Etken Madde(ler):
Asetaminofen (Parasetamol) 300 mg, Klorfeniramin maleat 2 mg, Fenilefrin hidroklorür 5 mg
Piyasa Şekilleri:
20 tablet
Kullanım Şekli:
Günlük doz erişkinlerde 4 saatte bir 1-2 tablettir ve günde 12 tableti geçmemelidir. 6-12 yaş arası çocuklarda 4 saatte bir 1 tablettir ve günde 5 tableti geçmemelidir.
Endikasyonları:
Soğuk algınlığı, grip, sinüzit, saman nezlesi ya da diğer üst solunum yolu alerjilerinde, burun tıkanıklığı, aksırık, burun akıntısı, ateş, baş ağrısı ve hafif şiddetle seyreden ağrılar gibi çeşitli semptomlardan etkili bir rahatlama sağlar.
Kontrendikasyonları:
Antihistaminiklere, parasetamol veya fenilefrine karşı aşırı duyarlılığı olan kişilerde kontrendikedir. Bazı antidepresif ilaçların (MAO inhibitörleri) bırakılmasının üzerinden 14 gün geçmeden bu kombinasyonu içeren müstahzarlar kullanılmamalıdır.
Uyarılar:
Bu ilaç kullanılırken, alkollü içecekler almaktan, motorlu araçlar veya ağır makinalar kullanmaktan sakınılmalıdır. Özellikle çocuklarda uyku hali ya da eksitabiliteye neden olabilir. Alkol, sedatifler ve trankilizanlar uyku hali etkisini artırabilirler. Astım, glokom, amfizem, kronik karaciğer rahatsızlığı, nefes darlığı, solunum zorluğu, hipertansiyon, diyabet, kalp ya da tiroid hastaları, prostat bezinin büyümesi nedeniyle idrara çıkmada zorluk çeken, antidepresif ya da yüksek tansiyon için ilaç veya MAO inhibitörü kullanan hastalar bu kombinasyonu içeren müstahzarları önerilen dozların üstünde kullanmamaları konusunda uyarılmalıdır. Bu kombinasyonu içeren müstahzarlar ateş düşürücü etkisi için 3 günden daha uzun, diğer belirtiler için 7 günden daha uzun süre kullanılmamalıdır.
İlaç Prospektüs Bilgileri
Konu Sahibi / Yazar
PELİN
Kategori / Forum
Sağlık - Yaşam
Yorumlar / Cevaplar
70
Okunma / Görüntüleme
23614
İlaç Prospektüs Bilgileri
İlaç Prospektüs Bilgileri
Etken Madde(ler):
Asetaminofen (Parasetamol) 120 mg/5 ml, Klorfeniramin maleat 1 mg/5 ml, Fenilefrin hidroklorür 2.5 mg/5 ml
Kullanım Şekli:
3 yaşına kadar, her 6 saatte bir 1/2 ölçü kaşığı; 3-6 yaş arası çocuklarda, her 4 saatte bir 1/2 ölçü kaşığı; 6 yaşından yukarı çocuklarda, her 4 saatte bir 1 ölçü kaşığı ve büyüklerde, her 4 saatte bir 2 ölçü kaşığı uygulanır. Çocuklara 24 saatte belirtilen dozdan fazla verilmemeli.
Endikasyonları:
Soğuk algınlığı, grip, sinüzit, saman nezlesi ya da diğer üst solunum yolu alerjilerinde, burun tıkanıklığı, aksırık, burun akıntısı, ateş, baş ağrısı ve hafif şiddetle seyreden ağrılar gibi çeşitli semptomlardan etkili bir rahatlama sağlar.
Kontrendikasyonları:
Antihistaminiklere, parasetamol veya fenilefrine karşı aşırı duyarlılığı olan kişilerde kontrendikedir. Bazı antidepresif ilaçların (MAO inhibitörleri) bırakılmasının üzerinden 14 gün geçmeden bu kombinasyonu içeren müstahzarlar kullanılmamalıdır.
Uyarılar:
Bu ilaç kullanılırken, alkollü içecekler almaktan, motorlu araçlar veya ağır makinalar kullanmaktan sakınılmalıdır. Özellikle çocuklarda uyku hali ya da eksitabiliteye neden olabilir. Alkol, sedatifler ve trankilizanlar uyku hali etkisini artırabilirler. Astım, glokom, amfizem, kronik karaciğer rahatsızlığı, nefes darlığı, solunum zorluğu, hipertansiyon, diyabet, kalp ya da tiroid hastaları, prostat bezinin büyümesi nedeniyle idrara çıkmada zorluk çeken, antidepresif ya da yüksek tansiyon için ilaç veya MAO inhibitörü kullanan hastalar bu kombinasyonu içeren müstahzarları önerilen dozların üstünde kullanmamaları konusunda uyarılmalıdır. Bu kombinasyonu içeren müstahzarlar ateş düşürücü etkisi için 3 günden daha uzun, diğer belirtiler için 7 günden daha uzun süre kullanılmamalıdır.
Asetaminofen (Parasetamol) 120 mg/5 ml, Klorfeniramin maleat 1 mg/5 ml, Fenilefrin hidroklorür 2.5 mg/5 ml
Kullanım Şekli:
3 yaşına kadar, her 6 saatte bir 1/2 ölçü kaşığı; 3-6 yaş arası çocuklarda, her 4 saatte bir 1/2 ölçü kaşığı; 6 yaşından yukarı çocuklarda, her 4 saatte bir 1 ölçü kaşığı ve büyüklerde, her 4 saatte bir 2 ölçü kaşığı uygulanır. Çocuklara 24 saatte belirtilen dozdan fazla verilmemeli.
Endikasyonları:
Soğuk algınlığı, grip, sinüzit, saman nezlesi ya da diğer üst solunum yolu alerjilerinde, burun tıkanıklığı, aksırık, burun akıntısı, ateş, baş ağrısı ve hafif şiddetle seyreden ağrılar gibi çeşitli semptomlardan etkili bir rahatlama sağlar.
Kontrendikasyonları:
Antihistaminiklere, parasetamol veya fenilefrine karşı aşırı duyarlılığı olan kişilerde kontrendikedir. Bazı antidepresif ilaçların (MAO inhibitörleri) bırakılmasının üzerinden 14 gün geçmeden bu kombinasyonu içeren müstahzarlar kullanılmamalıdır.
Uyarılar:
Bu ilaç kullanılırken, alkollü içecekler almaktan, motorlu araçlar veya ağır makinalar kullanmaktan sakınılmalıdır. Özellikle çocuklarda uyku hali ya da eksitabiliteye neden olabilir. Alkol, sedatifler ve trankilizanlar uyku hali etkisini artırabilirler. Astım, glokom, amfizem, kronik karaciğer rahatsızlığı, nefes darlığı, solunum zorluğu, hipertansiyon, diyabet, kalp ya da tiroid hastaları, prostat bezinin büyümesi nedeniyle idrara çıkmada zorluk çeken, antidepresif ya da yüksek tansiyon için ilaç veya MAO inhibitörü kullanan hastalar bu kombinasyonu içeren müstahzarları önerilen dozların üstünde kullanmamaları konusunda uyarılmalıdır. Bu kombinasyonu içeren müstahzarlar ateş düşürücü etkisi için 3 günden daha uzun, diğer belirtiler için 7 günden daha uzun süre kullanılmamalıdır.
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
İlaç Prospektüs Bilgileri
Etken Madde(ler):
Sefotaksim sodyum
Kullanım Şekli:
Dozu ve uygulama yolu; hastanın durumuna, enfeksiyonun şiddetine ve mikroorganizmanın hassasiyetine göre ayarlanır. Yeni doğanlar, süt çocukları ve çocuklar için önerilen dozlar; 0-1 haftalıklar için 12 saatte bir 50 mg/kg i.v., 1-4 haftalıklar için 8 saatte bir 50 mg/kg i.v. Vücut ağırlığı 50 kg'ın altındaki 1 ay 12 yaş arasındaki çocuklarda günlük doz 50-180 mg/kg i.v. veya i.m.'dir. Bu doz 4-6 eşit kısma bölünerek eşit aralarla uygulanır. Vücut ağırlığı 50 kg'ın üstündekilere erişkin dozu verilir. Erişkinlerde günlük maksimum doz 12 g'dır. 4 g'a kadar günlük doz 2'ye bölünür. 4 g'ı aşan dozlarda 3-4 doza bölünerek uygulanır. Duyarlı mikroorganizmaların neden olduğu tipik enfeksiyonlarda: 12 saatte 1 g. Duyarlı ve orta derecede duyarlı mikroorganizmaların neden olduğu mikst enfeksiyonlarda: 12 saatte 2 g. Ağır enfeksiyonlarda ve enfeksiyona neden olan mikroorganizmanın saptanamadığı hallerde: 6-8 saatte 2-3 g. Sezaryen uygulanan hastalarda göbek kordonu klampe edilir edilmez 1 g i.v. olarak verilir. 6 saat ara ile 3 doz uygulanır. Preoperatif profilakside, operasyondan 30-90 dakika önce 1-2 g verilir ve operasyondan sonra enfeksiyon tehlikesi sürdükçe bu doz 12 saat ara ile tekrarlanır. Gonore tedavisi için i.m. olarak 1 g bir defada verilir.
Endikasyonları:
Alt Solunum Yolları Enfeksiyonları: Streptococcus pneumoniae'nın neden olduğu pnomoniler, Streptococcus pyogenes (grup A streptokoklar) ve diğer streptokoklar (Streptococcus faecalis) ile Staphyloccocus aureus (penisilinaz salgılamayan ve salgılayan), Escherichia coli, Klebsiella türleri, Haemophilus influenzae (ampisiline dirençli türler dahil), Haemophilus para-influenzae, Proteus mirabilis Serratia marcescens, Enterobacter türleri, indol pozitif Proteus ve Pseudomonas türlerinin rol oynadığı enfeksiyonlar. Ürogenital Sistem Enfeksiyonları: Enterococ türleri, Staphylococcus epidermidis, Staphylococcus aureus (penisilinaz salgılayan va salgılamayan dahil), Citrobacter türleri, Enterobacter türleri, Escherichia coli, Klebsiella türleri, Proteus mirabilis, Proteus vulgaris, Proteus inconstans Grup B, Morganella morganii, Providencia rettgeri, Serratia marcescens ve Pseudomonas türlerinin neden olduğu idrar yolları enfeksiyonları ile Neisseria gonorrhoea (penisilinaz salgılayan türler dahil)'nin rol oynadığı komplikasyonsuz gonore. Jinekolojik Enfeksiyonlar: Staphylococcus epidermidis, Streptococ türleri, Enterococ türleri, Enterobacter türleri, Klebsiella türleri, Escherichia coli, Proteus mirabilis, Bacteroides fragilis dahil, Bacteroides türleri, Clostridium türleri ve anaerobik koklar (Peptococcus türleri ve Peptostreptococcus türleri dahil) ile Fusobacterium nucleatum dahil Fusobacterium türlerinin rol oynadığı pelvis enflamatuvar hastalıkları, endometrit ve selülit dahil jinekolojik enfeksiyonlar. İntraabdominal enfeksiyonlar: Streptococ türleri, Klebsiella türleri, Escherichia coli, Bacteroides türleri Proteus mirabilis ve anaerobik koklar (Peptococcus türleri ve Peptostreptococcus türleri dahil) ile Clostridium türlerinin neden olduğu abdominal enfeksiyonlar. Deri ve Yumuşak Doku Enfeksiyonları: Staphylococcus aureus (penisilinaz salgılayan ve salgılamayan türler dahil), Staphylococcus epidermidis, Streptococcus pyogenes (Grup A streptokok), diğer Streptococ türleri, Enterococ türleri, Acinetobacter türleri, Escharichia coli, Citrobacter türleri, (C. freundii dahil), Enterobacter türleri, Klebsiella türleri, Proteus mirabilis, Proteus vulgaris, Morganella morganii, Providencia rettgeri, Pseudomonas türleri, Serratia marcescens, Bacteroides türleri ve Peptococcus türleri ile Peptostreptococcus türleri dahil anaerobik kokların rol oynadığı deri ve yumuşak doku enfeksiyonları. Kemik ve/veya Eklem Efeksiyonları: Staphylococcus aureus (Penisilinaz salgılayan ve salgılamayan türlerdahil), Streptococcus türleri (S.pyogenes dahil), Pseudomonas türleri (P. aeruginosa dahil) ve Proteus mirabilis'inneden olduğu kemik ve eklem enfeksiyonları. Merkezi Sinir Sistemi Enfeksiyonları: Neisseria meningitidis, Heamophilus influenzae, Streptococcus pneumoniae, Klebsiella pneumoniae ve Escherichia coli'nin neden olduğu menenjit ve ventrikülit gibi merkezi sinir sistemi enfeksiyonları. Bakteriyemi ve Septisemi: Escherichia coli, Klebsiella türleri, Serratia marcescens. Staphylococcus aureus ve Streptococcus pneumoniae dahil Streptococ türlerinin neden olduğu bakteriyemi ve septisemide endikedir. Enterokokların (örneğin S. faecalis) ve Pseudomonas türlerinin çeşitli suşları, in vitro olarak sefotaksime dirençli olmasına rağmen duyarlı suşların neden olduğu enfeksiyonların tedavisinde çok olumlu sonuçlar alınmaktadır. Bu nedenle bakteriyolojik kültür ve antibiyogram için örnekler tedaviye başlanılmadan alınmalı ve elde edilensonuçlara göre tedaviye devam edilmelidir. Gram pozitif ve gram negatif sepsis kanıtlandığında ya da düşünüldüğünde ya da neden olan mikroorganizmaların tanımlanamadığı ciddi durumlarda sefotaksim ile birlikte aminoglikozid tedavisi de uygulanabilir. Bu gibi durumlarda önerilen doz verilmeli nefrotoksisite ve ototoksisite yönünden hastalar yakinen izlenmelidir.
Kontrendikasyonları:
Sefotaksim ve sefalosporin grubu antibiyotiklere duyarlı hastalarda kullanılmamalıdır.
Uyarılar:
Sefotaksim tedavisine başlanılmadan önce hastaların sefotaksim sodyum, sefalosporin ve penisilin grubu antibiyotikler ile diğer herhangi bir ilaca karşı aşırı derecede duyarlı olup olmadıkları araştırılmalıdır. Tedavi süresinde alerjik bir reaksiyon görülürse tedavi kesilmelidir. Ciddi hipersensitivite reaksiyonları epinefrin tedavisi ve diğer acil önlemleri gerektirebilir. Sefalosporinler ve diğer geniş spektrumlu antibiyotikler ile tedavide psödomembranöz kolit oluşabileceği ve barsak florasının bozularak Clostridium çoğalmasına neden olabileceği rapor edilmiştir. Bu nedenle tedavi süresinde diyare gözlendiğinde bu husus göz önünde bulundurulmalı ve gerekli önlemler alınmalıdır. Genelde tedavinin durdurulması yeterli olmakla baraber, bazı olgularda elektrolit ve protein takviyesi ile oral vankomisin kullanımı da gerekmektedir. Gastrointestinal sistem ile ilgili hastalık hikayesi veren ve kolit şikayetleri bulunan hastalarda dikkatle uygulanmalıdır.Sefotaksimin nefrotoksik olduğu kanıtlanmamıştır. Buna rağmen, böbrek yetmezliği bulunan hastalarda günlük idrar atılımının azalması nedeni ile yüksek ve uzun süreli kan konsantrasyonları oluşabilaceğinden günlük doz azaltılmalıdır. Genelde kreatinin klirensi 20 ml/dak/1.73 m2'den düşük olgularda dozun yarıya indirilmesi önerilir. Uzun süreli kullanımı dirençli mikroorganizmaların çoğalmasına neden olur. Abdominal ya da vajinal histerektomi, gastrointestinal ve ürogenital sistem ameliyatları gibi kontaminasyon riski bulunan müdahalelerde, ameliyattan önce sefotaksim uygulanması enfeksiyon olasılığını azaltır. Sezaryen olgularında umblikal kordun klampından ya da müdahaleden sonra uygulanması bazı ameliyat sonrası enfeksiyonların oluşmasını azaltır. Sefotaksimin hamilelerde ve emziren annelerde kullanım emniyeti kanıtlanmadığından, bu hastalarda kullanılmamalıdır.
Yan Etkileri:
Genelde iyi tolere edilir. En sık görülen yan etkiler intramüsküler ya da intravenöz uygulamaları takip eden lokal reaksiyonlardır. Lokal reaksiyonlar: Enjeksiyon bölgesinde enflamasyon, ağrı, hassasiyet ve sertlik oluşması. Hipersensitivite reaksiyonları: Deri döküntüleri, prürit, ateş, eozinofili. Hematopoetik ve lenfatik sistem reaksiyonları: Geçici lökopeni, granülositopeni, eozinofili, nötropeni ve trombositopeni, bazı olgularda pozitif Coombs testi ile geçici SGOT, SGPT, LDH ve serum alkalin fosfataz yükselmeleri izlenebilir. Merkezi sinir sistemi ile ilgili olarak başağrısı izlenebilir. Böbreklerle ilgili olarak geçici BUN yükselmeleri görülebilir.
İlaç Etkileşimleri:
Sefalosporinlerin aminoglikozidlerle birlikte kullanılmasında nefrotoksisite riskinin yükseldiği rapor edilmiştir.
Sefotaksim sodyum
Kullanım Şekli:
Dozu ve uygulama yolu; hastanın durumuna, enfeksiyonun şiddetine ve mikroorganizmanın hassasiyetine göre ayarlanır. Yeni doğanlar, süt çocukları ve çocuklar için önerilen dozlar; 0-1 haftalıklar için 12 saatte bir 50 mg/kg i.v., 1-4 haftalıklar için 8 saatte bir 50 mg/kg i.v. Vücut ağırlığı 50 kg'ın altındaki 1 ay 12 yaş arasındaki çocuklarda günlük doz 50-180 mg/kg i.v. veya i.m.'dir. Bu doz 4-6 eşit kısma bölünerek eşit aralarla uygulanır. Vücut ağırlığı 50 kg'ın üstündekilere erişkin dozu verilir. Erişkinlerde günlük maksimum doz 12 g'dır. 4 g'a kadar günlük doz 2'ye bölünür. 4 g'ı aşan dozlarda 3-4 doza bölünerek uygulanır. Duyarlı mikroorganizmaların neden olduğu tipik enfeksiyonlarda: 12 saatte 1 g. Duyarlı ve orta derecede duyarlı mikroorganizmaların neden olduğu mikst enfeksiyonlarda: 12 saatte 2 g. Ağır enfeksiyonlarda ve enfeksiyona neden olan mikroorganizmanın saptanamadığı hallerde: 6-8 saatte 2-3 g. Sezaryen uygulanan hastalarda göbek kordonu klampe edilir edilmez 1 g i.v. olarak verilir. 6 saat ara ile 3 doz uygulanır. Preoperatif profilakside, operasyondan 30-90 dakika önce 1-2 g verilir ve operasyondan sonra enfeksiyon tehlikesi sürdükçe bu doz 12 saat ara ile tekrarlanır. Gonore tedavisi için i.m. olarak 1 g bir defada verilir.
Endikasyonları:
Alt Solunum Yolları Enfeksiyonları: Streptococcus pneumoniae'nın neden olduğu pnomoniler, Streptococcus pyogenes (grup A streptokoklar) ve diğer streptokoklar (Streptococcus faecalis) ile Staphyloccocus aureus (penisilinaz salgılamayan ve salgılayan), Escherichia coli, Klebsiella türleri, Haemophilus influenzae (ampisiline dirençli türler dahil), Haemophilus para-influenzae, Proteus mirabilis Serratia marcescens, Enterobacter türleri, indol pozitif Proteus ve Pseudomonas türlerinin rol oynadığı enfeksiyonlar. Ürogenital Sistem Enfeksiyonları: Enterococ türleri, Staphylococcus epidermidis, Staphylococcus aureus (penisilinaz salgılayan va salgılamayan dahil), Citrobacter türleri, Enterobacter türleri, Escherichia coli, Klebsiella türleri, Proteus mirabilis, Proteus vulgaris, Proteus inconstans Grup B, Morganella morganii, Providencia rettgeri, Serratia marcescens ve Pseudomonas türlerinin neden olduğu idrar yolları enfeksiyonları ile Neisseria gonorrhoea (penisilinaz salgılayan türler dahil)'nin rol oynadığı komplikasyonsuz gonore. Jinekolojik Enfeksiyonlar: Staphylococcus epidermidis, Streptococ türleri, Enterococ türleri, Enterobacter türleri, Klebsiella türleri, Escherichia coli, Proteus mirabilis, Bacteroides fragilis dahil, Bacteroides türleri, Clostridium türleri ve anaerobik koklar (Peptococcus türleri ve Peptostreptococcus türleri dahil) ile Fusobacterium nucleatum dahil Fusobacterium türlerinin rol oynadığı pelvis enflamatuvar hastalıkları, endometrit ve selülit dahil jinekolojik enfeksiyonlar. İntraabdominal enfeksiyonlar: Streptococ türleri, Klebsiella türleri, Escherichia coli, Bacteroides türleri Proteus mirabilis ve anaerobik koklar (Peptococcus türleri ve Peptostreptococcus türleri dahil) ile Clostridium türlerinin neden olduğu abdominal enfeksiyonlar. Deri ve Yumuşak Doku Enfeksiyonları: Staphylococcus aureus (penisilinaz salgılayan ve salgılamayan türler dahil), Staphylococcus epidermidis, Streptococcus pyogenes (Grup A streptokok), diğer Streptococ türleri, Enterococ türleri, Acinetobacter türleri, Escharichia coli, Citrobacter türleri, (C. freundii dahil), Enterobacter türleri, Klebsiella türleri, Proteus mirabilis, Proteus vulgaris, Morganella morganii, Providencia rettgeri, Pseudomonas türleri, Serratia marcescens, Bacteroides türleri ve Peptococcus türleri ile Peptostreptococcus türleri dahil anaerobik kokların rol oynadığı deri ve yumuşak doku enfeksiyonları. Kemik ve/veya Eklem Efeksiyonları: Staphylococcus aureus (Penisilinaz salgılayan ve salgılamayan türlerdahil), Streptococcus türleri (S.pyogenes dahil), Pseudomonas türleri (P. aeruginosa dahil) ve Proteus mirabilis'inneden olduğu kemik ve eklem enfeksiyonları. Merkezi Sinir Sistemi Enfeksiyonları: Neisseria meningitidis, Heamophilus influenzae, Streptococcus pneumoniae, Klebsiella pneumoniae ve Escherichia coli'nin neden olduğu menenjit ve ventrikülit gibi merkezi sinir sistemi enfeksiyonları. Bakteriyemi ve Septisemi: Escherichia coli, Klebsiella türleri, Serratia marcescens. Staphylococcus aureus ve Streptococcus pneumoniae dahil Streptococ türlerinin neden olduğu bakteriyemi ve septisemide endikedir. Enterokokların (örneğin S. faecalis) ve Pseudomonas türlerinin çeşitli suşları, in vitro olarak sefotaksime dirençli olmasına rağmen duyarlı suşların neden olduğu enfeksiyonların tedavisinde çok olumlu sonuçlar alınmaktadır. Bu nedenle bakteriyolojik kültür ve antibiyogram için örnekler tedaviye başlanılmadan alınmalı ve elde edilensonuçlara göre tedaviye devam edilmelidir. Gram pozitif ve gram negatif sepsis kanıtlandığında ya da düşünüldüğünde ya da neden olan mikroorganizmaların tanımlanamadığı ciddi durumlarda sefotaksim ile birlikte aminoglikozid tedavisi de uygulanabilir. Bu gibi durumlarda önerilen doz verilmeli nefrotoksisite ve ototoksisite yönünden hastalar yakinen izlenmelidir.
Kontrendikasyonları:
Sefotaksim ve sefalosporin grubu antibiyotiklere duyarlı hastalarda kullanılmamalıdır.
Uyarılar:
Sefotaksim tedavisine başlanılmadan önce hastaların sefotaksim sodyum, sefalosporin ve penisilin grubu antibiyotikler ile diğer herhangi bir ilaca karşı aşırı derecede duyarlı olup olmadıkları araştırılmalıdır. Tedavi süresinde alerjik bir reaksiyon görülürse tedavi kesilmelidir. Ciddi hipersensitivite reaksiyonları epinefrin tedavisi ve diğer acil önlemleri gerektirebilir. Sefalosporinler ve diğer geniş spektrumlu antibiyotikler ile tedavide psödomembranöz kolit oluşabileceği ve barsak florasının bozularak Clostridium çoğalmasına neden olabileceği rapor edilmiştir. Bu nedenle tedavi süresinde diyare gözlendiğinde bu husus göz önünde bulundurulmalı ve gerekli önlemler alınmalıdır. Genelde tedavinin durdurulması yeterli olmakla baraber, bazı olgularda elektrolit ve protein takviyesi ile oral vankomisin kullanımı da gerekmektedir. Gastrointestinal sistem ile ilgili hastalık hikayesi veren ve kolit şikayetleri bulunan hastalarda dikkatle uygulanmalıdır.Sefotaksimin nefrotoksik olduğu kanıtlanmamıştır. Buna rağmen, böbrek yetmezliği bulunan hastalarda günlük idrar atılımının azalması nedeni ile yüksek ve uzun süreli kan konsantrasyonları oluşabilaceğinden günlük doz azaltılmalıdır. Genelde kreatinin klirensi 20 ml/dak/1.73 m2'den düşük olgularda dozun yarıya indirilmesi önerilir. Uzun süreli kullanımı dirençli mikroorganizmaların çoğalmasına neden olur. Abdominal ya da vajinal histerektomi, gastrointestinal ve ürogenital sistem ameliyatları gibi kontaminasyon riski bulunan müdahalelerde, ameliyattan önce sefotaksim uygulanması enfeksiyon olasılığını azaltır. Sezaryen olgularında umblikal kordun klampından ya da müdahaleden sonra uygulanması bazı ameliyat sonrası enfeksiyonların oluşmasını azaltır. Sefotaksimin hamilelerde ve emziren annelerde kullanım emniyeti kanıtlanmadığından, bu hastalarda kullanılmamalıdır.
Yan Etkileri:
Genelde iyi tolere edilir. En sık görülen yan etkiler intramüsküler ya da intravenöz uygulamaları takip eden lokal reaksiyonlardır. Lokal reaksiyonlar: Enjeksiyon bölgesinde enflamasyon, ağrı, hassasiyet ve sertlik oluşması. Hipersensitivite reaksiyonları: Deri döküntüleri, prürit, ateş, eozinofili. Hematopoetik ve lenfatik sistem reaksiyonları: Geçici lökopeni, granülositopeni, eozinofili, nötropeni ve trombositopeni, bazı olgularda pozitif Coombs testi ile geçici SGOT, SGPT, LDH ve serum alkalin fosfataz yükselmeleri izlenebilir. Merkezi sinir sistemi ile ilgili olarak başağrısı izlenebilir. Böbreklerle ilgili olarak geçici BUN yükselmeleri görülebilir.
İlaç Etkileşimleri:
Sefalosporinlerin aminoglikozidlerle birlikte kullanılmasında nefrotoksisite riskinin yükseldiği rapor edilmiştir.
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
İlaç Prospektüs Bilgileri
Etken Madde(ler):
Lansoprazol
Kullanım Şekli:
Degastrol'ün sabahları aç karnına alınması tavsiye edilir. Mide ve duodenum ülserlerinde ve reflüks ösofajitinde mutad doz günde bir defa 30 mg'dır. Mide ülserinde tedavi 4-8 hafta, duodenum ülseri ve reflüks ösofajitinde 4 hafta sürdürülmelidir. Dirençli vakalarda günlük doz 60 mg'a kadar artırılabilir. Zollinger Ellison sendromunda önerilen günlük doz 120 mg'dır. Duodenal Ülserin İdame Tedavisi: 15 mg kapsül günde 1 defa. Gastrik Ülserin İdame Tedavisi: 15 mg kapsül günde 1 defa. Reflü Özofajitinin (Erozif) İdame Tedavisi: 15 mg kapsül günde 1.
Endikasyonları:
Duodenal ülser, H. pylori enfeksiyonu ile seyreden duodenal ülser, gastrik ülser, NSAİ ilaçlar ile ilişkili gastrik ülser, gastroözofageal reflü hastalığı ve erozif özofajit, Zolinger-Ellison sendromunun da dahil olduğu patolojik hipersekresyon durumları, 1-17 yaş pediyatrik hastalarda görülen semptomatik gastroözofageal reflü hastalığı ve erozif özofajitin kısa süreli tedavisinde de kullanılmaktadır.
Kontrendikasyonları:
Lansoprazole karşı aşırı duyarlı olan kişilerde kullanılmamalıdır.
Uyarılar:
18 yaşın altındakilerde güvenilirliği ve etkinliği henüz gösterilmediğinden, kullanılmamalıdır. Yaşlılarda doz ayarlamasına gerek yoktur. Yaşlılarda, mide asit salgısı ve diğer mide fonksiyonları yaşa bağlı olarak azalabilir. Bu grup yaşlılarda, dikkatli olunmalıdır. Karaciğer yetmezliği olan hastalarda, plazma düzeyi eğrisinin altındaki alan (AUC) artar ve ilacın atılımı gecikir. Bu yüzden günde 30 mg'ın üzerine çıkılmamalıdır. Yüksek dozlarla yapılan hayvan araştırmalarında, lansoprazolün fetüs kanında anne kanına göre daha yüksek yoğunluklara ulaştığı, tavşanlarda fetüs mortalitesinde yükselmeye neden olduğu saptanmıştır. Bu yüzden, gebelerde ya da gebe kalma olasılığı yüksek olan kadınlarda kullanılmamalıdır. Lansoprazol, anne sütüne geçer. Olası riskler yüzünden emzirenlerde kullanılması önerilmez.
Yan Etkileri:
Bazı hastalarda, döküntü, kaşıntı gibi aşırı duyarlılık belirtileri görülebilir. Bu tür aşırı duyarlılık belirtilerinin ortaya çıktığı hastalarda, tedaviye son verilmelidir. Bazı hastalarda karaciğer transaminazlarında yükselme görülebileceğinden, özellikle karaciğer bozukluğu olan hastalar yakından izlenmelidir. Ayrıca ender olarak; anemi, lökopeni, eozinofili, kabızlık, diyare, bulantı, ağız kuruluğu , karında şişkinlik, baş ağrısı, uyku hali ya da uykusuzluk ve ateş görülebilir.
İlaç Etkileşimleri:
Lansoprazol, sitokrom P450 enzim sistemi ile ****bolize olur. Lansoprazolün teofilin ile birlikte kullanımı teofilin klirensinde minör (%10) bir artış oluşturabilir. Bu nedenle, teofilin ile birlikte kullanım sırasında gereğinde doz ayarlaması yapabilmek için hastalar yakından takip edilmelidir. Lansoprazolün sukralfat ile birlikte kullanımı biyoyararlanımını %30 oranında azaltmaktadır. Bu yüzden, lansoprazol sukralfat alımından en az yarım saat önce kullanılmalıdır. Lansoprazol gastrik asit sekresyonunu inhibe ettiği için, biyoyararlanımları açısından gastrik pH'nın önemli oIduğu ketokonazol, ampisilin esterleri, demir tuzları, digoksin gibi ilaçların emilimini etkileyebilir. Lansoprazol antasitlerle birlikte kullanılabilir.
Lansoprazol
Kullanım Şekli:
Degastrol'ün sabahları aç karnına alınması tavsiye edilir. Mide ve duodenum ülserlerinde ve reflüks ösofajitinde mutad doz günde bir defa 30 mg'dır. Mide ülserinde tedavi 4-8 hafta, duodenum ülseri ve reflüks ösofajitinde 4 hafta sürdürülmelidir. Dirençli vakalarda günlük doz 60 mg'a kadar artırılabilir. Zollinger Ellison sendromunda önerilen günlük doz 120 mg'dır. Duodenal Ülserin İdame Tedavisi: 15 mg kapsül günde 1 defa. Gastrik Ülserin İdame Tedavisi: 15 mg kapsül günde 1 defa. Reflü Özofajitinin (Erozif) İdame Tedavisi: 15 mg kapsül günde 1.
Endikasyonları:
Duodenal ülser, H. pylori enfeksiyonu ile seyreden duodenal ülser, gastrik ülser, NSAİ ilaçlar ile ilişkili gastrik ülser, gastroözofageal reflü hastalığı ve erozif özofajit, Zolinger-Ellison sendromunun da dahil olduğu patolojik hipersekresyon durumları, 1-17 yaş pediyatrik hastalarda görülen semptomatik gastroözofageal reflü hastalığı ve erozif özofajitin kısa süreli tedavisinde de kullanılmaktadır.
Kontrendikasyonları:
Lansoprazole karşı aşırı duyarlı olan kişilerde kullanılmamalıdır.
Uyarılar:
18 yaşın altındakilerde güvenilirliği ve etkinliği henüz gösterilmediğinden, kullanılmamalıdır. Yaşlılarda doz ayarlamasına gerek yoktur. Yaşlılarda, mide asit salgısı ve diğer mide fonksiyonları yaşa bağlı olarak azalabilir. Bu grup yaşlılarda, dikkatli olunmalıdır. Karaciğer yetmezliği olan hastalarda, plazma düzeyi eğrisinin altındaki alan (AUC) artar ve ilacın atılımı gecikir. Bu yüzden günde 30 mg'ın üzerine çıkılmamalıdır. Yüksek dozlarla yapılan hayvan araştırmalarında, lansoprazolün fetüs kanında anne kanına göre daha yüksek yoğunluklara ulaştığı, tavşanlarda fetüs mortalitesinde yükselmeye neden olduğu saptanmıştır. Bu yüzden, gebelerde ya da gebe kalma olasılığı yüksek olan kadınlarda kullanılmamalıdır. Lansoprazol, anne sütüne geçer. Olası riskler yüzünden emzirenlerde kullanılması önerilmez.
Yan Etkileri:
Bazı hastalarda, döküntü, kaşıntı gibi aşırı duyarlılık belirtileri görülebilir. Bu tür aşırı duyarlılık belirtilerinin ortaya çıktığı hastalarda, tedaviye son verilmelidir. Bazı hastalarda karaciğer transaminazlarında yükselme görülebileceğinden, özellikle karaciğer bozukluğu olan hastalar yakından izlenmelidir. Ayrıca ender olarak; anemi, lökopeni, eozinofili, kabızlık, diyare, bulantı, ağız kuruluğu , karında şişkinlik, baş ağrısı, uyku hali ya da uykusuzluk ve ateş görülebilir.
İlaç Etkileşimleri:
Lansoprazol, sitokrom P450 enzim sistemi ile ****bolize olur. Lansoprazolün teofilin ile birlikte kullanımı teofilin klirensinde minör (%10) bir artış oluşturabilir. Bu nedenle, teofilin ile birlikte kullanım sırasında gereğinde doz ayarlaması yapabilmek için hastalar yakından takip edilmelidir. Lansoprazolün sukralfat ile birlikte kullanımı biyoyararlanımını %30 oranında azaltmaktadır. Bu yüzden, lansoprazol sukralfat alımından en az yarım saat önce kullanılmalıdır. Lansoprazol gastrik asit sekresyonunu inhibe ettiği için, biyoyararlanımları açısından gastrik pH'nın önemli oIduğu ketokonazol, ampisilin esterleri, demir tuzları, digoksin gibi ilaçların emilimini etkileyebilir. Lansoprazol antasitlerle birlikte kullanılabilir.
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
İlaç Prospektüs Bilgileri
Formülü:
Her 100 mL'lik solüsyonda,
Dekstran (Ortalama Molekül Ağırlığı 70.000) 6.9 g
Sodyum Klorür 0.9 g
Enjeksiyonluk su q.s.
Elektrolit konsantrasyonları (m/Eq/L)
Sodyum : 154
Klorür : 154
Makrodex plazma hacmini arttırmak amacıyla geliştirilmiş steril, stabil ve pirojensiz bir çözeltidir. Bakteriyostatik madde içermez. Solüsyonun tamamen pirojensiz olması intravenöz olarak, hastada hiçbir reaksiyon oluşturmadan uygulanabilmesini sağlar.
Farmakolojik özellikleri:
Endikasyonları:
Macrodex, dolaşan kan hacminin azalmış bulunduğu, kanama, travma, yanık ve ameliyata bağlı şokların tedavisinde endikedir.
Kalp ve böbrek hastalığı gösteren hastaların şok tedavilerinde konjestif kalp yetmezliği ve akciğer ödemi tehlikelerini göz önünde tutmalıdır.
Kontrendikasyonları:
Dekstrana karşı bilinen bir aşırı duyarlılığı olan kişilerde, ileri boyutlarda kanama bozuklukları ve ilaçlarla oluşanlar dahil hipofibrinojenemi ve trombositopeni gibi belirgin pıhtılaşma bozukluğu olan hastalarda, ilerlemiş konjestif kalp yetmezliği ve böbrek yetmezliği olan kişilerde kontrendikedir.
Sodyum ve klorür kullanılmasının, klinik olarak hastaya zararlı olabileceği durumlarda kontrendikedir.
Uyarılar/Önlemler:
Kalp ve böbrek yetmezliği olan hastaların şok durumunda Macrodex kullanırken, kenjestif kalp yetmezliği ve akciğer ödemi tehlikesini gözönünde bulundurmalıdır.
Dekstran solüsyonlarının büyük hacimlerde uygulanması, plazma protein konsantrasyonunda azalmalara neden olabilir.
Dekstran trombosit işlevlerini değiştirebileceğinden, trombositopenisi olan hastalarda kullanımda dikkat gerekir.
Sodyum kısıtlaması uygulanan hastalarda solüsyonun 500 mL'sinde 77 mEq sodyum ve klorür iyonu olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.
Nadiren dekstran solüsyonlarının infüzyonu sırasında alerjik reaksiyonlar (ürtiker, bulantı, kusma) görülebilir. Antihistaminik ilaçlar, efedrin ve adrenalin bu reaksiyonları kısa bir sürede ortadan kaldırır. Reaksiyon gösteren hastalarda Macrodex uygulanımına son verilmelidir.
Dekstran ile hayvan üreme deneyleri yapılmamıştır ve gebelere uygulandığında fetüs üzerindeki etkileri bilinmemektedir.
Bu yüzden hamilelik sırasında ancak kesin gereksinim varsa kullanılmalıdır. Anne sütüne geçip geçmediği bilinmediğinden, annenin ilaca olan gereksinimine göre, ilacı veya süt vermeyi kesmek konusunda bir karar verilmelidir.
Yan etkiler/Advers etkiler:
Dekstranın antijenik özelliklerine bağlı olarak oluşabilecek yan etkiler, ürtiker, nazal konjestiyon, göğüste sıkışma hissi ve hafif hipotansiyon şeklindeki belirtilerdir.
Nadiren, ölümle sonuçlanabilecek ciddi hipotansiyonla seyreden anafilaktik reaksiyonlar da bildirilmiştir.
Daha az rastlanan yan etkiler, bulantı ve kusma şeklindeki gastro-intestinal yan etkiler, ateş ve artraljidir.
BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.
İlaç etkileşimleri:
Dekstran uygulanması öncesi; cross-matching, Rh araştırmaları ve kan tiplendirmesi yapabilmek için yeterli kan örnekleri alınmalıdır. Eğer dekstran uygulanmaya başlandıktan sonra tiplendirme ve cross-matching yapılmak istenirse, tuzlu su agütinasyonu ve indirekt antiglobulin yöntemleri kullanılmalıdır.
Dekstran uygulanılması sonrası sülfürik veya asetik asit hidroliz yöntemiyle yapılan kan glikozu ölçümleri normalden yüksek değerler verebilir. Türbidimetrik yöntemler kullanılarak yapılan laboratuvar testleri de yalancı yükselmelere neden olabilir. Bu testler için dekstran uygulanması öncesi kan örneklerinin alınması önerilir.
Heparinle birlikte verilmesi durumunda hemorajı riski söz konusudur.
Kullanım şekli ve dozu:
Macrodex, damar yoluyla 500 - 1000 mL miktarında verilir. Dolaşım yetmezliğini karşılamak için, gerekiyorsa, daha da fazla verilmesi mümkündür.
Damara veriliş hızı dakikada 20 - 40 mL'dir. Bu şekilde bir torbanın uygulanması, ortalama 15 - 30 dakikadır. Solüsyon enjeksiyona hazır bir halde bulunur. enjeksiyon esnasında herhangi bir sistemik reaksiyon görülürse, Macrodex'in infüzyonuna son verilmeli, kan veya plazma transfüzyonlarıyla şokun tedavisine çalışılmalıdır. Macrodex cilt altı yolundan uygulanmamalıdır.
Her 100 mL'lik solüsyonda,
Dekstran (Ortalama Molekül Ağırlığı 70.000) 6.9 g
Sodyum Klorür 0.9 g
Enjeksiyonluk su q.s.
Elektrolit konsantrasyonları (m/Eq/L)
Sodyum : 154
Klorür : 154
Makrodex plazma hacmini arttırmak amacıyla geliştirilmiş steril, stabil ve pirojensiz bir çözeltidir. Bakteriyostatik madde içermez. Solüsyonun tamamen pirojensiz olması intravenöz olarak, hastada hiçbir reaksiyon oluşturmadan uygulanabilmesini sağlar.
Farmakolojik özellikleri:
Endikasyonları:
Macrodex, dolaşan kan hacminin azalmış bulunduğu, kanama, travma, yanık ve ameliyata bağlı şokların tedavisinde endikedir.
Kalp ve böbrek hastalığı gösteren hastaların şok tedavilerinde konjestif kalp yetmezliği ve akciğer ödemi tehlikelerini göz önünde tutmalıdır.
Kontrendikasyonları:
Dekstrana karşı bilinen bir aşırı duyarlılığı olan kişilerde, ileri boyutlarda kanama bozuklukları ve ilaçlarla oluşanlar dahil hipofibrinojenemi ve trombositopeni gibi belirgin pıhtılaşma bozukluğu olan hastalarda, ilerlemiş konjestif kalp yetmezliği ve böbrek yetmezliği olan kişilerde kontrendikedir.
Sodyum ve klorür kullanılmasının, klinik olarak hastaya zararlı olabileceği durumlarda kontrendikedir.
Uyarılar/Önlemler:
Kalp ve böbrek yetmezliği olan hastaların şok durumunda Macrodex kullanırken, kenjestif kalp yetmezliği ve akciğer ödemi tehlikesini gözönünde bulundurmalıdır.
Dekstran solüsyonlarının büyük hacimlerde uygulanması, plazma protein konsantrasyonunda azalmalara neden olabilir.
Dekstran trombosit işlevlerini değiştirebileceğinden, trombositopenisi olan hastalarda kullanımda dikkat gerekir.
Sodyum kısıtlaması uygulanan hastalarda solüsyonun 500 mL'sinde 77 mEq sodyum ve klorür iyonu olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.
Nadiren dekstran solüsyonlarının infüzyonu sırasında alerjik reaksiyonlar (ürtiker, bulantı, kusma) görülebilir. Antihistaminik ilaçlar, efedrin ve adrenalin bu reaksiyonları kısa bir sürede ortadan kaldırır. Reaksiyon gösteren hastalarda Macrodex uygulanımına son verilmelidir.
Dekstran ile hayvan üreme deneyleri yapılmamıştır ve gebelere uygulandığında fetüs üzerindeki etkileri bilinmemektedir.
Bu yüzden hamilelik sırasında ancak kesin gereksinim varsa kullanılmalıdır. Anne sütüne geçip geçmediği bilinmediğinden, annenin ilaca olan gereksinimine göre, ilacı veya süt vermeyi kesmek konusunda bir karar verilmelidir.
Yan etkiler/Advers etkiler:
Dekstranın antijenik özelliklerine bağlı olarak oluşabilecek yan etkiler, ürtiker, nazal konjestiyon, göğüste sıkışma hissi ve hafif hipotansiyon şeklindeki belirtilerdir.
Nadiren, ölümle sonuçlanabilecek ciddi hipotansiyonla seyreden anafilaktik reaksiyonlar da bildirilmiştir.
Daha az rastlanan yan etkiler, bulantı ve kusma şeklindeki gastro-intestinal yan etkiler, ateş ve artraljidir.
BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.
İlaç etkileşimleri:
Dekstran uygulanması öncesi; cross-matching, Rh araştırmaları ve kan tiplendirmesi yapabilmek için yeterli kan örnekleri alınmalıdır. Eğer dekstran uygulanmaya başlandıktan sonra tiplendirme ve cross-matching yapılmak istenirse, tuzlu su agütinasyonu ve indirekt antiglobulin yöntemleri kullanılmalıdır.
Dekstran uygulanılması sonrası sülfürik veya asetik asit hidroliz yöntemiyle yapılan kan glikozu ölçümleri normalden yüksek değerler verebilir. Türbidimetrik yöntemler kullanılarak yapılan laboratuvar testleri de yalancı yükselmelere neden olabilir. Bu testler için dekstran uygulanması öncesi kan örneklerinin alınması önerilir.
Heparinle birlikte verilmesi durumunda hemorajı riski söz konusudur.
Kullanım şekli ve dozu:
Macrodex, damar yoluyla 500 - 1000 mL miktarında verilir. Dolaşım yetmezliğini karşılamak için, gerekiyorsa, daha da fazla verilmesi mümkündür.
Damara veriliş hızı dakikada 20 - 40 mL'dir. Bu şekilde bir torbanın uygulanması, ortalama 15 - 30 dakikadır. Solüsyon enjeksiyona hazır bir halde bulunur. enjeksiyon esnasında herhangi bir sistemik reaksiyon görülürse, Macrodex'in infüzyonuna son verilmeli, kan veya plazma transfüzyonlarıyla şokun tedavisine çalışılmalıdır. Macrodex cilt altı yolundan uygulanmamalıdır.
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
İlaç Prospektüs Bilgileri
Formülü:
Bir Tablet; etken madde olarak 220 mg Naproksen Sodyum ve boyar madde olarak;
Titanyum dioksit, indigo carmine içerir.
Farmakolojik özellikleri:
Endikasyonları:
Aleve Film Tablet, ağrı kesici, ateş düşürücü ve iltihap giderici etkisiyle_baş ağrısı, diş ağrısı, soğuk algınlığı, kas ağrısı, ekleııı ağrısı, adet sancısı ve ateşli duruııılarda kullanılır.
Kontrendikasyonları:
Naproksen sodyuııı, salisilat ve diğer nonsteroid antienflaıııatuarlara karşı aşırı duyarlılığı olanlarda, aktif rııide ve duodenum ülseri olan hastalarda kullanılıııamalıd Aspirin veya diğer nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar astım, rinit ve nazal polip gelişen hastalarda kontrendikedir. Tedavi esnasında bu tür semptomlar ortaya çıkarsa tedavi durdurulmalıdır. Anaflaktoid reaksiyonlar bu tür reaksiyonları daha önce geçirmiş kişilerde ortaya çıkabilir.
Uyarılar/Önlemler:
Hekim tarafından başka türlü önerilmedikçe 10 günden fazla kullanılmamalıdır. Ateşin 3 gün süreyle düşmemesi veya artıııası durumunda hekime başvurulmalıdır. Gastrointestinal hastalık öyküsü bulunanlarda yakın takip altında kullanılmalıdır. Kanama, ülserasyon ve perforasyon tedavi sırasında ortaya çıkabileceği bildirilen koıııplikasyonlardır. Bu açıdan hekim dikkatli olmalıdır.
PıhtıFaşma bozukluğu olan veya oral antikoagülan tedavisi altındaki hastalarda tıbbi gözlem altında kullanılmalıdır.
Karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalarda dikkatle kullanılmalı ve serum alkalin fosfataz düzeylerinde geçici yükselmelere neden olabileceği göz önüne alın Hekim tavsiyesi dışında diğer antienflamatuar ilaçlar ile birlikte kullanılmamalıdır. Çiddi böbrek yetmezliği olan hastalarda kullanırııından kaçınılmalıdır. Onerilen doz aşılmamalıdır.
Gebelik ve Laktasyonda Kullanımı:
Gebelik kategorisi B'dir.
Diğer ilaçlarda olduğu gibi, Aleve Film Tablet de hekim tarafından önerilmedikçe gebelerde kullanılmamalıdır. Emzirenlerde kullanımı önerilmez.
Çocuklarda Kullanımı:
12 yaş altındaki çocuklarda kullanımı önerilmemektedir.
Yan etkiler/Advers etkiler:
Karında ve midede rahatsızlık hissi, bulantı, kulak çınlaması, çarpıntı, dispne, hazı kabızlık, mide ağrısı, mide yanması gibi yan etkiler seyrek ve hafif derecede olmakla birlikte görülebilrııektedir.
Çok daha nadir olarak hematüri, gastrointestinal kanama ve/veya perforasyon, agranülositoz da dahil granülositopeni, kaşıntı, terleme, susama, trombositopeni, hemolitik ve aplastik anerııi ile allerjik deri belirtileri de bildirilmiştir.
Aspirin, diğer nonsteroid antienflamatuar ilaçlar ya da Naproksene karşı aşırı duyarlılığı olanlarda anafilaktik reaksiyonlar oluşabilir.
İlaç etkileşimleri:
-Naproksen pFazma proteinlerine yüksek oranda bağlandığından kendisi gibi plazma proteinlerine yüksek oranda bağlanan hidantoin, sulfonamid. sulfonilüre. salisilatlar ve oral antikoagülanlar gibi ilaçların etkilerini artırabilir.
-Probenesid ile birlikte uygulandığında Naproksen sodyumun yarılanıııa ömrü belirgin olarak artar.
-Metotreksat ile birlikte uygulandığında metotreksatın toksisitesi artar.
-Diğer nonsteroid antienflarııatuar ilaçlar gibi Naproksen, propanolol ve diğer beta blokerlerin etkilerini azaltabilir.
-Lityumun plazma konsantrasyonu artabilir.
-ADE (Anjiotensin Dönüştürücü Enzirıı) inhibitörleri ile birlikte kullanılması durumunda renal disfonksiyon riskini artırabilir.
Kullanım şekli ve dozu:
Erişkinlerde günde 2 - 3 kez 1 tablet kullanılması önerilir. Başlangıç dozu olarak 2 tablet alınması şikayetlerin daha hızlı azalmasını sağlayabilir. Hekim tarafından başka türlü önerilmedikçe günde 3 tabletten fazla alınmamalıdır. Yaşlılarda günde 2 tabletten fazla kullanılmamalıdır.
DOZ AŞIMI:
Belirgin doz aşımı baş dönmesi, mide yanıııası, hazımsızlık, bulantı, kusma ile kendini gösterir. Mide boşaltılmalı ve destekleyici tedavi uygulanmalıdır. Hayvan deneylerinde 0.5 g/kg aktif köıııürün plazma naproksen düzeylerini düşürdüğü gösterilmiştir. Hemodializin doz aşımında bir yararı yoktur.
Bir Tablet; etken madde olarak 220 mg Naproksen Sodyum ve boyar madde olarak;
Titanyum dioksit, indigo carmine içerir.
Farmakolojik özellikleri:
Endikasyonları:
Aleve Film Tablet, ağrı kesici, ateş düşürücü ve iltihap giderici etkisiyle_baş ağrısı, diş ağrısı, soğuk algınlığı, kas ağrısı, ekleııı ağrısı, adet sancısı ve ateşli duruııılarda kullanılır.
Kontrendikasyonları:
Naproksen sodyuııı, salisilat ve diğer nonsteroid antienflaıııatuarlara karşı aşırı duyarlılığı olanlarda, aktif rııide ve duodenum ülseri olan hastalarda kullanılıııamalıd Aspirin veya diğer nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar astım, rinit ve nazal polip gelişen hastalarda kontrendikedir. Tedavi esnasında bu tür semptomlar ortaya çıkarsa tedavi durdurulmalıdır. Anaflaktoid reaksiyonlar bu tür reaksiyonları daha önce geçirmiş kişilerde ortaya çıkabilir.
Uyarılar/Önlemler:
Hekim tarafından başka türlü önerilmedikçe 10 günden fazla kullanılmamalıdır. Ateşin 3 gün süreyle düşmemesi veya artıııası durumunda hekime başvurulmalıdır. Gastrointestinal hastalık öyküsü bulunanlarda yakın takip altında kullanılmalıdır. Kanama, ülserasyon ve perforasyon tedavi sırasında ortaya çıkabileceği bildirilen koıııplikasyonlardır. Bu açıdan hekim dikkatli olmalıdır.
PıhtıFaşma bozukluğu olan veya oral antikoagülan tedavisi altındaki hastalarda tıbbi gözlem altında kullanılmalıdır.
Karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalarda dikkatle kullanılmalı ve serum alkalin fosfataz düzeylerinde geçici yükselmelere neden olabileceği göz önüne alın Hekim tavsiyesi dışında diğer antienflamatuar ilaçlar ile birlikte kullanılmamalıdır. Çiddi böbrek yetmezliği olan hastalarda kullanırııından kaçınılmalıdır. Onerilen doz aşılmamalıdır.
Gebelik ve Laktasyonda Kullanımı:
Gebelik kategorisi B'dir.
Diğer ilaçlarda olduğu gibi, Aleve Film Tablet de hekim tarafından önerilmedikçe gebelerde kullanılmamalıdır. Emzirenlerde kullanımı önerilmez.
Çocuklarda Kullanımı:
12 yaş altındaki çocuklarda kullanımı önerilmemektedir.
Yan etkiler/Advers etkiler:
Karında ve midede rahatsızlık hissi, bulantı, kulak çınlaması, çarpıntı, dispne, hazı kabızlık, mide ağrısı, mide yanması gibi yan etkiler seyrek ve hafif derecede olmakla birlikte görülebilrııektedir.
Çok daha nadir olarak hematüri, gastrointestinal kanama ve/veya perforasyon, agranülositoz da dahil granülositopeni, kaşıntı, terleme, susama, trombositopeni, hemolitik ve aplastik anerııi ile allerjik deri belirtileri de bildirilmiştir.
Aspirin, diğer nonsteroid antienflamatuar ilaçlar ya da Naproksene karşı aşırı duyarlılığı olanlarda anafilaktik reaksiyonlar oluşabilir.
İlaç etkileşimleri:
-Naproksen pFazma proteinlerine yüksek oranda bağlandığından kendisi gibi plazma proteinlerine yüksek oranda bağlanan hidantoin, sulfonamid. sulfonilüre. salisilatlar ve oral antikoagülanlar gibi ilaçların etkilerini artırabilir.
-Probenesid ile birlikte uygulandığında Naproksen sodyumun yarılanıııa ömrü belirgin olarak artar.
-Metotreksat ile birlikte uygulandığında metotreksatın toksisitesi artar.
-Diğer nonsteroid antienflarııatuar ilaçlar gibi Naproksen, propanolol ve diğer beta blokerlerin etkilerini azaltabilir.
-Lityumun plazma konsantrasyonu artabilir.
-ADE (Anjiotensin Dönüştürücü Enzirıı) inhibitörleri ile birlikte kullanılması durumunda renal disfonksiyon riskini artırabilir.
Kullanım şekli ve dozu:
Erişkinlerde günde 2 - 3 kez 1 tablet kullanılması önerilir. Başlangıç dozu olarak 2 tablet alınması şikayetlerin daha hızlı azalmasını sağlayabilir. Hekim tarafından başka türlü önerilmedikçe günde 3 tabletten fazla alınmamalıdır. Yaşlılarda günde 2 tabletten fazla kullanılmamalıdır.
DOZ AŞIMI:
Belirgin doz aşımı baş dönmesi, mide yanıııası, hazımsızlık, bulantı, kusma ile kendini gösterir. Mide boşaltılmalı ve destekleyici tedavi uygulanmalıdır. Hayvan deneylerinde 0.5 g/kg aktif köıııürün plazma naproksen düzeylerini düşürdüğü gösterilmiştir. Hemodializin doz aşımında bir yararı yoktur.
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
İlaç Prospektüs Bilgileri
Etken Madde(ler):
Sildenafil sitrat
Piyasa Şekilleri:
100 mg: 4 film tablet, 50 mg: 4 film tablet, 50 mg: 1 film tablet, 25 mg: 4 film tablet içeren blister ambalajlarda.
Kullanım Şekli:
Yetişkinlerde kullanımı: Seksüel aktiviteden yaklaşık 1 saat kadar önce 50 mg'lık dozun alınması tavsiye edilir. Etkinlik veya tolerans gelişimine bağlı olarak dozun 100 mg'a çıkartılması veya 25 mg'a düşürülmesi söz konusu olabilir. Maksimum tavsiye edilen doz günlük 100 mg'dır. 65 yaş üstü, hepatik bozukluğu veya ciddi renal yetmezliği olan hastalar: Yüksek doz uygulaması etkinliği ve advers etki görülme insidansını arttırdığından ötürü başlangıç dozu olarak 25 mg önerilir. Ritonavir sağlıklı bireylerde sistemik sildenafil seviyesini arttırır. Bu farmakokinetik veriye göre 48 saatlik bir periyotta 25 mg'lık maksimum tekli dozun aşılması önerilmez. Nitratlar veya NO donörleri kullanan hastalara sildenafil uygulaması sonucunda hipotansif etkinin potansiyalize olduğu görülmüştür. Bu nedenle Degra'nın nitratlar veya NO veren bileşiklerle beraber kullanılması kontrendikedir. Oral olarak alınan tek dozun (100 mg) ardından sperm motilitesinde veya morfolojisinde hiçbir etki görülmemiştir. Çocuklarda Degra 18 yaşın altındakilerde kullanılamaz.
Endikasyonları:
Yeterli bir seksüel performans için gerekli penil ereksiyonun sağlanamaması veya sürdürülememesi olarak tanımlanan erektil disfonksiyonun semptomatik tedavisinde endikedir. Sildenafilin etkili olabilmesi için seksüel stimulasyon gereklidir. Kadınların kullanımı için endike değildir.
Kontrendikasyonları:
İlacın herhangi bir bileşenine karşı aşırı duyarlılığı bulunan hastalarda kontrendikedir. Nitrik oksit /siklik GMP yolu üzerine bilinen etkisi ile uyumlu olarak, sildenafilin nitratların hipotansif etkilerini potansiyelize ettiği gösterilmiştir ve bu nedenle nitrik oksit açığa çıkaran bileşikler (amil nitrat, butil nitrat gibi) veya nitratların herhangi bir formu ile beraber (Nitrogliserin, isosorbid mononitrat, isosorbid nitrat, pentaeritritol tetranitrat, eritritol tetranitrat, isosorbid dinitrat /fenobarbital gibi) verilmesi kontrendikedir. Erektil disfonksiyonda kullanılan ilaçlar (sildenafil dahil) seksüel aktivitenin tavsiye edilmediği hastalarda (stabil olmayan anjina gibi ciddi kardiyovasküler bozukluklar ve ciddi kardiyak hastalıklarda) önerilmez. Sildenafilin güvenilirliği; ciddi karaciğer yetmezliği, hipotansiyon (kan basıncı <90/50 mmHg), geçirilmiş miyokard enfarktüsü olan, retinitis pigmentosa gibi herediter dejeneratif retinal bozukluğu olan (bu hastaların az bir kısmında genetik retinal fosfodiesteraz bozukluğu vardır) hasta gruplarında çalışılmamıştır dolayısıyla daha ileri bilgi edininceye kadar bu hastalarda kullanılması kontrendikedir.
Uyarılar:
Erektil disfonksiyonu teşhis etmek, altta yatan potansiyel sebepleri ve uygun tedaviyi belirlemek için hastanın anamnezinin tam olarak alınması ve fizik muayenesi gereklidir. Seksüel aktiviteye eşlik eden belli derecede kardiyak risk söz konusudur. Bu nedenle, hekim erektil disfonksiyon tedavisine başlamadan önce hastanın kardiyovasküler durumunu tetkik etmelidir. Sildenafilin, kan basıncında geçici düşüşlere yol açan, sistemik vazodilatör özellikleri olduğu gösterilmiştir. Hastaların, özellikle cinsel aktivite ile kombine durumlarda bu vazodilatör etkilerden etkilenip etkilenmeyeceklerini dikkatle göz önünde bulundurulmalıdır. Vazodilatörlere karşı artmış duyarlılığı olan kişiler arasında; sol ventrikül çıkış (outflow) obstrüksiyonu olanlar (örneğin aort stenozu, hipertrofik obstrüktif kardiyomiyopati) veya kan basıncının otonomik kontrolünde ciddi bozulma ile kendini gösteren nadir bir sendrom olan multipl sistem atrofisi olanlar bulunmaktadır. Erektil disfonksiyonda kullanılan ajanlar penisin anatomik deformasyonlarında (angülasyon, kavernosal fibrosis veya Peyronie hastalığı gibi) veya priapizme sebep olabilecek predispose durumlarda (orak hücre anemisi, multipl miyelom veya lösemi gibi) dikkatli kullanılmalıdırlar. Seksüel aktivite tavsiye edilmeyen erkeklerde erektil disfonksiyon ajanları kullanılmamalıdır. Sildenafilin diğer erektil disfonksiyon tedavileri ile birlikte kombine kullanımının etkinlik ve güvenilirliği henüz değerlendirilmemiştir. Bu sebeple bu tür kombine uygulamalar tavsiye edilmez. İnsan trombosit hücreleri ile yapılan in vitro çalışmalar sildenafilin nitrik oksid açığa çıkaran bir madde olan sodyum nitroprusiadın antiagregan etkisini artırdığını göstermektedir. Kanama bozukluğu veya aktif peptik ülseri olan hastalarda sildenafil kullanımına ilişkin emniyet bilgisi mevcut değildir. Bu sebeple bu tür hastalarda fayda/zarar oranı gözönüne alınarak dikkatle uygulanmalıdır. Yaşlılarda sildenafil klirensi azaldığı için 25 mg'lık başlangıç dozu tavsiye edilir. Ciddi böbrek yetmezliği olan (kreatinin klirensi <30 ml/dak) hastalarda sildenafil klirensi azaldığı için 25 mg’lık doz düşünülmelidir. Ciddi karaciğer yetmezliği olanlarda sildenafil klirensi azaldığı için 25 mg’lık doz tavsiye edilir. Sildenafil ile yapılan güvenlik çalışmalarında baş dönmesi ve görme bozukluğu bildirildiği için araç ve makine kullanırken hastalar dikkatli olmalıdır.
Yan Etkileri:
Belirli sabit dozlarda yapılan muhtelif çalışmalarda bazı yan etkilerin insidansı doz ile beraber artmıştır. Dozun değiştirildiği doz esnekliği olan klinik çalışmalarda hastaların %5 ve daha fazlasında ve plasebodan daha sık olarak bildirilen yan etkiler; başağrısı, yüzde kızarıklık ve dispepsidir. %1-5 arası bildirilen, klinik olarak önemli kabul edilen ve/veya tedavi ile olası ilişkisi olduğu düşünülen yan etkiler: Asteni, ağrı, abdominal ağrı, sırt ağrısı, enfeksiyon, soğuk algınlığı, vazodilatasyon, diyare, bulantı, artralji, miyalji, sersemlik hissi, hipertoni, uykusuzluk, nazal konjesyon, farenjit, rinit, sinüzit, solunum yolu enfeksiyonu, solunum sistemi rahatsızlığı, döküntü, anormal görüş (hafif ve geçici, özellikle görmede renklerin soluklaşması, bunun yanında ışığı algılamada artış ve bulanık görme), konjunktivit, üriner yol enfeksiyonu, prostat rahatsızlığıdır. Tavsiye edilen doz aralığından fazla dozlarda, yan etkiler benzer olmuş fakat genellikle daha sık olarak bildirilmiştir. Pazarlama sonrasında bildirilen yan etkiler: Hipersensitivite reaksiyonu, hipotansiyon, senkop, taşikardi, uzun süreli ereksiyon ve/veya priapizm, gözlerde ağrı, kanlanma /kızarma.
İlaç Etkileşimleri:
Sildenafil ****bolizması başlıca sitokrom P450 (CYP)'nin izoformları 3A4 (majör yol) ve 2C9 (minör yol) ile düzenlenmektedir. Bu sebeple bu izoenzimlerin inhibitörleri sildenafil klirensini azaltabilir. Nonspesifik bir CYP3A4 inhibitörü olan simetidin (800 mg), sildenafil (50 mg) ile birlikte uygulandığında plazma sildenafil konsantrasyonunda %56 oranında bir artışa sebep olmaktadır. Klinik çalışma verilerinde yapılan popülasyon farmakokinetik analizleri; ketokonazol, eritromisin, simetidin gibi CYP3A4 inhibitörleri ile beraber uygulanan sildenafilin klirensinde azalma olduğunu ortaya koymuştur. Bununla birlikte, bu hastalarda yan etki insidansında bir artma olmamasına rağmen CYP3A4 inhibitörleriyle birlikte kullanımda 25 mg’lık başlangıç dozu tavsiye edilir. Bir CYP3A4 inhibitörü olan, HIV proteaz inhibitörü sakuinavirin, kararlı durumda (1200 mg tid), 100 mg tek doz sildenafil ile birlikte uygulanması, sildenafil Cmaks’ında %140 ve sildenafil EAA’sında %210’luk bir artışa sebep olmuştur. Sildenafilin sakuinavir farmakokinetiği üzerine etkisi yoktur. Kuvvetli bir P450 inhibitörü olan, HIV proteaz inhibitörü ritonavirin kararlı durum seviyelerinde (500 mg bid), birlikte uygulanan tek doz sildenafilin (100 mg) Cmaks’ında 4 kat (%300) ve EAA’sında 11 kat (%1000) bir artış meydana gelmiştir. 24 saat sonra, sildenafilin tek başına uygulanmasıyla yaklaşık 5 ng/ml olan plazma seviyesine kıyasla, sildenafil plazma seviyeleri yaklaşık 200 ng/ml olmuştur. Bu durum ritonavirin P450 substratlarının büyük çoğunluğu üzerine olan belirgin etkileriyle uyumludur. Sildenafilin ritonavirin farmakokinetiği üzerine etkisi yoktur. Greyfurt suyu, sildenafilin plazma seviyesini az bir miktarda artırabilir. Yiyeceklerle beraber alındığında etkinliğin başlaması gecikebilir. Sildenafilin akut ve kronik uygulanan nitratların hipotansif etkisini potansiyalize ettiği gösterilmiştir. Bu sebeple nitratların veya nitrik oksid veren bileşiklerin sildenafil ile beraber kullanılması kontrendikedir.
Sildenafil sitrat
Piyasa Şekilleri:
100 mg: 4 film tablet, 50 mg: 4 film tablet, 50 mg: 1 film tablet, 25 mg: 4 film tablet içeren blister ambalajlarda.
Kullanım Şekli:
Yetişkinlerde kullanımı: Seksüel aktiviteden yaklaşık 1 saat kadar önce 50 mg'lık dozun alınması tavsiye edilir. Etkinlik veya tolerans gelişimine bağlı olarak dozun 100 mg'a çıkartılması veya 25 mg'a düşürülmesi söz konusu olabilir. Maksimum tavsiye edilen doz günlük 100 mg'dır. 65 yaş üstü, hepatik bozukluğu veya ciddi renal yetmezliği olan hastalar: Yüksek doz uygulaması etkinliği ve advers etki görülme insidansını arttırdığından ötürü başlangıç dozu olarak 25 mg önerilir. Ritonavir sağlıklı bireylerde sistemik sildenafil seviyesini arttırır. Bu farmakokinetik veriye göre 48 saatlik bir periyotta 25 mg'lık maksimum tekli dozun aşılması önerilmez. Nitratlar veya NO donörleri kullanan hastalara sildenafil uygulaması sonucunda hipotansif etkinin potansiyalize olduğu görülmüştür. Bu nedenle Degra'nın nitratlar veya NO veren bileşiklerle beraber kullanılması kontrendikedir. Oral olarak alınan tek dozun (100 mg) ardından sperm motilitesinde veya morfolojisinde hiçbir etki görülmemiştir. Çocuklarda Degra 18 yaşın altındakilerde kullanılamaz.
Endikasyonları:
Yeterli bir seksüel performans için gerekli penil ereksiyonun sağlanamaması veya sürdürülememesi olarak tanımlanan erektil disfonksiyonun semptomatik tedavisinde endikedir. Sildenafilin etkili olabilmesi için seksüel stimulasyon gereklidir. Kadınların kullanımı için endike değildir.
Kontrendikasyonları:
İlacın herhangi bir bileşenine karşı aşırı duyarlılığı bulunan hastalarda kontrendikedir. Nitrik oksit /siklik GMP yolu üzerine bilinen etkisi ile uyumlu olarak, sildenafilin nitratların hipotansif etkilerini potansiyelize ettiği gösterilmiştir ve bu nedenle nitrik oksit açığa çıkaran bileşikler (amil nitrat, butil nitrat gibi) veya nitratların herhangi bir formu ile beraber (Nitrogliserin, isosorbid mononitrat, isosorbid nitrat, pentaeritritol tetranitrat, eritritol tetranitrat, isosorbid dinitrat /fenobarbital gibi) verilmesi kontrendikedir. Erektil disfonksiyonda kullanılan ilaçlar (sildenafil dahil) seksüel aktivitenin tavsiye edilmediği hastalarda (stabil olmayan anjina gibi ciddi kardiyovasküler bozukluklar ve ciddi kardiyak hastalıklarda) önerilmez. Sildenafilin güvenilirliği; ciddi karaciğer yetmezliği, hipotansiyon (kan basıncı <90/50 mmHg), geçirilmiş miyokard enfarktüsü olan, retinitis pigmentosa gibi herediter dejeneratif retinal bozukluğu olan (bu hastaların az bir kısmında genetik retinal fosfodiesteraz bozukluğu vardır) hasta gruplarında çalışılmamıştır dolayısıyla daha ileri bilgi edininceye kadar bu hastalarda kullanılması kontrendikedir.
Uyarılar:
Erektil disfonksiyonu teşhis etmek, altta yatan potansiyel sebepleri ve uygun tedaviyi belirlemek için hastanın anamnezinin tam olarak alınması ve fizik muayenesi gereklidir. Seksüel aktiviteye eşlik eden belli derecede kardiyak risk söz konusudur. Bu nedenle, hekim erektil disfonksiyon tedavisine başlamadan önce hastanın kardiyovasküler durumunu tetkik etmelidir. Sildenafilin, kan basıncında geçici düşüşlere yol açan, sistemik vazodilatör özellikleri olduğu gösterilmiştir. Hastaların, özellikle cinsel aktivite ile kombine durumlarda bu vazodilatör etkilerden etkilenip etkilenmeyeceklerini dikkatle göz önünde bulundurulmalıdır. Vazodilatörlere karşı artmış duyarlılığı olan kişiler arasında; sol ventrikül çıkış (outflow) obstrüksiyonu olanlar (örneğin aort stenozu, hipertrofik obstrüktif kardiyomiyopati) veya kan basıncının otonomik kontrolünde ciddi bozulma ile kendini gösteren nadir bir sendrom olan multipl sistem atrofisi olanlar bulunmaktadır. Erektil disfonksiyonda kullanılan ajanlar penisin anatomik deformasyonlarında (angülasyon, kavernosal fibrosis veya Peyronie hastalığı gibi) veya priapizme sebep olabilecek predispose durumlarda (orak hücre anemisi, multipl miyelom veya lösemi gibi) dikkatli kullanılmalıdırlar. Seksüel aktivite tavsiye edilmeyen erkeklerde erektil disfonksiyon ajanları kullanılmamalıdır. Sildenafilin diğer erektil disfonksiyon tedavileri ile birlikte kombine kullanımının etkinlik ve güvenilirliği henüz değerlendirilmemiştir. Bu sebeple bu tür kombine uygulamalar tavsiye edilmez. İnsan trombosit hücreleri ile yapılan in vitro çalışmalar sildenafilin nitrik oksid açığa çıkaran bir madde olan sodyum nitroprusiadın antiagregan etkisini artırdığını göstermektedir. Kanama bozukluğu veya aktif peptik ülseri olan hastalarda sildenafil kullanımına ilişkin emniyet bilgisi mevcut değildir. Bu sebeple bu tür hastalarda fayda/zarar oranı gözönüne alınarak dikkatle uygulanmalıdır. Yaşlılarda sildenafil klirensi azaldığı için 25 mg'lık başlangıç dozu tavsiye edilir. Ciddi böbrek yetmezliği olan (kreatinin klirensi <30 ml/dak) hastalarda sildenafil klirensi azaldığı için 25 mg’lık doz düşünülmelidir. Ciddi karaciğer yetmezliği olanlarda sildenafil klirensi azaldığı için 25 mg’lık doz tavsiye edilir. Sildenafil ile yapılan güvenlik çalışmalarında baş dönmesi ve görme bozukluğu bildirildiği için araç ve makine kullanırken hastalar dikkatli olmalıdır.
Yan Etkileri:
Belirli sabit dozlarda yapılan muhtelif çalışmalarda bazı yan etkilerin insidansı doz ile beraber artmıştır. Dozun değiştirildiği doz esnekliği olan klinik çalışmalarda hastaların %5 ve daha fazlasında ve plasebodan daha sık olarak bildirilen yan etkiler; başağrısı, yüzde kızarıklık ve dispepsidir. %1-5 arası bildirilen, klinik olarak önemli kabul edilen ve/veya tedavi ile olası ilişkisi olduğu düşünülen yan etkiler: Asteni, ağrı, abdominal ağrı, sırt ağrısı, enfeksiyon, soğuk algınlığı, vazodilatasyon, diyare, bulantı, artralji, miyalji, sersemlik hissi, hipertoni, uykusuzluk, nazal konjesyon, farenjit, rinit, sinüzit, solunum yolu enfeksiyonu, solunum sistemi rahatsızlığı, döküntü, anormal görüş (hafif ve geçici, özellikle görmede renklerin soluklaşması, bunun yanında ışığı algılamada artış ve bulanık görme), konjunktivit, üriner yol enfeksiyonu, prostat rahatsızlığıdır. Tavsiye edilen doz aralığından fazla dozlarda, yan etkiler benzer olmuş fakat genellikle daha sık olarak bildirilmiştir. Pazarlama sonrasında bildirilen yan etkiler: Hipersensitivite reaksiyonu, hipotansiyon, senkop, taşikardi, uzun süreli ereksiyon ve/veya priapizm, gözlerde ağrı, kanlanma /kızarma.
İlaç Etkileşimleri:
Sildenafil ****bolizması başlıca sitokrom P450 (CYP)'nin izoformları 3A4 (majör yol) ve 2C9 (minör yol) ile düzenlenmektedir. Bu sebeple bu izoenzimlerin inhibitörleri sildenafil klirensini azaltabilir. Nonspesifik bir CYP3A4 inhibitörü olan simetidin (800 mg), sildenafil (50 mg) ile birlikte uygulandığında plazma sildenafil konsantrasyonunda %56 oranında bir artışa sebep olmaktadır. Klinik çalışma verilerinde yapılan popülasyon farmakokinetik analizleri; ketokonazol, eritromisin, simetidin gibi CYP3A4 inhibitörleri ile beraber uygulanan sildenafilin klirensinde azalma olduğunu ortaya koymuştur. Bununla birlikte, bu hastalarda yan etki insidansında bir artma olmamasına rağmen CYP3A4 inhibitörleriyle birlikte kullanımda 25 mg’lık başlangıç dozu tavsiye edilir. Bir CYP3A4 inhibitörü olan, HIV proteaz inhibitörü sakuinavirin, kararlı durumda (1200 mg tid), 100 mg tek doz sildenafil ile birlikte uygulanması, sildenafil Cmaks’ında %140 ve sildenafil EAA’sında %210’luk bir artışa sebep olmuştur. Sildenafilin sakuinavir farmakokinetiği üzerine etkisi yoktur. Kuvvetli bir P450 inhibitörü olan, HIV proteaz inhibitörü ritonavirin kararlı durum seviyelerinde (500 mg bid), birlikte uygulanan tek doz sildenafilin (100 mg) Cmaks’ında 4 kat (%300) ve EAA’sında 11 kat (%1000) bir artış meydana gelmiştir. 24 saat sonra, sildenafilin tek başına uygulanmasıyla yaklaşık 5 ng/ml olan plazma seviyesine kıyasla, sildenafil plazma seviyeleri yaklaşık 200 ng/ml olmuştur. Bu durum ritonavirin P450 substratlarının büyük çoğunluğu üzerine olan belirgin etkileriyle uyumludur. Sildenafilin ritonavirin farmakokinetiği üzerine etkisi yoktur. Greyfurt suyu, sildenafilin plazma seviyesini az bir miktarda artırabilir. Yiyeceklerle beraber alındığında etkinliğin başlaması gecikebilir. Sildenafilin akut ve kronik uygulanan nitratların hipotansif etkisini potansiyalize ettiği gösterilmiştir. Bu sebeple nitratların veya nitrik oksid veren bileşiklerin sildenafil ile beraber kullanılması kontrendikedir.
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi