]Elektrik tüketimi dibe vurdu [/color]
Sanayici ve vatandaş kriz nedeniyle elektrik tüketiminde kemersıktı. Elektrik tüketimi yılın ilk ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10 azaldı. Şubat ayının ilk yarısında tüketimde görülen düşüş de yüzde 10.4 oldu
SONGÜL SELVİ / RADİKAL
Ateşi her geçen gün daha da yükselen küresel kriz elektrik tüketimindeki düşüşü 2009 yılının ilk aylarında rekor seviyeye ulaştırdı. Sanayi kesiminde üreticilerin üretimi azaltması ve buna bağlı olarak elektrik şalterlerini indirmesi elektrik tüketiminin 2009’da ilk ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10 azalmasına neden oldu. Enerji Bakanlığı bu sene içinde elektrik tüketiminde düşüş değil yüzde 10 oranında bir artış bekliyordu.
Şubat rakamları da kötü
Ekonomide büyüme, bütçe açığı, işsizlik rakamlarının ardından elektrik tüketimi de küresel krizin Türkiye’yi teğet geçmediğini bir kez daha gösterdi. Elektrik tüketimi 2001 krizinden bu yana en düşük düzeye geriledi.
Türkiye Elektrik İletim A.Ş.’nin (TEİAŞ) verilerine göre, 2008 yılı Ocak ayında 17.9 milyar kilovat saat elektrik tüketimi gerçekleştirilirken, 2009 yılının aynı aylarında bu rakam yüzde 10 azalarak 16.7 milyar kilovatsaat oldu. Şubat ayının ilk 15 günlük döneminde de benzer bir tablo yaşandı. 2008 yılı Şubat ayının ilk 15 günlük döneminde 8.6 milyar kilovatsaat elektrik tüketimi gerçekleşirken, bu yılın aynı döneminde ise bu rakam 7.7 milyar kilovatsaate indi.
Elektrik tüketimindeki düşüş günlük göstergelerde de kendini gösterdi. Geçen yıl günde 600 milyon kilovat saat olan tüketim, bu yıl günde 540 milyon kilovatsaate düştü. Bu daralma elektrik tüketiminin yıl sonunda tahminlerin yüzde 15 altında gerçekleşeceğinin sinyalini verdi.
Tahminler revize edilecek
TEİAŞ Genel Müdürü İlhami Özşahin, önümüzdeki aylarda elektrik tüketiminin daha da düşüş göstereceğini belirtirken, tahminlerin revize edileceğini söyledi. İlhami Özşahin, “Elektrik tüketimindeki azalmanın önümüzdeki aylarda da devam etmesini bekliyoruz. Ancak, yılın ikinci yarısından sonra ekonomide küresel krizin etkisinin azalması ile tekrar normal seyrine ulaşmasını bekliyoruz. Ancak, sene sonunda tahminlerimizin altında elektrik tükemi olacak” dedi.
Elektrik tüketiminde özellikle 2008 yılı ilk yarısına kadar dikkat çekici boyutta yükseliş söz konusuydu. Son yedi aylık dönemde yaşanan düşüş özel sektör elektrik üreticilerini de kaygılandırdı. 2007 yılında 189.5 milyar kilovat olan yıllık elektrik tüketimi, 2008’de sadece yüzde 4.2 oranında artarak 198.1 milyar kilovatta kalmıştı. Ancak TEİAŞ 2008 yılında elektrik tüketiminin 2007 yılına göre yüzde 7.7 artarak, 204 milyar kilovata ulaşacağını öngörmüştü.
Türkiye’nin yıllık elektrik tüketimi 2001 krizini izleyen yıllarda en düşük artışı yüzde 4.5 ile 2002 yılında görmüştü. Tüketimdeki artış 2003’te yüzde 6.5, 2004’te yüzde 6.3, 2005’te yüzde 7.2 olmuştu. 2006 yılında yüzde 8.3 ve 2007 yılında da yüzde 8.9 oranında artış gerçekleşmişti.
Senaryo raydan çıktı
Türkiye Elektrik İletim A.Ş.’nin önümüzdeki sekiz yıllık döneme ilişkin senaryosunda yeni santralların devreye girmemesi halinde elektrik üretiminin talebi karşılamayacağı öngörülmüştü. Senaryoya göre düşük talep dikkate alındığında 2010 yılında 230.7 milyar kwh, 2017 yılında 363 milyar kwh’e ulaşması halinde arz-talep bıçak sırtı dengede olacak. Bu kapsamda, TEİAŞ’ın uzun vadeli projeksiyon raporunda, “2017 yılından başlayarak puant güç talebi karşılanmıyor. Enerji üretimi açısından bakıldığında ise 2010 yılında güvenilir enerji üretimine göre, 2015 yılında ise proje üretimine göre enerji talebinin karşılanmadığı görülüyor” denildi.
Sanayi üretimi de düşecek
Elektrik tüketiminde yaşanan gerileme sanayi üretiminin daha da azalacağı anlamına geliyor. Nitekim elektrik tüketiminde kasım va aralık aylarında oluşan düşüşün ardından sanayi üretimi de düşük çıkmıştı
Ekonomi Gündemi...
Konu Sahibi / Yazar
Kongo Madagasgar
Kategori / Forum
Ekonomi
Yorumlar / Cevaplar
584
Okunma / Görüntüleme
153199
Anket Borsa sizce ne olur...
Bu ankette oy kullanma yetkiniz yok.
22.000
4 (33.33%)
26.000
1 (8.33%)
19.000
3 (25.00%)
15.000
2 (16.67%)
30.000
1 (8.33%)
21.500
1 (8.33%)
* Siz bu anket için oy kullanmışsınız.
Toplam:: 12 (100%)
Ekonomi Gündemi...
Ekonomi Gündemi...
]Hazine, 11 liranın peşine düştü [/color]
Hazine, Ziraat Bankası'nda unuttuğu 11 liranın peşine düştü.
AA
Hazine Müsteşarlığından edinilen bilgiye göre, Hazine'nin Ziraat Bankası'nın Yenişehir Şubesindeki hesabının 1979 yılında Ticaret Bakanlığı Levazım ve İdare İşler Müdürlüğü döneminde açıldığı öğrenildi.
1983 yılında Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığının kurulmasından sonra söz konusu hesabın ilgili müsteşarlık tarafından da kullanıldığı, daha sonraki yıllarda aktif olmadığı belirtildi.
1998 yılından bu yana hiç kullanılmayan hesapta 11 lira bulunduğu ifade edilirken Hazine Müsteşarlığı, Ziraat Bankası'nın Yenişehir şubesinde unutulan 11 liranın kendi hesabına geçilmesi konusunda çalışmalar başlattı.
Hazine, Ziraat Bankası'nda unuttuğu 11 liranın peşine düştü.
AA
Hazine Müsteşarlığından edinilen bilgiye göre, Hazine'nin Ziraat Bankası'nın Yenişehir Şubesindeki hesabının 1979 yılında Ticaret Bakanlığı Levazım ve İdare İşler Müdürlüğü döneminde açıldığı öğrenildi.
1983 yılında Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığının kurulmasından sonra söz konusu hesabın ilgili müsteşarlık tarafından da kullanıldığı, daha sonraki yıllarda aktif olmadığı belirtildi.
1998 yılından bu yana hiç kullanılmayan hesapta 11 lira bulunduğu ifade edilirken Hazine Müsteşarlığı, Ziraat Bankası'nın Yenişehir şubesinde unutulan 11 liranın kendi hesabına geçilmesi konusunda çalışmalar başlattı.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
]Nakit bitti, California iflasın eşiğinde [/color]
ABD'nin küresel krizden en kötü etkilenen eyaletlerinin başında gelen California'nın nakiti bitmek üzere. Bu nedenle 20 bin kamu işçisinin işine son verilebileceği belirtiliyor.
REFERANS GAZETESİ
California Valisi, eski aktör Arnold Schwazenegger'in sözcüsünün yaptığı bu açıklama, 40 milyar dolarlık bütçenin kabul edilmemesinin ardından geldi. ABD'nin en kalabalık kenti ve dünyanın en büyük sekizinci ekonomiye sahip kentinde işsizlik hızla artıyor, tüketici harcamaları ise geriliyor.
Öte yandan, Wall Street Journal'da yer alan bir habere göre ise ABD'de hızla artan işsiz sayısı nedeniyle eyaletler işsizlik maaşı ve diğer hakları ödedikleri fonları yetiştiremiyor. Şimdiden 7 eyalet işsizlik yardımı fonunda para kalmadığı için Washington'dan yardım istedi. Sırada 11 eyaletin daha olduğu, eyaletlerin şu ana kadar hükümetten aldıkları paranın 2.3 milyar dolar olduğu belirtildi.
Ülkede yüzde 7'ye dayanan işsizlik eyaletleri ciddi anlamda zorluyor. Hatada yaklaşık 5 milyon kişi işsizlik yardımı alırken bunun kayıtların tutulmaya başlandığı 1940 yılından bu yanaki en yüksek rakam olduğuna da dikkat çekiliyor. ABD Başkanı Obama'nın yaklaşık 1 trilyon dolarlık mali teşvik paketinde de öncelikli olarak çözülmesi gereken sorunların başında işsizlik geliyor.
ABD'nin küresel krizden en kötü etkilenen eyaletlerinin başında gelen California'nın nakiti bitmek üzere. Bu nedenle 20 bin kamu işçisinin işine son verilebileceği belirtiliyor.
REFERANS GAZETESİ
California Valisi, eski aktör Arnold Schwazenegger'in sözcüsünün yaptığı bu açıklama, 40 milyar dolarlık bütçenin kabul edilmemesinin ardından geldi. ABD'nin en kalabalık kenti ve dünyanın en büyük sekizinci ekonomiye sahip kentinde işsizlik hızla artıyor, tüketici harcamaları ise geriliyor.
Öte yandan, Wall Street Journal'da yer alan bir habere göre ise ABD'de hızla artan işsiz sayısı nedeniyle eyaletler işsizlik maaşı ve diğer hakları ödedikleri fonları yetiştiremiyor. Şimdiden 7 eyalet işsizlik yardımı fonunda para kalmadığı için Washington'dan yardım istedi. Sırada 11 eyaletin daha olduğu, eyaletlerin şu ana kadar hükümetten aldıkları paranın 2.3 milyar dolar olduğu belirtildi.
Ülkede yüzde 7'ye dayanan işsizlik eyaletleri ciddi anlamda zorluyor. Hatada yaklaşık 5 milyon kişi işsizlik yardımı alırken bunun kayıtların tutulmaya başlandığı 1940 yılından bu yanaki en yüksek rakam olduğuna da dikkat çekiliyor. ABD Başkanı Obama'nın yaklaşık 1 trilyon dolarlık mali teşvik paketinde de öncelikli olarak çözülmesi gereken sorunların başında işsizlik geliyor.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
ABD 2009`da daha da kötüleşecek
Amerikan Merkez Bankasına (Fed) göre, ABD ekonomisi 2009'dadaha da kötüleşecek.
ABD ekonomisinin 2009 yılı görünümüne ilişkin projeksiyonlarını yenileyen Fed, bu yıl işsizlik oranının yüzde 8,5 ile yüzde 8,8 arasında seyretmesini bekliyor.
Gelecek yıl için bu oranın yüzde 8 ile yüzde 8,3, 2011 yılında ise yüzde 7,5 ile yüzde 6,7 arasında olacağı tahmin ediliyor.
Kasım ayı ortalarındaki bir önceki projeksiyonda, işsizlik oranı bu yıl için yüzde 7,1 ile yüzde 7,6 olarak öngörülmüştü.
Fed, ABD ekonomisinin bu yıl yüzde 0,5 ile yüzde 1,3 arasında daralacağını öngörüyor. Bir önceki tahminlerde bu oranı yüzde 0,2 ile yüzde 1,1 idi.
Yeni projeksiyonlara göre, Fed, ABD ekonomisinin gelecek yıl yüzde 2,5 ile yüzde 3,3 arasında büyümesini bekliyor.
ABD ekonomisi en son 1991 yılında tüm yıl için yüzde 0,2 küçülme yaşamıştı. Yeni projeksiyonların doğru çıkması durumunda ABD ekonomisi 1982 yılındaki yüzde 1,9'luk daralmanın ardından 2009'da en zayıf performansını gösterecek.
Fed yetkilileri, genel olarak ekonomideki iyileşmenin alışılmadık derecede yavaş ve uzun süreceğini tahmin ediyorlar.
Yetkililer, işsizliğin, başka ekonomik şoklar olmasa dahi 2011 yılının sonuna kadar normalin üzerinde kalacağını öngörüyor.
Fed, enflasyonun da yüzde 0,3 ile yüzde 1 arasında seyredeceğini tahmin ediyor. Bir önceki tahminlerde bu rakam yüzde 1,3 ile yüzde 2 arasındaydı. Fed yetkilileri, artık fiyatların yükselmesinden değil düşmesinden kaygı duyuyorlar.
Fiyatlar, projeksiyona göre, 2010 ve 2011 yıllarında artmaya başlayacak.
Amerikan Merkez Bankasına (Fed) göre, ABD ekonomisi 2009'dadaha da kötüleşecek.
ABD ekonomisinin 2009 yılı görünümüne ilişkin projeksiyonlarını yenileyen Fed, bu yıl işsizlik oranının yüzde 8,5 ile yüzde 8,8 arasında seyretmesini bekliyor.
Gelecek yıl için bu oranın yüzde 8 ile yüzde 8,3, 2011 yılında ise yüzde 7,5 ile yüzde 6,7 arasında olacağı tahmin ediliyor.
Kasım ayı ortalarındaki bir önceki projeksiyonda, işsizlik oranı bu yıl için yüzde 7,1 ile yüzde 7,6 olarak öngörülmüştü.
Fed, ABD ekonomisinin bu yıl yüzde 0,5 ile yüzde 1,3 arasında daralacağını öngörüyor. Bir önceki tahminlerde bu oranı yüzde 0,2 ile yüzde 1,1 idi.
Yeni projeksiyonlara göre, Fed, ABD ekonomisinin gelecek yıl yüzde 2,5 ile yüzde 3,3 arasında büyümesini bekliyor.
ABD ekonomisi en son 1991 yılında tüm yıl için yüzde 0,2 küçülme yaşamıştı. Yeni projeksiyonların doğru çıkması durumunda ABD ekonomisi 1982 yılındaki yüzde 1,9'luk daralmanın ardından 2009'da en zayıf performansını gösterecek.
Fed yetkilileri, genel olarak ekonomideki iyileşmenin alışılmadık derecede yavaş ve uzun süreceğini tahmin ediyorlar.
Yetkililer, işsizliğin, başka ekonomik şoklar olmasa dahi 2011 yılının sonuna kadar normalin üzerinde kalacağını öngörüyor.
Fed, enflasyonun da yüzde 0,3 ile yüzde 1 arasında seyredeceğini tahmin ediyor. Bir önceki tahminlerde bu rakam yüzde 1,3 ile yüzde 2 arasındaydı. Fed yetkilileri, artık fiyatların yükselmesinden değil düşmesinden kaygı duyuyorlar.
Fiyatlar, projeksiyona göre, 2010 ve 2011 yıllarında artmaya başlayacak.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
]Doların ateşini Obama`nın paketi aldı [/color]
Gelişmekte olan ülkelerden kaçış eğilimi devam ederken,piyasaların imdadına Obama'nın kurtarma paketi yetişti. Dün 1.71'e dayanan dolar, parite etkisiyle 1.69'un üstünde tutunurken, bosadaki düşüş yüzde 0,26 ile sınırlı kaldı.
Global büyüme verilerinin kötü gelmesi ve Doğu Avrupa ülkelerindeki bankacılık sistemine ilişkin sorunlarla dün sabah sert satışların yaşandığı piyasaların imdadına ABD Başkanı Barack Obama'dan gelen haberler yetişti. Obama'nın Amerika'da konut sahibi zor kişilere yönelik açıkladığı kaynak paketi, 23.160 puana kadar gerileyen İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nın (İMKB) yönünü değiştirirken, 1.70 liranın üzerini zorlayan doların da ateşini aldı. Ancak Obama'nın paketi dolarda parite etkisiyle borsa kadar etkili olamadı. Obama'nın önlemlerinin resesyonu yavaşlatmayacağını, sadece düzeltmelere neden olacağını belirten uzmanlar doların 1.75 liraya çıkabileceğini söyledi.
Borsa 23.000 sınırından döndü
Küresel bankacılık sistemi ile ilgili kaygıların yeniden başgösterdiği İMKB, satıcılı açılışın ardından 23.160 puana kadar geriledi. ABD'den gelen haberlerin toparlanma çabalarını artırdığı borsada endeksin kaybı 62 puanlı sınırlı kaldı. Endeksin 23.844 puandan kapandığı ve hisse senetlerinin kaybının yüzde 0,26 kaldığı piyasada toplam işlem hacmi de 1.3 milyar lira oldu. Obama'nın paketinin yanı sıra, Doğu Avrupa ülke ekonomilerinin güçlendirilmesi için tedbirler alınacağına ilişkin gelen haberler de borsanın yükselişe geçmesinde olumlu etki yaptı. Ancak doların değer kazanmasına neden olarak gösterilen Doğu Avrupa ve gelişmekte olan ülke borsaları buna rağmen, dün de yeni dip seviyelerini gördü. En sert düşüş yüzde 8 ile Macaristan borsası Bux'da olurken, Rusya yüzde 5, Çin ise yüzde 4,7 düşüş gösterdi.
Döviz piyasasında ise doların başta gelişmekte olan ülkeler olmak üzere tüm yerli para birimleri karşısındaki kazancı devam etti. Bankalararası piyasada 1.70 liradaki psikolojik sınırı da aşan dolar 1.7080 liraya kadar yükseldi. ABD'deki kurtarma paketi haberlerinin ardından 1.69'un altına inen dolar, uluslararası piyasada 1.25'e inen paritenin etkisiyle tekrar 1.6940 liraya çıktı.
Dolar 1.75'i görebilir
Piyasalardaki anlık düzelmenin kısa süreceğine dikkat çeken uzmanlar, son 3 ayın yeni zirvesini gören dolarda, riskten kaçış eğilimine paralel olarak yaşanan gelişmekte olan para birimlerinden çıkış eğiliminin süreceğini söyledi. Uzmanlara göre dolar 1.75 TL'ye kadar çıkabilir. Uzmanlar, piyasalarda son iki günlük hareketliliği Obama'nın kurtarma paketinin belirsiz ve zayıf olmasına bağlayarek, bu planların resesyonu yavaşlatmayacağını ancak küçük düzeltmeler yapacağını söylüyor.
Borsadaki satış baskısının olumsuz beklentilerden kaynaklandığını kaydeden uzmanlar, risklerin sürdüğünü belirtti. Gelişmekte olan ülkelerle, Doğu Avrupa'yı ayrı tutmak gerektiğini ifade eden uzmanlar, yine de Doğu Avrupa'daki bankaların durumunun Türkiye'ye etkilemeli sürdüreceği görüşünde. Uzmanlar, gelişmekte olan ülke para birimlerinden çıkış eğiliminin devam edeceğini belirterek, doların bundan sonraki hedefinin 1.7270 ve daha sonra 1.75 olacağını söyledi.
Riskten kaçış altını parlattı
Krizde neye güveneceğini şaşıran yatırımcının en güvenli limanı ise altın oldu. Ulusalararası piyasalarda önceki gün 972 dolara kadar çıkan altının ons fiyatı özellikle Asya merkezli alımlarla dün de artışını sürdürdü. Dün onsu 960 doları aşan altının, karamsar görünümün biraz daha devame etmesi durumunda 975 dolara kadar yükselmesi bekleniyor. Altındaki fiyatları son 7 ayın en yüksek seviyesine yükseldi. Altındaki son bir haftalık yükseliş 75 doları, yani yüzde 8,5'i buldu. Altın, en yüksek değeri Mart 2008'de 1.011 dolar ile görmüştü. Fiyatlardaki bu rekor seviyeler Türkiye piyasasını da etkiledi...
Gelişmekte olan ülkelerden kaçış eğilimi devam ederken,piyasaların imdadına Obama'nın kurtarma paketi yetişti. Dün 1.71'e dayanan dolar, parite etkisiyle 1.69'un üstünde tutunurken, bosadaki düşüş yüzde 0,26 ile sınırlı kaldı.
Global büyüme verilerinin kötü gelmesi ve Doğu Avrupa ülkelerindeki bankacılık sistemine ilişkin sorunlarla dün sabah sert satışların yaşandığı piyasaların imdadına ABD Başkanı Barack Obama'dan gelen haberler yetişti. Obama'nın Amerika'da konut sahibi zor kişilere yönelik açıkladığı kaynak paketi, 23.160 puana kadar gerileyen İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nın (İMKB) yönünü değiştirirken, 1.70 liranın üzerini zorlayan doların da ateşini aldı. Ancak Obama'nın paketi dolarda parite etkisiyle borsa kadar etkili olamadı. Obama'nın önlemlerinin resesyonu yavaşlatmayacağını, sadece düzeltmelere neden olacağını belirten uzmanlar doların 1.75 liraya çıkabileceğini söyledi.
Borsa 23.000 sınırından döndü
Küresel bankacılık sistemi ile ilgili kaygıların yeniden başgösterdiği İMKB, satıcılı açılışın ardından 23.160 puana kadar geriledi. ABD'den gelen haberlerin toparlanma çabalarını artırdığı borsada endeksin kaybı 62 puanlı sınırlı kaldı. Endeksin 23.844 puandan kapandığı ve hisse senetlerinin kaybının yüzde 0,26 kaldığı piyasada toplam işlem hacmi de 1.3 milyar lira oldu. Obama'nın paketinin yanı sıra, Doğu Avrupa ülke ekonomilerinin güçlendirilmesi için tedbirler alınacağına ilişkin gelen haberler de borsanın yükselişe geçmesinde olumlu etki yaptı. Ancak doların değer kazanmasına neden olarak gösterilen Doğu Avrupa ve gelişmekte olan ülke borsaları buna rağmen, dün de yeni dip seviyelerini gördü. En sert düşüş yüzde 8 ile Macaristan borsası Bux'da olurken, Rusya yüzde 5, Çin ise yüzde 4,7 düşüş gösterdi.
Döviz piyasasında ise doların başta gelişmekte olan ülkeler olmak üzere tüm yerli para birimleri karşısındaki kazancı devam etti. Bankalararası piyasada 1.70 liradaki psikolojik sınırı da aşan dolar 1.7080 liraya kadar yükseldi. ABD'deki kurtarma paketi haberlerinin ardından 1.69'un altına inen dolar, uluslararası piyasada 1.25'e inen paritenin etkisiyle tekrar 1.6940 liraya çıktı.
Dolar 1.75'i görebilir
Piyasalardaki anlık düzelmenin kısa süreceğine dikkat çeken uzmanlar, son 3 ayın yeni zirvesini gören dolarda, riskten kaçış eğilimine paralel olarak yaşanan gelişmekte olan para birimlerinden çıkış eğiliminin süreceğini söyledi. Uzmanlara göre dolar 1.75 TL'ye kadar çıkabilir. Uzmanlar, piyasalarda son iki günlük hareketliliği Obama'nın kurtarma paketinin belirsiz ve zayıf olmasına bağlayarek, bu planların resesyonu yavaşlatmayacağını ancak küçük düzeltmeler yapacağını söylüyor.
Borsadaki satış baskısının olumsuz beklentilerden kaynaklandığını kaydeden uzmanlar, risklerin sürdüğünü belirtti. Gelişmekte olan ülkelerle, Doğu Avrupa'yı ayrı tutmak gerektiğini ifade eden uzmanlar, yine de Doğu Avrupa'daki bankaların durumunun Türkiye'ye etkilemeli sürdüreceği görüşünde. Uzmanlar, gelişmekte olan ülke para birimlerinden çıkış eğiliminin devam edeceğini belirterek, doların bundan sonraki hedefinin 1.7270 ve daha sonra 1.75 olacağını söyledi.
Riskten kaçış altını parlattı
Krizde neye güveneceğini şaşıran yatırımcının en güvenli limanı ise altın oldu. Ulusalararası piyasalarda önceki gün 972 dolara kadar çıkan altının ons fiyatı özellikle Asya merkezli alımlarla dün de artışını sürdürdü. Dün onsu 960 doları aşan altının, karamsar görünümün biraz daha devame etmesi durumunda 975 dolara kadar yükselmesi bekleniyor. Altındaki fiyatları son 7 ayın en yüksek seviyesine yükseldi. Altındaki son bir haftalık yükseliş 75 doları, yani yüzde 8,5'i buldu. Altın, en yüksek değeri Mart 2008'de 1.011 dolar ile görmüştü. Fiyatlardaki bu rekor seviyeler Türkiye piyasasını da etkiledi...
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
FT: Merkez Bankası piyasaları şaşırttı
İngiltere'de yayımlanan Financial Times gazetesi, Türkiye'deMerkez Bankası'nın borçlanmaya esas faiz oranlarını 150 baz puan indirmesinin piyasaların beklentisinin çok daha üzerinde bir adım olduğunu belirterek, “Türkiye'de Merkez Bankası'nın faiz indirimi kararı piyasaları şaşırttı” başlığını kullandı.
Doğu Avrupalı komşularının para birimlerini desteklemek adına faizlerini artırmayı düşündükleri noktada Türkiye'nin bu adımının piyasalardaki beklentilerin ötesine geçtiğine işaret edilen haberde, Türkiye'de para politikasını oluşturanların yaptıkları faiz indirimlerinin de böylece Kasım ayından bu yana 525 baz puana ulaştığı kaydedildi.
Son indirimle birlikte faizin yüzde 11,5 ile tarihin en düşük seviyesine indiğinin de belirtildiği haberde, borçlara uygulanan faizin de yüzde 15,5'tan yüzde 14'e çekildiğine işaret edildi.
Gazeteye görüşlerini bildiren analistlerin ise, gelişmekte olan ülkelerin para birimlerinin üzerinde baskıların bulunduğu ve Türkiye ile IMF arasında yatırımcıların güvenini artıracak bir anlaşmaya varılmasının geciktiği bir ortamda alınan bu kararı cesurca buldukları belirtildi.
Liranın 2008 yılı içinde dolar karşısında yüzde 25 civarında değer kaybettiği, bu kaybın büyük bölümünün yılın son aylarında yaşandığı da hatırlatılan haberde, ancak 2009'un başından bu yana liranın nispeten istikrarlı bir durumda bulunduğu kaydedildi.
Bu durumun da, yatırımcıların, Türkiye'nin sorunlarla dolu bölgesinde, nispeten iyi dayandığı yolundaki inançlarını desteklediği değerlendirmesi yapıldı.
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın faiz oranlarında daha ileri indirimlerin yapılması ihtimalini tümüyle reddetmediği de belirtilen haberde, yılın sonunda enflasyon hedefinin tutturulacağına dair açıklamalara da yer verildi.
Haberin son bölümünde de, Unicredit adlı şirketin analistlerinin Türkiye'nin bölgesindeki diğer pek çok ülkeye oranla “belirgin biçimde daha iyi pozisyonda olduğuna” dair görüşlerine yer verildi ve bu uzmanların, “iç tüketim, büyümenin büyük destekçisi olduğu için, her türlü teşvik edici önlem son derece değerli olacaktır” dediklerine dikkat çekildi.
İngiltere'de yayımlanan Financial Times gazetesi, Türkiye'deMerkez Bankası'nın borçlanmaya esas faiz oranlarını 150 baz puan indirmesinin piyasaların beklentisinin çok daha üzerinde bir adım olduğunu belirterek, “Türkiye'de Merkez Bankası'nın faiz indirimi kararı piyasaları şaşırttı” başlığını kullandı.
Doğu Avrupalı komşularının para birimlerini desteklemek adına faizlerini artırmayı düşündükleri noktada Türkiye'nin bu adımının piyasalardaki beklentilerin ötesine geçtiğine işaret edilen haberde, Türkiye'de para politikasını oluşturanların yaptıkları faiz indirimlerinin de böylece Kasım ayından bu yana 525 baz puana ulaştığı kaydedildi.
Son indirimle birlikte faizin yüzde 11,5 ile tarihin en düşük seviyesine indiğinin de belirtildiği haberde, borçlara uygulanan faizin de yüzde 15,5'tan yüzde 14'e çekildiğine işaret edildi.
Gazeteye görüşlerini bildiren analistlerin ise, gelişmekte olan ülkelerin para birimlerinin üzerinde baskıların bulunduğu ve Türkiye ile IMF arasında yatırımcıların güvenini artıracak bir anlaşmaya varılmasının geciktiği bir ortamda alınan bu kararı cesurca buldukları belirtildi.
Liranın 2008 yılı içinde dolar karşısında yüzde 25 civarında değer kaybettiği, bu kaybın büyük bölümünün yılın son aylarında yaşandığı da hatırlatılan haberde, ancak 2009'un başından bu yana liranın nispeten istikrarlı bir durumda bulunduğu kaydedildi.
Bu durumun da, yatırımcıların, Türkiye'nin sorunlarla dolu bölgesinde, nispeten iyi dayandığı yolundaki inançlarını desteklediği değerlendirmesi yapıldı.
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın faiz oranlarında daha ileri indirimlerin yapılması ihtimalini tümüyle reddetmediği de belirtilen haberde, yılın sonunda enflasyon hedefinin tutturulacağına dair açıklamalara da yer verildi.
Haberin son bölümünde de, Unicredit adlı şirketin analistlerinin Türkiye'nin bölgesindeki diğer pek çok ülkeye oranla “belirgin biçimde daha iyi pozisyonda olduğuna” dair görüşlerine yer verildi ve bu uzmanların, “iç tüketim, büyümenin büyük destekçisi olduğu için, her türlü teşvik edici önlem son derece değerli olacaktır” dediklerine dikkat çekildi.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
Citi kamulaştırma yerine hisse satıyor
The Wall Street Journal’a göre, ABD hükümetinin Citigroup’taki payı en fazla yüzde 40’a çıkabiliyor. Buna göre Citigroup kamulaştırılamıyor
ABD Hükümeti Citigroup’daki payının en fazla yüzde 40’a kadar çıkartacak. The Wall Street Journal gazetesinin konuya yakın bir kaynağa dayandırarak verdiği haberde, ABD hükümetinin Citigroup’taki payının en çok yüzde 40’a çıkartılabileceği bildirildi. Haberde ayrıca Citigroup yetkililerinin hükümetin banka içindeki payının yüzde 25 civarında olmasını umdukları bilgisine de yer verildi.
Reuters’ın haberine göre ise, hükümetin Citigroup’tan 45 milyar dolar destek karşılığında aldığı yüzde 7.8’lik imtiyazlı hisse senedinin önemli bir bölümünün adi hisseye dönüştürülmesi görüşülüyor. Anlaşmanın kamuya parasal açıdan herhangi bir maliyeti olmayacağı ifade ediliyor. İngiliz Financial Times gazetesinin haberine göre ise, Citigroup ABD hükümetinden, devletin bankadaki payını yüzde 40’a çıkaracak bir sermaye yardımı beklendiği, ancak devlet payının, bankanın kamulaştırılması anlamına gelecek düzeye kadar yükseltilmesinin öngörülmediği ifade ediliyor.
18 yılın en düşük düzeyinde
Hükümetin daha fazla hisse satın alacak olması, federal yetkililere Citigroup üzerinde daha fazla yetkiye sahip olma olanağı tanıyacağı belirtiliyor. Artan endişeler sebebi ile geçen hafta içinde Citi hisseleri son 18 yılın en düşük seviyesi olan 2 doların altına inmişti.
Bankanın tam olarak devletleştirilmeyeceği haberleri mali piyasalar tarafından olumlu karşılandı. Bankacılık sisteminin devletleştirileceği endişeleriyle cuma günü ABD borsaları önemli ölçekte değer kaybetmiş ve son altı yılın en düşük seviyesine inmişti.
Ayrıntılar açıklanacak
Hazine Bakanı Timothy Geithner’ın bankacılık sektörüne yönelik olarak daha önce açıklamış olduğu planın ayrıntılarının da yine bu hafta içinde kamuoyuna açıklayacağı belirtiliyor
The Wall Street Journal’a göre, ABD hükümetinin Citigroup’taki payı en fazla yüzde 40’a çıkabiliyor. Buna göre Citigroup kamulaştırılamıyor
ABD Hükümeti Citigroup’daki payının en fazla yüzde 40’a kadar çıkartacak. The Wall Street Journal gazetesinin konuya yakın bir kaynağa dayandırarak verdiği haberde, ABD hükümetinin Citigroup’taki payının en çok yüzde 40’a çıkartılabileceği bildirildi. Haberde ayrıca Citigroup yetkililerinin hükümetin banka içindeki payının yüzde 25 civarında olmasını umdukları bilgisine de yer verildi.
Reuters’ın haberine göre ise, hükümetin Citigroup’tan 45 milyar dolar destek karşılığında aldığı yüzde 7.8’lik imtiyazlı hisse senedinin önemli bir bölümünün adi hisseye dönüştürülmesi görüşülüyor. Anlaşmanın kamuya parasal açıdan herhangi bir maliyeti olmayacağı ifade ediliyor. İngiliz Financial Times gazetesinin haberine göre ise, Citigroup ABD hükümetinden, devletin bankadaki payını yüzde 40’a çıkaracak bir sermaye yardımı beklendiği, ancak devlet payının, bankanın kamulaştırılması anlamına gelecek düzeye kadar yükseltilmesinin öngörülmediği ifade ediliyor.
18 yılın en düşük düzeyinde
Hükümetin daha fazla hisse satın alacak olması, federal yetkililere Citigroup üzerinde daha fazla yetkiye sahip olma olanağı tanıyacağı belirtiliyor. Artan endişeler sebebi ile geçen hafta içinde Citi hisseleri son 18 yılın en düşük seviyesi olan 2 doların altına inmişti.
Bankanın tam olarak devletleştirilmeyeceği haberleri mali piyasalar tarafından olumlu karşılandı. Bankacılık sisteminin devletleştirileceği endişeleriyle cuma günü ABD borsaları önemli ölçekte değer kaybetmiş ve son altı yılın en düşük seviyesine inmişti.
Ayrıntılar açıklanacak
Hazine Bakanı Timothy Geithner’ın bankacılık sektörüne yönelik olarak daha önce açıklamış olduğu planın ayrıntılarının da yine bu hafta içinde kamuoyuna açıklayacağı belirtiliyor
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi