Zöhre Ana ve Cem İbadeti.
Alıntı:adgan Nickli Üyeden Alıntı
Sevgili arkadaşım,
Yolumuz Allah Muhammed Ali Yoludur. Bu yolda açılan her ocak sahipleri Hz. Ali'nin bin bir donda kendini gösterdiği evliyalardır. Çünkü açılan her Hak kapısının sahibi Hz. Ali'dir. Bütün Evliyalar da Hz. Ali'nin bir sıfatı olduğuna göre Evliyalar hiç bir zaman bir ocağa bağlı değillerdir. Tam tersine ocak sahipleridirler . O Ocağın asıl sahibi de Hz. Ali'dir. Bekçileri ise Evliyalardır...
Bugün de Evliya olarak Zöhre Ana gelmiştir. Zöhre Ana'nın da yukarıda anlattığım şekilde bağlı olduğu tek ocak Hz. Ali'dir...
Yani dedelerin bizlere anlattığı şekilde hiç bir evliya bir ocağa bağlı olarak gelmemiştir. Her evliyanın ocağı kendindendir. Ancak O Evliyaların soyundan gelip de O evliyaların bıraktığı yolu layıkıyle yürütmeyi başarmış dede veya ocakzadeler için bağlı olabileceği bir ocaktan bahsedilebilir. Ancak dedelik ile Evliyalığı karıştırmamak lazım...
Nesimi'nin de bağlı olduğu bir ocak yoktu. Pir Sultan Abdal'ın da bağlı olduğu bir ocak yoktu. Yunus Emre'nin de bağlı olduğu bir ocak yoktu. Hepsinin açtığı Hak kapısı, ocağı Ali'ye aittir...
Bugün bazı Alevi kaynaklarında veya dedelerin anlattıklarında n bunların tam tersi olarak bahsedilebilir. Ancak çok iyi biliyoruz ki emevi saltanatı ve osmanlı saltanatının ardında Alevilikle ilgili çok bilgi yok edildi. Ancak kulaktan kulağa geçme yanlış bilgilerle bugün ki Alevilik bilgileri oluşmuştur...
Dolayısıyla Alevilik ile ilgili gerçek bilgiler ise gerçek Evliyalardan ancak öğrenilebilir. Bugünün Evliyası Zöhre Ana'dır. İnanırsınız inanmazsınız bunu da başka bir başlık altında tartışabiliriz. Ancak bizim kaynağımız dedeler ve yazılı kaynaklar değil, Yaşayan Pir Zöhre Ana'dır...
Alıntı:ŞahKulu Nickli Üyeden Alıntı
sizin kaynağınız aleviliğin en temel kurumu dedelik değil! ilginç bir yorum...
bu şu anlama geliyor; siz alevilik içinde yeni bir akım mı başlattınız? bu söy
lemden başka hiçbir sonuç çıkmaz...dedeli ğin yok sayıldığı bir yol alevilik ola
maz, onun adı başka birşeydir artık..
erenler bu yolda elbet temel öğelerdendir, ancak siz zöhre anayı nasıl Ne
simi ya da Pir Sultanla aynı kefeye koyuyorsunuz, anlamadım, ayrıca en kök
lü dergah ve ocaklara zöhre ana kimdir diye sordum, ciddiye alan tek bir ale
vi kurumu yok, buna ne dersiniz?
sitenizin içeriği anadolu aleviliğini yansıtmaktan çok uzak, geleneksel
alevilikle ilgili hiçbir şey yok, örneğin alevi ibadetleri bölümünü açıyorum,
karşıma zöhre ananın cemi çıkıyor, içerikte cem nedir, inançsal kökeni nedir,
4 kapı 40 makam vb aleviliğin en temel inanç öğeleri yok, sadece zöhre ana
üzerine bir forum olmuş bu site...
Sevgili Şahkulu öncelikle merhaba, forumumuza hoş geldiniz. Umarım fikir alışverişlerimiz size ve bize yakışan seviyeli ve üsluplu bir şekilde gerçekleşir.
Öncelikle Dedeleri yok saymak gibi bir düşünce içinde olmadığımızı belirtmek istiyorum. Muhammed Ali yolunu öğreten, Ehlibeyt sevgisini aşılayan, inançlarını ve ibadetlerini dört dörtlük yerine getiren, eline beline diline sahip olan, alevi toplumunu karanlıklardan kurtarmayı şiar edinmiş dedelere her daim saygımız ve hürmetimiz vardır ve olacaktır da. Ki Pirimiz Zöhre Ana’dan onlarca kez duymuşumdur “…Ocaklarına kurban olurum ancak şimdiki dedeler sorumluluklarını yerine getirmiyorlar, siyaset ortamlarına giriyorlar…”.
Sevgili Can eğer Dede düşmanı olup onları yok saysaydık inanın hiç korkmadan çıkar ifade ederdik. Bizim burada ifade etmeye çalıştığımız Dedelerin taşıdıkları misyonu hakkıyla yerine getirmeleri, niteliklerini artırmaları, Saltanat ve siyaset peşinde koşmamalarıdır.
Sevgili Adgan’ın tespiti bana göre yerli yerinde bir tespittir. Dikkatli okuduğunuz vakit Evliyaların bıraktığı ocaklara soyundan gelen ve layıkıyla görevlerini yapan dedelerin varlığından bahsedilmiştir. “…Yani dedelerin bizlere anlattığı şekilde hiç bir evliya bir ocağa bağlı olarak gelmemiştir. Her evliyanın ocağı kendindendir. Ancak O Evliyaların soyundan gelip de O evliyaların bıraktığı yolu layıkıyla yürütmeyi başarmış dede veya ocak zadeler için bağlı olabileceği bir ocaktan bahsedilebilir. Ancak dedelik ile Evliyalığı karıştırmamak lazım..” Dedeleri yok sayan bir ifade nerede allah aşkına gösterin bize !
Sevgili Can, bana göre Aleviliğin temeli olarak Muhammed-Ali,12 İmam, Ehlibeyt ve Evliyalar dururken bunu ima yoluyla dedelere yakıştırmanız veya layık görmenizdir esas ilginç olan…
Pir Zöhre Ana yol içinde yol icat etmedi. Tam aksine yüzyıllardır ihmal edilen, asimilasyona uğrayan, içinde artık birçok yabancı unsur ve yorum barındıran, son dönemlerde Ali’siz Aleviliğin hortlatıldığı, tarihinin Hıristiyan kaynaklardan copy-paste yapıldığı, Ateizmin çemberinde kıvranan bir Aleviliği gerçek kimliğine, Muhammed Ali, inanç ve gerekleri olan ibadet eksenine çekmiştir.
SİZİN SÖYLEDİĞİNİZ YOL ;
Semahımızın Folklor olarak görülmesi ise ki açılışlarda bu dedelerin gözlerinin önünde cereyan ediyor ve yol’un “en temel kurumu” ses çıkarmıyor,göz yumuyor…
Hz.Üseyin’in şehit edilmesinden sonra can aşı olarak verilen Aşure Çorbasının tatlı olarak görülmesi,kapı kapı dağıtılması ise ki artık sokaklarda Parti başkanları kazanın başına geçiyor ve o mübarek çorbayı siyasete alet ediyor…Peki bunlara kim kucak acıyor?.. Kim bu fırsatları veriyor ?.. Soruların cevapları herkesçe malum. HANGİ CENAZE VARDIR Kİ RUHU İÇİN VERİLEN LOKMASI KAPI KAPI DAĞITILIR ?..
BU MUDUR?
KESİNLİKLE DEĞİLDİR.BU OLSA OLSA ROLÜNÜ BECEREMEYEN TİYATROCULARIN KÖTÜ BİR GÖSTERİSİDİR.TABİİ YÖNETMEN BU İŞE BİR YERDE DUR DİYECEKTİR...
Söz de ! Köklü Dergâh ve Ocakların Zöhre Ana’yı ciddiye almadıklarını ifade etmişsiniz ancak bu dergâh ve ocakların isimlerini belirtmemişsiniz. Belirtin de bir görelim kökünü, dalını, yaprağını...Bakalım Şahımerdan onları ne kadar dikkate alıyor.
Çoğunluk olmanın bir değer ifade etmediği, önemli olanın hakikatin yanında yer almak gerektiği düşüncesiyle;
Ne mutlu Muhammed-Ali yoluna doğrulukla gidene,
Ne mutlu Muhammed-Ali Yolu'nun son ışığı Zöhre Ana’yı Sıtkı can ile sevene diyorum…
Saygılar…