You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Ekonomi Gündemi...

Anket Borsa sizce ne olur...

Bu ankette oy kullanma yetkiniz yok.
22.000 4 (33.33%)
26.000 1 (8.33%)
19.000 3 (25.00%)
15.000 2 (16.67%)
30.000 1 (8.33%)
21.500 1 (8.33%)
* Siz bu anket için oy kullanmışsınız. Toplam:: 12 (100%)
Administrator
Ekonomi Gündemi...
TETAŞ'tan ucuz elektrik müjdesi


Türkiye Elektrik Ticaret Anonim Şirketi (TETAŞ), elektrik dağıtım şirketlerine uyguladığı tarifede, 1 Ocak 2009 tarihinden itibaren yüzde 12,3 oranında indirime gitmek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna (EPDK) başvurdu.

Kamunun elektrik ticaretinden sorumlu şirketi TETAŞ, 2009 yılı elektrik toptan satış tarife önerisini EPDK'ya sundu. Bu çerçevede şirket, toptan elektrik fiyatlarında kilovatsaat başına (kWh) 14,39 Ykr olarak uyguladığı ücretin 12,62 Ykr'ye indirilmesini istedi.

Mevzuat gereği konu EPDK'nın Aralık ayı içerisinde yapacağı Kurul toplantısında yeni tarifenin onaylanması halinde yılbaşından itibaren yeni toptan fiyatlar uygulamaya girecek.

Bu kapsamda Aralık ayı içerisinde TETAŞ'ın yanı sıra TEDAŞ'ın yeniden yapılanması sonucu ortaya çıkan, 20 dağıtım şirketi de maliyet değişimlerine bağlı olarak yeniden düzenleyecekleri tarifelerini EPDK'nın onayına sunacak.
İlgili kanun gereği TETAŞ'ın kar veya zarar yapmadan yıl sonunu kapatması gerekiyor. Söz konusu indirimin nihai tüketiciyi etkileyip etkilemeyeceği, dağıtım şirketlerinin maliyet unsurlarındaki değişime göre düzenleyeceği yeni tarifelere bağlı olduğu belirtiliyor.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
Zam yağmuruna yalıtım çözümü


XPS Isı Yalıtımı Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kubilay Ulu, arka arkaya gelen doğalgaz zamları ile baş etmenin tek yolunun ısı yalıtımı olduğunu söyledi.


Türkiye, 1 Kasım sabahına iki yeni gelişmeyle uyandı. Konutlara getirilen yüzde 22.5, sanayiye yüzde 22 oranındaki zam nihai tüketicileri ve sanayicileri kara kara düşündürürken, öte yandan da yeni bir yönetmelik yürürlüğe girdi. Bu yönetmelikle ısı yalıtımı ciddi bir zorunluluk haline geldi. 1 Kasım itibariyle artık ısı yalıtımı olmayan yeni projelerin hayata geçirilmesi mümkün olmayacak. Mevcut binaların da tadilatla yenilenen ve ilave edilen kısımları, yeni Isı Yalıtımı Yönetmeliği’ne göre enerji verimli olarak projelendirilecek.

Yılbaşından bu yana tam beş kez zam yapılan doğal gazın fiyatının iki katına yaklaştığını vurgulayan XPS Isı Yalıtımı Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kubilay Ulu, zamlarla baş etmenin tek yolunun ısı yalıtımı olduğunu hatırlattı. Ulu, yılbaşında ısınmak için ortalama 300 YTL ödeyen bir ailenin bugünkü zamlarla yaklaşık 500 YTL ödemek zorunda kalacağını belirtti.

Isı yalıtımı ile faturaların yüzde 60’a varan oranlarda azaltıldığını vurgulayan Ulu, 4 kişilik bir ailenin ısınma amacıyla ödediği ortalama 300 YTL’lik doğal gaz faturasını ısı yalıtımı ile 120 YTL’ye düşürebileceğini ifade etti. Elektriğe gelen zamların da ısıtma ve soğutma maliyetlerini yükselttiğine dikkat çeken Ulu, ısı yalıtımın sadece ısıtma değil soğutma harcamalarında da aynı tasarrufu sağladığını belirtti.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
Kişi başına milli gelir 10 bin doları aşacak


Kişi başına düşen milli gelir, Türkiye Cumhuriyetinin kurulduğu günden bu yana ilk kez 10 bin doları aşacak ve yıl sonunda 11 bin 228 dolara ulaşacak.


Böylece, 1998 yılında 4 bin 311 dolar olan kişi başına düşen milli gelir, aradan geçen 10 yılda 2,6 kat büyümüş olacak.

1998-2002 döneminde 3-4 bin dolar aralığında gidip gelen kişi başına düşen milli gelir, 2002 yılından bu yana kesintisiz artış gösterdi.

2002 yılı sonunda 3 bin 517 dolar olan kişi başına gelir, 2007'nin sonuna gelindiğinde 9 bin 305 dolara çıktı. Söz konusu rakamın, bu yılın sonunda ise 11 bin 228 dolara ulaşacağı öngörülüyor.

1998-2007 döneminde nüfus ise 7 milyon 968 kişi arttı. 1998 yılında 62 milyon 618 kişi olan Türkiye nüfusu, 2007 sonunda 70 milyon 586 kişiye yükseldi. Nüfusun 2008 yılı sonu itibariyle 71 milyon 419, 2009 sonu itibariyle de 72 milyon 240 bin kişiye ulaşması bekleniyor.

2009 yılı sonunda kişi başına milli gelirin ise dolar kurundaki yükseliş nedeniyle düşüş göstereceği ve 10 bin 913 dolara gerileyeceği tahmin ediliyor.

1998'de 269 milyar 946 milyon dolar olan GSYH'de yıllar içindeki artış ve azalışlardan sonra 2002 yılından itibaren sürekli büyüdü. 2002 yılında 232 milyar 955 milyon dolar olan GSYH, 2007 yılında 656 milyar 802 milyon dolara çıktı.

GSYH'nın bu yılın sonunda 801 milyar 892 milyon dolara, gelecek yılın sonunda ise 788 milyar 355 milyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
AKP-Deniz Feneri ilişkisi araştırılıyor


Yargıtay Başsavcılığı, Deniz Feneri Derneği - AKP ilişkisinin araştırıldığını açıkladı.

HÜRRİYET

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, Almanya'dan talep ettiği “Deniz Feneri Davası” dosyasının bir örneğini Başsavcılıktan istediği öğrenildi.

Almanya'da görülen “Deniz Feneri Davası”nın karara bağlanmasının ardından iddiaların Türkiye'de de araştırılması için soruşturma başlatan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Adalet Bakanlığı aracılığıyla Alman makamlarından davayla ilgili dosyayı istemişti.

Alınan bilgiye göre, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyanın ulaşmasının ardından bir örneğinin kendilerini de gönderilmesini Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından talep etti.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
AB karnesinde kırıklar var


Türkiye'nin AB İlerleme Raporu yayımlandı. AB Komisyonu, sivil anayasa çalışmalarının sonuç vermemesini eleştirerek demokrasi ve insan haklarını güçlendirecek reformların yapılması çağrısında bulundu.

Raporda internet yasaklarından Ergenekon'a, Deniz Feneri davasından işkenceye pek çok başlıkta Türkiye'ye yönelik bazı eleştiri ve tespitler bulunuyor

Sivil anayası

AB üyelik süreci kapsamında Türkiye'nin son bir yılını değerlendiren İlerleme Raporu'nda İktidar partisi, bir grup akademisyeni 1982 Anayasası'nı, diğer unsurlar yanında Türkiye'de temel hakları uluslararası standartlarla uyumlu hale getirecek şekilde değiştirmekle görevlendirdi. Buna rağmen bugüne dek ne bir taslak TBMM'ye ya da kamuoyuna sunuldu, ne de bunun tartışılması için somut bir takvim belirlendi deniliyor.

Türban yasağı

Bunun yerine TBMM'nin Şubat 2008'de üniversite öğrencilerine başörtüsü yasağını kaldırmak amacıyla Anayasa'nın 10 ve 42'nci maddelerini değiştirdiği aktarılan raporda, AK Parti, MHP ve DTP'nin desteğiyle gerçekleştirilen değişikliğin CHP ve DSP'nin başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildiği hatırlatılıyor.

Bu karara katılmayan 2 üyenin Mahkeme'nin anayasa değişikliklerini içerik değil şekil yönünden denetleyebileceğini savunmasının not edildiği raporda belirtiliyor.

AB Komisyonu'nun hazırladığı belgede Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün siyasi aktörler ve sivil toplumla ilgili uzlaştırıcı bir rol oynama çabaları, hükümetle iyi çalışma ilişkisi kurması, AB'yle ilgili reformların hızlandırılması çağrılarını sürdürmesi ve dış politikada aktif bir rol oynayarak dış ziyaretleri sıklaştırması övülüyor.

CHP'nin Anayasa Mahkemesi başvuruları

İlerleme Raporu'nda CHP'nin 2008 yılında, AB'yle ilgili demokratikleşme reformları dahil 16 yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurduğu not edilerek büyük siyasi partiler arasındaki diyalog ve uzlaşma ruhu eksikliğinin siyasi kurumların düzgün işleyişini olumsuz etkilediği' kaydediliyor.

TSK'ya eleştiri

Silahlı kuvvetlerin resmi ve gayrı resmi kanalları kullanarak önemli siyasi etki icra ettiği tespiti yapılan belgede bu kapsamda üst düzey komutanların Kıbrıs, Güneydoğu, laiklik ve siyasi partiler gibi yetkilerini aşan iç ve dış politika konularında görüş bildirdiği ifade ediliyor.

İfade özgürlüğü

Raporda Türk basınında, toplumda 'hassas olarak algılanan konular dahil geniş bir alanda açık tartışma devam ediyor deniliyor. AB raporunda Üst düzey yetkililer, özellikle yolsuzluk iddialarıyla ve terörle mücadeleyle ilgili haberlerin ardından basını şiddetle eleştiren açıklamalar yaptı tespiti yapılıyor.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin hala bazı gazeteci ve medya kuruluşlarının resepsiyonlara ve brifinglere katılmasına izin vermediği belirtilen raporda, basın özgürlüğüne tam saygı gösterilmesi isteniyor.

301. madde

İlerleme Raporu'nda, Türk Ceza Kanunu'nun 301'inci maddesinde yapılan değişikliğin bazı olumlu sonuçlar doğursa da metnin büyük ölçüde korunduğu ve dava açılmasında Adalet Bakanı'na tanınan yetkiyle siyasallaşma ihtimaline kapı aralandığı eleştirisi yapılıyor.

İnternet sitelerine yasaklar

Türkiye'de son dönemde internet sitelerinin sıklıkla ve orantısız şekilde yasaklanmasını sorunlu bulan AB raporu, popüler görüntü paylaşım sitesi YouTube'un da birçok kez yasaklandığını gündeme getiriyor.

Orantısız güç kullanımı

Raporda, 1 Mayıs gösterilerinde ve Nevruz kutlamalarında güvenlik güçleri orantısız güç kullanmakla ya da şiddete başvurmakla suçlanıyor.

Yargı

AB raporunda yargının tarafsızlığıyla ilgili endişelerin sürdüğü belirtilerek bazı üst düzey yargı mensuplarının çeşitli konularda kamuoyuna yaptıkları açıklamalarla gelecekteki davalarda tarafsızlıklarını riske attıkları uyarısı yapılıyor.

Ergenekon

Belgede Ergenekon davasıyla ilgili olumlu ya da olumsuz görüş bildirilmeksizin soruşturma süreciyle ilgili şu bilgiler veriliyor:

2007 yılında suç örgütü kurdukları gerekçesiyle Ergenekon adıyla bilinen yapılanmaya yönelik başlatılan soruşturma, emekli generaller dahil bazı tutuklamalarla sonuçlandı. İstanbul savcılığının 14 Temmuz 2008 tarihli Ergenekon iddianamesinde (Ergenekon'a) terör örgütü kurarak hükümeti devirmeye çalışmak ve şiddet yoluyla kamu düzenini yıkmaya çalışmak gibi suçlamalar getirildi.

Soruşturma sürecinde, savunma hakkının yeterince güvence altına alınmadığı ve iddianamesiz tutukluluk süresinin uzunluğu konularında yargı, medya ve siyasi kaynaklardan eleştiriler yapıldı. Davanın benzersiz ölçekte ilk duruşması, planlandığı gibi 20 Ekim'de yapıldı.

Kapatma davaları

İlerleme Raporu'nda, AK Parti ve DTP'nin kapatılması istemiyle açılan davalar, siyasi partilerle ilgili mevcut yasaların siyasi aktörlere, ifade özgürlüğü ve örgütlenme özgürlüğünde devlet müdahalesine karşı yeterli koruma sunmadığını göstermektedir deniliyor.

Yolsuzluk - Deniz Feneri

Yolsuzlukla mücadele konusunda hükümetin kapsamlı bir strateji hazırlamaması eleştirilen raporda, üniversiteler, yerel yönetimler ve arazi yolsuzluklarıyla ilgili birçok iddianın basında yer aldığı ve bunun sonucunda üst düzey isimlere karşı soruşturmalar başlatıldığı aktarılıyor.

İlerleme Raporu'nda, Deniz Feneri davasında Frankfurt mahkemesinin kararına atıf yapılarak Ankara savcılığının soruşturma başlattığı ve Alman makamlarından gerekli belgelerin istenmesi için Adalet Bakanlığı'na başvuruda bulunduğu belirtiliyor.

Türkiye'de yolsuzluğun yaygınlığını koruduğu tespiti yapılan raporda, son bir yılda yolsuzlukla mücadelede sınırlı ilerleme sağlandığı ifade ediliyor.

Ombudsmanlık

Önceki Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Anayasa Mahkemesi'ne yaptığı iptal başvurusu nedeniyle Türkiye'de alternatifi bulunmayan Ombudsmanlık kurumunun 2006 yılından bu yana hayata geçirilemediği belirtilen İlerleme Raporu'nda, Ombudsman yoluyla oluşturulacak denetim mekanizmasının toplumun farklı kesimleri arasında gerilimi düşürmeye, birey haklarını korumaya ve hukukun üstünlüğünü güçlendirmeye katkı sağlayacağı dile getiriliyor

İşkence

Metris Cezaevi'nde bir hükümlünün işkence nedeniyle hayatını kaybetmesi üzerine Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in kamuoyundan özür dilediği hatırlatılan raporda, olayın sorumluları hakkında hızla idari yaptırımlara gidilmesi övgü alsa da güvenlik güçlerinin insan hakları ihlali iddialarının yeterince hızlı, tarafsız ve bağımsız soruşturulamadığı belirtiliyor.

Dini özgürlükler

Dini özgürlükler başlığı altında gayrimüslim ve Alevilere değinilen raporda, Şubat 2008'de kabul edilen Vakıflar Kanunu'yla gayrimüslim azınlıkların mülk edinme sorununun çözümü başta olmak üzere birçok konuda iyileşme sağlandığı belirtiliyor.

Belgede, hükümetin Alevi toplumuyla diyalogu geliştirme ve endişelerini giderme amacıyla başlattığı girişim, ülke tarihinde bir ilk oldu. Bir belediye meclisi cemevini ibadet yeri olarak tanıyarak su faturasında camilere uyguladığı tarifeyi esas aldı. Bununla birlikte hükümetin girişimi düzgün takip edilmedi. Aleviler eğitim ve ibadet yeri başta olmak üzere genel olarak önceki sorunlarıyla yüzleşmeyi sürdürdü. Bu durum Alevi bir AK Parti milletvekilinin Başbakanlık Danışmanlığı görevinden istifasıyla sonuçlandı deniliyor.

Cinsiyet eşitliği

Türkiye'de bir önceki yıl yüzde 24,9 olan işgücüne katılan kadın oranının 2007'de yüzde 24,8'e gerilediği ve bunun AB ve OECD üyeleri arasında en düşük değer olduğu, kadınların siyasette yeterince temsil edilmediği, aile içi şiddetin, namus cinayetlerinin ve kız çocuklarının erken yaşta zorla evlendirilmesinin hala ciddi bir sorun teşkil ettiği anlatılan raporda, cinsiyet eşitliği konusunun Türkiye'nin en önemli sorunları arasında bulunduğu ifade ediliyor.

Kültürel haklar

AB Komisyonu raporunda, TRT'ye Türkçe dışındaki dillerde yayın yetkisi ve Muş FM'e Kürtçe yayın izni verilmekle birlikte Radyo Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) getirdiği kısıtlamalar nedeniyle Türkçe dışındaki yayınların işlevsiz olduğu ve ticari açıdan uygulanabilirliği bulunmadığı iddia ediliyor.

Raporda Türkçe konuşamayanların kamu hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak için hiçbir önlem alınmaması eleştiriliyor.

Hükümetin Güneydoğu'nun kalkınması için Mayıs 2008'de 14 milyar euroluk kaynak ayırarak 2012 yılına kadar GAP'ı bitirmeyi hedeflemesine yer verilen raporda, bölgenin ekonomik ve sosyal sorunlarını çözmeyi amaçlayan bu girişimin halkın hak ve özgürlüklerden tam faydalanabilmesine yönelik yeni adımlarla desteklenmesi isteniyor.

Kıbrıs

Raporda, Türkiye'nin Kıbrıs sorununa BM gözetiminde kapsamlı çözüm bulunması taahhüdüne bağlılığını koruduğu, Eylül ayında adada 2 toplum liderleri arasında başlayan kapsamlı müzakereleri memnuniyetle karşıladığı not ediliyor.

Türkiye'nin Ek Protokolü eksiksiz uygulama ve Kıbrıs Rum kesimiyle ilişkileri normalleştirme yönünde herhangi bir adım atmayarak Rum yönetiminin uluslararası örgütlere ve sözleşmelere katılmasını veto etmeyi sürdürdüğü bildirildi.

Raporda, Türkiye'nin (Kıbrıs'ta) kapsamlı çözüm konusundaki iyimser havaya somut adımlarla katkı sağlaması talep ediliyor.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
Fortis Türkiye`den 183,2 milyon YTL net kar


Fortis Türkiye, 2008'in üçüncü çeyreğinde konsolide net karını, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18 artırarak 183,2 milyon YTL'ye çıkardı.

AA

Fortis Türkiye Üst Yöneticisi (CEO) Yvan De Cock, yaptığı yazılı açıklamada bankanın, zorlaşan ekonomik koşullarda gelirlerini yüzde 29 artırdığını, ayrılan kredi karşılıklarına karşın maliyet artışlarını kontrol altında tutarak, vergi öncesi karlarını yüzde 22 artışla 233,1 milyon YTL düzeyine yükselttiklerini bildirdi.

Kredilerini 2007 yılı sonuna kıyasla yüzde 27 artırarak reel ekonomiyi desteklemeye devam ettiklerini belirten De Cock, yüzde 10 artan öz kaynaklarının ise 1,8 milyar YTL gibi çok güçlü bir seviyede bulunduğunu kaydetti.

De Cock, risklerimizi dikkatli bir şekilde yöneterek dengeli büyümemizi devam ettireceğiz. Son derece güçlü sermaye yapımız ve çalışanlarımızın profesyonelliği sayesinde, Türkiye'deki başarılı gelişmemizi sürdürecek güçlü bir konuma sahibiz ifadesini kullandı.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
UBS kâr açıkladı ama...


Küresel bankacılık sektöründe ekol olan İsviçre'de ülkenin en büyük bankası UBS yılın üçüncü çeyreğinde 251.9 milyar dolar kâr ettiğini açıkladı ancak dördüncü çeyrekte maliyetlerde kesintiye gidip elindeki zararlı varlıkları satmasına rağmen zarar açıklayabileceği yönünde uyarıda da bulundu.

REFERANS GAZETESİ

Pazartesi günü eski yöneticilerinden birinin insider trading (içeriden yapılan işlem) yaptığı gerekçesiyle 6.5 yıl hapisle cezalandırılmasının ardından gelen zarar beklentisi açıklaması tam da UBS'in üzerindeki baskıların artmaya başladığı bir döneme geldi.

İsviçre Maliye Bakanı, pazartesi günü bankayı ABD subprime mortgage piyasasındaki yatırımlarda aşırı pozisyonlar almaya yönlendiren UBS yöneticilerinin aldıkları primleri geri vermeleri gerektiği yönünde bir açıklama yapmıştı. Bu açıklamanın hedefinin ise doğrudan UBS Başkanı Marcel Ospel olduğu düşünülüyor. Bankanın 4'üncü çeyreğe ilişkin uyarı gibi açıklaması bireysel bankacılık biriminde yavaşlamaların başlamasının ardından geldi. UBS'in bireysel müşterilerinin küresel kriz psikolojisi ile mevduatlarını geri çekmeye başladıkları belirtiliyor.

RBS'den de zarar geldi

Öte yandan Avrupa bankacılık sektöründen dün gelen bir diğer kötü haber de Royal Bank of Scotland'a (RBS) aitti. RBS, yılın üçüncü çeyreğinde toplam 325 milyon dolar zarar yazdığını açıkladı.

Geçen sene 7.3 milyar sterlin kâr açıklayan, bu sene ise ABD mortgage piyasası yatırımları yüzünden İngiltere'nin banka kurtarma planında ilk sırayı alması beklenen RBS'in tüm yıl için 228 milyon sterlin zarar yazabileceği de ekonomistlerin tahminleri arasında. Öte yandan dün İsviçreli sigorta devi Swiss Reinsurance da üçüncü çeyrekte 259.8 milyon dolar zarar açıkladı.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.