Türkiye`nin cari açığı azaldı
Cari açık, 2008 yılının Ekim ayında, geçen yılın aynı ayıyla karşılaştırıldığında yüzde 18,4 oranında azalarak 3 milyar 242 milyon dolardan 2 milyar 646 milyon dolara düştü.
AA
Merkez Bankası, 2008 Ekim ayına ilişkin Türkiye'nin Ödemeler Dengesi verilerini açıkladı.
Buna göre, alt kalemler itibariyle incelendiğinde, ödemeler dengesindeki dış ticaret açığının yüzde 1,9 düşerek 4 milyar 178 milyon dolara gerilemesi ve hizmetler dengesi kaleminden kaynaklanan net gelirlerin yüzde 40,3 oranında artarak 2 milyar dolara yükselmesinin, bu yılın Ekim ayı cari açığının geçen yılın aynı ayına göre azalmasında olumlu rol oynadığı görüldü.
Buna karşın, bu yılın Ekim ayında gelir dengesi kaleminden kaynaklanan net giderler, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,3 artarak 601 milyon dolara yükseldi ve cari transferlerden kaynaklanan girişler yüzde 18,9 oranında düşerek 133 milyon dolara geriledi.
Bu gelişmeler sonucunda, 29 milyar 688 milyon dolardan 38 milyar 233 milyon dolara yükselen 2008 yılı Ocak-Ekim dönemi cari açığı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 28,8 oranında artış göstermiş oldu.
Döviz, Borsa, Genel Ekonomi
Döviz, Borsa, Genel Ekonomi
Döviz, Borsa, Genel Ekonomi
Bush’dan otomotive hayat öpücüğü
Ahu Özyurt
20.12.2008
İflasın eşiğindeki ABD’li otomotiv devlerine 700 milyar dolarlık paketten ocak ve aralıkta 13.4 milyar dolar kredi verilecek
ABD Başkanı George W. Bush, görevini bırakmasına bir ay kala kapanma noktasına gelen Amerikan otomotiv sektörüne son jestini de yaptı ve 13.4 milyar dolarlık bir köprü kredi paketi açıkladı.
Paket, gerektiğinde 4 milyar doların daha devreye sokulabilmesini öngörüyor. Böylece, oto üreticilerine toplam 17.4 milyar kredi verilecek.
Bush’un otomotive destek planı, Kongre’nin onayladığı 700 milyar dolar tutarındaki Sorunlu Varlıkları Kurtarma Programı’ndan (TARP) kullanılacak.
Ağırlıklı olarak General Motors (GM) ve Chrysler’ın kullanması beklenen fonlar karşılığında “üç büyükler”in, 2009 Mart ayı sonuna kadar yeniden yapılanma planlarını tamamlamış olmaları isteniyor. Pakete esas şeklini Obama yönetimi verecek.
Kredi bu ay hazır
Mart sonuna kadar planlarını hazırlayamazlarsa, yardımı acilen geri ödemek zorunda kalacaklar. 13.4 milyarlık yardımın bu ay içinde hazır olacağı belirtilirken, 9.4 milyar dolarının GM ve 4 milyar dolarlık bölümünün de Chrysler tarafından kullanılacağı kaydediliyor. Ford ise, yardıma şu an ihtiyacı olmadığını açıklamıştı.
Paketi açıklayan Bush, “Otomotiv şirketlerinin iflas ilan etmesi teknik şartlarda mümkün değil. Ülke ekonomisini büyük bir krize sokabilir. Yeni yönetimin de işini zorlaştırır. Normal ekonomik koşullarda rekabete ayak uyduramayan ve kâr edemeyen şirketlerin iflas etmesi kaçınılmaz. Ancak şimdi krizdeyiz. Dolayısıyla buna izin veremeyiz” dedi.
Chrysler’ın CEO’su Bob Nardelli, yardım konusunda yönetime teşekkür etti. GM de hükümetin kurtarma paketinden büyük memnuniyet duyduklarını açıklarken, yeniden kârlı hale gelebilmek için yapmaları gereken çok şey olduğunu belirtti.
Ford CEO’su Alan Mulally paketin bir parçası olmadıklarını belirtirken, yine de olumlu karşıladıklarını söyledi. Paketin ardından ABD borsaları yükseldi.
Paketin şartları şöyle sıralanıyor:
- Yöneticilerin lüks harcamaları ve maaşları kısıtlanacak.
- Şirketler mart sonunda mevcut varlıklarında artıya geçtiklerini gösterecekler.
- Devlet şirketlerin tüm mali defterlerini kontrol edebilecek.
- Kredi pakedini kullananlar, bu borcu geri ödeyecek.
- Sendikalar ve tedarikcilerin de gerekli fedakarlıkları yapması istenirken, özellikle işçi ücretleri 2009 yılı sonuna kadar yabancı üreticilerin ödediği maaşlar seviyesine indirilecek.
- Daha çevreci ve alternatif yakıtlar kullanan araçların üretileceğine dair planları olacak.
AB’den banka borçlarına garanti
ABD Hazine Bakanı Henry Paulson, oto üreticilerine yardım yapılacağı açıklamasından sonra, “Kurtarma paketinin 350 milyar dolarlık ilk dilimini harcamış olduk. İkinci 350 milyar dolarlık kredi serbest bırakılsın” dedi.
Bu arada, Avrupa Merkez Bankası bankaların kısa vadeli borçlarına devlet garantisi verilebileceğini açıkladı.
Obama çağrı yaptı
Otomobil kurtarma paketinin ardından GM CEO’su Rick Wagoner, “Bütün gücümüzle yeniden yapılanacağız, bu fırsatı kullanıp üç senedir yapmak için çalıştığımız reformları hızlandıra-cağız” dedi. GM bu süreçte bazı markaları üretmeyi bırakacak. UAW Sendikası da, “Beyaz Saray’a gerekli adımı attığı için teşekkür ediyoruz” diye bir açıklama yaptı. Pakette dolaylı olarak maaşların Toyota ve Nissan seviyesine indirilmesi isteniyor.
Obama, gelişmelerin ardından yazılı bir açıklama yaparak “Otomobilciler bu paketle uzun vadeli reformları yapabilmek için bütün tarafları bir araya getirmeli” dedi..
Bush yönetimi paketi çok net belirlemediği yönünde görüşler bulunuyor. İşi Obama’nin atayacağı Otomobil Car’ına bırakacağı şeklinde yorumlar yapılıyor. Yorumculara göreyle bu durum, vergi mükellefinin parasıyla şirket kurtarmak olarak değerlendiriliyor. Yorumculara göre bütün ABD vatandaşları artık GM ve Chrysler’ın hissedarı.
Ahu Özyurt
20.12.2008
İflasın eşiğindeki ABD’li otomotiv devlerine 700 milyar dolarlık paketten ocak ve aralıkta 13.4 milyar dolar kredi verilecek
ABD Başkanı George W. Bush, görevini bırakmasına bir ay kala kapanma noktasına gelen Amerikan otomotiv sektörüne son jestini de yaptı ve 13.4 milyar dolarlık bir köprü kredi paketi açıkladı.
Paket, gerektiğinde 4 milyar doların daha devreye sokulabilmesini öngörüyor. Böylece, oto üreticilerine toplam 17.4 milyar kredi verilecek.
Bush’un otomotive destek planı, Kongre’nin onayladığı 700 milyar dolar tutarındaki Sorunlu Varlıkları Kurtarma Programı’ndan (TARP) kullanılacak.
Ağırlıklı olarak General Motors (GM) ve Chrysler’ın kullanması beklenen fonlar karşılığında “üç büyükler”in, 2009 Mart ayı sonuna kadar yeniden yapılanma planlarını tamamlamış olmaları isteniyor. Pakete esas şeklini Obama yönetimi verecek.
Kredi bu ay hazır
Mart sonuna kadar planlarını hazırlayamazlarsa, yardımı acilen geri ödemek zorunda kalacaklar. 13.4 milyarlık yardımın bu ay içinde hazır olacağı belirtilirken, 9.4 milyar dolarının GM ve 4 milyar dolarlık bölümünün de Chrysler tarafından kullanılacağı kaydediliyor. Ford ise, yardıma şu an ihtiyacı olmadığını açıklamıştı.
Paketi açıklayan Bush, “Otomotiv şirketlerinin iflas ilan etmesi teknik şartlarda mümkün değil. Ülke ekonomisini büyük bir krize sokabilir. Yeni yönetimin de işini zorlaştırır. Normal ekonomik koşullarda rekabete ayak uyduramayan ve kâr edemeyen şirketlerin iflas etmesi kaçınılmaz. Ancak şimdi krizdeyiz. Dolayısıyla buna izin veremeyiz” dedi.
Chrysler’ın CEO’su Bob Nardelli, yardım konusunda yönetime teşekkür etti. GM de hükümetin kurtarma paketinden büyük memnuniyet duyduklarını açıklarken, yeniden kârlı hale gelebilmek için yapmaları gereken çok şey olduğunu belirtti.
Ford CEO’su Alan Mulally paketin bir parçası olmadıklarını belirtirken, yine de olumlu karşıladıklarını söyledi. Paketin ardından ABD borsaları yükseldi.
Paketin şartları şöyle sıralanıyor:
- Yöneticilerin lüks harcamaları ve maaşları kısıtlanacak.
- Şirketler mart sonunda mevcut varlıklarında artıya geçtiklerini gösterecekler.
- Devlet şirketlerin tüm mali defterlerini kontrol edebilecek.
- Kredi pakedini kullananlar, bu borcu geri ödeyecek.
- Sendikalar ve tedarikcilerin de gerekli fedakarlıkları yapması istenirken, özellikle işçi ücretleri 2009 yılı sonuna kadar yabancı üreticilerin ödediği maaşlar seviyesine indirilecek.
- Daha çevreci ve alternatif yakıtlar kullanan araçların üretileceğine dair planları olacak.
AB’den banka borçlarına garanti
ABD Hazine Bakanı Henry Paulson, oto üreticilerine yardım yapılacağı açıklamasından sonra, “Kurtarma paketinin 350 milyar dolarlık ilk dilimini harcamış olduk. İkinci 350 milyar dolarlık kredi serbest bırakılsın” dedi.
Bu arada, Avrupa Merkez Bankası bankaların kısa vadeli borçlarına devlet garantisi verilebileceğini açıkladı.
Obama çağrı yaptı
Otomobil kurtarma paketinin ardından GM CEO’su Rick Wagoner, “Bütün gücümüzle yeniden yapılanacağız, bu fırsatı kullanıp üç senedir yapmak için çalıştığımız reformları hızlandıra-cağız” dedi. GM bu süreçte bazı markaları üretmeyi bırakacak. UAW Sendikası da, “Beyaz Saray’a gerekli adımı attığı için teşekkür ediyoruz” diye bir açıklama yaptı. Pakette dolaylı olarak maaşların Toyota ve Nissan seviyesine indirilmesi isteniyor.
Obama, gelişmelerin ardından yazılı bir açıklama yaparak “Otomobilciler bu paketle uzun vadeli reformları yapabilmek için bütün tarafları bir araya getirmeli” dedi..
Bush yönetimi paketi çok net belirlemediği yönünde görüşler bulunuyor. İşi Obama’nin atayacağı Otomobil Car’ına bırakacağı şeklinde yorumlar yapılıyor. Yorumculara göreyle bu durum, vergi mükellefinin parasıyla şirket kurtarmak olarak değerlendiriliyor. Yorumculara göre bütün ABD vatandaşları artık GM ve Chrysler’ın hissedarı.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Döviz, Borsa, Genel Ekonomi
Krizi çok önceden fark ettik`
Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, IMF ile alınacak tedbirlerin içeriği ve büyüklüğü konusunda çok önemli bir mesafe kaydettiklerini belirterek, IMF ile üzerinde uzlaşılan tedbirlerle ilgili olarak, “önümüzdeki birkaç gün içinde tedbirlerin bir kısmını, diğer kısmını da yeni yılda alacağız” dedi.
Mehmet Şimşek, TRT'deki “Büyüteç” programında, son ekonomik gelişmeler konusunda bilgi vererek, soruları yanıtladı.
Mehmet Şimşek, yeni yılda alınacak tedbirlerin ağırlıklı olarak mikro ve makro yapısal reformlardan oluşacağını belirterek, “Yeni yılda, borçlanma ihtiyacını bir miktar azaltıcı ve yapısal reform ağırlıklı önlemler uygulayacağız” dedi.
2009'UN ÖNLEMLERİ
“2009'da, her şeyin başında, mali disiplinin korunması konusunda tedbirler alınacak. Yapısal reformlara ağırlık verilecek” şeklinde konuşan Şimşek, yeni yılda uygulanacak program konusunda şunları söyledi:
“Orta vadeli mali disiplin amacıyla mali kural üzerinde çalışılıyor. Mahalli idarelerin mali dengelerini ve harcamalarını güçlendirecek kurumsal tedbirler ortaya konulacak.
Sağlık alanında bazı uygulamalar yapılabilir. Mikro reformlar da, özellikle şirket kuruluş maliyetlerinin azaltılması, istihdam piyasasındaki esneklik, KOBİ'lerin finansman imkanlarına ulaşması konularında olacak.
Ayrıca, Türk Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunu gibi hukuksal düzenlemeler uygulamaya girecek.”
TÜRKİYE KRİZE SAĞLAM TEMELLER ÜZERİNDE YAKALANDI
Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, mevcut krizi, “son yüzyılın en büyük küresel krizi” olarak nitelendirirken, Türkiye'nin bu krize sağlam temeller üzerinde yakalandığını söyledi.
Türkiye'nin daha önce aldığı tedbirler nedeniyle oldukça hazırlıklı konumda bulunduğunun altını çizen Şimşek, “Türkiye şimdi krize oldukça dirençlidir” ifadesini kullandı.
Şimşek, küresel krizin etkileri araştırılırken, Türkiye ile diğer ülkelerin kıyaslanmasının daha doğru bir yorum ortaya çıkaracağını ifade etti.
TÜRKİYE, DİĞER ÜLKELERE GÖRE DAHA AZ ETKİLENDİ
Türkiye'nin, aldığı tedbirler sebebiyle bir çok ülkeye göre, krize daha hazırlıklı yakalandığını ve bu nedenle de daha az etkilendiğinin altını çizen Şimşek, “Türkiye, Güney Kore, Rusya ve diğer ülkelere göre, küresel krizden daha az etkilendi” dedi.
Krizde açıklanan tedbirler ile krizin yansımalarını önleme arasındaki dengenin önemine dikkat çeken Şimşek, Rusya'nın, Ağustos ayından buyana, 165 milyar dolar harcamasına rağmen, risk piriminin Türkiye'den daha yüksek olduğunu, borsasının daha çok değer kaybettiğini kaydetti.
Dünyanın, modern ekonomi tarihinin en büyük krizi içinde bulunduğunu belirten Şimşek, “Biz bu krizin yansılamalırını en aza çekiyoruz. Türkiye bu krize dirençli” dedi.
Türkiye'nin, artan dış ticaret hacmi nedeniyle, küresel ekonomiye daha entegre olduğunu ifade eden Şimşek, bu nedenle küresel bir krizden tamamıyla bağışık olmasının mümkün olmadığını belirterek, “Türkiye, dünya ihracatının yaklaşık yüzde 1'i oranında pay alıyor, bu nedenle dışarıdaki talep daralması Türkiye'yi de etkiler” şeklinde konuştu.
Küresel krizin ikinci yansımasının finans sektöründeki daralmadan kaynaklandığını vurgulayan Şimşek, bu çerçevede, Türkiye'nin de finansman kaynaklarına ulaşımının zorlaştığını ifade etti.
SENDİKASYONLARDA SIKINTI YOK
Türk bankacılık sisteminin, daha önce aldığı tedbirler sayesinde, krize daha hazırlıklı yakalandığını vurgulayan Şimşek, “Bu Türkiye için bir şans” dedi.
Bankaların, sendikasyonlar konusunda bir sıkıntılarının olmadığını belirten Şimşek, “bankaların, sendikasyon kredilerini çevirme oranı yüzde 70'lerin üstünde” ifadesini kullandı.
Türkiye'nin, mevcut küresel krizde ihtiyacı olan en önemli konunun “moral ve güven” olduğunun altını çizen Bakan Şimşek, ekonomik temelleri güçlü olan Türkiye'nin, bu krizden çok sağlam bir şekilde çıkacağını söyledi.
Dış talebin dışında gerçekleşen talep yavaşlamasının tamamıyla psikolojik olduğunu ifade eden Şimşek, Türkiye'nin hane halkı geliri ve borcu açısından birçok ülkeden iyi konumda bulunduğunu belirterek, Türkiye'deki talep daralmasının kötümserlikten kaynaklandığını vurguladı.
“BİZ BU KRİZİ ÇOK ÖNCEDEN GÖREREK TEDBİRLER ALDIK”
Böylesini bir küresel krizi önceden görerek tedbirler aldıklarını vurgulayan Mehmet Şimşek, “18 Aralık 2007 tarihinde, 'henüz derinliği saptanmamış bir krizden geçiyoruz ona karşı tedbirler alınması gerekir' demiştim” ifadesini kullandı.
Şimşek, yine krizin derinleşmesinden önce, Denizli'de yaptığı bir açıklamada, dünyanın büyük bir krizle karşı karşıya olduğunu ve şartların daha da zorlaşabileceği tespitinde bulunduğunu hatırlattı.
Krizi öngörme konusunda kesinlikle geç kalmadıklarını vurgulayan Şimşek, bu konuda bir örnek vererek, “ABD Hazine Bakanı ile bizim krizi öngörme konusundaki söylediklerimize bakın” dedi.
Krizi önceden görerek, talebi canlandırıcı ve rekabet gücünü artırmaya yönelik önlemler aldıklarını kaydeden Şimşek, talebi canlandırmaya yönelik tedbirler çerçevesinde, Temmuz ayında memurlara yapılan ek ödemeyi ve KEY ödemelerini gösterdi. Memur ve işçiye kaynak aktardıklarını kaydeden Şimşek, asgari ücretlinin de yanında olduklarını vurguladı.
Şimşek, ihracat kredisi desteği açısından Eximbank'a da kaynak sağladıklarını belirterek, toplamda 3 milyar dolarlık ekstradan kaynak sağladıkları Eximbank'ın sermayesini yeniden arttıracaklarını söyledi.
DÜNYADA, TOPLAM 9,2 TRİLYON DOLARLIK TEDBİR PAKETİ AÇIKLANMIŞ
Küresel krizle mücadele çerçevesinde, şimdiye kadar, dünyada toplam 9,2 trilyon dolarlık tedbir paketi açıklandığını belirten Şimşek, toplam dünya milli gelirinin yüzde 18'ine eşit olan bu tedbir paketine rağmen, ülke ekonomilerinin küçülmeye devam ettiğini söyledi.
Mehmet Şimşek, bu açıklanan küresel tedbir paketinin, 7,4 trilyon dolarlık kısmının gelişmiş ülkeler, 1,7 trilyon dolarlık kısmının da gelişmekte olan ülkelere ait olduğunu da vurguladı.
BANKALARA UYARI
Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, bir soru üzerine de Merkez Bankasının, bankalara Türk Lirası ve döviz açısından yeterli likidite sağladığını, Merkez Bankasının faizleri indirdiğini vurgulayarak, “biz bankalara, reel sektöre kredi sağlama imkanını oluşturduk” dedi.
Bankaların kredi hacmindeki daralmanın fazla olmadığını, sendikasyonlarda bir sorun olmadığını belirten Şimşek, bankaların, dışarıdaki krizden dolayı biraz tedirgin olduklarını, bunun dışında bir sorunun olmadığını ifade etti.
Devlet Bakanı Şimşek, bütün bu uygun koşullara rağmen bankaların da reel sektöre gerekli imkanı sağlaması gerektiğini, bankaların reel sektöre ihtiyacı olduğunu vurgularken, “bazı bankalar, krizi fırsata dönüştürmeye çalışırlarsa biz buna izin vermeyiz” uyarısında bulundu.
Küresel finans piyasalarında henüz normalleşmenin olmadığını vurgulayan şimşek, ancak panik durumundan “sükunet” dönemine girildiği görüşünde bulunduğunu söyledi.
Şimşek, mali sicil affı konusundaki bir soruya verdiği yanıtta, bu konudaki afların işe yaramadığını, çünkü, Merkez Bankası bu kayıtları silse bile özel bankaların bu kayıtları tutabileceğini söyledi.
Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, IMF ile alınacak tedbirlerin içeriği ve büyüklüğü konusunda çok önemli bir mesafe kaydettiklerini belirterek, IMF ile üzerinde uzlaşılan tedbirlerle ilgili olarak, “önümüzdeki birkaç gün içinde tedbirlerin bir kısmını, diğer kısmını da yeni yılda alacağız” dedi.
Mehmet Şimşek, TRT'deki “Büyüteç” programında, son ekonomik gelişmeler konusunda bilgi vererek, soruları yanıtladı.
Mehmet Şimşek, yeni yılda alınacak tedbirlerin ağırlıklı olarak mikro ve makro yapısal reformlardan oluşacağını belirterek, “Yeni yılda, borçlanma ihtiyacını bir miktar azaltıcı ve yapısal reform ağırlıklı önlemler uygulayacağız” dedi.
2009'UN ÖNLEMLERİ
“2009'da, her şeyin başında, mali disiplinin korunması konusunda tedbirler alınacak. Yapısal reformlara ağırlık verilecek” şeklinde konuşan Şimşek, yeni yılda uygulanacak program konusunda şunları söyledi:
“Orta vadeli mali disiplin amacıyla mali kural üzerinde çalışılıyor. Mahalli idarelerin mali dengelerini ve harcamalarını güçlendirecek kurumsal tedbirler ortaya konulacak.
Sağlık alanında bazı uygulamalar yapılabilir. Mikro reformlar da, özellikle şirket kuruluş maliyetlerinin azaltılması, istihdam piyasasındaki esneklik, KOBİ'lerin finansman imkanlarına ulaşması konularında olacak.
Ayrıca, Türk Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunu gibi hukuksal düzenlemeler uygulamaya girecek.”
TÜRKİYE KRİZE SAĞLAM TEMELLER ÜZERİNDE YAKALANDI
Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, mevcut krizi, “son yüzyılın en büyük küresel krizi” olarak nitelendirirken, Türkiye'nin bu krize sağlam temeller üzerinde yakalandığını söyledi.
Türkiye'nin daha önce aldığı tedbirler nedeniyle oldukça hazırlıklı konumda bulunduğunun altını çizen Şimşek, “Türkiye şimdi krize oldukça dirençlidir” ifadesini kullandı.
Şimşek, küresel krizin etkileri araştırılırken, Türkiye ile diğer ülkelerin kıyaslanmasının daha doğru bir yorum ortaya çıkaracağını ifade etti.
TÜRKİYE, DİĞER ÜLKELERE GÖRE DAHA AZ ETKİLENDİ
Türkiye'nin, aldığı tedbirler sebebiyle bir çok ülkeye göre, krize daha hazırlıklı yakalandığını ve bu nedenle de daha az etkilendiğinin altını çizen Şimşek, “Türkiye, Güney Kore, Rusya ve diğer ülkelere göre, küresel krizden daha az etkilendi” dedi.
Krizde açıklanan tedbirler ile krizin yansımalarını önleme arasındaki dengenin önemine dikkat çeken Şimşek, Rusya'nın, Ağustos ayından buyana, 165 milyar dolar harcamasına rağmen, risk piriminin Türkiye'den daha yüksek olduğunu, borsasının daha çok değer kaybettiğini kaydetti.
Dünyanın, modern ekonomi tarihinin en büyük krizi içinde bulunduğunu belirten Şimşek, “Biz bu krizin yansılamalırını en aza çekiyoruz. Türkiye bu krize dirençli” dedi.
Türkiye'nin, artan dış ticaret hacmi nedeniyle, küresel ekonomiye daha entegre olduğunu ifade eden Şimşek, bu nedenle küresel bir krizden tamamıyla bağışık olmasının mümkün olmadığını belirterek, “Türkiye, dünya ihracatının yaklaşık yüzde 1'i oranında pay alıyor, bu nedenle dışarıdaki talep daralması Türkiye'yi de etkiler” şeklinde konuştu.
Küresel krizin ikinci yansımasının finans sektöründeki daralmadan kaynaklandığını vurgulayan Şimşek, bu çerçevede, Türkiye'nin de finansman kaynaklarına ulaşımının zorlaştığını ifade etti.
SENDİKASYONLARDA SIKINTI YOK
Türk bankacılık sisteminin, daha önce aldığı tedbirler sayesinde, krize daha hazırlıklı yakalandığını vurgulayan Şimşek, “Bu Türkiye için bir şans” dedi.
Bankaların, sendikasyonlar konusunda bir sıkıntılarının olmadığını belirten Şimşek, “bankaların, sendikasyon kredilerini çevirme oranı yüzde 70'lerin üstünde” ifadesini kullandı.
Türkiye'nin, mevcut küresel krizde ihtiyacı olan en önemli konunun “moral ve güven” olduğunun altını çizen Bakan Şimşek, ekonomik temelleri güçlü olan Türkiye'nin, bu krizden çok sağlam bir şekilde çıkacağını söyledi.
Dış talebin dışında gerçekleşen talep yavaşlamasının tamamıyla psikolojik olduğunu ifade eden Şimşek, Türkiye'nin hane halkı geliri ve borcu açısından birçok ülkeden iyi konumda bulunduğunu belirterek, Türkiye'deki talep daralmasının kötümserlikten kaynaklandığını vurguladı.
“BİZ BU KRİZİ ÇOK ÖNCEDEN GÖREREK TEDBİRLER ALDIK”
Böylesini bir küresel krizi önceden görerek tedbirler aldıklarını vurgulayan Mehmet Şimşek, “18 Aralık 2007 tarihinde, 'henüz derinliği saptanmamış bir krizden geçiyoruz ona karşı tedbirler alınması gerekir' demiştim” ifadesini kullandı.
Şimşek, yine krizin derinleşmesinden önce, Denizli'de yaptığı bir açıklamada, dünyanın büyük bir krizle karşı karşıya olduğunu ve şartların daha da zorlaşabileceği tespitinde bulunduğunu hatırlattı.
Krizi öngörme konusunda kesinlikle geç kalmadıklarını vurgulayan Şimşek, bu konuda bir örnek vererek, “ABD Hazine Bakanı ile bizim krizi öngörme konusundaki söylediklerimize bakın” dedi.
Krizi önceden görerek, talebi canlandırıcı ve rekabet gücünü artırmaya yönelik önlemler aldıklarını kaydeden Şimşek, talebi canlandırmaya yönelik tedbirler çerçevesinde, Temmuz ayında memurlara yapılan ek ödemeyi ve KEY ödemelerini gösterdi. Memur ve işçiye kaynak aktardıklarını kaydeden Şimşek, asgari ücretlinin de yanında olduklarını vurguladı.
Şimşek, ihracat kredisi desteği açısından Eximbank'a da kaynak sağladıklarını belirterek, toplamda 3 milyar dolarlık ekstradan kaynak sağladıkları Eximbank'ın sermayesini yeniden arttıracaklarını söyledi.
DÜNYADA, TOPLAM 9,2 TRİLYON DOLARLIK TEDBİR PAKETİ AÇIKLANMIŞ
Küresel krizle mücadele çerçevesinde, şimdiye kadar, dünyada toplam 9,2 trilyon dolarlık tedbir paketi açıklandığını belirten Şimşek, toplam dünya milli gelirinin yüzde 18'ine eşit olan bu tedbir paketine rağmen, ülke ekonomilerinin küçülmeye devam ettiğini söyledi.
Mehmet Şimşek, bu açıklanan küresel tedbir paketinin, 7,4 trilyon dolarlık kısmının gelişmiş ülkeler, 1,7 trilyon dolarlık kısmının da gelişmekte olan ülkelere ait olduğunu da vurguladı.
BANKALARA UYARI
Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, bir soru üzerine de Merkez Bankasının, bankalara Türk Lirası ve döviz açısından yeterli likidite sağladığını, Merkez Bankasının faizleri indirdiğini vurgulayarak, “biz bankalara, reel sektöre kredi sağlama imkanını oluşturduk” dedi.
Bankaların kredi hacmindeki daralmanın fazla olmadığını, sendikasyonlarda bir sorun olmadığını belirten Şimşek, bankaların, dışarıdaki krizden dolayı biraz tedirgin olduklarını, bunun dışında bir sorunun olmadığını ifade etti.
Devlet Bakanı Şimşek, bütün bu uygun koşullara rağmen bankaların da reel sektöre gerekli imkanı sağlaması gerektiğini, bankaların reel sektöre ihtiyacı olduğunu vurgularken, “bazı bankalar, krizi fırsata dönüştürmeye çalışırlarsa biz buna izin vermeyiz” uyarısında bulundu.
Küresel finans piyasalarında henüz normalleşmenin olmadığını vurgulayan şimşek, ancak panik durumundan “sükunet” dönemine girildiği görüşünde bulunduğunu söyledi.
Şimşek, mali sicil affı konusundaki bir soruya verdiği yanıtta, bu konudaki afların işe yaramadığını, çünkü, Merkez Bankası bu kayıtları silse bile özel bankaların bu kayıtları tutabileceğini söyledi.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Döviz, Borsa, Genel Ekonomi
Krizi çok önceden fark ettik`
Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, IMF ile alınacak tedbirlerin içeriği ve büyüklüğü konusunda çok önemli bir mesafe kaydettiklerini belirterek, IMF ile üzerinde uzlaşılan tedbirlerle ilgili olarak, “önümüzdeki birkaç gün içinde tedbirlerin bir kısmını, diğer kısmını da yeni yılda alacağız” dedi.
Mehmet Şimşek, TRT'deki “Büyüteç” programında, son ekonomik gelişmeler konusunda bilgi vererek, soruları yanıtladı.
Mehmet Şimşek, yeni yılda alınacak tedbirlerin ağırlıklı olarak mikro ve makro yapısal reformlardan oluşacağını belirterek, “Yeni yılda, borçlanma ihtiyacını bir miktar azaltıcı ve yapısal reform ağırlıklı önlemler uygulayacağız” dedi.
2009'UN ÖNLEMLERİ
“2009'da, her şeyin başında, mali disiplinin korunması konusunda tedbirler alınacak. Yapısal reformlara ağırlık verilecek” şeklinde konuşan Şimşek, yeni yılda uygulanacak program konusunda şunları söyledi:
“Orta vadeli mali disiplin amacıyla mali kural üzerinde çalışılıyor. Mahalli idarelerin mali dengelerini ve harcamalarını güçlendirecek kurumsal tedbirler ortaya konulacak.
Sağlık alanında bazı uygulamalar yapılabilir. Mikro reformlar da, özellikle şirket kuruluş maliyetlerinin azaltılması, istihdam piyasasındaki esneklik, KOBİ'lerin finansman imkanlarına ulaşması konularında olacak.
Ayrıca, Türk Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunu gibi hukuksal düzenlemeler uygulamaya girecek.”
TÜRKİYE KRİZE SAĞLAM TEMELLER ÜZERİNDE YAKALANDI
Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, mevcut krizi, “son yüzyılın en büyük küresel krizi” olarak nitelendirirken, Türkiye'nin bu krize sağlam temeller üzerinde yakalandığını söyledi.
Türkiye'nin daha önce aldığı tedbirler nedeniyle oldukça hazırlıklı konumda bulunduğunun altını çizen Şimşek, “Türkiye şimdi krize oldukça dirençlidir” ifadesini kullandı.
Şimşek, küresel krizin etkileri araştırılırken, Türkiye ile diğer ülkelerin kıyaslanmasının daha doğru bir yorum ortaya çıkaracağını ifade etti.
TÜRKİYE, DİĞER ÜLKELERE GÖRE DAHA AZ ETKİLENDİ
Türkiye'nin, aldığı tedbirler sebebiyle bir çok ülkeye göre, krize daha hazırlıklı yakalandığını ve bu nedenle de daha az etkilendiğinin altını çizen Şimşek, “Türkiye, Güney Kore, Rusya ve diğer ülkelere göre, küresel krizden daha az etkilendi” dedi.
Krizde açıklanan tedbirler ile krizin yansımalarını önleme arasındaki dengenin önemine dikkat çeken Şimşek, Rusya'nın, Ağustos ayından buyana, 165 milyar dolar harcamasına rağmen, risk piriminin Türkiye'den daha yüksek olduğunu, borsasının daha çok değer kaybettiğini kaydetti.
Dünyanın, modern ekonomi tarihinin en büyük krizi içinde bulunduğunu belirten Şimşek, “Biz bu krizin yansılamalırını en aza çekiyoruz. Türkiye bu krize dirençli” dedi.
Türkiye'nin, artan dış ticaret hacmi nedeniyle, küresel ekonomiye daha entegre olduğunu ifade eden Şimşek, bu nedenle küresel bir krizden tamamıyla bağışık olmasının mümkün olmadığını belirterek, “Türkiye, dünya ihracatının yaklaşık yüzde 1'i oranında pay alıyor, bu nedenle dışarıdaki talep daralması Türkiye'yi de etkiler” şeklinde konuştu.
Küresel krizin ikinci yansımasının finans sektöründeki daralmadan kaynaklandığını vurgulayan Şimşek, bu çerçevede, Türkiye'nin de finansman kaynaklarına ulaşımının zorlaştığını ifade etti.
SENDİKASYONLARDA SIKINTI YOK
Türk bankacılık sisteminin, daha önce aldığı tedbirler sayesinde, krize daha hazırlıklı yakalandığını vurgulayan Şimşek, “Bu Türkiye için bir şans” dedi.
Bankaların, sendikasyonlar konusunda bir sıkıntılarının olmadığını belirten Şimşek, “bankaların, sendikasyon kredilerini çevirme oranı yüzde 70'lerin üstünde” ifadesini kullandı.
Türkiye'nin, mevcut küresel krizde ihtiyacı olan en önemli konunun “moral ve güven” olduğunun altını çizen Bakan Şimşek, ekonomik temelleri güçlü olan Türkiye'nin, bu krizden çok sağlam bir şekilde çıkacağını söyledi.
Dış talebin dışında gerçekleşen talep yavaşlamasının tamamıyla psikolojik olduğunu ifade eden Şimşek, Türkiye'nin hane halkı geliri ve borcu açısından birçok ülkeden iyi konumda bulunduğunu belirterek, Türkiye'deki talep daralmasının kötümserlikten kaynaklandığını vurguladı.
“BİZ BU KRİZİ ÇOK ÖNCEDEN GÖREREK TEDBİRLER ALDIK”
Böylesini bir küresel krizi önceden görerek tedbirler aldıklarını vurgulayan Mehmet Şimşek, “18 Aralık 2007 tarihinde, 'henüz derinliği saptanmamış bir krizden geçiyoruz ona karşı tedbirler alınması gerekir' demiştim” ifadesini kullandı.
Şimşek, yine krizin derinleşmesinden önce, Denizli'de yaptığı bir açıklamada, dünyanın büyük bir krizle karşı karşıya olduğunu ve şartların daha da zorlaşabileceği tespitinde bulunduğunu hatırlattı.
Krizi öngörme konusunda kesinlikle geç kalmadıklarını vurgulayan Şimşek, bu konuda bir örnek vererek, “ABD Hazine Bakanı ile bizim krizi öngörme konusundaki söylediklerimize bakın” dedi.
Krizi önceden görerek, talebi canlandırıcı ve rekabet gücünü artırmaya yönelik önlemler aldıklarını kaydeden Şimşek, talebi canlandırmaya yönelik tedbirler çerçevesinde, Temmuz ayında memurlara yapılan ek ödemeyi ve KEY ödemelerini gösterdi. Memur ve işçiye kaynak aktardıklarını kaydeden Şimşek, asgari ücretlinin de yanında olduklarını vurguladı.
Şimşek, ihracat kredisi desteği açısından Eximbank'a da kaynak sağladıklarını belirterek, toplamda 3 milyar dolarlık ekstradan kaynak sağladıkları Eximbank'ın sermayesini yeniden arttıracaklarını söyledi.
DÜNYADA, TOPLAM 9,2 TRİLYON DOLARLIK TEDBİR PAKETİ AÇIKLANMIŞ
Küresel krizle mücadele çerçevesinde, şimdiye kadar, dünyada toplam 9,2 trilyon dolarlık tedbir paketi açıklandığını belirten Şimşek, toplam dünya milli gelirinin yüzde 18'ine eşit olan bu tedbir paketine rağmen, ülke ekonomilerinin küçülmeye devam ettiğini söyledi.
Mehmet Şimşek, bu açıklanan küresel tedbir paketinin, 7,4 trilyon dolarlık kısmının gelişmiş ülkeler, 1,7 trilyon dolarlık kısmının da gelişmekte olan ülkelere ait olduğunu da vurguladı.
BANKALARA UYARI
Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, bir soru üzerine de Merkez Bankasının, bankalara Türk Lirası ve döviz açısından yeterli likidite sağladığını, Merkez Bankasının faizleri indirdiğini vurgulayarak, “biz bankalara, reel sektöre kredi sağlama imkanını oluşturduk” dedi.
Bankaların kredi hacmindeki daralmanın fazla olmadığını, sendikasyonlarda bir sorun olmadığını belirten Şimşek, bankaların, dışarıdaki krizden dolayı biraz tedirgin olduklarını, bunun dışında bir sorunun olmadığını ifade etti.
Devlet Bakanı Şimşek, bütün bu uygun koşullara rağmen bankaların da reel sektöre gerekli imkanı sağlaması gerektiğini, bankaların reel sektöre ihtiyacı olduğunu vurgularken, “bazı bankalar, krizi fırsata dönüştürmeye çalışırlarsa biz buna izin vermeyiz” uyarısında bulundu.
Küresel finans piyasalarında henüz normalleşmenin olmadığını vurgulayan şimşek, ancak panik durumundan “sükunet” dönemine girildiği görüşünde bulunduğunu söyledi.
Şimşek, mali sicil affı konusundaki bir soruya verdiği yanıtta, bu konudaki afların işe yaramadığını, çünkü, Merkez Bankası bu kayıtları silse bile özel bankaların bu kayıtları tutabileceğini söyledi.
Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, IMF ile alınacak tedbirlerin içeriği ve büyüklüğü konusunda çok önemli bir mesafe kaydettiklerini belirterek, IMF ile üzerinde uzlaşılan tedbirlerle ilgili olarak, “önümüzdeki birkaç gün içinde tedbirlerin bir kısmını, diğer kısmını da yeni yılda alacağız” dedi.
Mehmet Şimşek, TRT'deki “Büyüteç” programında, son ekonomik gelişmeler konusunda bilgi vererek, soruları yanıtladı.
Mehmet Şimşek, yeni yılda alınacak tedbirlerin ağırlıklı olarak mikro ve makro yapısal reformlardan oluşacağını belirterek, “Yeni yılda, borçlanma ihtiyacını bir miktar azaltıcı ve yapısal reform ağırlıklı önlemler uygulayacağız” dedi.
2009'UN ÖNLEMLERİ
“2009'da, her şeyin başında, mali disiplinin korunması konusunda tedbirler alınacak. Yapısal reformlara ağırlık verilecek” şeklinde konuşan Şimşek, yeni yılda uygulanacak program konusunda şunları söyledi:
“Orta vadeli mali disiplin amacıyla mali kural üzerinde çalışılıyor. Mahalli idarelerin mali dengelerini ve harcamalarını güçlendirecek kurumsal tedbirler ortaya konulacak.
Sağlık alanında bazı uygulamalar yapılabilir. Mikro reformlar da, özellikle şirket kuruluş maliyetlerinin azaltılması, istihdam piyasasındaki esneklik, KOBİ'lerin finansman imkanlarına ulaşması konularında olacak.
Ayrıca, Türk Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunu gibi hukuksal düzenlemeler uygulamaya girecek.”
TÜRKİYE KRİZE SAĞLAM TEMELLER ÜZERİNDE YAKALANDI
Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, mevcut krizi, “son yüzyılın en büyük küresel krizi” olarak nitelendirirken, Türkiye'nin bu krize sağlam temeller üzerinde yakalandığını söyledi.
Türkiye'nin daha önce aldığı tedbirler nedeniyle oldukça hazırlıklı konumda bulunduğunun altını çizen Şimşek, “Türkiye şimdi krize oldukça dirençlidir” ifadesini kullandı.
Şimşek, küresel krizin etkileri araştırılırken, Türkiye ile diğer ülkelerin kıyaslanmasının daha doğru bir yorum ortaya çıkaracağını ifade etti.
TÜRKİYE, DİĞER ÜLKELERE GÖRE DAHA AZ ETKİLENDİ
Türkiye'nin, aldığı tedbirler sebebiyle bir çok ülkeye göre, krize daha hazırlıklı yakalandığını ve bu nedenle de daha az etkilendiğinin altını çizen Şimşek, “Türkiye, Güney Kore, Rusya ve diğer ülkelere göre, küresel krizden daha az etkilendi” dedi.
Krizde açıklanan tedbirler ile krizin yansımalarını önleme arasındaki dengenin önemine dikkat çeken Şimşek, Rusya'nın, Ağustos ayından buyana, 165 milyar dolar harcamasına rağmen, risk piriminin Türkiye'den daha yüksek olduğunu, borsasının daha çok değer kaybettiğini kaydetti.
Dünyanın, modern ekonomi tarihinin en büyük krizi içinde bulunduğunu belirten Şimşek, “Biz bu krizin yansılamalırını en aza çekiyoruz. Türkiye bu krize dirençli” dedi.
Türkiye'nin, artan dış ticaret hacmi nedeniyle, küresel ekonomiye daha entegre olduğunu ifade eden Şimşek, bu nedenle küresel bir krizden tamamıyla bağışık olmasının mümkün olmadığını belirterek, “Türkiye, dünya ihracatının yaklaşık yüzde 1'i oranında pay alıyor, bu nedenle dışarıdaki talep daralması Türkiye'yi de etkiler” şeklinde konuştu.
Küresel krizin ikinci yansımasının finans sektöründeki daralmadan kaynaklandığını vurgulayan Şimşek, bu çerçevede, Türkiye'nin de finansman kaynaklarına ulaşımının zorlaştığını ifade etti.
SENDİKASYONLARDA SIKINTI YOK
Türk bankacılık sisteminin, daha önce aldığı tedbirler sayesinde, krize daha hazırlıklı yakalandığını vurgulayan Şimşek, “Bu Türkiye için bir şans” dedi.
Bankaların, sendikasyonlar konusunda bir sıkıntılarının olmadığını belirten Şimşek, “bankaların, sendikasyon kredilerini çevirme oranı yüzde 70'lerin üstünde” ifadesini kullandı.
Türkiye'nin, mevcut küresel krizde ihtiyacı olan en önemli konunun “moral ve güven” olduğunun altını çizen Bakan Şimşek, ekonomik temelleri güçlü olan Türkiye'nin, bu krizden çok sağlam bir şekilde çıkacağını söyledi.
Dış talebin dışında gerçekleşen talep yavaşlamasının tamamıyla psikolojik olduğunu ifade eden Şimşek, Türkiye'nin hane halkı geliri ve borcu açısından birçok ülkeden iyi konumda bulunduğunu belirterek, Türkiye'deki talep daralmasının kötümserlikten kaynaklandığını vurguladı.
“BİZ BU KRİZİ ÇOK ÖNCEDEN GÖREREK TEDBİRLER ALDIK”
Böylesini bir küresel krizi önceden görerek tedbirler aldıklarını vurgulayan Mehmet Şimşek, “18 Aralık 2007 tarihinde, 'henüz derinliği saptanmamış bir krizden geçiyoruz ona karşı tedbirler alınması gerekir' demiştim” ifadesini kullandı.
Şimşek, yine krizin derinleşmesinden önce, Denizli'de yaptığı bir açıklamada, dünyanın büyük bir krizle karşı karşıya olduğunu ve şartların daha da zorlaşabileceği tespitinde bulunduğunu hatırlattı.
Krizi öngörme konusunda kesinlikle geç kalmadıklarını vurgulayan Şimşek, bu konuda bir örnek vererek, “ABD Hazine Bakanı ile bizim krizi öngörme konusundaki söylediklerimize bakın” dedi.
Krizi önceden görerek, talebi canlandırıcı ve rekabet gücünü artırmaya yönelik önlemler aldıklarını kaydeden Şimşek, talebi canlandırmaya yönelik tedbirler çerçevesinde, Temmuz ayında memurlara yapılan ek ödemeyi ve KEY ödemelerini gösterdi. Memur ve işçiye kaynak aktardıklarını kaydeden Şimşek, asgari ücretlinin de yanında olduklarını vurguladı.
Şimşek, ihracat kredisi desteği açısından Eximbank'a da kaynak sağladıklarını belirterek, toplamda 3 milyar dolarlık ekstradan kaynak sağladıkları Eximbank'ın sermayesini yeniden arttıracaklarını söyledi.
DÜNYADA, TOPLAM 9,2 TRİLYON DOLARLIK TEDBİR PAKETİ AÇIKLANMIŞ
Küresel krizle mücadele çerçevesinde, şimdiye kadar, dünyada toplam 9,2 trilyon dolarlık tedbir paketi açıklandığını belirten Şimşek, toplam dünya milli gelirinin yüzde 18'ine eşit olan bu tedbir paketine rağmen, ülke ekonomilerinin küçülmeye devam ettiğini söyledi.
Mehmet Şimşek, bu açıklanan küresel tedbir paketinin, 7,4 trilyon dolarlık kısmının gelişmiş ülkeler, 1,7 trilyon dolarlık kısmının da gelişmekte olan ülkelere ait olduğunu da vurguladı.
BANKALARA UYARI
Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, bir soru üzerine de Merkez Bankasının, bankalara Türk Lirası ve döviz açısından yeterli likidite sağladığını, Merkez Bankasının faizleri indirdiğini vurgulayarak, “biz bankalara, reel sektöre kredi sağlama imkanını oluşturduk” dedi.
Bankaların kredi hacmindeki daralmanın fazla olmadığını, sendikasyonlarda bir sorun olmadığını belirten Şimşek, bankaların, dışarıdaki krizden dolayı biraz tedirgin olduklarını, bunun dışında bir sorunun olmadığını ifade etti.
Devlet Bakanı Şimşek, bütün bu uygun koşullara rağmen bankaların da reel sektöre gerekli imkanı sağlaması gerektiğini, bankaların reel sektöre ihtiyacı olduğunu vurgularken, “bazı bankalar, krizi fırsata dönüştürmeye çalışırlarsa biz buna izin vermeyiz” uyarısında bulundu.
Küresel finans piyasalarında henüz normalleşmenin olmadığını vurgulayan şimşek, ancak panik durumundan “sükunet” dönemine girildiği görüşünde bulunduğunu söyledi.
Şimşek, mali sicil affı konusundaki bir soruya verdiği yanıtta, bu konudaki afların işe yaramadığını, çünkü, Merkez Bankası bu kayıtları silse bile özel bankaların bu kayıtları tutabileceğini söyledi.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Döviz, Borsa, Genel Ekonomi
Kriz rant ekonomisinden kaynaklanmaktadır`
Tüm Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜMSİAD) Genel Başkanı Mehmet Yıldırım, yaşanmakta olan küresel krizin tamamen rant ekonomisinden kaynaklandığını söyledi.
AA
Yıldırım, yönetim kurulu üyeleriyle birlikte TÜMSİAD Rize Şubesi'ni ziyaret ederek Rize Şube Başkanı İsmail Yılmaz ve yönetim kurulu Üyeleriyle görüş alış verişinde bulundu.
TÜMSİAD'ın 2005 yılında kurulduğunu ve şu anda 18 ilde faaliyet gösterdiğini belirten Yıldırım, üye sayısının ise 5 bine ulaştığını ifade etti.
Hedeflerinin hem Türkiye'de hem de dünyada etkin olmak olduğunu dile getiren Yıldırım, “günümüzde yaşanmakta olan küresel kriz, tamamen rant ekonomisinden kaynaklanmaktadır. Üretim ne ölçüde ise para da o ölçüde olmalı” dedi.
Yıldırım, hükümetin çalışmalarına iyi niyetle bakılması gerektiğini, ancak biraz daha radikal kararlar alınması gerektiğini kaydetti.
3 Ocak 2009 tarihinde yapılacak olan Rize Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinde etkili olmak isteyen arkadaşları olduğunu ifade eden Yıldırım, kendilerine düşen görevin de onlara yardımcı olmak olduğunu belirtti. İsmail Yılmaz da çalışmaları hakkında bilgi verdi.
Tüm Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜMSİAD) Genel Başkanı Mehmet Yıldırım, yaşanmakta olan küresel krizin tamamen rant ekonomisinden kaynaklandığını söyledi.
AA
Yıldırım, yönetim kurulu üyeleriyle birlikte TÜMSİAD Rize Şubesi'ni ziyaret ederek Rize Şube Başkanı İsmail Yılmaz ve yönetim kurulu Üyeleriyle görüş alış verişinde bulundu.
TÜMSİAD'ın 2005 yılında kurulduğunu ve şu anda 18 ilde faaliyet gösterdiğini belirten Yıldırım, üye sayısının ise 5 bine ulaştığını ifade etti.
Hedeflerinin hem Türkiye'de hem de dünyada etkin olmak olduğunu dile getiren Yıldırım, “günümüzde yaşanmakta olan küresel kriz, tamamen rant ekonomisinden kaynaklanmaktadır. Üretim ne ölçüde ise para da o ölçüde olmalı” dedi.
Yıldırım, hükümetin çalışmalarına iyi niyetle bakılması gerektiğini, ancak biraz daha radikal kararlar alınması gerektiğini kaydetti.
3 Ocak 2009 tarihinde yapılacak olan Rize Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinde etkili olmak isteyen arkadaşları olduğunu ifade eden Yıldırım, kendilerine düşen görevin de onlara yardımcı olmak olduğunu belirtti. İsmail Yılmaz da çalışmaları hakkında bilgi verdi.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Döviz, Borsa, Genel Ekonomi
2009`da parayı nereye yatırmalı?
İş Yatırım'ın bugün yayımladığı 2009 Strateji Raporu'na göre, önümüzdeki sene Türk Lirası'nı tercih edenler kazanacak. Türk Lirası enstrümanlar arasında da tahviller öne çıkıyor.
HÜRRİYET
İş Yatırım, 2009 Strateji Raporu'nu düzenlediği bir basın toplantısı ile tanıttı. Raporun son bölümünde 'Son gelişmeler sonrasında yatırımcılar nasıl bir strateji izlemeli?' sorusunun yanıtı da yer aldı.
2009 yılı stratejimizde temel bir değişikliğe gitmiyoruz diyen İş Yatırım, şu ifadeleri kullandı:
Ekonominin durgunluğa girdiği, IMF ile anlaşmanın sağlanmasını beklediğimiz, Merkez Bankası'nın para politikasını normale döndürdüğü baz senaryomuzda, Türk Lirası cinsi yatırım araçlarını tavsiye etmeye devam ediyoruz.
TAHVİLLER AVANTAJLI
Yatırımcıların ekonominin küçüleceği 2009 yılında büyümeye duyarlı hisse senedi yatırımlarından ziyade sabit getirili yatırım araçlarına yönelmesi tavsiye olunan raporda, özellikle tahvillerin önemli bir kazanç sağlayabileceği vurgulandı.
Raporda, Son dönemde yaşanan yükselişe rağmen tahvil piyasası hakkındaki olumlu görüşümüzü koruyoruz. Mekerz Bankası'nın faiz indirimlerine paralel tahvil piyasasında oranların 2009 yılı ilk üç ayında yüzde 16'ya gerilemesini bekliyoruz denildi.
BORSADA KALICI YÜKSELİŞ ZOR
İMKB'nin gelişmekte olan ülkelerdeki en ucuz piyasalardan biri olduğu kaydedilen raporda, Ancak ekonominin durgunluğa girdiği ve belirsizliklerin arttığı mevcut konjonktürün borsada kalıcı bir yükseliş için uygun olmadığına inanıyoruz denildi. Rapora göre 12 aylık endeks tahmini ise 34 bin seviyesi.
DOLAR 1.64 YTL
Doların 2009 sonunda 1.64 YTL olacağını öngören kurum, Türkiye ekonomisinin de seneye yüzde 1.5 küçüleceğini tahmin etti.
İş Yatırım'ın bugün yayımladığı 2009 Strateji Raporu'na göre, önümüzdeki sene Türk Lirası'nı tercih edenler kazanacak. Türk Lirası enstrümanlar arasında da tahviller öne çıkıyor.
HÜRRİYET
İş Yatırım, 2009 Strateji Raporu'nu düzenlediği bir basın toplantısı ile tanıttı. Raporun son bölümünde 'Son gelişmeler sonrasında yatırımcılar nasıl bir strateji izlemeli?' sorusunun yanıtı da yer aldı.
2009 yılı stratejimizde temel bir değişikliğe gitmiyoruz diyen İş Yatırım, şu ifadeleri kullandı:
Ekonominin durgunluğa girdiği, IMF ile anlaşmanın sağlanmasını beklediğimiz, Merkez Bankası'nın para politikasını normale döndürdüğü baz senaryomuzda, Türk Lirası cinsi yatırım araçlarını tavsiye etmeye devam ediyoruz.
TAHVİLLER AVANTAJLI
Yatırımcıların ekonominin küçüleceği 2009 yılında büyümeye duyarlı hisse senedi yatırımlarından ziyade sabit getirili yatırım araçlarına yönelmesi tavsiye olunan raporda, özellikle tahvillerin önemli bir kazanç sağlayabileceği vurgulandı.
Raporda, Son dönemde yaşanan yükselişe rağmen tahvil piyasası hakkındaki olumlu görüşümüzü koruyoruz. Mekerz Bankası'nın faiz indirimlerine paralel tahvil piyasasında oranların 2009 yılı ilk üç ayında yüzde 16'ya gerilemesini bekliyoruz denildi.
BORSADA KALICI YÜKSELİŞ ZOR
İMKB'nin gelişmekte olan ülkelerdeki en ucuz piyasalardan biri olduğu kaydedilen raporda, Ancak ekonominin durgunluğa girdiği ve belirsizliklerin arttığı mevcut konjonktürün borsada kalıcı bir yükseliş için uygun olmadığına inanıyoruz denildi. Rapora göre 12 aylık endeks tahmini ise 34 bin seviyesi.
DOLAR 1.64 YTL
Doların 2009 sonunda 1.64 YTL olacağını öngören kurum, Türkiye ekonomisinin de seneye yüzde 1.5 küçüleceğini tahmin etti.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Döviz, Borsa, Genel Ekonomi
[B]Türkiye’de sıfır faiz felaket olur’ [/B]
Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince ‘Dünyada faizler azalmakla birlikte kredi maliyetlerine yansıyacağını henüz göremiyorum’ dedi
Türkiye Bankalar Birliği Başkanı ve İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, “Dünyada faizler azalmakla beraber, kredi maliyetlerine bunun nasıl yansıyacağını henüz ben göremiyorum’’ dedi. ‘Finansal Dalgalanmaların Reel Sektöre Etkisi’ konulu toplantıya katılmak üzere Antalya’ya gelen Ersin Özince, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Özgen’i ziyaret etti.
Özince, ziyarette bir gazetecinin, ‘’Türkiye’de faiz oranları sıfırı bulur mu?’’ şeklindeki sorusuna, ‘’Herhalde felaket olur’’ diye yanıt verdi. Türkiye’de faizleri düşürmek için imkânların Merkez Bankası tarafından değerlendirildiğini belirten Genel Müdür Ersin Özince, şöyle konuştu:
‘’Bizim tasarruf sahiplerimiz de vadeli mevduatı ve çok kısa süreli mevduatı çok seviyorlar. Onu kaçırmadan hatta artırarak faiz silahını Merkez Bankası’nın gereğince kullanacağını düşünüyorum. Ancak dünyada faizler azalmakla beraber, kredi maliyetlerine bunun nasıl yansıyacağını henüz ben göremiyorum. Çünkü faizler düşüyor, fakat kaynaklar da ne yazık ki çok kısa vadeli. Başlı başına faizin ucuzlamasından hepimize kesin olumlu sonuçlar çıkacağını düşünmeyelim. Faizlerin ucuzlamasının yanı sıra, kaynak yapıları da uzarsa, daha uzun vadeyle bankalara mevduat yatırılırsa, daha uzun vadelerle yurtdışından kaynak bulunursa, o zaman Türkiye’deki kaynak aktarma sistemi, bankacılıkta ucuz faizi daha iyi değerlendirir. Ama faizin düşmesi iyi birşey, zaten Türkiye yüksek bir reel faiz ödemekte.’’
‘Bankalar biraz etkilenir’
Ersin Özince, bir gazetecinin, ‘’Bankacılık sisteminde sıkıntı var mı?’’ şeklindeki sorusuna da, bu konuya en iyi cevabı Merkez Bankası’nın verebileceğini söyledi. Reel sektörün sıkışması halinde bankaların bir ölçüde etkileneceğini belirten Ersin Özince, ‘’Ancak reel sektördeki sıkıntıları da böyle sübjektif tanımlarla tanımlamak doğru değil’’ dedi.
Sıkıntısı olanların bunu gidermeye yönelik görüşmeler yapması gerektiğini ifade eden Özince şunları kaydetti:
“Bu görüşmeleri de herkes tek tek yapmalı. Öyle, (Bankacılık sektörü sıkıntıda), (Reel sektör sıkıntıda)... Hiç böyle bir şey mevzu bahis değil Türkiyemizde. Hayatta sıkıntılar olur, fakat özellikle vatandaşlarımızı, basınımızı, biz tüccarların işlerinin bu kadar meşgul etmemesi lazım. Ticaret Kanunu’na göre tedbirli yani müdebbir taciriz. İşlerimizi bir şekilde kendi aramızda çözümleriz. Türkiye’de reel sektör sıkıntısından da bankacılık sektörü de mutlaka gereğince çıkar”.
Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince ‘Dünyada faizler azalmakla birlikte kredi maliyetlerine yansıyacağını henüz göremiyorum’ dedi
Türkiye Bankalar Birliği Başkanı ve İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, “Dünyada faizler azalmakla beraber, kredi maliyetlerine bunun nasıl yansıyacağını henüz ben göremiyorum’’ dedi. ‘Finansal Dalgalanmaların Reel Sektöre Etkisi’ konulu toplantıya katılmak üzere Antalya’ya gelen Ersin Özince, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Özgen’i ziyaret etti.
Özince, ziyarette bir gazetecinin, ‘’Türkiye’de faiz oranları sıfırı bulur mu?’’ şeklindeki sorusuna, ‘’Herhalde felaket olur’’ diye yanıt verdi. Türkiye’de faizleri düşürmek için imkânların Merkez Bankası tarafından değerlendirildiğini belirten Genel Müdür Ersin Özince, şöyle konuştu:
‘’Bizim tasarruf sahiplerimiz de vadeli mevduatı ve çok kısa süreli mevduatı çok seviyorlar. Onu kaçırmadan hatta artırarak faiz silahını Merkez Bankası’nın gereğince kullanacağını düşünüyorum. Ancak dünyada faizler azalmakla beraber, kredi maliyetlerine bunun nasıl yansıyacağını henüz ben göremiyorum. Çünkü faizler düşüyor, fakat kaynaklar da ne yazık ki çok kısa vadeli. Başlı başına faizin ucuzlamasından hepimize kesin olumlu sonuçlar çıkacağını düşünmeyelim. Faizlerin ucuzlamasının yanı sıra, kaynak yapıları da uzarsa, daha uzun vadeyle bankalara mevduat yatırılırsa, daha uzun vadelerle yurtdışından kaynak bulunursa, o zaman Türkiye’deki kaynak aktarma sistemi, bankacılıkta ucuz faizi daha iyi değerlendirir. Ama faizin düşmesi iyi birşey, zaten Türkiye yüksek bir reel faiz ödemekte.’’
‘Bankalar biraz etkilenir’
Ersin Özince, bir gazetecinin, ‘’Bankacılık sisteminde sıkıntı var mı?’’ şeklindeki sorusuna da, bu konuya en iyi cevabı Merkez Bankası’nın verebileceğini söyledi. Reel sektörün sıkışması halinde bankaların bir ölçüde etkileneceğini belirten Ersin Özince, ‘’Ancak reel sektördeki sıkıntıları da böyle sübjektif tanımlarla tanımlamak doğru değil’’ dedi.
Sıkıntısı olanların bunu gidermeye yönelik görüşmeler yapması gerektiğini ifade eden Özince şunları kaydetti:
“Bu görüşmeleri de herkes tek tek yapmalı. Öyle, (Bankacılık sektörü sıkıntıda), (Reel sektör sıkıntıda)... Hiç böyle bir şey mevzu bahis değil Türkiyemizde. Hayatta sıkıntılar olur, fakat özellikle vatandaşlarımızı, basınımızı, biz tüccarların işlerinin bu kadar meşgul etmemesi lazım. Ticaret Kanunu’na göre tedbirli yani müdebbir taciriz. İşlerimizi bir şekilde kendi aramızda çözümleriz. Türkiye’de reel sektör sıkıntısından da bankacılık sektörü de mutlaka gereğince çıkar”.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi