You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Brek - Brek ( Elif-K'nın Bloğu )

Brek - Brek ( Elif-K'nın Bloğu )

Administrator
Brek - Brek ( Elif-K'nın Bloğu )
N A S İ P yazdı:***************************************************************************************

Bayram dan bayrama , devlet bahcesının yanında oturmak ve gül kokulamak da herkese nasıp olmuyor Smile Hocam bakıyorum ılk mısafırın devlet bahceli olmuş, kutlarım blogunuzda da başarılar dılerım ....

**************************************************************************************

Teşekkür ederim Nasip abi Smile

Dünyanın gelmiş geçmiş bütün bloglarını nakavt edip, dünya blog tarihinde yeni bir çığır açma gayretindeyim..Tek rakibim Türk Hava Yolları Smile Smile Smile
ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

MUSTAFA ŞEREF,
      KEMAL GURUR,
              ATATÜRK ONURDUR...

          Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
                    Horasan köyünden geliyor pirim
                  Kırklar binasında var oldu yerim
                  Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
                                                      Pir Zöhre Ana
Posting Freak
Brek - Brek ( Elif-K'nın Bloğu )
Elif-K yazdı:Teşekkür ederim Nasip abi Smile

Dünyanın gelmiş geçmiş bütün bloglarını nakavt edip, dünya blog tarihinde yeni bir çığır açma gayretindeyim..Tek rakibim Türk Hava Yolları Smile Smile Smile


*******************************************************************************************************************

Artık ne diyelim, Nasip olsun , madem balonla uçmaya karar vermişsın Smile , T H Y larıyla yarış yapmaya, o zaman yukarıdan aşagıya dogru uç mayı dene Smile)

bu vesıleyle, yılın birinci uçan blogu olmayı başarırsın ...
****************************************************************************************************************
ON İKİ  İMAMLAR
*** *** *** *** *** *** *** *** *** ***
  1. İmam ALİ
  2. İmam CAFER
  3. İmam ZEYNEL
  4. İmam BAKIR
  5. İmam RIZA
  6. İmam CAFERİ SADIK
  7. İmam HASAN
  8. İmam TAĞI NAĞI
  9. İmam MEHDİYE HÜDA
10. İmam HÜSEYİN,İ DEŞTİ KERBELA
11. İmam CAFER -İ ZÖHRE YE HİBA
12. KIRKLAR DERGAHA


*** *** *** *** **** *** *** *** **** ***
Son Düzenleme: 06/12/2015, 01:32, Düzenleyen: Y O L C U.
Administrator
Brek - Brek ( Elif-K'nın Bloğu )
FIRTINADA BİLE UYURUM


Rüzgârın ve fırtınanın hemen hemen hiç eksik olmadığı coğrafyada bir çiftlik vardır. Çiftlik çalışanları zorlu çalışma koşulları nedeniyle iş ortamında uzun soluklu çalışamamakta ve çiftliğin sahibi işi bırakanlar yüzünden sürekli personel arayışı içerisindedir.

Günlerden bir gün, orta yaşı birazcık geçkin, oldukça zayıf ve çelimsiz bir adam çıkagelir. İş için geldiğini söylediğinde, patronun gözü tutmaz bu çelimsiz adamı. Zira sağlayacağı faydadan kuşkulanmamak elde değildir. Yine de işe kabul edilir. Nasıl olsa diğerleri gibi kısa bir süre sonra o da pes edecek ve bırakıp gidecektir.


Günler geçmeye başlar ama ihtiyar adam kaçmadığı gibi, işini de fevkalâde yapmaktadır. Durumun memnuniyeti, yüzünü güldürür çiftlik sahibinin.

Çok geçmeden bir gece vakti rüzgârın uğultusuyla uyanır patron. Yapılacak bir dolu işin kendilerini beklediği bilinciyle atılır ve müştemilata dalar hızlıca. İhtiyar uyumaktadır. Uyandırmak için seslenir, hatta dokunarak kalkmaya zorlar. Ancak adam gözlerini hafifçe aralayarak: ’Ben fırtınada bile uyurum’ der. Bunun üzerine öfkelenen patron: ’ Ne diyorsun be adam, rüzgârın sesini duymuyor musun? Hemen kalk dedim sana, bu bir emirdir’ der. Yaşlı adam cevabını sakin bir tonla yineler: ’Ben fırtınada bile uyurum, git başımdan.’


Çiftliğin sahibi adeta öfkeden deliye döner, hatta oracıkta hak ettiği cezayı kesmek ister ama sinirlerine hakim olarak ihtiyarı kovma işini yarına erteleyip, yapılması gereken işler için koşar. Nasıl olsa artık iş başa düşmüştür’


Hayvanların güvenliğini ve sağlığını tehlikeden kurtarabilmek için ağıldan kapalı ahırlara nakledilmeleri gerektiğini düşünerek hareket eder, ancak tüm hayvanların kapalı alanlarda olduğunu görür. Savrulmasın ve zayi olmasın diye samanların muhafaza altına alınarak branda ile örtülmesi gerektiğini düşünüp koşar, ama bu tedbirin de çok önceden alındığını saptar.


Çiftlikte fırtınanın zararlı etkilerinden korunması gereken her ne varsa, gerekli önlemin önceden alınmış olduğunun rahatlığıyla yatağına döner ve yastığa kafasını koyduğunda, ihtiyarın sözleri takılır aklına. ’Ben fırtınada bile uyurum.’ Bu sözü zihninde birkaç kez tekrarladıktan sonra büyük bir hayranlık besler içinden ve ertesi gün kovmak yerine samimiyetle sarılır ve bu kadar mükemmel bir personele sahip olduğu için tebrik eder adamı.


Hayatımızın hemen her evresinde fırtınalarla karşılaşmamız muhtemeldir. Ancak nelerin bizi beklediğini öngörebilir ve hazırlayabilirsek eğer kendimizi, baş edebilme yöntemlerini tespit edip, tedbire dönüştürebilirsek eğer, hiçbir fırtına yıkamayacaktır bizi. Zarar veremeyecektir. Sarsacaktır belki ama asla alabora edemeyecektir teknemizi.

***
ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

MUSTAFA ŞEREF,
      KEMAL GURUR,
              ATATÜRK ONURDUR...

          Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
                    Horasan köyünden geliyor pirim
                  Kırklar binasında var oldu yerim
                  Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
                                                      Pir Zöhre Ana
Administrator
Brek - Brek ( Elif-K'nın Bloğu )
RESİMDE İLK FARK EDİP GÖRDÜĞÜN ŞEY, SENİN HAYATA BAKIŞ AÇINI GÖSTERİYOR TEST EDİN’!

[ATTACH=CONFIG]444[/ATTACH]





Şekle Baktığınızda Ne Görüyorsunuz’

A-Elma
B- Kelebek
C- Bıçak


Elma Görenler: Sizler ayağı yere sağlam basan, arada dengeyi kaybetseniz bile kolaylıkla dengeye gelebilen insanlarsınız. Çevrenizdekiler size danışırlar, sizi dinlerler. Daime kendinizi geliştirmeye çalışırsınız, yanlış yapsanız da telafi etme yoluna gidersiniz. Sorunlardan kaçmak yerine onları nasıl çözerime odaklanırsınız. Gerçekten çok güvenilir insanlarsınız .Kendinizi sürekli kontrol altında tutarsınız ama arada bir eğlenin kendinize akışa bırakın. Olur mu???


Kelebek Görenler: Sizi gidi çocuk ruhlular sizi. Bu dünya bazen size zor geliyor. İçinizdeki, iyilik, sevecenlik o kadar yüksek ki, nefreti, kızgınlığı, öfkeyi anlayamıyorsunuz. Hele ki bu duygular size yönlenirse ne yapacağınızı şaşırıyorsunuz ve hak etmediğinizi düşünüyorsunuz. Gerçekten de hak etmiyorsunuz. Sizler o kadar naifsiniz ki. Hiç bir canlıyı incitemezsiniz, bilerek isteyerek hiç kimseyi üzemezsiniz, siz üzülürsünüz, kırılırsınız da , başkalarını kırmazsanız. Siz gidin çimlerde yuvarlanın, salıncaklarda sallanın. Aynen böyle kalın emiSmile))


Bıçak Görenler: Sizler çok iyi insanlarsınız ama geçmişte çok kırılmışsınız. Zamanında size yapılan tüm haksızlıklar içinize işlemiş ve karnınızda bir bıçak yarası var gibi hissediyorsunuz. Zaman zaman bunları unutuyorsunuz ve ışıltınızla çevrenizi büyülüyorsunuz, dışarı çıkıp eğleniyorsunuz, hayatın tadını çıkarıyorsunuz, zaman zaman da eve kapanıp yaralarınızı sarmaya çalışıyorsunuz. Aman boş verin ne olduysa oldu bitti, siz bu dünyaya lazımsınız. Bu andan itibaren geçmişi affedin ve hayata dört elle sarılın emi’


Ben kelebek gördüm Big Grin
İyi mi kötü mü karar veremedim Sad
ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

MUSTAFA ŞEREF,
      KEMAL GURUR,
              ATATÜRK ONURDUR...

          Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
                    Horasan köyünden geliyor pirim
                  Kırklar binasında var oldu yerim
                  Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
                                                      Pir Zöhre Ana
Posting Freak
Brek - Brek ( Elif-K'nın Bloğu )
İnsan bir kelebek ve bir tıtır böceyi için , elmaya kıyarmı, bıcak yuva yıkan, cana kıyan, pıcak elmayı kıskanınca sonuç ortada, Smile kelebek payına düşeni almiş, tıtır böceyi payını kaybetmiş, sonuç bir yuva yıkılmış .

Tabi yazdıklarım, resimdeki hayat hıkayesi, Smile korkmayın kelemekde bekar, tıtır böceyide, Smile acaba pıcagın manasını bılen varmı ....?????

***************************************************************************************************************************
ON İKİ  İMAMLAR
*** *** *** *** *** *** *** *** *** ***
  1. İmam ALİ
  2. İmam CAFER
  3. İmam ZEYNEL
  4. İmam BAKIR
  5. İmam RIZA
  6. İmam CAFERİ SADIK
  7. İmam HASAN
  8. İmam TAĞI NAĞI
  9. İmam MEHDİYE HÜDA
10. İmam HÜSEYİN,İ DEŞTİ KERBELA
11. İmam CAFER -İ ZÖHRE YE HİBA
12. KIRKLAR DERGAHA


*** *** *** *** **** *** *** *** **** ***
Administrator
Brek - Brek ( Elif-K'nın Bloğu )
En sevdiklerimden...

Hasretinden Prangalar Eskittim

Seni, anlatabilmek seni.
İyi çocuklara, kahramanlara.
Seni anlatabilmek seni,
Namussuza, halden bilmeze,
Kahpe yalana.

Ard- arda kaç zemheri,
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu.
Dışarda gürül- gürül akan bir dünya...
Bir ben uyumadım,
Kaç leylim bahar,
Hasretinden prangalar eskittim.
Saçlarına kan gülleri takayım,
Bir o yana
Bir bu yana...

Seni bağırabilsem seni,
Dipsiz kuyulara,
Akan yıldıza,
Bir kibrit çöpüne varana,
Okyanusun en ıssız dalgasına
Düşmüş bir kibrit çöpüne.

Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
Yitirmiş öpücükleri,
Payı yok, apansız inen akşamlardan,
Bir kadeh, bir cıgara, dalıp gidene,
Seni anlatabilsem seni...
Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum, kapama gözlerini...

Ahmet Arif

[Resim: ahmed_arif_3.jpg]
ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

MUSTAFA ŞEREF,
      KEMAL GURUR,
              ATATÜRK ONURDUR...

          Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
                    Horasan köyünden geliyor pirim
                  Kırklar binasında var oldu yerim
                  Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
                                                      Pir Zöhre Ana
Administrator
Brek - Brek ( Elif-K'nın Bloğu )
Onu Da Sen Ağırla

Günahkâr bir adamdı, ayık gezmezdi. Bütün bir köy halkı yaka silkiyordu adamdan, ' ölse de, kurtulsak ' diyorlardı.
Bir kar...ısı vardı bu adamın, bir de kendisi. Hiç çocukları olmamıştı. Köy halkı böyle bir adamın zürriyetinin olmadığına memnundu. Kadın ise, adamın haline üzülse de ses çıkarmazdı, çıkaramazdı.
Otuz yıldır evliydiler, döverdi, kızardı, her gün biriyle kavga ederdi. Ama kocasıydı işte, evinin erkeği idi.
Adam iyice yaşlanmıştı artık. Öksürük nöbetleri uykusunu bölüyor, iki basamak merdiven çıksa nefes nefese kalıyordu, titreyen elleriyle sigarasını zor sarıyordu.
İyice zayıflamıştı, zaten kısacık olan boyuyla bir çocuk gibi kalmıştı. Kadıncağız ellerini açıp dualar ediyor,
' ahir ömründe olsun şu adamın hali biraz düzelsin ' diye yalvarıyordu Allah' a...
Adam bir sabah evden çıktı, fakat ertesi sabah oldu, dönmedi. Tan yeri ağarırken kadın aramaya çıktı kocasını. Kim bilir yine nerde sızıp kalmıştı!
Köyün üst tarafındaki çeşmenin başına gitti önce, orada içerdi adam, bulamadı. Yakındaki tarlaları aradı, köyün dört bi yanına baktı, yoktu.
Eve gelmiştir belki diye koşarak geri geldi, hayır, dönmemişti. Güneş inmek üzereydi, bir acele abdest aldı, namaz durdu.
Duası bitmek üzereydi ki, kapının çalındığını duydu.
Kocasıydı gelen. Adamın yüzü sapsarı kesilmişti. Öksürüyordu, eliyle göğsünü işaret ediyordu. Kadın koluna girdi kocasının, güç-bela sedire kadar taşıdı.
Uzandı adam, karısının yüzüne baktı, ağlıyordu. Doğrulmak ister gibi yaptı, hakkını helal et diyecekti, lafının sonunu getiremedi, başı yastığa düştü, ölmüştü...
Kadıncağız kocasının başında epey bir ağlayıp feryat etti. Biraz kendine gelince gözlerini sildi, yemenisini bağladı.
Kalktı, imamın evine gitti.
- Hocam... Diyebildi hıçkırarak, bizimkisi...
Söyleyemiyordu, ama İmam Efendi durumu anlamıştı. Kadının yüzüne baktı, köylü ne der diye düşündü, bocaladı.
- O mendebur bir kez bile caminin kapısından içeri girmedi, kaldırmam onun cenazesini, deyip kapıyı kapadı.
Kahroldu kadın. Nereye gitsem, ne yapsam diye düşündü. Kimseleri yoktu ki, çaresiz eve döndü.
Yıkadı kocasını, sandıktan çıkardığı beyaz bir çarşafa sardı, omuzuna aldı, mezarlığın yolunu tuttu.
Caminin köşesinden dönerken, muhtar ve köylülerin kendisine doğru gelmekte olduğunu gördü.
Bir kez daha düğümlendi boğazı, cenazesi omuzundan kayarken, dizlerinin üzerine çöktü, ellerini yüzüne kapatıp ağlamaya başladı.
Hışımla yaklaştı muhtar:
- Onu nereye götürüyorsun, dedi, mezarlığa götüreyim deme sakın! Sağlığında biz çektik, bir de ölülerimiz çekmesin o herifin elinden...
Kadın gözlerini çarşafın üzerine dikmiş, öylece duruyordu. Birden bağırmaya başladı, delirmiş gibiydi sanki Kalabalık yanından korkuyla uzaklaşırken, cenazesini tekrar yüklendi, köyün dışına doğru yürümeye başladı.
Kan ter içinde kalmıştı kadın, artık adım atacak hali yoktu. Kendi kendine;
- Şuracığa gömeyim adamımı, dedi, kimseler rahatsız olmaz burada...
Tam o anda bir ayak sesi duydu, irkildi, bir çobandı gelen. Kadıncağız her şeyi olduğu gibi anlattı. Üzüldü çoban, gözleri doldu.
- Dert etme, dedi, ben yardım ederim sana.
Bir çukur kazıp cenazeyi gömdüler. Çoban başucunda durdu mezarın, ellerini açtı, dua etti.
Birkaç çiçek buldu kadın, toprağın üstüne serpti. Çobana dualar ederek evine döndü.
Yorulmuştu.
Camın kenarına oturup uzaklara daldı. Uyuyup kaldı oracıkta.
Ertesi sabah imamın kapısını telaşla çaldı muhtar. Bir yandan tokmağı vuruyor, bir yandan da ' İmam Efendi, İmam Efendi...' diye bağırıyordu. İmam korkuyla açtı kapıyı.
- Bir rüya gördüm, dedi muhtar, hocam o berduş, o serseri adam Cennet' teydi. Bana gülüyor, hakkım sana bile helal olsun diyordu.
Rüyayı duyana imamın benzi attı, kendisi de hemen hemen aynı rüyayı görmüştü.
' Gel hele, içeri gel...' demeye kalmadı ki, köyün delisini gördüler.
Koşarak geliyor, bir yandan da bağırıyordu:
- Demedim mi ben, demedim mi size, rüyamda gördüm, rüyamda...
Birkaç köylü daha benzer rüyalar gördüğünü söyleyince, kadının yanına gitmeye karar verdiler. Özür dileyecek, kendilerini affettirmeye çalışacak, bu arada işin aslını öğreneceklerdi. Bir şeyler olmuştu ama neydi?
Eve vardıklarında kapıyı açan kadın şaşkındı. Kapıyı yüzlerine kapatacak oldu, yapamadı. Gelenler olan biteni anlatıp özür diledi, cenazeyi nereye defnettiğini, neler olduğunu sordular.
Kadıncağız her şeyi anlattı, can kulağı ile dinlediler ve çobanı bulmaya karar verdiler.
Bir yandan yürüyor bir yandan da aralarında konuşuyorlardı; ' bu çoban bir evliyaydı herhalde, belki de Hızır' dı, aslında ölen adam da o kadar kötü bir adam değidi.'
Tarif edilen yere geldiklerinde çoban koyunlarını otlatıyordu. Gelenleri görünce ayağa kalktı, ' hayırdır inşaallah ' dedi. Oturdu, onlara süt ikram etti, konuşmaya başladılar.
Çoban söylenenlerden hiç bir şey anlamamıştı, cenazeyi nasıl defnettiklerini anlattı.
- Ben bir garip kulum, dedi; cenazeyi defnettik, başucunda oturup dua ettim sadece, hepsi bu...
Merakla nasıl bir dua ettiğini sordular, çoban da söyledi;
- Allah' ım, ben dağda koyunlarımı otlatırken kulların gelir yanıma, selam verirler. Senin selamınla gelen senin misafirindir der, ağırlarım. Süt ikram eder, azığımı paylaşırım.
Şimdi de ben sana bir misafir yolluyorum, onu da sen ağırla...
ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

MUSTAFA ŞEREF,
      KEMAL GURUR,
              ATATÜRK ONURDUR...

          Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
                    Horasan köyünden geliyor pirim
                  Kırklar binasında var oldu yerim
                  Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
                                                      Pir Zöhre Ana

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.