You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Alevi toplumuna açık mektuptur:

Alevi toplumuna açık mektuptur:

Posting Freak
Alevi toplumuna açık mektuptur:
kazım inan yazdı:Söyle bakalım Mevlana ile Şems-i Tebrizi'nin buluşmasından Öce Mevlana ne iş yapıyordu neredeydi?
Yalan yanlış kaynaklarda anlatıldığı şekilde Mevlanaya öğretmenlik yapan bir şemsi tebriz diye birisi olmamıştır...

Mevlana doğuştan bir evliyadır. Yanlızca batında Hz. Ali'den ders almıştır. Kimseden el alıp vermemiştir. Sizin gibi Alevilerin sahip çıkmaması yüzünden zamanla sünniymiş gibi gösterilmiştir. Gerçek adı Celal Abbas'tır...

Gerçekten Mevlana'nın kim olduğunu öğrenmek isteyen gelip Zöhre Ana'dan öğrenebilir. Çünkü gerçekler yanlız gerçeklerden öğrenilir...


kazım inan yazdı:Hz Ali meselesine hiç girmeyeceğm daha önce yazmıştım çünkü Alevilerin Ali'si Hz Ali değildir git sor bakalım Şiilere sana ne söyleyecekler. zatn en büyük cahillik her şeyi biliyorum demektir çünkü cahil kendini alim sanır Smile

]Bildiğim bir tek şey varsa, o da hiç bir şey bilmediğimdir.
]Çok şükür ki Pirimiz Zöhre Ana sayesinde yavaş yavaş ufak da olsa bir şeyler öğreniyoruz...

Şiilerle bizim işimiz olmaz. Çünkü Şiilik bugün ki sünnilikten bir farkı yoktur. Bizim Hz. Ali'yi öğrenmek için ne şiilere ne de sizin gibi bizans kaynaklarına ihtiyacımız vardır...

Bizler Hz. Ali'yi zaten Hz. Ali'nin binbir sıfatından biri olan Zöhre Ana'dan canlı olarak yaşıyoruz. Görünen köy klavuz istemez...


kazım inan yazdı:Nasıl ki geçmişte birçok evliya varsa bugün de olacak ve gelecekte de olacaktır. Çünkü insanlık sürekli ilerlemektedir. Ancak evliyayı evliya yapan halk tarafındaki kabulüdür.
Evliyayı evliya yapan halk tarafından kabulu ise desenenize geçmişte hiç bir evliya yoktu. Çünkü her geldikleri dönemde bugün Zöhre Ana'da olduğu gibi bütün evliyalar da bazı Alevi kesim tarafından kabul görürken, aynı şekilde bazı Alevi kesim tarafından da dışlanıp, inkar edilmişlerdir. İftiralara ve karalamalara maruz kalmışlardır...

Şimdi ne demek lazım? Acaba geçmişteki bazı insanlar tarafından kabul görmeyen bütün evliyalar yalandı mı diyeceğiz, yoksa bugün de bazı Alevi insanları tarafından kabul görmeyen Zöhre Ana da aynen geçmişteki evliyalar gibi her şeye rağmen, bazı kendini bilmez insanlar tarafından kabul görmese dahi gerçek mi diyeceğiz? Tabi ki bütün gelmiş geçmiş evliyalar gerçekti. Zöhre Ana da aynı onlar gibi her şeye rağmen bugün yaşayan bir gerçektir...


kazım inan yazdı:Alevilerin Peygamberleri bütün peygamberlerdir ancak nedense Aleviler Peygamberlerin dediklerinden çok kendi halkının önderlerini benimsemişlerdir Buna Muhammed de dahil. Buradan şu çıkar bizim peygamber dediğimiz kişi yada peygamberlik dediğimiz kuruma ihtiyacımız yotur. Bizim İnsana ve insani değerlere ihtiyacımız vardır. Dünyadaki düzen dünyanın varlığından sıyrılıp Hakkın bir yansıması olan insanı anlamak ve ona değer vermektir.


Arkadaşım ilk insanları hatırla. Kavimleri hatırla. Peygamberler gelmeden önce Allahın varlığını ve birliğini, insanlığın doğrularını, güzelliklerini, yanlışlarını neden öğrenemediler. Ne zaman ki peygamberler geldi gerçekleri gösterdiler, ondan sonra insanlar insanlığını öğrenmeye başladı...

Peygambere ihtiyacımız yok da, evliyaya ihtiyacımız yok da neden on tane Alevi insanı bir araya geldiğinde ortada bir yerde buluşamıyorlar. Peki bunlardan kim haklı nerden bilecez? Çünkü Her kes kendini haklı görüyor...

İşte burda tek bir gerçek kaynaktan doğrular öğrenilebilir. O da Allah'ın elçileri ve yeryüzündeki vekilleri olan peygamber ve evliyalardır...

Onca peygamber ve evliya gelmişken insanlık bugün insanlığını kaybetmiş ki bir de o Mübarekler gelmemiş olsaydı acaba ne olurdu?
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

(PİR ZÖHRE ANA)
Son Düzenleme: 22/02/2011, 23:27, Düzenleyen: adgan.
Administrator
Alevi toplumuna açık mektuptur:
kazım inan yazdı:Nasıl ki geçmişte birçok evliya varsa bugün de olacak ve gelecekte de olacaktır. Çünkü insanlık sürekli ilerlemektedir. Ancak evliyayı evliya yapan halk tarafındaki kabulüdür.

Elinizde evliyaölçer adlı bir cihaz varda onu bilmiyor muyuz ?

Zöhre Ana, varlığı ile 30 yıldan beri Ali'nin ışığını tüm insanlığa aktarıyor.

Alevi toplumunun karakteristik özelliğidir; Pir'leri yaşarken sahip çıkmazlar, ancak onlar gayba girdikten sonra sanki ona can veriyormuşçasına kendilerince yaşatmaya çalışırlar. Bugünümüzün özetide budur.

Dedeler ile ilgili şunu belirtmek isterim. Bana şu anda bir dede gösterin ki saz çalmadan kitaplara bakıp kopya çekmeden 3-4 saat ehlibeyt muhabbeti yapabilsin !!!

Şunu bir düşünün ,eğer alevi toplumu gerçekten Pir'lerine bu kadar sahip çıksalardı sizce Alevi toplumu bugün içine düştüğü hezeyanları yaşayabilirler miydi?

Eğer aleviler kendi geçmişlerine sahip çıksalardı bugün,

Ne Hz. Üseyin'in başı kesilirdi
Ne Mansular asılırdı
Ne Pir Sultan Abdal'lar asılırdı

Ne de Maraşlar ,Çorumlar,Sivaslar yaşanırdı.

Erlere ve onların bıraktıkları nefeslere sahip çıkılmadıkça daha çok Nesimi'lerin derisi yüzülür ,Pir Sultanlar asılır, maraş,çorum,sivas katliamları yaşanır...
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Posting Freak
Alevi toplumuna açık mektuptur:
kazım inan yazdı:Alevi tarihi 1400 yıl değildir ne zaman çıktığı bilinmemektedir binlerce yıllık geçmişi vardır. Aleviliğin kutsal üçlemesi " evren, dünya, insan" olarak ele alınır. kanıt olarak da Aleviliğin ibadet şekli evrenin kendi diliyle ( dönerek ) yaptığı ibadettir, en büyük gök cisimlerinden tutun da en küçük atom parçasına kadar her şer yaradan tarafından yaradılmışsa bu yaradılanlar da şükrünü dönerek ifade ediyorsa insanların farklı bir ibadet şekli düşünülemez. Bu ilime sahip olan herkes döner buna] Mevlanayı örnek gösterebiliriz. Cami hocasıyken namaz kılarken Şemsten aldığı bilgilerin sonucunda olgunlaşıp yaradana dönmek için dönmeye başlamıştır. Bu rütüel şekli bedeni geride bırakıp yaradanı anlama yaradanın kendisi olma aşamasıdır. Ben o zaman Alevi tarihi 1400 yıllıktır diyenlere sorayım siz önder olarak ]Hz. Ali'yi kabul ediyorsunuz ama o hiç bir zaman semah dönmemiştir. bu işte bir karışıklık var ama... sorularımı cevaplayan olursa gerekli diğer bilgileri vereceğim...


Mevlana eski tarih kitaplarına göre bile cami hocası olarak yazılmamışken,nasıl oluyorda şimdilerde haşa cami hocası olarak nitelendirebiliyorsunuz,bu ne aymazlıktır.
İnsan namaz kılarken evliya olabiliyormu,bu kadar basit birşey mi evliyalık.
Namazla niyazla evliya olunabiliyorsa, Zöhre Ana'dan öğrendiğimiz bu bilgilerle haşa haşa hepimiz evliyayız o zaman.

Her giden evliya,don(sıfat,beden)değiştirerek geri döner,Mevlana da, Celal Abbas'ın bir yaşamıdır,babası Tokat'da Keçeci Sultan olan Pirdir.

Hz. ALi'nin semah dönmediğini sanki gözünüzle görmüş gibi nasıl dile getirebiliyorsunuz.
Cem,dediğimiz ibadet kimden kalmıştır ve bu ibadette semah dönenler,tevhit çekenler,12'ler,40'lar kimlerdir.

Sizler semah dönüp,cem yapınca ibadet olduğunu düşünüyorsanız demekki bunu zamanında yapanlar vardı,bu yola getirenler vardı herhalde bu getirenler de sizin babalarınız değildi haşa.

Alevi tarihi 1500 yıllıktır,gerisini düşünmeyiniz,çünkü Alevilik yolu,Muhammed-Ali'den gelir. Türklük derseniz ,O her zaman vardı ama Alevilik Şahımerdan Ali'den kalmıştır.
Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...

“Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.”
[Resim: imza3cp.gif]


Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir

Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)
Member
Alevi toplumuna açık mektuptur:
adgan yazdı:Yalan yanlış kaynaklarda anlatıldığı şekilde Mevlanaya öğretmenlik yapan bir şemsi tebriz diye birisi olmamıştır...

Mevlana doğuştan bir evliyadır. Yanlızca batında Hz. Ali'den ders almıştır. Kimseden el alıp vermemiştir. Sizin gibi Alevilerin sahip çıkmaması yüzünden zamanla sünniymiş gibi gösterilmiştir. Gerçek adı Celal Abbas'tır...

Gerçekten Mevlana'nın kim olduğunu öğrenmek isteyen gelip Zöhre Ana'dan öğrenebilir. Çünkü gerçekler yanlız gerçeklerden öğrenilir...



]Bildiğim bir tek şey varsa, o da hiç bir şey bilmediğimdir.
]Çok şükür ki Pirimiz Zöhre Ana sayesinde yavaş yavaş ufak da olsa bir şeyler öğreniyoruz...

Şiilerle bizim işimiz olmaz. Çünkü Şiilik bugün ki sünnilikten bir farkı yoktur. Bizim Hz. Ali'yi öğrenmek için ne şiilere ne de sizin gibi bizans kaynaklarına ihtiyacımız vardır...

Bizler Hz. Ali'yi zaten Hz. Ali'nin binbir sıfatından biri olan Zöhre Ana'dan canlı olarak yaşıyoruz. Görünen köy klavuz istemez...



Evliyayı evliya yapan halk tarafından kabulu ise desenenize geçmişte hiç bir evliya yoktu. Çünkü her geldikleri dönemde bugün Zöhre Ana'da olduğu gibi bütün evliyalar da bazı Alevi kesim tarafından kabul görürken, aynı şekilde bazı Alevi kesim tarafından da dışlanıp, inkar edilmişlerdir. İftiralara ve karalamalara maruz kalmışlardır...

Şimdi ne demek lazım? Acaba geçmişteki bazı insanlar tarafından kabul görmeyen bütün evliyalar yalandı mı diyeceğiz, yoksa bugün de bazı Alevi insanları tarafından kabul görmeyen Zöhre Ana da aynen geçmişteki evliyalar gibi her şeye rağmen, bazı kendini bilmez insanlar tarafından kabul görmese dahi gerçek mi diyeceğiz? Tabi ki bütün gelmiş geçmiş evliyalar gerçekti. Zöhre Ana da aynı onlar gibi her şeye rağmen bugün yaşayan bir gerçektir...




Arkadaşım ilk insanları hatırla. Kavimleri hatırla. Peygamberler gelmeden önce Allahın varlığını ve birliğini, insanlığın doğrularını, güzelliklerini, yanlışlarını neden öğrenemediler. Ne zaman ki peygamberler geldi gerçekleri gösterdiler, ondan sonra insanlar insanlığını öğrenmeye başladı...

Peygambere ihtiyacımız yok da, evliyaya ihtiyacımız yok da neden on tane Alevi insanı bir araya geldiğinde ortada bir yerde buluşamıyorlar. Peki bunlardan kim haklı nerden bilecez? Çünkü Her kes kendini haklı görüyor...

İşte burda tek bir gerçek kaynaktan doğrular öğrenilebilir. O da Allah'ın elçileri ve yeryüzündeki vekilleri olan peygamber ve evliyalardır...

Onca peygamber ve evliya gelmişken insanlık bugün insanlığını kaybetmiş ki bir de o Mübarekler gelmemiş olsaydı acaba ne olurdu?
Bana Alevi önderlerinden kabul görmeyenlerinden bir tane örnek gösterebilirmisin. Ama dikkat et bu örnek Alevi halkının yaşadığı Anadolu topraklarında olsun?
Posting Freak
Alevi toplumuna açık mektuptur:
kazım inan yazdı:Bana Alevi önderlerinden kabul görmeyenlerinden bir tane örnek gösterebilirmisin. Ama dikkat et bu örnek Alevi halkının yaşadığı Anadolu topraklarında olsun?

Sen benim soruma cevap vermemişsin ama ben senin soruna cevap vereyim...

Öncelikle Alevi önderlerinde kabul görmeyen derken, tamamen kabul görmemiş anlamında söylemediğimi herhalde anlamışsındır...

Dediğim gibi nasıl bugün bizler Zöhre Ana'yı evliya olarak kabul ediyoruz da bazı kesimler bunu kabullenmek istemiyorsa bu geçmişte gelen bütün evliyalar için de geçerlidir. Bu evliyalar aynen Zöhre Ana gibi kerametini ışığını ve insan sevgisini göstererek kendine inandırdığı insanlarla yola çıkmışlardır. Bu insanların yanında bir de her şeye rağmen kerametlerini gördükleri halde inanmayan olduğu gibi bir de görmediği halde duyup da inanmayanlar olmuştur...

Yani benim bahsettiğim konu bütün evliyalar için geçerlidir. Bu ister Anadoluda olsun ister dışarlarda olsun her evliyanın kaderinde mutlaka insanlarla uğraşmak onları adam etmek, onlara bir rehber bir ışık olmak vardır. Ancak nasıl ki bugün Allah var olmasına rağmen Allah'ın bu varlığına inanan olduğu gibi inanmayan da var ise işte O Evliyalara da inanan Alevi insanları da olmuş inanmayan Alevi insanları da olmuştur...

Ancak Evliyaların ışığı hiç bir zaman sönmez. İnsanların akıllarında dillerinde ve gönüllerinde sonsuza kadar yer alarak yaşamaya devam ederler. Onlar yanlızca bedenen ölürler. Işıkları sonsuza kadar devam ederler...

İşte Yunus Emre olsun, Hacı Bektaş Veli olsun vs. hepsi ilk kendilerini insanlara bildirdiklerinde bazı insanlar tarafından kabullenip, bazıları tarafından kabullenmemelerine rağmen kayba girdikten sonra ışıkları dilden dile kulaktan kulağa yayılmaya devam etmiş ve de bugün olduğu gibi bütün insanların gönüllerinde yerlerini almışlardır. Almaya da devam edeceklerdir...

Bugün her tarafta kabul görmeleri geçmişte de aynı şekilde herkes tarafından kabul gördükleri anlamına gelmez. Her evliya geldiği dönemde değil kayba girdikten sonra asıl ismini duyurup geniş kitlelere yayılmıştır...

Misal Atatürk'ün heykellerinin dikilmesi, sokaklara caddelere isimlerinin verilmesi, bütün dünyada fikirlerinin değer görmesi yaşadığı dönemde mi olmuştur? Hayır. Sonradan olmuştur. Mübarek kayba girdikten sonra çeşitli sebeplerle asıl ışığını göstermiştir. Ve bugün de Zöhre Ana gelmiş Atatürk'ün bir evliya olduğunu tüm dünyaya bildirmiştir...

Emin olun ki yarın öbür gün Allah gecinden versin Zöhre Ana da kayba girdikten sonra aynı şekilde daha geniş kitleler tarafından tüm dünyada ismi kabullenecektir. Hatta sünni kesim nasıl bugün çoğu evliyayı Yunus Emreyi Mevlanayı nasıl sünniymiş gibi göstermeye çalışıyorlar ise Alevilere bırakmıyorlarsa Aleviler aynı şekilde sahip çıkmadığı taktirde Zöhre Ana'yı bile Alevilere bırakmayıp sünniymiş gibi göstereceklerdir. Onun eserlerini kendilerine göre yorumlayıp değiştirmiş halde tekrar Alevi çocuklarına ders olarak okutacaklardır...

Malesef bu tarih boyunca böyle olmuştur. Bu durum bütün gelmiş geçmiş evliyaların acı bir kaderidir...
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

(PİR ZÖHRE ANA)
Member
Alevi toplumuna açık mektuptur:
AliRengi yazdı:Elinizde evliyaölçer adlı bir cihaz varda onu bilmiyor muyuz ?

Zöhre Ana, varlığı ile 30 yıldan beri Ali'nin ışığını tüm insanlığa aktarıyor.

Alevi toplumunun karakteristik özelliğidir; Pir'leri yaşarken sahip çıkmazlar, ancak onlar gayba girdikten sonra sanki ona can veriyormuşçasına kendilerince yaşatmaya çalışırlar. Bugünümüzün özetide budur.

Dedeler ile ilgili şunu belirtmek isterim. Bana şu anda bir dede gösterin ki saz çalmadan kitaplara bakıp kopya çekmeden 3-4 saat ehlibeyt muhabbeti yapabilsin !!!

Şunu bir düşünün ,eğer alevi toplumu gerçekten Pir'lerine bu kadar sahip çıksalardı sizce Alevi toplumu bugün içine düştüğü hezeyanları yaşayabilirler miydi?

Eğer aleviler kendi geçmişlerine sahip çıksalardı bugün,

Ne Hz. Üseyin'in başı kesilirdi
Ne Mansular asılırdı
Ne Pir Sultan Abdal'lar asılırdı

Ne de Maraşlar ,Çorumlar,Sivaslar yaşanırdı.

Erlere ve onların bıraktıkları nefeslere sahip çıkılmadıkça daha çok Nesimi'lerin derisi yüzülür ,Pir Sultanlar asılır, maraş,çorum,sivas katliamları yaşanır...

Neden peki savaşmadılar elleri silah tutmuyor mu Alevilerin? onlar düşüncesinden dolayı katledildiler müslümanlar tarafından. Geçmişine sahip çıkın kurtulun diyorsun yani müslüman olun Hz. muhammedi Hz Ali yi kabul edin Kuran kitabınız olsun namaz zaten var diyorsun. Pardon da kim Alevi olacak?

Bu gün neden hükümetin kıçı tutumuş illa kitaplara müslüman gösterip Hz Ali yanlıları olarak koyacam diyor? Aleviler artık kendilerine baktılar yaptıklarının müslümanlıkla ve yaşadıkları tarihi Arabisanla ilgisi olmdığına karar verdiler. Bunu duyan hükümet başka yol kalmadığından kanuletti. yoksa üç-beş sene öncesine kadar sapkın bir din diye yakıyordu. Bu topraklar Alevilerin topraklarıdır Bu anlayış bu toprakların özü kültürüdür başka bir görüş ya da eğemenlik kalıcı olamaz.
Administrator
Alevi toplumuna açık mektuptur:
kazım inan yazdı:Neden peki savaşmadılar elleri silah tutmuyor mu Alevilerin? onlar düşüncesinden dolayı katledildiler müslümanlar tarafından. Geçmişine sahip çıkın kurtulun diyorsun yani müslüman olun Hz. muhammedi Hz Ali yi kabul edin Kuran kitabınız olsun namaz zaten var diyorsun. Pardon da kim Alevi olacak?

Neden mi savaşmadılar...

Bizim inancımızda insan değerlidir. Fikirleri için öldürülmezler,katledilmezler.

Şahımerdan Ali'yi tarih Zülfikar ile savaşan uslanmaz bir savaşçı olarak tanıtır.
Oysa Zöhre Ana diyorki "Ali'nin kılıcı diliydi. O kimseye zorla birşey kabul ettirmemiştir"

Bizim Pirlerimiz, insan katletmeyi hiçbir zaman teşvik etmemiştir. Ne Hz. Muhammed ne Hz. Ali ne de diğerleri böyle bir yaklaşım içinde olmamışlardır.
Olmamışlardır ki alevi toplumu her zaman onları yolun rehberi ve mürşidi olarak görmüşlerdir.

Evet şunda haklsın. Alevi toplumu fikirlerinden ötürü sunni insanlar tarafından katledildi. Katliam ömer soyuna yakışır, Ali soyuna değil.

Bizler yani Alevi toplumu asla herhangibir siyasi idarenin zorlamalarına asla boyun eğmeyiz. Eğenler zaten bizden değildir. Bizim inancımız, değerlerimiz zaten bellidir. Kimse bizlerin yerine karar verip inancımızı yanlış tanıtıp , bizleri değiştirmeye çalışamaz. Çalışanlarında her daim karşında olacağız.

Alıntı: Bu gün neden hükümetin kıçı tutumuş illa kitaplara müslüman gösterip Hz Ali yanlıları olarak koyacam diyor? Aleviler artık kendilerine baktılar yaptıklarının müslümanlıkla ve yaşadıkları tarihi Arabisanla ilgisi olmdığına karar verdiler. Bunu duyan hükümet başka yol kalmadığından kanuletti. yoksa üç-beş sene öncesine kadar sapkın bir din diye yakıyordu. Bu topraklar Alevilerin topraklarıdır Bu anlayış bu toprakların özü kültürüdür başka bir görüş ya da eğemenlik kalıcı olamaz


Siyasi iradenin Alevilere yaklaşımı samimi değildir ve samimi olmadığı gibi de çok tehlikeli bir sürecin başlangıcıdır.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.