You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Ekonomi Gündemi...

Anket Borsa sizce ne olur...

Bu ankette oy kullanma yetkiniz yok.
22.000 4 (33.33%)
26.000 1 (8.33%)
19.000 3 (25.00%)
15.000 2 (16.67%)
30.000 1 (8.33%)
21.500 1 (8.33%)
* Siz bu anket için oy kullanmışsınız. Toplam:: 12 (100%)
Administrator
Ekonomi Gündemi...
Borsada yükseliş sürecek mi?


Dün piyasalarda tahminlerin ötesinde bir coşku vardı. İçeride IMF ile bir anlaşma yapılacağı beklentisi her ne kadar Nisan ayına kadar böyle bir ihtimalin az olduğu söylense de diğer yandan ABD’deki başkanlık seçiminin sonuçlanacak olması piyasaları heyecanladırdı.

Ali AĞAOĞLU / VATAN GAZETESİ

Obama ya da IMF faktörlerine para piyasalarının “işlemeye” başlamasını da eklemekte yarar var. Alınan sayısız önlem, piyasalara verilen onca likidite sonrasında para piyasaları da artık ağır-aksak çalışmaya başladı. Bu durum LIBOR faizlerindeki düşüşten de görülebiliyor. Lehman’ın batışı sonrasında bankalararası güvenin kaybolması paranın “dönüş hızının” düşmesi paranın maliyetini arttıran bir unsur olmuştu.

FED’in diğer merkez bankaları ile yaptığı “işbirliği” neticesinde piyasalar adeta “likiditeye boğuldu”. Para piyasalarındaki gerilimin azalması, diğer piyasalara da yavaş da olsa sirayet etti. Şimdilerde paranın bolluğunun keyfi sürülmeye başlanıyor gibi.

Para piyasalarının artık çalışmaya başlamış olması işlerin daha da kötüleşmesini şimdilik önleyebiliyor. Bu fırsattan istifade hareketlenen piyasalarda nerelere kadar gidilebilir?

Dolar kurlarında 1.4450 önemli bir hedef ve destek konumunda. Bu seviyenin altına inilmesi durumunda ki oldukça düşük bir ihtimal 1.3750 test edilebilir.

Bono bileşiklerinde 21.20 ve 20.75 yeni hedef seviyeler.

İMKB 100’de 31.150 seviyeleri ilk hedef. Sonrasında 33.500-33.800 bandı gündeme gelecek ki, borsada da bu seviyenin aşılması hayli zor görünüyor.

Tüm bunların “ayı piyasasının” bir düzeltmesi olduğunu hatırlatmam, bilmem faydalı olur mu?
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
İşsizlik maaşına 1,5 milyon başvuru


Küresel krizin etkilerinin ağırlaştığı günlerde işten çıkarmalar da artıyor. İşkur'un yayınladığı bültene göre İşsizlik Sigortası Fonu'ndan geçen ay 143 bin 419 kişiye 47 milyon 223 bin 266 YTL ödendi.

VATAN GAZETESİ

İşsizlik Sigortası Fonu Bülteni'ndeki bilgilere göre, uygulamanın başladığı Mart 2002'den 31 Ekim 2008'e kadar sisteme 1 milyon 345 bin 909 kişi başvurdu, 1 milyon 199 bin 248 kişi işsizlik ödeneği almaya hak kazandı.

Peki şu günlerde çok önemli bir konu olarak öne çıkan işsizlik sigortasından kimler yararlanır, nasıl-nereye başvurulur ve ne kadar süreyle-kaç para maaş alınır?

İşte bu soruların cevabı:

KİMLER İŞSİZLİK SİGORTASI KAPSAMINDADIR?

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile ikinci fıkrası kapsamında olanlardan bir hizmet akdine dayalı olarak çalışan sigortalılar.

506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesinde açıklanan sandıklara tabi sigortalılar. Ülkemizde çalışma vizesi ile çalışan yabancı işçiler.

HANGİ DURUMLARDA İŞSİZLİK ÖDENEĞİNDEN YARARLANILIR?

Hizmet akdinin feshinden önceki 120 günü sürekli olmak üzere, son üç yıl içinde en az 600 gün süre ile prim ödemiş olup da kendi istek ve kusurları dışında işsiz kalanlardan Hizmet akitleri, ihbar önellerine uygun olarak işveren tarafından feshedilenler, Hizmet akitleri, sağlık sebepleri, işverenin kanunda belirtilen ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışları ve işçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler nedeniyle bizzat kendileri tarafından feshedilen sigortalı işçiler, Sağlık sebepleri veya işyerinde işçiyi bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan bir zorlayıcı sebebin ortaya çıkması halinde işveren tarafından hizmet akdi feshedilenler, Belirli süreli hizmet akdi ile çalışmakta olup da sürenin bitiminde işsiz kalanlar, İşyerinin el değiştirmesi veya başkasına geçmesi, kapanması veya kapatılması, işin veya işyerinin niteliğinin değişmesi nedenleriyle işten çıkarılmış olanlar, Özelleştirme nedeniyle hizmet akdi sona erenler, İşsizlik ödeneğine hak kazanırlar.

NEREYE BAŞVURULUR?

İşsizlik ödeneğine hak kazananların, bu ödenekten faydalanmak üzere İşten Ayrılma Bildirgesi ile birlikte hizmet akdinin feshedildiği tarihi izleyen günden itibaren 30 gün içinde, İŞKUR’un en yakın birimine başvurmaları gerekmektedir. Elektronik ortamda da başvuru yapılabilmektedir.

NE KADAR SÜRE MAAŞ ALINIR?

600 gün prim ödemiş olanlara 180 gün,

900 gün prim ödemiş olanlara 240 gün,

1080 gün ve daha fazla prim ödemiş olanlara 300 gün,süre ile işsizlik ödeneği ödenir.

KAÇ PARA MAAŞ ALINIR?

İşsizin en son ayrıldığı işten aldığı maaşa göre hesaplanır. En düşük ödenek 216 YTL'dir.

Ayrıntılı bilgiler için aşağıdaki linkten faydalınabilir:
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
Her gün 50 işyeri kapısına kilit vuruyor


Küresel ekonomik krizin etkilerini en şiddetli biçimde hisseden ülkeler arasında bulunan İngiltere'de, her gün 50 küçük ölçekli işyerinin kapandığı bildirildi.

Küçük Ölçekli İşletmeler Federasyonu tarafından gerçekleştirilen araştırmanın sonuçlarına dayandırılarak yapılan açıklamada,ekonomik durgunluk yüzünden işyerlerinin uçurumun kenarına sürüklendikleri, bankaların kredi vermekteki gönülsüzlüğü yüzünden borçlanmada yaşanan güçlüklerin ise bu tür işletmelerin sonunu daha da hızlı biçimde getirdiği belirtildi.

Federasyonun 4bin 633 küçük işyeri sahibi üyesi arasında yaptığı araştırmanın karanlık bir fotoğrafa işaret ettiği belirtilen açıklamada, 4.7 milyon civarındaki küçük işyerinin geleceğinin tehlikede olduğu uyarısı yapıldı.

Halen günlük ortalama 50 işyerinin kapandığı, bu sayıda hızlı bir artışın beklendiği uyarısında da bulunan federasyon yetkilileri, Araştırmamıza katılan üyelerimizin yaklaşık yüzde 30'u, şartların düzelmemesi halinde işyerlerini kapatmayı düşündüklerini bildirdi dedi.

Araştırma sonuçları, küçük işletmelerin yarısından fazlasının işlerinde son iki ayda büyük bir azalma meydana geldiğine de işaret ediyor.

Hükümetin bankalara yaptığı milyarlarca sterlin tutarındaki yardıma rağmen kredi şartlarında hiçbir gelişme yaşanmadığını da belirten küçük ölçekli işyeri sahipleri, bu durumun da sıkışıklığı artırdığını vurguladı.

Küçük ölçekli işyerlerinin sadece yüzde 14'ü hükümetin bankalara yaptığı yardımdan sonra kredi alma ve borçlanma şartlarında bir düzelme meydana geldiğini bildirdi.

Maliye Bakanı Alastair Darling'in, Avrupa Yatırım Bankası'nın vereceği 4 milyar sterlin tutarındaki kredinin İngiliz bankaları aracılığıyla küçük işletmelere ulaştırılacağına ilişkin açıklamalarını da değerlendiren küçük işletmelerin sahipleri, bunun 4-5 aydan önce mümkün görünmediğini, o zaman da kendileri için çok gecikilmiş olacağını vurguladı.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
Kredi batağında hızlı artış


Kredi kartı borcunu ödemeyenler ile gecikmeli ödeyenlerin sayısı Eylül ayında çok hızlı bir şekilde arttı.

Kredi kartı borcunu ödemeyenler ile gecikmeli ödeyenleri gösteren negatif nitelikli ferdi kredi ve kredi kartları sisteminde yer alan kişi sayısı, Eylül ayında, bir önceki aya göre yaklaşık yüzde 41,2 oranında arttı.

Merkez Bankası verilerine göre, Ağustos ayında toplam 79 bin 277 adet olan ferdi kredi ve kredi kartları borçlarını ödememiş kişilerin toplamı, Eylülde 111 bin 979'a çıktı.

Aynı dönemde ferdi kredi borcunu ödememiş kişi sayısı yüzde 109,8 artarak 23 bin 967'den 50 bin 283'e, kredi kartı borcunu ödememiş kişi sayısı da yüzde 11,5 çıkarak 55 bin 310'dan 61 bin 696'ya yükseldi.

Verilere göre, 2008 yılının dokuz ayında ferdi kredi ve kredi kartları borçlarını ödememiş kişilerin sayısı 1 milyon 59 bin 360 olarak belirlenirken, bunun 818 bin 165'i kredi kartı borcunu ödememiş kişilerden, 241 bin 195'i de ferdi kredi borcunu ödememiş kişilerden oluştu.

Bir kişinin tüm yıllar içinde bir kez sayılması durumuna göre, 2003 yılından bu yana ferdi kredi ve kredi kartları borçlarını ödememiş kişilerin sayısı 1 milyon 3 bin 670 olurken, bunun 236 bin 799'u ferdi kredi borcunu, 766 bin 871'i de kredi kartları borcunu ödemeyenlerden meydana geliyor.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
Acer yüzde 12,5 büyüdü


[FONT="Times New Roman"]Acer'ın, 2008 yılı üçüncü çeyreğinde dünya genelinde yüzde 12,5 büyüme sağladığı duyuruldu.

AA

Acer'den yapılan yazılı açıklamada, Gartner tarafından yayımlanan 2008 yılı üçüncü çeyrek dönemine ait bilgisayar pazarı raporuna göre, Acer'ın, yüzde 20,6 büyüme ile Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgesindeki bilgisayar pazarında lider olduğu savunuldu.

Acer'ın, dünya genelinde de yüzde 12,5 büyüme ile ilk üçteki yerini koruduğu ve bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla dünya çapında yüzde 47'lik bir satış artışı kaydettiği bildirildi
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
İngiltere`den yeni emeklilik uygulaması


[FONT="Times New Roman"]İngiltere, AB üyesi olmayan ülkelerden göçle gelen 60 yaş ve üstündeki kişilerin emekli olmaları ve emekli maaşı bağlatmalarına kesin yasak getirmeye hazırlanıyor.

CNNTURK

Halen geçerli olan uygulama, net geliri 25 bin sterlin ve üzerinde olan, göç yoluyla gelen 60 yaş ve üzerindeki kişilerin İngiltere'de de emekli maaşı bağlatmalarına olanak sağlıyor.

Bu kişilerin emekli maaşına hak kazanabilmeleri için İngiltere'de çalışmış ya da vergi ödemiş olma şartları aranmıyor. Bu durumdaki kişiler İngiltere'ye geldikleri andan itibaren sağlık hizmetlerinden de ücretsiz yararlanabiliyor.

İçişleri Bakanlığı'nın hazırladığı değişikliğin bundan böyle göç yoluyla İngiltere'ye gelen kişileri etkileyeceği, vatandaşları bundan en çok etkilenecek ülkelerin başında da AB üyesi olmayan ABD, Yeni Zelanda ve Avustralya'nın geldiği bildirildi.

Uzmanlar, uygulamaya geçilmesinin ardından bu üç ülkenin de İngiltere'den göç yoluyla kendi ülkelerine gelen, aynı şartlardaki İngiliz vatandaşlarına aynı şartları uygulamaya başlayacağını ve bu durumdan binlerce İngilizin etkilenebileceğini belirtiyor.

Uygulamanın AB üyesi ülkeler için geçerli olmaması nedeniyle binlerce İngiliz vatandaşının göç yoluyla yerleştiği İspanya gibi ülkelerdeki İngiliz vatandaşları için benzeri bir sıkıntının olmayacağı ifade ediliyor.

Bu arada İngiltere'ye evlilik yoluyla gelen göçmenler için de yeni düzenlemeler yapıldı. Özellikle Asya ülkelerinin vatandaşlarının, yakınlarını bu ülkeye getirebilmek için kendi çocuklarını bu kişilerle evlenmeye zorlamalarının önüne geçilebilmesi amacıyla İngiliz vatandaşlarının yabancılarla evliliklerinde gelinin de, damadın da 21 yaşında olmaları şartının aranacağı açıklandı. Bu yaş sınırı daha önce 18 olarak uygulanıyordu.

"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
Borsa, velev ki doğru simgedir...

Songül Hatısaru


[FONT="Times New Roman"]CHP Milletvekili İlhan Kesici, ”Sayın Başbakan endişelerimizi söylediğimizde ‘Borsaya bakın, borsaya’ diyordu. Borsa 58 bindeydi. Velev ki öyledir; şimdi 29 bine indi. Başbakan’ın yaklaşımıyla bu daha kriz olmayan bir durum mu oluyor?” dedi


CHP İstanbul Milletvekili İlhan Kesici’yi diğer politikacılardan farklı kılan en önemli özelliklerinden biri de DPT kökeni nedeniyle rakamlara hâkim olması. Eski DPT Müsteşarı Kesici, 2001 krizi öncesinde de çöküşün sinyallerini alan ve uyaran üç-beş isimden birydi.
Bugün dünya yeni bir kriz yaşıyor. Kesici, Aralık 2007’de bütçe üzerine Meclis’te konuşurken, Türkiye’nin borç dinamikleri, dış açığı, borçlanma maliyeti gibi temel göstergelerle içinde bulunulan halin sürdürülemez ve çok kırılgan olduğunu söylemiş ve bir anlamda yine krizin sinyalini vermişti. Kesici’yle global krizi ve çıkış yolunu konuştuk:

Başbakan kriz laflarına kızıyor...
Sayın Başbakan’ın daha önce çok övündüğü bir borsa vardı. Ekonomiyle ilgili endişelerimizi söylediğimizde, Sayın Başbakan ‘Borsaya bakın, borsaya’ diyordu. Çünkü borsa 58 binli puanlardaydı. Halbuki bizim borsamız ekonominin iyi bir simgesi değildir. Velev ki öyledir; şimdi 29 bin puanlara indi. Bu, başbakanın yaklaşımıyla daha kriz olmayan bir durum.
Oysa kriz olan Amerika, Avrupa, Latin Amerika, Asya borsalarındaki değer kaybı yüzde 20-25’lerde. Dünyadaki kur hareketleri de yüzde 10-15’ler seviyesinde. Bizde bir ara yüzde 45’i bulmuştu. Bunlar kriz alametleri ve öncü göstergeleri değilse nedir? Bunları söylemekten muradım tenkit değil, gözünüzü açın demek.

Seçime bakıyorlar
Global krizde işin ciddiyetini ne zaman fark ettiniz?
Politik ve akademik arenalarda ben dahil başka arkadaşlarımız da vardı gidişatı gören. Geçen yılın ortasından itibaren dünyadaki halin çok ciddiye gittiğini görmek mümkündü. En son ocakta, entelektüel camiada gidişatın vahameti üst düzeyde algılandı.

IMF’yle anlaşma olmalı mı?
Bu tür dönemlerin psikolojisinde haklı olarak herkeste korku hâkimdir. Yönetenlerin birinci görevi paniği önlemektir. Bunun için yapılacak her şey ve hemen yapılmalıdır. Bir ülkenin IMF’ye müracat etmesi demek; ‘Ey ahali, duyduk duymadık demeyin, ekonomide sıkıntılarım var, acze düştüm’ demektir. Her ne yapılacaksa bunun böyle olduğu bilinerek ve kabul edilerek yapılmalıdır.
IMF’nin elinde 255 milyar dolarlık bir fon var. 6 ülke sıraya girmiş halde. IMF’yle herhangi bir program üzerinde mutabık kalmak demek sıkı bir harcama disiplinine girmek demek. Hükümet bu disipline girmek istemiyor. Çünkü yerel seçimleri kamunun imkânlarını seferber ederek kazanmak istiyor.
Başbakan bu konuyu ümük tartışmasına soktu. 6 ay sonra yerel seçimler var. Anlaşılıyor ki, hükümet bu disiplinin altına girmek istemiyor. O yüzden dayanabildiği kadar IMF ile anlaşmaya yanaşmayacaktır. Belediye seçimlerini atlatıncaya kadar. Sonra masaya oturacaktır. Ama şartlar bugünden kat be kat ağır olacaktır. Hakiki ümük sıkma o zaman olacak.

İktidarın uyarıları ciddiye almadığı eleştirileri var...
Şubat başlarında Sayın Maliye Bakanı bir basın toplantısı yaptı; “Bu, Amerika’da mortgage kredilendirmesiyle ilgili bir hadise. Amerika bir büyük devlettir, kendi meselesini çözer. Bize yansıyacak bir şey yok. Bu nedenle de Türkiye’de merak edilecek bir şey de yoktur” dedi.

Sizce farkında mı değildi?
Mart ortalarında bu kez ekonomiden sorumlu başbakan yardımcısı, yine Maliye Bakanı ve Hazine’den Sorumlu Devlet Bakanı birlikte 3’lü basın toplantısı yaptı. Söyledikleri şey aşağı-yukarı aynı şeylerdi. Ciddi insanlar bu açıklamalardan sonra bu hükümetin olanı-biteni iyi takip etmediğini anlamaya başladı.
Sayın Başbakan’ın da ‘Kriz-mriz yoktur, kriz fırsattır, teğet geçer, ümüğümüzü sıktırmayız’ gibi yaklaşımları da bu kanaati pekiştirdi. Ancak bunlardan sonradır ki, Türkiye, çekine-çekine sesini çıkarmaya başladı.
2003’te bu hükümet geldiğinde özel sektörün dış borcu 44 milyar dolardı. Şimdi 191 milyar dolar. Kur da artmaya başladı. Buna can dayanmaz. İflaslar birbirini takip eder.

Özel kesimin yüksek dış borcu nasıl çevrilecek?
Çok zorlanacaklar. Dünyadaki fonlar hem çok küçülmüş olacak, hem de riskli yerlere gitmeyecek. Gelecek olan da en yüksek faizi isteyecek. İlaveten büyük ekonomilerin büyüme hızları sıfıra doğru çekilmekte. Benzetme yapacak olursak, bana göre, dünyada iki büyük kıyamet vardır insanoğluyla ilgili. Birincisi ölüm, ikincisi işi olanın işini kaybetmesidir. Türkiye bütün zihni mesaisini istihdama vermelidir. Yeni iş yaratmayı bir kenara koyalım, işi olan kaybetmesin.

Yorganı küçülteceğiz
Peki vatandaş ne yapmalı? Siz güncel hayatınızda krizi hissediyor musunuz?
Herkes gibi ben de hissediyorum. Hepimiz daha çok hissedeceğiz. Manava gideceksiniz, 100 liraya doldurduğunuz file 120, 130, 140 liraya dolayacak. İnsanlar, işlerini kaybedecek. Enflasyon artacak, ücretler ya sabit kalacak veya aşağıya doğru gidecek. Alacağınızı tahsil edemezsiniz. Adamın takati kalmamıştır. Bu yüzden borçlarınızı ödemelisiniz. Ödeyemezseniz itibarınız sarsılır.
Türk atasözüdür, ayağını yorganına göre uzat. Artık bu da lüks, hepimiz ayaklarımızı karnımıza kadar toplayıp yorganımızın yarısına göre uzatacağız. Gün o gündür.



ABD’de iktidar - muhalefet işbirliği yaptı, biz de yapalım
Siz 2001’de olduğu gibi büyük bir kriz mi bekliyorsunuz?
Bakın hane halkı borçları, yani kredi kartı, taksitli satışlarla ailelerin yaptığı borçlanmaların karşılığı 2003’te 4 milyar dolardı. 6 sene geçti 2008 Ekim sonu itibariyle 80 milyar dolar! Bu seviyeler el yakar-can yakar. ABD’de krize sebepler aranırken birisi de işte bu. Amerika’da 1974’te hanelerin 680 milyar dolarlık borcu varmış. 2008’in başında bu rakam 14 trilyon dolar olmuş. Amerikan halkının borç miktarı 20 kat artmış. Bizde ne olmuş peki? Bizde de 20 kat artmış, ama orada 35 senede, bizde 6 senede.

Madem ki işler bu kadar ciddi, muhalefet olarak ne öneriyorsunuz?
Bizim siyasal sistemimizde muhalefetin elinde fazla bir imkân yoktur. Ama hükümet işini ciddiye alır, ciddi bir programa kafa yorar, yardım isterse, ne lazım gelirse yaparız. Bu işi en az ABD Başkanı Bush kadar ciddiye almalılar. İktidar-muhalefet işbirliği yapma geleneği olmayan ABD’de bile iktidar muhalefetle işbirliği yapıyorsa, bizde de olmalı. Bu cümleden olmak üzere bir Genişletilmiş Ekonomik ve Sosyal Konsey toplanmalıdır.

"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.