Türk-İş'ten hükümete rest
Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, hükümeti, ''Hak-İş'e verdiği destek nedeniyle protesto ettiklerini'', bundan böyle Hak-İş'in katılımcı olduğu hiçbir etkinlikte yer almayacaklarını bildirdi.
Kumlu, konfederasyon genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Hak-İş'e bağlı sendikaların son yıllarda özellikle Türk-İş'e bağlı sendikaların örgütlü bulunduğu iş yerlerine yönelik örgütlenme faaliyetlerini ''hükümet desteği ile yoğunlaştırdığını'' savundu. Kumlu, ''Sendikaların demokrasi içindeki yerini ve önemini bilen güçlü iktidarlar, yandaş işçi örgütü arayışına girmez'' dedi.
Güçlü işçi örgütlerinin ''örgütlenme faaliyetlerinde iktidar desteğine minnet etmeyeceklerini'' ifade eden Kumlu, ''Kurulduğundan bu yana, işçiyle yaşadığı güven sorunu nedeniyle örgütlenme alanını genişletemeyen Hak-İş Konfederasyonu ile konfederasyona bağlı sendikalar, AK Parti iktidarıyla birlikte Türk-İş'e bağlı sendikaların örgütlülüğündeki iş yerlerine göz dikmiştir'' diye konuştu.
Esas amacın ''örgütlülükten kaynaklanan gücün 'yandaş' hale getirilerek etkisizleştirilmesi'' olduğunu ileri süren Kumlu, şunları kaydetti:
''Çay-Kur'da iktidarın yerel tüm imkanları kullanılarak, işçilerin bir bölümü baskı ve zorla Öz Gıda-İş'e üye yaptırılmıştır. Ama çoğunluk hala Tek Gıda-İş sendikamızdadır. Buna rağmen bu kez de iktidarın daha üst düzeyde bir başka organı devreye girmiş, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Çay-Kur Genel Müdürlüğünün 14 bine yakın işçisinin 9 bin 695'inin Tek Gıda-İş üyesi olduğuna ilişkin noter tasdikli resmi belgelerine rağmen yetki tespitini Öz Gıda-İş lehine yapmıştır. Tüm resmi bilgi ve belgeler gayet açık ve net bir şekilde yetkili sendika olarak Tek-Gıda-İş'i gösterirken, tüm belge ve veriler Bakanlığın arşivlerinde her türlü ayrıntısı ile yer alırken, bakanlık, hepsini yok saymış, görmemiş, işçi bildirimlerini kayıtlara geçmemiş, mevzuata uygun davranmayarak Öz Gıda-İş'i kayırmıştır.''
Yetki tespitiyle ilgili ortaya çıkan durumun, ''Türk-İş'e bağlı sendikaların, iktidarın da isteğiyle sistemli bir saldırıyla karşı karşıya olduğunun çarpıcı kanıtı'' olduğunu savunan Kumlu, ''Artık çok bellidir ki AK Parti, Türk-İş'i istememektedir. AK Parti'nin amacı, Türk-İş'i zayıflatarak etkisiz hale getirmektir. Buna, ülkemiz için, demokrasimiz için, işçilerimiz için izin vermeyeceğiz'' dedi.
Kumlu, hükümeti, ''Hak-İş'e verdiği destek nedeniyle protesto ettiklerini'' belirterek, ''Türk-İş'i yok etmeye çalışanlar, karşısında işçinin gücünü görecektir. Bundan böyle Türk-İş, Hak-İş'in de katılımcı olduğu hiçbir etkinlik içinde yer almayacaktır'' diye konuştu. Kumlu, Türk-İş'in, bu kararının ilk adımı olarak gündemdeki ETUC ve Alman Türk Sendika Diyaloğu projelerinde Hak-İş ile bir arada olmama kararı aldığını, ikinci olarak da İş-Kur tarafından düzenlenen ve 15-16 Kasımda Çorum'da yapılacak 1. Ulusal Gençlik İstihdamı Zirvesi'ne de katılmayacaklarını bildirdi.
Türk-İş Genel Başkanı Kumlu, doğalgaza yapılan zam nedeniyle hükümeti protesto ettiklerini, bu zammın geri alınmasını istediklerini ifade etti.
AA
Ekonomi Gündemi...
Konu Sahibi / Yazar
Kongo Madagasgar
Kategori / Forum
Ekonomi
Yorumlar / Cevaplar
584
Okunma / Görüntüleme
152202
Anket Borsa sizce ne olur...
Bu ankette oy kullanma yetkiniz yok.
22.000
4 (33.33%)
26.000
1 (8.33%)
19.000
3 (25.00%)
15.000
2 (16.67%)
30.000
1 (8.33%)
21.500
1 (8.33%)
* Siz bu anket için oy kullanmışsınız.
Toplam:: 12 (100%)
Ekonomi Gündemi...
Ekonomi Gündemi...
]Trikocular hükümetten tedbir bekliyor [/color]
Gaziantep'teki trikotaj işletmelerinin küresel krizden olumsuz etkilendikleri bildirildi.
Gaziantep Trikotajcılar Odası (GATO) Başkanı Reşit Durak, Türkiye'ye etkisi altına alan küresel krize hazırlıksız yakalandıklarını, hükümetten sıkıntılarının hafifletecek önlemler almasını beklediklerini söyledi.
Trikotaj sektörünün Gaziantep ekonomisinde önemli yer tuttuğunu ve kentte yaşayan her üç kişiden birinin dolaylı ya da doğrudan sektörden ekonomik kazanç elde ettiğini vurgulayan Durak, ''Gaziantepli trikotajcılar olarak şu anda çok zor bir dönemeçten geçiyoruz. Bunun nedeni esnafımızın dolarla hammadde alması, üretim yapıp ürününü TL ile satmasıdır'' dedi.
Durak, dolar kurundaki yükselmenin trikocuların ürünlerini pazara sunmaya başladığı günlerde yaşandığına dikkati çekerek, şunları anlattı:
''Yalnızca hazırlıksız değil krize zamansız da yakalandık. Esnafımız şu anda ciddi bir kriz yaşamaktadır. Gaziantep Trikotajcılar Odası olarak üyelerimizden sakin olmalarını istiyoruz, onlara bu sürecin geçici olduğunu belirtiyoruz. Ancak, önlem alınmasını da istiyoruz. Ülkemizi de etkisi altına alan küresel krize hazırlıksız yakalandık, hükümetten sıkıntılarımızı hafifletecek önlemler almasını bekliyoruz.''
Trikotajcı Mustafa Saraçgil de açıklamasında, zarar etmeyi göze alıp iş yerini açık tutmaya çalıştığını kaydetti.
Zararına da olsa ürettikleri ürünleri ellerinden çıkarmak zorunda olduklarını ifade eden Mustafa Saraçgil, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Modayı izleyerek üretim yapıyoruz ve ürettiğimizi satmak zorundayız. Aksi takdirde modası geçecek ve ürünlerimiz elimizde kalacak. Bu nedenle hem taahhütlerimizi yerine getirmek hem de ürünlerimizin elimizde kalmasını önlemek için zararına satış yapıyoruz.
Hammaddemizi dolarla aldık ve doların fiyatı en fazla 1,30 YTL'ye çıkar diye tahmin ettik, bu kura göre maliyet belirledik ve ürünlerimize fiyat koyduk. Dolar 1,70 YTL'yi gördü. Yüzde 10 kar marjımız varken dolar yüzde 25-30 oranında değer kazandı. Kısacası şu anda zarar ediyoruz.''
AA
Gaziantep'teki trikotaj işletmelerinin küresel krizden olumsuz etkilendikleri bildirildi.
Gaziantep Trikotajcılar Odası (GATO) Başkanı Reşit Durak, Türkiye'ye etkisi altına alan küresel krize hazırlıksız yakalandıklarını, hükümetten sıkıntılarının hafifletecek önlemler almasını beklediklerini söyledi.
Trikotaj sektörünün Gaziantep ekonomisinde önemli yer tuttuğunu ve kentte yaşayan her üç kişiden birinin dolaylı ya da doğrudan sektörden ekonomik kazanç elde ettiğini vurgulayan Durak, ''Gaziantepli trikotajcılar olarak şu anda çok zor bir dönemeçten geçiyoruz. Bunun nedeni esnafımızın dolarla hammadde alması, üretim yapıp ürününü TL ile satmasıdır'' dedi.
Durak, dolar kurundaki yükselmenin trikocuların ürünlerini pazara sunmaya başladığı günlerde yaşandığına dikkati çekerek, şunları anlattı:
''Yalnızca hazırlıksız değil krize zamansız da yakalandık. Esnafımız şu anda ciddi bir kriz yaşamaktadır. Gaziantep Trikotajcılar Odası olarak üyelerimizden sakin olmalarını istiyoruz, onlara bu sürecin geçici olduğunu belirtiyoruz. Ancak, önlem alınmasını da istiyoruz. Ülkemizi de etkisi altına alan küresel krize hazırlıksız yakalandık, hükümetten sıkıntılarımızı hafifletecek önlemler almasını bekliyoruz.''
Trikotajcı Mustafa Saraçgil de açıklamasında, zarar etmeyi göze alıp iş yerini açık tutmaya çalıştığını kaydetti.
Zararına da olsa ürettikleri ürünleri ellerinden çıkarmak zorunda olduklarını ifade eden Mustafa Saraçgil, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Modayı izleyerek üretim yapıyoruz ve ürettiğimizi satmak zorundayız. Aksi takdirde modası geçecek ve ürünlerimiz elimizde kalacak. Bu nedenle hem taahhütlerimizi yerine getirmek hem de ürünlerimizin elimizde kalmasını önlemek için zararına satış yapıyoruz.
Hammaddemizi dolarla aldık ve doların fiyatı en fazla 1,30 YTL'ye çıkar diye tahmin ettik, bu kura göre maliyet belirledik ve ürünlerimize fiyat koyduk. Dolar 1,70 YTL'yi gördü. Yüzde 10 kar marjımız varken dolar yüzde 25-30 oranında değer kazandı. Kısacası şu anda zarar ediyoruz.''
AA
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
]"Zam sanayiciyi zor durumda bıraktı" [/color]
Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütçü, doğal gaz zammının maliyetleri yükselterek sanayiciyi zor durumda bıraktığını belirtti.
Sütçü, yazılı açıklamasında, ''Türkiye ekonomisinin krizlerle zorlandığı bir dönemde'' BOTAŞ'ın konutlarda kullanılan doğal gaza yüzde 22,50, sanayide kullanılana yüzde 22 oranında zam yapmasının ''anlaşılmaz'' olduğunu bildirdi.
Enerji maliyetlerinin artması nedeniyle sanayicilerin sıkıntı yaşadıklarını kaydeden Sütçü, şunları ifade etti:
''İş yerlerinin kapandığı, insanların işsiz kaldığı, kışın kapıya dayandığı dönemde, doğal gaza yüksek oranda zam yapılmasını yadırgıyorum. Yıllarca doğal gaza geçmek için bekleyen Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi esnafı, bugünlerde doğal gazdan kaçış planları yapıyor. Ayrıca zamma artan petrol fiyatları gerekçe gösteriliyor, ama dünyada fiyatlar artmıyor, tersine azalıyor. Zammın asıl gerekçesi açıklanmalı.''
AA
Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütçü, doğal gaz zammının maliyetleri yükselterek sanayiciyi zor durumda bıraktığını belirtti.
Sütçü, yazılı açıklamasında, ''Türkiye ekonomisinin krizlerle zorlandığı bir dönemde'' BOTAŞ'ın konutlarda kullanılan doğal gaza yüzde 22,50, sanayide kullanılana yüzde 22 oranında zam yapmasının ''anlaşılmaz'' olduğunu bildirdi.
Enerji maliyetlerinin artması nedeniyle sanayicilerin sıkıntı yaşadıklarını kaydeden Sütçü, şunları ifade etti:
''İş yerlerinin kapandığı, insanların işsiz kaldığı, kışın kapıya dayandığı dönemde, doğal gaza yüksek oranda zam yapılmasını yadırgıyorum. Yıllarca doğal gaza geçmek için bekleyen Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi esnafı, bugünlerde doğal gazdan kaçış planları yapıyor. Ayrıca zamma artan petrol fiyatları gerekçe gösteriliyor, ama dünyada fiyatlar artmıyor, tersine azalıyor. Zammın asıl gerekçesi açıklanmalı.''
AA
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
]Merkez Bankası: Gaz ayarı enflasyona 0.2 puan yansır [/color]
Merkez Bankası, petrol fiyatlarındaki düşüş akaryakıt fiyatlarını etkilerken, elektrik, doğalgaz ve katı yakıt fiyatlarındaki artışların enerji grubunda yıllık enflasyonu yüksek düzeyde tutmaya devam ettiğini bildirdi. Merkez Bankası, ekim ayı fiyat gelişmelerini bir açıklamayla değerlendirdi. Ekim ayında tüketici fiyat endeksinin yüzde 2.60 oranında arttığı ve yıllık enflasyonun yüzde 11.99'a yükseldiği hatırlatılan açıklamaya göre, enflasyondaki yükseliş temelde sebze fiyatlarındaki geçici yükselişten kaynaklandı. Elektrik, doğalgaz ve katı yakıt fiyatlarındaki artışlar da enerji grubunda yıllık enflasyonu yüksek düzeyde tutmaya devam etti. Bu çerçevede gıda ve enerji gruplarının yıllık enflasyona katkıları 7.6 puana yükseldi. Döviz kurundaki artışın dayanıklı mal grubu fiyatları üzerindeki yansımalarının kasımda da sürmesi bekleniyor. Kasımda doğalgazda yapılan fiyat ayarlamasının enflasyon üzerindeki etkisi yaklaşık 0,2 puan olacak.
Merkez Bankası, petrol fiyatlarındaki düşüş akaryakıt fiyatlarını etkilerken, elektrik, doğalgaz ve katı yakıt fiyatlarındaki artışların enerji grubunda yıllık enflasyonu yüksek düzeyde tutmaya devam ettiğini bildirdi. Merkez Bankası, ekim ayı fiyat gelişmelerini bir açıklamayla değerlendirdi. Ekim ayında tüketici fiyat endeksinin yüzde 2.60 oranında arttığı ve yıllık enflasyonun yüzde 11.99'a yükseldiği hatırlatılan açıklamaya göre, enflasyondaki yükseliş temelde sebze fiyatlarındaki geçici yükselişten kaynaklandı. Elektrik, doğalgaz ve katı yakıt fiyatlarındaki artışlar da enerji grubunda yıllık enflasyonu yüksek düzeyde tutmaya devam etti. Bu çerçevede gıda ve enerji gruplarının yıllık enflasyona katkıları 7.6 puana yükseldi. Döviz kurundaki artışın dayanıklı mal grubu fiyatları üzerindeki yansımalarının kasımda da sürmesi bekleniyor. Kasımda doğalgazda yapılan fiyat ayarlamasının enflasyon üzerindeki etkisi yaklaşık 0,2 puan olacak.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
[COLOR="red"]"Başbakana 'Bize sermaye verin' demeye gitmiyoruz"
Barış ERGİN / EKONOMİ 05.11.2008
Bankalar Birliği yönetimi, Başbakanla yarın yapacakları görüşmede kredileri geri çekmediklerini anlatacak. Bankalar Birliği Başkanı Özince "Başbakana bize el koyun demeye gitmiyoruz" dedi..
Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince, perşembe günü kendi talepleri üzerine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüşeceklerini ve krizi masaya yatıracaklarını belirtti. Özince, 'Bize el koyun demeye veya bize devlet sermayesi verin demeye gitmiyoruz. Orası kesin" dedi. Bankalar Birliği'nin 50'nci kuruluş yıldönümü İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda düzenlenen bir törenle kutlandı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de katıldığı törende konuşan ersin Özince, 1959'da kurulan Bankalar Birliği döneminde bankacılığın geldiği noktayı rakamlarla özetledi.
'UYANIK OLUP GÖZLERİ AÇALIM'
Eski Bankalar Birliği başkanları, çok sayıda banka genel müdürü ve yöneticisinin katıldığı törenin ardından soruları yanıtlayan Özince, yarın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la kriz sonrası bankacılık sektörünü konuşacaklarını söyledi. Özince görüşmede, krizin bankacılık sektörünü nasıl etkilediği konusunda tespitlerini paylaşacaklarını, gelecekle ilgili planlarını anlatacaklarını belirtti. Gelişen ülkeler dahil birçok ülkenin sermaye akışını sağlamaya çalıştığını belirten Ersin Özince, ülkelerin swap işlemleri yapmaya başladıklarını belirtti. Özince sermayenin çekilebilmesi hakkında ise "Uyanık olalım. Gözümüzü açalım. Fırsatları kaçırmayalım diyoruz" dedi. İş Bankası Genel Müdürü ve Bankalar Birliği Başkanı Özince, konut kredisi başta olmak üzere tüketici kredilerinin faizlerinde artışın doğal olduğunu belirterek "Konut fiyatlarının düşmeye başladığı bir ortamda bu faizlerle gözü kapalı kredi alınır" dedi. Özel sektör borçlarını 5 değil 10 puan faize katlanıp öyle ya da böyle çevireceğini kaydeden Özince, halkın birinci önceliğinin bunlar olmadığını belirtti. Özince halkın önceliği nedir şeklindeki soruya ise "Halk refahının kısılmadan hayatını sürdürmek istiyor" yanıtını verdi Özince mevduata garanti ile ilgili soruya da yurtiçinde dengesizlik yaratmasından çok yurt dışında garanti veren ülkeler lehine yaşanan gelişmelerden endişe duyduklarını söyledi. IMF için de "Kurucusu olduğum Fon'dan kredibilite yanında kredi alabileceksem neden bunu değerlendirmeyeyim" yorumunda bulundu.
Barış ERGİN / EKONOMİ 05.11.2008
Bankalar Birliği yönetimi, Başbakanla yarın yapacakları görüşmede kredileri geri çekmediklerini anlatacak. Bankalar Birliği Başkanı Özince "Başbakana bize el koyun demeye gitmiyoruz" dedi..
Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince, perşembe günü kendi talepleri üzerine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüşeceklerini ve krizi masaya yatıracaklarını belirtti. Özince, 'Bize el koyun demeye veya bize devlet sermayesi verin demeye gitmiyoruz. Orası kesin" dedi. Bankalar Birliği'nin 50'nci kuruluş yıldönümü İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda düzenlenen bir törenle kutlandı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de katıldığı törende konuşan ersin Özince, 1959'da kurulan Bankalar Birliği döneminde bankacılığın geldiği noktayı rakamlarla özetledi.
'UYANIK OLUP GÖZLERİ AÇALIM'
Eski Bankalar Birliği başkanları, çok sayıda banka genel müdürü ve yöneticisinin katıldığı törenin ardından soruları yanıtlayan Özince, yarın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la kriz sonrası bankacılık sektörünü konuşacaklarını söyledi. Özince görüşmede, krizin bankacılık sektörünü nasıl etkilediği konusunda tespitlerini paylaşacaklarını, gelecekle ilgili planlarını anlatacaklarını belirtti. Gelişen ülkeler dahil birçok ülkenin sermaye akışını sağlamaya çalıştığını belirten Ersin Özince, ülkelerin swap işlemleri yapmaya başladıklarını belirtti. Özince sermayenin çekilebilmesi hakkında ise "Uyanık olalım. Gözümüzü açalım. Fırsatları kaçırmayalım diyoruz" dedi. İş Bankası Genel Müdürü ve Bankalar Birliği Başkanı Özince, konut kredisi başta olmak üzere tüketici kredilerinin faizlerinde artışın doğal olduğunu belirterek "Konut fiyatlarının düşmeye başladığı bir ortamda bu faizlerle gözü kapalı kredi alınır" dedi. Özel sektör borçlarını 5 değil 10 puan faize katlanıp öyle ya da böyle çevireceğini kaydeden Özince, halkın birinci önceliğinin bunlar olmadığını belirtti. Özince halkın önceliği nedir şeklindeki soruya ise "Halk refahının kısılmadan hayatını sürdürmek istiyor" yanıtını verdi Özince mevduata garanti ile ilgili soruya da yurtiçinde dengesizlik yaratmasından çok yurt dışında garanti veren ülkeler lehine yaşanan gelişmelerden endişe duyduklarını söyledi. IMF için de "Kurucusu olduğum Fon'dan kredibilite yanında kredi alabileceksem neden bunu değerlendirmeyeyim" yorumunda bulundu.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
[COLOR="red"]THY, Bosna Havayolları ile müzakereye başlıyor
05.11.2008
Türk Hava Yolları, Bosna-Hersek Havayolları'nın yüzde 49 hissesinin satış ihalesinin sonuçlandırılması için müzakerelere davet edileceğini bildirdi..
Türk Hava Yolları, Bosna- Hersek Havayolları'nın yüzde 49 hissesinin satılması için düzenlenen ihalenin sonuçlandırılması amacıyla, Bosna Hersek hükümeti tarafından oluşturulan komisyon tarafından, müzakerelere başlamak üzere davet edileceklerini İMKB'ye bildirdi. THY'den yapılan açıklamada, Bosna Hersek hükümeti adına oluşturulan komisyonun başkanlığına tek yetkili olarak Hajro Mihad'ın atandığı belirtildi.
KREDİYİ ÜSTLENECEK
Bosna-Hersek hükümeti geçen ay Bosna-Hersek Havayolları'nın yüzde 49 hissesinin satılması için açılan ihalede en iyi teklifi THY'nin verdiğini açıklamıştı. Reuters'e bilgi veren bir Bosna-Hersek hükümeti yetkilisi de THY'nin söz konusu teklifinin, "Bosna- Hersek Havayolları'nın 2 adet Boeing uçağının leasing maliyetinin ve hükümetin Bosna-Hersek Havayolları için aldığı kredinin THY tarafından, şirketteki hisselerini artırma karşılığında üstlenilmesi" olduğunu belirtmişti. 1994'de kurulan Air Bosna-B&H Airlines'ta Bosna Hersek hükümetinin yüzde 51 ve devlet şirketi Energoinvest'in yüzde 49 payı bulunuyor. 1997 yılında faaliyete başlayan Bosna Havayolları, 2003 yılında borçları nedeniyle faaliyetine ara vermiş, 2005 yılında yeniden yapılandırılmıştı.
05.11.2008
Türk Hava Yolları, Bosna-Hersek Havayolları'nın yüzde 49 hissesinin satış ihalesinin sonuçlandırılması için müzakerelere davet edileceğini bildirdi..
Türk Hava Yolları, Bosna- Hersek Havayolları'nın yüzde 49 hissesinin satılması için düzenlenen ihalenin sonuçlandırılması amacıyla, Bosna Hersek hükümeti tarafından oluşturulan komisyon tarafından, müzakerelere başlamak üzere davet edileceklerini İMKB'ye bildirdi. THY'den yapılan açıklamada, Bosna Hersek hükümeti adına oluşturulan komisyonun başkanlığına tek yetkili olarak Hajro Mihad'ın atandığı belirtildi.
KREDİYİ ÜSTLENECEK
Bosna-Hersek hükümeti geçen ay Bosna-Hersek Havayolları'nın yüzde 49 hissesinin satılması için açılan ihalede en iyi teklifi THY'nin verdiğini açıklamıştı. Reuters'e bilgi veren bir Bosna-Hersek hükümeti yetkilisi de THY'nin söz konusu teklifinin, "Bosna- Hersek Havayolları'nın 2 adet Boeing uçağının leasing maliyetinin ve hükümetin Bosna-Hersek Havayolları için aldığı kredinin THY tarafından, şirketteki hisselerini artırma karşılığında üstlenilmesi" olduğunu belirtmişti. 1994'de kurulan Air Bosna-B&H Airlines'ta Bosna Hersek hükümetinin yüzde 51 ve devlet şirketi Energoinvest'in yüzde 49 payı bulunuyor. 1997 yılında faaliyete başlayan Bosna Havayolları, 2003 yılında borçları nedeniyle faaliyetine ara vermiş, 2005 yılında yeniden yapılandırılmıştı.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
"Türkiye'nin durumu birçok ülkeden iyi"
IMF'nin eski başekonomisti Prof. Dr. Kenneth Rogoff mevcut durumda Türkiye'nin, gelişmiş ülkeler dahil, dünyanın birçok ülkesinden daha iyi durumda olduğunu söyledi..
Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) eski başekonomisti Harvard Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Kenneth Rogoff, mevcut küresel finansal kriz ortamında Türkiye'nin, gelişmiş ülkeler dahil, dünyanın birçok ülkesinden daha iyi durumda olduğunu söyledi. Türk bankacılık sektörünün, daha önce yaşanan kriz sonrasında yeniden yapılandığını hatırlatan Rogoff, bankacılık sektörünün, kriz sonrasında gerçekleştirilen reformlarla sağlam bir yapıya sahip olduğunu vurguladı. Rogoff, Türk bankacılık sektörünün 7 yıl öncesine göre artık çok farklı durumda bulunduğunu söyledi.
ÖZEL SEKTÖR HASSAS
Prof. Dr. Rogoff, Türkiye'de bir tek, bankacılık dışı özel sektörün biraz hassas bir yapıda bulunduğunu belirterek, özel sektörün önemli bir düzeyde borçlandığını ifade etti. Mevcut durumda özel sektör borçlarının bir sorun olmadığının altını çizen IMF'nin eski başekonomisti Rogoff, ancak, kredi piyasasının makul bir süreçte normalleşmemesi halinde, özel sektör borçlarının kırılganlık yaratabileceğine işaret etti.
IMF'nin eski başekonomisti Prof. Dr. Kenneth Rogoff mevcut durumda Türkiye'nin, gelişmiş ülkeler dahil, dünyanın birçok ülkesinden daha iyi durumda olduğunu söyledi..
Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) eski başekonomisti Harvard Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Kenneth Rogoff, mevcut küresel finansal kriz ortamında Türkiye'nin, gelişmiş ülkeler dahil, dünyanın birçok ülkesinden daha iyi durumda olduğunu söyledi. Türk bankacılık sektörünün, daha önce yaşanan kriz sonrasında yeniden yapılandığını hatırlatan Rogoff, bankacılık sektörünün, kriz sonrasında gerçekleştirilen reformlarla sağlam bir yapıya sahip olduğunu vurguladı. Rogoff, Türk bankacılık sektörünün 7 yıl öncesine göre artık çok farklı durumda bulunduğunu söyledi.
ÖZEL SEKTÖR HASSAS
Prof. Dr. Rogoff, Türkiye'de bir tek, bankacılık dışı özel sektörün biraz hassas bir yapıda bulunduğunu belirterek, özel sektörün önemli bir düzeyde borçlandığını ifade etti. Mevcut durumda özel sektör borçlarının bir sorun olmadığının altını çizen IMF'nin eski başekonomisti Rogoff, ancak, kredi piyasasının makul bir süreçte normalleşmemesi halinde, özel sektör borçlarının kırılganlık yaratabileceğine işaret etti.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Konuyu Okuyanlar: 3 Ziyaretçi