YUSUF-U ŞAH
Yusufum der baldan tatlı sözlerim
Sekiz aydır ben yolunu gözlerim
Adım adım nöbetini izlerim
Küt oturdum daha kalkmaz dizlerim
Oturduğun post Üseyin postu
Yüzüne güldüler hangisi dosttu
Bülbül gibi öttün Zöhrem hepsi sustu
Komşu değillerdi kafirlik dostu
Yusufum der ben babamın oğluyum
Küt oturan gelsin bana oğuyum
İstanbul yolunda Bolu koluyum
İsmim Şah’tır türbem orda doğruyum
Yusuf deden bugün aldı nöbeti
Veli deden döktü gitti sepeti
Kafirlerin yoktur bende kıymeti
Haram kurmuşlardır bütün serveti
Oniki İmamları dilinden veren
Yusuf deden gitti Veli’dir gelen
Kırklar dergahında dört köşe dönen
Bütün türbesiyle kendin bildiren
Elbistan dağlarından hele geçmedik
Soğuktur suları halen içmedik
Eba Müslüm’ünen bile söylendik
İsmim Tokatı Hayrettin Dilde dillendik
Bir zaman Hasan’ın sözleri belli
Şimdi dert veriyom yüzde yüzelli
Üstümüzde döner Ali’nin derdi
Fırat gibi akar dervişin dili
Şu bizim köylerin yolları uzak
Sakın Zöhrem sakın kuruldu tuzak
Bir zaman ses veren uzakta kaltak
Çağıran bağıran dostluğu bozak
Sen nere gidersin sen söyle bize
İşte sebep geldim Zöhre ANa size
Gine ateş kattım kül olan köze
Eyvah çeken eyvah vurulur dize
Muhammet Ali’ye ferman yazıyo
Uğrun uğrun düşman kuyu kazıyo
Herkes fermanını kendi asıyo
Bu gün kes sesini pirin varıyo
İstemem sesini katarım bozuk
Sen kıyma canına minafık yazık
Ahrete götürdüm bir büküm azık
Öyle bir derdim var bilinmez fasık
Bildiren: PİR ZÖHRE ANA
Yusufum der baldan tatlı sözlerim
Sekiz aydır ben yolunu gözlerim
Adım adım nöbetini izlerim
Küt oturdum daha kalkmaz dizlerim
Oturduğun post Üseyin postu
Yüzüne güldüler hangisi dosttu
Bülbül gibi öttün Zöhrem hepsi sustu
Komşu değillerdi kafirlik dostu
Yusufum der ben babamın oğluyum
Küt oturan gelsin bana oğuyum
İstanbul yolunda Bolu koluyum
İsmim Şah’tır türbem orda doğruyum
Yusuf deden bugün aldı nöbeti
Veli deden döktü gitti sepeti
Kafirlerin yoktur bende kıymeti
Haram kurmuşlardır bütün serveti
Oniki İmamları dilinden veren
Yusuf deden gitti Veli’dir gelen
Kırklar dergahında dört köşe dönen
Bütün türbesiyle kendin bildiren
Elbistan dağlarından hele geçmedik
Soğuktur suları halen içmedik
Eba Müslüm’ünen bile söylendik
İsmim Tokatı Hayrettin Dilde dillendik
Bir zaman Hasan’ın sözleri belli
Şimdi dert veriyom yüzde yüzelli
Üstümüzde döner Ali’nin derdi
Fırat gibi akar dervişin dili
Şu bizim köylerin yolları uzak
Sakın Zöhrem sakın kuruldu tuzak
Bir zaman ses veren uzakta kaltak
Çağıran bağıran dostluğu bozak
Sen nere gidersin sen söyle bize
İşte sebep geldim Zöhre ANa size
Gine ateş kattım kül olan köze
Eyvah çeken eyvah vurulur dize
Muhammet Ali’ye ferman yazıyo
Uğrun uğrun düşman kuyu kazıyo
Herkes fermanını kendi asıyo
Bu gün kes sesini pirin varıyo
İstemem sesini katarım bozuk
Sen kıyma canına minafık yazık
Ahrete götürdüm bir büküm azık
Öyle bir derdim var bilinmez fasık
Bildiren: PİR ZÖHRE ANA
![[Resim: 4c396f2802000z2v.gif]](http://lepetitnuageblanc.free.fr/Images/20070510/4c396f2802000z2v.gif)
![[Resim: zhreana1ba7.jpg]](http://img384.imageshack.us/img384/6557/zhreana1ba7.jpg)