You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Anadoludaki Kayıp Halka Dergah Devletler -Ma/Kadın ananın Halkı

Anadoludaki Kayıp Halka Dergah Devletler -Ma/Kadın ananın Halkı

Member
Anadoludaki Kayıp Halka Dergah Devletler -Ma/Kadın ananın Halkı
Adgan

Alıntı:Peygamberimiz ve Hz. ALİ zaten aleviliğin sahibidir. Ben onları alevi yapmadım. Ayrıca müslümanlığı yok samıyorum. Çünkü gerçek islam aleviliktir. Dolyısıyla gerçek müslüman da alevilerdir. Gerçi bizde müslüman hiristiyan ve yahudi gibi kavramlar kabul edilmez. Bunlar sonradan insanlar tarafından kimlik belirtmek için çıkarılmıştır.

Kimdir yalnız Abdalmusayı görüp digerlerini görmeyen?
Güzel kardeşim Abdal Musa'nın batında hocası olan hatta bütün pirlerin şahı olan Hz. Ali'yi görmüyorsun. Bu yeterli değil mi?



Bu benim ortaya attıgım bir yorum degil alevi nefeslerinde yeteri kadar anlatılır.
Senin ortaya attığın yorumları Hiç bir pirin nefesinde görmedim. Bu gün canlı bir pir olan Zöhre Ana da dahil...

Anlaşılan VARLIGIN BİRLİGİ kavramından haberin yoktur?
Enel-hak hallacı mansurdanda.
Sevgili kardeşim sana bunu anlatmaya çalışıyorum. Hak olan yani Allah olan Hallacı Mansu'dur. Hallacı Mansur da bir evliyadır. Yani bütün evliyalar Allah'ın kendisidir. Sen veya ben değiliz. Bizler sıradan birer insanlarız. Omübarekler keramet gösterebiliyor. Sen ve ben bunu yırtınsak da yapamayız. Kendini bu kadar uzun boylu görme bence...



sevgili adgan

Benim alevi anlayışım sanane kadar gereksiz gelsede o uzun uzun yazdıgım yazıların içindeki ALEVİ ERKANINA göredir.Bu anadoluda kısazaman öncesine kadar yaşanan aleviliktir.

Bütün semavi dinlerin kitapları ve peygamberleri vardır islamınkide hz muhammeddir .

Senin yukarıda yazdıgın hikayelere uzun uzun cevap yazmaya niyetim yok sapla samanı birbirine karıştırmışsın.

Dünyadaki 4 milyar insanın en az üç milyarı müslüman,hırıstiyan ,yahudi bunlar aptal kendi tarihlerini bilmiyorlar bunun binde biri bile olmayan bir topluluk herşeyi biliyor.

Kusura bakma adgan arkadaş evela benim yazdıklarıma saygı göstereceksin !!!! benim burada yazan bütün arkadaşlara ve onlarında bana gösterdigi gibi gereksiz olmuş sa yazmayacaksın!!!!!


Ben hikaye dinleyecek yaşı geçtim bak gereksiz dedigin 4 sayfa için 150 tane kaynak gösterdim ahkam keserken kaynagınıda altına yazacaksın gerisi hikayeden ibaret kalır.
[Resim: smile.gif]Saygılar Sevgiler Ali karul.

Işık'la Kalın.


Biz aşığız ne söylesek
Sözümüzde yalan olmaz
Sır içinde sır saklarız
Hiç kimseye ayan olmaz.
Member
Anadoludaki Kayıp Halka Dergah Devletler -Ma/Kadın ananın Halkı
Işık Erkanı

Ölçüsüz spekülasyonlar ,uydurma belgeler ve asıl nüshalar üzerindeki tahrifatlarla ortadan kaldırılmaya çalışılan Abdal Musa’nın yeniden kurumlaştırdığı ‘Işık Erkanı’
hayatın bütün alanlarına müdahale eden, yaşamın tamamını bünyesinde barındıran,geniş katılımlı bir kardeşlik örgütlenmesiydi..Bu erkan’ın amacı ve esası özetle şöyleydi:


Katılımcılarının sosyal yaşamlarını da düzenleyen bu örgütlenmenin iki büyük amacı vardı .

1- Işık erkanının ilk amacı,asıl misyonu ve varlık sebebi,insanlığın uzun geçmişinde biriktirdiği yada başka bir kaynaktan insanlığa aktarılmış olan ,kadim bilgileri (insanlığın gizli sırlarını) semboller içine saklayarak , iyi yetişmiş yetkin ,donanımlı ve erdemli bireyler aracılığı ile sonraki kuşaklara aktarılmasını temin etmekti

Işık erkanı mensuplarının ömürlerini adayarak , gerektiğinde canlarını vererek koruma altına aldıkları ve büyük bir gizlilik içinde sonraki kuşaklara aktardıkları bilgiler,sıradan basit bilgiler ve batıl dogmalar değil,evrenin ve yeryüzünün uzak geçmişi ve insanlığın,bu gezegen üzerindeki serüveni ile ilgili çok önemli ve kaybolmaları durumunda bir daha ulaşılmaları mümkün olmayan sırlardı.

Bu örgütlenme içinde, herkese her bilgi verilmez , bilgi ancak yetkin olana, hak ettikçe ve hak ettiği kadar aktarılırdı ki değeri bilinebilsin. Kolay ulaşılan ve ehil olmayan elde toplanan bilgi değerini bulamayacağı, amacından uzaklaşıp ya heba olur gideceği yada zalimin elinde kötüye hizmet edeceği düşünülürdü.
Örgütlenme içinde gizli sırlar kuşaktan kuşağa olgun insanlar tarafından aktarılırdı Işık toplumunda ‘’olgun insan’’ (insan-ı kamil) olmak bireylerinin önüne ulaşılması gereken üstün hedef olarak konulmuştu.Olgun insan olmak,Işık insanı için yaşamın ütopyasıydı



2-Işık erkanının ikinci büyük amacı topluluk üyesi ‘can’ların sosyal yaşamlarını ‘’sevgi ‘’yi esas alarak düzenlemekti. Yemin vererek topluluk içine katılan herkes asgari ölçüde sevgi toplumu içinde yaşamanın gereklerini yerine getirmek zorundaydı. Erdemli olmak toplumun tüm fertleri için olmazsa olmaz bir yasaydı.



Topluluğun geniş tabanı bir yemin töreni (ikrar cemi) ile topluluğun kurallarına ve disiplinlerine uymaya söz verip topluluğun geniş bahçesine alınmış eli,dili ve beli bağlı olarak yaşayan yeminli yurttaşlardı.Talipler adı verilen yeminli yurttaşlar kendi köylerinde şehirlerinde yaşarlar,topluluğun rutin İbadet törenlerine (ayin-i cem) katılırlar,sürekli olarak mürşitin,pirin,dedenin kutsal gücünün denetiminde olurlardı.


Abdal Musa’nın yeniden kurumlaştırdığıIşık erkanında, ‘ışık/nur’ yaradılışın öncesi sonrası ve kendisi olarak kabul edilirdi.Abdal Musa ehil olan müritlerine sırası geldikçe ‘talim ve tembih’ ettiği Işık inancının esası ana hatları şunlardı;



-Alemde bulunan her nesnenin kaynağı kendi kudretinden fışkırıp yayılan ulu bir nurdur/ışıktır (Nur-u Kadim) .

-Nur-u Kadim’den (Zat-ı Mutlak yada Şah-ı Merdan olarak da adlandırılır) dağılıp yayılan kudret (ruh-enerji) milyarlarca yıl sürmüş bir yolculuktan sonra, bir yıldızdan,bir yıldıza geçerek güneşe gelmiş ve güneşten yeryüzüne inmiştir. İnsanın temeli, Nur-u Kadim’den kopup güneşte toplanan bu kudrettir. Güneş Nur-u Kadimden kopan kudreti yeryüzüne aktarandır. Yaradılışın kaynağının bilinebilen, görülebilen, seçilebilen yüzüdürTüm canlar, güneş vasıtasıyla nurdan hasıl olmuştur, asılları ışıktır/nurdur.Alevi sözlü geleneği içinde bu inanış çok çeşitli biçimlerde ifade edilmiştir.

Hakk-ı Tala nura tecelli kıldı
O nurdan payımı aldım da geldim.

(Ulu gerçeklik ışığı ğörünür kıldı
O ışıktan payımı aldım da geldim)

-Nurdan koparak evrenin dört kuvvetinin denetiminde ,kosmosda vücut bulmuş yaşam formlarının içinde en mükemmel olanı insandır. İnsan olağanüstü maceralarla süslü varoluş sürecinin sonunda yeryüzünde açmış nadide bir çiçektir. O yüzden yaradan (Nur-u Kadim, Zat-ı Mutlak) en görünür ve en müstesna hali ile insanda gizlidir..


- İnsanın canı sonsuz kudrettir, asla kaybolmaz ,İnsanın teni ölür,canı (ruhu) ölmez Aslolan candır . Can kaynağını başlangıcı ve sonu olmayan ilahi kudretten aldığı ve onun bir parçası olduğu için doğal olarak ölümsüzdür. Yoktan var olmamıştır bu nedenle yok da olmaz.Can geldiği kudret kaynağına geri dönünceye kadar kesintisiz bir devinim içinde bin bir değişik formda kendisine yeni yaşam alanları bulur ve yeniden doğuş döngüsü içinde, sürekli bir bedenden diğer bir bedene transfer olur.
-
- Bu biçimden biçime geçişlerin nihayetinde,’’her şey aslına rücu edecektir’’ ilahi yasası işleyecek ve evrende bulunan tüm varlıklar ve yaşam biçimleri gibi insan da geldiği asıl kaynağa dönerek kendisini sonlandıracaktır.


-Evrende bulunan her şey parçalara ayrılmış tek bir bütündür. Yaratan bu bütünün tamamı, yaratılanlar da bu bütünün parçalarıdırlar. Yaratan, yaratılmış olan varlıkların uyum içinde birliğidir.O ulu nurdan(ışık) koparak alemlere yayılmış,evreni oluşturmuş her nesne o yüce varlıktan bir parçadır ve ondan ayrı değildir


- İlahi kudretin içinde büyük ve küçük yoktur.. Yaratan yaratılmış olanın içinde zaten vardır.
İnsan da tüm diğer yaşam biçimleri gibi kosmosun içinde kosmosun tüm niteliklerini içinde barındıran bir mikrocosmostur’ En büyük en küçükte gizlidir


-Yaratan yaratılmışların dışında her şeyi denetleyen, yargılayan, ödüllendiren ve cezalandıran bir üstün irade değildir. Varlık birdir ve varlığın esası sevgidir. Varlığı yaratan ve yaratılanlar olarak ikiye bölmek ve bir parçayı diğer parçaya üstün ve amir tutmak, yaratılışın esasını, onu ayakta tutan sebebi anlamamaktır. Varlıkta ikilik gütmektir ki,bu da o ulu hikmete karşı gelmektir


-Varoluş zıtlıkların ve tamamlayıcı güçlerin dinamik uyumu ile dengede durur. Varoluşu birbirinden uzak - ayrı parçalar halinde ama birbirleriyle uyum içinde ve bir bütün olarak tutan güç ,en küçük canlı hücreden, en büyük gök adası kümelerine kadar varlığın tüm parçalarını çekip çeviren ilahi döngüdür. Ayin-i Cem içinde pervanelerin döndükleri semahlar bu sonsuz ritmi tasvir eder.



Alevi/Işık toplumuna giriş bir törenle olur.Alevi/Işık erkanına giriş törenine ikrar cemi adı verilir .Kendi kararlarını kendi verebilecek yaşa gelen kişi önce bir yol kardeşi (müsahip) seçer. Yol kardeşleri eşleri ile birlikte bir rehber eşliğinde düzenlenen törende yemin edip ikrar verdikten sonra yola kabul edilirler.

Yemin ederek bu topluluğu katılan kişi yolun gereklerini yerine getirmek ve erkanın disiplinlerine uymak zorundadır.Yemin töreninde erkanı yürüten Pir (Dede) yola girmek arzusunda bulunan isteklilerin (taliplerin) üzerine ‚’’üç mühür’’ koyar.

Dedenin birinci mührü talibin dudakları üzerinedir.Bu mühürle dede isteklinin ağzını bağlar
- Bundan sonra talip , topluluğun sırlarını saklar konuşamaz,ağzını kirletecek hiçbir nesneyi dudaklarını arasından geçiremez, ,yalan ve kötü söz söylemez,iftira edemez,yargılayamaz,isnatta dahi bulunamaz ve haram yiyemez.

Dede,ikrar ceminde ikinci mührü talibin elleri üzerine kor.Elleri mühürlü olan, talip/istekli;
-Öldüremez,hiç bir canlıya bilerek zarar veremez,bir çiçeği dahi sebepsiz koparamaz ve başkasının malına el uzatamaz,,çalamaz.

İnsanın tohumu onun tüm duygusal tutkularını simgeler.Dede üçüncü mührü tohum(bel) üzerine kor.Beli bağlı istekli/talip:
-Eşine sadık olur,yuva yıkamaz,yıktığı yuvanın kadını ve erkeği ile evlenemez


Alevi/Işık erkanında topluluğun tüm fertlerinin önünde ve mürşit huzurunda üç mührün sınırlarını ihlal etmemek üzere söz verenler,topluluğun önceden belirlenmiş kurallarına uymak üzere toplumun diğer fertleri ile,çok şahitli, bir sözlü akit yapmış olurlar.İkrar verip yemin ettiği halde , toplum sözleşmesine uymayanlar,toplumun sosyal yaşamını düzenleyen bu üç mühürden herhangi birini fekkedenler (kıranlar) için iki tür ceza öngörülmüştür.
-Düşkün
-Müşkül
Cana kıymak,çalmak,birden fazla evlenmek ve benzeri ağır suçlar ‚’’düşkünlük’’ sebebidir. Yalan söylemek, kavga etmek gibi hafif suçlar ‚’müşkül hal’’ sayılır. ’’Müşkül hallolur, düşkün hallolmaz’’. Müşkül olan, Alevi yol kurallarına uygun olarak verilen cezayı yerine getirdikten sonra bağışlanırlar, düşkün olan kimse‚ ’’yolu, yolumuzdan ,malı malımızdan, davarı davarımızdan ayrı olsun’’ denilerek, sonsuza dek Alevi toplumunun dışına itilir.

Alevi erkanı içinde,bir talibin işlediği suçtan musahibi de sorumlu tutulur. Aynı ceza suçu işleyenin yol kardeşine de uygulanır. Bu nedenle tüm talipler yol kardeşlerini karşılıklı olarak yaşam boyu denetlerler gerektiğinde birbirlerini uyararak doğru yoldan ayrılmalarının önüne geçerler…
__________________


Sevgili adgan

Bu Kadar Yazı yazıyorsun Ama zöhre ana bu erkanın neyine karşı çıkıyor yazmıyorsun?
[Resim: smile.gif]Saygılar Sevgiler Ali karul.

Işık'la Kalın.


Biz aşığız ne söylesek
Sözümüzde yalan olmaz
Sır içinde sır saklarız
Hiç kimseye ayan olmaz.
Posting Freak
Anadoludaki Kayıp Halka Dergah Devletler -Ma/Kadın ananın Halkı
Ali karul yazdı:Sevgili yeşilgüneş

keşke olay sadece benim istememe kalsa bu yazdıklarınızdaki çelişkileri göstermek için ne yapmak gerekir bilmiyorum,bir traftan tanrıdan baserdersiniz yaradan ve yaradılan eleştirime karşı arkasından aliyi allah yaparsınız,arkasından muhammed alevi olur ,ne hikmetse allahın gönderdigini idda ettikleri kuran'ı ve islamiyeti korumak için savaşırlar her halde allahın yani alinin bir oyunu olsa gerek ,yoksa bu kadar çelişkiyi kim açıklar .
Burada bir celiski yokki sevgili can....Simdiki mantiginla gecmisi ne derecede saglikli bir sekilde elestirebilirsinki ve yasananlara inanabilirsinki?
Asil önemli olan inanmak degildir,iman etmektir.Eksiklik bu olsa gerek.Sen sayfalar dolusu alinti yaptigin yazilarina 5-10 destek bulabilirsin,bir taraftan söylenen bir kelimeye yüzlerce kisi destek verir.Bu birazda icimizle ilgili olan birsey.(Hz.Ali Allah denildiginde olurmu öyle sey diyenler var tabiki.inanandan degil,inanmiyandan ispati istenildigindede........)
Demek istedigim sevgili can;inancin ispati olmaz.Bir insanin Allah olmayacagina inaniyoruzda,Allahin insan sifatinda gelebilicegine inanmiyoruz.Asil celiski burada can....Inanmakla ilgili birsey bu.inanirsin kendine,inanmazsin kendine.Önemli olan öncelikle insan olabilmemiz.Varligimizi koruyabilmemiz.Ugruna canimizi verebildigimiz KUTSAL INANCIMIZA sahip cikabilmemiz.Bu KUTSAL INANCTA ugruna canini verenlere sahip cikabilmemiz,kim oldugumuzu unutmadan.........
Saygiyla.........Smile
YESILDIR GÖKYÜZÜNDE GÖRDÜGÜN GÜNES
SICAKLIGI SENI,HAKIKATI BENI YAKAR...


"ZAMANA ZAMAN EVLIYASI"
Bir sıfatı Allah olan
Bir sıfatı Ali inan
Bir donu var Şahımerdan
Duyanlara Helal Olsun
Son Düzenleme: 03/10/2008, 14:20, Düzenleyen: VAHiT.
Member
Anadoludaki Kayıp Halka Dergah Devletler -Ma/Kadın ananın Halkı
Alıntı:
yesilgünes;


Burada bir celiski yokki sevgili can....Simdiki mantiginla gecmisi ne derecede saglikli bir sekilde elestirebilirsinki ve yasananlara inanabilirsinki?
Asil önemli olan inanmak degildir,iman etmektir.Eksiklik bu olsa gerek.Sen sayfalar dolusu alinti yaptigin yazilarina 5-10 destek bulabilirsin,bir taraftan söylenen bir kelimeye yüzlerce kisi destek verir.Bu birazda icimizle ilgili olan birsey.(Hz.Ali Allah denildiginde olurmu öyle sey diyenler var tabiki.inanandan degil,inanmiyandan ispati istenildigindede........)
Demek istedigim sevgili can;inancin ispati olmaz.Bir insanin Allah olmayacagina inaniyoruzda,Allahin insan sifatinda gelebilicegine inanmiyoruz.Asil celiski burada can....Inanmakla ilgili birsey bu.inanirsin kendine,inanmazsin kendine.Önemli olan öncelikle insan olabilmemiz.Varligimizi koruyabilmemiz.Ugruna canimizi verebildigimiz KUTSAL INANCIMIZA sahip cikabilmemiz.Bu KUTSAL INANCTA ugruna canini verenlere sahip cikabilmemiz,kim oldugumuzu unutmadan.........
Saygiyla.........Smile



Sevgili yeşilgüneş

Semavi Her dinin kendi peygamberi ,Kutsal kitabı ve tarihi var bu dinler arasında ki tartışma Kutsal kitaplarının tahrif edildigi bazı yanlış bilgilerin olduğudur,

Siz bunları yok sayarak kendi kendinize bir tarih oluşturamazsınız bu tarih insanlığın ortak mirasıdır ve taraflı tarafsız birçok kaynak vardır bunların bazılarını taraflı bulup eleştirebilirsiniz,ama sizin yaptığınız başka birşey bir tarih yazıcılığı.

Hz muhammed islam peygamberidir benim için bir önemi yoktur ama gerçek budur,ve islamın kurumları ve kuralları vardır ,buna ömer osman zamanında degişmiş diyebilirsiniz şii ler böle diyor ama degişen tamamı degildir müslümanım diyen hz muhammede biat eden herkes kuran'a inanıyor inanmak zorunda yoksa nasılmüslüman olabilir.

Hz ali allah dediginiz zaman hz muhammedin kendi ögretisine karşı çıkıyor arkasından hz muhammed zaten aleviydi diyorsunuz tarihsel gerçeklikten uzak oldugu gibi islamiyetin hukukununada aykırı.

Siz aslında hz muhammed alevi dediginiz zaman sorarlar o zaman neden aleviligi degilde islamiyeti yaymış kuran ne oluyor o zaman???

Hz Ali islam için savaştı böyle kahraman oldu ,anadoludaki aleviligi ne biliyordu nede uyguladı ,harihte hiçbir örnegi kaydı kuydu yok.kaldıki böyle bir derdide yok zatı şahane müslüman ve ölene kadarda müslümanlığın gereklerini yerine getirdi.

Siz hz Ali islam halifesi hiçbir zaman olmadı derseniz ,şu soruya cevap bulmanız gerekir ,hz ali islam halifesi olmadı o zaman akrabalık secerelerinde birbirlerine neden akraba gösteriliyor,diyorsunuzki emeviler düşmandı ehlibeyti yok etmeye çalışıyordu peki neden akraba secerelerinde beraber geçiyor ,?hem yok etmeye çalışıp hem akraba seceresine niye alsınlar,evlilikleri ile ilgilide abbasilerde ,emevilerde kendileri dahil akraba oldukları ehlibeytin evliliklerini kaynaklarında belirtiyorlar,bunlarn nedeni nedir?, arap tarihini yarımadasında yaşananları arap veya komşularından ögreniyoruz siz bunları kabul etmiyor ve biz daha doğrusunu biliyoruz diyorsunuz bu nasıl oluyor? bütün tarihciler yalan söylüyor siz hiçbir kaynak göstermeden bunların tam tersini söylüyorsunuz ve doğru bu diyorsunuz .


Alevilik demek

Varlığın birligi demektir.
Devriye demektir.
Ayin-i cem demektir.
İnsan-ı Kamil demektir.
İçinde insanlığın ve evrenin sırlarnı saklayan nefesler demektir.

Sosyal hayatı düzenleyen doğaya ve insana saygıyı ögreten ,
Erkan demektir.

Bunların hiçbirisi hz ali oniki imamlar ve müslümanlıkla örtüşmez ,bunları yok sayarak tarikat benzetmesi yaparak alevilik anlatılamaz.

Önce bunların tanımının doğru yapılması gerekir ,Alevilikte tanrı islamdaki gibi degildir!!! Alevilikte cennet cehennem yoktur olsa idi devriye olmazdı..

Alevilikte varoluşu Ayin-i cem sembollerle anlatır.

Alevilikte mumsöndü vardır ama idda edildigi gibi degil ,nuh tufanından sonra atmosferi kaplayan volkanik küller dünyayı karanlığa gömmüştür,bir süre sonra ışığa kavuşmuştur ,bunuda cemde birkaç saniye ışıgı söndürüp yakarak sembolize ederler.
[Resim: smile.gif]Saygılar Sevgiler Ali karul.

Işık'la Kalın.


Biz aşığız ne söylesek
Sözümüzde yalan olmaz
Sır içinde sır saklarız
Hiç kimseye ayan olmaz.
Posting Freak
Anadoludaki Kayıp Halka Dergah Devletler -Ma/Kadın ananın Halkı
Ali Karul dan alinti:
Hz ali allah dediginiz zaman hz muhammedin kendi ögretisine karşı çıkıyor arkasından hz muhammed zaten aleviydi diyorsunuz tarihsel gerçeklikten uzak oldugu gibi islamiyetin hukukununada aykırı.
Sevgili can bizim ögretimimiz Zöhre Ana dir.Önce bunu bir anlayin lütfen.Tarihsel gercekte Zöhre Anadadir.Tabularini yikmak istiyorsan Gelirsin Ankara ya,tarihin gercegini ögrenirsin.Dedimya inanmakla ilgili birsey....Ansiklopedilerin tarihsel gercegi nekadar acaba.......Saygiyla..Smile
YESILDIR GÖKYÜZÜNDE GÖRDÜGÜN GÜNES
SICAKLIGI SENI,HAKIKATI BENI YAKAR...


"ZAMANA ZAMAN EVLIYASI"
Bir sıfatı Allah olan
Bir sıfatı Ali inan
Bir donu var Şahımerdan
Duyanlara Helal Olsun
Member
Anadoludaki Kayıp Halka Dergah Devletler -Ma/Kadın ananın Halkı
Alıntı:
yesilgünes


Ali Karul dan alinti:
Hz ali allah dediginiz zaman hz muhammedin kendi ögretisine karşı çıkıyor arkasından hz muhammed zaten aleviydi diyorsunuz tarihsel gerçeklikten uzak oldugu gibi islamiyetin hukukununada aykırı.
Sevgili can bizim ögretimimiz Zöhre Ana dir.Önce bunu bir anlayin lütfen.Tarihsel gercekte Zöhre Anadadir.Tabularini yikmak istiyorsan Gelirsin Ankara ya,tarihin gercegini ögrenirsin.Dedimya inanmakla ilgili birsey....Ansiklopedilerin tarihsel gercegi nekadar acaba.......Saygiyla..Smile


Sevgili dostum

[BZöhre ana yazdığım sizinde bildiginiz alevi erkanı ve oniki hizmetliye karşımı çıkıyor?[/B]

Çıkıyorsa hangisine ve nedeni ne?


Alevilik demek

Varlığın birligi demektir.
Devriye demektir.
Ayin-i cem demektir.
İnsan-ı Kamil demektir.
İçinde insanlığın ve evrenin sırlarnı saklayan nefesler demektir.

Sosyal hayatı düzenleyen doğaya ve insana saygıyı ögreten ,
Erkan demektir.

Bu yazdıklarıma ne diyor bilginiz varsa lütfen yazarsanız sevinirim.

Ben rusyada yaşıyorum bir haftalığına Türkiyeye geldim birdaha ki gelişimde kesinlilke uğrayacağım.
[Resim: smile.gif]Saygılar Sevgiler Ali karul.

Işık'la Kalın.


Biz aşığız ne söylesek
Sözümüzde yalan olmaz
Sır içinde sır saklarız
Hiç kimseye ayan olmaz.
Son Düzenleme: 03/10/2008, 15:45, Düzenleyen: Ali karul.
Posting Freak
Anadoludaki Kayıp Halka Dergah Devletler -Ma/Kadın ananın Halkı
Ali karul yazdı:Sevgili dostum

[BZöhre ana yazdığım sizinde bildiginiz alevi erkanı ve oniki hizmetliye karşımı çıkıyor?[/B]

Çıkıyorsa hangisine ve nedeni ne?


Alevilik demek

Varlığın birligi demektir.
Devriye demektir.
Ayin-i cem demektir.
İnsan-ı Kamil demektir.
İçinde insanlığın ve evrenin sırlarnı saklayan nefesler demektir.

Sosyal hayatı düzenleyen doğaya ve insana saygıyı ögreten ,
Erkan demektir.

Bu yazdıklarıma ne diyor bilginiz varsa lütfen yazarsanız sevinirim.

Ben rusyada yaşıyorum bir haftalığına Türkiyeye geldim birdaha ki gelişimde kesinlilke uğrayacağım.
Sevgili can;karsi olunan birsey yok.Yazdiklariniz ve inancsal yasadiklariniz sana göre eksiksiz ve yalinsiz olabilir.Olabilir diyorum,net birsey söyleyemiyorum.Sebebi net ve yalinsiz olani ben biliyorum Zöhre Ana mizin sayesinde.Benim arastirma gibi bir egilimim yok,önceleri dogal olarak vardi.Ama simdi ikilik olmadan inanacsal yasantimi sürdürüyorum.Zöhre Anamin zaman Evliyasi olarak; yürütülen Alevilikteki yanlislarinin oldugunu ama tümden yalnis olmadigini söylemisti.Gecmisimizdeki Aleviligin cilasiz bir tasa benzetiyorum.Bu tasi gönül olarak adlandirirsam,gönlümüze cilasini vuruyor ki ne vuruyor...isteyenin gönlünü bir anda parlativeriyor.Yeterki sen gönülden iste....
Sevgili can Ankara`ya ugrama düsüncen bile güzel.En azindan at gözle bakmayip,bos laf söylemiyorsun.Eminim yasantindaki gönülsel cilayi orada bulacaksin.....SaygilarimlaSmile
YESILDIR GÖKYÜZÜNDE GÖRDÜGÜN GÜNES
SICAKLIGI SENI,HAKIKATI BENI YAKAR...


"ZAMANA ZAMAN EVLIYASI"
Bir sıfatı Allah olan
Bir sıfatı Ali inan
Bir donu var Şahımerdan
Duyanlara Helal Olsun

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.