“Ben eğilmem”
[FONT="Verdana"]Mustafa Kemal’in çocukluk arkadaşı asaf ilbay, okula devam ettiği günlere ait iki anısını şöyle anlatır :
“evimizin bahçesi büyüktü. Sık sık mahalle arkadaşları toplanır ve o zamanlar selanik’de pek moda olan “mancık” oyunu oynardık. Bu bir çeşit “birdirbir” oyunu idi. Bir kişi eğiliyor, diğerleri sıra ile üzerinden atlıyorlardı. O, oyuna katılmazdı, ama seyrine de bayılırdı. Hele içimizde düşenler filan olursa, keyfine son olmazdı. Birgün kararlaştırdık. Yaka paça zorla oyuna soktuk. Sıra ile hepimizin üzerinden atladı ve sıra kendisine gelince, eğilmeden dimdik durdu ve:
- haydi atlayın! Dedi.
Biz başını yere doğru eğmesi için ısrar ettikçe o:
- ben eğilmem” böyle atlarsanız atlayın, diyordu.
Bir türlü razı edemedik.
N.a.banoğlu, yayınlanmış belgelerle atatürk, siyasi ve özel hayatı-ilkeleri, 2. Baskı, ist.,198,s.22
.::Atatürk Kütüphanesi::.
Konu Sahibi / Yazar
GAMZE
Kategori / Forum
Atatürk Anıları
Yorumlar / Cevaplar
32
Okunma / Görüntüleme
74230
.::Atatürk Kütüphanesi::.
.::Atatürk Kütüphanesi::.
Vatan millet sevgisi ile milletine güveni üzerine olanlar
Vatanımın toprağı temizdir
[FONT="Verdana"]Kral Edward istanbul’a geldiği zaman, yatından bir motora binerek dolmabahçe sarayı’na yanaştı. Atatürk de rıhtımda o’nu bekliyordu. Deniz dalgalı idi ve kralın bindiği motor inip çıkıyordu. Kral rıhtıma çıkmak istediği bir sırada eli yere değdi ve tozlandı. O sırada atatürk de kral’ı rıhtıma almak üzere elini uzatmış bulunuyordu. Bunu gören kral bir mendille elini silmek istediği bir anda atatürk :
-vatanımın toprağı temizdir, o, elinizi kirletmez ! Diyerek, kral’ı elinden tutup rıhtıma çıkarıverdi.
Enver behnan şapolyo
Vatanımın toprağı temizdir
[FONT="Verdana"]Kral Edward istanbul’a geldiği zaman, yatından bir motora binerek dolmabahçe sarayı’na yanaştı. Atatürk de rıhtımda o’nu bekliyordu. Deniz dalgalı idi ve kralın bindiği motor inip çıkıyordu. Kral rıhtıma çıkmak istediği bir sırada eli yere değdi ve tozlandı. O sırada atatürk de kral’ı rıhtıma almak üzere elini uzatmış bulunuyordu. Bunu gören kral bir mendille elini silmek istediği bir anda atatürk :
-vatanımın toprağı temizdir, o, elinizi kirletmez ! Diyerek, kral’ı elinden tutup rıhtıma çıkarıverdi.
Enver behnan şapolyo
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler
Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.
Mürşit Zöhre Ana..
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler
Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.
Mürşit Zöhre Ana..
.::Atatürk Kütüphanesi::.
Türk milletine olan hayranlığı
[FONT="Verdana"]Zamanının ünlü biyografi üstadı alman emil ludwig 1934’de atatürk’ün hayatını yazmak için ankara’ya gelmişti. Eserleri arasında geçmişin ve yaşanılan devrin iz bırakmış nice şahsiyeti vardı.
O günlerde polonya cumhurbaşkanı, çok ünlü bir piyanist, bir virtüöz olan ignas jan paderavsky’nin hayatını yazıyordu. Mustafa kemal kendisini kabul ettiğinde, önce bedeni hususiyetlerini uzun uzun tetkik etmesi genel sekreteri hikmet bayur’un dikkatini çekmişti. Nitekim soysopu üzerinde bilgiler edindikten sonra hikmet bayur’a ata’nın musiki ve bilhassa keman-piyano ile meşgul olup olmadığını sormuş bayur’un bu soru üzerine şaşkınlığını görünce şu açıklamayı yapmıştı:
“- izah edeyim. Atatürk’ün parmakları daha çok bu müzik aletleriyle meşgul olanların bariz hususiyetleridir. Mesela paderavsky’ninki böyledir. Size rica edeceğim. Bana bir elinin parmaklarını bir kağıda çizer, verir misiniz? “
atatürk, bu isteğe tebessüm etmiş, daima nazik ev sahibi olarak arzuyu yerine getirmiş, fakat tarihçinin yanlış hüküm vermemesi için şu açıklamayı yapmıştı:
“- bana ailemde zafer kazanmış büyük kumandanlar olup olmadığını sormuştunuz. Size yoktur cevabını vermiştim. şimdi parmaklarımı ömrü savaş meydanlarında geçmiş bir askerde yadırgadığınızı seziyor gibiyim. Size kestirmeden bir açıklama yapacağım. Eğer, bende bazı fevkaladelikler görüyor ve buluyorsanız bunları sadece ve yalnız türk olmama, türklüğüme bağlayınız. Bu ülkenin bütün insanları temelde benzer yapı içindedir. Hatta kusurlarımızda bile... Biz bu aynı kaynağın kök sağlamlığı ile milliyet ve devlet yapısını muhafaza edebilmiş müstesna milletiz. Sadece ben değil, tarihte bu büyük millete sahalarında hizmet edebilmişler varsa, hepsinin ilham kaynağı aynıdır”.
Cemal kutay, atatürk olmasaydı
[FONT="Verdana"]Zamanının ünlü biyografi üstadı alman emil ludwig 1934’de atatürk’ün hayatını yazmak için ankara’ya gelmişti. Eserleri arasında geçmişin ve yaşanılan devrin iz bırakmış nice şahsiyeti vardı.
O günlerde polonya cumhurbaşkanı, çok ünlü bir piyanist, bir virtüöz olan ignas jan paderavsky’nin hayatını yazıyordu. Mustafa kemal kendisini kabul ettiğinde, önce bedeni hususiyetlerini uzun uzun tetkik etmesi genel sekreteri hikmet bayur’un dikkatini çekmişti. Nitekim soysopu üzerinde bilgiler edindikten sonra hikmet bayur’a ata’nın musiki ve bilhassa keman-piyano ile meşgul olup olmadığını sormuş bayur’un bu soru üzerine şaşkınlığını görünce şu açıklamayı yapmıştı:
“- izah edeyim. Atatürk’ün parmakları daha çok bu müzik aletleriyle meşgul olanların bariz hususiyetleridir. Mesela paderavsky’ninki böyledir. Size rica edeceğim. Bana bir elinin parmaklarını bir kağıda çizer, verir misiniz? “
atatürk, bu isteğe tebessüm etmiş, daima nazik ev sahibi olarak arzuyu yerine getirmiş, fakat tarihçinin yanlış hüküm vermemesi için şu açıklamayı yapmıştı:
“- bana ailemde zafer kazanmış büyük kumandanlar olup olmadığını sormuştunuz. Size yoktur cevabını vermiştim. şimdi parmaklarımı ömrü savaş meydanlarında geçmiş bir askerde yadırgadığınızı seziyor gibiyim. Size kestirmeden bir açıklama yapacağım. Eğer, bende bazı fevkaladelikler görüyor ve buluyorsanız bunları sadece ve yalnız türk olmama, türklüğüme bağlayınız. Bu ülkenin bütün insanları temelde benzer yapı içindedir. Hatta kusurlarımızda bile... Biz bu aynı kaynağın kök sağlamlığı ile milliyet ve devlet yapısını muhafaza edebilmiş müstesna milletiz. Sadece ben değil, tarihte bu büyük millete sahalarında hizmet edebilmişler varsa, hepsinin ilham kaynağı aynıdır”.
Cemal kutay, atatürk olmasaydı
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler
Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.
Mürşit Zöhre Ana..
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler
Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.
Mürşit Zöhre Ana..
.::Atatürk Kütüphanesi::.
Milletine güven
[FONT="Verdana"]Toplantıda kendisinden evvel söz söyleyenlerden biri ona: “nereden ilham ve kuvvet” aldığını sormuştu; büyük adam bu soruya millet hizmetinde bulunan insanların ilham kaynakları hakkında, uzunca bir tahlil yaparak cevap verdi... Sonunda kısaca demişti ki :
“efendiler... Ilham ve kuvvet kaynağı milletin kendisidir; milletin müşterek arzusu, gerçek temayülüdür. Varlığımızı, istiklalimizi kurtaran bütün teşebbüs ve hareketler; milletin müşterek fikrinin, arzusunun azminin yüksek tecellisinden başka birşey değildir.”
(atatürk’ün bu nutku, seyahatini temsilcisi ile takip eden anadolu ajansı tarafından çıkarılan bir broşürde mevcuttur.)
soyak, hasan rıza, atatürk’ten hatıralar, s.50
[FONT="Verdana"]Toplantıda kendisinden evvel söz söyleyenlerden biri ona: “nereden ilham ve kuvvet” aldığını sormuştu; büyük adam bu soruya millet hizmetinde bulunan insanların ilham kaynakları hakkında, uzunca bir tahlil yaparak cevap verdi... Sonunda kısaca demişti ki :
“efendiler... Ilham ve kuvvet kaynağı milletin kendisidir; milletin müşterek arzusu, gerçek temayülüdür. Varlığımızı, istiklalimizi kurtaran bütün teşebbüs ve hareketler; milletin müşterek fikrinin, arzusunun azminin yüksek tecellisinden başka birşey değildir.”
(atatürk’ün bu nutku, seyahatini temsilcisi ile takip eden anadolu ajansı tarafından çıkarılan bir broşürde mevcuttur.)
soyak, hasan rıza, atatürk’ten hatıralar, s.50
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler
Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.
Mürşit Zöhre Ana..
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler
Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.
Mürşit Zöhre Ana..
.::Atatürk Kütüphanesi::.
Silahın, ordun, paran var mı
[FONT="Verdana"]Birinci dünya harbi yenilgisinden sonra öz yurdun kurtuluşu için mücadeleye atıldığı zaman o’na, “silahın, ordun, paran var mı?” diye soranlar olmuştu. Eşsiz kahraman; bu zayıf iradeli ve kısa görüşlülere şu cevabı vermişti:
“paramız olacak, silahımız olacak, ordumuz olacak, savaşacağız ve muzaffer olacağız.”
bu sefer de, “devletin bünyesini yaşatmak için, harice baş vurmaksızın, memleketin gelir kaynakları ile idaresini sağlamak çare ve tedbirlerini bulmak lazım ve mümkündür, ” diyordu.
[FONT="Verdana"]Birinci dünya harbi yenilgisinden sonra öz yurdun kurtuluşu için mücadeleye atıldığı zaman o’na, “silahın, ordun, paran var mı?” diye soranlar olmuştu. Eşsiz kahraman; bu zayıf iradeli ve kısa görüşlülere şu cevabı vermişti:
“paramız olacak, silahımız olacak, ordumuz olacak, savaşacağız ve muzaffer olacağız.”
bu sefer de, “devletin bünyesini yaşatmak için, harice baş vurmaksızın, memleketin gelir kaynakları ile idaresini sağlamak çare ve tedbirlerini bulmak lazım ve mümkündür, ” diyordu.
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler
Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.
Mürşit Zöhre Ana..
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler
Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.
Mürşit Zöhre Ana..
.::Atatürk Kütüphanesi::.
[FONT="Verdana"]Vatan için
[FONT="Verdana"]Ölümünden otuzaltı gün önce, birinci komutan, sonra başvekil celal bayar, hastalığı süresince yaptığı hafta sonu ziyaretinde, beraberinde hazırlığı tamamlanmış üçüncü beş yıllık plan dosyasıyla gelir. Hekimler, zaman alan ciddi konularla meşgul olmasını yasaklamışlardı. Başvekil, bir-iki temel konuda fikrini öğrenme ihtiyacındadır. En çok beş dakika için evet derler.
Bundan sonrasını celal bayar şöyle anlatır :
- "sanki hasta değil, rahat bir uykudan yeni kalkmış gibiydi.
Elimdeki dosyanın ne olduğunu sordu :
- "üçüncü beş yıllık planın son şekli atatürk" dedim.
Eliyle işaret etti.
- "şöyle, yanıma otur anlat"
şezlongunu yükseltmelerini ve arkasına bir yastık konulmasını istedi. Göreceği yakınlıkta oturdum. Dinledikçe alakası artıyordu. Verilen beş dakika geçmişti. Genel sekreteri hasan rıza'nın bana bunu hatırlatmak için içeri girdiğini hissetti;
- "gel soyak, sen de dinle, başbakan çok güzel şeyler anlatıyor" dedi.
Sadece başlıkları okuyor, birkaç cümle ile o bahsi tamamlıyordum. öğrenmek istediklerimi de öğrenmiştim. Yakın gelecekleri okurcasına :
- "ufukta yeni bir dünya harbinin bulutları var. Acele edin. Bunların çoğu ordu ve halk ihtiyaçları için şart olan tesisler, allah muvaffak etsin acele edin" dedi.
Bunları söyleyen insan birkaç gün önce komadan çıkmıştı.
Sağlığı ile ilgili bir tek kelime etmedi.
Cemal kutay, atütürk olmasaydı
[FONT="Verdana"]Ölümünden otuzaltı gün önce, birinci komutan, sonra başvekil celal bayar, hastalığı süresince yaptığı hafta sonu ziyaretinde, beraberinde hazırlığı tamamlanmış üçüncü beş yıllık plan dosyasıyla gelir. Hekimler, zaman alan ciddi konularla meşgul olmasını yasaklamışlardı. Başvekil, bir-iki temel konuda fikrini öğrenme ihtiyacındadır. En çok beş dakika için evet derler.
Bundan sonrasını celal bayar şöyle anlatır :
- "sanki hasta değil, rahat bir uykudan yeni kalkmış gibiydi.
Elimdeki dosyanın ne olduğunu sordu :
- "üçüncü beş yıllık planın son şekli atatürk" dedim.
Eliyle işaret etti.
- "şöyle, yanıma otur anlat"
şezlongunu yükseltmelerini ve arkasına bir yastık konulmasını istedi. Göreceği yakınlıkta oturdum. Dinledikçe alakası artıyordu. Verilen beş dakika geçmişti. Genel sekreteri hasan rıza'nın bana bunu hatırlatmak için içeri girdiğini hissetti;
- "gel soyak, sen de dinle, başbakan çok güzel şeyler anlatıyor" dedi.
Sadece başlıkları okuyor, birkaç cümle ile o bahsi tamamlıyordum. öğrenmek istediklerimi de öğrenmiştim. Yakın gelecekleri okurcasına :
- "ufukta yeni bir dünya harbinin bulutları var. Acele edin. Bunların çoğu ordu ve halk ihtiyaçları için şart olan tesisler, allah muvaffak etsin acele edin" dedi.
Bunları söyleyen insan birkaç gün önce komadan çıkmıştı.
Sağlığı ile ilgili bir tek kelime etmedi.
Cemal kutay, atütürk olmasaydı
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler
Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.
Mürşit Zöhre Ana..
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler
Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.
Mürşit Zöhre Ana..
.::Atatürk Kütüphanesi::.
![[Resim: 36486_424189846504_171140971504_4288657_7999160_n.jpg]](https://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs122.snc4/36486_424189846504_171140971504_4288657_7999160_n.jpg)
Asil TÜRK pehlivanı Kurtdereli : Alın paranızı bana çeki geri verin onda ATATÜRK'ün imzası var...
Atatürk, ünlü güreşçi Kurtdereli'ye ödül olarak 1000 liralık bir İş Bankası çeki veriyor. Altını Kemal Atatürk diye imzalıyor, zaten çeklerde resmi de var. Pehlivan çeki İş Bankası' na götürüyor; kendisine 1000 lirayı ödüyorlar. Muazzam bir para.
Ama Kurtdereli hala bekliyor. "Ne bekliyorsun pehlivan?" diye sorduklarında çeki beklediğini söylüyor."Parayı aldın, çek bizde kalacak" diyorlar."O zaman alin 1000 liranızı, verin çekimi" diyor. "Onda Atatürk'ümün imzası var." Ve parayı iade edip Atatürk imzalı çeki sevgiyle cebine yerleştirerek gidiyor.
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler
Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.
Mürşit Zöhre Ana..
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler
Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.
Mürşit Zöhre Ana..
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi