You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

>>cagatay'ın bloğu<< buyurun hoşgeldiniz.....:):)

>>cagatay'ın bloğu<< buyurun hoşgeldiniz.....:):)

Senior Member
>>cagatay'ın bloğu<< buyurun hoşgeldiniz.....:):)
Bakışlarım öyle boş ki, artık hissetmiyorum hiçbir şeyi...

Sanki tüm duygularım, gözlerimdeki tüm ışık yok olmuş ve bir daha hiç çıkarılamayacak kadar derinlere gömülmüş gibi. Nerede hata yaptım bilmiyorum. Zaten kurumuş olan hangi dala nasıl da bastım?

Daha önce beni mutlu ettiğini düşündüğüm her şey yok oldu sanki. Neydiler ya da kimdiler bilmiyorum ama artık yoklar...

]Ümitlenme her telefon çalışında
]Koşma kapılara her adım sesinde
]Senin sandığın yıldız artık yok yerinde
]Kabul et kalbim, kabul et kalbim
]Ah kalbim biz ayrıldık

"Aşk"... Tarifini bile yapamazken öyle olabildiğimizi ya da olabileceğimizi iddia ediyoruz, ne garip değil mi? Kocaman bir soru işaretinden ibaret olan hayatımızı bu ne idüğü belirsiz şeyin ardından koşmakla geçiriyoruz hep. Yakalayınca ne oluyor peki? Bir anlık bir huzura kavuşuyoruz ve yine bir anda o huzuru kaybediyoruz...

Kovalamaca; o basit ve bizi hayatın ne kadar kötü yanı olursa olsun yinede yaşamaya değer olduğunu düşündüren yakalamaca oyunu en baştan ve yine yeniden başlıyor...

İçimde bir şeyler kopuyor, paramparça oluyorum. Aynı parçalar yeniden kopup bir daha parçalanıyor, sonu yokmuş gibi, garip bir yap-boz oyunu bu...

]Gitti giden dönmeyecek,
]Kabul et kalbim
]Asla seni sevmeyecek,
]Hayat ne zalim...

Bağırmak istiyorum, haykırmak istiyorum ama kelimeler boğazıma düğümleniyor ve susuyorum... Susup sabrediyorum ve üstelik korkum daha da büyüyor... Aslında ummadığım bir yerde, ummadığım bir anda patlamaktan korkuyorum... Düşünüyorum da; sayılarını hatırlamadığım kadar çok olan "keşke"lerime bir yenisini daha eklemekten ve geri dönüşü olmayan bir yola girmekten korkuyorum aslında...

]O yanmadı senin kadar
]Feryat etsen neye yarar
]Ya sen dur sonsuza kadar ya kabul et...
]Kabul et kalbim, kabul et kalbim...
]Ah kalbim biz ayrıldık...

[COLOR=plum]Diğer yandan da; hayat kısa, bağır çağır, boşalt içini diyorum kendi kendime. Sonra da bu kısacık hayatı daha da çekilmez hale getirebileceğimi düşünüyorum. Çelişkiye düşüp yine susuyorum. Kendi içime haykırmaya devam ediyorum kimsenin duymadığından emin bir halde.

Gözyaşlarımı içime akıtıyorum ve biliyorum ki kimse görmüyor, göremiyor... Ve "Sessiz Çığlığıma" ses vereceğin "o" günü bekliyorum...
Birlik Beraberlik Adına
SORUN DEĞİL ÇÖZÜM ORTAĞIYIZ!..

Yönetilecek üç şey : Dilimiz, Huyumuz, Haraketimiz...
Sevilecek üç şey : Yüreklilik, Nezaket, Yardim...
Tiksinilecek üç şey : Kin, Kibir, Nankörlük...
Istenilen üç şey : Sağlik, Dostluk, Engin Bir Ruh...
Uğrunda Savaşilacak üç şey : şerefimiz, Evimiz, Memleketimiz...
Düşünülecek üç şey : Hayat, ölüm, Sonsuzluk...

Ögrenme, akintiya karsi yüzmek gibidir. Ilerlemediginiz takdirde gerilersiniz!
Senior Member
>>cagatay'ın bloğu<< buyurun hoşgeldiniz.....:):)
Bunca zaman bana anlatmaya çalıstığını,
kendimi bulduğumda anladım.

Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım..

Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak, dinleyerek degil..
Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım.

Yüreğinde aşk olmadan geçen hergün kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..

Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
[COLOR=darkorchidNeden hiç ağlamadığını anladım..

Ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde anladım..

Bir insanı herhangi biri kırabilir,
Ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş,
Çok acıttığında anladım..

Fakat, hakedermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terkettiğinde anladım..

Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
Yüreğini elime koyduğunda anladım..

''Sana ihtiyacim var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana '']git '' dediğimde anladım..

Biri sana '']git '' dediğinde, '']kalmak istiyorum '' diyebilmekmiş sevmek,
Git dediklerinde gittiğimde anladım..

Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..

Özür dilemek değil, '']affet beni ''
Diye haykırmak istemekmiş pişman olmak,
Gerçekten pişman olduğumda anladım..

Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..

Ölürcesine isteyen,beklemez,
Sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım..

Sevgi emekmis,
]Emek ise vazgeçmeyecek kadar,
]Ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş...
Birlik Beraberlik Adına
SORUN DEĞİL ÇÖZÜM ORTAĞIYIZ!..

Yönetilecek üç şey : Dilimiz, Huyumuz, Haraketimiz...
Sevilecek üç şey : Yüreklilik, Nezaket, Yardim...
Tiksinilecek üç şey : Kin, Kibir, Nankörlük...
Istenilen üç şey : Sağlik, Dostluk, Engin Bir Ruh...
Uğrunda Savaşilacak üç şey : şerefimiz, Evimiz, Memleketimiz...
Düşünülecek üç şey : Hayat, ölüm, Sonsuzluk...

Ögrenme, akintiya karsi yüzmek gibidir. Ilerlemediginiz takdirde gerilersiniz!
Senior Member
>>cagatay'ın bloğu<< buyurun hoşgeldiniz.....:):)
Bazen özlüyorum seni
Sanki hiçbirşey olmamış gibi...
Giden çoktan giden,
Biten çoktan biten
Sanki ikimizde birbirimizi
Hiçliklerimize terketmemiş gibi...
Uzaklardan çalan,
Ve öylece aniden
Yanıbaşımda bitiveren
Birkaç melodinin
O birkaç kelimeye sıkıştırılmış nakaratlarında...
Farketmeden gözlerimi ufukta bulduğumda...
Buz gibi bir soğukta...
Ve o hiç sevmediğin içini üşüten ayazlarda...
Birkaç yalan sözde ve gözde...
Belki de hiç istemiyorken,
Senden kalan tek bir kırıntıyı bile
Ve o nefretimde ve nefretimle bile;
İsminin sesini kulaklarımda
Tıpkı seni bildiğim gibi,
Tanıdığım gibi,
Apansız,zamansız ve hazin
Her duyduğumda,
Hiç tanımadığım yüzlerde,
Ve yine hiç istemediğim halde,
Öylesine ararken,senden arta kalanlarda...
Bir eldeki sigarada...
Belkide bazen ince belli bir bardaktaki çayda...
Nasıl olurda giderim derken,
Ve asıl giden ben olmuşken....
Gittiğim yerde kalan yokluğunda...
Sana yağan,
Yokluğunun yokluğuna yağan,
Damlalarda,
O inceden inceye sırılsıklam;
Ve buruk
Yağmurlarda,
Geceleri ordan oraya giderken,
Baktığım pencerelerde...
Bazen senin o çok sevdiğin türkülerde
Hiç sevemediğim halde,
Belki biraz ışıkta,biraz da karanlıklarda...
Geriye kalan hiçbirşeyin olmadığını hatırladığım zamanlarda,
Bazen nedenini hiç bilemediğim gözyaşlarımın bir tanesini de,
Kendimden gizli,senin için akıtırken nedense,
Ve nedense,o tüm içten gülüşlerimin izlerini silerken yüzümden,
Hep sebepsiz yazmak isteyip,
Bir türlü sonunu getiremediğim şiirlerimde ve hikayelerimde,
Sensizlik adına kendime verdiğim tüm yeminlerimde,
Biraz öfke,biraz yalan,biraz siyah,biraz gurur,biraz da acı olan sensizliğimde;
Her saniseyle birlikte esasında benden bir adım daha uzaklaşan,
Ve yüreğimden uzaklaştıkça;biraz daha kaybolan gölgenin ardındaki,
Yaşamımda,
Kendimle baş başa kaldığımda,
Kendime rağmen;
Sensizlikle baş başa kaldığımda,
Sana rağmen,
Herşeye rağmen,
Bazen özlüyorum seni...
Özlemin sen de olanını sanki hiç yaşamamışım gibi,
Özlüyorum seni.
Birlik Beraberlik Adına
SORUN DEĞİL ÇÖZÜM ORTAĞIYIZ!..

Yönetilecek üç şey : Dilimiz, Huyumuz, Haraketimiz...
Sevilecek üç şey : Yüreklilik, Nezaket, Yardim...
Tiksinilecek üç şey : Kin, Kibir, Nankörlük...
Istenilen üç şey : Sağlik, Dostluk, Engin Bir Ruh...
Uğrunda Savaşilacak üç şey : şerefimiz, Evimiz, Memleketimiz...
Düşünülecek üç şey : Hayat, ölüm, Sonsuzluk...

Ögrenme, akintiya karsi yüzmek gibidir. Ilerlemediginiz takdirde gerilersiniz!
Senior Member
>>cagatay'ın bloğu<< buyurun hoşgeldiniz.....:):)
Dün yine gökyüzünün masmavi görkemi ve hayalini çizdiğim bembeyaz bulutlarının altında seni bekledim. Uzaklarda gülümseyen gökkuşağının renkleri içinde aradım seni, yoktun. Yokluğun, bir canavarın dişlerinde yüreğimi kemirip duruyor. Yokluğun cehennemim, yokluğun zifiri karanlığım, zindanım oldu. Belki, bir köşeden çıkıp gelirsin diye bütün gün seni düşleyip, gözlerim ufukta, kucağım dolu sevgi, yüreğimde binbir umut yeşertip ve ölesiye bir özlemle bekledim seni, gelmedin... Seni ne kadar özlediğimi bilmiyorsun. Bir bilsen seni ne kadar çok özlediğimi; dağları, tepeleri aşar, denizleri, ovaları devirip gelirdin bana...

İçim özleminle nasıl dolup taşıyor, özleminle nasıl tutuşuyor bir bilsen. Yüreğimin bütün bentleri paramparça sensiz. Şimdi yüreğimin her kıyısından özlem sızıyor. Yüreğime de söz geçiremiyorum artık. Biz bu dünyada seninle çıkarsız, yalansız, hilesiz hesapsız sevdik birbirimizi.. Yüreğimizin bembeyaz tuvaline maviyi fonlayarak ve aşkın da kıpkızıl resmini de çizerek; insanları, kuşları, dağları, çiçekleri, suları da öyle hilesiz sevmiştik.

Biz seninle bütün engellere rağmen, bitmez tükenmez bir azimle sevginin doruğuna erişmek için tırmandık hayat yokuşunu. Ve bitip tükenmeyen bir aşkla sevdik birbirimizi. Biz seninle uzak dağ başlarına yazdık umutlarımızı. Denizlere, dalgalara, fırtınalara, acılara, korkulara, uçurumlara yazdık sevdamızı. Biz seninle kanatları sevdalı iki güvercindik mavi göklerde. Kanat çırptıkça yükseldik sevdalara, yükseldikçe sevdalara avcılar düştü peşimize.

Zamanın acımazsızlığına, aramızdaki mesafelere, etrafımızdaki çirkinliklere, günübirlik aşklara, saldırılara, satılık sevgilere rağmen, biz yine de yüreğimizde hiç sönmeyen bir yangınla özledik birbirimizi, en kutsal aşkla sevdik, kirletmeden umutlarımızı bekledik...

Senden ayrılalı günlerin, ayların, yılların nasıl geçtiğini bilemez, hesabını tutamaz oldum. Her seher uyanınca dağların esen rüzgarlarına açıyorum penceremi, o ölümüne özlediğim kokunu getirir diye. Bir nebze de olsa dindirir yada söndürür diye yüreğimdeki özlemin ateşini...

Her gece menekşe rengi gözlerini demledim hayalimde. İpek saçlarını, sevdalı gülüşlerini, inci dişlerini demledim. Ne çok severdin yayla yollarında türküler söylemeyi, ellerimi avucunun içine alıp, başını göğsüme dayamayı. Şimdi her gece, insana hayat veren ve yüreğime nakış nakış işleyen sevda sözlerin dolaşıyor kulaklarımda , paylaştığımız ümit dolu tatlı hayalleímiz.

Yılmak yoktu bizim için bu yolda. Ağlamak, sızlanmak yoktu, geriye dönmek hiç yoktu. Zordu, çetindi bizim sevdamız ama her şeye ve çekilen tüm acılara değerdi. Sabır diyordun. Sabrı, ümit etmeyi, sevmeyi, zorluklara karşı direnmeyi de senden öğrenmiştim. Konuşurken insanın yüzüne dosdoğru bakmayı, dürüst ve namuslu bakmayı, merhameti, acımayı, insan gibi düşünmeyi senden öğrenmiştim. Senden öğrenmiştim sevdalara türkü yakmayı...

Şimdi Ren nehrinin kıyısında dalgın bakışlarla dalıp dalıp gidiyorum uzaklara. Gökyüzü masmavi ve saatler yorgun bir su gibi akıp gidiyor gözlerimde.. Ufka, gökmavisinin kızılla birleştiği o ince sıcak ve yumuşak çizgiye bakıyorum. Bir kuş gelip konuyor saçlarıma, yüreğimi ipekten kanatlarına sarıp sana gönderiyorum...

Seni düşünüyorum. Seni düşünmek gökyüzü olmak gibi bir şey bazen, ya da rotası belli olmayan bir gemiye binip, yeni iklimlere yelken açmak gibi. İnsan olmayan bir adada inip, Robinson gibi insansız bir yaşam kurmak istiyorum. Ve o adada bir ömür yalnız seni beklemek istiyorum...

Saatler su gibi akıp gidiyor. Bir gemi yanaşıyor kıyıya, inen yolcuları izliyorum, sen yoksun. “ Kahretsin !”. diyorum.” Ne olur çıkıp gelse, sarılsa boynuma.” Bir gemi uzaklaşıyor limandan. Suların devinimleri akıyor gözlerimde, karışıp gidiyor uzaklara... Seninle suyu pırıl pırıl bir pınarın başında buluşmak, ellerini tutmak, yüreğinin sımsıcak yerinden, menekşe gözlerinden, narçiçeği dudaklarından öpmek, serin nefesini doyasıya içmek ve doyasıya içime çekmek geçiyor içimden... Sonra sarılıp, sımsıkı kucaklamak ve sevinçten havalara uçmak geçiyor ...

Ağladığımda mendil, güldüğümde kahkaha, susadığımda su olmanı, uyuduğumda rüyalarıma girmeni, her sabah alnımdan öperek uyandırmanı istiyorum...

Her gece kuş olup sana doğru uçmak, ardında serin rüzgarlar bırakarak, dağlar, denizler, ormanlar aşıp, bir pınarın başında menekşe gözlerine konmak geçiyor içimden. Dalgın bakışlarından, sevdalı yüreğinden öpmek geçiyor. O an bütün ağaçlar diz çökmeli diyorum, özleminle kanayan yüreğime. Bütün yıldızlar göz kırpmalı mutluluklara. “Allahım bu kadar mutluluk çok.” deyip, ellerimi gökyüzüne kaldırıp ağlamalıyım. Gökler de ağlamalı benimle, bulutlar, ırmaklar, yıldızlar da ağlamalı...

Şunu bilmelisin ki, nerede olursam olayım, hangi iklimde kalırsam kalayım, vakti geldiğinde bir gün mutlaka, yüreğim alıp beni sana getirecektir. Ben buna bütün kalbimle inanıyorum, sen de bütün kalbinle inan. Hiç bir yol bilmesem de, gelmeye kalmasa da mecalim geleceğim inan... ]Bekle ...

]Sevgiler büyüttüm
]kır çiçeklerinden, güneşin kanını emen
]umutlar yeşerttim bahar renginde al yeşil
]dağlarda kar erirken ceylanlar emzirdim
]melekler uyandırdım her tan ağardığında
]toplamak için bütün düş kırıklarını aynalardan
]yıldızlarla selam yolladım sana
]ve her gece mavi bir kuş tutup avuçlarıma
]dudaklara gül ve rüzgar iliştirdim dağların doruklarına
]gelmedin.

]upuzun köprüler kurdum içimdeki yolculuklara sana kavuşmak için
]beyaz günlere uzandım beyaz atlarla, sana getirsinler diye umutlarımı
]seninle öpüşürken
]beyaz beyaz güvercinler kanat çırpıyordu mavi göklerin burçlarında
]bütün ayrılıkların, savaşların, ihanetlerin üzerine bir çizgi çekiyordum
]en güzel barış çiçeklerini versin diye dünya

]ak alınlı taylar koşarken alnımın çayırlarında
]al türkülerle inledim lekesiz sabahlara her bahar
]özlemler kanatıp gecelerin sayfalarında
]mavi rüzgarların terkisinde sevgiler yolladım sana
]çoğaldıkça çoğaldı çılgınlığım
]kanımda milyonlarca yıldız tutuştu
]alevler içinde parlayan nehirler aktı yüreğime her defasında
]her suyun sesine bir damla gözyaşı bıraktım senin için
]gül desenli yaylalara bilmedin

]bilki sensiz uzak bir dağbaşı ıssızlığıyım
]yoksan ürpertilerde tiril tirildir yapraklarım
]seni özlemenin korkunç girdabında
]göğünü ve yönünü yitirmiş göçmen bir bulut olup
]her gece uçurumlara ağlarım

]hasret ateşine bürünürken geceler
]uzun ayrılıkların dağladığı sevdalarda
]korkunç alevler içirdim seni seven yanıma
]iç çekmeyi öğrendi bir yanım, acı çekmeyi bir yanım
]ve ardından oturup ağladım küskün ırmaklar gibi
]karışıp gitti gözyaşlarım çağlayanlara
]silmedin

]ey kırçıl saçlarımda yıldız tutuşturan
]alıp savuran yangınlara yalnızlıklara
]hazan bahçelerinde yaralı bir güldür kalbim şimdi
]dört mevsim aşkı kanayan
]sen ki, yüreğimde demlenen aysın her gece
]gözlerimde çiçeklenen aşk
]uzun saçlı hasretimsin
]geçen bütün mevsimlerde seni bekledim
]gelmedin

]özlemlerle yaralı bir yağmur bulutuyum şimdi
]firari bir hüznün girdabında yitirdim güldesenli sevinçlerimi
]bil ki, çağlayan bütün nehirler benim gözlerimdir
]benim yüreğimdir ağlayan bütün denizler
]su içtiğim bütün pınarlarda seni susarım
]seni sorarım geçtiğim bütün yollarda
]düştüğüm her uçuruma bir tutam çiçek bırakır gibi
]bir tutam kor ve bir demet gözyaşı bıraktım senin için
]gelmedin bilmedin silmedin...

]Bir gün gökyüzü gülünce ve geçince üşümesi kalbimin
]bütün hasretleri yükleyip rüzgarın kanatlarına
]yüreğimde taşıdığım sevda aleviyle
]upuzun yollardan çıkıp geleceğim sana... Bekle ...
Birlik Beraberlik Adına
SORUN DEĞİL ÇÖZÜM ORTAĞIYIZ!..

Yönetilecek üç şey : Dilimiz, Huyumuz, Haraketimiz...
Sevilecek üç şey : Yüreklilik, Nezaket, Yardim...
Tiksinilecek üç şey : Kin, Kibir, Nankörlük...
Istenilen üç şey : Sağlik, Dostluk, Engin Bir Ruh...
Uğrunda Savaşilacak üç şey : şerefimiz, Evimiz, Memleketimiz...
Düşünülecek üç şey : Hayat, ölüm, Sonsuzluk...

Ögrenme, akintiya karsi yüzmek gibidir. Ilerlemediginiz takdirde gerilersiniz!
Senior Member
>>cagatay'ın bloğu<< buyurun hoşgeldiniz.....:):)
[Resim: silemcn9.jpg]

]aşk iimkansızlıktır.......

seni sewdimm
sen beni daha çok sewdin..
sana baktığımda bana olan aşkını görüyordum
yaşadığın heyecanı
ellerimi tuttuğunda hiç bırakmak istemediğini
sonsuza kadar beni istediğini görüyordum..
her şarkıyı benim için dinlemen
sadece ben mutlu olayım die yağmurda sırılsıklam olman
sadece beni görmek için saatlerce karlı hawada penceremin önünde beklemen
we benim sana werdiğim hiçbişey yokken
'olsun ne olursa olsun ben seninim' demen
anlatıyordu aşkını....
oysa bende sewiyordum seni
çok sewiyordum...
en çok senin yanında mutluydum
haçbişey umrumda değildi yanındayken
ellerimizin ayrılmamasını bende hiç istemedim
söz werirken bunun için en içten söz dedim...
seninle wız gelirdi dünya bana..
ama sen bilmiyordun!!
bukadar sediğimi göremiyordun
çünkü göstermeme fırsat yoktu
senin bana werdiğin aşk ikimizede yeterdi....
sana aşık olmama bile izin wermedin
okadar sewdin ki aşık olamadım sana
biliyordum hep beni sewdiğini
beni düşündüğünü
ben aramasamda senin arayacağını biliyordum
ben gelemesemde sen bana gelirdin......
sonra durdun
sustun..
ne oldu hiç bilemedim
hiç anlamadım!!
we sen öylesine çekip gittin.....
hiçbişey söylemeden hiçbişey
sadece gittin.....
we işte ben o zaman sana aşık oldum....
sen bana uzaktın
sen bana imkansızdın
sen benden kaçıyordun
sen beni sewmiyordun....
we ben sana aşık oldum!!!!
zaten aşkta bunu sewer
en acı olanı...............
Birlik Beraberlik Adına
SORUN DEĞİL ÇÖZÜM ORTAĞIYIZ!..

Yönetilecek üç şey : Dilimiz, Huyumuz, Haraketimiz...
Sevilecek üç şey : Yüreklilik, Nezaket, Yardim...
Tiksinilecek üç şey : Kin, Kibir, Nankörlük...
Istenilen üç şey : Sağlik, Dostluk, Engin Bir Ruh...
Uğrunda Savaşilacak üç şey : şerefimiz, Evimiz, Memleketimiz...
Düşünülecek üç şey : Hayat, ölüm, Sonsuzluk...

Ögrenme, akintiya karsi yüzmek gibidir. Ilerlemediginiz takdirde gerilersiniz!
Senior Member
>>cagatay'ın bloğu<< buyurun hoşgeldiniz.....:):)
[Resim: 31sd9.gif]
[Resim: 35qe2.gif]
[Resim: 14hb6.gif] [Resim: 15ip1.gif] [Resim: 16jq0.gif] [Resim: 17av3.gif]
[Resim: 19zh8.gif]
[Resim: 13dp6.gif]
[Resim: 32hi6.gif]
[Resim: 26lf7.gif]
[Resim: 21cp8.gif]
[Resim: 24ij5.gif]

[Resim: 48614624om6.gif]
[Resim: 46872636bl4.gif]
[Resim: 89312064cd6.gif]


[Resim: 65072919tf4.gif] [Resim: 74789177be1.gif] [Resim: 34513311be0.gif]
[Resim: 13597419dm6.gif] [Resim: 18488545ar2.gif] [Resim: 54585518ms2.gif]
[Resim: 12ae1.gif]
[Resim: 10gj8.gif]
[Resim: 11ox7.gif]
[Resim: 183172afzxwkctr6ti8.gif]
Birlik Beraberlik Adına
SORUN DEĞİL ÇÖZÜM ORTAĞIYIZ!..

Yönetilecek üç şey : Dilimiz, Huyumuz, Haraketimiz...
Sevilecek üç şey : Yüreklilik, Nezaket, Yardim...
Tiksinilecek üç şey : Kin, Kibir, Nankörlük...
Istenilen üç şey : Sağlik, Dostluk, Engin Bir Ruh...
Uğrunda Savaşilacak üç şey : şerefimiz, Evimiz, Memleketimiz...
Düşünülecek üç şey : Hayat, ölüm, Sonsuzluk...

Ögrenme, akintiya karsi yüzmek gibidir. Ilerlemediginiz takdirde gerilersiniz!
Senior Member
>>cagatay'ın bloğu<< buyurun hoşgeldiniz.....:):)
[Resim: 495m98apwxdih46ha0.gif]
[Resim: divider32en8.gif]
[Resim: 56769e2b3kmecs1hl8.gif]
[Resim: 001114122ps6kr0.gif]
[Resim: 495m98apwxdih62mg3.gif]
[Resim: 144xw2.gif]
[Resim: 187499vknzsop82hex0.gif]
[Resim: 495m98apwxdih60pc8.gif]
[Resim: 2.gif]
[Resim: 388937ycskpqbf8zai8.gif]
[Resim: 51950968ix9.gif]

[Resim: 57od0.gif]
[Resim: 29rf6.gif]


[Resim: 27yz4.png]


[Resim: 23sh5.gif]
[Resim: 24hj4.gif]
[Resim: 11nq7.gif]
[Resim: 31133382ns8.gif]
[Resim: 21en1gj9.gif]
[Resim: 11cl3.gif]


[Resim: 3.gif]
[Resim: 121va8.gif]
[Resim: 76336045gv7.gif]
[Resim: 69538050fw3.gif] [Resim: 83591894mg0.gif]
[Resim: 59640080ra1.gif] [Resim: 10lm8.gif]
[Resim: 12yq9.gif]



[Resim: 42316733fl2.gif]
[Resim: 23177587qh6.gif]


[Resim: 63618258kc3.gif]
[Resim: linha331gq.gif]
[Resim: 85096518ol6.gif]
[Resim: 88324510rg2.gif]
[Resim: 94385429gk1.gif]



[Resim: 39418488ln8.gif]
[Resim: 99944191yi9.gif]
Birlik Beraberlik Adına
SORUN DEĞİL ÇÖZÜM ORTAĞIYIZ!..

Yönetilecek üç şey : Dilimiz, Huyumuz, Haraketimiz...
Sevilecek üç şey : Yüreklilik, Nezaket, Yardim...
Tiksinilecek üç şey : Kin, Kibir, Nankörlük...
Istenilen üç şey : Sağlik, Dostluk, Engin Bir Ruh...
Uğrunda Savaşilacak üç şey : şerefimiz, Evimiz, Memleketimiz...
Düşünülecek üç şey : Hayat, ölüm, Sonsuzluk...

Ögrenme, akintiya karsi yüzmek gibidir. Ilerlemediginiz takdirde gerilersiniz!

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.