Alevilik Ali'den Gelmez (???) - Bay Erdoğan Çınar'la Yapılan Röportaj
Alıntı:Tunç
Sevgili can Ehlibeytin kesinlikle sizin tasavvur ettiğiniz bir yaşam tarzı olmamıştır. Tam tersine Ehlibeytin yaşadıkları konusunda çok az bir fikriniz olsa bu konulara asla ve asla bu şekilde yaklaşmazdınız.
Ne Hz.Ali islama halifelik yapmıştır, ne de İmam Hüseyin'in bir iktidar mücadelesi olmuştur.
Bu açıdan Anadolu Aleviliğinin inanç ve ibadet ritüellerine en yakın yaşam stili Ehlibeyt'inkidir diyorum.
Ayrıca gerek Türk ırkının ve gerekse Ehlibeyt'in hem tarih, hem de yaşadıkları ve göç ettikleri coğrafyaların bilinenden çok farklı olduğunu biliyor ve düşünüyorum.
Sevgili Tunç Alevi Erkanı aşagıda yaşam tarzlarından kastım her alevinin erkana göre yaşaması gerekir,Erkanbunu düzenlemek için vardır.
Bir bak birde oniki imamlara hz aliye bak bu erkana uygun neyapmışlar nasıl yaşamışlar.
Mesela müsaipleri varmı? İkrar vermişlermi? Çok evlilikleri yokmu?
Hz Ali nasıl Halifelik yapmamış ?müslümanlar neden halife diyor yüzlerce kaynakta neden halife diye geçiyor?
Türklerin ve ehlibeytin tarihi ve göçleri nasıl?kaynakçası nedir?
…Alevi/Işık toplumuna giriş bir törenle olur.Alevi/Işık erkanına giriş törenine ikrar cemi adı verilir .Kendi kararlarını kendi verebilecek yaşa gelen kişi önce bir yol kardeşi (müsahip) seçer. Yol kardeşleri eşleri ile birlikte bir rehber eşliğinde düzenlenen törende yemin edip ikrar verdikten sonra yola kabul edilirler.
Yemin ederek bu topluluğu katılan kişi yolun gereklerini yerine getirmek ve erkanın disiplinlerine uymak zorundadır.Yemin töreninde erkanı yürüten Pir (Dede) yola girmek arzusunda bulunan isteklilerin (taliplerin) üzerine ‚’’üç mühür’’ koyar.
Dedenin birinci mührü talibin dudakları üzerinedir.Bu mühürle dede isteklinin ağzını bağlar
- Bundan sonra talip , topluluğun sırlarını saklar konuşamaz,ağzını kirletecek hiçbir nesneyi dudaklarını arasından geçiremez, ,yalan ve kötü söz söylemez,iftira edemez,yargılayamaz,isnatta dahi bulunamaz ve haram yiyemez.
Dede,ikrar ceminde ikinci mührü talibin elleri üzerine kor.Elleri mühürlü olan, talip/istekli;
-Öldüremez,hiç bir canlıya bilerek zarar veremez,bir çiçeği dahi sebepsiz koparamaz ve başkasının malına el uzatamaz,,çalamaz.
İnsanın tohumu onun tüm duygusal tutkularını simgeler.Dede üçüncü mührü tohum(bel) üzerine kor.Beli bağlı istekli/talip:
-Eşine sadık olur,yuva yıkamaz,yıktığı yuvanın kadını ve erkeği ile evlenemez
Alevi/Işık erkanında topluluğun tüm fertlerinin önünde ve mürşit huzurunda üç mührün sınırlarını ihlal etmemek üzere söz verenler,topluluğun önceden belirlenmiş kurallarına uymak üzere toplumun diğer fertleri ile,çok şahitli, bir sözlü akit yapmış olurlar.İkrar verip yemin ettiği halde , toplum sözleşmesine uymayanlar,toplumun sosyal yaşamını düzenleyen bu üç mühürden herhangi birini fekkedenler (kıranlar) için iki tür ceza öngörülmüştür.
-Düşkün
-Müşkül
Cana kıymak,çalmak,birden fazla evlenmek ve benzeri ağır suçlar ‚’’düşkünlük’’ sebebidir. Yalan söylemek, kavga etmek gibi hafif suçlar ‚’müşkül hal’’ sayılır. ’’Müşkül hallolur, düşkün hallolmaz’’. Müşkül olan, Alevi yol kurallarına uygun olarak verilen cezayı yerine getirdikten sonra bağışlanırlar, düşkün olan kimse‚ ’’yolu, yolumuzdan ,malı malımızdan, davarı davarımızdan ayrı olsun’’ denilerek, sonsuza dek Alevi toplumunun dışına itilir.
Alevi erkanı içinde,bir talibin işlediği suçtan musahibi de sorumlu tutulur. Aynı ceza suçu işleyenin yol kardeşine de uygulanır. Bu nedenle tüm talipler yol kardeşlerini karşılıklı olarak yaşam boyu denetlerler gerektiğinde birbirlerini uyararak doğru yoldan ayrılmalarının önüne geçerler…