sevgili canlar bu konu eskiden acilmis ama yine gundeme gelmis.
nacizhane bende fikrimi beyan etmek istiyorum. cocukken buyuklerim dedelerin kerametlerini cok anlatir ve cok saygi duyarlardi ve inanirlardi .evlerde cok iyi agirlanirdi.eski dedelerde kendi dedelerinden ocaklarindan duyduklari kerametleri anlatirlardi. alevilik hakkinda tek bildiklerimiz buydu.gercek dedelere saygim vardir.
ZOHREANA yi tanidiktan sonra ibadetimizi yolumuzu ve gercekleri ogrenmeye basladik daha once hic duymadiklarimiz bilgiler ogreniyoruz.daha once ailemizden dedelerimizden duyduklarimizla okuduklarimiz hep celisiyordu.simdi pirimizden ogrendigimiz yolumuzun guzelliklerini ve gerceklerini ogrendikce bana gore eskiden ogrendiklerimizin anlami kalmiyor cunku hep celiski oluyordu ve kendimizi ifade edemiyorduk. durum boyle oluncada artik su anki dedelerin hicbir hukmu kalmiyor...
ve gecen hafta cem evine gittim uzun zaman aradan sonra bir dede ile konustum anlatigi seyler; cami hocalarinin anlattiklarina yakin seylerdi.artik cem evlerinde kadinlarin basi kapaniyor ramazanda lokma verilmiyor. ramazanda kadir gecesinin( sozde ) yuceligine deginiliyor. falan filan vs..HZ ALI nin yuceliginden bile bahsedilmiyor sok oldum daha once dedelerden duymadigim seyler duydum sli astari olmayan alevilikle alakasi olmayan seyler
..
bence bana gore dedelik kurumu veya alevi onderi gibi kimselerin olmasina gerek yok su zamanda cunku anlattiklari ortada.... insanlarin PIR ZOHREANA nin etrafinda birlik olmalari gerekiyor. yol adina nasil bir karar verilmesi gerekiyorsa buna pirimiz karar vermeli ...bize deryalari aktaran.. kerametler gosteren.. guzellikler yasatan.. sevgiyi saygiyi ibadeti yolun yuceligini anlatan bir gunesin etrafindami olmali yoksa yarini karanlik olanlarin pesindenmi gitmeli insanlarin biraz dusunmesi gerekiyor..
yolumuz cikar manfaat kibir ve ego ugruna asimile edilmeyecek kadar yuce ve degerlidir.
Günümüz Aleviliğinde Dedeler
Konu Sahibi / Yazar
Dogan
Kategori / Forum
Tartışmalar
Yorumlar / Cevaplar
79
Okunma / Görüntüleme
50408
Günümüz Aleviliğinde Dedeler
Günümüz Aleviliğinde Dedeler
DEDELER VE SİYASET:
Günümüz dedelerinin(!) hocalarının Alevi gençliğine verdiği zararlar saymakla bitmez.
Her şeyden önce konjektürel talepten kaynaklanan bir dede(!) enflasyonu yaşanmaktadır. Her birinin yaşı ilerlemiş en az 50- 60 yaşlarında büyüklerimiz. ben gençliğimde bu kadar dedeye rastlamadığıma göre bunlar birden nasıl ortaya çıktı. Lise ve üniversite çağımda İzmir gibi bir yerde ailemin 'dede' dediği bir, en çok iki kişi vardı. Ruhları şad olsun.
Zöhre Ana Türkiye'ye ses verdikten sonra bu makam birden hatırlandı, tercih edilir oldu. Daha önce neredeydiniz? İzmir'de bulunan cem evlerinin herbirinde bir çok (dede) hoca hizmet vermektedir. İçinden bazıları halkın kurban, lokma, cenaze işleriyle sınırlı olarak, hiç bir iddia gütmeden hizmet verirken bazıları dede, seyyid veya pir sıfatıyla görüntü vermekte, cem yürütmektedir.
Dernek yönetimi altında hizmet eden bu dedeler(!) içinde muhitinde eski solcu, siyasetçi, inançsız insanlar olduğu gibi, siyaset için çalışan dernek yöneticilerinin emri ve etkisi altında Aleviliği sol siyasetin, sosyalist hareketin bir parçası olarak görmek ve yönlendirmek istiyorlar.
Bazı bölücülük yapan TV kanallarının etkisiyle Aleviliğin de Cumhuriyet karşıtı muhalefetin öncüsü olmasını istiyorlar.
Aleviliğin dışındaki tüm inanç sistemlerinin kökeni siyasettir. Gerçeği, eri, piri, evliyayı katlederek oluşmuştur. Daima devlete ve iktidara talip olmuştur.
Ben bu siyaseti güdenlere kısaca Şeriatçı diyorum.
Yolumuzun katline ferman veren siyasetin yöntemini kopyalamak doğru mudur?
Devlete, rejime, demokrasiye, laik cumhuriyete, Atatürk'e karşı ve siyasete bulaşmış- iktidara talip bir Alevilik yaşar mı, büyür mü?
Atatürk'ü yüce bir pir, evliya bilen Alevi, onun kurduğu Cumhuriyete, onun savunduğu ulus devlete ve milli birliğe karşı olabilir mi?
Günümüz dernekçileri ve hocaları için önemli bir test de Atatürk'e yaklaşımıdır.
Zöhre Ana öğretisinde; pirimiz Atatürk: Hacı Bektaş Veli'nin bir yaşamıdır. Hz. Ali'nin yeryüzündeki sıfatıdır. Onun emek verdiği, kurduğu her şey bize mirastır, emanettir.
Atatürkçülük Alevi olmanın bir gereğidir.
"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.
"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.
"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.
Söz bir, söyleyen bir.
Son Düzenleme: 10/01/2013, 18:18, Düzenleyen: Dogan.
Günümüz Aleviliğinde Dedeler
K A D E R İ M yazdı:[B]Yol dedelerin piri, Şahi Merdan Pirim ZÖHRE ANAM dır [/B].
[B]yuhhh.
birini sevebilirsiniz..saygı duyabilirsiniz ama yol aşkına hak aşkına bu ne biçim bir söylem..pir dedin yetmedi birde şahı merdan mı yaptın zöhre hanımı..kendisinin bu yakıştırmalardan haberi var mı bilmiyorum ama sanmıyorum..çünkü kabul edilecek bişey değil.[/B]
Günümüz Aleviliğinde Dedeler
newe dersim yazdı:[B]yuhhh.
birini sevebilirsiniz..saygı duyabilirsiniz ama yol aşkına hak aşkına bu ne biçim bir söylem..pir dedin yetmedi birde şahı merdan mı yaptın zöhre hanımı..kendisinin bu yakıştırmalardan haberi var mı bilmiyorum ama sanmıyorum..çünkü kabul edilecek bişey değil.[/B]
Ben Aliyim Ali Benim...(Pir Sultan Abdal)
Ne diyosun?
[size=7]"Benim Testim Kerbela Suyudur..."[/size]
[size=7]Zöhre Ana[/size]
Günümüz Aleviliğinde Dedeler
newe dersim yazdı:[B]yuhhh.
birini sevebilirsiniz..saygı duyabilirsiniz ama yol aşkına hak aşkına bu ne biçim bir söylem..pir dedin yetmedi birde şahı merdan mı yaptın zöhre hanımı..kendisinin bu yakıştırmalardan haberi var mı bilmiyorum ama sanmıyorum..çünkü kabul edilecek bişey değil.[/B]
Bir Evliyanın ışığında aydınlanmayıp, yol bilgisinden yoksun olan veya yanlış bilgilere sahip insanların bizim söylemlerimize şaşırması normaldir...
Çünkü bizler gerçek Hak ışığında aydınlandığımız için direkt Pir'in Haktan bildirdiği bize aktardığı bilgilerle yolumuzu yürümeye çabalıyoruz...
Şahımerdan meselesine gelince her Evliya Şahımerdan Hz. Ali'nin binbir sıfatından biri olarak gelip giderler...
O yüzden her Evliyanın nefesi sesi ve ilmi ışığı Hz. Ali'nin kendisi olduğundan Hz. Ali'nin her sıfatı Evliyalar için de kullanılabilir. Sonuçta Evliyaya gösterilen saygı direkt Hz. Ali'ye yapılmış sayılır...
Yani Aleviliği bilen herkesin Hz. Ali ile Evliyaların birbirinden ayrı tutulamayacağını, her Evliyanın Hz. Ali'nin binbir sıfatından biri olduğunu da bilmesi gerekir. Yoksa o Alevilik yanlızca sözde bir Alevilik olur...
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a
(PİR ZÖHRE ANA)
Günümüz Aleviliğinde Dedeler
Mahir B. yazdı:Ben Aliyim Ali Benim...(Pir Sultan Abdal)
Ne diyosun?
hakk diyorum..
adgan yazdı:Bir Evliyanın ışığında aydınlanmayıp, yol bilgisinden yoksun olan veya yanlış bilgilere sahip insanların bizim söylemlerimize şaşırması normaldir...
Çünkü bizler gerçek Hak ışığında aydınlandığımız için direkt Pir'in Haktan bildirdiği bize aktardığı bilgilerle yolumuzu yürümeye çabalıyoruz...
Şahımerdan meselesine gelince her Evliya Şahımerdan Hz. Ali'nin binbir sıfatından biri olarak gelip giderler...
O yüzden her Evliyanın nefesi sesi ve ilmi ışığı Hz. Ali'nin kendisi olduğundan Hz. Ali'nin her sıfatı Evliyalar için de kullanılabilir. Sonuçta Evliyaya gösterilen saygı direkt Hz. Ali'ye yapılmış sayılır...
Yani Aleviliği bilen herkesin Hz. Ali ile Evliyaların birbirinden ayrı tutulamayacağın ı, her Evliyanın Hz. Ali'nin binbir sıfatından biri olduğunu da bilmesi gerekir. Yoksa o Alevilik yanlızca sözde bir Alevilik olur...
eyvallah sevgili can..
evliya ışığından nasipli olmak ayrıcalıktır bir gün dilerim haktan nasip ola..
zöhre hanımın bahsettiğiniz gibi bir evliya olmadığına inandığım için ona atfedilen söylemleri garipsiyorum..bunun için aforez edilmem sanırım hakk değil..sonuçta sizden farklı düşünebilirim..sizin benden farklı düşündüğünüz gibi..
bizde doğu anadolu alevilerinde her can bir rehbere bir pire bir mürşide bağlıdır..el ele el hakka..kendi yöremde keramet gösteren dedelerin bile kendisinden 20 yaş küçük pirine eyvallah edip elini öptüğünü bilirim..çünkü yolun hakkı budur..yol cümleden ulu ise gereği budur..
benim algımı zorluyan şey zöhre hanımın ne yaptığı..yani sanıyorum her biriniz farklı ocakların taliblerisiniz..sizi kendi rehber pir ve mürşitlerinizden uzaklaştırıp onlardan koparıp bu bağlılığa getiren şeyi merak ediyorum..
yuhhhhhhhhhhhh ile biten mesajlarımında özünde bu var..anlamıyorum..
aşkı niyaz..
Günümüz Aleviliğinde Dedeler
newe dersim yazdı:hakk diyorum..
eyvallah sevgili can..
evliya ışığından nasipli olmak ayrıcalıktır bir gün dilerim haktan nasip ola..
zöhre hanımın bahsettiğiniz gibi bir evliya olmadığına inandığım için ona atfedilen söylemleri garipsiyorum..bunun için aforez edilmem sanırım hakk değil..sonuçta sizden farklı düşünebilirim..sizin benden farklı düşündüğünüz gibi..
bizde doğu anadolu alevilerinde her can bir rehbere bir pire bir mürşide bağlıdır..el ele el hakka..kendi yöremde keramet gösteren dedelerin bile kendisinden 20 yaş küçük pirine eyvallah edip elini öptüğünü bilirim..çünkü yolun hakkı budur..yol cümleden ulu ise gereği budur..
benim algımı zorluyan şey zöhre hanımın ne yaptığı..yani sanıyorum her biriniz farklı ocakların taliblerisiniz..sizi kendi rehber pir ve mürşitlerinizden uzaklaştırıp onlardan koparıp bu bağlılığa getiren şeyi merak ediyorum..
yuhhhhhhhhhhhh ile biten mesajlarımında özünde bu var..anlamıyorum..
aşkı niyaz..
Bütün ocaklara ve o ocakların gerçek sahiplerine saygımız vardır...
Ancak gerçek yaşayan canlı bir Pir varken ben kendi ocağımdan başkasını tanımam gibi bir inatlaşma yanlış olur...
Pir Zöhre Ana o bahsettiğin ocakların gerçek sahiplerinin bugün ki canlanmış halidir. Pir Zöhre Ana bütün geçmiş ocak sahipleri ile batında dilleşip bunu zahire aktaran gerçek mürşit kapısının bugün ki tek canlı sahibidir...
Nasıl ki Hacı Bektaş Veli ocağına gönül vermiş bir insanın ben Yunus Emreyi tanımam. Yanlızca Hacı Bektaş Veli'yi tanırım demesi ne kadar yanlış olursa bugün ki insanların da ben bağlı olduğum ocağı tanırım başka Pir tanımam demesi de o kadar yanlış olur...
Bütün Pirler bütün insanlığa gelmiştir.Her dönemde gelen Pirin ışığında yürünmeye çalışılır. Bir Pir gider diğeri gelir bu sefer de o gelen Pir'in ışığında yürünmeye çalışılır. Bütün Pirler Hz. Ali'nin binbir sıftından birirdir. Birbirlerinden ayrı görülmezler. O yüzden de yanlızca bir Pir'e takılıp kalınmamalıdır. Her insan hangi ocaktan olursa olsun kendi dönemine gelmiş canlı Evliyaya bağlanması gerekmektedir...
Bizi Zöhre Ana'ya bağlayan şey, bizleri ilmi, ışığı, ibadetleri, insanlığı, ve yaşattığı güzellikleri ile kendinin Hakkın bir Evliyası oduğuna inandırmasıdır...
Hakla dilleşip batını zahire aktarması, Engin ilmi irfanı ve bilgisi, geçmişi ve geleceği görüp bilmesi, her türlü tıpta çaresi olmayan hastalıkları iyileştirmesi, Hiç çocuğu olmayacak diye doktor raporu olan insanlara bir elma lokmasından ismi ve cinsiyeti ile çocuk vermesi, insanlara yol gösterip kötülüklerden koruması, Alevilik yolunun gereklerini ve ibadetlerini öğretmesi, kimsesiz, öksüz ve yoksul çocuk ve yaşlılara bunları barındıran yuva ve derneklere yardımda bulunması, Ehlibeytin gerçeklerini, ibadetlerini aşkını ve ışığını yansıtıp bizlerin gönüllerine Ehlibeyt Oniki İmam aşkını yerleştirmesi ve de bunların karşılığında maddi bir karşılık beklemyip karşılığında bizden yanlızca yolumuza bağlı olmamızı ve insanlığa yakışır şekilde yaşamamızı istemesidir...
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a
(PİR ZÖHRE ANA)
Son Düzenleme: 10/01/2013, 23:38, Düzenleyen: adgan.
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi