You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Brek - Brek ( Elif-K'nın Bloğu )

Brek - Brek ( Elif-K'nın Bloğu )

Administrator
Brek - Brek ( Elif-K'nın Bloğu )
Bir gün sormuşlar ermişlerden birine: ’’Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır?’diye.
’Bakın göstereyim’ demiş ermiş.
Önce sevgiyi dilden gönlüne indirememiş olanları çağırarak onlara bir sofra hazırlamış. Hepsi oturmuşlar yerlerine. Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasından da derviş kaşıkları denilen bir metre boyunda kaşıklar.
] Ermiş ’Bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz’ diye bir de şart koymuş. ’Peki’ demişler ve içmeye teşebbüs etmişler. Fakat o da ne? Kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü döküp saçmadan götüremiyorlar ağızlarına. En sonunda bakmışlar beceremiyorlar, öylece aç kalkmışlar sofradan.
Bunun üzerine ’ Şimdi’’ demiş ermiş.
’Sevgiyi gerçekten bilenleri çağıralım yemeğe. ’ Yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile gülümseyen ışıklı insanlar gelmiş oturmuş sofraya bu defa. ’Buyurun’ deyince her biri uzun boylu kaşığını çorbaya daldırıp, karşısındaki kardeşine uzatarak içmişler çorbalarını.
Böylece her biri diğerini doyurmuş ve şükrederek kalkmışlar sofradan. ’İşte’ demiş ermiş.
’Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse o aç kalacaktır. Ve kim kardeşini düşünür de doyurursa o da kardeşi tarafından doyurulacaktır şüphesiz.
Şunu da unutmayın:
Hayat pazarında Alan değil, Veren kazançlıdır her zaman ’ ]
ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

MUSTAFA ŞEREF,
      KEMAL GURUR,
              ATATÜRK ONURDUR...

          Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
                    Horasan köyünden geliyor pirim
                  Kırklar binasında var oldu yerim
                  Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
                                                      Pir Zöhre Ana
Administrator
Brek - Brek ( Elif-K'nın Bloğu )
Hz. Ehlibeyt Darı ve Hz. İmam Hüseyin

Birgün Hz. İmam Hasan ile İmam Hz. Hüseyin el ele tutuşur ve Medine çarşısına çıkarlar. Yaşları küçük olduğu için anne ve babasına gezmeye gidiyoruz bizleri merak etmeyin demeyi unuturlar. O dönemlerde kafirler Ehlibeyt´e devamlı düşmanlık besleyip, Hz. Ehlibeyt´e kast etmek için fırsat kolluyorlardı. Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin geze oynaya bir mezarlığın kenarına geldiler. Mezarlık Medine dışındaydı. Ulu bir ağacın gölgesinde oturup başladılar beş taş oynamaya. Oyuna kendilerini öyle kaptırmışlardı ki eve gitmeyi unutmuşlardı.

Akşam karanlığı kavuşmak üzereydi. Hz. Fatıma Anne´miz etrafta çocukları arıyordu. Büyük bir merak içinde sağa sola koşturarak, herkese sora izleye velhasıl çocukların olduğu yere geldi. Şefkatle çocuklarını kucakladı ve: ’Yavrularım, biliyorsunuz her taraf Ehlibeyt düşmanları ile dolu, size birileri zarar verir diye ödüm koptu. Babanız Hz. Ali, dedeniz Hz. Muhammed Mustafa Aleyhi- sellam´lar ile birlikte sizi sabahtan beri arıyoruz, kalkın çabuk eve gidelim’ dedi ve çocukların ellerinden tuttu. O zamana kadar oynanan oyunun sonunda, İmam Hasan bir el Hz. Hüseyin´e galipti.

Hz. Hüseyin, annesinin ellerini öperek ricada bulundu: ’Anneciğim az bekle ağabeyim Hasan´a karşı sıra bende, bir elde ben oynayayım oyun eşit sonuçlansın, hemen kalkalım’ dedi.
Hz. Fatıma Anne´miz itiraz etti ve; ’Ya Hüseyin, kalk herkes merak içinde bizleri aramaktadır’ dedi.
Hz. Hüseyin, yine rica da bulundu: ’Ne olur bir elcik oyunum kaldı, az bekle’ dedi.
Hz. Fatıma Anne´miz: ’Mümkün değil ya Hz. Hüseyin mutlak gitmeliyiz’ dedi.
Bunun üzerine Hz. Hüseyin, annesi Fatıma´ya dönerek: ’Ya sevgili
Anne´ciğim, benim için beş dakikacık beklemiyorsun, peki yol mu
ulu sen mi ulusun’ dedi.
Fatıma Hazret´leri: ’Evet evladım yol uludur, yol Allah´ın yolu, 18 bin alemlerin bağlı olduğu Allah-u Teala´ya bağlanan yoldur’ cevabını verdi.
O zaman Hz. İmam Hüseyin: ’Yol hakkı için özünü dara çek Anne´ciğim’ dedi. Hz. Fatıma Anne´miz dara durdu.

Bunun üzerine İmam Hasan koşa koşa eve geldi ki İmam Ali Aleyhisellam merakla kendilerini aramaktan yeni dönmüştü. Hemen İmam Hasan´ı kucaklayarak sorar: ’Ya Hasan, kardeşin Hz. Hüseyin, Annen Hz. Fatıma nerdedir?’ der.
Hz. Hasan da: ’Hz. Hüseyin Anne´mi dara çekti, orda beklemekledir’ dedi.
Bunun üzerine İmam Ali Aleyhisselam, Hz. Hasan´ı yanına alır doğruca Hz. Fatıma Anne´miz ile Hz. Hüseyin´in olduğu yere gelirler.
Hz. Ali, Hz. Fatıma Anne´mizin Hz. Hüseyin´in karşısında darda durduğunu görünce: ’Ya Hüseyin bu ne haldir, Annen üzülmez mi kalk hemen eve gidiyoruz, Anne´ni dardan indir’ der.
Hz. Hüseyin bu seferde babası Şah-ı Merdan´a şöyle der: ’Babacığım yol babında sorup izlemeden sitem edilmez, şimdi sanada soruyorum, yol mu ulu sen mi ulusun?’ der.
Hz. Şah-ı Merdan İmam Ali efendimiz de: ’Yol uludur evladım’ der.
Bunun üzerine Hz. Hüseyin: ’Öyle ise sende özünü dara çek’ der.
Hz. İmam Ali´de, Hz. Fatıma Anne´mizin yanına gelir ve O´da özünü birler dara durur.

İmam Hasan bu durumu görünce tekrar koşa koşa eve gelir ki dedesi Hz. Muhammed (s.a.v.) merak içinde kendilerini aramaktadır.
İmam Hz. Hasan dedesinin kucağına atılır, mübarek ellerini öperek: ’Dedeciğim, Babam İmam Hz. Ali ile Annem Hz. Fatıma, Hz. Hüseyin´in darındadır koş onları kurtaralım’ der.
Hz. İmam Hasan ile iki cihan serveri Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) efendimiz koşar adımlarla Hz. Hüseyin´in bulunduğu yere gelirler.
Hz. Peygamber efendimiz mübarek yumuşak bir eda ile: ’Ya Hüseyin, sen ne yapıyorsun? Yerlerin göklerin iki şefaatkanını dara çekmişsin. Annen bütün yaratılan kadınların şefaatkanı, Baban tüm evliyaların ser çeşme başı. Bunları nasıl dara çekersin?’ diye sordu..
Hz. İmam Hüseyin dedesine tebessümle bakarak: ’Dedeciğim seni çok iyi anlıyorum, onları da benide canından çok seviyorsun ama sana da bir sorum olacak, yol mu ulu? sen mi ulusun? dedeciğim’ der.
Hz. Peygamber´de: ’Yol uludur evladım’ der.
Bunun üzerine Hz. İmam Hüseyin: ’Öyle ise dedeciğim sende özünü dara çek’ der.
Hz. Peygamber efendimiz de Hz. İmam Ali ile Hz. Fatıma Anne´mizin sağ tarafına geçer O´da özünü dara çeker.

Darda iken Hz. Peygamber efendimizin aklından şöyle sorular geçer: ’Yahu Hz. Hüseyin tıfıl bir çocuktur, yeryüzünün en yüce varlıkları olan bizleri dara çekti. Hüseyin biraz çocukluk sınırını aştı galiba’ diye düşünür ve Hz. Hüseyin´e sitem eder.
Bunun üzerine Hz. Cenabı Allah-u Teala´dan şu nida gelir; ´Ya Muhammed, siz şu anda benim divanı makamımda oturmakta olan, Hz. Hüseyin´ime ne sitem edip durursunuz? Benim Hz. Hüseyin´im ki O kanlı Kerbela´da 73 tane en sevdiği canlarını benim yolumda şehit verecek de, yine sizin gibi en ufak bir sitemde bulunma- yacaktır’ diyerek şöyle devam etti; ’Ey benim nurum, Ehlibeyt´im izzeti celalim hakkı için, Hz. Hüseyin şehidlerin en yücesi ve en şereflisi ve en seçkinidir. Hakk ile batılın arasındaki çizgiyi Hz. Hüseyin´im kendi şehitlik kanı ile çizecektir. Hüseyin´imin darı benim darımdır, Hüseyin´imin didarı benim didarımdır. Hüseyin- imin darına duran benim şefaatıma nail olacaktır’ demiştir.

İmam Hasan´da dara durup Hz. Hüseyin´in duasını alarak darda beklemişlerdir.
Tüm Ehlibeyt, Hz. İmam-ı Hüseyin darında durarak Cenabı Hakk´ın emrini beklemeye başlamışlardır. O ara Cenabı Hakk´ın emri ile Hz. Cebrail Aleyhisselam oraya gelerek Cenabı Hakk´ın sonsuz rahmetini Ehlibeyt´in üzerine saçarak, Hz. İmam-ı Hüseyin´e Cenabı Hakk´ın selamını iletir ve: ’Ya Hüseyin Cenabı Hakk´ın sana selamı var, Hz. Ehlibeyt´in sitemini kes dardan indir’ demiştir.
Hz İmam Hüseyin´de atası Şah-ı Merdan´a dönerek: ’Ya Ata sen Velayet nurusun, yerler gökler sana bağlı, yarın ruzi mahşer gününde Velayet nuru olarak mizam terazisi senin elinde olacak. Dedem Hz. Muahammed Mustafa Nübüvvet nuru olarak arasatta kalanlara şefaat yetkisini elinde bulunduracak.
Annem Hz. Fatıma-tı Zehra Hakk´ın Hidayet nuru olarak Cenabı Hakk´ın berat fermanını elinde bulunduracak. Kardeşim Hz. İmam Hasan İnayet nuru olarak sekiz uçmağın anahtarını elinde bulunduracaktır.
Şimdi bana hep beraber söz verin ki, Sizler´den sonra biz yaren- lerimiz ile kanlı Kerbela´da tüm Ehlibeyt hane halkı ile birlikte kundaktaki bebelerimize varana kadar, çoçuk çoluk, yaren eş ve
dostlarımızla birlikte bir damla su dahi içmeden kafirler bizleri şehit
ettiklerinde, bizimle şehit olanlara, bizi sevenlere, biz Kerbela şehitlerinin yasını çekip matemlerimizi tutanlara şefeat edeceğinize bana söz verirseniz sizleri dardan indiririm’
demiştir.

] O an bizzat Cenabı yüce Tanrı´dan fecr süresi 1´ci ayetten - 8´ci ayete kadar nazil oldu; ´Ya Hüseyin izzeti celalim hakkı için seninle o acıyı, o 10 geceyi hanedanın çift olarak Kerbela´ya gelip, şehit- lerin eşlerinizin esir olarak tek tek döndükleri, sizlerin tüm acıları- nızı Allah ne unutacak, nede sevgili kullarına unutturacaktır. Senin acılarının takipcisi bizzat Ben olacağım´ demiştir.
Hz Ehlibeyt kanlı göz yaşları içerisin de Hz. İmam Hüseyin´e hep beraber söz vererek; ´Ya Hüseyin Allah ve Cebrail şahidimiz olsun ki Senin acını paylaşanlara, Senin yasını çekenlere, Senin yasını ve matemini tutanlara her iki cihanda da bizlerde şefaat edeceğiz’ diyerek, Cebrail´in şahidliği üzerine Hz. Hüseyin onları dardan indirmiştir. ]
ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

MUSTAFA ŞEREF,
      KEMAL GURUR,
              ATATÜRK ONURDUR...

          Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
                    Horasan köyünden geliyor pirim
                  Kırklar binasında var oldu yerim
                  Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
                                                      Pir Zöhre Ana
Administrator
Brek - Brek ( Elif-K'nın Bloğu )
Çok güzel bir yazı geldi önüme sizinle de paylaşayım . 1985 Yılından Önce Doğanlar Big Grin


50 - 60 - 70 - 80' li yıllarda mı büyüdün? nasıl oldu da hayatta kalmayı başardın?
1.- Arabaların emniyet kemeri, kafalıkları, ve kesinlikle hava yastıkları yoktu.
2.- Arka koltuk tehlikeli değil de eğlenceliydi.
3.- Bebek yatakları ve oyuncaklar renkliydi. Ya da en azından kurşunlu, muhtelif zehirli maddeler ile boyanmıştı.
4.- Prizlerin, araba kapılarının, ilaç şişelerin ve kimyasal ev temizliyicilerinin üzerinde çocuk kilitleri yoktu...
5.- Kasksız bisiklete biniliyordu.
6.- Steril su şişelerinden değil de bahçe hortumundan yada muhtelif başka kaynaklardan su içiliniyordu...
7.- Oyun oynamaya çıkmanın tek şartı hava kararmadan önce eve dönmekti.
8,- Cep telefonu yoktu ve hiç kimse nerelerde gezdiğimizi bilmiyordu. İnanılmaz ...
9.- Okul öğlen bitiyordu... Ve öğlen yemeği için evimize geliyorduk.
10.- Bir sürü yaramız, kırılmış kemiğimiz ve kırılmış dişimiz vardı, fakat hiçbir zaman birileri bu yüzden mahkemeye verilmiyordu.Kendimizden başka kimse sorumlu değildi.
11.- Bolca tatlılar ve tereyağlı ekmekler yiyorduk, ve gerçek şekerli içecekler içiyorduk ve hiç kilo sorunumuz olmazdı - çünkü hep dışarda oynardık , aktif olarak ...
12.- Dört çocuk bir limonatayı paylaşabiliyorduk... aynı bardaktan içebiliyorduk, ve kimse bu yüzden ölmüyordu.
13.- Playstation, Nintendo 64, X boxes, Vídeo oyunlarımız, 99 kablolu kanalımız , Dolby surround, Cep telefonumuz, Bilgisayarımız, Internet de Chat odalarımız YOKTU.
onun yerine ARKADAŞLARIMIZ vardı bolca!!!
14.- Yürüyerek veya bisiklet ile uzakta oturan arkadaşlarımızı ziyaret edebiliyorduk, kapılarını çalıp hatta çalmıyarak içeri girip onları oyun oynamaya çağırabiliyorduk!!!
15.- Evet dışarda, o acımasız korkunç dünyada! Korumamız olmadan! nasıl mümkün oluyordu bu?
Tek kale üzerine maç yapardık ve birisi takıma alınmadığında psikolojik travma oluşmuyordu ya da dünyanın sonu gelmiyordu.
16.- Bazı öğrenciler diğer öğrenciler gibi başarılı değildi ve sınıfta kalabiliyordu. Fakat bu yüzden kimse Psikoloğa ya da Pedagoğa gönderilmiyordu. Kimsede Dislexia, konsantrasyon sorunu veya hiperaktivite yoktu, basitçe o okul yılını tekrarlıyordu.
17.- Özgürlüğümüz , üzüntülerimiz , başarılarımız , görevlerimiz vardı
...ve bunlar ile yaşamayı öğreniyorduk.
Soru: nasıl oldu da bütün bunlara rağmen hayatta kalmayı başardık???
Ve daha da önemlisi kendi kişiliğimizi bu şartlar altında nasıl oldu da geliştirebildik???
Sen de bu jenerasyondan mısın? Şimdiki çocuklar büyük bir olasılık ile bizim yaşama şeklimizi sıkıcı bulacaklar - fakat- bizler
çok güzel ve mutlu yaşadık!!!!!

alıntıdır...
ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

MUSTAFA ŞEREF,
      KEMAL GURUR,
              ATATÜRK ONURDUR...

          Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
                    Horasan köyünden geliyor pirim
                  Kırklar binasında var oldu yerim
                  Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
                                                      Pir Zöhre Ana
Posting Freak
Brek - Brek ( Elif-K'nın Bloğu )
Soru: nasıl oldu da bütün bunlara rağmen hayatta kalmayı başardık???
Ve daha da önemlisi kendi kişiliğimizi bu şartlar altında nasıl oldu da geliştirebildik???
Sen de bu jenerasyondan mısın? Şimdiki çocuklar büyük bir olasılık ile bizim yaşama şeklimizi sıkıcı bulacaklar - fakat- bizler
çok güzel ve mutlu yaşadık!!!!!


******************************************************************************


Smile)
Bizler o zamanları yüzde yüz , 9 ay katkısız tamamen tabıatla beslenerek Dünyaya geldık , sagolsun varolsun Köyümüzün İneklerı, koyunları , kuzuları danaları , onlarla yaşadık büyüdük, bügünlere geldık çok iyilıklerını gördük dörtayaklı olmalarına naymen .

Bizlerde ıkı ayakla ayakda durmayı çok şükür dedemızden nenemızden ögrendık ,hayat sıkortamız dedemızdı , garatısıde nenemızdı , bu vesıleyle bu günlere geldık .... Smile tabı bunun adına köy hayatı denır..


ON İKİ  İMAMLAR
*** *** *** *** *** *** *** *** *** ***
  1. İmam ALİ
  2. İmam CAFER
  3. İmam ZEYNEL
  4. İmam BAKIR
  5. İmam RIZA
  6. İmam CAFERİ SADIK
  7. İmam HASAN
  8. İmam TAĞI NAĞI
  9. İmam MEHDİYE HÜDA
10. İmam HÜSEYİN,İ DEŞTİ KERBELA
11. İmam CAFER -İ ZÖHRE YE HİBA
12. KIRKLAR DERGAHA


*** *** *** *** **** *** *** *** **** ***
Administrator
Brek - Brek ( Elif-K'nın Bloğu )
Hz. Ali bir defasında yanındakilere,
– Ben hiç kimseye bir iyilik ve kötülük yapmadım, dedi.
Oradaki bulunanlar şaşırarak,
– Bu nasıl olur? Kötülük yapmadığınız doğru.
Fakat hiç kimseye bir iyilik yapmadınız mı?
Biz sizin çok iyiliğinizi gördük, dediler.
Hz. Ali
– Ben her ne yaptımsa kendime yaptım, dedi ve şöyle dedi:
’Kim bir iyi amel yaparsa bu onun kendi faydasınadır. Kim de bir kötü amel yaparsa bunun zararı kendinedir. Sizler sonuçta Rabbinize döndürülürsünüz (O, size hak ettiğiniz karşılığı verir).
ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

MUSTAFA ŞEREF,
      KEMAL GURUR,
              ATATÜRK ONURDUR...

          Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
                    Horasan köyünden geliyor pirim
                  Kırklar binasında var oldu yerim
                  Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
                                                      Pir Zöhre Ana
Administrator
Brek - Brek ( Elif-K'nın Bloğu )
HAKK'I ANMAK ÜÇ TÜRLÜDÜR:
Birincisi, dille anmak.
İkincisi, gönülde anmak.
Üçüncüsü, sırla anmak.
Bunu destekleyen bir kutsi hadis mealen:
Şüphesiz insanın bedeninde bir parça et vardır, onun içerisinde bir kalp vardır, onun içerisinde gönül vardır, onun içerisinde bir giz vardır, onun içerisinde bir nur vardır ve o nurun içerisinde bir sır vardır ve onun içerisinde BEN varım.

( Makalat'dan sayfa 12)
ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

MUSTAFA ŞEREF,
      KEMAL GURUR,
              ATATÜRK ONURDUR...

          Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
                    Horasan köyünden geliyor pirim
                  Kırklar binasında var oldu yerim
                  Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
                                                      Pir Zöhre Ana
Administrator
Brek - Brek ( Elif-K'nın Bloğu )
Yunus Emre

Çiçeklerle hoş geçin, balı incitme gönül..
Bir küçük meyve için, dalı incitme gönül..

] Başın olsada yüksek, gözün enginde gerek,
Kibirle yürüyerek,yolu incitme gönül’

Mevla verince azma, geri alınca kızma,
Tüten ocağı bozma, külü incitme gönül..

Dokunur gayretine, karışma hikmetine
Sahibi hürmetine, kulu incitme gönül..

Sevmekten geri kalma, yapan ol,yıkan olma
Sevene diken olma, gülü incitme gönül..

Konuşmak bize mahsus,olsada bir güzel süs,
Ya hayır de, ya da sus, dili incitme gönül.
ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

MUSTAFA ŞEREF,
      KEMAL GURUR,
              ATATÜRK ONURDUR...

          Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
                    Horasan köyünden geliyor pirim
                  Kırklar binasında var oldu yerim
                  Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
                                                      Pir Zöhre Ana

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.