You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Ekonomi Gündemi...

Anket Borsa sizce ne olur...

Bu ankette oy kullanma yetkiniz yok.
22.000 4 (33.33%)
26.000 1 (8.33%)
19.000 3 (25.00%)
15.000 2 (16.67%)
30.000 1 (8.33%)
21.500 1 (8.33%)
* Siz bu anket için oy kullanmışsınız. Toplam:: 12 (100%)
Administrator
Ekonomi Gündemi...
31.10.2008

Deutsche Bank düşen kârdan memnun


Alman bankası Deutsche Bank'ın üçüncü çeyrekte kârı yüzde 74 azalarak 414 milyon euro oldu. Varlıkları bakımından Almanya'nın en büyük bankası olan Deutsche Bank, geçen yıl temmuz-eylül döneminde 1.6 milyar euro olan kârının, bu yılın aynı dönemde 414 milyon euro olduğunu açıkladı.

AA

Bankanın geliri de aynı dönemde geçen yıla göre yüzde 14 azalarak 4.4 milyar euro oldu. Bankanın geçen yıl üçüncü çeyrekte geliri 5.1 milyar euroydu.

Bankanın CEO'su Josef Ackermann, yaptığı açıklamada, üçüncü çeyreğin eylül ayında bütün dünyayı saran kredi krizini yansıttığını, olağanüstü koşullara rağmen bankanın çeyrekte kâr ettiğini belirtti. Ackermann, kredi piyasalarındaki zor koşulların devam edeceğini de ifade etti.

"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
Tokyo Borsası yüzde 5 düştü


Japonya'da Tokyo Borsası, günü yüzde 5'lik düşüşle tamamladı. Borsanın temel göstergesi Nikkei Endeksi, düne göre, 452,78 puan düşerek 8.576,98 puan oldu.

AA

Borsanın düşüşle kapanmasında, Merkez Bankasının faiz oranlarını yüzde 0,5'den yüzde 0,3'e düşürmesinin beklentilerden az bulunması etkili oldu.

Güney Kore'de borsa dünkü yüzde 12'lik yükselişinin ardından bugün yüzde 2,8 daha artış gösterdi. Avustralya'da temel endeks yüzde 0,4 yükseldi.

Hong Kong'da Hang Seng Endeksi yüzde 1,5 azalırken, Filipinler, Tayvan ve Tayland'da borsa yüzde 3'den fazla değer kazandı. Hindistan'da Sensex Endekse yüzde 7,3 artarak 9.693,43 puan oldu.

"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
31.10.2008

ABD mortgage’zedeleri de kurtarıyor


ABD Hazinesi ve FDIC, mortgage kredilerini ödeyemeyenlere yönelik 600 milyar dolarlık yeni kurtarma paketi planlıyor. Yeni paketle federal garanti verilecek

ABD yönetimi, mortgage kredilerini ödeyemeyenlerin konutlarına el konmasını önlemek için 600 milyar dolarlık yeni bir kurtarma planı üzerinde çalışıyor.

Konuya yakın bir yetkili Reuters’e yaptığı açıklamada, ABD Hazinesi ve Federal Mevduat Sigorta Fonu’nun (FDIC) üzerinde birlikte çalıştığı planla, 3 milyon riskli konut kredisine garanti sağlanabileceğini ve bu konudaki çalışmanın sonuçlanma aşamasına geldiğini söyledi. Uzmanlar 600 milyar dolarlık krediyi kapsama alacak planın kamuya gerçek maliyetinin 40-50 milyar dolar arasında değişeceğini belirterek, “Çünkü hiç ödenemeyecek kredi miktarının bu civarda olacağını tahmin ediyoruz” diye konuştu.

‘Teklifleri gözden geçiriyoruz’

Hükümetin planı gelecek günlerde açıklayacağını söyleyen yetkili, programla kredi veren kuruluşların, beş yıl sürecek bir dönemde aylık ödemeleri düşürmeye ikna edilmesine çalışılacağını ifade etti. Hazine Bakanlığı sözcüsü Jennifer Zuccarelli, FDIC ve diğer karar alıcılarla haciz önleme önlemleri üzerinde çalıştıklarını, ancak planın ayrıntılarının henüz belirlenmediğini söyledi. Beyaz Saray sözcüsü Tony Fratto da bu konuda bir karar verilmediğini belirterek, “Biz her zaman konut sahiplerine yardımcı olmak için teklifleri gözden geçiriyoruz” dedi.

FDIC sözcüsü Andrew Gray de fonun bu konuda Hazine Bakanlığı ile olumlu görüşmeler yaptığını, ancak programın ayrıntıları hakkında konuşmanın erken olacağını ifade etti. Planla, kredi veren kuruluşları sorunlu konut kredilerinin koşullarını yumuşatmaya ikna etmek için federal garanti verilmesi amaçlanıyor. FDIC tarafından yürütülecek programdan bankalar, yatırım fonları, hedge fonlar ve diğer konut kredisi veren kuruluşlar yararlanabilecek.

Bu arada kurtarma planına karşı çıkanlar ödeyemeyecekleri borcu alanların imdadına yetişirken, tüm olanaklarını zorlayıp taksitlerini ödeyenlerin haksızlığa uğramış olacağını ifade ediyor. Kurtarma planına mortgage kredisi kullandıran kurumları ve bankaları sözleşme koşullarını yeniden düzenlemeye zorlayıcı hükümlerin de konması isteniyor.

Senato Bankacılık Komisyonu Başkanı Christopher Dodd krizin gayrimenkul sektöründen kaynaklandığını belirterek, “Herkes kredisini ödeyemeyenlerin konutlarının satışını engellemek için elinden geleni yapmalıdır” dedi. Üzerinde çalışılan kurtarma planına göre mortgage taksitleri düşürülecek. Bunun için de ya faizler düşürelecek ya da vade uzatılacak. Sözleşme hükümlerinin yumuşatılmasını kabul eden kuruluşlara ödemenin aksaması durumunda kamunun devreye gireceğine ilişkin garanti verilecek.

Japon ve Alman paketi

Almanya ve Japonya küresel krizin vurduğu ülke ekonomilerini canlandırmak için yeni paketler açıkladı. Dünyanın ikinci büyük ekonomisi Japonya harcamaları artırmak için 51 milyar dolarlık, Almanya da iş dünyasına yardımcı olmak için 20-25 milyar avroluk canlandırma paketlerini uygulamaya koyacağını belirtti. Japonya Başbakanı Taro Aso, “Bu koşullar altında insanların yaşamlarındaki belirsizlikleri ortadan kaldırmanın çok önemli olduğuna inanıyorum” dedi. Alman bir politikacı uygulamaya konucak paketle ilgili olarak “20-25 milyar avroluk bir desteği konuşuyoruz” diye konuştu.

17 yıl sonra kemer sıktılar

ABD ekonomisinin yılın üçüncü çeyreğinde tüketicinin 1991 yılından bu yana ilk kez kemer sıkması nedeniyle yüzde 0.3 oranında küçüldü. Uzmanlara göre ABD artık resesyona girdi. Tüketim harcamaları üçüncü çeyrekte yüzde 3.1 oranında azaldı. Uzmanlar tüketicinin 2009 yılında da kemer sıkmaya devam edeceğini belirterek, “Bu gelişmeler bize 2009 yılı boyunca sürecek bir durgunluğun işaretlerini veriyor” diye konuştu. Tüketim harcamaları ABD’de ekonomik faaliyetin üçte ikisini oluşturuyor. Ülkede tüketim harcamaları en son 2001 yılı üçüncü çeyreğinde yüzde 1.4 oranında daralmıştı.

"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Posting Freak
Ekonomi Gündemi...
5 yılda müthiş IMF çarkı!

[Resim: 311020081344075570887.jpg]Erdoğan 2003'te "IMF'i tanımazsanız dünya sizi tanımaz. Tek kuruşluk ticaret yapamazsınız" diyordu. Bugün ne değiştiyse 180 derece çark etti: " Ümüğümüzü sıktırmayız, onlara ihtiyacımız yok!"

,Verdana,Arial]gazetevatan.com

[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Eğer IMF bize bu sıkıntılı dönemde, ‘ben sizlere borç vermiyorum’ derse vermeyebilir. Vermek zorunda da değil. Çok da ihtiyacımız yok. Bunu da özellikle söylemek isterim. Zira geçenlerde Merkez Bankası Başkanımız da bununla ilgili açıklamasını zaten yaptı. Ben de burada bunu yine özellikle ifade etmek istiyorum. Türkiye güvenli bir limandır" dedi.

Başbakan Erdoğan, Kırgızistan Başbakanı İgor Chudinov ile görüşmesinin ardından konuk Başbakanla ortak bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda, mevduata garanti getirilmesi için hükümete yetki verilmesine ilişkin bir soru üzerine, Hükümete yetki verilmesinin bir krize neden olamayacağını belirterek, “Böyle bir yetkiyi alıyorsak, krizi ortadan kaldırmak veya krizi yönetmek için alırız. Nitekim de talep edişimizin altında yatan gerçek de budur. Bu kriz dönemini çok daha farklı çok daha olumlu istikamette yönetebilmek içindir" dedi.
Devlet Bakanı Mehmet Şimşek’in stand-by anlaşmasında yol alındığı açıklamalarının hatırlatılarak, “Sizin de bu konuda şartlarınızın olduğunu söylemiştiniz. Bu şartlar konusunda anlaşma sağlandı mı?" sorusu üzerine şöyle dedi:

“IMF bu noktada karşılıklı çıkara dayalı olarak bir yaklaşım gösterecek olursa biz zaten varız. Daha önce de ifade ettiğim gibi biz IMF’ye karşı olumsuz bir tavrın içinde olan bir ülke veya bir yönetim değiliz. Ama dediğim gibi, yine orada da söyledim, bizim ümüğümüzü sıkıp da ‘yatırımları durdur, büyümeyi düşür, ondan sonra bütçende şu kadar daha bunu aşağı indir’ derse bu ‘çalışma’ demektir. Biz çalışan bir ülkeyiz, çalışan bir hükümetiz, çalışan bir yönetimiz. Dolayısıyla böyle bir anlaşmaya evet diyemeyiz. Yani bu konuda bütçede bizim bazı rezervlerimiz var."

-"KENDİ YAĞIMIZLA KAVRULMASINI BİLİRİZ"-

Maliye Bakanı Unakıtan’a dada gerekenleri söylediğini kaydeden Erdoğan şöyle devam etti:
“Büyümede bizim hedeflerimiz var. Bir defa ‘bu hedeflerin altına düşemeyiz’ dedik. Bunu da yine arkadaşlarım kendilerine ilettiler. Bunun yanında yatırımlardan bu çerçeve içerisinde zaten vazgeçemeyiz. Yatırımlarımıza da devam edeceğiz. Çünkü Türkiye büyüyen, kalkınan bir ülke. Yıllarca geri kalmışlığın bedelini ödeyen bir ülke. Ağır bedel ödemiş bir ülke. Biz bu makas açığını bir defa kapatmaya çalışan bir ülkeyiz. Yani sen kalkıp da ‘karayolları inşaatlarını durdur’ diyecek olursan, ’kusura bakma’ deriz. Böyle bir şeye de mecbur değiliz. Biz kendi yağımızla kavrulmasını biliriz. Bu altyapı çalışmalarını da sürdüreceğiz. Üstyapıya yönelik çalışmalarımızı da sürdüreceğiz. Ve bu konuyla ilgili olarak da eğer IMF bize bu sıkıntılı dönemde ‘ben sizlere borç vermiyorum’ derse, vermeyebilir. Vermek zorunda da değil. Çok da ihtiyacımız yok. Bunu da özellikle söylemek isterim. Zira geçenlerde Merkez Bankası Başkanımız da bununla ilgili açıklamasını zaten yaptı. Ben de burada bunu yine özellikle ifade etmek istiyorum. Türkiye güvenli bir limandır."



YIL 2003... AYNI ERDOĞAN IMF'Yİ İŞTE BÖYLE SAVUNMUŞTU

Tarih ..20/04/2003..... Yer İstanbul... MÜSİAD'ın genel kurulu yapılıyor. Bir süre öncesine kadar eski Devlet Bakanı Kemal Derviş'i IMF'nin memuru olmakla suçlayan Erdoğan, bakın o tarihte IMF'ye teslim bayrağını hangi sözlerle çekiyor:

"Eğer IMF'yi tanımazsanız, dünya da sizi tanımaz. IMF'siz yerinizden bile kıpırdayamazsınız. Ne bir kuruşluk ihracat, ne de bir kuruşluk ithalat yapabilirsiniz. Bu dünyada yaşıyorsanız IMF'yi tanıyacaksınız. Tanımazsanız yerinizde sayarsınız. Seçimden önce bazılarının söylediği gibi, 'IMF'yi gönderirim' demek Türkiye'nin gerçeklerine kesinlikle uymaz!"
"Atatürk büyüktür, ruhu Ali’ dir"
Administrator
Ekonomi Gündemi...
KONUT FİYATLARI TEPETAKLAK...


Dünyadaki finansal krizin Türkiye`ye yansımalarının başında gayrimenkul sektöründe yaşanan durgunluğun geldiği, kriz nedeniyle hem konut fiyatlarında hem de satışlarında düşüş yaşandığı bildirildi.

İzmir Ticaret Odası (İZTO) Aracılık Hizmetleri Grubu Komite Başkanı ve Meclis Üyesi Aygün Cevizci, dünyadaki krizin başlama noktasının gayrimenkul için verilen krediler olduğunu hatırlatarak, “Ancak Türkiye`deki olay bu değil” dedi.

ABD`deki mortgage (tutsat) piyasasının son yıllardaki seyrine bakıldığında gelinen noktanın öngörülebileceğine işaret eden Cevizci, şunları kaydetti:

“ABD`nin en güçlü bankalarının, sınırsız sermayeye sahip olduklarını zanneden bankaların, büyük bir keyifle yüksek faizle kredi satarken böyle bir riskle karşı karşıya olduklarını çok daha önceden hesap etmeleri gerekirdi. Her zaman böyle bir bombanın patlaması ihtimali söz konusuydu, nitekim bu oldu. Bunun Türkiye`ye yansımalarına baktığımızda bunun yüzde 50`sinin reelse, yüzde 50`sinin psikolojik etmenlerden kaynaklandığını söyleyebiliriz. Yani, Türkiye bu krizden ABD ve Avrupa kadar etkilenmeyecektir. Ama rüzgardan tabii ki biz de nasibimizi alacağız.”

Sektörün ne zaman toparlanma sürecine gireceğinin sorulması üzerine Cevizci, “Türkiye`de gayrimenkul sektörü sanıldığı kadar çok uzun sürede değil, çok daha kısa sürede toparlanacak. Çünkü bu kadar hızlı nüfus artışının olduğu, göçlerin yaşandığı bir ülkede, normalde gayrimenkul eksikliği yaşanan bir ülkede bu talebin ilerlemesi engellenemez” karşılığını verdi.

“AİLE BİRLEŞMELERİ YAŞANIYOR”

Aygün Cevizci, krizin somut yansımalarının başında aile birleşmelerinin geldiğini dile getirerek, “Şu dönemde aile birleşmelerini gözlemliyoruz. Orta ve alt gelir grubundaki ailelerde özellikle. Mesela çocuklar kiradaysa anne babayla aynı evde yaşamaya, bu nedenle de kiralıkların sayısı artmaya başladı. İkincil, üçüncül konutların elden çıkarılması söz konusu. Ama bunlar geçici tabii” diye konuştu.

“Konutlar elden çıkarılıyor ama alıcı var mı?” şeklindeki soruya Cevizci şu yanıtı verdi:

“Alıcı hiç yok değil, var. Ama alıcı portföylerine baktığımızda gerçekten ihtiyaçtan almak isteyenler var. Yatırım amaçlı almak isteyenlerin ise beklentilerinin çok yüksek olduğunu görüyoruz. Mesela bu krizden önce İzmir, İstanbul ve Ankara`da yapılan yatırımın geriye dönüş beklentisi ortalama 150-200 ayken, şimdi bu beklenti 100 ay civarına düştü. Fakat bu durum geçici. Dünya bu krizi 2011-2012 gibi üstünden atmaya başlayacakken, Türkiye 2009`un sonlarına doğru bundan sıyrılır. Önümüzdeki seçimler geçtikten sonra istikrar rayına daha oturacaktır.”

Cevizci, bütün piyasalarda bir durgunluk yaşandığını ifade ederek, “Bundan biz de nasibimizi alıyoruz. Çünkü gayrimenkul sektörü piyasalardan en kolay etkilenen sektördür” dedi.

“2009`DA TOPARLANIRIZ”

Konut fiyatlarında yaşanan düşüşün ne seviyeye ulaştığı yönündeki soruyu Cevizci, “Fiyatlar gerçek anlamda düştü. Müteahhit mallarında, orta gelir grubuna hitap eden yerlerde düşüş yüzde 30-40`lara ulaştı. Ama lokasyona baktığımızda gayrimenkul A sınıfı bir yerdeyse fiyatlar yüzde 10-15 marjlarında düşüyor. Bu yerlerde zaten üretim çok fazla olmadığı için rakamlar aynı oranda düşmedi” şeklinde yanıtladı.

Aygün cevizci, konut satışlarında da çok ciddi düşüşlerin olduğunu vurgulayarak, “Piyasadan aldığımız geri dönüşlere göre yüzde 70`lere varan düşüşler var. Ama bunun çok uzun süreceğine inanmıyorum. 2009`da toparlanırız” şeklinde konuştu.

(HÜRRİYET)
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
31.10.2008

Belçika 2 yıl süreyle maaşları donduracak


Küresel finansal krizde Fortis, Dexia ve KBC başta olmak üzere tüm büyük bankalarını kurtarmak zorunda kalan Belçika'nın 2009 ve 2010 yıllarında ücret artışını rafa kaldırmayı planladığı bildirildi.

AA

Hollandaca yayınlanan De Morgen gazetesinin Başbakanlık kaynaklarına dayandırdığı haberinde, hükümetin en iyi ihtimalle 2009 yılı ortasına kadar sürecek ekonomik durgunluğu ve petrol fiyatları başta olmak üzere enflasyondaki gevşemeyi dikkate alarak, kamu çalışanlarının maaşlarına ve işsizlik ödeneklerine zam yapmayacağı belirtildi.

Belçika'da iş dünyası temsilcileri de işçilik maaliyetlerinin son yıllarda Almanya ve Fransa gibi komşu ülkelerden çok daha hızlı artmasından şikayet eden raporlar yayınlıyorlar.

Ekonomistler, son haftalardaki banka kurtarma operasyonlarında 20 milyar avroluk maaliyetin altına giren Belçika hazinesinin, gelecek yıl büyüme oranının yüzde 1'in altına düşmesi halinde bütçe açığında AB limitlerini aşacağı uyarısında bulunuyorlar.

Bu arada Belçika'da Eylül ayında yüzde 5,5'e ulaşan enflasyon oranı, ilk tahminlere göre Ekim ayında yüzde 4,7'ye geriledi.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
31.10.2008

Avro bölgesinde enflasyon geriledi

AB'de 15 ülkenin dahil olduğu Avro Bölgesinde bir önceki ay yüzde 3,6 olan enflasyon oranı Ekim ayında yüzde 3,2'ye indi.

AB istatistik kurumu Eurostat'ın verilerine göre avro enflasyonu, Haziran ve Temmuz aylarında yüzde 4 ile 16 yıllık tarihinin zirvesine ulaştıktan sonra petrol fiyatlarının gevşemesi ve ekonomik durgunlukla birlikte düşüşe geçmişti.

Bu arada Eurostat, Avro Bölgesinde ortalama işsizlik oranının Eylül ayında, bir önceki aya göre değişmeyerek yüzde 7,5'te kaldığını bildirdi.

27 üyeli AB'de ise Ağustos itibariyle yüzde 6,9 düzeyinde bulunan işsizlik oranı Eylül'de yüzde 7'ye yükseldi.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.