]Petrol 38 dolar sınırına geriledi [/color]
Ham petrol fiyatları, 38 dolar sınırına geriledi.
AA
Asya borsalarında, ABD ham petrolünün Nisan ayı varil teslim fiyatı 32 sentlik düşüşle 38 dolar 12 sente geriledi. Petrol fiyatlarının düşmesinde, küresel ekonominin hemen toparlanamayacağı yönündeki kaygılar etkili oldu.
Ekonomi Gündemi...
Konu Sahibi / Yazar
Kongo Madagasgar
Kategori / Forum
Ekonomi
Yorumlar / Cevaplar
584
Okunma / Görüntüleme
156128
Anket Borsa sizce ne olur...
Bu ankette oy kullanma yetkiniz yok.
22.000
4 (33.33%)
26.000
1 (8.33%)
19.000
3 (25.00%)
15.000
2 (16.67%)
30.000
1 (8.33%)
21.500
1 (8.33%)
* Siz bu anket için oy kullanmışsınız.
Toplam:: 12 (100%)
Ekonomi Gündemi...
Ekonomi Gündemi...
Eğer Türkiye zorda olsaydı...
Uluslararası Para Fonu (IMF) ile Türkiye arasındaki müzakerelerin, anlaşmazlık olan 3 konuyla ilgili olarak devam edeceğini belirten Develet Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’nin diğer pek çok ülke gibi ’önüne ne gelirse imzalayacak’ konumda bulunmadığını vurguladı.
Şimşek, Türkiye çok şükür güçlü temellere sahip olduğu için IMF ile müzakere yeteneğine sahip dedi. Birçok reform yapılıyor. Yapılması gerekenler de tasarlanıyor, yapılacak diyen Mehmet Şimşek, şu değerlendirmeyi yaptı:
Türkiye hakikaten zorda olsaydı, Macaristan gibi Sırbistan gibi Ukrayna gibi Pakistan gibi ve bunun benzeri birçok ülke gibi IMF ile müzakere şansı olmazdı. Önlerine ne gelirse imzalarlardı ve anlaşma o şekilde olurdu. Nitekim birçok ülke eylülden sonra zora düştüğü için hemen anlaşmalar imzaladı.
Uluslararası Para Fonu (IMF) ile Türkiye arasındaki müzakerelerin, anlaşmazlık olan 3 konuyla ilgili olarak devam edeceğini belirten Develet Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’nin diğer pek çok ülke gibi ’önüne ne gelirse imzalayacak’ konumda bulunmadığını vurguladı.
Şimşek, Türkiye çok şükür güçlü temellere sahip olduğu için IMF ile müzakere yeteneğine sahip dedi. Birçok reform yapılıyor. Yapılması gerekenler de tasarlanıyor, yapılacak diyen Mehmet Şimşek, şu değerlendirmeyi yaptı:
Türkiye hakikaten zorda olsaydı, Macaristan gibi Sırbistan gibi Ukrayna gibi Pakistan gibi ve bunun benzeri birçok ülke gibi IMF ile müzakere şansı olmazdı. Önlerine ne gelirse imzalarlardı ve anlaşma o şekilde olurdu. Nitekim birçok ülke eylülden sonra zora düştüğü için hemen anlaşmalar imzaladı.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
]Doğalgaza mart ayında indirim yok [/color]
Doğalgaza mart ayında indirim yok. Beklentilere rağmen yapılan hesaplamalar doğrultusunda doğalgaz fiyatlarının sabit tutulması kararlaştırıldı.
Yetkililer döviz kurunda büyük bir sıçrama olmaması durumunda nisan ayında fiyat indiriminin gündeme gelebileceğini belirtti. Yapılan hesaplamalarda bürokratları en çok zorlayan unsur son haftalardır artış eğilimine giren döviz kuru oldu.
Döviz kuru, petrol fiyatları ve enflasyon rakamlarının içinde yer aldığı formülle yapılan hesaplama, fiyatların mart ayında sabit tutulması gerektiğini ortaya koydu.
Ancak yetkililer nisan ayında fiyatlarda indirime gidileceğine kesin gözüyle bakıyor. Son olarak ocak ayında doğalgaz fiyatlarında sanayide yüzde 18, konutlarda yüzde 17 indirim yapılmıştı.
Doğalgaza mart ayında indirim yok. Beklentilere rağmen yapılan hesaplamalar doğrultusunda doğalgaz fiyatlarının sabit tutulması kararlaştırıldı.
Yetkililer döviz kurunda büyük bir sıçrama olmaması durumunda nisan ayında fiyat indiriminin gündeme gelebileceğini belirtti. Yapılan hesaplamalarda bürokratları en çok zorlayan unsur son haftalardır artış eğilimine giren döviz kuru oldu.
Döviz kuru, petrol fiyatları ve enflasyon rakamlarının içinde yer aldığı formülle yapılan hesaplama, fiyatların mart ayında sabit tutulması gerektiğini ortaya koydu.
Ancak yetkililer nisan ayında fiyatlarda indirime gidileceğine kesin gözüyle bakıyor. Son olarak ocak ayında doğalgaz fiyatlarında sanayide yüzde 18, konutlarda yüzde 17 indirim yapılmıştı.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
]Avrupa`dan Türkiye`ye dev kredi [/color]
Küresel ekonomik krizin Doğu Avrupa'da yarattığı "ağır hasar" sonunda Avrupa Birliği'ni (AB) harekete geçirdi.
24,5 milyar euro büyüklüğündeki destek paketinden Türkiye de yararlanacak. Türkiye'ye 2.2 milyar euro kaynak aktarılacak.
Küresel ekonomik kriz Doğu Avrupa ülkelerini sarsınca AB harekete geçmek zorunda kaldı.
Başta İtalya, Avusturya ve Almanya olmak üzere birçok Batı Avrupalı bankanın Doğu Avrupa'daki yatırımları nedeniyle iflas riski yaşaması 24.5 milyar euro'luk bir paket oluşturulmasına neden oldu.
Dünya Bankası, Avrupa Yatırım Bankası ile Avrupa Kalkınma ve İmar Bankası'nın oluşturduğu fon, iki yıl boyunca Doğu Avrupa'ya destek verecek.
Destekten bankalar, KOBİ'ler ve zora düşen büyük firmalar yararlanacak. Hazırlanan destek paketinden Türkiye de 2.2 milyar euro'luk destek alacak.
Küresel ekonomik krizin Doğu Avrupa'da yarattığı "ağır hasar" sonunda Avrupa Birliği'ni (AB) harekete geçirdi.
24,5 milyar euro büyüklüğündeki destek paketinden Türkiye de yararlanacak. Türkiye'ye 2.2 milyar euro kaynak aktarılacak.
Küresel ekonomik kriz Doğu Avrupa ülkelerini sarsınca AB harekete geçmek zorunda kaldı.
Başta İtalya, Avusturya ve Almanya olmak üzere birçok Batı Avrupalı bankanın Doğu Avrupa'daki yatırımları nedeniyle iflas riski yaşaması 24.5 milyar euro'luk bir paket oluşturulmasına neden oldu.
Dünya Bankası, Avrupa Yatırım Bankası ile Avrupa Kalkınma ve İmar Bankası'nın oluşturduğu fon, iki yıl boyunca Doğu Avrupa'ya destek verecek.
Destekten bankalar, KOBİ'ler ve zora düşen büyük firmalar yararlanacak. Hazırlanan destek paketinden Türkiye de 2.2 milyar euro'luk destek alacak.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
Petrolde rekor düşüş
Dünya ekonomisindeki daralmanın petrol talebini olumsuz etkileyeceğine yönelik beklentiler fiyatlara sert bir darbe vurdu.
Petrol fiyatları, bir gün içerisinde tam yüzde 10 düşerek 40 dolar sınırına geriledi.
ABD ham petrolünün varil fiyatı 40.15 dolara kadar indi.
Petrol henüz temmuz ayında 147 dolara ulaşarak rekor kırmıştı. Aradan geçen 7 ayda petrodeki düşüş de yüzde 73'e ulaştı.
Uzmanlar, dünya ekonomisinde yaşanan küçülmenin petrol talebini de düşürdüğüne işaret ederken, bu daralmanın ve talep düşüşünün devam edeceğine yönelik beklentilerin fiyatları aşağı çektiğini belirtiyor.
Dünya ekonomisindeki daralmanın petrol talebini olumsuz etkileyeceğine yönelik beklentiler fiyatlara sert bir darbe vurdu.
Petrol fiyatları, bir gün içerisinde tam yüzde 10 düşerek 40 dolar sınırına geriledi.
ABD ham petrolünün varil fiyatı 40.15 dolara kadar indi.
Petrol henüz temmuz ayında 147 dolara ulaşarak rekor kırmıştı. Aradan geçen 7 ayda petrodeki düşüş de yüzde 73'e ulaştı.
Uzmanlar, dünya ekonomisinde yaşanan küçülmenin petrol talebini de düşürdüğüne işaret ederken, bu daralmanın ve talep düşüşünün devam edeceğine yönelik beklentilerin fiyatları aşağı çektiğini belirtiyor.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
]Piyasaları `batıyoruz` korkusu sardı [/color]
Geçen haftadan bu yana başını kaldıramayan dünya borsalarını bu kez de küresel resesyonun derinleştiği endişeleri sardı. Borsalar ayrıca zordaki ABD'li ve uluslararası finans kuruluşlarının kurtarılma maliyetlerinin hızla artmasından da endişeli.
AIG'nin 60 milyar dolarlık 4. çeyrek zararı açıklaması ve ardından ABD hükümetinden 30 milyar dolarlık ek yardım istemesi, Avrupa'nın en büyük bankası HSBC'nin yaklaşık 18 milyar dolarlık sermaye artırımına gidecek olması ve 2008'de vergi öncesi kârının yüzde 18 düşerek 19.9 milyar dolara gerilemesi piyasalarda krizin dibinin görünmekten uzak olduğu izlenimini yarattı.
Reuters'a konuşan analistlere göre, cuma günü ABD'nin en büyük bankalarından Citigroup'taki devlek hissesinin yüzde 36'ya çıkarılmasıyla başlayan ve dün AIG'ye hükümet yardımıyla devam eden süreç sırada başka finans kurumları da var korkularını artırdı. Doğu Avrupa ekonomilerinin iflasın eşiğinde olduğu tartışmaları da yaşanan endişeleri körükledi.
Endeksler diplerde
MSCI dünya endeksi yüzde 1,9 gerileyerek 183.57 puanla 2003 Nisan'ından bu yanaki en düşük seviyesine indi. Endeks şubat ayını yüzde 10'un üzerinde kayıpla kapatmıştı. Dün Asya borsalarında yaşanan kan kayıpları Avrupa ve ABD borsalarındaki kayıpların da habercisi oldu. Tokyo Borsası, günü düşüşle tamamladı. Nikkei Endeksi, yüzde 3,8 değer kaybetti.
Mitsubishi UFJ Financial Group ve diğer banka hisseleri, ABD'deki bankaların duurmu konusundaki endişelerden etkilendi ve düşüşe öncülük etti. Geçen hafta cuma günü ABD ekonomisinin yüzde 6,2 ile 1982'den bu yana en büyük daralmasını yaşadığının açıklanması da Asya ekonomileri için bir başka darbe oldu.
Tokyo'daki Jujiya Securities'in yöneticilerinden Masayoshi Okamoto, Reuters'a yaptığı açıklamada, ABD ekonomisi kötüleştikçe Japonya ve diğer Asya ekonomilerinin aldığı darbe katlanarak büyüyecek çünkü üreticiler kötü etkilenecek yorumunu yaptı. Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 3,9, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 4,2 geriledi. Avustralya, Tayvan ve Singapur'da da borsalar yüzde 3 ve üzerinde değer kaybetti. Japonya'nın dahil olmadığı MSCI Asya-Pasifik endeksi dün bir ara 24 Kasım'dan bu yanaki en düşük seviyesini gördü.
Dün AIG'ye yeni yardım yapılmasının ardından dolar, çok sayıda para birimi karşısında değer kazanırken altın yüzde 1 yükselerek 950 dolar civarını gördü. ABD Hazine tahvilleri güvenli liman olmayı sürdürürken petrol fiyatlarında yaklaşık yüzde 3 gerileme yaşandı. Ham petrolün varili 43 dolar civarında işlem gördü.
Geçen haftadan bu yana başını kaldıramayan dünya borsalarını bu kez de küresel resesyonun derinleştiği endişeleri sardı. Borsalar ayrıca zordaki ABD'li ve uluslararası finans kuruluşlarının kurtarılma maliyetlerinin hızla artmasından da endişeli.
AIG'nin 60 milyar dolarlık 4. çeyrek zararı açıklaması ve ardından ABD hükümetinden 30 milyar dolarlık ek yardım istemesi, Avrupa'nın en büyük bankası HSBC'nin yaklaşık 18 milyar dolarlık sermaye artırımına gidecek olması ve 2008'de vergi öncesi kârının yüzde 18 düşerek 19.9 milyar dolara gerilemesi piyasalarda krizin dibinin görünmekten uzak olduğu izlenimini yarattı.
Reuters'a konuşan analistlere göre, cuma günü ABD'nin en büyük bankalarından Citigroup'taki devlek hissesinin yüzde 36'ya çıkarılmasıyla başlayan ve dün AIG'ye hükümet yardımıyla devam eden süreç sırada başka finans kurumları da var korkularını artırdı. Doğu Avrupa ekonomilerinin iflasın eşiğinde olduğu tartışmaları da yaşanan endişeleri körükledi.
Endeksler diplerde
MSCI dünya endeksi yüzde 1,9 gerileyerek 183.57 puanla 2003 Nisan'ından bu yanaki en düşük seviyesine indi. Endeks şubat ayını yüzde 10'un üzerinde kayıpla kapatmıştı. Dün Asya borsalarında yaşanan kan kayıpları Avrupa ve ABD borsalarındaki kayıpların da habercisi oldu. Tokyo Borsası, günü düşüşle tamamladı. Nikkei Endeksi, yüzde 3,8 değer kaybetti.
Mitsubishi UFJ Financial Group ve diğer banka hisseleri, ABD'deki bankaların duurmu konusundaki endişelerden etkilendi ve düşüşe öncülük etti. Geçen hafta cuma günü ABD ekonomisinin yüzde 6,2 ile 1982'den bu yana en büyük daralmasını yaşadığının açıklanması da Asya ekonomileri için bir başka darbe oldu.
Tokyo'daki Jujiya Securities'in yöneticilerinden Masayoshi Okamoto, Reuters'a yaptığı açıklamada, ABD ekonomisi kötüleştikçe Japonya ve diğer Asya ekonomilerinin aldığı darbe katlanarak büyüyecek çünkü üreticiler kötü etkilenecek yorumunu yaptı. Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 3,9, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 4,2 geriledi. Avustralya, Tayvan ve Singapur'da da borsalar yüzde 3 ve üzerinde değer kaybetti. Japonya'nın dahil olmadığı MSCI Asya-Pasifik endeksi dün bir ara 24 Kasım'dan bu yanaki en düşük seviyesini gördü.
Dün AIG'ye yeni yardım yapılmasının ardından dolar, çok sayıda para birimi karşısında değer kazanırken altın yüzde 1 yükselerek 950 dolar civarını gördü. ABD Hazine tahvilleri güvenli liman olmayı sürdürürken petrol fiyatlarında yaklaşık yüzde 3 gerileme yaşandı. Ham petrolün varili 43 dolar civarında işlem gördü.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
]Citi yere serildi HSCB hafif yaralı [/color]
Bir dönem hayat sigortasından yatırım danışmanlığına, kurumsal bankacılıktan perakende bankacılığa kadar bir çok alanda birden hizmet vererek finans sektörüne süpermarket anlayışını getiren ve serbest piyasanın marka isimlerinden olan Citigroup'un yüzde 40'ı artık devletin.
Sıla ÖZÇELİK / REFERANS GAZETESİ
Citigroup gibi bir devin en büyük ortağının devlet olmasının yarattığı psikoloji bankacılık sektörünün neyi doğru neyi yanlış yaptığı yönünde bir tartışmayı da beraberinde getirdi. 30 Eylül 2008 tarihinde biten mali yılda 20.3 milyar dolar zarar yazan Citigroup'un piyasa değeri hırsı sayesinde 2 yıl önce 270 milyar dolara kadar fırlamıştı. Şimdi ise bankanın değeri 8.2 milyar doları ancak buluyor.
ABD'nin en büyük bankası bu durumdayken daha muhafazakâr büyüdüğü iddia edilen İngiliz bankacılık devi HSBC'nin 2008 yılı kârı yüzde 22 düşerek 19 milyar dolara geriledi. ABD'nin en büyük bankacılık devi çareyi devletleşmede görürken, Avrupa'nın lider bankası İngiliz HSBC krizi bir kaç sıyrıkla atlatmayı başarabildi.
Uzmanlara göre bu durum zararlı varlıklara yatırım yapmayı tercih edip etmemekle alakalı. Yani Citigroup bilançosunun sol tarafını mortgage kredilerine dayalı zararlı varlıklarla doldurduğu için özsermayesinde erime görürken, HSBC bu varlıklara uzak durmayı tercih etti, ABD mortgage sektörüne yatırım yapmak yerine gelişmekte olan piyasalara odaklandı.
HSBC krizi yeni hissetti
Ancak kârının 4'te 3'ünü gelişmekte olan piyasalardan elde eden HSBC, 2009'la beraber gelişmekte olan piyasalarda da başlayan sıkıntılar ile aslında krizi daha yeni yeni hissetmeye başladı. Kriz karşısında ne devletten yardım alan ne de sermaye artırımına giden HSBC, dün 18 milyar dolarlık hisse senedi ihracına çıkacağını açıkladı.
Bu, İngiltere'de şu ana kadar gidilen en büyük sermaye artırımı. HSBC sermaye artırımı ile sermaye rasyosunu daha da güçlendirmiş olacak. HSBC'nin Tier 1 tipi sermaye rasyosu eylül sonunda yüzde 8,9 ile Avrupa ortalamasının üstündeydi. Bu sermaye ihracının ardından ise oranın yüzde 10'lara kadar çıkacağı öngörülüyor.
Devletleştirmeler kapıda
Referans'a konuyu değerlendiren Burhan Karaçam Değer Kazandırma A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Karaçam'a göre ise Citigroup'la HSBC'nin durumu birbirinden farklı. Citigroup'da ve diğer ABD bankalarında olan, bilançonun solunda bulunan aktif varlıkların değer kaybetmesi ile ilgili.
Buradaki değer kayıpları doğrudan özkaynaktan düşüyor diyen Karaçam, HSBC'nin krizde sadece kârında düşüş yaşamasını bu tip zararlı ürünlere diğerleri kadar yatırım yapmayı tercih etmemesine bağlıyor. Avrupalı bankalar arasında HSBC'nin sadece kâr düşüşü yaşaması bu bankanın diğer rakiplerine göre konut kredileri ve şirket sermayelerine dayalı yatırım araçlarına daha az yatırım yapmayı tercih etmesiyle alakalı diyen Karaçam, Citigroup için devletleştirmenin zorunluluk olduğunu, önümüzdeki dönemde ABD'de banka devletleştirmelerinin de hız kazanacağını söyledi. 31 Mart'a kadar bilançoların hazırlanacağını ve nisan ayında resmin tamamının görüleceğini vurgulayan Karaçam'a göre bundan sonra devletleştirmeler artabilir.
Bir dönem hayat sigortasından yatırım danışmanlığına, kurumsal bankacılıktan perakende bankacılığa kadar bir çok alanda birden hizmet vererek finans sektörüne süpermarket anlayışını getiren ve serbest piyasanın marka isimlerinden olan Citigroup'un yüzde 40'ı artık devletin.
Sıla ÖZÇELİK / REFERANS GAZETESİ
Citigroup gibi bir devin en büyük ortağının devlet olmasının yarattığı psikoloji bankacılık sektörünün neyi doğru neyi yanlış yaptığı yönünde bir tartışmayı da beraberinde getirdi. 30 Eylül 2008 tarihinde biten mali yılda 20.3 milyar dolar zarar yazan Citigroup'un piyasa değeri hırsı sayesinde 2 yıl önce 270 milyar dolara kadar fırlamıştı. Şimdi ise bankanın değeri 8.2 milyar doları ancak buluyor.
ABD'nin en büyük bankası bu durumdayken daha muhafazakâr büyüdüğü iddia edilen İngiliz bankacılık devi HSBC'nin 2008 yılı kârı yüzde 22 düşerek 19 milyar dolara geriledi. ABD'nin en büyük bankacılık devi çareyi devletleşmede görürken, Avrupa'nın lider bankası İngiliz HSBC krizi bir kaç sıyrıkla atlatmayı başarabildi.
Uzmanlara göre bu durum zararlı varlıklara yatırım yapmayı tercih edip etmemekle alakalı. Yani Citigroup bilançosunun sol tarafını mortgage kredilerine dayalı zararlı varlıklarla doldurduğu için özsermayesinde erime görürken, HSBC bu varlıklara uzak durmayı tercih etti, ABD mortgage sektörüne yatırım yapmak yerine gelişmekte olan piyasalara odaklandı.
HSBC krizi yeni hissetti
Ancak kârının 4'te 3'ünü gelişmekte olan piyasalardan elde eden HSBC, 2009'la beraber gelişmekte olan piyasalarda da başlayan sıkıntılar ile aslında krizi daha yeni yeni hissetmeye başladı. Kriz karşısında ne devletten yardım alan ne de sermaye artırımına giden HSBC, dün 18 milyar dolarlık hisse senedi ihracına çıkacağını açıkladı.
Bu, İngiltere'de şu ana kadar gidilen en büyük sermaye artırımı. HSBC sermaye artırımı ile sermaye rasyosunu daha da güçlendirmiş olacak. HSBC'nin Tier 1 tipi sermaye rasyosu eylül sonunda yüzde 8,9 ile Avrupa ortalamasının üstündeydi. Bu sermaye ihracının ardından ise oranın yüzde 10'lara kadar çıkacağı öngörülüyor.
Devletleştirmeler kapıda
Referans'a konuyu değerlendiren Burhan Karaçam Değer Kazandırma A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Karaçam'a göre ise Citigroup'la HSBC'nin durumu birbirinden farklı. Citigroup'da ve diğer ABD bankalarında olan, bilançonun solunda bulunan aktif varlıkların değer kaybetmesi ile ilgili.
Buradaki değer kayıpları doğrudan özkaynaktan düşüyor diyen Karaçam, HSBC'nin krizde sadece kârında düşüş yaşamasını bu tip zararlı ürünlere diğerleri kadar yatırım yapmayı tercih etmemesine bağlıyor. Avrupalı bankalar arasında HSBC'nin sadece kâr düşüşü yaşaması bu bankanın diğer rakiplerine göre konut kredileri ve şirket sermayelerine dayalı yatırım araçlarına daha az yatırım yapmayı tercih etmesiyle alakalı diyen Karaçam, Citigroup için devletleştirmenin zorunluluk olduğunu, önümüzdeki dönemde ABD'de banka devletleştirmelerinin de hız kazanacağını söyledi. 31 Mart'a kadar bilançoların hazırlanacağını ve nisan ayında resmin tamamının görüleceğini vurgulayan Karaçam'a göre bundan sonra devletleştirmeler artabilir.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi