oranı olduğunu, 2009 yılında yüzde 5 olarak hedeflenen büyüme oranının yüzde 4 seviyesinde yeniden şekillendirildiğini bildirdi.

Enflasyon, faiz dışı fazla ve kamu borç stokunun milli gelire oranı ile bütçe açığının Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'ya (GSYİH) oranlarının Orta Vadeli Program çerçevesinde korunduğunu belirten Ekren, “Buradan vermek istediğimiz en önemli mesaj ekonomik yönetiminin rol ve fonksiyonu bakımından makro ve finansal istikrarı korumaktır” dedi.

ORTA VADELİ PROGRAMDA REVİZYON İHTİYACI OLABİLİR

Dünyadaki ekonomik veri ve bilgilerin hızla değiştiği, her gelen habere göre revizyonların yapıldığı bir ortamda Orta Vadeli Program, Orta Vadeli Mali Plan ve bütçenin hazırlandığı dönemdeki veri ve bilgi setinini kullandıklarını belirten Ekren, önümüzdeki dönemdeki gelişmelere bağlı olarak, 2009 yılının ortalarında büyük bir ihtimalle Mayın ayında ihtiyaç duyulduğunda Orta Vadeli Programda da bir revizyon düşünülebileceğini vurguladı.

YATIRIMLAR

2009 yılı yatırımları konusunda bilgi veren Ekren, merkezi yönetim bütçesinde 2008 yılında 11 milyar YTL olan rakamın 2009 yılında yüzde 46 artırdıklarını bildirdi.

Ekren, 2008 yılında program hedefi olarak 3,2 milyar YTL olan KİT yatırımlarının 2009 yılında 4,3 milyar YTL'ye çıkarıldığını, merkezi yönetim, döner sermaye, KİT, özelleştirme kapsamındaki kuruluşlar ve İller Bankası'nın toplamı olarak düşünüldüğünde 2008 yılında program hedefi olarak 17,1 milyar YTL olan toplam yatırımların da 2009 yılı programında 23,3 milyar YTL'ye çıkarıldığını söyledi.

Başbakan Yardımcısı Ekren, diğer mahalli idareleri ve genişletilmiş kamu da düşünüldüğü zaman 2008 yılı içinde program hedefi bakımından belirlenmiş olan 30,5 milyar YTL'lik kamu yatırımının da 2009 yılında 37,7 milyar YTL'ye çıktığını, böylece Türkiye'nin bütünü olarak bakıldığında genişletilmiş kamuda, kamu yatırımlarının artış oranı yüzde 22,9 olduğunu kaydetti.

GAP, DAP VE KOP YATIRIMLARI

“İyi kurgulanmış, hedefleri belirlenmiş bir kamu yatırımının özellikle bir GAP bölgesinde GAP ve KOP çerçevesinde bakıldığında altyapı yatırımlarının özel sektörün de yatırım yapma arzu ve isteğini daha yüksek bir oranda gerçekleştireceğini ifade etmek gerekir” diyen Ekren, sözlerine şöyle devam etti:

''GAP'ın sadece ulusal değil, yabancı ülke yatırımcıları için de cazip bir konuma geldiğini ifade etmek gerekir. Bu çerçevede sadece ekonomik kalkınma değil, sadece sadece sosyal gelişme değil, sadece altyapının oluşturulması değil, kurumsal kapasitenin geliştirilmesi değil, Türkiye'nin bir bütün olarak bölgelerindeki imkan ve kaynaklarının farkındalığını artırarak, bölgelerin tümünün Türkiye ekonomisine çok daha sağlıklı ve güçlü entegrasyonu sağlamayı amaçladığımızı da ifade etmek isterim.”

Ekren, 2009 yılında kamu sabit sermaye yatırımlarının sektörel dağılımında öne çıkacak sektörlerin “tarım, enerji, ulaştırma, eğitim, sağlık ve sosyal sektörler” olduğunu da vurguladı.

KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ ESNEKLİĞİ ARTIRILDI

2009 yılı programında geçmişe oranla yeniden şekillendirilen bakanlıkların, kamu kurum ve kuruluşların esnekliğini de artırıldığını belirten Ekren, bu kuruluşların yeni proje açmadan farklı iş yapma esnekliğine de 2009 yılında kavuşmuş olacaklarını bildirdi.

Ekren, konuyla ilgili şunları söyledi:

''Bakan yetkilerini rutin işler kısmında alt kademeye aktarma işlemine de başlamış olduk. Bir başka önemli husus da ek ödeneklerin kullanılması ve değerlendirilmesinde de bir standart getirerek projelerin ulaştığı aşamalara göre bunu kullandırmayı planlıyoruz. En önemli husus özellikle kamu yatırımlarının bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşlar bakımından esneklik oranları artırarak ilgili kurumların belirlenen hedef ve amaçlara ulaşmada tümüyle kendi inisiyatiflerine bırakılacak bir süreç de başlatılmıştır.

Sektör içi artırmalarla GAP, KOP ve DAP içi aktarmalar sınırsız hale getirilmiştir. Baştan belirlenmiş olması koşuluyla sene başında ilgili kamu kurum ve kuruluşlarla mutabakata varılmış kural ve prensipler çerçevesinde bu esneklik sağlanmış olacak.''

"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
01.11.2008

İhracat ekim ayında geriledi


[FONT="Times New Roman"]Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Türkiye'nin 2008 yılı Ekim ayı ihracatı, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 1,87 düşüşle 9 milyar 530 milyon dolar oldu.

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, ekim ayı ihracat rakamlarını düzenlediği bir basın toplantısıyla açıkladı.

Ocak-Ekim döneminde, Türkiye'nin ihracatı yüzde 31,01 artışla 111 milyar 857 milyon dolara ulaştı. Ekim ayı itibariyle son bir yıllık ihracat ise yüzde 28,94 artışla 132 milyar 444 milyon dolar ulaştı.

Türkiye'nin yıllık ihracatı, ekim ayı itibariyle 132 milyar 444 milyon 403 bin dolar oldu.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, geçen ay ihracat yüzde 1,87 oranında gerileyerek, 9 milyar 529 milyon 945 bin dolar olarak gerçekleşti.

Türkiye'nin ekim ayındaki toplam ihracatının yüzde 82,41'ini gerçekleştiren sanayi grubunda, yüzde 4,02 düşüş ile 7 milyar 854 milyon 80 bin dolarlık ihracat yapılırken, ihracatın yüzde 15,06'sını oluşturan tarım alanında yüzde 12,19 artışla 1 milyar 435 milyon 646 bin dolarlık, yüzde 2,52'sini oluşturan madencilikte ise yüzde 3,27 düşüşle 240 milyon 220 bin dolarlık ihracat rakamı elde edildi.

Sanayi sektörü alt başlığı altında yüzde 63,39 payla ilk sırada yer alan sanayi mamulleri içinde en büyük payı, yüzde 15,82 ile taşıt araçları ve yan sanayi alırken, demir çelik ürünleri yüzde 12,77 ile ikinci sırada yer aldı.

Aynı dönemde en yüksek ihracat artışı da, yüzde 61,70 ile hayvansal ürünlerde oldu. Hayvansal ürünleri yüzde 41,63 oranıyla hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri kimyevi maddeler ve mamulleri, yüzde 37,92 ile yaş meyve ve sebze izledi.

Ekim ayında ihracatında gerileme yaşanan ürünler yüzde 27,33 fındık ve mamülleri, yüzde 22,89 ile kesme çiçek, yüzde 21,80 ile taşıt araçları ve yan sanayi oldu.

Miktar olarak bakıldığında, 1 milyar dolar ve üzerinde aylık ihracat gerçekleştiren alt sektörler, 1 milyar 507 milyon 417 bin dolarla taşıt araçları ve yan sanayi, 1 milyar 216 milyon 692 bin dolarla demir çelik ürünleri, 1 milyar 73 milyon 738 bin dolarla hazır giyim ve konfeksiyon, 1 milyar 59 milyon 7 bin dolarla kimyevi maddeler ve mamulleri olarak sıralandı.

Geçen ay Türkiye ihracatında ilk 10 ülke ise Almanya, İngiltere, Rusya Federasyonu, İtalya, Fransa, ABD, Birleşik Arap Emirlikleri, Irak, İspanya, Romanya oldu.

İSTANBUL MADEN VE ****L İHRACATÇI BİRLİKLERİ İLK SIRADA

Ekim ayında gerçekleştirdikleri ihracata göre ihracatçı birlikleri ise İstanbul Maden ve ****l İhracatçı Birlikleri (İMMİB), Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB), İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri (İTKİB), Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri (OAİB), Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), İstanbul İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği (İİB), Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB), Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB), Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği (DAİB), Karadeniz İhracatçı Birlikleri (KİB), Denizli Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (DETKİB), Doğu Karadeniz İhracatçıları Birliği (DKİB) ve Antalya İhracatçı Birlikleri (AİB) olarak sıralandı.

1 milyar doların üzerinde ihracat yapan genel sekreterlikler, 3 milyar 392 milyon 604 bin dolarla İMMİB, 1 milyar 575 milyon 583 bin dolarla UİB ve 1 milyar 217 milyon 230 bin dolarla İTKİB oldu
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.