sayın muhabbetci
sizi tebrik ediyorum. Ben araştırmacı insanları severim. Ne kadar değişik fikir varsa o kadar ufkumuz genişler. Mevlana'nın Mesnevisinden ve Divanı Kebir isimli eserinden örnekler vermişsiniz. Umarım Divanı Kebir'de Hz Ali üzerine verilen kasideleride okumuşsunuzdur. " Cihan var olmadan var olan Aliy'di cihan var olduktan sonrada var olan Ali'dir diye başlayan ayrıca birinci mi ikincimi cildinde şu anda kitap yanımda olmadığından net veremiyorum ama kitabın başında Ali Nati kasidesinide okumuşsunuzdur. Orda görülen şu ki düntanın sahibi, ve binbir dondan başgösterip gelip giden hep Hz Ali'dir. rüm gerçeklerde Kırklar dergahında Hz Ali tarafından seçilip gönderilmekte ve o mübareklerin verdiği tüm bilğiler batından ve birinci agızdan aktarılmaktadır.
Diyorsunuz ki geçmişteki yaşayan gerçeklerin söylediği yalanda Zöhre Ana'nın söyledikleri mi gerçek. Haşa gerçeklerin sözü yalan olmaz. Ancak anlatılan dinleyenlerin kapasiteleri doğrultusunda ve kendi anladıkları kadarıyla başkalarına aktarılagelmiş ve asıl söylenen sözlerde değişiklikler olmuştur bizlerin kitaplardan okuduklarımızın büyük bir kısmı kasıtlı olmasa bile büyük değişikliğe ugramış bilğilerdir.
Basit bir örnek vermek gerekirse Nasrettin Hoca'ya, Bektaşi Babaya yada Namık Kemal'e mal edilen bir çok fıkralar gibi.
Qn İki İmamlar'ın isminde takılıp kalmışsınız arkadaşlar izah etmişler ama bende yazayım İmam 12 kişi değil Ehlibeyt neslinin hepsi İmamdır Kırklar dergahında cem himetlerinde bulunan On İki görevliye Qn İki İmamlar denilmekte bunlarda zaman zaman görev değişikliği yapmakta Zöhre Ana'nın bizlere verdiği şu anda sizin takıldığınız mübarekler bu görevi yapmakta dırlar. Peki diğerleri elbetteki onlarda İmam .
Pir Sultan Abdal çocuklugunda bir ağaç dibinde yatarken rüya aleminde bunu Kırklar dergahına götürüp pençesini vuruyorlar ve can gözü açılıyor. Hak ilmini aldığı içinde hep doğruları savunuyor. Kuranda şu var bu var demeden batın ilminden aktarıyor. Sözde Kuranı kendilerine ilham kabul edcen gerici yobazlar bunun sözleri Şeriate ve Kurana uygun değildir diyerek dar ağacına götürüyorlar. Orda Hınzır paşa'ya söylediği üç nefesinde bile "Şahıma giderim sözlerim onun sözüdür " dediği için asılıyor.
Nesimide, Mansurdada aynı olayları görüyoruz. Örnekleri çoktur.
Bugünde günümüzde bizlere batın ilminden aktaran Zöhre Ana var , sizlerin yazdığı tüm gerçeklerle dilleşen ve onların verilerini birinci ağızdan bizlere aktaran Zöhre Ana var. Bu bilğiler herhanği bir islam kitabından,şurdan burdan alınma değil yeri geldiğinde binlerce kişinin içinde Ummana girdiğinde okyanus gibi bitmek tükenmek bilmeyen bir kaynak oarak bizlere ulaşmaktadır ve bu veriler kayıt gelecek nesillere ışık tutsun diye kayıt altına alınmaktadır.
araştırıcı kişiliğinize saygım var ama bu bilğilerinizle gelip Zöhre Ana'nın muhabbetlerindede bulunmanızı bir kardeşin olarak tavsiye ediyorum çekinmeden gelip bir çok insanın yaptıgı gibi Zöhre Ana'yı Zöhre Ana!da yaşabilirsiniz.çünkü Zöhre Ana anlatılmaz ancak yaşayarak inceliyerek anlaşılır. Şunada inanıyorumki Zöhre Anayı tanısanız bizlerden daha hızlı savunucusu olursunuz. sevgilerimle.
Bana bunu biri anlatabilir mi? Acıklayabilir mi?
Konu Sahibi / Yazar
Muhabbetci
Kategori / Forum
Serçeşme (Tartışma Meydanı)
Yorumlar / Cevaplar
41
Okunma / Görüntüleme
18818
Bana bunu biri anlatabilir mi? Acıklayabilir mi?
Bana bunu biri anlatabilir mi? Acıklayabilir mi?
sevgili can size tavsiyem kafanızdaki soruları Ana'mla yüzyüze paylaşmanız,
o sizi her konuda yeterince aydınlatacaktır. Çünki kendileri Batından birinci ağızdan aktarmaktadırlar, yeryüzündeki kaynaktan değil
içinde ehlibeyit sevgisi olan herkese de onerim budur.
saygılarımla
o sizi her konuda yeterince aydınlatacaktır. Çünki kendileri Batından birinci ağızdan aktarmaktadırlar, yeryüzündeki kaynaktan değil
içinde ehlibeyit sevgisi olan herkese de onerim budur.
saygılarımla
İnsan isen yola gel
Bülbül isen güle gel
İkilik yoktur bizde
Kafir isen dine gel
ZÖHRE ANA
Bülbül isen güle gel
İkilik yoktur bizde
Kafir isen dine gel
ZÖHRE ANA
Bana bunu biri anlatabilir mi? Acıklayabilir mi?
Başka erenler, evliyalar dediğin hepsi bir gerçek (Hak) "biz bir gider bin geliriz" "bilmiyenler bilsin beni ben Ali'yim Ali benim (Pir Sultan Abdal)
Bana bunu biri anlatabilir mi? Acıklayabilir mi?
Sevgili kardeşim sonuçta Hz. Ali bir Güneş, bütün erenler evliyalar da o güneşin ışıklarıdır. Acaba anladınızmı
BEN ALİYİM
Pir Sultan'ım şu dünyaya
Dolu geldim dolu benim
Bilmeyenler bilsin beni
Ben Ali'yim Ali benim
Coşma deli gönlüm coşma
Coşupta kazandan taşma
Üçyüz altmışaltı çeşme
Serçeşmenin gölü benim
Bilmeyenler bilsin beni
Ben Ali'yim Ali benim
Bilmeyenler bilsin beni
Ben Ali'yim Ali benim
Çarşı pazar dolanırım
Ben Hakk'ım Haktan gelirim
Ben halkımı Hak bilirim
Dedikleri deli benim
Bilmeyenler bilsin beni
Ben Ali'yim Ali benim
Bilmeyene söylüyorum
Ben Ali'yim Ali benim
Söz
ir Sultan Abdal
Derya umman vara vara
Ehlibeyt bir ikrara
Dört kapının şahı geldi
Sıfatı GELİN otura.
(Cem'den Gelen Nefesler: ZÖHRE ANA
BEN ALİYİM
Pir Sultan'ım şu dünyaya
Dolu geldim dolu benim
Bilmeyenler bilsin beni
Ben Ali'yim Ali benim
Coşma deli gönlüm coşma
Coşupta kazandan taşma
Üçyüz altmışaltı çeşme
Serçeşmenin gölü benim
Bilmeyenler bilsin beni
Ben Ali'yim Ali benim
Bilmeyenler bilsin beni
Ben Ali'yim Ali benim
Çarşı pazar dolanırım
Ben Hakk'ım Haktan gelirim
Ben halkımı Hak bilirim
Dedikleri deli benim
Bilmeyenler bilsin beni
Ben Ali'yim Ali benim
Bilmeyene söylüyorum
Ben Ali'yim Ali benim
Söz
ir Sultan AbdalDerya umman vara vara
Ehlibeyt bir ikrara
Dört kapının şahı geldi
Sıfatı GELİN otura.
(Cem'den Gelen Nefesler: ZÖHRE ANA
Bana bunu biri anlatabilir mi? Acıklayabilir mi?
Muhabbetci yazdı:Evvela selam cümleten canlar..Cümleten Hakk Muhammed Ali yar ve yareniniz olsun...Cümleten Hizir yoldasiniz Cebrail rehberiniz olsun...slm can dost muhabbetci sizinle aynı düşünceyi palaşıyorum en basit bir örnek hacı bekdaşi veli ile tabduk emre aynı dönemde yaşamışlardır. yunusu bektaşi veli tapduk emere göndermişidr. nasıl oluyor böyele anlayana aşk olsun yaradan aklımıza mukayet olsun..
Sizlere Zöhre ana sitesi ile birkac sorularim var , inaniyorumki bana aciklayabilirsiniz...
Surdaki yazilani bana aciklarmisiniz lütfen simdiden tsk ederim..
Halil İbrahim Peygamber, Hz. Muhammed�in dört amcasından en küçük ve en varlıklı olanıdır. Deve ve koyun sürüsüne sahiptir. Halil İbrahim Peygamber üç defa evlenmiş fakat ilk iki eşinden de çocuğu olmamıştır. Nişanlarının ismi sırasıyla Kamer Ana, Şemsi Ana ve Elif Ana�dır. Son nişanı Elif Ana, Hz. Ali�nin halasıdır ve İsmail Peygamber�in annesidir.
Halil İbrahim Peygamber ve Elif Ana�dan İsmail Peygamber gelmiştir.
[B]İsmail Peygamber ve Kurban Bayramı�nın anlatımı �Batından Zahire Yolumuz� başlığında anlatılmıştır. [/B]
İsmail Peygamber on beş yaşına geldiğinde, Yusuf Peygamber�in küçük kızı Emine Ana�yla nişanlanır. İsmail Peygamber ve Emine Ana�dan üç kız ve bir oğlan çocuğu dünyaya gelir. Kızlara, İsmail Peygamber�in üvey anneleri olan Kamer, Şemsi ve öz annesi olan Elif�in ismi; oğlana ise Veysel Karani ismi verilir.
Veysel Karani ise 1 � 2 � 3 Mart�ta yasını tuttuğumuz [B]Eba Müslüm ve Yeter Ana�nın büyük kızı Meryem Ana ile evlenmiştir. Bu evlilikten ise üç erkek çocuk dünyaya gelmiştir. [/B]
Bu çocuklara sırasıyla Hacı, Bektaş ve Veli isimleri verilmiştir. Bu üç pir de ilk yaşamlarında Gör Göç Dağları�nda (bugünkü Hacı Bektaş ilçesi) şehit düşmüşlerdir. (Zöhre Ana�nın [B]Mehtaptaki Erenler adlı kitabında bu gerçeklerin yaşamları bulunmaktadır.) [/B]
Veli, ikinci yaşamında Nasreddin Hoca, üçüncü yaşamında Seyid Ahmet (Türbesi Sivas � Zara�nın Tekke köyünde), dördüncü yaşamında ise Somuncu Baba olarak yaşamıştır.
Bektaş, ikinci yaşamında Tapduk Emre olarak gelmiştir. (Halk arasında Hacı Bektaş-ı Veli olarak bilinen evliya bu pirin ikinci yaşamıdır, Asıl adı Bektaşi Sultan�dır, Tapduk Emre olarak ismini yayması, Allah�ın yolu yücedir; Allah�a tapan, onun ibadetlerini dört dörtlük yerine getirmelidir, demek istemesindendir. Bütün insanların kötülüklerden korunmasını sağlamak için yol göstermiştir ve ibadeti Kırklar Cemi olan, kutsal bir ibadettir.) Üçüncü yaşamında ise Üryan Baba (Türbesi Elazığ � Harput�ta) olarak gelmiştir.
Hacı ise, ilk yaşamında Hz. Ali�nin 2. dedesi Büyük İmam Rıza (Türbesi İran � Meşad�da) olarak yaşamıştır. İkincisinde Hz. Ali�nin amcası Büyük İmam Hasan, üçüncü gelişinde Veysel Karani�nin oğlu Hacı olarak ve son gelişinde yani dördüncü yaşamında Mustafa Kemal Atatürk ismiyle yaşamıştır.
Ya ben tarihi bilmiyorum , simdiye kadar okudugumda bir yanlis var yahutda bu yazi yanlislarla dolu....Sizden rica ediyorum bir aciklama yaparmisiniz canlar...
Vesselam
Bana bunu biri anlatabilir mi? Acıklayabilir mi?
DEVRİ-ALEM'den alıntı:
slm can dost muhabbetci sizinle aynı düşünceyi palaşıyorum en basit bir örnek hacı bekdaşi veli ile tabduk emre aynı dönemde yaşamışlardır. yunusu bektaşi veli tapduk emere göndermişidr. nasıl oluyor böyele anlayana aşk olsun yaradan aklımıza mukayet olsun..
Siz sahiden hiç bir şey bilmiyorsunuz. Sizin dini konulardaki bilginiz cami cemaati kadar. Kulaktan dolma. Hacı Bektaşi Veli'yi ve Tapduk Emre'yi hiç tanımıyorsunuz. Türk filimlerinde izlediklerinizle Yunus Emre'yi anlatıyorsunuz.
Hacı Bektaşi Veli'nin gergahını dağıtan Osmanlı oraya saray çevresinin inanışını taşıyan mollalar gönderdiler. O mollalar Bektaşiliği şeriata uyumlu hale getirmek için çok çaba gösterdiler. Uydurma bir çok kitap yazdılar.
Emevi, Abbasi, Selçuklu ve Osmanlı tarihi ile Ehlibeyti ve Evliyalarımızı tanımamız mümkün değildir. Sizin bilgileriniz o mollaların uyduruk kitaplarına dayanmaktadır. Alevi kaynakları ise her dönemde gelen Evliyalar olmuştur.
Günümüzün yaşayan tek evliyası Zöhre Ana'dır. Biz onun verdiği bilgilere itibar ederiz.
Hınzır Paşa'nın okuyup yazdığı kitaplardan hayır gelmez. Gerçekler Muaviye'nin kitaplarından öğrenilmez. Mürşitsiz yol sürülmez. Ali'siz Alevilik olmaz. Pir eteği tutmadan insan olunmaz. Rehbersiz ikrar verilmez.
slm can dost muhabbetci sizinle aynı düşünceyi palaşıyorum en basit bir örnek hacı bekdaşi veli ile tabduk emre aynı dönemde yaşamışlardır. yunusu bektaşi veli tapduk emere göndermişidr. nasıl oluyor böyele anlayana aşk olsun yaradan aklımıza mukayet olsun..
Siz sahiden hiç bir şey bilmiyorsunuz. Sizin dini konulardaki bilginiz cami cemaati kadar. Kulaktan dolma. Hacı Bektaşi Veli'yi ve Tapduk Emre'yi hiç tanımıyorsunuz. Türk filimlerinde izlediklerinizle Yunus Emre'yi anlatıyorsunuz.
Hacı Bektaşi Veli'nin gergahını dağıtan Osmanlı oraya saray çevresinin inanışını taşıyan mollalar gönderdiler. O mollalar Bektaşiliği şeriata uyumlu hale getirmek için çok çaba gösterdiler. Uydurma bir çok kitap yazdılar.
Emevi, Abbasi, Selçuklu ve Osmanlı tarihi ile Ehlibeyti ve Evliyalarımızı tanımamız mümkün değildir. Sizin bilgileriniz o mollaların uyduruk kitaplarına dayanmaktadır. Alevi kaynakları ise her dönemde gelen Evliyalar olmuştur.
Günümüzün yaşayan tek evliyası Zöhre Ana'dır. Biz onun verdiği bilgilere itibar ederiz.
Hınzır Paşa'nın okuyup yazdığı kitaplardan hayır gelmez. Gerçekler Muaviye'nin kitaplarından öğrenilmez. Mürşitsiz yol sürülmez. Ali'siz Alevilik olmaz. Pir eteği tutmadan insan olunmaz. Rehbersiz ikrar verilmez.
"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.
"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.
"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.
Söz bir, söyleyen bir.
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi