[B]En pahalı poster [/B]
Şakacı´nın sevecenliğini okudunuz ama bazen de çok acımasız olabiliyor. Korku filmlerinin unutulmaz oyuncusu Boris Karloff öldüğünde cebinde beş parası yoktu, filmlerinin kısa bir zaman sonra klasik olarak kabul edileceğini herhalde hiç düşünmemişti. Ama Kozmik Şakacı´nın oyunu daha da beterdi; ömrünce birkaç yüz doları birarada göremeyen Karloff´un iki ünlü filminin afişleri bugün yüzbinlerce dolar ediyor. 1 Mart 1997´de New York´da Sotheby´de Karloff´un "The Mummy/Mumya" filminin posteri 535.000 $´a, "Frankenstein" filminin afişi ise 1993´de 198.000 $´a satıldı. Bu listenin üçüncü sırasında, "King Kong"un ilk versiyonunun birarada üç afişi yer alıyor; afişler 1994´de tam 100.000 $´a satıldı.
Garip olaylar, inanılmaz hikayeler
Konu Sahibi / Yazar
idil
Kategori / Forum
Agora (Meydan Yeri)
Yorumlar / Cevaplar
26
Okunma / Görüntüleme
23257
Garip olaylar, inanılmaz hikayeler
Garip olaylar, inanılmaz hikayeler
[B]Kör sürücüler [/B]
Kör oldukları belirlenen 40 kişinin, Sicilya´nın Palermo kentinde araba sürdükleri belirlendi. Sicilya´da yasaların çok sıkı olmaması bunun önemli bir nedeni, buna karşın kent yetkilileri Haziran ayında, üç kez ehliyet kontrolu yaptılar; şikayetlerde 40 körün emekli insanlar oldukları ve kentin en kalabalık caddelerinde araba kullandıkları söyleniyordu. Yapılan tüm araştırmalara ve takibata rağmen savcılık kimseyi yakalayamadı. Palermo Savcılığı´na hala kimliği belirsiz şikayetler gelmeye devam ediyor ve hala işin aslı anlaşılamadı.
Kör oldukları belirlenen 40 kişinin, Sicilya´nın Palermo kentinde araba sürdükleri belirlendi. Sicilya´da yasaların çok sıkı olmaması bunun önemli bir nedeni, buna karşın kent yetkilileri Haziran ayında, üç kez ehliyet kontrolu yaptılar; şikayetlerde 40 körün emekli insanlar oldukları ve kentin en kalabalık caddelerinde araba kullandıkları söyleniyordu. Yapılan tüm araştırmalara ve takibata rağmen savcılık kimseyi yakalayamadı. Palermo Savcılığı´na hala kimliği belirsiz şikayetler gelmeye devam ediyor ve hala işin aslı anlaşılamadı.
Garip olaylar, inanılmaz hikayeler
]Son kez evindeydi
Russell Hunter, St. Louis´deki bir gece kulübünde şarkı söylüyor, aynı zamanda da CBS Televizyonu´nda müzik aranjörü ve birçok müzikalin bestecisi. Hunter, 25 Ağustos 1996´da Denver´de 67 yaşında öldü, iki gün sonra 29 Ağustos´da Washington Post´da onunla ilgili alışılmadık bir haber çıktı. Hunter´ın evinde garip olaylar oluyordu; evde Hunter´ın hayaleti dolaşıyordu, evin yanına gidip pencereden bakanlar besteciyi görmüşlerdi, üstelik evden bestecinin en tanınmış eserlerinden olan Little Boy Blue´dan şarkılar çalıyordu, bir ara da 1979´da bestelediği "The Changeling" adlı film müziği de duyuldu. Tanıklar on kişiden fazlaydılar, gördüklerini gazetecilere anlattılar. Sonra..? Sonra birşey olmadı, herşey o gece yaşandı ve bitti...
Russell Hunter, St. Louis´deki bir gece kulübünde şarkı söylüyor, aynı zamanda da CBS Televizyonu´nda müzik aranjörü ve birçok müzikalin bestecisi. Hunter, 25 Ağustos 1996´da Denver´de 67 yaşında öldü, iki gün sonra 29 Ağustos´da Washington Post´da onunla ilgili alışılmadık bir haber çıktı. Hunter´ın evinde garip olaylar oluyordu; evde Hunter´ın hayaleti dolaşıyordu, evin yanına gidip pencereden bakanlar besteciyi görmüşlerdi, üstelik evden bestecinin en tanınmış eserlerinden olan Little Boy Blue´dan şarkılar çalıyordu, bir ara da 1979´da bestelediği "The Changeling" adlı film müziği de duyuldu. Tanıklar on kişiden fazlaydılar, gördüklerini gazetecilere anlattılar. Sonra..? Sonra birşey olmadı, herşey o gece yaşandı ve bitti...
Garip olaylar, inanılmaz hikayeler
[B]Express salyangoz[/B]
Londra Hayvanat Bahçesi yetkilileri dünyadaki son Polinezya Ağaç Salyangozunun, kendi hayvanat bahçelerinde olduğundan emindiler. Bu nedenle salyangoza azami dikkati gösteriyorlar, sürekli gözlüyorlar ve davranışları hakkında bilgi toplamaya çalışıyorlardı. Salyangozdan sorumlu olan Paul Pearce-Kelly, bir sabah kalktığında salyangozu bulamadı, içinden çıkılması mümkün olmayan cam kutunun içinden çıkmış ve kaybolmuştu. Salyangoz o akşam, bahçenin içinde olan ama cam kutuya 1 km. uzaklıkta bulunan simgesel çevrecilikle ilgili bir mezar taşının üzerinde ölü olarak bulundu; taşta "Doğumu 1.5 milyon yıl önce/Ölümü Ocak 1996" yazıyordu. Salyangozun birkaç saat içersinde, nasıl olup ta o kadar yolu aşabildiği ve taşı bulup orada nasıl öldüğü hala anlaşılmış değil.
Londra Hayvanat Bahçesi yetkilileri dünyadaki son Polinezya Ağaç Salyangozunun, kendi hayvanat bahçelerinde olduğundan emindiler. Bu nedenle salyangoza azami dikkati gösteriyorlar, sürekli gözlüyorlar ve davranışları hakkında bilgi toplamaya çalışıyorlardı. Salyangozdan sorumlu olan Paul Pearce-Kelly, bir sabah kalktığında salyangozu bulamadı, içinden çıkılması mümkün olmayan cam kutunun içinden çıkmış ve kaybolmuştu. Salyangoz o akşam, bahçenin içinde olan ama cam kutuya 1 km. uzaklıkta bulunan simgesel çevrecilikle ilgili bir mezar taşının üzerinde ölü olarak bulundu; taşta "Doğumu 1.5 milyon yıl önce/Ölümü Ocak 1996" yazıyordu. Salyangozun birkaç saat içersinde, nasıl olup ta o kadar yolu aşabildiği ve taşı bulup orada nasıl öldüğü hala anlaşılmış değil.
Garip olaylar, inanılmaz hikayeler
[B]Doğum lekesi[/B]
John M. Lean´ın büyükannesi hastaydı, karısı ise doğum yapmak üzereydi. Büyükannenin sağ dirseğinin hemen üzerinde bir gümüş dolar büyüklüğünde özel bir leke vardı ve ortasında kartala benzer bir iz görülebiliyordu, ölümünden bir iki gün önce, aileye dert yanarak, yeterince mutlu olamadığını ve edemediğini, yeni bir fırsat için tekrar doğmak istediğini söylüyordu, Reenkarnasyona inancı tamdı ve bunu her fırsatta vurguluyordu. Hamile olan ve doğum arifesinde bulunan Bayan Lean ise, yaşlı kadına üzülmemesini söylüyor ve doğacak bebeğe onun adını vereceğine söz veriyordu. Bir hafta sonra büyükanne öldü ve iki gün sonra da Bayan Lean bir kız çocuğu doğurdu, bebeği gören aile dehşet içindeydi, çünkü büyükannenin dirseğinin üzerinde lekenin tıpatıp aynısı bebekte de vardı ve aynı yerdeydi. Doktor bir açıklama getiremedi ve doğum lekesi diyerek geçiştirdi; Büyükanne yeniden doğmuştu ve bu kez Lean ailesinin en küçük üyesi olarak yaşama devam edecekti.
John M. Lean´ın büyükannesi hastaydı, karısı ise doğum yapmak üzereydi. Büyükannenin sağ dirseğinin hemen üzerinde bir gümüş dolar büyüklüğünde özel bir leke vardı ve ortasında kartala benzer bir iz görülebiliyordu, ölümünden bir iki gün önce, aileye dert yanarak, yeterince mutlu olamadığını ve edemediğini, yeni bir fırsat için tekrar doğmak istediğini söylüyordu, Reenkarnasyona inancı tamdı ve bunu her fırsatta vurguluyordu. Hamile olan ve doğum arifesinde bulunan Bayan Lean ise, yaşlı kadına üzülmemesini söylüyor ve doğacak bebeğe onun adını vereceğine söz veriyordu. Bir hafta sonra büyükanne öldü ve iki gün sonra da Bayan Lean bir kız çocuğu doğurdu, bebeği gören aile dehşet içindeydi, çünkü büyükannenin dirseğinin üzerinde lekenin tıpatıp aynısı bebekte de vardı ve aynı yerdeydi. Doktor bir açıklama getiremedi ve doğum lekesi diyerek geçiştirdi; Büyükanne yeniden doğmuştu ve bu kez Lean ailesinin en küçük üyesi olarak yaşama devam edecekti.
Garip olaylar, inanılmaz hikayeler
]Noel pudingi
Noel pudingi sürprizlere neden olabilir;
Marie Hefferman 13 yaşındaydı ve ailece Avustralya´ya göç ettiklerinde ilk Noel kutlamalarını yaptılar. 1959 yılı yılbaşısında küçük Marie, annesinin yaptığı pudingi yedi, pudingin içinde üç tane gümüş üç penilik madeni şans parası bulunuyordu. Marie, paraların birisini yuttu ve farketmedi. Altı hafta sonra sesini kaybetti ve larenjit teşhisi kondu. 12 yıl sonra Marie hala konuşamıyordu, bir gün şiddetli bir öksürük krizine tutuldu ve boğazından siyah bir yumru fırladı, para içindeydi. Marie´nin boğazının içinde bir yere sıkışmış ve röntgen ışınları tarafından görülmemişti. Marie ancak uzun bir terapi döneminden sonra konuşabildi.
Noel pudingi sürprizlere neden olabilir;
Marie Hefferman 13 yaşındaydı ve ailece Avustralya´ya göç ettiklerinde ilk Noel kutlamalarını yaptılar. 1959 yılı yılbaşısında küçük Marie, annesinin yaptığı pudingi yedi, pudingin içinde üç tane gümüş üç penilik madeni şans parası bulunuyordu. Marie, paraların birisini yuttu ve farketmedi. Altı hafta sonra sesini kaybetti ve larenjit teşhisi kondu. 12 yıl sonra Marie hala konuşamıyordu, bir gün şiddetli bir öksürük krizine tutuldu ve boğazından siyah bir yumru fırladı, para içindeydi. Marie´nin boğazının içinde bir yere sıkışmış ve röntgen ışınları tarafından görülmemişti. Marie ancak uzun bir terapi döneminden sonra konuşabildi.
Garip olaylar, inanılmaz hikayeler
]Çay saati
Çinli bilim adamları 2700 yıllık bir çay ağacı keşfettiler, ağaç bilinen dünyada bu türün en eski örneği. Uzunluğu 26 m. gövdesinin çapı ise 1.2 m. Ağaç, Burma sınırında, yüksek dağlardaki ormanlarda bulundu.
Çinli bilim adamları 2700 yıllık bir çay ağacı keşfettiler, ağaç bilinen dünyada bu türün en eski örneği. Uzunluğu 26 m. gövdesinin çapı ise 1.2 m. Ağaç, Burma sınırında, yüksek dağlardaki ormanlarda bulundu.
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi
![[Resim: 181tx4.gif]](http://img300.imageshack.us/img300/7210/181tx4.gif)