Hükümetten Gökçek’e 1 milyar YTL’lik kıyak yapıldı
ANKARA ANKA
[FONT="Times New Roman"]BOTAŞ’tan bir yetkili, doğalgaza yüksek oranlı zam yapılmasının ardında, hükümetin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’e 1 milyar YTL tutarında ‘kıyak yapması’nın yattığını söyledi
2006 ve 2007’de zam ihtiyaçlarının ertelenmesine işaret eden yetkili, “Seçim nedeniyle zamlar ya düşük tutuldu ya da ertelendi. BOTAŞ’ın 2006 sonunda zarar etmesinin nedeni budur. EGO’dan alacaklara faiz faturası kesilerek 200 trilyon zarar gizlendi. Yıl sonunda küçük de olsa bir kâr gösterildi” dedi.
BOTAŞ’ın verimli çalışmadığını söyleyen yetkili, “BOTAŞ tekel konumunda. 2003 sonu kasasında 400 trilyondan fazla nakdi varken, 2005’te neden kredi almak zorunda kaldı? Nedeni, doğalgaza gerekli zammın yapılmaması ve EGO alacağının üzerine gidilmemesi” diye konuştu.
‘Baharda da zam gelecek’
Doğalgaz kredilerinin yıllık faizinin 500 milyon YTL olduğunu belirten yetkili, “2008’de fatura 800 trilyona geldi. Yük taşınamaz olunca, eskiden yüzde 5 yapılan zam, yüzde 20’yi gördü. Baharda indirim değil, ilave zam gelecek” diye konuştu.
Hükümetin EGO’ya kıyak yaptığını söyleyen yetkili, “Haziran 2007’de çıkan kanunla EGO’nun BOTAŞ’a borcu, anapara esasına göre sabitlendi. Yani faiz silindi. Başka hiçbir kurumda böyle kıyak olmadı. Bir yıldır 500 milyonu geçti. Ödenen faizle EGO’ya kıyak 1 milyar YTL olmuştur” dedi.
Ekonomi Gündemi...
Konu Sahibi / Yazar
Kongo Madagasgar
Kategori / Forum
Ekonomi
Yorumlar / Cevaplar
584
Okunma / Görüntüleme
152290
Anket Borsa sizce ne olur...
Bu ankette oy kullanma yetkiniz yok.
22.000
4 (33.33%)
26.000
1 (8.33%)
19.000
3 (25.00%)
15.000
2 (16.67%)
30.000
1 (8.33%)
21.500
1 (8.33%)
* Siz bu anket için oy kullanmışsınız.
Toplam:: 12 (100%)
Ekonomi Gündemi...
Ekonomi Gündemi...
‘Akaryakıt sektörü zamma, indirimden daha duyarlı’
[FONT="Times New Roman"]ANKARA AA
Rekabet Kurumu’nun hazırladığı “akaryakıt sektör raporunda” Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından lisans verilmiş 47 dağıtım şirketi bulunmasına rağmen, sadece 5 teşebbüsün, pazarın yaklaşık yüzde 90’ına hâkim olması ve bu durumun uzunca bir süredir değişmemesinin, rekabet hukuku bakımından akaryakıt sektöründeki en önemli sorunun mevcut oligopolistik pazar yapısı olduğunu gösterdiği bildirildi
Raporda, vergilerin akaryakıt fiyatlarının yüksekliğinde önemli bir etken olduğu kabul edilebilir olmakla birlikte, vergi dışı fiyatlar bakımından da Türkiye’de akaryakıt fiyatlarının yakın pazarlara kıyasla yüksek olduğuna işaret edilerek, serbest fiyatlandırmaya geçilmesinin ardından fiyat düşüşlerinin, fiyat artışlarına kıyasla aynı duyarlılıkla piyasaya yansıtılmaması, somut problemler olarak gösterildi.
Raporda, 1 Ocak 2005’ten itibaren serbest fiyatlandırmaya geçilmesinin ardından, perakende fiyatlandırmaya da büyük ölçüde hâkim olan dağıtım şirketlerinin, Tüpraş tarafından uygulanan otomatik fiyat mekanizması “OFM” benzeri bir model çerçevesinde bazen Tüpraş fiyatını bazen ise doğrudan uluslararası fiyatları takip etmek suretiyle fırsat kârları elde etmeye yönelik bir fiyatlandırma stratejisi oluşturduklarının gözlendiği kaydedildi.
‘Şikâyetler arttı’
Bu yapı çerçevesinde, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu ile hedeflenen fiyat serbestisi ve rekabetçi fiyatlandırmanın yaratılamamış olmasına yol açan sorunların bir kısmının, teşebbüsler arasındaki “dikey ticari ilişkiler ve yasal düzenlemelerden kaynaklanan yapısal sorunlar” olduğu belirtilen rapor, diğer bir kısmının ise yapısal hususlarla birlikte firma davranışlarının da etkisiyle “fiyatlandırma”da meydana gelen aksaklıklardan kaynaklandığının anlaşıldığı ifade edildi.
Raporda, tespit edilen hususların, sektörde ciddi yapısal aksaklıklara işaret ettiği bildirilirken şöyle denildi:
“Petrol Piyasası Kanunu’nun hazırlanması sürecinde kurum görüşü yeterince dikkate alınmadı. Gelinen noktada ise rekabetçi bir yapı ortaya çıkmadı ve sektöre ilişkin şikayetler arttı.”
Rekabet Kurumu Başkanı Nurettin Kaldırımcı da raporun önsözünde, “Gerek rekabet mevzuatı gerekse petrol ürünlerine ilişkin sektörel düzenlemelerden kaynaklandığını gördüğümüz bu aksaklıkların giderilmesi için gerekli adımların atılması zaruridir” dedi.
Petrol fiyatı düştü
Uluslararası borsalarda petrol fiyatları geriledi. Asya borsalarında, Amerikan ham petrolünün aralık ayı teslim fiyatı 1.24 dolar düşerek 62.62 dolar oldu. Londra’da yine Amerikan tipi hafif ham petrolün aralık varil teslim fiyatı ise, 1.34 dolar düşüşle 62.57 dolara geriledi. Londra Brent tipi ham petrol de 1.60 dolar düşüş gösterdi ve varili 58.88 dolar oldu.
Petrol fiyatındaki gerilemede, ABD ekonomisinin durgunluğa gireceğine yönelik işaretler ve Çin’in petrol talebinin düşeceği beklentisi etkili oldu.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
BNP, Fortis Türkiye hisselerinin devri için Rekabet’e başvurdu
[FONT="Times New Roman"]EKONOMİ SERVİSİ
Fortis Türkiye, BNP Paribas SA’nın bankanın hisselerinin dolaylı devri için Rekabet Kurumu’na başvurduğunu açıkladı
İMKB’ye yapılan açıklamada, Belçika hükümeti ve BNP Paribas SA arasında daha önce varılan mutabakat çerçevesinde Fortis Bank’ın yüzde 74.94 hissesinin BNP Paribas SA’ya devriyle ilgili işlemlerin devam ettiği belirtildi.
183 milyon YTL net kâr
Bu arada, Fortis Türkiye’nin yılın üçüncü çeyreğindeki net kârı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18 artışla 183.2 milyon YTL’ye yükseldi.
Fortis Türkiye CEO’su Yvan De Cock, “Fortis Türkiye, zorlaşan ekonomik koşullarda gelirlerini yüzde 29 oranında artırdı. Ayrılan kredi karşılıklarına rağmen, maliyet artışlarımızı kontrol altında tutarak vergi öncesi kârımızı yüzde 22 artışla 233.1 milyon YTL düzeyine çıkardık” dedi.
Yaklaşık bir ay önce Belçika, Hollanda ve Lüksembug hükümetleri 11.2 milyar euro’luk sermaye aktarımıyla Fortis’i iflastan kurtarmıştı.
Daha sonra Fortis’in Belçika ve Lüksemburg birimleri Fransa’nın en büyük bankası BNP Paribas’ya satıldı. Bankanın ABN Amro dahil Hollanda faaliyetleri ise Hollanda hükümetine 16.8 milyar euro’ya satıldı.
[FONT="Times New Roman"]EKONOMİ SERVİSİ
Fortis Türkiye, BNP Paribas SA’nın bankanın hisselerinin dolaylı devri için Rekabet Kurumu’na başvurduğunu açıkladı
İMKB’ye yapılan açıklamada, Belçika hükümeti ve BNP Paribas SA arasında daha önce varılan mutabakat çerçevesinde Fortis Bank’ın yüzde 74.94 hissesinin BNP Paribas SA’ya devriyle ilgili işlemlerin devam ettiği belirtildi.
183 milyon YTL net kâr
Bu arada, Fortis Türkiye’nin yılın üçüncü çeyreğindeki net kârı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18 artışla 183.2 milyon YTL’ye yükseldi.
Fortis Türkiye CEO’su Yvan De Cock, “Fortis Türkiye, zorlaşan ekonomik koşullarda gelirlerini yüzde 29 oranında artırdı. Ayrılan kredi karşılıklarına rağmen, maliyet artışlarımızı kontrol altında tutarak vergi öncesi kârımızı yüzde 22 artışla 233.1 milyon YTL düzeyine çıkardık” dedi.
Yaklaşık bir ay önce Belçika, Hollanda ve Lüksembug hükümetleri 11.2 milyar euro’luk sermaye aktarımıyla Fortis’i iflastan kurtarmıştı.
Daha sonra Fortis’in Belçika ve Lüksemburg birimleri Fransa’nın en büyük bankası BNP Paribas’ya satıldı. Bankanın ABN Amro dahil Hollanda faaliyetleri ise Hollanda hükümetine 16.8 milyar euro’ya satıldı.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
Google, Yahoo ile reklam ortaklığından vazgeçti
[FONT="Times New Roman"]İnternet arama motorlarından Google, Yahoo ile reklam ortaklığı planından vazgeçti.
Google, vazgeçme nedeni olarak, rekabet ihlali konusunda bazı sorunların oluşabileceği kaygısını gösterdi.
Anlaşma uyarınca, Google, Yahoo sayfasındaki reklamlarda yer alabilecekti.
Yahoo, altı ay önce de, Microsoft’un satın alma teklifini geri çevirmişti.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
Petrol Ofisi'nin 9 aylık net karı 249 milyon YTL oldu
[FONT="Times New Roman"] İSTANBUL (A.A)
Petrol Ofisi’nin net karının, 2008 yılı dokuz aylık döneminde 249 milyon YTL olarak gerçekleştiği bildirildi
Petrol Ofisi’nden yapılan yazılı açıklamada, şirketin 2008 yılı üçüncü çeyrek dönemi mali tablolarına göre, net satış tutarının, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 35 artışla 13 milyar 390 milyon YTL (10,984 milyar dolar), faiz, vergi ve amortisman öncesi karlılığının ise yüzde 37 artışla 669 milyon YTL (549 milyon dolar) olduğu kaydedildi.
Petrol Ofisi’nin net karının ise dokuz aylık dönemde 249 milyon YTL olarak gerçekleştiği ve şirketin, 2008 yılı üçüncü çeyrek finansal döneminde satış hacmini bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 37 oranında artırdığı belirtildi.
Petrol Ofisi Üst Yöneticisi (CEO) Melih Türker, konuya ilişkin değerlendirmesinde, şunları kaydetti:
"Müşteri beklentilerini en üst seviyede anlamak, buna uygun ürün ve hizmetler geliştirmek hedefindeki bir şirket olarak, yaygın istasyon ağı, sürekli artan hizmet kalitesi ve tüm segmentleri kapsayan hizmet çeşitliliği ile liderliğimizi korumaktayız. 2008 yılının ilk dokuz aylık döneminde elde ettiğimiz satış hacmi ve karlılık, müşteri memnuniyetine yönelik çalışmalarımızın ve doğru projelere, işbirliklerine imza atmamızın sonucudur."
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
Kriz hangi sektörleri vuracak?
Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, küresel krizin ihracatını azaltacağına işaret ederek, "Talep esnekliği yüksek olan otomotiv, elektrikli eşya ve hazır giyim sektörleri en çok etkilenen sektörler olacaktır" dedi. Tüzmen, AB büyümesinde 1 puan gerilemenin Türkiye'den yapılan ihracatı yüzde 3.2 düşüreceğini hesapladıklarını söyledi.
Tüzmen, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın bütçe sunuşunu gerçekleştirdi. Küresel krizin Türkiye'ye etkisinin dış ticarette de görüleceğinin kuşkusuz olduğunu ifade eden Tüzmen, şunları söyledi:
"Dünya piyasalarında görülecek olan duraklama ve bunu takip edecek olan daralmanın Türkiye'nin ihracatını etkilemesi kaçınılmazdır. Daralan dünya piyasaları nedeniyle dış pazarlarda rekabetin daha da keskinleşeceği hiç şüphesizdir. Dolayısıyla ortaya çıkacak olan hem keskin rekabet hem de büyüme hızlarının yavaşlaması, ihracat artış hızımızı alıştığımız seviyelerden bir miktar geriye düşürecektir. Talep esnekliği yüksek olan otomotiv, elektrikli eşya ve hazır giyim sektörleri bu ortamdan en çok etkilenen sektörler olacaktır."
AB BÜYÜMESİNDE 1 PUAN AZALMA, İHRACATIMIZI YÜZDE 3.2 DÜŞÜRECEK
Özellikle AB ülkelerine gerçekleştirilen ihracatın, bu pazarlarda yaşanan durgunluğa ve ithalat talebinde görülecek yavaşlamalara bağlı olarak yavaşlayacağını ifade eden Tüzmen, "Bunun analizlerini yaptık. AB ülkelerinin büyümesinde 1 puan azalma ihracatımızı yüzde 3.2 azaltır. Ülkeye göre de değişiyor. İtalya'nın büyümesinde 1 puan azalma ihracatımızı yüzde 9 azaltır" diye konuştu.
Buna karşın Türkiye ekonomisinin güçlü olduğunu savunan Tüzmen, Türkiye'nin "krizle malül bir ekonomi"den "istikrar ekonomisi"ne dönüştüğünü söyledi. Tüzmen, "birkaç yıl öncesine kadar Türkiye ekonomisinin, çok küçük iç ve dış politik risklere karşı ne kadar kırılganlık ve hassasiyet arz ettiğini hepimiz hatırlıyoruz. "Ekonomik açıdan her şey halloldu, tüm kırılganlıklarımız ortadan kalktı' demiyoruz. Ancak, şoklara karşı ciddi direnç kazandığımız da ortadadır" dedi.
Tüzmen, Türkiye'nin büyümesinde bir miktar yavaşlama olmakla birlikte, kesintisiz büyüme sürecinin devam edeceğine inançlarının tam olduğunu belirtti.
"CARİ AÇIKTA SORUNU OLAN TEK ÜLKE DEĞİLİZ"
Cari açık sorununa işaret eden Tüzmen, "Cari açık sadece ülkemizde sorun değildir. Avrupa'daki yükselen ekonomiler, ABD'de yüzde 5, İspanya'da yüzde 10, Portekiz'de yüzde 12, Yunanistan'da yüzde 13 olmak üzere; ayrıca pek çok Latin Amerika ülkesi, hepsi yüksek oranlarda cari açık vermektedir. Bu rakam tüm orta ve doğu Avrupa ülkeleri ortalamasının altındadır. 2013 yılı itibariyle ise cari açık-GSYH oranımızın yüzde 5.5'e düşeceğin tahmin edilmektedir. Bu performansla da pek çok AB üyesi ülkeyi geride bırakmış olacağız" diye konuştu.
İHRACATÇIYA 10 MİLYAR DOLAR DESTEK
Önümüzdeki dönemde reel sektörü küresel krize karşı savunmak amacıyla oluşturulan yeni önlemler paketinde ihracat desteklerinin önemli oranda artırılmasının bulunduğunu kaydeden Tüzmen, Eximbank çalışmalarına değinirken, "2008 yılı Ocak-Ekim döneminde Eximbank tarafından ihracat sektörüne sağlanan toplam destek, ülke kredileri ve diğer orta-uzun vadeli krediler de dahil olmak üzere 7.3 milyar dolardır. Yıl sonu itibariyle toplam destek tutarının 10 milyar dolara ulaşması beklenmektedir" diye konuştu.
Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, küresel krizin ihracatını azaltacağına işaret ederek, "Talep esnekliği yüksek olan otomotiv, elektrikli eşya ve hazır giyim sektörleri en çok etkilenen sektörler olacaktır" dedi. Tüzmen, AB büyümesinde 1 puan gerilemenin Türkiye'den yapılan ihracatı yüzde 3.2 düşüreceğini hesapladıklarını söyledi.
Tüzmen, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın bütçe sunuşunu gerçekleştirdi. Küresel krizin Türkiye'ye etkisinin dış ticarette de görüleceğinin kuşkusuz olduğunu ifade eden Tüzmen, şunları söyledi:
"Dünya piyasalarında görülecek olan duraklama ve bunu takip edecek olan daralmanın Türkiye'nin ihracatını etkilemesi kaçınılmazdır. Daralan dünya piyasaları nedeniyle dış pazarlarda rekabetin daha da keskinleşeceği hiç şüphesizdir. Dolayısıyla ortaya çıkacak olan hem keskin rekabet hem de büyüme hızlarının yavaşlaması, ihracat artış hızımızı alıştığımız seviyelerden bir miktar geriye düşürecektir. Talep esnekliği yüksek olan otomotiv, elektrikli eşya ve hazır giyim sektörleri bu ortamdan en çok etkilenen sektörler olacaktır."
AB BÜYÜMESİNDE 1 PUAN AZALMA, İHRACATIMIZI YÜZDE 3.2 DÜŞÜRECEK
Özellikle AB ülkelerine gerçekleştirilen ihracatın, bu pazarlarda yaşanan durgunluğa ve ithalat talebinde görülecek yavaşlamalara bağlı olarak yavaşlayacağını ifade eden Tüzmen, "Bunun analizlerini yaptık. AB ülkelerinin büyümesinde 1 puan azalma ihracatımızı yüzde 3.2 azaltır. Ülkeye göre de değişiyor. İtalya'nın büyümesinde 1 puan azalma ihracatımızı yüzde 9 azaltır" diye konuştu.
Buna karşın Türkiye ekonomisinin güçlü olduğunu savunan Tüzmen, Türkiye'nin "krizle malül bir ekonomi"den "istikrar ekonomisi"ne dönüştüğünü söyledi. Tüzmen, "birkaç yıl öncesine kadar Türkiye ekonomisinin, çok küçük iç ve dış politik risklere karşı ne kadar kırılganlık ve hassasiyet arz ettiğini hepimiz hatırlıyoruz. "Ekonomik açıdan her şey halloldu, tüm kırılganlıklarımız ortadan kalktı' demiyoruz. Ancak, şoklara karşı ciddi direnç kazandığımız da ortadadır" dedi.
Tüzmen, Türkiye'nin büyümesinde bir miktar yavaşlama olmakla birlikte, kesintisiz büyüme sürecinin devam edeceğine inançlarının tam olduğunu belirtti.
"CARİ AÇIKTA SORUNU OLAN TEK ÜLKE DEĞİLİZ"
Cari açık sorununa işaret eden Tüzmen, "Cari açık sadece ülkemizde sorun değildir. Avrupa'daki yükselen ekonomiler, ABD'de yüzde 5, İspanya'da yüzde 10, Portekiz'de yüzde 12, Yunanistan'da yüzde 13 olmak üzere; ayrıca pek çok Latin Amerika ülkesi, hepsi yüksek oranlarda cari açık vermektedir. Bu rakam tüm orta ve doğu Avrupa ülkeleri ortalamasının altındadır. 2013 yılı itibariyle ise cari açık-GSYH oranımızın yüzde 5.5'e düşeceğin tahmin edilmektedir. Bu performansla da pek çok AB üyesi ülkeyi geride bırakmış olacağız" diye konuştu.
İHRACATÇIYA 10 MİLYAR DOLAR DESTEK
Önümüzdeki dönemde reel sektörü küresel krize karşı savunmak amacıyla oluşturulan yeni önlemler paketinde ihracat desteklerinin önemli oranda artırılmasının bulunduğunu kaydeden Tüzmen, Eximbank çalışmalarına değinirken, "2008 yılı Ocak-Ekim döneminde Eximbank tarafından ihracat sektörüne sağlanan toplam destek, ülke kredileri ve diğer orta-uzun vadeli krediler de dahil olmak üzere 7.3 milyar dolardır. Yıl sonu itibariyle toplam destek tutarının 10 milyar dolara ulaşması beklenmektedir" diye konuştu.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
İşsizlik sigortası fonu 36.7 milyar YTL'ye yükseldi
İşsizlik Sigortası Fonu'nun net varlığı Ekim ayı itibariyle 36 milyar 711.7 milyon YTL'ye yükseldi. Fonun uygulanmaya başladığı Mart 2002'den 31 Ekim'e kadar 1 milyon 199 bin 248 kişiye toplam 1 milyar 707 milyon 221 bin 679 YTL ödeme yapıldı.
Türkiye İş Kurumu (İŞ-KUR), İşsizlik Sigortası Fonu'nun Ekim ayı itibariyle gelir gider tablosunu açıkladı. Buna göre, işsizlik sigortasına ilişkin yasanın uygulanmaya başladığı 1 Haziran 2000'den bu yılın Ekim sonuna kadar Fon, toplam 12 milyar 582.8 milyon YTL tutarında işçi ve işveren primi tahsil etti. Aynı dönemde söz konusu primlere ait 291 milyon YTL'lik de gecikme faizi tahsil edildi.
Fon'a devlet katkısı olarak Hazine tarafından yapılan aktarmalar da 4 milyar 277 milyon YTL olarak gerçekleşti. Fon'un bu dönemde elde ettiği idari para cezası gelirleri de yaklaşık 11.6 milyon YTL olarak gerçekleşti. Birikimlerini tahvil, bono gibi Hazine iç borçlanma kağıtlarında değerlendiren Fon, anılan dönemde toplam 22 milyar 867 milyon YTL faiz geliri sağladı. İadelerle birlikte Fon'un 30 Ekime kadar elde ettiği toplam gelir 40 milyar 55.7 milyon YTL'ye ulaştı.
FONDAN 3.3 MİLYAR YTL HARCAMA YAPILDI
İşsizlik Sigortası Fonu'nun bugüne kadarki toplam harcaması ise büyük bölümü Mart 2002'den itibaren başlanan işsizlik ödeneği olmak üzere toplam 3 milyar 334 milyon YTL oldu. 89.1 milyon YTL'lik Ücret Garanti Fonu payından sonra Fon'un net varlığı Ekim sonu itibariyle 36 milyar 711 milyon YTL olarak gerçekleşti.
Fonun uygulanmaya başladığı Mart 2002'den 31 Ekim'e kadar sisteme 1 milyon 345 bin 909 kişi başvuruda bulunurken, 1 milyon 199 bin 248 kişi işsizlik ödeneği almaya hak kazandı. Mart 2002'den Ekim'e kadar toplamda 1 milyar 707 milyon 221 bin 679 YTL ödemede bulunuldu.
SSK tarafından tahsilatı yapılarak, İşsizlik Sigortası Fonu'na aktarılan primler üzerinden işveren payı olarak hesaplanan miktarın yüzde 1'i, Ağustos 2003 tarihinden itibaren oluşturulan Ücret Garanti Fonu'na aktarılıyor. Ücret Garanti Fonu İşsizlik Sigortası Fonu içinde değerlendiriliyor. Fonun varlığı, 31 Ekim 2008 tarihi itibariyle, ödemeler toplamı 9.6 milyon YTL düşüldükten sonra 89.1 milyon YTL oldu.
ANKA
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Konuyu Okuyanlar: 2 Ziyaretçi