You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Posting Freak
"Günün Olayı"
[B]Turgut Özal öldü mü, öldürüldü mü? [/B]


[Resim: sH5VTETl.jpg]


Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın öldürülüp öldürülmediği konusu hala gizemini koruyor. Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in şüpheli ölümler konusundaki sözlerinden sonra Özal'ın koruma müdürü de konuştu.



Aradan 17 yıl geçmesine rağmen 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın öldürülüp öldürülmediği konusu hala gizemini koruyor. Bu konuyu Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in tekrar gündeme getirmesi devlet kademesindeki şüpheleri bir kez daha gündeme getirdi. Adalet Bakanı Ergin, Abant Platformu’nda 1990’lı yıllarda artan faili meçhul cinayetleri, Turgut Özal ve ardından Eşref Bitlis Paşa’nın şüpheli ölümünü hatırlatarak o dönemde oluşturulan kaotik yapıya dikkatleri çekti. Türm bu yaşananlardan sonra 1997 yılında 28 Şubat post modern darbesine gelindiğini vurguladı.

[B]ÖZAL'IN KORUMA MÜDÜRÜ ŞÜPHELERİNİ ANLATTI


Bakan Ergin’in açıklamalarından sonra NTV, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın ölümüyle ilgili önemli bir konuğu ağırladı. Özal’ın o dönemde koruma müdürlüğünü yapan Musa Öztürk, şüphelerini bir kez daha dile getirdi. Öztürk, Turgut Özal’ın Orta Asya Türkleri ile Anadolu’daki Türkler arasında bir köprü kurmak istediğini ve bundan rahatsız olan çevreler tarafından gerekenin yapılmış olabileceğine vurgu yaptı. Bu konuda kendisinin şikâyette bulunduğunu, söylediklerinin bir dergi tarafından da kapak konusu yapıldığını kaydeden Musa Özrtürk, ABD’de FBI ve CIA’in şüpheli ölümler konusunda araştırmalar yaptığını, ölüm sebepleri belli olmayan kişilerin saç teli veya kıl örneği ile neden öldüğünün tespit edilebildiğini anlattı.



ÖZAL'IN SAÇ TELİ HACETTEPE MORGUNDA ALINDI AMA...


Özal, öldü mü, öldürüldü mü bunu tam olarak bilemiyorum.’ diyen eski koruma müdürü Öztürk, "Ben o tarihten beri her sorulduğunu bu şekilde cevap verdim. Turgut Özal'ın saçı Hacettepe morgunda kesildi. Hanımefendi bu konuda neden şikayetçi olmadı bilemem. Ben adresi verdim. Saç telinin nerede olduğunu da söyledim. 17 yıldır bu konuda bunu söylüyorum. Hala bu konunun neden çözülüp çözülmediğini devlet erkanına sormak lazım.” diye konuştu
[/B]
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler

Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.

Mürşit Zöhre Ana..
Senior Member
"Günün Olayı"
muhtemelen olduruldu desek daha gerçekci olur adam zaten birçok tehdit ve suikastlara
ugramis, tabiki yapacagi ortadogu projeleri ,bazi emperyalist guçlerin aleyhine oldugu kanagatindeyim,konu için sagol .
SAYGILARIMLA
Posting Freak
"Günün Olayı"
Muhtemelen $u an ya$iyorsa Afrikada Domuz sifatinda ya$iyor.Devletin mali deniz,hıh yiyen Domuz.
YESILDIR GÖKYÜZÜNDE GÖRDÜGÜN GÜNES
SICAKLIGI SENI,HAKIKATI BENI YAKAR...


"ZAMANA ZAMAN EVLIYASI"
Bir sıfatı Allah olan
Bir sıfatı Ali inan
Bir donu var Şahımerdan
Duyanlara Helal Olsun
Posting Freak
"Günün Olayı"
Fethullah Gülen şeyh mi oldu Mustafam?


Fethullah Gülen şeyh mi oldu Mustafam?

PKK'nın son saldırılarının vebalini tastamam "Kürt açılımına" kesmeye çalışanların zihniyet dünyasını anlayan beri gelsin!

Kürt ulusalcılarına sorarsın: Açılım neden suçlu?

Azcık oldu, derler, tastamam olmadı ki!..

Azcık oldu Türkiye'yi kana buladınız; hiç "açılım" olmadığında bu kadar huzursuz değildiniz!

Mesela, 28 Şubat sürecinde bütün "açılımların" çanına ot tıkanırken, gayet uysal ve uyumluydunuz!

Dahası, rol çalmamaya özen gösterir gibiydiniz!

Bir de, Öcalan, "Kürt açılımını devlet yapsın, AKP devletten rol çalmasın..." demeye getirmişti, ne iş?!

Yahu nasıl bir rol paylaşımıdır bu?

Türk ulusalcılarına sorarsın: Neden açılım suçlu?

"Açılımın ne olduğu belli değil..." diyerek başlarlar.

İyi de, "açılım belli değil" diye nerdeyse dağa çıkıyordunuz, belli olsaydı kim bilir ne yapardınız?

Madem belli değil, neden belli olmayan bir şeye bu kadar karşı çıkıyorsunuz?

Benim bildiğim, meçhule saygı prensibi vardır.

Oysa siz bilmediğinize saygı duymak şöyle dursun, hep küfrettiniz!

Kürt ulusalcılarına sorarsın: Neden açılım suçlu?

Açılım hiç olmadı ki, derler!

İnsaf diye bir şey yok mu?

"Kart kurt"tan "TRT Şeş"e gelinmedi mi?

Dahası, "Kürt sorunu" her düzeyde tartışmaya başlanmadı mı?

Sırf bu yüzden, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Polis Akademisi'nde düzenlenen Kürt açılımı konulu "çalıştay" hakkında soruşturma başlatmadı mı?

Yanlış anlaşılmasın:

Ak Parti'nin "açılım" konusunda acemilikleri de var, hataları da!

Habur'dan giriş yapanların sonradan tutuklanması, KCK operasyonları, o korkunç kelepçe görüntüleri, taş atan çocukların mahkumiyeti tam bir fecaat!..

"Yargı bağımsız" falan demek yetmez. Yargıtay'ın hakimlere verdiği malum ceza konusunda olduğu kadar olsun sesini yükseltmeli; yargının açılıma darbe vurduğunu söylemeliydi.

Gelgelelim...

Ak Parti'nin demokratikleşme hususundaki adımlarını yok saymak da insafa sığmaz!

Peki...

Başbakan "Anaların gözyaşı dinmesi için her bedeli ödemeye hazırım..." derken, "Kürt ulusalcıları" ne yaptı?

Bu bedeli ödetmeye çalışan "Türk ulusalcılarına" katkı sunmadılar mı?

Bu çıkarsama doğru değilse...

Anayasa Mahkemesi'nin parti kapatma kararı öncesinde Reşadiye saldırısına neden adamakıllı isyan etmediniz?

"Anayasa değişiklik paketi"nden parti kapatmayı zorlaştıran maddenin düşmesine neden yardımcı oldunuz?

Türk ulusalcılarına sorarsın: Neden açılım suçlu?

Türkiye'nin bütün Yılmaz Özdilleri, bütün Bekir Coşkunları, bütün Mustafa Mutluları, bütün Emin Çölaşanları "Açılım paketinde ne var ne yok bilmiyoruz ki!.." derler.

Halbuki...

Ahmet Türk'ün burnuna inen yumruğu savunacak kadar "nefret suçu" işleyen zihniyetin gözüne "açılım paketini" soksan ne fayda!

Bir yazımda, "eşeğin kulağına su kaçırmak" deyimini kullandığım için, "fanatik eşeksever" bir okur, "eşekleri tahkir ve tezyif" suçu işlediğim gerekçesiyle Basın Konseyi'ne başvurmuştu.

Sırf bu nedenle fakire uyarı ve kınama "cezası" veren Basın Konseyi ve onun değerli başkanı Oktay Ekşi, Ahmet Türk hakkındaki "nefret suçu" şikayetini "yersiz" buldu.

Zihniyet bu işte!

Hepsi bir yana da, madem açılım paketinin ne olduğunu bilmiyordunuz, neden sabah akşam itibarsızlaştırmak için çırpınıyordunuz?

İnsan bilmediği şeye bu kadar karşı çıkar, bu kadar küfreder mi?

Benim de sorduğum soruya bak!

Bu kafa tarih boyunca hep böyle yapmadı mı?

"İrtica geliyor" diye yeri göğü inlettikleri dönemde, "Bu yıl Hac mevsimi Kurban Bayramı'na rastlıyordu..." demediler mi?

Şimdiye değin neyi bilerek, fehmederek karşı çıktılar ki?

Vatan'dan Mustafa Mutlu, geçenlerde "Tarikat toplantısında bakanın ne işi var" başlıklı bir yazı dercetti.

Abant Platformu'nu tarikat falan zannediyor fukara!

Mustafamın kavlince, bu durumda Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi de "şeyh" olmuş oluyor!

İnsan karşı çıktığı şeyin bu kadar cahili olur mu yahu?

Yoksa cahili olduğun için mi bu kadar karşı çıkıyorsun?
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler

Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.

Mürşit Zöhre Ana..
Posting Freak
"Günün Olayı"
Kılıçdaroğlu'ndan başörtüsü SÜRPRİZİ

Deniz Zeyrek'in röportajı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kürt sorununu da üniversitelilerin türban sorununu da CHP iktidarının çözeceğini savundu. Kılıçdaroğlu, “Başörtülüler üniversiteye gidebilecekler mi?” sorusuna, “Herkesin okumasına olanak sağlayacağız. Bu konuda kimsenin endişesi olmasın. Biz bu sorunu çözeceğiz” yanıtını verdi. “Gediktepe’de mesele çömelme değil, ülkenin Başbakan’ın gözlerine yansıyan korku ve güvensizlik” diyen Kılıçdaroğlu, Avrupa’daki sosyal demokrat partiler gibi ‘yeni sol’ bir çizgi izleyeceği mesajını verdi


Behzat’ın soruları

15 Haziran’da kaybettiğimiz Radikal Ankara Gece Sorumlusu Behzat Miser, Sivas olaylarının yıldönümü olan 2 Temmuz’da yayımlanmak üzere Kılıçdaroğlu ile görüşmek istiyordu. Behzat’ın hazırladığı soruları dayanıtlayan Kılıçdaroğlu, Radikal’in diğer sorularına şu karşılıkları verdi:

Gediktepe’ye ne zaman gideceksiniz?

Daha belli değil, görüşmeler devam ediyor.

[color=Red]Giderseniz size de askerlerin çömelme, kask ve çelik yelek giyme ricası olabilir...


Kask, çelik yelek giymeyi normal karşılamak lazım. O fotoğrafta sayın Başbakan’ın gözlerine bakacaksınız, oradaki korkuyu endişeyi göreceksiniz. O fotoğrafın temel özelliği odur. Sayın Başbakan’ın eğilmesi ya da siperde yatması değil. Siz kendi toprağınızdasınız, kendi ülkenizdesiniz ve güven içinde değilsiniz, korkuyorsunuz, sorun burada zaten.

“Kemal Kılıçdaroğlu da çömeldi” eleştirilerini göze aldınız mı.

Bakalım, önce bir gidecek miyiz, gitmeyecek miyiz o bile kesinleşmedi. Belki askerler ‘hayır müsait değil’ diyebilir.

[color=Red]Başbakan ile görüşürseniz, “Açılımda şunlar da olmalı” diyecek misiniz?

Sayın Başbakan gelecek, önce açılımdan neyi kastettiğini anlatacak. Bugün gazetelerde var; ‘açılımın yüzde 80’i tamamlandı’ diyor. Kalan yüzde 20 ne acaba? O bilgiler Başbakan tarafından verilirse, arkadaşlarımızla oturup bakarız, bunlarla terör olayı sonlanır mı sonlanmaz mı? O zaman önerilerimizi açıklarız.

[color=Red]Konuşmalarınıza ‘slogan siyaseti’ eleştirileri geldi. Kürt sorunuyla ilgili söyleminizin içini doldurabilecek misiniz?

Bizim 89 raporumuz var. Bugün de arkasındayız, her satırını savunuyoruz. Sorunu, aklı ve mantığı öne koyarak toplumsal destek sağlayarak çözmeye hazırız. Biz çözeceğiz. AKP’nin çözeceğini sanmıyorum.

[color=Red]İktidar olursanız başörtülü kızların üniversiteye gidebilmesi için bir şey yapacak mısınız?

O konuda söyledim. O sorunu biz çözeriz ve çözmeye de kararlıyız.

[color=Red]Nasıl çözeceksiniz?

Onu bize bıraksınlar. Terörü de çözeceğiz, türban sorununu da çözeceğiz.

[color=Red]Türbanlı kızlar üniversiteye gidebilecekler mi?

Toplumsal desteği sağlayacağız. Herkesin okumasına olanak sağlayacağız. Kmsenin endişesi olmasın. Biz bu sorunu çözeceğiz.

[color=Red]Anayasa Mahkemesi’nin Anayasa değişikliğiyle ilgili iptal başvurusunu görüşeceği 5 Temmuz’dan sonrası için bir öngörünüz var mı?

Kuşkusuz, şöyle ya da böyle çıkarsa tartışılacak. Ama bu tartışmalar o çevrelerin dışına çıkarsa iktidar-muhalefet tartışmasına dönerse kısırlaşır.
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler

Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.

Mürşit Zöhre Ana..
Administrator
"Günün Olayı"
Kılıçdaroğlu için zor bir karar.
Posting Freak
"Günün Olayı"
Başörtüsünden para alan insan zor açar kafasını Örtülüler hiçte rahatsız değiller sanki kafaları kapalı doğmuşlar.
[COLOR=#800080]
Bir ismim Bektaş bir ismim Ali
Bir ismim Mustafa Kemal'im teni
Bozatlı Hızırdır vallaha Piri
Bir ismim Muhammet Mekkede yeri.

ZÖHRE ANA

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.