Hep gariban ailelerin, gariban başörtülü anaların çocuklarının şehit düşmesi dikkat çekti. TSK'da üst düzey komutanların çocuklarının genelde askerliklerini İstanbul gibi illerde, rahat bir şekilde yaptıkları yazıldı çizildi. Ve TSK'da kimi üst düzey komutanların para karşılığı zengin aile çocuklarına “kıyak askerlik” imkanı sunduğu iddiaları hep gündemde oldu.
HABERVAKTİM ÖZEL-
Habervaktim, bu iddiaların ispatı niteliğinde çok önemli bir delile ulaştı. Habervaktim'in ulaştığı skandal ses kaydında, bir albay ile bir işadamı pazarlık yapıyor.
Ne pazarlığı mı?
Şimdi sıkı durun:
İşadamının askerlik çağına gelmiş çocuklarının ne karşılığında, nerede, ne şekilde askerlik yapabileceğinin pazarlığı.
Türkiye'nin her yerinde şehit cenazelerinin defnedildiği şu günlerde bakın parası olan birilerinin çocukları nasıl askerlik yapıyor?
dailymotion.com adlı video paylaşım sitesine bu sorunun cevabını içeren bir ses kaydı yayınlanıyor.
Dailymotion'da yayınlanan bu ses kaydındaki kişilerin Albay M.D.E. ile Vahap adında bir işadamı olduğu iddia ediliyor.
Şivesinden Doğu kökenli olduğu anlaşılan Vahap adlı işadamı, Albay M.D.E. olduğu ileri sürülen kişiye “komutanım” diye hitap ediyor. Konuşmalardan, Albay M.D.E. olduğu iddia edilen kişinin para karşılığında, Vahap adlı işadamının oğlunun askerliğinin “güzel bir yere” çıkmasını sağladığı anlaşılıyor. Vahap adlı işadamı “Komutanım” diye seslendiği kişiden ayrıca, ikinci hanımından olan bir diğer oğlunun hiç askerlik yapmamasını sağlamasını istiyor.
İŞTE O TİKSİNDİREN DİYALOG
ALBAY: Öğrendin mi yerini
Vahap Abi: Muğla'ya vermişler komutanım
ALBAY: Marmaris ilçesinin Aksaz bölgesi var, gidebileceği en güzel yer
Vahap Abi: O da sizin sayenizdedir
ALBAY: Ne demek Vahap abi. İlkinde arkadaşlar dedi, geç kaldık,
Vahap Abi: Evet doğrudur
ALBAY: Erken olsun dediniz. Arkadaşlar dedi ki, komutanım merak etmeyin, sizi mahcup etmeyeceğiz, bir dönem beklesin. Mahcup olduk mu diyor.
Vahap Abi:Mahcup olmadılar, çok makbule geçti, çok sevindik biz onların hediyelerini vereceğiz. Onları memnun ederiz.
ALBAY: Aklınıza bir şey gelmesin, sağolsunlar, bir dediğimizi iki etmiyorlar. Ama diğerinde geç kaldık dedi.
Vahap Abi: Komutanım benim 6 tane çocuğum var. İki tanesini yaptılar. Mehmet büyüğü, 33 yaşında, Hüseyin de sayenizde kurtardı. Hasan da oraya (Marmara Aksaz'a) gitti. Bunun arkasından Aydın var. Bizim ticaretin bel kemiği.
ALBAY: Anladım.
İKİNCİ HANIMDAN BİR OĞLUM DAHA VAR, ONU HİÇ GÖNDERMESEK?
Vahap Abi: O da 88 doğumlu. Ben iki evli olduğum için Hasan bir anadan, Aydın bir anadan. Aydın için bakalım nasıl yapabiliriz. Onu hiç göndermeme ihtimalimiz var mı?
ALBAY: Tamam Vahap abi, başka bir emriniz var mı?
Vahap Abi: Yok ricam olur, o emaneti de takdim ederim size.
ALBAY: Bir hesap numarası vereyim
Vahap Abi: O da olur.
ALBAY: Yanlış anlamazsanız herhangi bir şey konuşmadım.. Arkadaşlarla rakam konuşmadım. Mahcup olmayacağınız bir şey olsun.
Vahap Abi: Tamam olsun. Çünkü geride de gelecekler var, sağolsunlar hepsine tamam diyorlar.
[color=Gray[U]]Yazıklar olsun şehitlerimizin kemikleri sızlıyor. Şehit ailelerinin haklarını helal etmemesi gereken bir olay. Demek ki bu devlette vatan için yapılan askerlik paraya döküldü. Demek ki şehit düşmemek için para ve komutan tanımak şart...[/U][/color]
"Günün Olayı"
Konu Sahibi / Yazar
GAMZE
Kategori / Forum
Güncel Olaylar
Yorumlar / Cevaplar
33
Okunma / Görüntüleme
69905
"Günün Olayı"
"Günün Olayı"
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler
Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.
Mürşit Zöhre Ana..
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler
Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.
Mürşit Zöhre Ana..
"Günün Olayı"
Halkın parası ile Ağa olurlar halkın parası ile çocuklarını ölmekten kurtarırlar alnına yazıldıktan sonra ölüm emri önüne durabilirmi acaba.
Okadar insan şehit oldu onlar çokmu saf idiler yoksa dur diyecek dayıları yokmu idi.
Ayağımızı uzatarak yatıyorsak mehmetciğin yüzü suyu hörmetine yatıyoruz PİR'im koruyucuları olsun sahip çıkanı olsun ALLAH cemi cümlenin yavrusuna hayırlı teskereler nasip etsin.
Okadar insan şehit oldu onlar çokmu saf idiler yoksa dur diyecek dayıları yokmu idi.
Ayağımızı uzatarak yatıyorsak mehmetciğin yüzü suyu hörmetine yatıyoruz PİR'im koruyucuları olsun sahip çıkanı olsun ALLAH cemi cümlenin yavrusuna hayırlı teskereler nasip etsin.
Bir ismim Bektaş bir ismim Ali
Bir ismim Mustafa Kemal'im teni
Bozatlı Hızırdır vallaha Piri
Bir ismim Muhammet Mekkede yeri.
ZÖHRE ANA
Bir ismim Mustafa Kemal'im teni
Bozatlı Hızırdır vallaha Piri
Bir ismim Muhammet Mekkede yeri.
ZÖHRE ANA
"Günün Olayı"
[B]Domatesi 5 liraya çıkaracak kabus[/B]
![[Resim: 34.jpg]](https://www.zohreanaforum.com/images/imported/2010/07/34.jpg)
Türkiye'de geçen yıl görülmeye başlayan domates güvesi, seralardaki üretimi olumsuz etkiliyor. Önlem alınmaması durumunda zararlının, domates üretimine ciddi darbe vuracağı dile getiriliyor.
Türkiye'de ilk defa Aralık 2009'da Antalya'nın Kaş ilçesinde görülen Tuta Absoluta (domates güvesi), domates üretimini tehdit ediyor. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, zararlının kısa zamanda ürünün tamamını yok edebildiğini belirtirken Baydar Tarım'dan Özgür Küçüksarı, önlem alınmazsa kışın domatesin kilogram fiyatının 5 liraya çıkacağını söyledi.
Bu yıl özellikle son birkaç haftadır görülen domates güveleri, her ne kadar Ukrayna ile ihracatta soruna yol açmış olsa da mayıs sonu ve haziran başında büyük kısmı biten hasadı çok fazla etkilemedi. Şu anda rakımı yüksek bölgelerde hasadı yapılmamış bazı tarlaları olumsuz etkilediği dile getirilse de kısa sürede tüm tarlayı yok edebilen güvelerle ilgili asıl kaygı ağustos ayında yapılacak yeni ekimler için yaşanıyor. Ağustosta dikilecek yeni fidelerin kasımda ürün vereceğini anlatan Küçüksarı, "Bazı üreticiler domates üretmekten vazgeçmeyi düşünüyor. Türkiye'de 1 yıldır bilinen bir zararlı olduğu için hiçbir ilaç çözüm sağlamıyor. Acilen önlem alınmazsa kışın domatesi ancak 5 lira ödeyip yiyebileceğiz" diye konuştu.
Ali Çandır ise zararlının Türkiye faunasına yerleştiğini ve özellikle giriş yaptığı Ege ve Akdeniz'deki açık alan ve örtü altı yetiştiriciliğinin yapıldığı domates alanlarında yayılım eğilimine geçtiğini kaydetti. Çandır, güvelerin kısa zamanda bazı domates alanlarında yüzde 60 hatta yüzde 100'lere varan zarar verdiğine dikkat çekti.
‘Çalışmalarımız sürüyor'
Antalya İl Tarım Müdürü Bedrullah Erçin, üreticilerin eğitimleriyle ilgili çalışmalarının sürdüğünü belirterek, Tarım Bakanlığı'nın da önümüzdeki dönem için tedbirler alacağını söyledi. Bu yıl ki hasat döneminin az zararlarla kapatıldığını ifade eden Erçin, "Eğitimlerin yanı sıra, seralara güve girişini engelleyecek yollar araştırıyoruz. Umarız önümüzdeki dönemde Bakanlığın da çalışmalarıyla bu soruna bir çözüm bulabiliriz" dedi.
![[Resim: 34.jpg]](https://www.zohreanaforum.com/images/imported/2010/07/34.jpg)
Türkiye'de geçen yıl görülmeye başlayan domates güvesi, seralardaki üretimi olumsuz etkiliyor. Önlem alınmaması durumunda zararlının, domates üretimine ciddi darbe vuracağı dile getiriliyor.
Türkiye'de ilk defa Aralık 2009'da Antalya'nın Kaş ilçesinde görülen Tuta Absoluta (domates güvesi), domates üretimini tehdit ediyor. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, zararlının kısa zamanda ürünün tamamını yok edebildiğini belirtirken Baydar Tarım'dan Özgür Küçüksarı, önlem alınmazsa kışın domatesin kilogram fiyatının 5 liraya çıkacağını söyledi.
Bu yıl özellikle son birkaç haftadır görülen domates güveleri, her ne kadar Ukrayna ile ihracatta soruna yol açmış olsa da mayıs sonu ve haziran başında büyük kısmı biten hasadı çok fazla etkilemedi. Şu anda rakımı yüksek bölgelerde hasadı yapılmamış bazı tarlaları olumsuz etkilediği dile getirilse de kısa sürede tüm tarlayı yok edebilen güvelerle ilgili asıl kaygı ağustos ayında yapılacak yeni ekimler için yaşanıyor. Ağustosta dikilecek yeni fidelerin kasımda ürün vereceğini anlatan Küçüksarı, "Bazı üreticiler domates üretmekten vazgeçmeyi düşünüyor. Türkiye'de 1 yıldır bilinen bir zararlı olduğu için hiçbir ilaç çözüm sağlamıyor. Acilen önlem alınmazsa kışın domatesi ancak 5 lira ödeyip yiyebileceğiz" diye konuştu.
Ali Çandır ise zararlının Türkiye faunasına yerleştiğini ve özellikle giriş yaptığı Ege ve Akdeniz'deki açık alan ve örtü altı yetiştiriciliğinin yapıldığı domates alanlarında yayılım eğilimine geçtiğini kaydetti. Çandır, güvelerin kısa zamanda bazı domates alanlarında yüzde 60 hatta yüzde 100'lere varan zarar verdiğine dikkat çekti.
‘Çalışmalarımız sürüyor'
Antalya İl Tarım Müdürü Bedrullah Erçin, üreticilerin eğitimleriyle ilgili çalışmalarının sürdüğünü belirterek, Tarım Bakanlığı'nın da önümüzdeki dönem için tedbirler alacağını söyledi. Bu yıl ki hasat döneminin az zararlarla kapatıldığını ifade eden Erçin, "Eğitimlerin yanı sıra, seralara güve girişini engelleyecek yollar araştırıyoruz. Umarız önümüzdeki dönemde Bakanlığın da çalışmalarıyla bu soruna bir çözüm bulabiliriz" dedi.
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler
Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.
Mürşit Zöhre Ana..
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler
Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.
Mürşit Zöhre Ana..
"Günün Olayı"
![[Resim: 35.jpg]](https://www.zohreanaforum.com/images/imported/2010/07/35.jpg)
Kılıçdaroğlu'nun askerli bilgilere ulaşılamıyor...
Kemal Kılıçdaroğlu'nun askerliğini nerede ve nasıl yaptığına dair bilgilere ulaşılamıyor...
Türkiye Gazetesi köşe yazarı Sefa Koyuncu herkesin merak ettiği bir konuyu köşesine taşıdı. Okur yorumlarından yola çıkarak yaptığı küçük araştırma sonuçlarına göre CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun askerliğine dair bir tek ipucuna dahi ulaşamadı ve haklı olarak sordu.
Kemal Kılıçdaroğlu asker kaçağı mı?
Koyuncu köşesinde sadece bilgi edinme hakkını kullanmak için bu soruyu sorduğunun altını çizerek Gandi kemal'in nerede ve nasıl askerliğini yaptığını merak ettiğini yazdı.
KILIÇDAROĞLU ASKER KAÇAĞI MI?
Haydaaa! Şimdi bu da nereden çıktı mı diyorsunuz? Arz edeyim: İnternette, Kılıçdaroğlu‘nun Çukurca‘daki sınır karakollarını ziyaretiyle ilgili vatandaş yorumlarına bakıyordum. Habervitrini.com‘da, Erdal‘ın, “Eğilse ne olur ki, adamda boy yok, çömelse hepten kaybolacak, askerlik yapan herkes siperin ne olduğunu bilir. Kılıçdaroğlu askerlik yapmamış herhalde...” yorumunu okuyunca beynimde bir şimşek çaktı. Sahi, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, askerliğini nerede ve ne olarak yapmıştı... Merak edip, onlarca, Kemal Kılıçdaroğlu biyografisi taradım; askerlik yapıp yapmadığına dair en ufak bir ipucu bulamadım. Lütfen bu konuda biri beni aydınlatsın... Kılıçdaroğlu askerlik yaptı mı, yapmadı mı? Yanlış anlaşılmasın...
“-Bilgi edinme hakkımı kullanmak istiyorum!..”
BİYOGRAFİ ETİK DEĞİL
En son, CHP internet sitesine baktım. Oradaki özgeçmişte de Kemal Kılıçdaroğlu‘nun askerlik durumuyla ilgili en küçük bir bilgi yok! Askerlik şubesine gidip gitmediği bile belli değil: Cumhuriyet Halk Partisi genelbaskan-ozgecmis.aspx Er miydi, yedek subay mı, bedelli mi yaptı, çürüğe mi çıktı, boyu mu tutmadı, kaçak mı; vatandaştan gizlenen ne?
“-Kılıçdaroğlu askerlik yapmadıysa -ki öyle görünüyor- neyi tartışıyoruz?”
“-Siperde çömelse ne yazar, dikilse ne!..”
Sefa Koyuncu-Türkiye Gazetesi
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler
Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.
Mürşit Zöhre Ana..
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler
Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.
Mürşit Zöhre Ana..
"Günün Olayı"
Şok rapor; İskenderun'daki baskında roketatar kullanan PKK'lı kışlanın tel örgüsünü kesip keşif yaptı, çıktı.. Sonra açtığı yoldan roketatarla geldi, sazlıklarda konuşlandı, vurdu.. Diğer PKK'lılar keleşle taradı.. Kkamera hepsini kaydetti.. Asker tek bir kurşun bile atmadı.. Baskın esnasında birliğin komutanı kayıplara karıştı, kimse nereye gittiğini bilmiyor..
Taraf, baskından altı ay önce askeri üsse saldırı yapılacağı bilgisinin yer aldığı istihbarat raporlarını yayımlayınca, kuşku ve sorular da beraberinde geldi.
Amanos Dağları'nda bir yıl önce öldürülen PKK'lıların üzerinden birliğin fotoğraf ve video görüntüleri bulunmuş, birliğe otoban tarafından saldırı yapılabileceği raporla tüm birliklere sunulmuştu. Aynı uyarı altı ay önce de ikinci bir raporla birliğe sunulmuştu.
Raporda, özellikle otoban tarafında bulunan bölgenin roketatar ve havan topuna karşı savunmasız olduğu belirtilip, istinat duvarı örülmesi öneriliyordu. Raporda ayrıca, nöbet tutan erlerin görüş alanını engelleyen ağaçlar yüzünden, kulübelerin yerlerinin değiştirilmesi de isteniyordu. Tüm bu uyarılara rağmen önlem alınmayınca altı asker göz göre göre şehit olmuştu.
Baskının ardından kamuoyunda ihmal tartışmaları yaşanırken, İçişleri Bakanlığı ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, iki farklı ekibi bölgeye inceleme yapmak üzere gönderdi. Ancak, baskının üzerinden 35 gün geçmesine rağmen, başta Genelkurmay Başkanlığı olmak üzere, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'ndan yapılan ön soruşturmayla ilgili kamuoyuna herhangi bir açıklama yapılmadı.
İşte yeni rapor
Taraf, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından baskın sonrası hazırlanan ön rapordaki bazı çarpıcı bilgilere ulaştı. Baskın sonrası İskenderun'da yaşananlar, yapılan toplantılarda konuşulan konular, olay yeri inceleme ekibinin yaptığı tesbit, kameraya kaydedilen saldırı görüntüsü gibi birçok yeni bilgi ve ihmalin yer aldığı rapordaki bilgiler çok tartışılacağa benziyor.
Ve 31 mayıs gecesi...
İskenderun Şehit Er Remzi İlboğa Kışlası'na yapılan saldırı 31 mayıs günü gece yarısı 00:10 sularında gerçekleşti. Yakın mesafeden nöbet değişim kamyonuna yapılan saldırı sonucu olay yerinde üç asker şehit oldu. Ardından da hastanelere gönderilen yaralılardan üç kişinin daha şehit olduğu bilgisi yetkililere ulaştırıldı.
Birliğin komutanı kayıp
Olaydan yarım saat sonra İskenderun Deniz Üs Komutanı Tuğamiral Turgay Erdağ, baskın yapılan birliğe geldi. Karargah Komutanı, Hava Savunma Komutanı, Hatay Valisi Celalettin Lekesiz, İskenderun Kaymakamı, Emniyet yetkileri, Garnizon Komutanı, MİT Daire Başkanı ve Beledeyi Başkanı da aynı saatlerde birliğe gelen isimler arasındaydı.
Devletin tüm birimlerinin yetkilileri, olaydan kısa bir süre sonra birliğe gelmesine karşın, baskının yapıldığı birliğin İkmal Komutanı Deniz Albay Hüseyin Yavaş ortalarda görünmüyordu. Nerede olduğu konusunda ise kimsenin bir bilgisi yoktu.
Vali Lekesiz, Tuğamiral Turgay Erdağ'la mini bir toplantı yaptı. Vali, generale “Buranın sorumlusu kim” diye sordu. Erdağ, sorumlunun Uçaksavar Komutanı Binbaşı Şahin Demir'in olduğunu söyledi. Vali Lekesiz, olayla ilgili aldığı ilk bilgilerin ardından sabah saatlerinde şehitler için yapılacak tören programının belirlenmesini istedi.
Baskın anı kamerada
Toplantının ardından Jandarma Olay Yeri İnceleme ekipleri baskının yapıldığı nöbet kulübelerinde ilk incelemelerini yapmaya başladı. İlk olarak nöbetçi bir uzman çavuşun ifadesi alındı. Uzman Çavuş, baskından önce kamerada bir görüntünün dikkatini çektiğini ama anlayamadığını söyleyip, tesbit edilen görüntüyü yetkililere gösterdi. Görüntüde, RPG roket atarı kullanan PKK'lının birliğin tel örgülerinden içeri girdiği, sazlığın arasına konuşlandığı ve roket attığı görülüyordu. Roketi atan bir PKK'lı, sazlıktan girdiği gibi çıkmış ve ardından da nöbet değişimi yapan erlerin çapraz ateşe tutulduğu görüntülere yansımıştı.
Görüntü savcının elinde
Olay yerinde bulunan bir isim de İskenderun Savcısı Ahmet Fatih Ağca'ydı. Ağca, olayı soruşturan isimlerden biriydi. Savcı Ağca, görüntülerin kaydedildiği harddiske el koydu. Birliğin güvenliğinden sorumlu Uçaksavar Komutanı Binbaşı Şahin Demir, Karargah Üs Komutanı ve diğer yetkililer de savcının harddiske el koyduğuna tanık oldu.
Taraf, baskından altı ay önce askeri üsse saldırı yapılacağı bilgisinin yer aldığı istihbarat raporlarını yayımlayınca, kuşku ve sorular da beraberinde geldi.
Amanos Dağları'nda bir yıl önce öldürülen PKK'lıların üzerinden birliğin fotoğraf ve video görüntüleri bulunmuş, birliğe otoban tarafından saldırı yapılabileceği raporla tüm birliklere sunulmuştu. Aynı uyarı altı ay önce de ikinci bir raporla birliğe sunulmuştu.
Raporda, özellikle otoban tarafında bulunan bölgenin roketatar ve havan topuna karşı savunmasız olduğu belirtilip, istinat duvarı örülmesi öneriliyordu. Raporda ayrıca, nöbet tutan erlerin görüş alanını engelleyen ağaçlar yüzünden, kulübelerin yerlerinin değiştirilmesi de isteniyordu. Tüm bu uyarılara rağmen önlem alınmayınca altı asker göz göre göre şehit olmuştu.
Baskının ardından kamuoyunda ihmal tartışmaları yaşanırken, İçişleri Bakanlığı ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, iki farklı ekibi bölgeye inceleme yapmak üzere gönderdi. Ancak, baskının üzerinden 35 gün geçmesine rağmen, başta Genelkurmay Başkanlığı olmak üzere, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'ndan yapılan ön soruşturmayla ilgili kamuoyuna herhangi bir açıklama yapılmadı.
İşte yeni rapor
Taraf, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından baskın sonrası hazırlanan ön rapordaki bazı çarpıcı bilgilere ulaştı. Baskın sonrası İskenderun'da yaşananlar, yapılan toplantılarda konuşulan konular, olay yeri inceleme ekibinin yaptığı tesbit, kameraya kaydedilen saldırı görüntüsü gibi birçok yeni bilgi ve ihmalin yer aldığı rapordaki bilgiler çok tartışılacağa benziyor.
Ve 31 mayıs gecesi...
İskenderun Şehit Er Remzi İlboğa Kışlası'na yapılan saldırı 31 mayıs günü gece yarısı 00:10 sularında gerçekleşti. Yakın mesafeden nöbet değişim kamyonuna yapılan saldırı sonucu olay yerinde üç asker şehit oldu. Ardından da hastanelere gönderilen yaralılardan üç kişinin daha şehit olduğu bilgisi yetkililere ulaştırıldı.
Birliğin komutanı kayıp
Olaydan yarım saat sonra İskenderun Deniz Üs Komutanı Tuğamiral Turgay Erdağ, baskın yapılan birliğe geldi. Karargah Komutanı, Hava Savunma Komutanı, Hatay Valisi Celalettin Lekesiz, İskenderun Kaymakamı, Emniyet yetkileri, Garnizon Komutanı, MİT Daire Başkanı ve Beledeyi Başkanı da aynı saatlerde birliğe gelen isimler arasındaydı.
Devletin tüm birimlerinin yetkilileri, olaydan kısa bir süre sonra birliğe gelmesine karşın, baskının yapıldığı birliğin İkmal Komutanı Deniz Albay Hüseyin Yavaş ortalarda görünmüyordu. Nerede olduğu konusunda ise kimsenin bir bilgisi yoktu.
Vali Lekesiz, Tuğamiral Turgay Erdağ'la mini bir toplantı yaptı. Vali, generale “Buranın sorumlusu kim” diye sordu. Erdağ, sorumlunun Uçaksavar Komutanı Binbaşı Şahin Demir'in olduğunu söyledi. Vali Lekesiz, olayla ilgili aldığı ilk bilgilerin ardından sabah saatlerinde şehitler için yapılacak tören programının belirlenmesini istedi.
Baskın anı kamerada
Toplantının ardından Jandarma Olay Yeri İnceleme ekipleri baskının yapıldığı nöbet kulübelerinde ilk incelemelerini yapmaya başladı. İlk olarak nöbetçi bir uzman çavuşun ifadesi alındı. Uzman Çavuş, baskından önce kamerada bir görüntünün dikkatini çektiğini ama anlayamadığını söyleyip, tesbit edilen görüntüyü yetkililere gösterdi. Görüntüde, RPG roket atarı kullanan PKK'lının birliğin tel örgülerinden içeri girdiği, sazlığın arasına konuşlandığı ve roket attığı görülüyordu. Roketi atan bir PKK'lı, sazlıktan girdiği gibi çıkmış ve ardından da nöbet değişimi yapan erlerin çapraz ateşe tutulduğu görüntülere yansımıştı.
Görüntü savcının elinde
Olay yerinde bulunan bir isim de İskenderun Savcısı Ahmet Fatih Ağca'ydı. Ağca, olayı soruşturan isimlerden biriydi. Savcı Ağca, görüntülerin kaydedildiği harddiske el koydu. Birliğin güvenliğinden sorumlu Uçaksavar Komutanı Binbaşı Şahin Demir, Karargah Üs Komutanı ve diğer yetkililer de savcının harddiske el koyduğuna tanık oldu.
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler
Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.
Mürşit Zöhre Ana..
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler
Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.
Mürşit Zöhre Ana..
"Günün Olayı"
Paylaşımların için çok teşekkür ederim Gamze can.
Alıntı yaptığın yazı ve makalelerin yazarı, kaynağı ve tarihi hakkında açıklamalar eklemen yararlı olacaktır.
Alıntı yaptığın yazı ve makalelerin yazarı, kaynağı ve tarihi hakkında açıklamalar eklemen yararlı olacaktır.
"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.
"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.
"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.
Söz bir, söyleyen bir.
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi