kristal yazdı:arkadaşlar bu konuda birkaç şey daha yazmak istiyorum.umarım yadırgamazsınız.katılır katılmazsınız bunada saygı duyarım.tanrıya ulaşana kadar yaklaşık 12 kat olduğu söylenir.yani boyutlar.her bi boyutun arasındada kademeler katlar var.ilk boyut bitki taş toprak ağaç mineral boyutu.ikinci kat hayvan boyutu .üçüncü kat insan boyutu.bunlar madde boyutları.bu boyutlardan geçenler tekamül ettikçe diğer boyutlara geçerler. dördüncü kat yeşil boyutturve cennet boyutu denir.yani sevgi ve şifa boyutudur. insanlar tekamül ettikçe bu boyutlara geçer.yani amaç cennete gitmek değil tanrıya ulaşmak
Sevgili Canlar,
Bir kalemin yazmış olduğu çizgi, zannederki kendini çizen kalemdir. Oysa ki o çizgiyi çizen kalemi tutan eldir.
Yine bir kalem kendisine çizgiyi çizdiren el olduğunu zanneder. Oysa ki kaleme çizgi çizdiren eli, hareket ettiren beyindir.
Bu örneği beyinden ruha, ruhtan yaratıcıya kadar götürebiliriz. Yani sonuçta en son iş yaratıcıda bitiyor. Yaratıcı tarafı da bize karanlıktır. Yani gizlidir.
Gizli olan şeyler zıddı ile açığa çıkar. Hakk’ın zıddı olmadığından gizlidir. [COLOR=#666699]( Mevlana )
Evet sevgili canlar Mevlana’nın bu değerli sözünde de anlaşılacağı gibi, Hak tarafı gizlidir, Sırdır. Dolayısıyla bilimin bu gizli olan kısmı çözmesi söz konusu olamaz. Çünkü çözmesi demek, Hakk’ın yaratıcılık sıfatına ters düşer. Allah insanları yaratırken onlara ancak kendisinin varlığını ve birliğini manen kavrayacak kadar yetenek ve imkanlar sunmuştur.
Çünkü ilmin sahibi tanrıdır. İlim ise yoktan var etmektir. Var’dan da yok etmedir. Bilim ise yalnızca tanrının sunmuş olduğu var olan şeyleri keşfetmektir.
] Yani bilimin ilmi çözmesi söz konusu olamaz. Çünkü bilim var ile yok arasındadır. Var olma ile yok olmanın ötesine geçemez. Oysaki ilim var ile yok’un hem arasında hemde dışındadır. Ve dışında olan kısmısı bize gizli olan kısmıdır. Var olan kısmı ise bizim evliyalar aracılığı ile gördüğümüz kısımdır. Yani o mübareklerin mucizeleri ve kerametleridir. Ki bunu dahi bilimin çözmesi mümkün değildir. Yine aynı şekilde bilimin dahi bu güne kadar meydana getirmiş olduğu bütün icatlar ve buluşlarda bile mutlaka bir evliyanın parmağı vardır.
Evet sevgili canlar, bilim güzel bir uğraşıdır. Kesinlikle bilime karşı olmak söz konusu olamaz. Ancak Hak tarafından gönderilmiş olan Allah elçilerini göz ardı eden bir bilim de ancak safsatalar üretmekten öte gidemez.
[COLOR=#666699] Hiçbir evliyaya danışmıyacaksınız, onları göz ardı edeceksiniz, Onları rehber edinmiyeceksiniz, ondan sonra da bize gizli olan ölüm sonrası için bir sürü boş teoriler üreteceksiniz.
Eğer ki bilim bugün gerçekten doğru istikamette olsa idi kendine Hakk’ın sırlarını çözmeye çalışırken o kutsal kitaplar adı altında, uyduruk yazılıp çizilen kitaplara değil de ilim sahibi olan evliyaları rehber edinerek bir şeyleri çözmeye çalışırdı. Eğer bilim bu gün evliyaların büyüklüğünü ve de onların ilmini görememişse, o mübarekleri keşfedememişse bilimin bu gün ki bulunduğu konumunu tartışılır hale getirir.
Bu gün ilmin kendisi olan Hz. Ali, bilim çevresince rehber alınmıyorsa, ilim sahipleri olan evliyalar görmezlikten geliniyorsa insanlığa ne kadar fayda getireceği şüpheli. Daha önce de belirtiğim gibi bilim bu mantıkla aslında hiçbir yere varamaz da. Ancak bugüne kadar evliyaların desteği ile yol alabilmiştir. Ancak ne yazık ki bunun dahi farkında değil. Bilim bunu dahi keşfedememiş.
Sevgili Kristal kardeşimin yapmış olduğu çalışmalar çok güzel. Yazdıklarına katılmasam da gerçekten çok güzel bilimsel açıklamalar. Diğer konularda da aynı şekilde çalışmalarını memnuniyetle okumak isterim. Ancak Hak ile ilgili bilimin baş vurduğu kaynakları, eğer Zöhre Anamızı tanırsa, Yani kendine, ilim sahibini olan Zöhre Ana’yı rehber olarak görürse o kaynakların ne kadar bilime faydasız yanlış kaynaklar olduğunu görecek ve anlayacaktır.
Bilim kardeşimin de yazılarını beğenerek okuyorum. O da çok güzel bilgiler bizlere sunuyor. her halde Bilim kardeşim Zöhre Anamızı tanıyan bir kişi olarak ne demek istediğimi az çok anlayacaktır.
] Öldükten sonra ki duruma gelince bu konuyla ilgili Zöhre Anamızdan bir şeyler duyma fırsatım olmadığı için gereksiz açıklamalar yapmak istemiyorum. Benim bu konudaki bilgim Doğan ağabeymizle aynı.O yüzden aynısını tekrar etmek istemiyorum.
İnşallah Anamızdan bu konu ile ilgili bir şeyler öğrenme fırsatını Pirimiz bize kısmet eder.
Bilime saygım var ama benim için şu anda ilim de bilim de Zöhre Ana’dır. Pirim olduğu sürece başka rehber tanımıyorum.
İlmin kapısı Muhammed, Anahtarı Ali’dir. [COLOR=#666699] ( Zöhre Ana )
