Zöhre Ana'nın resmine sataşma...(Alevileriz.biz)
[BZöhre Ana'ya atılan iftiralara cevaben...[/B]
Sevgili Canlar,
Evliyalar, Allah tarafından gönderilen, İnsanlara Allah'ın varlığını birliğini bildirmek ve de doğruları ve güzellikleri insanlara göstermek için rehber görevi gören Allah'ın dünyadaki vekilleridir, elçileridir...
Bütün evliyaların şahı, öğretmeni Hz. Ali'dir. Hz. Ali de Allah'ın bir sıfatı, ismi, kapısıdır. Her evliya da Hz. Ali'nin binbir donda gelen bir sıfatıdır. Yani her gerçeğin açtığı kapı Ali kapısıdır. Her gelen evliya Ali kapısında ilim, ışık ve kerametler gösterek insanları önce kendilerine inandırırlar, sonra da onlar geçekleri anlatıp, doğruları gösterirler. Tek amaçları ise Ali kapısını daima açık tutup, o kapıya inanan insanları insan gibi yetiştirmek, onları hakkettiği değerlere kavuşturmak ve de onları kötülüklerden korumaktır...
Her yüzyılda mutlaka bir tane evliya gelir. Geçmiş yüzyılda Mustafa Kemal Atatürk, bizim ait olduğumuz bu yüzyıla da Zöhre Ana evliya olarak gelmiştir...
İşte Zöhre Ana da bir evliya olarak bugün açtığı kapısı Ali kapısıdır. Zöhre Ana o kapıda şahsı için ticari amaçlı hiçbir şey satmaz, Zöhre Ana'nın Ali kapısında tek sattığı Hz. Ali'nin ışığı, ilmi, kerametleri ve mucizeleridir. O kapıda yanlızca aşk ve inanç sahibi insanlar bir şeyler alabilirler. Ali kapısında parayla hiçbir şey satın alınamaz...
Diyeceksiniz ki çay salonunda satılan nedir? Çay salonunda satılan şeyler tamamen derneğin su, elektrik, temizlik, bakım onarın, kısacası o binaya gelen ziyaretçi insanların insan gibi ağırlanıp, ziyaretlerini ve ibadetlerini yapabilecekleri ortamları yaratacak bir mekan oluşturmak için kullanılmaktadır. Çünkü devlet tarafından bu binaya hiç bir yardım yapılmamaktadır...
Dolayısıyla bir evliyayı yanlızca paragöz bir zihniyetle görmemek lazım. Bunu yapanlar ancak kendi kendilerine zarar verirler. Zöhre Ana'nın ışığı bu tür iftiralarla senelerdir nasıl karartılamadı ise bundan sonra da karartılamayacağı için, bazı alevi çevrelerin artık bu tür saygısızlık içeren ifadeleri bırakmaları lazım...
Yukarıda da belirttiğim gibi, Zöhre Ana yanlız ilim, ışık, keramet ve mucizeler satar. Onu da insanlar içindeki aşkı ve inancı ile alır. Özü pislik insanlar Ali kapısında hiç bir zaman bir şey alamazlar...
Dolayısıyla ben Zöhre Ana'ya gittim bir şey olmadı diyenlerin önce kendi içindeki niyetlerini bir gözden geçirmeleri lazım. Zöhre Ana zorla kimseye bir şey vermeyeceği gibi, kendini kimseye de zorla ispatlamaya çalışmaz. İçinde ancak saygı, sevgi, inanç aşk olan insanlar Zöhre Ana'nın evliyalığının farkına varır. Hz. Ali öyle her kula kendini göstermez. Onu görmek için sevgi, aşk ve iman gerekir...
Uzaktan birilerinin attığı yalanları kendine kalkan yaparak Zöhre Ana'ya iftira atılmasının kimseye bir fayda getirmeyeceği şimdiye kadar görülmüştür. Zöhre Ana'nın güzel giyimine, insanlığa hizmet etmesi için yaptığı binaya laf etmek yerine gelinip Zöhre Ana'nın ilim, ışık, ve kerametleri yerinde görülürse, böyle boş ifadeler kullanmak yerine topluma faydalı insan olma yolunda daha hızlı ilerleme sağlanır. Zöhre Ana eleştirilmemeli, örnek alınmalıdır...
Onca Zöhre Anada şifa gören, keramet gören insanların söyledikleri doğrultusunda hareket etmek yerine, yalan iftiracı bir kaç kişiden alıntılar yapılarak savunmaya geçmek ancak kötü niyetli, çıkarcı insanların yapabileceği bir iştir. gerçek samimi ve de insanlıktan nasibini almış dürüst insanlar, gelir Zöhre Ana'nın karşısına çıkar, varsa bir yanlışlık ortada yüzyüze görüşür ondan sonra eleştirir. Çünkü Zöhre Ana'nın kapısı herkese açıktır...
Cin peri hacı hoca kapısı olarak görülen Zöhre Ana'nın mekanı, eğer gerçek Ali kapısı değilse neden bugüne kadar, onca mahkemelere, devletin baskılarına, Alevi çevrelerin karalamalarına rağmen halen ışığını gün geçtikçe büyüyerek insanlığın üzerine yaymağa devam ediyor? Bu kolay bir iş değildir...
Öyle izettin doğan gibi, insanların, işadamı Alevi insanların paralarıyla Zöhre Ana bu yolu sürdürmeye çalışsaydı, izettin doğanı yüz kere satın alırdı. Onun için izettin doğanla Zöhre Ana'yı karşılaştırmak tam bir ahmaklık, tam bir gaflettir...
Yani kısaca toparlayacak olursak;
[BZöhre Ana çağdaş Atatürkçü Türk kadınını temsil ettiği için öyle modern giyiniyor.[/B]
[BZöhre Ana Ali kapısında yanlızca ilim, irfan, ışık, keramet ve mucizelerini satar.[/B]
Onları da Ali kapısında parayla değil ancak özünüzdeki inancınızla, yola olan aşkınızla alırsınız.
Dernek binasında satılan şeylerin parası tamamen dernek binasının giderleri için kullanılır.
o görkemli bina tek başına Zöhre Ana'ya ait olmayıp, gelen ziyaretçilerin, ibadet, düğün, cem, misafir ağırlama, kurban kesme, yemekhane gibi hizmetleri için kullanılmaktadır.
[BZöhre Anadan bir sürü şifa görmüş biri olarak söylüyorum;[/B]
Bunun karşılığında ben Zöhre Ana'ya beş kuruş ödemiş değilimdir. Benim düğünüm o binada yapıldı. Her sene kurbanımı o binada kesip, gelen ziyaretçilere yediriyorum. Yol için gerekli ibadetlerimi yapmak için özellikle yası matem aylarınının sonunda hep o binaya gider ibadetlerimi yaparım. Bunun içinde yanlızca İstanbul'dan gittiğim yol parası vermişimdir...
Zöhre Ana'nın mekanını diğer Alevi mekanlarından ayıran en büyük özelliği;
Orda kerametlerin olmasıdır, orda gerçek Ehlibeyt, Oniki imamların ibadetlerinin yapılmasıdır, orda bir ışık olmasıdır. En önemlisi de orda gerçek bir Pir olmasıdır. Çünkü orası Ali kapısıdır.
Orda diğer alevi mekanlarındaki gibi;
İçki içilmez, içkiyle ibadet yapılmaz, içkili ortamlar yaratılıp semah döndürülmez, insanların inancı sömürülerek paraları alınmaz, kapıda kumpara bekletilmez, insanlığa yakışmayan hareketler yapılmaz, gençlerin sırtlarına birer saz vurup, barlara alıştırılmaz, gençlerin birbirlerini ayartmak için ve de buluşmak için kullanmalarına izin verilmez. Daha da önemlisi o kapıda siyaset yapımaz...
Artık isteyen bu söylediklerime ister inanır, isterse de kör döğüşüne devam eder. Bizler sonuçta buradayız. Hodri Meydan...
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a
(PİR ZÖHRE ANA)
Son Düzenleme: 10/07/2009, 22:58, Düzenleyen: adgan.