Sevgili canlar,daha öncede yazılarımda belirtmiştim.
Girdiğimiz Alevi sitelerinde çeşitli sataşmalara maruz kalıyoruz. Bunlar Zöhre Ana hakkında kendilerini bilmeden çeşitli laflar sarf ediyorlar. Hatta bazıları Ana’yı şarlatanlıkla, insanları sömürmekle suçluyor ve Ana’ya inananları cahillikle suçlayarak kendi cehaletlerini göremiyorlar. Bu sitede Zöhre Ana’nın girdiği Ummanlarda birçoğu yüzyıllarca önce gabya girmiş, yaşadığı dönemlerde çeşitli baskılara, zulümlere maruz kalmış yine de Hak bildiği yoldan dönmemiş Pir’lerin Ana’ya verdikleri nefesleri, yaşamlarını mesajları gayet net bir şekilde görebilmekteler. Ne yazıktır ki bu cahiller kulaktan dolma bilgilere daha fazla rağbet ederek bozulmuş kişiliklerini düzeltmek yerine zamanlarını topluma yararlı kişilere çamur atarak geçiriyorlar.
Ben sadece Zöhre Ana’mızın ikinci kitabı olan MEHTAPTAKİ ERENLER kitabından Ana'yı ummana alarak kendilerini ve türbelerinin nerde yattıklarını bildiren bölümlerini aldım ki belki bu insanlara ibret olurda Zöhre Ana’ya dil uzatmaktan vazgeçerler. Kitaptaki verilen binlerce nefesten hangisi uydurma olabilir ki. Kimisi kendisini ocak zade olarak tanıtıyor. Onların ocaklarına kurban olalım ama o ocağı yakan dedelerini bugün utandıracak duruma getirmişler. Ne ocaklarının yüceliğinden, ne de yollarından haberdarlar sadece dedelerinin ismini kullanarak ondan çıkar sağlamaya kalkıyorlar.
Burada yazılanlardan daha fazlasına kavuşmak isteyenler lütfen Zöhre Ana com. Çok iyi incelesin Zöhre Ana’nın kaynağı neresiymiş göreceklerdir. Tabi görecek gözleri varsa, algılayacak beyinleri varsa.
Saygılarımla.
Ankara Memlik Köyünde yatan Abalı Sultan ( Memlik Baba )
Memlik köyü bir adımı yayarım
Gelene gidene kimlik sorarım
Battal Gazi danasını yayarım
Ejdadım Muhammet sırrım saçarım
Sayfa 49 Zöhre Ana’nın eski evinin orda bulunan ve türbeleri belirsiz olan küçük Battal ve Gazi
Battal Gazi kaldı göller içinde
Kerbela köyünden derviş seçile
Muhammet ummanda sesi dökene
Yetiş Zöhre Ana Battal Gazi biline
Aylar günler bitti sene hiç oldu
Hakikat darında eker biç oldu
Ermiş Zöhre Ana bu da suç oldu
Yolunu bilmeyen atar piç oldu
Hak bilmeyen bu dergaha gelmesin
Pek körpesin zöhrem seni ezmesin
Görüp kerametin kurban kesmesin
Sen necisin Hak kurtarır pis desin
Sayfa 55
Seke seke geldim ayağım yoktur
Hak mehlemi sende Zöhrem’dir doktur
Kimi kafir olmuş karnısı boktur
Süzünü süzünü postunda otur
Türkiye’ye çıkarmışım bir gelin
Urufu Zöhre Ana onu pir bilin
Muhammet elçisi Ana’dır deyin
Hak için dergâha niyaza inin
Sayfa 57
Hakimler hakimi büyük uludur
Bağladım belimi pirim Ali’dir
Hak Maşuğu oldu Zöhrem delidir
İmansız kâfirler söyler peridir
Yolunu düşürmem Zöhrem yolsuza
Huy mu vereceksin kâfir huysuza
Taşlayanlar tutulacak taşına
Ürüdü komşular sonu boşuna
Sayfa 59
Kırkların dergâhı dört köşe olur
Aldılar meyvemi dallarım kurur
Zöhre’mi bilmeyenin sonu ne olur
Teberi yiyenler it gibi solur
Sayfa 61
Derviş şalı büyük kimse giyemez
İbadet yapsa da iman bulamaz
Hak lokması yemiş doğru yutamaz
Keramet Pirimden köpek kaçamaz
Karadan okumuş akı bilemez
Kırklar dergâhında her kul gezemez
Abıkevser ırmağından içemez
Dilden Allah, Allah kalpten sevemez
Celal Abbas derler benim dedemdir
Özbe öz adımı Zöhrem verendir
Mevlana yaparlar bana törendir
Mekânımı bilen bir tek Zöhrem’dir
Sayfa 71
Soyum Ehlibeyt kimse bilemez
Ali’yi bilmeyen bize gelemez
Yüz bin defa dua etse diyemez
Babam Üseyin’dir sultan gülemez
Anamın adı Hüsniye Ana
Babam şah Üseyin kafası kopa
Horasan ilinden Kar yağdı Ana
Kimseler bilemez sultanım burada
Sayfa 78 Hayrettin Baba Hüdai Baba’dan bildiriyor
Cevheri satalım Zöhre Ana’dan
Dervişler ayrılmaz Hüsnü Rıza’dan
Kerbela sözleri döker Hüda’dan
Sen seni bilmezsin bilir yaradan
Sayfa 82
Hüdai’yim bilinmez Musa’dır adım
Kırklar’ın içinde varıdı tadım
Yobazlar taşladı bi zaman yadım
Sen bildir Zöhre Ana haberim saldım
Hüdai’yem ben Zöhre’me kavuşam
Aşikere Ummanlarda konuşam
Cümle alem diller Hakta dolaşam
Boz atlı Hızır’a hümmet ulaşam
Büyümüş bedeni bilemez kendi
Yedi yaşlı oğlan devidi bendi
Şimdide Zöhre Ana dillenir dili
Ummanlara dalar yatar bedeni
Sayfa 90 Haydarı Sultan
Su yerine kanlar akıyo belli
Zöhre Ana sıfatı evliya cemi
Bir can bir cem yeter Allah’ın Piri
Dervişler hocası senidin Haydar
Sayfa 99 Eli Büyük türbesi (Ali Akber) Yozgat Güllük’te
Üseyin Babası Ali Asker beyim
Ali Ekber Güllükte garip neyleyim
Asker ocağında tümen güdeyim
Görüştüm Zöhremle beşte gideyim
Sayfa 104 Yozgat Köçekkömü’nde yatan Halil Dede
Köçek Kömü derler türbem yatıyo
Gelen giden halel taşı atıyo
Derya Ummanlarda kalkmaz yatıyo
Sırrım Zöhre Ana’dan şimdi satıyo
Yerim yurdum yoktur köyüm bir idi
Beraber köylüyük bilen er idi
Köçeğin Kömü’nde Halil deliydi
Binası yapılmış yıkmaya geldim
Sayfa 107-108 Hızır Hatem
Gide gide yorgun düştüm tepede
Şimdi ders veriyom geldim dervişe
Hızır Hatem bakar senin gözüne
Kurbanlar olayım Zöhrem özüne
Hüsniye Ana’mın körpe kuzusu
Zöhre Ana geliyo Allah yazısı
Bozulmuş mayası pislik belası
Kerbela köyüdür derviş sırası
Şu Hızır’ın atı kanatlı uçar
Mahal köyü derler kalmışım naçar
Hızır Hatem burda sırların çıkar
Hakikat dervişim Zöhre Ana saçar
Hızır Hatem, Hızır Hatem Veli’dir
Aşk oduna yanlarım delidir
Üseyin uğruna kanlar selidir
Zöhre Ana başı dili Ali’dir
Sayfa 111 Seyit Nuri kendini bildiriyor:
Çok ufakken ayrılmışım anamdan
Üç yaşımda çalınmışım yuvamdan
Sen ayrılsan ben ayrılmam Şahımdan
Sarıkaya hamamını kaynatan
Dört kitap sesini Ali’dir veren
Kaynatırım suyumu melektir mehlem
Hak için gelene şifamı verem
İkinci Kuran’ım inecek diyen
Seyit Nuri’m söyler iki gözüm yok
Yiyorlar samanı gözü açtır karnı tok
Erenler aşkına ben yemişim ok
Bir sıfatı arı iğnesi ile sok
Sayfa 119 Fedai Baba
Yeşil ırmak coşa geldi akıyo
Fedai’yem sinelerim yakıyo
Zöhre Ana’dan şimdi sırrım çıkıyo
Bildirensin bilinensin de Ali
Fedai’yem ben ölmedim gezerim
Dervişim erenler sırda tezerim
Batın zahir Zöhrem ile söylerim
Müslümanlık değil şerefimle gezerim
Sayfa 131 Keçeci Baba
Keçeci Baba’yım türbem tokatta
Muhammet ecdadım Yemen’de darda
Fermanım çıkıyor Zöhre Ana’da
Yolum On İki İmam soyum burada
Sami Dede derler dedemin adı
Bir zaman sorgumu soruyo kadı
Şahı Merdan derler Hızır’dır zatı
Düldüle binerek gezinir atı
Sayfa 133 Tokat’ın Zile kazası Yalınyazı (Maşat) beldesinde yatan Saka Baba(Rasim dede)
İstedim seferden sehere geldim
Saka kuşu derler kafese girdim
Tokat ili memleketten bir nefes verdim
Şahadet parmağında kalan Ali’ymiş
Giymiştir tacını Ali’dir teni
Selamın aleyküm Zöhre Ana dili
Hakikat Muhammet Kırkların cemi
Üseyin aşkını yazan Ali’ymiş
Sayfa 145 Sivas İmraniye’ de yatan Coğ Baba
Birinci yaşamım Hızır’ım bilem
İkinci yaşamım sultanım gezem
Üçüncü yaşamım tahtımda gelem
Dördüncü yaşamım Coğ Baba tezem
SAYFA 148 Sivas Divriği Anzahar köyünde yatan Derviş Muhammet
Dört kapı adına postumu koydum
Bir ayak üstünde kırk saat durdum
Bugün Zöhre Ana’ya soyumu sordum
İşte kimliğimi duydum erenler
Gelmişim ummanda bakarım göze
Zöhre Ana kimliğim tanıtır size
Ürüyen itlere sözümüz böyle
Özümüz Muhammet birdir erenler
Memleketim Yemen türbem Divrik’te
Anzahar köyünde yatarım böyle
Ali Şah keremdir Gani’yim cemde
Sohbetim Muhammet sattım erenler
Sayfa 163 Çorum Alaca’da türbesi bulunan Kevser Ana bildiriyor
Fırat kenarında gezerim düzde
Fermanı yazıyor bu gelin Zöhre
Battal gazi derler Urum ilinde
Cem eder erenler Hak’kın yerinde
Sayfa 165 Çorum Alaca Akören köyünde yatan Kıymet Ana
Dilek verem bilene
Akören’de gezene
Dilim dalım Ali’dir
Bana kıymet verene
Babam Seyit Muharrem
Anam Rabia Hatun
Kıymet yatar burada
Bu kasar bağla zatım
Sayfa 173 Elazığ Harput’ta yatan Arap Baba
Ben Arap Baba’yım Zöhre Ana bildir
Çekinme vakfına sen bizi güldür
Kerbela’da Fırat o yeşil güldür
Memleketim Yemen şahım övünür
Sayfa 189 Çorum Buet köyünde yatan Gökçe Dede
Kazım, Musa, Rıza, Gökçe’nin dili
Çok şükür Zöhre Ana zikreder bizi
Daşlarsa dervişi karadır yüzü
Gelemez ermişe yol olmadıkça
Gelin ey dostlarım birlik olalım
İki cihan selverinden soralım
Sorulur sorgular darda duralım
Mürşidi Kamile kul olmadıkça
Fatıma Zöhre’nin haktır duası
Şah Üseyin İmam Hasan babası
Şeytana tapanlar bulur belası
İkilik yolunda bir olmadıkça
Ben Gökçe dedeyim gidem Yemen’e
Şimdi ders veriyom Zöhre Gelin’e
Gov gıybeti dervişime ederse
Pisliktir mayası bal olmadıkça
Sayfa 182
Pirini bilmezse sıfatı köpek
Mayası bozuktur vallaha gerçek
Dünyaya doğmuştur ufacık bebek
Dönüşü bulunmaz git olmayınca
Bu yola gelenler neylesin bizi
Kafirlik yaparsanız seçerler sizi
Muhammet Mustafa Ali’nin sözü
Allah’tan kalemi yaz olmayınca
Sağ elinde yanar kandili nurdan
İmamlık mı aldın Ali soyundan
Kervanı Muhammet katar mı yoldan
Elif’i Kevser’den söz olmadıkça
Dört kitap yazıldı kalemi kimdir
Kuran’ı okuyor Muhammet Mim’dir
Erenler cem eder İmam Ali’dir
Toplanıp başına yar olmadıkça
Sayfa 183 Hıdır Abdal
Ben Hudur Abdalım Zöhrem konuşan
Ummanlara dalarak Hakk’a danışan
Otuz iki yazısı Farsça yazılan
Ömer, Osman saltanata yarışan
İstanbul yolunda ordumu koydum
Gözcü Kara Ahmet’tir pirimi buldum
Dört kapı kırk makam postumda durdum
Ecel fermanını her gün okudum
Arapkir yolunda türbeme çıkan
Kerbela elinde çıramı yakan
Bir sıfatı Gelin Zöhre Ana sırrımı saçan
Hıdır Abdal Sultan şanımı yayan
Sayfa 187 Seyit Muharrem (Kızıldeli Sultan)
Muharrem dediler adımı yayan
Türbem Elbistan’da Fetiye yatan
İsmim Kızıldeli tacıdır sultan
Hz. Üseyn’e ben darda kalam
Adımı sorarsan Muharrem olan
Şişek atan gelmiş konuşur sultan
Türbemi sorarsan yatar Elbistan
Fethiye köyünden çıkarak Sultan
Zülfikar Ali’den Mehdiye miras
Fethiye dağları Zöhre Ana ayaz
Cücük yumurtada kırıldı avaz
Talipler dergahta oturur haylaz
Sayfa 191 Seyit Binali ( Köroğlu)
Seyit Binali’yim bildirin beni
Köroğlu dağında incitmem seni
Yaz ayında gezdin Zöhrem türbemi
Taze armut gibi taşlattım seni
Seyit Binali’yim incedir teller
Yadigar alacak kırılır beller
Daha tomurcuktur açmadı güller
Hazırlan Zöhrem’de geliyo pirler
Burdur Onocak’ta türbem yatarım
Bolu beyi ile yarış tutarım
Aşkın ataşım Allah yanarım
Bir ismim Köroğlu şanım yayarım
Az kaldı Zöhrem kopacak ucu
Kendi dİlleriyle döktürem suçu
Oglu kızı kalmaz milcandır pici
Ardında oğlağı anası keçi
Sayfa 202 Hızır İlyas :
Birinci yaşamı Mekke’de Muhammed, ikinci yaşımı Balım Sultan, üçüncü yaşamı Malatya’da Sultan Süleyman, dördüncü yaşamı İmraniye’de Çoğ Baba beşinci yaşamı Sultan Basri, altıncı yaşamı yine Malatya’da Hıdır Abdal, yedinci yaşamı da Hızır İlyas’tır. SAMANDAĞ-HATAY
Burada verilen nefeslerde gerçeklerin yolunun tahribata uğrayarak değiştirildiği bildiriliyor. Özellikle kaynakçanız neler, Ana bunları nerden alıyor diyenlerin daha dikkatli okumaları lazım. Günlerden en kutsal günün Perşembe olduğunu bunun Cuma ile değiştirildiğini, yalandan sakal bırakarak hacı olduklarını,Hz Ali ile Hz Muhammed’i akıları sıra birbirinden ayırdıklarını Muhammed’e sahip çıkarak Hz Ali’yi dışladıklarını Cenabı Hakk’ın tüm verilerini kafirlerin değiştirdiklerini ve bunu da İslam’ın şartı diyerek millete dayattıklarını bildiriyor.
Perşembemi bağlamıştır cumaye
Sahte namaz kılıyorlar havaye
Bağırıyo boşa çıktı semaye
Uydurdu kaydırdı kitap hedaye
Dilindeki benim herkes söylüyo
Yerine gelince alim oluyo
Yalancı sakalla hacı oluyo
Vermem şefaatımı mahrum kalıyo
Kırk yaşında geldi durdu önüme
Aklı sıra sanki geçti yerime
Şahı Merdan derler benim Pirime
Vermem şefaatımı oda kalmış sütüme
İçlerinden seçilir mi Muhammet
Aliyel Murteza hepsi bir külfet
Kayıp etti yolumu nefsi çeker et
Bilmezler Ali’yi ister Muhammet
Ehlibeyt Muhammed’in yapısı
Namazda okunur Elham Gulfusu
Dinin İslam ise budur doğrusu
Kelimeyi şahadet getirir derler sorusu
Hakikat namazım beş buçuk eder
Her şeyimi değiştirdi kafirler neyler
Doldurur camiye hakikat gizler
Sonunda yiyorlar Ali’den teber
Sayfa 211- 213-215 İzmir Urla’da Şah Hamdi ( Yılanlı Dede türbesi olarak biliniyor)
Atam Koca Haydar Hamdi’dir adı
Adım Hatice Hatun’dur Yılanlı Piri
Urla köyü derler türbesi yeri
Şimdi söz keselim bağlıyarak dili
Kimi Haydar kimi yılanlı Dede
Derbeder olmuşum bildirsin Zöhre
Kadılar elinde ah çekem size
Şimdi yaz fermanımı erişen bize
Şu benim sesimi alanlar bilsin
Ölmeden ölüyüm burada görsün
Yılanlı ocağım Urla’ya dönsün
Şimdi yaz fermanım Şah Hamdi gülsün
Adımı sorarsan goca Hamdi’dir
Soyumuz Celel Abbas ilmidir
Bu Gelin geliyo kimin neyidir
Dervişler sahibi Ali piridir
Urla derler memleketi yetiren
Has bahçe içinde gülü bitiren
Emir yüce Sultan bizi götüren
Selafat verelim Hızır getiren
Urla derler şu şehri gezemem
Aşkım büyük dumanından tütemem
Hak emir vermedi önce gelemem
Bulmuşum Zöhre’mi gayri dönemem
Gahi Haydar oldum Hakk’a haykıram
Türbem yatar Urla dağı dolanam
Yan taraftan ırmak geçer bulanam
Gahi yılan olup suda dolanam
Sürüne katıldım kabul et beni
Misafirim Sultan şimdi yit beni
Araya araya zor buldum seni
Kokladım tenini Ali’dir teni
Sayfa 223 Celal Abbas (Mevlana)
Celal Abbas Murtezanın oğludur
Hakkı bilen Hak yolunda doğrudur
Şahımerdan Muhammed’in yoludur
Söyleyen söyleten Ali’dir Ali
Celal Abbas derler benim dedemdir
Özbe öz adımı Zöhre verendir
Mevlana yaparlar bana törendir
Mekanımı bilen bir tek Zöhrem’dir
Bir ismi Ali’dir bir ismi Veli
Onlar nurdan doğdu nurudur nebi
Eveli ahiri yaratan Ali
Şimdi de geziyo Zöhre Ana dili
Zöhre Ana Hakkında Yazılanlara, Pir Dilinden Cevaplar...
Konu Sahibi / Yazar
hoca
Kategori / Forum
Eserleri, Nefesleri
Yorumlar / Cevaplar
59
Okunma / Görüntüleme
92582
Zöhre Ana Hakkında Yazılanlara, Pir Dilinden Cevaplar...
Zöhre Ana Hakkında Yazılanlara, Pir Dilinden Cevaplar...
Hocam eline koluna sağlık. kim ne derse desin, aklı fikri tam olan bu deyişleri okuyup bir de anamın sözlerini ve sohbetlerini dinlerse neyin doğru neyin yanlış olduğunu çok iyi anlar. Zöhre Ana hiç birinin sözüyle haşa karalanamaz. O bir güneş ve o güneş ne olursa olsun her zaman parlamaya devam edecektir. saygılarımla
ZÖHRE ANA PİRİMİZ
YOLUNDAYIZ HEPİMİZ...
Zöhre Ana Hakkında Yazılanlara, Pir Dilinden Cevaplar...
Alıntı:Tabi görecek gözleri varsa, algılayacak beyinleri varsa.
sevgili hoca yukarıdaki paylaşımınız için çok teşekür ederim ancak bazı sözleriniz hiç hoş değil örnegin alıntı yaptığım sözünüz
bakınız siz zöhre anaya inanıyor olabilirsiniz zöhre ananın agzından çıkan her söze her deyişe kayıtsız şartsız inanıyorsunuz benim buna elbetteki itirazım yok bu sizin en doğal hakkınız ama unutmayınızki inanmamakta insanların en doğal hakkı yukarıdaki deyişleri okudum sizin için son derece anlamlı ve kaynak niteliği taşıyan deyişler benim için sadece zöhre ananın sözlerinden ibaret bu durumda şunu merak ettim acaba benim görecek güzümmü yok yoksa alğılayacak beynim mi?
zöhre anaya inanmayan ve sürekli ona saldıranlar sizin için aynı şeyi düşünüyorlar biliyorsunuz nasıl olurda inanırlar bunlar gerçekleri göremiyormu nasıl bu kadar hayal aleminde yaşarlar diyorlar sizde inanmayanlar için aynı şeyi söylüyorsunuz bıkmadan usanmadan karşılıklı hoş olmayan sözlere imza atıyorsunuz arada bizlerede haksızlık ettiğnizi hiç düşündünüz mü? zöhre anaya ve ona inananlara söylenen sözlerden rahatsızlık duyduğum kadar inanmayanlar içinde söylenenlerden rahatsızım ben herkesin inanışına fikrine düşüncesine saygı duyuyorum ancak benim düşüncelerime ve inanışlarıma da saygı duyulmasını bekliyorum sevgiler
[COLOR="Red"]Eğer ikrar ile yola gidersen
Müminin gözünde duman gerekmez
Hak için sil süpür gönlün evini
Yükün gevher ile saman gerekmez
Ali dedikleri bir ulu kişi
Elinde var idi hüneri işi
Eğer kaldırmazsan tuttuğun taşı
Sana ondan gelen iman gerekmez
Pir Sultan Abdal'ım uğradım derde
Farksızdır sofudan, kalkmyor perde
Gör dinle, bir lokma geldi bir yerde
Sor izle, çiğ ise yemen gerekmez.[/COLOR]
Müminin gözünde duman gerekmez
Hak için sil süpür gönlün evini
Yükün gevher ile saman gerekmez
Ali dedikleri bir ulu kişi
Elinde var idi hüneri işi
Eğer kaldırmazsan tuttuğun taşı
Sana ondan gelen iman gerekmez
Pir Sultan Abdal'ım uğradım derde
Farksızdır sofudan, kalkmyor perde
Gör dinle, bir lokma geldi bir yerde
Sor izle, çiğ ise yemen gerekmez.[/COLOR]
Zöhre Ana Hakkında Yazılanlara, Pir Dilinden Cevaplar...
Alıntı:Tabi görecek gözleri varsa, algılayacak beyinleri varsa.
Genel bir değerlendirme içinde Bakarsan olaya hak etmiyende yok değil mi bu sözü, Ben güzel yazısı için kutlarım hocayı.
Bizler bu olayların içinde aşağı yukarı her tartışmada bulunduk bize ve Zöhre Ana'ya söylenen sözleri sende az çok biliyorsun bu söylediklerinde haklılık Payı yok mu Hocamın sadece öğrenmek istedim sence yokmu?
Zöhre Ana Hakkında Yazılanlara, Pir Dilinden Cevaplar...
Aliekber yazdı:Genel bir değerlendirme içinde Bakarsan olaya hak etmiyende yok değil mi bu sözü, Ben güzel yazısı için kutlarım hocayı.
Bizler bu olayların içinde aşağı yukarı her tartışmada bulunduk bize ve Zöhre Ana'ya söylenen sözleri sende az çok biliyorsun bu söylediklerinde haklılık Payı yok mu Hocamın sadece öğrenmek istedim sence yokmu?
hayır yok gayet net bir cevap değilmi neden yok görecek gözle alğılayacak beyinle alakası yok olayın tamamen inanç meselesi ben kendi adıma kör yada beyinsiz olduğumu düşünmüyorum zöhre anaya inanmadığım içnde bunu kendime hakaret olarak algılıyorum
bir çok tartışmadan haberdarım hiç hoş olmayan sözler söylendi her iki tarafta karşılıklı bunu yaptı ama az ama çok onların zöhre ana için kullandıkları hoş olmayan sözleride sizlere ettikleri hakaretleride hiç bir zaman onaylamadım ve herzaman buna tepkimi gösterdim tıpkı sizlerin hoş olmayan sözlerinizi de onaylamadığım ve onaylamayacağım gibi
bende şunu soruyorum sevgili aliekber abi onlarda sizin için aynı şeyleri söylüyorlar biliyorsunuz haklılarmı? bence hayır sizce eğer onlar haklıysa o halde sevgili hocada haklıdır ben aralarına girmeyim atışmalara ve hakaretlere devam etsinler ama lütfen genelleme yapmasınlar insan bazan haklıyken haksız duruma düşebilir siz de zöhre anaya inanmayanları beyinsiz ve kör olarak nitelendirdiğiniz için benim nazarımda etkiye tepki olsa dahi haksızsınız
[COLOR="Red"]Eğer ikrar ile yola gidersen
Müminin gözünde duman gerekmez
Hak için sil süpür gönlün evini
Yükün gevher ile saman gerekmez
Ali dedikleri bir ulu kişi
Elinde var idi hüneri işi
Eğer kaldırmazsan tuttuğun taşı
Sana ondan gelen iman gerekmez
Pir Sultan Abdal'ım uğradım derde
Farksızdır sofudan, kalkmyor perde
Gör dinle, bir lokma geldi bir yerde
Sor izle, çiğ ise yemen gerekmez.[/COLOR]
Müminin gözünde duman gerekmez
Hak için sil süpür gönlün evini
Yükün gevher ile saman gerekmez
Ali dedikleri bir ulu kişi
Elinde var idi hüneri işi
Eğer kaldırmazsan tuttuğun taşı
Sana ondan gelen iman gerekmez
Pir Sultan Abdal'ım uğradım derde
Farksızdır sofudan, kalkmyor perde
Gör dinle, bir lokma geldi bir yerde
Sor izle, çiğ ise yemen gerekmez.[/COLOR]
Konuyu Okuyanlar: 3 Ziyaretçi