You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Ekonomi Gündemi...

Anket Borsa sizce ne olur...

Bu ankette oy kullanma yetkiniz yok.
22.000 4 (33.33%)
26.000 1 (8.33%)
19.000 3 (25.00%)
15.000 2 (16.67%)
30.000 1 (8.33%)
21.500 1 (8.33%)
* Siz bu anket için oy kullanmışsınız. Toplam:: 12 (100%)
Administrator
Ekonomi Gündemi...
Dolar 2.00'ye borsa 18.000'e göz kırpıyor


[FONT="Times New Roman"]Hükümet global krizi fazla ciddiye almasa da piyasalar bildiğini okuyor. Borsa hacimsiz de olsa son haftalardaki 'istikrarlı' düşüşünü sürdürüyor. Doları ise tutmak adeta imkansız. Yatırım uzmanları dolardaki baskıyı, Türkiye'nin makro ekonomik dengelerindeki açmazlara, bu açmazların ihtiyaç yaratacağı yabancı fonlara bağlıyor. Bu noktada kimse cari açığın nasıl finanse edileceğini kestiremiyor. Bu para bulunamazsa doların '2 YTL'yi aşar' senaryosuna 'ütopik' bakmamak gerekiyor. Borsada ise bu gelişmelere paralel olarak konuşulan ise önce 20.000 oradan da 18.000 puana kadar düşüş olabileceği.


Global krizin etkisiyle piyasalarda yaşanan dalgalanma geçen hafta bütün hızıyla devam etti. ABD'den başlayan, Avrupa'ya sıçrayan global krizin katalizörü geçen hafta da gelişmekte olan piyasalara ilişkin endişeler oldu. Gelişmiş ülkelerdeki resesyon kaygılarına hedge fonların özellikle yüksek getiri potansiyeli nedeniyle büyük yatırım yaptıkları gelişmekte olan piyasalardan çıkma istekleriyle piyasaları sarstı. Hafta sonuna doğru ise bu kez Uzak Doğu piyasalarındaki olumsuz gelişmeler ve beklentiler piyasaları etkisi altına aldı.

"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
Mercimek zam şampiyaonu oldu


[FONT="Times New Roman"]İstanbul'da Ekim ayında, Mercimek yüzde 78,25'lik oran ile yıllık bazda fiyatı en fazla artış gösteren madde oldu. Elma ise yüzde -10,71'lik düşüş ile fiyatı en fazla azalan madde oldu.

02 Kasım 2008 16:05

İstanbul Ticaret Odası (İTO)'ndan yapılan açıklamada, 2008 Ekim Ayında İstanbul Ücretliler Geçinme İndeksine göre, ilde 127 madde fiyatında artış görüldü. Giyim Harcamaları grubunda kış sezonuna ait yeni ürünlerin piyasaya sürülmesi nedeniyle Kadın Giyimi grubunda yer alan Bayan Kazağı yüzde 66,97 artış oranı ile Ekim ayında fiyatı en fazla artan madde oldu. Fiyatı en fazla artan diğer maddeler yine Giyim Grubunda yer alıyor: Yüzde 53,72 ile Bayan Elbisesi, yüzde 51,17 ile Çocuk Paltosu, yüzde 46,56 ile Erkek Süveteri.

YILLIK ARTIŞ

Ekim ayı itibariyle gıda harcamaları grubunda yer alan ve ürün azlığı yaşanan Mercimek yüzde 78,25 oran ile yıllık bazda fiyatı en fazla artış gösteren madde oldu. Fiyatları en fazla artan diğer maddeler ise şunlar: Yüzde 71,04 ile Bulgur, yüzde 62,56 ile Balık, yüzde 55,38 ile Pirinç.


AYLIK AZALIŞ

Ekim ayında indeksteki toplam 22 madde fiyatında ise azalış görüldü. Yaş, Kuru, Sebze ve Meyve grubunda yer alan ve mevsimsel özelliklere bağlı olarak ürün fazlalılığı yaşanan Elma yüzde -10,71 oran ile fiyatı en fazla azalan madde oldu. Aylık bazda fiyatı en fazla azalan diğer maddeler ise şunlar: Yüzde - 10,06 ile Fındık, yüzde - 9,31 ile Havuç, yüzde - 9,17 ile Maç Giriş Ücreti.

Boğaz Köprüsü Geçiş Ücreti, yüzde -30,67 oranındaki azalış ile 2008 Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre fiyatı en fazla azalış gösteren madde oldu. Fiyatında azalış izlenen diğer maddeler ise şöyle: Yüzde - 21,13 ile Kadın Terliği, yüzde - 9,01 ile Erkek Süveteri, yüzde - 18,53 ile Kadın Geceliği oldu.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
FinansDolarını bozduran mevduata koştu


Bankalardaki toplam mevduat, 17 Ekim itibariyle geçen haftaya göre 8,2 milyar YTL artarak 389 milyar 222,8 milyon YTL oldu. İşte bankalardaki son rakamlar:

BU İŞ YİNE BANKALARA YARADI

31 Ekim 2008 21:20

Merkez Bankasının haftalık verilerine göre, bankalardaki toplam mevduat 10 Ekimde 380 milyar 978,7 milyon YTL idi.

Geçen hafta yabancı para cinsinden mevduat da 5,8 milyar YTL, YTL cinsinden mevduat da 2,6 milyar YTL arttı. 17 Ekim itibarıyla bankalardaki toplam mevduatın yaklaşık 129 milyar 494,4 milyon YTL'si yabancı para, 252 milyar 800,8 milyon YTL'si de YTL cinsinden bulunuyor.

Yaklaşık 6 milyar 927 milyon YTL olan bankalararası mevduatın ise 3 milyar 656,8 milyon YTL'si Türk Lirası, 3 milyar 270,6 milyon YTL'si de yabancı paradan oluştu.

KREDİ HACMİ
Katılım bankaları hariç bankaların kredi hacmi 17 Ekim itibariyle 290 milyar 318,9 milyon YTL'ye çıktı.

Bankaların kredi hacmi 10 Ekim'de 289 milyar 794,5 milyon YTL idi.

17 Ekim itibariyle mali kesime verilen kredilerin yaklaşık 1 milyar 884,5 milyon YTL'si mevduat bankaları, 3 milyar 237 milyon YTL'si de kalkınma ve yatırım bankaları kredilerinden oluşuyor.

Mali olmayan kesime verilen kredilerin dağılımına bakıldığında da 37,1 milyon YTL'sinin Merkez Bankası, 274 milyar 960,2 milyon YTL'sinin mevduat bankaları, 10 milyar 199,9 milyon YTL'sinin de kalkınma ve yatırım bankaları kredilerinden oluştuğu görüldü
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
3 Kasım 2008

Körfez’in parası IMF’ye gelsin, dünya ekonomisinin rotasını birlikte çizelim


[FONT="Times New Roman"]Küresel krizin kıskacına aldığı ülkelerin rahatlatılması için İngiltere Başbakanı Gordon Brown’dan ilginç bir öneri geldi. Petro-dolar zengini Araplara paralarını IMF’ye vermelerini öneren Brown, bunun gerçekleşmesi halinde dünya ekonomisinin geleceğinin şekillenmesinde Körfez ülkelerinin de söz sahibi olacağını söyledi. Uzmanlar ise ABD ve diğer endüstrileşmiş G-7 ülkelerinin hakim olduğu IMF’nin desteklenmesi konusunda Körfez ülkelerinin isteksiz davranabileceği uyarısında bulunuyor.

KÜRESEL finansal kriz, Batı’yı Ortadoğu’nun zenginlerine kadar düşürdü. İngiltere Başbakanı Gordon Brown, petro-dolar zengini Araplar’a paralarını IMF’ye vermeleri gibi ilginç bir öneri getirdi. Brown’ın Körfez ülkelerinden zor durumdaki ülkeleri kurtarmak için kullanılacak IMF rezervlerine katkıda bulunmalarını istemesini bazı haber ajansları ’yalvardı’ diye niteledi. Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni de kapsayan Körfez ziyaretinin ilk durağı Suudi Arabistan’da, işadamlarıyla yaptığı kahvaltıda Brown, "Sizin ülkenizin kritik bir rol oynayacağına inanıyorum ve sizin sesiniz de duyulmalı. Bu tartışmaların yapılacağı masada Suudi Arabistan’ın meşru yerini alacak olmasından memnuniyet duyuyorum" dedi. Brown sözlerini şöyle sürdürdü: "Sizin bir kısmınızın ve diğer Körfez ülkelerinin uluslararası fona (IMF) katkıda bulunarak global küresel kirizin başka ülkelere sıçramasının önüne geçmek isteyeceğinizi umuyorum. Bulaşıcı olan bu hastalığı durdurmanın ve gelecek için finansal sistemde yeniden güven oluşturulmasının herkesin çıkarına olduğuna inanıyorum."

Destek gelmeyebilir

Uzmanlar ise ABD ve diğer endüstrileşmiş G7 ülkelerinin hakim olduğu IMF’nin desteklenmesi konusunda Körfez ülkelerinin isteksiz davranabileceği uyarısında bulunuyor. Kuveyt Finans Bakanı Mostafa al-Shimali, Al-Anbaa gazetesine "Kuveyt Brown’ın ne önerdiğini dinlemeye hazır. Dünya piyasalarını desteklemek konusu yatırım fırsatlarına ve bunların geri dönüşlerine bağlı" açıklamasını yaptı. Suudi Arabistan Kralı Abdullah’ın da katılacağı 15 Kasım’da Washington’da yapılacak G-20 zirvesinde mevcut krizin bir daha tekrar etmemesi için finansal sistemde yapılması muhtemel reformların gündeme gelmesi bekleniyor. G-20 zirvesinden önce hiçbir Körfez ülkesinin IMF’i desteklemek için söz vermeyeceği söyleniyor.

Petrolde istikrar

OPEC’in fiyatları artırmak için aldığı üretimi azaltma kararını geçtiğimiz günlerde eleştiren Brown, iş dünyasına istikrarlı petrol fiyatının herkesin yararına olduğunu anlattı. Brown, Cidde’de temmuz ayında petrol üreticileri ve tüketicilerini bir araya getiren toplantıda, üretici ve tüketici ülkelerin, daha istikrarlı enerji fiyatları gibi ortak çıkarları olacağını ifade etti. OPEC geçen ay petrol üretimini günlük 1.5 milyar varil azaltarak düşen fiyatları yukarıya çekmeyi hedeflemişti.

Türkiye en çok para alan 4’üncü ülke

DÜNYA Bankası Başkan Yardımcısı Shigeo Katsu, "Kaynak aktardığımız ülke sıralamasında Türkiye dördüncü sırada. Biz Türkiye’ye çok önem veriyoruz" dedi. Katsu, Devlet Bakanı Mehmet Şimşek ile birlikte Gaziantep Sanayi Odası (GSO) ve Gaziantep Ticaret Odası (GTO) başkanları ve bir grup iş adamının katıldığı toplantıda yaptığı konuşmada, 86 ülkenin iştirakiyle kurulan Dünya Bankası’nın dünyada 6 operasyonel bölge oluşturduğunu söyledi. Oluşturulan operasyonel bölgelerin ağırlıkla Asya ve Afrika kıtalarındaki ülkelere hizmet verdiğini belirten Katsu, finansal destek verdikleri ülkelerin genellikle yoksul ve geri kalmış ülkeler olduğunu belirtti.

20 yılda dünya ekonomisi iki katına çıkacak

MEVCUT krizin ancak global bir işbirliği ile çözüleceğine inandığını belirten Gordon Brown, başarılı global bir ekonomide korumacılığın yeri olmadığı mesajını veren bir dünya ticaret anlaşması üzerinde çalıştıklarını hatırlattı. Körfez gezisine Brown, Ekonomi Bakanı Peter Mandelson ile aralarında Tony Hayward (BP CEO, Peter Levene (Lloyds Yönetim Kurulu Başkanı), Malcom Brinded (Royal Dutch Shell Yönetim Direktörü) ve Dick Olver’ın (BAE Systems Yönetim Kurulu Başkanı) da olduğu 20 kadar İngiliz üst düzey yöneticiyi de götürdü. Brown’ın "Dünya ekonomisini 20 yılda bugünkünün 2 katına çıkacağına inanıyorum" sözleri dikkat çekti.

Küresel kriz konuşulurken Bush ’G-20 de ne’ dedi

GAFLARIYLA bilinen ABD Başkanı George W. Bush’un, 10 ekimde küresel krizi telefonda konuşurken G-20 zirvesi öneren Avustralya Başbakanı Kevin Rudd’a "G-20 de ne" dediği ortaya çıktı. The Weekend Australian, Rudd’un Sydney konutunda düzenlediği akşam yemeğinde konuşmanın geçtiğini haber yaparken, hem Washington hem de Sydney iddiayı yalanladı. Avustralya Başbakanı Rudd, Bush ile arasında geçen konuşmayı sızdırdığı için eleştiri bombardımanına tutuluyor. Ülkedeki Liberal muhalif lider Malcolm Turnbull, ’sızdırma’ ile Bush yönetiminin rencide edildiğini ve utandırıldığını söyleyerek Başbakan Rudd’un özür dilemesini istedi. Olayın Avustralya’daki yansımalarının dışında, böylesine büyük bir finansal kriz yaşanırken dünyanın en büyük ekonomisi ABD’yi yöneten Bush’un G-20’den habersiz olması endişeyle karşılandı.

Dünyayı Çin ve Hindistan kontrol edecek

FOX, The Wall Street Journal ve News Corp. gibi dünyanın önde gelen medya kuruluşlarının sahibi Rupert Murdoch, gelecek birkaç on yıl içerisinde dünyayı Çin ve Hindistan’ın şekillendireceğini söyledi. Bu iki ülkenin tarihsel olarak dünyaya kapalı konumlarından ekonomik birer güce dönüşmekte olduklarını ve bu gelişmenin dünyayı yeniden şekillendireceğini anlatan Murdoch, "Bu iki ülkenin halkı, yokluğun ne olduğunu biliyor, yeteneklerini ve yaşam koşullarını geliştirmeyi amaçlıyor, tüm dünyaya neler yapabileceklerini göstermeyi istiyor" dedi.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
3 Kasım 2008

Çinli Geely, Avrupa rüyası gördü, kapıyı Türkiye’den açacak


Emre ÖZPEYNİRCİ

Çin’in tek bağımsız otomotiv üreticisi Geely, Avrupa pazarına ilk adımı Türkiye’den atıyor. Kasım ayında Anadolu Grubu distribütörlüğünde Türkiye’de satılmaya başlanacak Çinli Geely’in patronu Shufu Li, iş hayatında örnek aldığı Toyota gibi global dev olma rüyasının gerçekleşmesinde Türkiye’nin de önemli desteği olacağını söyledi.

SON 10 yılda yarattığı yeni otomotiv markalarıyla dikkatleri üzerine çeken Çin, küresel krizin etkilediği dünya otomotivinin geleceğine yön vermeye hazırlanıyor. 10 yıl önce ilk otomobilini üreten Çin’in tek bağımsız otomotiv üreticisi Geely, global marka hedefiyle Avrupa rüyasını Türkiye’yle gerçekleştirmek istiyor. 7 yıl içinde 15 milyar dolar yatırım yaparak Çin’in en büyük markalarından biri olmayı hedefleyen Geely, Avrupa’ya ilk olarak Türkiye pazarıyla adım atıyor. Kasım ayında Anadolu Grubu distribütörlüğünde Türkiye’de satılmaya başlanacak Çinli Geely’in patronu Shufu Li, iş hayatında örnek aldığı Toyota gibi global dev olma rüyasının gerçekleşmesinde Türkiye’nin de önemli desteği olacağını söyledi.

Strateji geliştirecek

Dünyanın en genç otomotiv patronu ünvanına sahip Geely’nin 46 yaşındaki Başkanı Shufu Li, "Avrupa’ya ilk olarak Türkiye pazarıyla giriş yapıyoruz. Türkiye’den ve distribütörümüz Anadolu Grubu’ndan Avrupa pazarıyla ilgili çok şey öğreneceğiz. Zaten Isuzu ve Honda deneyimine sahip iş ortağımızın mühendisleri üretim sürecine şimdiden destek olmaya başladı. Biz bu deneyimlerinden yararlanıp Avrupa pazarına güçlü bir giriş yapmak istiyoruz" dedi. Shufu Li, şöyle konuştu: "Bizim en büyük rüyamız Avrupa ve Amerika pazarına girmek. Avrupa’ya yönelik olarak Euro5 motorumuz hazır. Dizel motor geliştiriyoruz. Geely’nin Avrupa’yla aynı standartlara sahip Türkiye’deki gelişimine bakarak Avrupa stratejimizi geliştireceğiz. Eğer ileride Anadolu Grubu da kabul ederse birlikte Avrupa’daki diğer pazarlara da açılmak isteriz. Eğer global marka olma yolunda Avrupa’da üretim ihtiyacı çıkarsa da Türkiye bizim için öncelikli adaylarımız arasında olur."

ABD’den etkilenip oto üretti

26 yıl önce 20 yaşındayken gittiği Amerika seyahati sırasında gördüğü otomobillerden etkilenerek, Çin’de otomotiv üretimine girmeyi kafasına koyan Li, şöyle devam etti: "1987 yılında Geely’i kurdum ve 1997 yılında ilk otomobili üretmeye başladık. Bugün geldiğimiz noktada 300 bin otomobil, 350 bin motor ve 350 bin şanzıman üreten 6 fabrikası olan Çin’in tek özel otomobil şirketiyiz. Diğer tüm şirketlerin ya devlet ya da yabancı ortakları var. Bize esnekli sağlayan bağımsızlığımız sayesinde şu an Çin’in 8’inci en çok satan markasıyız. Hedefimiz kısa sürede ilk 3’e girmek."

15 milyar dolar yatırım

Yıllık 300 binlik otomobil üretim kapasitelerini önümüzdeki 7 yıl içinde 2 milyon adede çıkartacaklarını söyleyen Li, "6 olan fabrika sayımızı da 2012’ye kadar 9’a çıkartıyoruz. 2012’de otomobil üretimimiz 1 milyon adede, 2015’te ise 2 milyona ulaşacak. Bunun için 7 yılda 15 milyar dolar yatırım yapacağız" dedi. Bu hedef doğrultusunda 5 olan model sayılarını da kademeli olarak artıracaklarını kaydeden Li, 2 yılda 12 yeni modeli piyasa sunacaklarını, 2015 yılında ise toplam model sayılarının 42’ye ulaşacağını söyledi. Li, yer aldıkları mevcut sınıfların dışında MPV, orta sedan, SUV, Minivan, lüks sedan gibi yeni segmentlere de gireceklerini kaydetti.

Çin’in Toyota’sı olacağız

Japon Toyota’yı örnek aldığını vurgulayan Shufu Li, "Aynı Toyota gibi global marka olmak istiyoruz. Pazara yakın yerlerde üretim yapıp, ihtiyaçlara göre model ve teknoloji geliştireceğiz. Ortak platform stratejisiyle aynı Toyota gibi düşük maliyetle çok model üreteceğiz. Bağımsız bir şirket olarak kalıp, yolumuza tek başımıza devam edeceğiz. Çin’in Toyota’sı olmak istiyoruz" diye konuştu.

Zordaki şirketi satın almayız

KRİZİN otomotivde kendileri için fırsat yaratabileceğini kaydeden Shufu Li, "Dünya devleri kan kaybederken biz durumu kontrol edebiliyoruz. Çinliler için kriz ortamı fırsat yaratabilir. Ucuz, kaliteli ve teknolojisi yüksek araçlar üretip global pazarda söz sahibi olmak istiyoruz. Biz bu ortamda fiyatları düşen zordaki uluslararası markaları satın almak istemiyoruz. Yolumuza tek devam edeceğiz" dedi.

İkinci Çinli 10 bin dolara geliyor

GEELY, bu ay ortalarında Chery’den sonra Türkiye’de satışa sunulacak ikinci Çinli otomobil markası olacak. Anadolu Grubu’na bağlı Anadolu Araçlar ve Ticaret, Kasım ayı ortasında Geely’nin 2 modelini Türkiye’de satışa çıkaracak. Anadolu Holding Otomotiv Grubu Başkanı Kamil Eser, Geely’nin ülke çapına yayılan 2 5 bayide satılacağını belirterek, " 2009’da bu sayı 30’a çıkacak" dedi. Geely’nin modellerinin Çin ve diğer ülkelerde MK, FK gibi rakamsal kodlarla satıldığını ancak Türk tüketicilerin kolaylığı için farklı isimler belirlediklerini kaydeden Eser, "Türkiye’ye CK modelini Echo, MK’yı Familia ismiyle ithal edeceğiz. B segmentinde yer alan Echo’nun fiyatı yaklaşık 10 bin dolar dan başlayacak. Geely’nin satış hedefleriyle ilgili bilgi veren Kamil Eser, şunları söyledi: "Geely ile normalde yeni bir otomobil alması zor olan insanlara hitap ediyoruz. Açıkçası biz Geely’nin geleceğine yatırım yaptık. Karlı olmak şu an bizim için çok önemli değil. İlk yıl pazarın gidişatına göre 3 ila 5 bin adetlik satışa ulaşmayı planlıyoruz. Pazar payımızı da yüzde 1-1.5 seviyelerinde olacağını öngörüyoruz."
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
İstihdamdaki vergiler indirilsin devlet 10 milyar YTL kazansın

Türkiye'de istihdam üzerindeki vergilerin çok fazla olduğu ve küresel finansal krizin etkileri sonrasında istihdam üzerindeki yükün kaldırılmamasının devleti de zarara uğrattığı vurgulandı.

İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’nın (İSMMMO) ev sahipliğinde Ekonomi Gazetecileri Derneği’nin düzenlediği ’Bilanço Okuma ve Enerji’ konulu eğitim toplantısının ardından konuşan İSMMMO Başkanı Yahya Arıkan, kriz ortamında istihdamın korunmasına dönük alınabilecek önlemlere ilişkin önerilerini açıkladı.

10 milyar YTL gelir

Arıkan, resmi verilere göre, kayıtdışı ekonominin gayri safi milli hasılanın (GSMH) yüzde 50’sinden fazla tahmin edildiğini belirterek, "TÜİK’e göre, kayıtdışı çalışanların oranı yüzde 50. Çalışan 22.6 milyon kişinin, 10.9 milyonu herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna kayıtlı değil. Bir sosyal güvenlik sistemine kayıtlı olmayanların 2 milyon 574 bini ücretli, 1 milyon 635 bini ise yevmiyeli. Bu kapsamdaki toplam 4 milyon 209 bin kişinin SSK’ya kayıtlı olması, SSK ve İşsizlik Sigortası primiyle, gelir ve damga vergisi ödemesi gerekiyor. Bu çalışanların SSK ve İşsizlik Sigortası priminin asgari ücret üzerinden ödendiğini varsaysak bile elde edilecek gelir, 9.5 milyar YTL SSK, 852 milyon YTL de İşsizlik Sigortası Fonu olmak üzere en az 10.3 milyar YTL" diye konuştu.

Bazılarında daha fazla

İstihdam üzerindeki vergi yükünün katlanılmaz oranlara ulaştığını vurgulayan Arıkan, ortalama yüzde 40 olan istihdam üzerinde vergi ve prim yükünün bazı sektörlerde ise bunu da aştığını kaydetti. Yahya Arıkan, özel sektörde net ücreti 1.805 YTL, brüt ücreti 2.529,67 YTL olan bir çalışan için de toplam 1.448,84 YTL vergi ve prim ödendiğini, aynı çalışan için işverenin cebinden toplam 3.253,84 YTL çıktığını ifade etti.

Geliri azaltmaz

Krizin olası etkileri, alınabilecek önlemler konusunda bir sunum yapan Arıkan, "Zararı topluma mal etmek üzere, parayı finans kuruluşlarına aktaran kurtarma paketlerine karşılık Türkiye çalışandan ve üretenden yana önlemler alarak örnek ülke olabilir. Bunun için de, Türkiye önce istihdam üzerindeki vergi yükünü azaltıp, kayıtdışı ekonomi ile mücadele etmeli. Vergi oranını düşürmek, geliri azaltmıyor, kayıtdışında milyarlarca YTL bizi bekliyor. Rehberliğe hazırız" diye konuştu.

Oranı indirmek geliri artırır

İSMMMO Başkanı Yahya Arıkan, 323 bin işveren ve 3 milyon 368 bin kendi hesabına kayıtdışı çalışan bulunduğunu söyledi ve "Bağ-Kur’un buradan elde edebileceği prim geliri yıllık en az 8 milyar 207 milyon YTL olarak hesaplanıyor. 2006’daki Kurumlar Vergisi indiriminde gördük ki, oran indirmek vergi gelirini artırıyor" diye konuştu.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
Doğu’nun talebi patladı, lüks saat tüketimi 500 milyon dolara ulaştı


Global kriz lüks tüketimi etkilemiyor. Dünyada 25 milyar dolarlık ciroya sahip lüks saat sektörü Türkiye’de de yaklaşık yüzde 15 oranında büyüdü.

Saat&Saat CEO’su Ramazan Kaya, Türkiye’de özellikle lüks moda markalarının pazar payının giderek arttığını, seçkin hayat tarzının simgeleri olan bu markaların ülkemizde de Avrupa seviyesinde satış oranlarına yaklaştığını söyleyip "Bu artış sebebiyle biz de ülkemizde yeni atılımlar yapma zorunluluğu getiriyor" dedi.

22 markanın temsilcisi

Klasik ve sportif modellerin yanı sıra saat sektöründe lüks kavramını tanımlayan dünyanın en ünlü markalarını Türkiye’ye getirdiklerini bu nedenle de ilk olarak 27-28 Aralık’ta JNR Fuarcılık tarafından bu yıl ikincisi satış odaklı olarak Hilton Convention Center’da düzenlenecek olan A Plus Lüks Markalar Fuarı’na katılacaklarını kaydeden Kaya, "Hacmi 500 milyon doların üzerine çıkan ve her geçen gün büyüyen Türkiye lüks saat markaları pazarındaki lider konumumuzda 22 saat ve 12 takı markası ile sektörde en çok marka bulunduran kurum durumundayız. Bünyemizde bulunan ve sektörde dünya modasına yön veren Emporio Armani, Burberry, GF Ferre, Hamilton, Glam Rock, Hugo Boss, Roberto Cavalli, Gc markaları çoğunlukla işadamı tüketicilerimiz tarafından sadece şıklıklarını tamamlayıcı aksesuarlar olarak değil, bir statü ve kimlik ifadesi olarak da değer görüyor. Bu markaların özel olarak ürettiği ’Limited Edition’ modeller ise aylar öncesinden siparişlerle hemen tükeniyor" diye konuştu.

Altın görünümlüye ilgi

Saat&Saat markasını son 10 yıl içinde Anadolu’nun 700 noktasında satışa sunduklarını da sözlerine ekleyen Ramazan Kaya, "Özellikle Güneydoğu Anadolu ve İç Anadolu bölgelerinde lüks saat modelleri şaşırtıcı biçimde rağbet görüyor. Bu sayede lüks, kalite ve estetik kavramları büyük şehirlerin tekelinden çıkmaya başladı. Müşterilerimizin beğeni profilini incelemeye aldık ve Türkiye’de özellikle kadınların altın görünümlü saatleri tercih ettiği sonucuna ulaştık. Türkiye, altın görünümlü saatler için yurt dışına ekstra sipariş veren sayılı ülkeler arasında yer alıyor" şeklinde konuştu.

Başarılı satış cirolarının uluslararası markaların da dikkatini çektiğini kaydeden Kaya, "Firmamızın Türkiye’deki başarılı pazarlama stratejilerini ve satış sonrası servislerini değerlendiren dünyaca ünlü moda markası Guess, GC ve Guess saat ve takılarının Romanya distribütörlüğü için Saat&Saat ’i seçti. Türkiye’deki 24 yıllık deneyimi ile bugün Romanya’da hizmet vermeye başlayan Saat&Saat’in önümüzdeki dönemde hizmet ağını önce tüm Balkan ülkelerine ve sonra da diğer Avrupa ülkelerine yaymayı amaçlıyoruz" dedi.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.