You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Alevi toplumuna açık mektuptur:

Alevi toplumuna açık mektuptur:

Posting Freak
Alevi toplumuna açık mektuptur:
Alıntı:
[B]HAZRET-İ HÜSEYİN’LERİMİZİN, PİR SULTAN ABDALLARIMIZIN, GERÇEK ERENLERİMİZİN, ATALARIMIZ’IN HAK YOLU OLAN İNANÇ VE KÜLTÜRÜMÜZÜ AYAKTA TUTMAK, BOYNUMUZUN BORCU VE EN KUTSAL GÖREVİMİZ OLDUĞU İÇİN ALEVİLİK İNANÇ, İBADET VE GELENEKLERİNİ İÇEREN DERS KİTAPLARIMIZI HAZIRLAYALIM VE ARDINDAN ELELE, GÖNÜL GÖNÜLE, ÖZÜ ÖZE BAĞLAYIP, BENLİĞİMİZİ VE GELECEK KUŞAKLARIMIZIN İHTİYAÇLARINI KARŞILAMAK İÇİN HIZLI BİR PLAN, PROJE VE PROGRAM İLE YURTİÇİNDE-YURTDIŞINDA İMZA KAMPANYALARI BAŞLATIP ALEVİ DİN BİLGİNİ YETİŞTİRECEK OKULLARIMIZI AÇALIM BU HAKKIMIZI ELDE ETMEK İÇİN DEVLETİMİZ KATINDA GİRİŞİMLERDE BULUNALIM YILLARDIR İHMAL EDİLDİĞİMİZ VE İHMAL ETTİĞİMİZ YETER HİÇ OLMAKTANSA GEÇ OLSUN SORUYORUZ: BAŞKALARI, ŞU SON BEŞ YIL İÇİNDE 500 TANE OKUL, YÜZLERCE TELEVİZYON VE RADYO KURDULAR, BİNLERCE YAYIN YAPTILAR, YA BİZ NE YAPABİLDİK? YILLAR ÖNCE KURULAN DERGAH, VAKIF VE DERNEKLERİMİZ BİR TANE OKUL, TELEVİZYON, RADYO KURAMAZLAR MIYDI? ALEVİ TOPLUMU OLARAK İLGİLELERE SORUYOR, YANIT BEKLİYOR VE ARTIK BU KONUDA HAYIRLI GİRİŞİMLERİNİ BEKLİYORUZ! GERÇEĞE HÜ…
Not: Bu konudaki destekleyici görüş ve önerilerinizi bize bildirmenizi saygıyla arzederiz.
Mehmet Yaman
[B]ÖNSÖZ [/B]

Alevilik’te HAK-MUHAMMED-ALİ divanı olarak kabul edilen Cem İbadetinde “Ölmeden önce ölünüz, hesaba çekilmeden önce hesabınızı görünüz, ahirete kul hakkı ile gitmeyiniz. Hiç kimseyle alıp vereceğiniz kalmasın. Alnınız açık, yüzünüz ak olsun. Dürüst, mert, iyi huylu olun. Gerçek erenler safına katılmış insan-ı kâmillerden olun. Halk sizden razı olsun ki, Hak da razı ola.” ve “ Döktüğünüz varsa doldurun, ağlattığınız varsa güldürün…” kuralları geçerlidir ve günümüzde tüm insanların bu kurallara ihtiyacı vardır.
Alevi her nereye baksa Hakkı orada görür. Tanrı’nın da buyurduğu gibi “kul hakkı” en kutsal değerdir. Alevi’nin piri, rehberi, mürşid ve müsahibi vardır. CEM, “Kırklar Meclisi”nden bize kadar gelen ibadetimizin adıdır. Hz. Muhammed’in, Hz. Ali’nin, Oniki İmamlar’ın ve erenlerin uyup uyguladığı CEM İBADETİ’ni dedelerimiz gibi biz de yerine getirmekteyiz. CEM, Aleviliğin okuludur. Cem olmazsa, Alevilik de olmaz. Bazı kendini bilmezler Alevi ibadetlerini küçümseyerek böyle ibadet olur mu diyerek, bazı dayatmalarda bulunuyorlar.
Eski bir Diyanet İşleri Başkanı, her sünni yazar gibi Alevi ibadetinin temeli olan “Kırklar Meclisi”nin uydurma olduğunu, Yunus Emre’nin de sünni olduğunu söylemişti. Gerçekte ise ilk Alevi- Bektaşi Ozanlarından olan koca Yunus “Kırklar Meclisi”nin varlığını şu şiirinde bir güzel açıklayarak, onların yalancı olduklarını bir güzel ispatlamıştır:
Muhammed ile bile MİRAC’a ağan benim
ASHAB-I SUFFE’yile yalıncak olan benim
Sabr ile kanaatı viribidim bunlara
KIRK KİŞİ bir gömlekten başın çıkaran benim
O Kırkından birine neşteri çaldımıdı
KIRK’ından kan akıtıp ibret gösteren benim
Adem Peygamber ile Havvâ yaradılmadan
Uçmak’tan sürülüben o müflis olan benim
Adımı YUNUS taktım sırrım âleme çaktım
Bundan ileri dahı dilde söylenen benim
Her Alevi köyünde, cemevlerinde, dergahlarında, ibadet ve cenaze hizmetlerini yerine getirecek personele olan ihtiyaç günden güne artmaktadır. Alevinin cem ibadetini Alevi Din Bilgini(Dede) yönetmeli, Alevi’nin cenazesini Alevi hoca kaldırmalıdır. Bunun için de OKUL-EĞİTİM şarttır. Çünkü köylerimize ve açılan yüzlerce cemevimize, cem ibadetini yürütecek yüzlerce, binlerce Dede’ye ; cenaze ve diğer dinsel hizmetleri yerine getirecek hocalara ihtiyacımız vardır. Öyleyse, okullaşma ve eğitim için derhal kolları sıvamalıyız! Yoksa, yıllar geçer gider, geriye dönüp baktığımızda, gelecek kuşaklara ALEVİLİK YOLU-ERKANI konusunda hiçbir yararlı hizmet sunmadığımızı görür “Eyvah!” deriz ama, son pişmanlık fayda vermez.
Zaten 1400 yılımız, okulsuz yıllar olarak heba olup gitti. Bugün ise, eğitime başlamamız(okullaşmamız), hiç olmazsa bir girişim başlatmamız için boşa geçirecek bir günümüz bile yoktur. Biliyoruz, buna karşı çıkacaklar, “Gericiliktir, dinciliktir, çağdışıdır” diyecekler. Peki, Batı dünyası çağdaş değil mi? Onların niçin papaz okulları, papazları var? Onlar da mı çağdışı? Değil. Çünkü dünyada inançsız bir toplum yok, her toplumun dinini, inancını öğreten okulları var. Okulu olmayan tek toplum ALEVİLER… O halde Aleviler doğal ve anayasal hakları olan “OKUL AÇMA” işini çözümlemek için devlete başvurma ve ivedi olarak bu haklarını alma sürecine girmişlerdir.
Bu kitapçığı dedelerimizle görüşerek, birçok kaynakları inceleyerek hazırladık. Cenaze hizmetlerimizi, başkalarına muhtaç olmadan kendimiz yerine getirebilmemiz için bu kitapçık bu konuda iyi bir eğitim aracıdır. Her yerde canlarımız bu kitaptaki bilgileri iyice okuyup, ezberleyip, Alevi Kültür Merkezleri’nde öğrenci yetiştirip, cenaze hizmetlerini çok kolaylıkla yerine getirebilir, şuradan buradan, büyük maddi-manevi sıkıntılara katlanarak hoca arama derdinden kurtulur. Hele hele, cami hocalarına minnet etmekten kurtuluruz. Ayrıca, cemlerimizi yönetmek için “ALEVİLİK’TE CEM” adlı kitabımız, dedelerimizin taliplerimizin hizmetine sunulmuştur ve her Alevi eğitim kurumu ile tüm canlarımız yararlanabilir, cemin nasıl yürütüleceğini kolayca öğrenip, öğretebilir.
[B]DEDELERİMİZ VE OZANLARIMIZ [/B]
Aleviliği anlatırken sadece felsefi yönünü ele alırsanız, ya da siyasi yönünü ön plana çıkartırsanız, Alevilik, Alevilik olmaktan yani inanç olmaktan çıkar, özünü kaybeder, gelecekte asimile olur gider.
Bilindiği gibi Dedeler, Halk Ozanları ile birlikte 1400 yıllık Alevi inancını ve kültürünü yaşatıp, günümüze dek getiren seyyidlerimizdir. Alevilik, dedelerimiz sayesinde bugünlere ulaşabilmiştir. Aleviliği tam olarak anlamak ve yaşatmak Dedelik Kurumu’nu anlamaktan geçer. Bu nedenle günümüzde yaşayan ve gelecekte de yaşayacak olan Alevi inancının tüm boyutları ile anlaşılabilmesi ve gelecek kuşaklarımıza en doğru biçimde aktarılabilmesi; inancımızla ilgili her türlü zahmeti ve yükü omuzlamış bu insanların öğretilerine başvurmakla mümkün olacaktır.

[B](Bu kitap tüm Alevi Kültür Merkezlerinde açılacak “Alevilik Kursları”nda canlarımıza-öğrencilerimize CENAZE HİZMETLERİNİ tam anlamıyla öğretmek, eğitmek için DERS KİTABI olarak hazırlanmıştır.)
[/B]

alevibektasi.org[/B]
Seke seke geldim ayağım yoktur
Hak mehlemi sende Zöhrem’dir doktur
Kimi kafir olmuş karnısı boktur
Süzünü süzünü postunda otur.

Türkiye’ye çıkarmışım bir gelin
Urufu Zöhre Ana onu pir bilin
Muhammet elçisi Ana’dır deyin
Hak için dergaha niyaza inin.


Bildiren: Pir Zöhre Ana
Senior Member
Alevi toplumuna açık mektuptur:
hangi kulaktan dolma bilgilerle aleviligi ögretecekler gençlere. Kendileri ne biliyorlarki ögretsinler alevilik ne, yol ne, ehlibeyit ne? önce aleviler birlik olsun sonrada tek yasayan evliya ZÖHRE ANA mı dinlesinler de anlasınlar aslında bildiklerinin denizde yalnızca bir damla oldugunu....
Atatürk büyüktür
Ruhu Alidir
İkinci kardeşim Bektaş Velidir
Anıtkabir yerim kimder ölüdür
Alirıza Zübeyde nişan gülümdür




[SUP][/SUP] ZÖHRE ANA
Member
Alevi toplumuna açık mektuptur:
anamın_askeri yazdı:alevibektasi.org
Alevi tarihi 1400 yıl değildir ne zaman çıktığı bilinmemektedir binlerce yıllık geçmişi vardır. Aleviliğin kutsal üçlemesi " evren, dünya, insan" olarak ele alınır. kanıt olarak da Aleviliğin ibadet şekli evrenin kendi diliyle ( dönerek ) yaptığı ibadettir, en büyük gök cisimlerinden tutun da en küçük atom parçasına kadar her şer yaradan tarafından yaradılmışsa bu yaradılanlar da şükrünü dönerek ifade ediyorsa insanların farklı bir ibadet şekli düşünülemez. Bu ilime sahip olan herkes döner buna Mevlanayı örnek gösterebiliriz. Cami hocasıyken namaz kılarken Şemsten aldığı bilgilerin sonucunda olgunlaşıp yaradana dönmek için dönmeye başlamıştır.Bu rütüel şekli bedeni geride bırakıp yaradanı anlama yaradanın kendisi olma aşamasıdır. Ben o zaman Alevi tarihi 1400 yıllıktır diyenlere sorayım siz önder olarak Hz. Ali'yi kabul ediyorsunuz ama o hiç bir zaman semah dönmemiştir. bu işte bir karışıklık var ama... sorularımı cevaplayan olursa gerekli diğer bilgileri vereceğim...
Member
Alevi toplumuna açık mektuptur:
esra öztürk yazdı:hangi kulaktan dolma bilgilerle aleviligi ögretecekler gençlere. Kendileri ne biliyorlarki ögretsinler alevilik ne, yol ne, ehlibeyit ne? önce aleviler birlik olsun sonrada tek yasayan evliya ZÖHRE ANA mı dinlesinler de anlasınlar aslında bildiklerinin denizde yalnızca bir damla oldugunu....
Çok yazdım bu gün ama yazmamak elde değil. Bir konuda anlaşabiliriz Aleviliği bilen yok. geçlere aktaracak kimse yok. bunları kimden öğrenecekler sorusuna şöyle diyeyim. Pir sultandan. Hacı bektaştan Yunustan, Mevlanadan, Şeyh Bedrettinden, Abdal Musadan, Malkoçoğlundan, Kurandan, tevrattan, İncilden, Zeburdan öğreneceğiz. çünkü onlar söylenen türkünün devamılardır. Tek yapmaları gereken başkalarından dinlemek değil, kendi diliyle okumaktır. Yol bin kapı birdir..
Posting Freak
Alevi toplumuna açık mektuptur:
Alevilikte kutsal üçleme niyaz ederken söylediğimiz:
Allah- Muhammed- Ali'dir.
Alevilik inançtır.
Siz, onu bir felsefe, yaşam tarzı, Anadolu kültürü olarak görüyorsunuz.
İnançsız, imansız, Ehlibeyti sevmeyen, Muhammed- Ali'nin adından bile gıcık kapan insanlar Alevi olamazlar. Olsa olsa Alevicilik yaparlar.
Muhammed de Ali de Cem yaparlardı. Başvurduğunuz kaynaklar bunu yazmıyorlarsa bu kaynakların kimler tarafından yazdırıldığına bakın.
Alevilik inancını yaşatan kitaplar değildir.
Bu yolun Pirleri, mürşitleri, evliyaları bu yolda ömür tüketerek, canlarını adayarak, başlarını vererek Aleviliği yaşattılar.
Can fedakarlığında bulunanları görmezden gelip ipe sapa gelmez hayallerini gerçek zannedenlere ne demeli?
Alıntı:Bu rütüel şekli bedeni geride bırakıp yaradanı anlama yaradanın kendisi olma aşamasıdır.
Allah akıl fikir versin. Bu kadar cahilliğe verecek cevap bulamıyorum.
Sen biraz daha dön de yaradanın kendisi ol, dikkat et rüzgarından üşütme.

"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


Söz bir, söyleyen bir.
Posting Freak
Alevi toplumuna açık mektuptur:
kazım inan yazdı:Alevi tarihi 1400 yıl değildir ne zaman çıktığı bilinmemektedir binlerce yıllık geçmişi vardır. Aleviliğin kutsal üçlemesi " evren, dünya, insan" olarak ele alınır. kanıt olarak da Aleviliğin ibadet şekli evrenin kendi diliyle ( dönerek ) yaptığı ibadettir, en büyük gök cisimlerinden tutun da en küçük atom parçasına kadar her şer yaradan tarafından yaradılmışsa bu yaradılanlar da şükrünü dönerek ifade ediyorsa insanların farklı bir ibadet şekli düşünülemez. Bu ilime sahip olan herkes döner buna Mevlanayı örnek gösterebiliriz. Cami hocasıyken namaz kılarken Şemsten aldığı bilgilerin sonucunda olgunlaşıp yaradana dönmek için dönmeye başlamıştır.Bu rütüel şekli bedeni geride bırakıp yaradanı anlama yaradanın kendisi olma aşamasıdır. Ben o zaman Alevi tarihi 1400 yıllıktır diyenlere sorayım siz önder olarak Hz. Ali'yi kabul ediyorsunuz ama o hiç bir zaman semah dönmemiştir. bu işte bir karışıklık var ama... sorularımı cevaplayan olursa gerekli diğer bilgileri vereceğim...

Sevgili arkadaşım,
Bir kere Mevlana bir cami hocası değildir. Mevlana bir Alevi Piridir. Bir adı da Celal Abbas'tır. Tek hocası da batında Hz. Ali'dir...

Hz. Ali'nin semah dönmesi meselesine gelince; Evliyaların hepsi semah dönmüştür. Başta da Hz. Ali olmak üzere. Çünkü Hz. Ali bütün evliyaların batında hocasıdır. Şahıdır. Evliyaların semah döndüğüne inanıp Hz. Ali'nin dönmediğini söylemek tam bir cahillik örneğidir...

Semah demek evliyaların Hak aşkıyla bedeni yerde bırakıp ruhunu Hakka çırpıp göğe uçurmasıdır. Bütün evliyaların kırklar cemi ve semahı batın aleminde olur. Çünkü kırklar cemi ibadeti tamamen Pirlerin Hakka karşı yaptığı bir ibadettir. Biz sıradan kulların Pirler önderliğinde yaptığı cem ve semah dönmesi tamamen sembolük olarak yapılan bir ibadettir. Çünkü bedeni yerde bırakıp ruhu Hakka çırpıp göğe uçmak ancak evliyaların yapabileceği bir meziyettir. Bizlerde böyle bir beceri yoktur...

Bilgileri evliyalardan öğrenebiliriz diye ifade etmişsin. Buna bizler de katılıyoruz. Yanlız tek ayrıldığımız nokta sizlerin kafaların evliya deyince yanlızca bir kaç yüzyıl önce gelmiş evliyaların varolmasıdır. Nedense bugüne de bir evliyanın gelebileceğine insanlar inanmak istemiyorlar...

Oysa ki her yüzyılda bir evliya mutlaka gelmiştir. Gelecektir de. Geçen yüzyılda Atatürk, günümüze de Zöhre Ana evliya olarak gelmiştir. Ve bizler bütün gerçekleri tüm sadeliğiyle Zöhre Ana'dan öğrenmekteyiz. Bizlerin tek kaynağı Zöhre Ana'dır. Yani behsettiğiniz gibi bir Allah elçisi olan evliyadır...

]"Peygamberden sonra mutlaka her dönemde bir evliya gelir" Mevlana
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

(PİR ZÖHRE ANA)
Member
Alevi toplumuna açık mektuptur:
adgan yazdı:Sevgili arkadaşım,
Bir kere Mevlana bir cami hocası değildir. Mevlana bir Alevi Piridir. Bir adı da Celal Abbas'tır. Tek hocası da batında Hz. Ali'dir...

Hz. Ali'nin semah dönmesi meselesine gelince; Evliyaların hepsi semah dönmüştür. Başta da Hz. Ali olmak üzere. Çünkü Hz. Ali bütün evliyaların batında hocasıdır. Şahıdır. Evliyaların semah döndüğüne inanıp Hz. Ali'nin dönmediğini söylemek tam bir cahillik örneğidir...

Semah demek evliyaların Hak aşkıyla bedeni yerde bırakıp ruhunu Hakka çırpıp göğe uçurmasıdır. Bütün evliyaların kırklar cemi ve semahı batın aleminde olur. Çünkü kırklar cemi ibadeti tamamen Pirlerin Hakka karşı yaptığı bir ibadettir. Biz sıradan kulların Pirler önderliğinde yaptığı cem ve semah dönmesi tamamen sembolük olarak yapılan bir ibadettir. Çünkü bedeni yerde bırakıp ruhu Hakka çırpıp göğe uçmak ancak evliyaların yapabileceği bir meziyettir. Bizlerde böyle bir beceri yoktur...

Bilgileri evliyalardan öğrenebiliriz diye ifade etmişsin. Buna bizler de katılıyoruz. Yanlız tek ayrıldığımız nokta sizlerin kafaların evliya deyince yanlızca bir kaç yüzyıl önce gelmiş evliyaların varolmasıdır. Nedense bugüne de bir evliyanın gelebileceğine insanlar inanmak istemiyorlar...

Oysa ki her yüzyılda bir evliya mutlaka gelmiştir. Gelecektir de. Geçen yüzyılda Atatürk, günümüze de Zöhre Ana evliya olarak gelmiştir. Ve bizler bütün gerçekleri tüm sadeliğiyle Zöhre Ana'dan öğrenmekteyiz. Bizlerin tek kaynağı Zöhre Ana'dır. Yani behsettiğiniz gibi bir Allah elçisi olan evliyadır...

]"Peygamberden sonra mutlaka her dönemde bir evliya gelir" Mevlana

Söyle bakalım Mevlana ile Şems-i Tebrizi'nin buluşmasından Öce Mevlana ne iş yapıyordu neredeydi?

Hz Ali meselesine hiç girmeyeceğm daha önce yazmıştım çünkü Alevilerin Ali'si Hz Ali değildir git sor bakalım Şiilere sana ne söyleyecekler. zatn en büyük cahillik her şeyi biliyorum demektir çünkü cahil kendini alim sanır Smile

İlk def doğru bişey yazmıssın semah hakkında ancak son cümlen yanlış olmuş. Hakk'a gönül veren Hak ile bi olan artık tekdir.

Nasıl ki geçmişte birçok evliya varsa bugün de olacak ve gelecekte de olacaktır. Çünkü insanlık sürekli ilerlemektedir. Ancak evliyayı evliya yapan halk tarafındaki kabulüdür.

Alevilerin Peygamberleri bütün peygamberlerdir ancak nedense Aleviler Peygamberlerin dediklerinden çok kendi halkının önderlerini benimsemişlerdir Buna Muhammed de dahil. Buradan şu çıkar bizim peygamber dediğimiz kişi yada peygamberlik dediğimiz kuruma ihtiyacımız yotur. Bizim İnsana ve insani değerlere ihtiyacımız vardır. Dünyadaki düzen dünyanın varlığından sıyrılıp Hakkın bir yansıması olan insanı anlamak ve ona değer vermektir.

Hele biz işbu yola, gelmedik riya ile
Bu melametlik donunu bizimle giyen gelsin

Gözüyle gördüğünü, örte eteğiyle
Bu yol pek nice yoldur yüreği çarpan gelsin

İş bu sözü edenden bize nişan geretir
]Sözün özeti budur, canına kıyan gelsin.
]
( Yunus Emre )

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.