Akşam Gezintisi
Hapisten çıkmışın
Çıkar çıkmaz da
Gebe koymuşun karını
Takmışın koluna
Geziyorsun akşamüstü mahallede
Karnı burnunda hatunun
Nazlı nazlı taşıyor mukaddes yükünü
Sen saygılı ve kibirlisin
Hava serin
Üşümüş bebek elleri gibi bir serinlik
Avuçlarına alıp onu ısıtasın gelir
Mahallenin kedileri kasabın kapısında
Ve üst katta kıvırcık karısı
Yerleştirmiş pencerenin pervazına memelerini
Akşamı seyrediyor
Alaca aydınlık tertemiz gökyüzü
Duruyor ortada Çobanyıldızı
Bir bardak su gibi pırıl pırıl
Bu yıl uzunca sürdü pastırma yazı
Dut ağaçları sarardıysa da
İncirler hâlâ yeşil
Mürettip Refik’le Sütçü Yorgi’nin
Ortanca kızı çıkmışlar akşam piyasasına
Parmakları birbirine dolanmış
Bakkal Karabet’in ışıkları yanmış
Affetmedi bu Ermeni vatandaş
Kürt dağlarında babasının kesilmesini
Fakat seviyor seni çünkü sen de
Affetmedin
Bu karayı sürenleri Türk halkının alnına
Mahallenin veremlileri
Yataklara düşenler
Bakıyor camların arkasından
Çamaşırcı Huriye’nin işsiz oğlu
Omuzlarında keder kahveye gidiyor
Ajans haberlerini okuyor
Radyosu Rahmi Beylerin
Uzak Asya’da bir memleket
Sarı ay yüzlü insanlar
Beyaz bir ejderha ile dövüşmekteler
Oraya gönderildi seninkilerden
Dört bin beş yüz tane Memet
Kardeşlerini katletmeye
Kızarıyor yüzün öfkeden ve utançtan
Ve umumiyetle filan değil sırf sana ait
Ve eli kolu bağlı bir hüzün
Karını arkadan itip yere
Yuvarlamışlar da
Düşürmüş gibi çocuğunu
Yahut gene hapisteymişin de karakolda
Gene dövülüyormuş gibi
Köylü jandarmalara köylüler
Ansızın bastırdı gece
Bitti akşam gezintisi
Bir polis jipi saptı sizin sokağa
Karın fısıldadı
Bizim eve mi?
Nazım HİKMET Şiirleri
Nazım HİKMET Şiirleri
Nazım HİKMET Åiirleri
Alarga Gönül
Demir al..
Kırmızı bir amiral
gibi kaptan köprüsüne çık
Karşında deniz:
kaşı çatık
sana bakan
kocaman
bir mavi göz..
Alarga gönül.
Palamarı çöz..
Amiral
demir al.
Gönül kaptan köprüsüne çık..
Çayır kokusu alan
bir tay gibi kokla açık denizleri..
Çevirmesin senin kafanı geri
geride kalanlara doğru giden
dümen suyunun köpüklü izleri..
Alarga gönül![[Resim: www.zohreanaforum.com]](https://www.zohreanaforum.com/)
palamarı çöz..
Amiral
demir al..
Demir al..
Kırmızı bir amiral
gibi kaptan köprüsüne çık
Karşında deniz:
kaşı çatık
sana bakan
kocaman
bir mavi göz..
Alarga gönül.
Palamarı çöz..
Amiral
demir al.
Gönül kaptan köprüsüne çık..
Çayır kokusu alan
bir tay gibi kokla açık denizleri..
Çevirmesin senin kafanı geri
geride kalanlara doğru giden
dümen suyunun köpüklü izleri..
Alarga gönül
palamarı çöz..
Amiral
demir al..
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Nazım HİKMET Åiirleri
Aldığım Bir Mektup
1337 Mart Ankara Dün gece mektup aldım bir felakete dair Siyah satırlarında şöyle yazılı: "Şair! Bilmiyoruz nereden başlamalı biz söze Kara bir hançer gibi zavallı gönlümüze Saplanan son acıyı sen de duyuyor musun? Yoksa hülyalarınla hálá uyuyor musun? Boşluklara atılan ruhumuza bu bir sır: Bilmiyoruz gönüller bu kadar yakın mıdır? Dileriz derdimizi avutmasın seneler Bize son vazifeni yapmış olursun eğer Zavallı gönlümüzde bu derin mátemi sen Rüba Beyin sesiyle ebedileştirirsen... Ah bir hale düştük ki duysa káinat ağlar Hem bir kardeş kaybettik
hem çok sevgili bir yár Biz gurbette ağlarken o da gurbette öldü Biz gurbete gömüldük
o toprağa gömüldü... Şimdi o uzaklarda
çok uzaklarda bizden! Hayaline ağlayan yorgun gözlerimizden Yüzü rüyalardaki yüzler gibi kayboldu. Zaten o bir çiçekti bir çiçek gibi soldu Bir bahçeye gitti ki açılmaz çiçekleri Kahpe felek kendini bildiği günden beri Gökler zulümleriyle bu kadar alçalmadı. Artık güzelliklere imanımız kalmadı. Hiçbir ümidimiz yok hiçbir gayemiz de Şair? Fani neşeyi artık arama bizde Şimdi biz bir hayale ağlarız için için Tesellisi olmayan gönüllerimiz için Sade ona kavuşmak tesellidir diyoruz Ona kavuşmak için ölümü bekliyoruz
1337 Mart Ankara Dün gece mektup aldım bir felakete dair Siyah satırlarında şöyle yazılı: "Şair! Bilmiyoruz nereden başlamalı biz söze Kara bir hançer gibi zavallı gönlümüze Saplanan son acıyı sen de duyuyor musun? Yoksa hülyalarınla hálá uyuyor musun? Boşluklara atılan ruhumuza bu bir sır: Bilmiyoruz gönüller bu kadar yakın mıdır? Dileriz derdimizi avutmasın seneler Bize son vazifeni yapmış olursun eğer Zavallı gönlümüzde bu derin mátemi sen Rüba Beyin sesiyle ebedileştirirsen... Ah bir hale düştük ki duysa káinat ağlar Hem bir kardeş kaybettik
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Nazım HİKMET Åiirleri
Angina Pektoris
Yarısı burdaysa kalbimin
yarısı Çin'dedir
doktor.
Sarınehre doğru akan
ordunun içindedir.
Sonra
her şafak vakti
doktor![[Resim: www.zohreanaforum.com]](https://www.zohreanaforum.com/)
her şafak vakti kalbim
Yunanistan'da kurşuna diziliyor.
Sonra
bizim burda mahkûmlar uykuya varıp
revirden el ayak çekilince
kalbim Çamlıca'da bir harap konaktadır
her gece![[Resim: www.zohreanaforum.com]](https://www.zohreanaforum.com/)
doktor.
Sonra
şu on yıldan bu yana
benim
fakir milletime ikrâm edebildiğim
bir tek elmam var elimde
doktor![[Resim: www.zohreanaforum.com]](https://www.zohreanaforum.com/)
bir kırmızı elma :
kalbim...
Ne arteryo skleroz
ne nikotin
ne hapis![[Resim: www.zohreanaforum.com]](https://www.zohreanaforum.com/)
işte bu yüzden
doktorcuğum
bu yüzden
bende bu angina pektoris...
Bakıyorum geceye demirlerden
ve iman tahtamın üstündeki baskıya rağmen
kalbim en uzak yıldızla birlikte çarpıyor...
Nisan 1948
Yarısı burdaysa kalbimin
yarısı Çin'dedir
Sarınehre doğru akan
ordunun içindedir.
Sonra
her şafak vakti kalbim
Yunanistan'da kurşuna diziliyor.
Sonra
revirden el ayak çekilince
kalbim Çamlıca'da bir harap konaktadır
her gece
doktor.
Sonra
benim
bir tek elmam var elimde
bir kırmızı elma :
kalbim...
Ne arteryo skleroz
işte bu yüzden
bende bu angina pektoris...
Bakıyorum geceye demirlerden
ve iman tahtamın üstündeki baskıya rağmen
kalbim en uzak yıldızla birlikte çarpıyor...
Nisan 1948
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Nazım HİKMET Åiirleri
Asya-Afrika yazarlarına
Kardeşlerim
bakmayın sarı saçlı olduğuma
ben Asyalıyım
bakmayın mavi gözlü olduğuma
ben Afrikalıyım
ağaçlar kendi dibine gölge vermez benim orda
sizin ordakiler gibi tıpkı
benim orda arslanın ağzındadır ekmek
ejderler yatar başında çeşmelerin
ve ölünür benim orda ellisine basılmadan
sizin ordaki gibi tıpkı
bakmayın sarı saçlı olduğuma
ben Asyalıyım
bakmayın mavi gözlü olduğuma
ben Afrikalıyım
okuyup yazma bilmez yüzde ¤¤¤¤eni benimkilerin
şiirler gezer ağızdan ağıza türküleşerek
şiirler bayraklaşabilir benim orda
sizin ordaki gibi
kardeşlerim
sıska öküzün yanına koşulup şiirlerimiz
toprağı sürebilmeli
pirinç tarlalarında bataklığa girebilmeli
dizlerine kadar
bütün soruları sorabilmeli
bütün ışıkları derebilmeli
yol başlarında durabilmeli
kilometre taşları gibi şiirlerimiz
yaklaşan düşmanı herkesten önce görebilmeli
cengelde tamtamlara vurabilmeli
ve yeryüzünde tek esir yurt tek esir insan
gökyüzünde atomlu tek bulut kalmayıncaya kadar
malı mülkü aklı fikri canı neyi varsa verebilmeli
büyük hürriyete şiirlerimiz
Kardeşlerim
bakmayın sarı saçlı olduğuma
ben Asyalıyım
bakmayın mavi gözlü olduğuma
ben Afrikalıyım
ağaçlar kendi dibine gölge vermez benim orda
sizin ordakiler gibi tıpkı
benim orda arslanın ağzındadır ekmek
ejderler yatar başında çeşmelerin
ve ölünür benim orda ellisine basılmadan
sizin ordaki gibi tıpkı
bakmayın sarı saçlı olduğuma
ben Asyalıyım
bakmayın mavi gözlü olduğuma
ben Afrikalıyım
okuyup yazma bilmez yüzde ¤¤¤¤eni benimkilerin
şiirler gezer ağızdan ağıza türküleşerek
şiirler bayraklaşabilir benim orda
sizin ordaki gibi
kardeşlerim
sıska öküzün yanına koşulup şiirlerimiz
toprağı sürebilmeli
pirinç tarlalarında bataklığa girebilmeli
dizlerine kadar
bütün soruları sorabilmeli
bütün ışıkları derebilmeli
yol başlarında durabilmeli
kilometre taşları gibi şiirlerimiz
yaklaşan düşmanı herkesten önce görebilmeli
cengelde tamtamlara vurabilmeli
ve yeryüzünde tek esir yurt tek esir insan
gökyüzünde atomlu tek bulut kalmayıncaya kadar
malı mülkü aklı fikri canı neyi varsa verebilmeli
büyük hürriyete şiirlerimiz
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Nazım HİKMET Åiirleri
Aşk Mönüsü
Sen sabahlar ve şafaklar kadar güzelsin
sen ülkemin yaz geceleri gibisin
saadetten haber getiren atlı kapını çaldığında
beni unutma
ah! saklı gülüm
sen hem zor hem güzelsin
şiirlerimin ılıklığında açılmalısın
sana burada veriyorum hayata ayrılan buseyi
sen memleketim kadar güzelsin
ve güzel kal
Sen sabahlar ve şafaklar kadar güzelsin
sen ülkemin yaz geceleri gibisin
saadetten haber getiren atlı kapını çaldığında
beni unutma
ah! saklı gülüm
sen hem zor hem güzelsin
şiirlerimin ılıklığında açılmalısın
sana burada veriyorum hayata ayrılan buseyi
sen memleketim kadar güzelsin
ve güzel kal
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Nazım HİKMET Åiirleri
Aşı
1
tarla hazırdı
koyu esmer eti anadan doğma çırılçıplak
tarla hazırdı
şişkin ıslak dudaklarını açmıştı yarı yarıya
uzun sürmedi bekleyiş
sabah aydınlığında canlı küçük kurtlar gibi yukardan saçılıp aktı tohum
hazla ürperdi toprak
içine çekti akanı
açılıp kapanarak
açılıp kapanarak
sonra da mahmur
bir kat daha güzel
terli kabarık
gerindi
ben ölümden kuvvetliyim diyebilirdi
gebeydi artık
2
arılar fırladı güneşe doğru
en önde kızoğlankız yeni beyarı
nazlı bir vızıltıdır zar gibi ince şeffaf kanatları
beli koptu kopacak
altın tüylü süzme karnında da üç kızıl kuşak
yetişip önledi onu erkeklerin en güçlüsü
sonra yukarda boşlukta güneşin orda
dikenli incecik bacakları karıştı birbirine
bir saniye sürdü aşı
silkinip kurtuldu dişi
düştü erkek
içinden kopan etleriyle toprağa
3
odalarının penceresi ormana açık
ağır yaz bulutlarının altında orman
bir yumurtalık gibi de nemli ılık
erkeğin yüzünde aşağıdan
kadının gözlerinden vuran ışık
ormanın üstüne yağmur boşandı ansızın
yeşil elâ gözlerini yumdu kadın
yarı açık ağzında ıslak dişleri berrak duru
içinde taa yüreğinin kökünde sıcak sıcak duydu yağmuru
4
atan bir damar gibi akıyor nehir
acı yemişleri dikenli dallarıyla duruyor ağaç
duruyor kıraç yabani
güneşte bir şarkı gibi parladı balta
kesildi ağacın gövdesi orta yerinden
ihtiyardı esmerdi ıslaktı makta
kanayacaktı da âdeta
aşı bıçağıyla açıldı yarık
sokuldu ucu kalemin
bu kesik
bu yabani gövdede müjdesi vardı artık
dikensiz dalları
ince kabuklu tatlı yemişleri
geniş yapraklarıyla gelecek olan
yepyeni bir âlemin.
1948
1
tarla hazırdı
koyu esmer eti anadan doğma çırılçıplak
tarla hazırdı
şişkin ıslak dudaklarını açmıştı yarı yarıya
uzun sürmedi bekleyiş
sabah aydınlığında canlı küçük kurtlar gibi yukardan saçılıp aktı tohum
hazla ürperdi toprak
içine çekti akanı
açılıp kapanarak
açılıp kapanarak
sonra da mahmur
bir kat daha güzel
terli kabarık
gerindi
ben ölümden kuvvetliyim diyebilirdi
gebeydi artık
2
arılar fırladı güneşe doğru
en önde kızoğlankız yeni beyarı
nazlı bir vızıltıdır zar gibi ince şeffaf kanatları
beli koptu kopacak
altın tüylü süzme karnında da üç kızıl kuşak
yetişip önledi onu erkeklerin en güçlüsü
sonra yukarda boşlukta güneşin orda
dikenli incecik bacakları karıştı birbirine
bir saniye sürdü aşı
silkinip kurtuldu dişi
düştü erkek
içinden kopan etleriyle toprağa
3
odalarının penceresi ormana açık
ağır yaz bulutlarının altında orman
bir yumurtalık gibi de nemli ılık
erkeğin yüzünde aşağıdan
kadının gözlerinden vuran ışık
ormanın üstüne yağmur boşandı ansızın
yeşil elâ gözlerini yumdu kadın
yarı açık ağzında ıslak dişleri berrak duru
içinde taa yüreğinin kökünde sıcak sıcak duydu yağmuru
4
atan bir damar gibi akıyor nehir
acı yemişleri dikenli dallarıyla duruyor ağaç
duruyor kıraç yabani
güneşte bir şarkı gibi parladı balta
kesildi ağacın gövdesi orta yerinden
ihtiyardı esmerdi ıslaktı makta
kanayacaktı da âdeta
aşı bıçağıyla açıldı yarık
sokuldu ucu kalemin
bu kesik
bu yabani gövdede müjdesi vardı artık
dikensiz dalları
ince kabuklu tatlı yemişleri
geniş yapraklarıyla gelecek olan
yepyeni bir âlemin.
1948
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi