]MB`nin faiz sürprizi piyasaları etkiliyor [/color]
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda (İMKB) işlem gören hisse senetleri, hazine bonosu ve devlet tahvili gibi menkul kıymet araçları, Merkez Bankası'nın (MB) beklentiler doğrultusunda çıkan faiz kararlarından etkilenmiyor. Menkul kıymetler ancak MB'den sürpriz faiz kararı çıktığında tepki veriyor.
Cahit Uyanık / REFERANS GAZETESİ
MB'nin yaptığı faiz ayarlamaları ve bunların menkul kıymet getirileri üzerindeki etkisi araştırma konusu oldu. Araştırmadan, MB'nin beklentiler doğrultusunda aldığı faiz indirim kararlarının menkul kıymet getirilerini hiç etkilemediği, sürpriz olarak değerlendirilen bölümlerinin ise getirileri çeşitli oranlarda değiştirdiği sonucu çıktı. MB, son iki ayda faiz oranlarını yüzde 0,50 (beklenti 0.25'ti) ve yüzde 1,25 (beklenti yüzde 0,50) indirerek iki defa sürpriz yapmıştı.
66 veri baz alındı
Merkez Bankası Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü uzmanları Zelal Aktaş, Harun Alp, Mehtap Kesriyeli, Musa Orak ile Bilkent Üniversitesi'nden Refet Gürkaynak'ın Türkiye'de Para Politikasının Aktarımı: Para Politikasının Mali Piyasalara Etkisi başlıklı araştırma 16 Temmuz 2001-14 Ağustos 2008 arasındaki para politikası kararları esas alınarak 66 veriye dayandırıldı.
Araştırmada para politikasının mali piyasalara etkisi incelenirken, fiyatlama davranışının beklentilere bağlı olması nedeniyle sürprizleri ölçme gerekliliğinin ortaya çıktığı, sürpriz kısmın kararın açıklanmasının ardından mali piyasa değişkenleri üzerinde bir etkisinin görülmesinin beklendiği anlatıldı.
Araştırmada MB'nin faiz kararlarının hazine kağıtları faizleri, İMKB-100, İMKB-Mali, döviz kuru (euro ve dolar), risk primi (EMBI+ ve EMBI-Türkiye) gibi değişkenler üzerindek etkisine bakıldı.
Vade uzadıkça etki azalıyor
Araştırmanın sonuçlarına göre, vadesine 6, 12 ve 24 ay kalan menkul kıymet getirileri para politikası kararları beklentiler doğrultusunda çıkarsa tepki vermezken, sürpriz kısmından etkileniyor. Etkilenme, 6 ve 12 ay vadeli menkul kıymetlerde yüzde 1 seviyesinde anlamlı iken 24 ay vadelilerde bu anlamlılık yüzde 5'e kadar çıktı. Araştırmada menkul kıymetlerin vadesi uzadıkça, para politikası sürprizlerinin etkisinin azaldığı belirlendi. Bu durum, para politikasına duyulan bir güvenin etkisi olarak yorumlandı.
Sürpriz kararların etkisi; İMKB-100, İMKB-Mali, euro, dolar, EMBI+, EMBI-Türkiye değişkenleri üzerinde de incelendi. Burada da beklenen faiz kararlarının hiçbir değişken üzerinde etkisi olmadı. Sürpriz olarak nitelendirilen kısımların EMBI-Türkiye ve euro üzerinde yüzde 5 seviyesinde anlamlı etki yaptığını gösterdi.
EMBI+ üzerinde bir etkisi olmaması, bu endekste Türkiye'den başka ülke senetlerinin bulunması nedeniyle doğal karşılanırken, para politikası sürprizleri ile hisse senedi fiyatları ve döviz kuru tepkisi arasındaki ilişkinin çok düzenli olmadığı sonucu bulundu
Döviz, Borsa, Genel Ekonomi
Döviz, Borsa, Genel Ekonomi
Döviz, Borsa, Genel Ekonomi
]İMKB 26 bin 500`ü kırabilecek mi? [/color]
Bazı başka sorular da soralım. Euro-dolar paritesi 1,40 üstünde, içeride dolar 1,50 YTL altında kalabilecek mi?
Yiğit Bulut / REFERANS GAZETESİ
Değerli yatırımcılar, tatilden dönen Amerikan yatırımcıları, küçük bir tepki göstererek Dow Jones'u (DOW) 8.500'ün üstüne taşırlarken, sonrasında açılan Uzak Doğu piyasalarında pazartesi sabahı aynı heyecan ve hareketi göremedik. DOW'da cuma günü 8.500'ün üstünde kapanış olmasına rağmen işte beklediğimiz kapanış-yükseliş dememiz için henüz çok erken. DOW istekli ama yeterli değil!
Dipten dönüş sürüyor
Çıkarım 1: Haftalardır savunduğumuz olumlu olma-dipten dönüş devam ediyor ama temkinli olmakta yarar var. Peki teknik göstergeler ve temel veriler neler diyor?
DOW'un grafiği dip formasyonu oluştuğunu ve 8.500 bölgesi üstünde kalındıkça dipten dönüş işaretlerinin arttığını gösteriyor. Özellikle stoch ve grafik arasındaki uyuma baktığımızda satıştan alıma dönme sinyalleri var
Çıkarım 2: DOW için net olarak şunu söyleyebiliriz. 8.500'ün üstünde yeni bir kapanış daha olursa, 8.500 direnç yerine destek haline dönecek. Ben bu yazıyı yazdıktan sonra oluşacak pazartesi kapanışı çok önemli.
İMKB de DOW'a bağlı
Peki DOW'dan yola çıkarsak İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda (İMKB) neler görebiliriz? İMKB-dolar ikilisine gelmeden verilere de bakalım.
1- Altın fiyatları 850 dolar üzerinde 850-900 bandında.
2- Brent petrol 40 doların altından tepki veriyor.
3- Euro-dolar paritesi 1,40-1,45 bandında.
4- Asya borsaları kapanışta eksiden artıya döndü ama yukarı gider demek için yeterli değil.
Bu veriler ile bizde neler olabilir? İMKB'de 26.500 sınırında kaldık. Bugün 26.500 üstünde kalmayı deneyeceğiz. Aşırı bir hareket beklemeyin ama 26.500 sınırı en azından psikolojik olarak geçilmek istenecek.
Çıkarım 3: DOW 8.500'ün üstünde ikinci kapanışı yapabilirse, 26.500 üstünde kalmayı deneyecek İMKB göreceğiz.
Çıkarım 4: İMKB'nin teknik göstergeleri kısa vadede hala tam olarak alıma dönmese bile 26.500 üstünde kalınabilirse, göstergeler değişecek. Bugün için 26.500 direnci önemli. Peki dolarda neler olabilir? Olumlu hava ve parite etkisiyle 1,50 YTL altında daha doğrusu 1,4790-1,50 bandında sarkan bir yapı göreceğiz. Kesin aşağı kırdık dememiz için 1,50 altında kapanışlar görmemiz gerekli.
Çıkarım 5: Paritede 1,40 üstünde hareket devam ettikçe 1,50 altını zorlayan, 1,50 altına sarkan bir yapı göreceğiz. Kısa vadede 1,50 aşağı kırıldı demek için henüz erken.
Son söz: Haftalar önce tartışmaya başladığımız, iddia ettiğim olumlu yapı devam ediyor. Sizlere tavsiyem olumlu ama temkinli olmaya devam edelim
Bazı başka sorular da soralım. Euro-dolar paritesi 1,40 üstünde, içeride dolar 1,50 YTL altında kalabilecek mi?
Yiğit Bulut / REFERANS GAZETESİ
Değerli yatırımcılar, tatilden dönen Amerikan yatırımcıları, küçük bir tepki göstererek Dow Jones'u (DOW) 8.500'ün üstüne taşırlarken, sonrasında açılan Uzak Doğu piyasalarında pazartesi sabahı aynı heyecan ve hareketi göremedik. DOW'da cuma günü 8.500'ün üstünde kapanış olmasına rağmen işte beklediğimiz kapanış-yükseliş dememiz için henüz çok erken. DOW istekli ama yeterli değil!
Dipten dönüş sürüyor
Çıkarım 1: Haftalardır savunduğumuz olumlu olma-dipten dönüş devam ediyor ama temkinli olmakta yarar var. Peki teknik göstergeler ve temel veriler neler diyor?
DOW'un grafiği dip formasyonu oluştuğunu ve 8.500 bölgesi üstünde kalındıkça dipten dönüş işaretlerinin arttığını gösteriyor. Özellikle stoch ve grafik arasındaki uyuma baktığımızda satıştan alıma dönme sinyalleri var
Çıkarım 2: DOW için net olarak şunu söyleyebiliriz. 8.500'ün üstünde yeni bir kapanış daha olursa, 8.500 direnç yerine destek haline dönecek. Ben bu yazıyı yazdıktan sonra oluşacak pazartesi kapanışı çok önemli.
İMKB de DOW'a bağlı
Peki DOW'dan yola çıkarsak İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda (İMKB) neler görebiliriz? İMKB-dolar ikilisine gelmeden verilere de bakalım.
1- Altın fiyatları 850 dolar üzerinde 850-900 bandında.
2- Brent petrol 40 doların altından tepki veriyor.
3- Euro-dolar paritesi 1,40-1,45 bandında.
4- Asya borsaları kapanışta eksiden artıya döndü ama yukarı gider demek için yeterli değil.
Bu veriler ile bizde neler olabilir? İMKB'de 26.500 sınırında kaldık. Bugün 26.500 üstünde kalmayı deneyeceğiz. Aşırı bir hareket beklemeyin ama 26.500 sınırı en azından psikolojik olarak geçilmek istenecek.
Çıkarım 3: DOW 8.500'ün üstünde ikinci kapanışı yapabilirse, 26.500 üstünde kalmayı deneyecek İMKB göreceğiz.
Çıkarım 4: İMKB'nin teknik göstergeleri kısa vadede hala tam olarak alıma dönmese bile 26.500 üstünde kalınabilirse, göstergeler değişecek. Bugün için 26.500 direnci önemli. Peki dolarda neler olabilir? Olumlu hava ve parite etkisiyle 1,50 YTL altında daha doğrusu 1,4790-1,50 bandında sarkan bir yapı göreceğiz. Kesin aşağı kırdık dememiz için 1,50 altında kapanışlar görmemiz gerekli.
Çıkarım 5: Paritede 1,40 üstünde hareket devam ettikçe 1,50 altını zorlayan, 1,50 altına sarkan bir yapı göreceğiz. Kısa vadede 1,50 aşağı kırıldı demek için henüz erken.
Son söz: Haftalar önce tartışmaya başladığımız, iddia ettiğim olumlu yapı devam ediyor. Sizlere tavsiyem olumlu ama temkinli olmaya devam edelim
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Döviz, Borsa, Genel Ekonomi
]Yılbaşı partisine kriz molası [/color]
Türkiye’de şirketlerin yılbaşı öncesi daha çok çalışanları için düzenlediği partilerin yüzde 80’i iptal edildi.
İptallerde en büyük etkenin ’şirketlerin büyük kısmının çalışanların işine son verip, tasarrufa yönelirken dışarıda eğlenmeyi uygun bulmaması’ olduğu belirtiliyor. Turizm, Restoran, Kulüp Yatırımcıları ve İşletmecileri Derneği (TURYİD) Başkanı ve Sunset restoranın sahibi Barış Tansever restoranların müşteri sayılarında ortalama yüzde 20 düşüş yaşandığını belirterek Yüzde 10 kayıp yaşayan restoran da var yüzde 60 da. Krizi ilk defa kasım ayında hissetmeye başladık.
Müşteri sayısında yüzde 20 düşüş yaşanıyor. Kasım ayında lüks restoranlarıdaki gerileme yüzde 20-25 civarındayken, daha casual (resmi olmayan) restoranlardaki düşüş yüzde 15 civarında oldu dedi. 2001 yılından buyana müşteri sayısının her yıl ortalama yüzde 15 arttığını hatırlatan Tansever, ilk kez 2009 yılında yüzde 15 gerileme yaşanabileceğini dile getirdi.
Reina, Su Ada olarak anılan Galatasaray Adası’nın işletmecisi Ali Ünal, şirketlerin yılbaşı öncesi çalışanları veya iş ortakları için düzenledikleri yılbaşı partilerinde önceki yıla kıyasla yüzde 80 gerileme olduğunu söyledi.
Davet değil bütçeleri azaldı
CAHİDE, Al Jamal, It’s a Joke ve Long Table gibi restoran ve eğlence mekanlarının sahibi Çapamarka Genel Müdürü ve Ortağı Barış Demirtaş, global krizin açtığı yeni dönemin, eğlence ve yaşam stilleri ile şirketlerin yılbaşı eğlencelerini değiştirdiğini söyledi. Bunun ilk yansımasını şirketlerin verdiği davetlerin değişen profillerinde gördüklerini belirten Demirtaş şöyle konuştu:
Davet sayılarında herhangi bir azalma olmamasına karşın bu yıl şirketlerin davet için ayrılan bütçelerin düştüğünü görüyoruz. Bu aslında çoktan yaşanması gereken bir değişim. Davet sahipleri, şirketler pahalı şarap ya da içkiler yerine orta pahalı ya da makul fiyatlı ancak lezzetli şarapları tercih ediyorlar. Artık eskiden üst düzey yöneticilere limitsiz yerli-yabancı içki sunan şirketler bile alt kademeden onları ayırmadığını görüyoruz .
Türkiye’de şirketlerin yılbaşı öncesi daha çok çalışanları için düzenlediği partilerin yüzde 80’i iptal edildi.
İptallerde en büyük etkenin ’şirketlerin büyük kısmının çalışanların işine son verip, tasarrufa yönelirken dışarıda eğlenmeyi uygun bulmaması’ olduğu belirtiliyor. Turizm, Restoran, Kulüp Yatırımcıları ve İşletmecileri Derneği (TURYİD) Başkanı ve Sunset restoranın sahibi Barış Tansever restoranların müşteri sayılarında ortalama yüzde 20 düşüş yaşandığını belirterek Yüzde 10 kayıp yaşayan restoran da var yüzde 60 da. Krizi ilk defa kasım ayında hissetmeye başladık.
Müşteri sayısında yüzde 20 düşüş yaşanıyor. Kasım ayında lüks restoranlarıdaki gerileme yüzde 20-25 civarındayken, daha casual (resmi olmayan) restoranlardaki düşüş yüzde 15 civarında oldu dedi. 2001 yılından buyana müşteri sayısının her yıl ortalama yüzde 15 arttığını hatırlatan Tansever, ilk kez 2009 yılında yüzde 15 gerileme yaşanabileceğini dile getirdi.
Reina, Su Ada olarak anılan Galatasaray Adası’nın işletmecisi Ali Ünal, şirketlerin yılbaşı öncesi çalışanları veya iş ortakları için düzenledikleri yılbaşı partilerinde önceki yıla kıyasla yüzde 80 gerileme olduğunu söyledi.
Davet değil bütçeleri azaldı
CAHİDE, Al Jamal, It’s a Joke ve Long Table gibi restoran ve eğlence mekanlarının sahibi Çapamarka Genel Müdürü ve Ortağı Barış Demirtaş, global krizin açtığı yeni dönemin, eğlence ve yaşam stilleri ile şirketlerin yılbaşı eğlencelerini değiştirdiğini söyledi. Bunun ilk yansımasını şirketlerin verdiği davetlerin değişen profillerinde gördüklerini belirten Demirtaş şöyle konuştu:
Davet sayılarında herhangi bir azalma olmamasına karşın bu yıl şirketlerin davet için ayrılan bütçelerin düştüğünü görüyoruz. Bu aslında çoktan yaşanması gereken bir değişim. Davet sahipleri, şirketler pahalı şarap ya da içkiler yerine orta pahalı ya da makul fiyatlı ancak lezzetli şarapları tercih ediyorlar. Artık eskiden üst düzey yöneticilere limitsiz yerli-yabancı içki sunan şirketler bile alt kademeden onları ayırmadığını görüyoruz .
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Döviz, Borsa, Genel Ekonomi
Petrol fiyatlarında yükseliş sürüyor
Uluslararası ham petrol fiyatları, 40 dolar düzeyinde seyrediyor.
AA
İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırılar nedeniyle, petrol bir ara 40 doların üstüne çıktı.
ABD ham petrolünün, Şubat ayı varil teslim fiyatı, 39,89 dolar düzeyinde seyrederken, Brent türü Kuzey Denizi petrolünün Şubat ayı varil teslim fiyatı da 40,64 dolardan işlem görüyor.
Uluslararası ham petrol fiyatları, 40 dolar düzeyinde seyrediyor.
AA
İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırılar nedeniyle, petrol bir ara 40 doların üstüne çıktı.
ABD ham petrolünün, Şubat ayı varil teslim fiyatı, 39,89 dolar düzeyinde seyrederken, Brent türü Kuzey Denizi petrolünün Şubat ayı varil teslim fiyatı da 40,64 dolardan işlem görüyor.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Döviz, Borsa, Genel Ekonomi
IMF Belarus’a 2.5 milyar dolar verecek
IMF, küresel ekonomik krizden korunması amacıyla Belarus’a 2.5 milyar dolar acil kredi desteği vermeyi kabul etti.
IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn, “IMF destekli program, Belarus’un karşı karşıya olduğu dış şoklara karşı kendisini düzenli olarak ayarlaması ve maruz kaldığı zayıflıklara karşı korunmasına yardımcı olacaktır” dedi.
Strauss-Kahn, ekonomik durumları kötü olanların korunması için sosyal güvenlik programlarının güçlendirileceğini ifade etti.
Ekonomisi sıkıntıda olan Belarus, devalüasyon yapmaya, bütçe harcamalarında kesinti yapmaya ve bankalarının sermayesinin güçlendirilmesine hazır olduğunu açıklamıştı.
ABD Doları karşısında sabitlenen Belarus rublesi, ihracatın düşmesi ve dolara talebin yükselmesi nedeniyle son aylarda baskı altında kaldı. Kamu sektörünün büyük oranda ekonomide söz sahibi Belarus’ta özelleştirmeler gündemde
IMF, küresel ekonomik krizden korunması amacıyla Belarus’a 2.5 milyar dolar acil kredi desteği vermeyi kabul etti.
IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn, “IMF destekli program, Belarus’un karşı karşıya olduğu dış şoklara karşı kendisini düzenli olarak ayarlaması ve maruz kaldığı zayıflıklara karşı korunmasına yardımcı olacaktır” dedi.
Strauss-Kahn, ekonomik durumları kötü olanların korunması için sosyal güvenlik programlarının güçlendirileceğini ifade etti.
Ekonomisi sıkıntıda olan Belarus, devalüasyon yapmaya, bütçe harcamalarında kesinti yapmaya ve bankalarının sermayesinin güçlendirilmesine hazır olduğunu açıklamıştı.
ABD Doları karşısında sabitlenen Belarus rublesi, ihracatın düşmesi ve dolara talebin yükselmesi nedeniyle son aylarda baskı altında kaldı. Kamu sektörünün büyük oranda ekonomide söz sahibi Belarus’ta özelleştirmeler gündemde
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Döviz, Borsa, Genel Ekonomi
İzlanda Borsası kayıp rekortmeni
Küresel krizin damgasını vurduğu 2008’de dünya borsaları rekor kayıplar verdi.
Küresel ekonomik krizin iflasa sürüklediği İzlanda’da yıllık kaybı yüzde 94.4 olan Reykjavik Borsası, 2008’in en fazla kaybeden borsası oldu.
İzlanda’yı yüzde 72.4 kayıpla Dubai, yüzde 70.5’le Bükreş borsaları izledi. Moskova Borsası yüzde 67.2 erirken, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nın yıllık kaybı yüzde 51.6 oldu. Asya’da en büyük kayıp yüzde 65.9 ile Hanoi borsası ve yüzde 65.4 ile Şanghay Borsası’nda yaşandı.
Küresel krizin damgasını vurduğu 2008’de dünya borsaları rekor kayıplar verdi.
Küresel ekonomik krizin iflasa sürüklediği İzlanda’da yıllık kaybı yüzde 94.4 olan Reykjavik Borsası, 2008’in en fazla kaybeden borsası oldu.
İzlanda’yı yüzde 72.4 kayıpla Dubai, yüzde 70.5’le Bükreş borsaları izledi. Moskova Borsası yüzde 67.2 erirken, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nın yıllık kaybı yüzde 51.6 oldu. Asya’da en büyük kayıp yüzde 65.9 ile Hanoi borsası ve yüzde 65.4 ile Şanghay Borsası’nda yaşandı.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Döviz, Borsa, Genel Ekonomi
Vergide tam elektronik dönem başlıyor
Vergi Daireleri Otomasyon Projesinin (VEDOP) 3. aşamasının da devreye girmesiyle birlikte mayıs ayından itibaren vergiyle ilgili bütün işlemler elektronik ortamda yapılacak ve takip edilecek.
AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, mayıs ayında devreye sokulacak VEDOP-3 ile vergi sistemindeki elektronik altyapı tamamlanmış olacak.
Vergi dairelerinin web tabanlı online çalışmasını sağlayacak sistem ile Türkiye çapında 585 mal müdürlüğü de otomasyona geçirilecek.
Gelir İdaresi Bilgi İşlem Merkezinin bankalar ve diğer ilgili birimlerle elektronik entegrasyonunu da güçlendirecek VEDOP-3 ile beyannameden sonra tahsilat, haciz, arşivleme ve takip işlemlerinin de elektronik ortamda yapılması sağlanacak.
E-TAHSİLAT VE E-HACİZ
VEDOP-3 ile birlikte hayata geçirilecek bazı işlemler şöyle:
-Vergi daireleri online çalışacak: Mevcut sistemde işlemler yapılıyor, ancak bunlar 1 gün sonra görülüyor.
-E-Tahsilat: Vergi, ceza ve gecikme zamları, elektronik ortamda tahsil edilecek. 3 banka, buna ilişkin yazılım işlemlerini başlattı. Yazılımların tamamlanmasının ardından pilot uygulamaya geçilecek. Daha sonra diğer bankalara birer yazı gönderilerek, bankaların bu yıl içinde E-Tahsilata yönelik yazılım işlemlerini tamamlamaları istenecek. Daha sonra da E-Tahsilat başlayacak.
Bu sistemde banka vergiyi tahsil ettiği anda vergi dairesindeki “mükellef cari hesabına” işlenecek. Bu şekilde mükellefin vergiyle ilgili durumu da ekrandan anında görülebilecek. Bu uygulama “borcu yoktur” yazısının alımı ve benzeri durumların yarattığı sıkıntıyı da ortadan kaldıracak.
-Mükellef Cari Hesabı oluşturulacak. Bu sistemde, vergi mükelleflerinin bütün vergi borç ve alacakları banka hesaplarında olduğu gibi tek kalemde gösterilecek. Borç ve alacak bir potada eritilecek ve hesapta borç ya da alacak rakamı yer alacak.
-E-Haciz: Devletin vadesi geçen vergi alacaklarının tahsili için elektronik ortamda haciz işlemi gerçekleştirilebilecek. Bunun için bankaların yanı sıra önümüzdeki süreçte Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ve Trafik Tescil ile elektronik bağlantılar kurulacak. Otomasyon sistemi ve veri paylaşımı yoluyla, vergi borcunu ödemeyen mükellefin banka hesabının durumuyla, gayrimenkul, araba ve diğer mal varlıkları anında görülebilecek. E-Haciz sisteminde herhangi bir yazışmaya gerek olmadan elektronik ortamda bütün icra işlemleri yapılabilecek.
e-Haciz için de şu anda deneme niteliğinde çalışmalar yapılıyor.
DEFTER VE FATURALARDA ELEKTRONİK ORTAMDA DÜZENLENECEK
-E-Fatura: Pilot uygulaması devam eden e-Fatura sisteminde belgelerin elektronik ortamda düzenlenmesi öngörülüyor.
Gelir İdaresi Başkanlığına çok sayıda firmanın talepte bulunduğu e-Fatura için “nasıl bir altyapı oluşturulacağını ve bankaların da sisteme entegre olup olmayacağını” araştırıyor. e-Fatura sistemine büyük mükelleflerden başlanarak, aşamalı şekilde geçilmesi planlanıyor.
-Defterler de elektronik ortamda tutulacak. Buna ilişkin altyapı çalışmaları da önümüzdeki dönem tamamlanacak. Merkezi sistem kanalıyla, vergi denetim elemanlarının defter ve faturalara internet ortamında ulaşmaları temin edilecek.
-Otomatik Arşiv Sistemi: Bütün veriler aynı anda arşive de yüklenecek. Güncel olmayan veriler, burada depolanacak.
-İş Sürekliliği ve Olağanüstü Hal Merkezleri: Bilgilerin yedekleneceği İş Sürekliliği Merkezi Ankara'da faaliyete geçirildi.
Olağanüstü Hal Merkezi ise Şubat ya da Mart ayında Konya'da hizmete girecek.
-Kağıtsız yazışma: Dokümantasyon yönetimi ve iş akış sisteminin internet ortamına alınmasıyla birlikte bütün yazışmalar elektronik ortamda yapılacak.
KEYFİ SORGULAMA ENGELLENECEK
Bu arada VEDOP-3 ile birlikte bilgi işlem merkezindeki “LOG Kayıt Sistemi” güçlendirilecek.
Aralarında dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin de bulunduğu bazı kamu görevlileri ve siyasilerin usulsüz şekilde mal varlığı ve vergi sorgulamasına alınmasının ardından bütün şifreler yeniden güncellendi.
Yeni sistemde sorgulama yapanlar ve yapılanlar, anında sistemde görülecek. Bu kişilere yaptığı sorgulamalara ilişkin özet bilgi de gönderilecek.
Vergi Daireleri Otomasyon Projesinin (VEDOP) 3. aşamasının da devreye girmesiyle birlikte mayıs ayından itibaren vergiyle ilgili bütün işlemler elektronik ortamda yapılacak ve takip edilecek.
AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, mayıs ayında devreye sokulacak VEDOP-3 ile vergi sistemindeki elektronik altyapı tamamlanmış olacak.
Vergi dairelerinin web tabanlı online çalışmasını sağlayacak sistem ile Türkiye çapında 585 mal müdürlüğü de otomasyona geçirilecek.
Gelir İdaresi Bilgi İşlem Merkezinin bankalar ve diğer ilgili birimlerle elektronik entegrasyonunu da güçlendirecek VEDOP-3 ile beyannameden sonra tahsilat, haciz, arşivleme ve takip işlemlerinin de elektronik ortamda yapılması sağlanacak.
E-TAHSİLAT VE E-HACİZ
VEDOP-3 ile birlikte hayata geçirilecek bazı işlemler şöyle:
-Vergi daireleri online çalışacak: Mevcut sistemde işlemler yapılıyor, ancak bunlar 1 gün sonra görülüyor.
-E-Tahsilat: Vergi, ceza ve gecikme zamları, elektronik ortamda tahsil edilecek. 3 banka, buna ilişkin yazılım işlemlerini başlattı. Yazılımların tamamlanmasının ardından pilot uygulamaya geçilecek. Daha sonra diğer bankalara birer yazı gönderilerek, bankaların bu yıl içinde E-Tahsilata yönelik yazılım işlemlerini tamamlamaları istenecek. Daha sonra da E-Tahsilat başlayacak.
Bu sistemde banka vergiyi tahsil ettiği anda vergi dairesindeki “mükellef cari hesabına” işlenecek. Bu şekilde mükellefin vergiyle ilgili durumu da ekrandan anında görülebilecek. Bu uygulama “borcu yoktur” yazısının alımı ve benzeri durumların yarattığı sıkıntıyı da ortadan kaldıracak.
-Mükellef Cari Hesabı oluşturulacak. Bu sistemde, vergi mükelleflerinin bütün vergi borç ve alacakları banka hesaplarında olduğu gibi tek kalemde gösterilecek. Borç ve alacak bir potada eritilecek ve hesapta borç ya da alacak rakamı yer alacak.
-E-Haciz: Devletin vadesi geçen vergi alacaklarının tahsili için elektronik ortamda haciz işlemi gerçekleştirilebilecek. Bunun için bankaların yanı sıra önümüzdeki süreçte Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ve Trafik Tescil ile elektronik bağlantılar kurulacak. Otomasyon sistemi ve veri paylaşımı yoluyla, vergi borcunu ödemeyen mükellefin banka hesabının durumuyla, gayrimenkul, araba ve diğer mal varlıkları anında görülebilecek. E-Haciz sisteminde herhangi bir yazışmaya gerek olmadan elektronik ortamda bütün icra işlemleri yapılabilecek.
e-Haciz için de şu anda deneme niteliğinde çalışmalar yapılıyor.
DEFTER VE FATURALARDA ELEKTRONİK ORTAMDA DÜZENLENECEK
-E-Fatura: Pilot uygulaması devam eden e-Fatura sisteminde belgelerin elektronik ortamda düzenlenmesi öngörülüyor.
Gelir İdaresi Başkanlığına çok sayıda firmanın talepte bulunduğu e-Fatura için “nasıl bir altyapı oluşturulacağını ve bankaların da sisteme entegre olup olmayacağını” araştırıyor. e-Fatura sistemine büyük mükelleflerden başlanarak, aşamalı şekilde geçilmesi planlanıyor.
-Defterler de elektronik ortamda tutulacak. Buna ilişkin altyapı çalışmaları da önümüzdeki dönem tamamlanacak. Merkezi sistem kanalıyla, vergi denetim elemanlarının defter ve faturalara internet ortamında ulaşmaları temin edilecek.
-Otomatik Arşiv Sistemi: Bütün veriler aynı anda arşive de yüklenecek. Güncel olmayan veriler, burada depolanacak.
-İş Sürekliliği ve Olağanüstü Hal Merkezleri: Bilgilerin yedekleneceği İş Sürekliliği Merkezi Ankara'da faaliyete geçirildi.
Olağanüstü Hal Merkezi ise Şubat ya da Mart ayında Konya'da hizmete girecek.
-Kağıtsız yazışma: Dokümantasyon yönetimi ve iş akış sisteminin internet ortamına alınmasıyla birlikte bütün yazışmalar elektronik ortamda yapılacak.
KEYFİ SORGULAMA ENGELLENECEK
Bu arada VEDOP-3 ile birlikte bilgi işlem merkezindeki “LOG Kayıt Sistemi” güçlendirilecek.
Aralarında dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin de bulunduğu bazı kamu görevlileri ve siyasilerin usulsüz şekilde mal varlığı ve vergi sorgulamasına alınmasının ardından bütün şifreler yeniden güncellendi.
Yeni sistemde sorgulama yapanlar ve yapılanlar, anında sistemde görülecek. Bu kişilere yaptığı sorgulamalara ilişkin özet bilgi de gönderilecek.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi