You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

'Alevi' Kitaplarımız...

'Alevi' Kitaplarımız...

Posting Freak
'Alevi' Kitaplarımız...
Aleviler [COLOR=#4c7399] Olaylar, Tanıklıklar--Ali Göçmen

[COLOR=#4c7399][Resim: 558.jpg]


[COLOR=#4c7399] Dersim katliamından sonra ilk Alevi kıyımı Elbistan ve Kırıkhan provalarıyla başlayıp Malatya, Maraş, Çorum, Sivas ve Gazideki olaylarla devam etti... Kitapta bu yaşanan Alevi katliamlarını ve tanıklıklarını göreceksiniz...



'Bu memleket tarihte Türk'tü,
bugün de Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır.'


[Resim: image.php?type=sigpic&userid=470&dateline=1289541562]
Posting Freak
'Alevi' Kitaplarımız...
Alevi İbadetlerinin İslam'daki Yeri--Mustafa Cemil Kılıç

[Resim: 559.jpg]

Tek Bir Alevilik Vardır
]Akıl Tutulması ve Namaz
]Akıl Tutulması ve Oruç
]Akıl Tutulması ve Hac
]Akıl Tutulması ve Zekat
]Aleviler ve Kur'an-ı Kerim
]Hazreti İmam Ali ve Tanrısallığı
]Din Dersi Alevileri Yok Sayıyor
]Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitapları Hakkında Rapor
]İslami Ekolleri Kur'an'da Buluşturma Çabası
]Aleviler Olmasaydı
]Alevilik ve Türk Dili
]Türk Tarihinin Yeniden Okumak
'Bu memleket tarihte Türk'tü,
bugün de Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır.'


[Resim: image.php?type=sigpic&userid=470&dateline=1289541562]
Posting Freak
'Alevi' Kitaplarımız...
İslamsız Alevilik İddiası ve Kızılbaş Müslümanlık--Mustafa Cemil Kılıç


[Resim: 560.jpg]


] Kızılbaş Müslümanlar Allah'a inanırlar. Ama onların Allah'ı bildiğiniz Allah'a benzemez. Onların peygamberi Hz. Muhammed'dir fakat Muhammed ayin-i cem eyleyip semah dönen bir Muhammed'dir; beş vakit namaz kılan değil...

]Onlar Hz. Ali'yi çok severler ama sevdikleri Ali 7. yüzyılda yaşayıp giden Ebu Talip'in oğlu Ali değildir. Onların Ali'si hem Ali Bin Ebi Talip'tir hem de "Kün" deyince on sekiz bin alemi yaratan, yarattıklarının rızıklarını veren, Arslan kılığında Muhammed'in yolunu kesen, kılıcı yetmiş arşın uzayan, Hayber Kalesi'nin kapısını şahadet parmağıyla asumana atan, hasılı bin bir donda görünen, Tanrı'nın zatına yapışıp o olan bir Ali'dir.
]Onların kitabı Kur'an'dır ama bu Kur'an "sessiz Kur'an" değil "Konuşan Kur'an"dır. Ve onların bir mukaddes çalgısı vardır ki ona dahi "Telli Kur'an" derler.

]Onlar Müslüman'dırlar ama Kızılbaş Müslüman'dırlar. Kızılbaş Müslümanlar, bildiğiniz Müslümanlara benzemez. Onların namazı, bildiğiniz namaza benzemez. Onların orucu, bildiğiniz oruca benzemez. Onların haccı, bildiğiniz hacca benzemez.
]Onlar Kızılbaş olmaktan kıvanç duyarlar. Çünkü Kızılbaş olmak onlar için bir şeref ve övünç ifadesidir.

]Onlar; kıblesi insan, Ali'si rahman, nutku Kur'an olanlardır.
]Ve onlar, Ebussuud fetvalarıyla öldüre öldüre tüketemediğimiz kafirlerdir.

]Duyulsun, görülsün ve bilinsin ki ben de onlardanım
'Bu memleket tarihte Türk'tü,
bugün de Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır.'


[Resim: image.php?type=sigpic&userid=470&dateline=1289541562]
Posting Freak
'Alevi' Kitaplarımız...
Dört Kapı Kırk Makam--Esat Korkmaz

[Resim: 561.jpg]


] Dört Kapı Kırk Makam, "aşka âşık olan âşığın" aşk yolunu anlatır: "Aşk yolu", bir "eğitim yolu"dur ve Aleviler-Bektaşiler bu eğitim yolunun "yolcuları"dır. "Aşk", işte bu yolculukta yolcularca "yutulan" zamanın "çocuğudur".

]Bu bağlamda Alevilik-Bektaşilik, din değil bir "aşk"tır: O zaman soralım aşk nedir, diye. Aşk, Aleviliğin-Bektaşiliğin "anayasası" olarak algılayabileceğimiz "varoluş çevrimi"nin gerçekleşme, bu çevrimi "bilgiye dönüştüren" Dört Kapı Kırk Makam eğittim programının gerçekleştirilme "nedeni"dir: Nedenler "gizlenmeyi sever"; aşk her şeyin varlığa gelme ya da bir şeyi "nesnelleştirme" nedeni olduğuna göre o da gizlenmeyi sever, yani "sır"dır.

]Aşkın hallerini deneyim konusu yaptığımızda "hazır" olarak verilenin ya da "belletilenin" dışında kesinlikle "kendimize rastlayacağız". Önce "yabancı" geleceğiz, kendimiz kendimize. Biliyorsunuz hakikat, "hayretten" ibarettir; hayret kendini hissettirecek, tıpkı bir kedi gördüğünde "miyav miyav" diye haykıran bir çocuk gibi "bağırmak" gelecek içimizden; yaşını-başını almış insanlarız, doğal olarak utanacağız. "Demek ki" diyeceğiz, "ya çocuk olacağız ya da çocuktaki coşkuyu yaratacak denli âşık"
]Âşık olmak "bilinci yoklamak" anlamına gelir: Bilinci yoklamayan âşıklık "kolay"ı anlatır. Biz biliyoruz ki "kolay güzel değildir"; her zaman "zor güzeldir" demek de doğru olmayabilir; "güzel" ayrımına varamadığımız herhangi bir yerde ya da yanı başımızdadır, sakındığımız yerdedir, suçladığımız mekândadır, günahkâr kabul ettiğimiz şeyin içindedir. Öyleyse: Her insanın yaşamı "somut" olarak algılanmalı ve her insanın yaşamından "aşk devşirilmelidir". Demek ki insan "âşık olmak için yaşar" ya da "yaşamak için âşık olur".

]İnsan kendisinin ve doğanın "dâhisi olmak" istiyorsa "âşık olmak" durumundadır. Kişi kendisinin "dâhisi" olursa kendi "denetiminin", doğanın "dâhisi" olursa doğanın "denetiminin" dışına çıkar. Bu "tehlikeli bir serüvendir"; ama böylesi bir serüvenin kahramanı olmak isteriz.

]Dört Kapı Kırk Makam sürecinde aşk, "bilme"yle elde edilen bir eğilimdir ve kişiyi aşağıdan, daha cahil durumdan yukarıya, daha bilgili duruma yükselten "içsel eğilim"dir. Böylesi bir tasarımda aşk, bir "insanlaşma ortamı"dır; orada insan kendini bulur, keşfeder. Başkasına -bu başkası Tanrı'dır- ulaşmanın yollarını arar bulur. Aşk, insan olabilmek için gerçek bir "kaçınılmazlıktır"; kendini ve dünyayı yeniden kurmaya çalışan insan için zorunlu bir etkinliktir. Ruh ve beden bütünlüğünden daha geniş ve çerçeveli olarak algılanan tanrısal bütünlüğe ulaşmaktır. Aşk, gerçek bireyden "dünyaya açıldığımız" yerdir: Bu anlamda "eşiktir".
'Bu memleket tarihte Türk'tü,
bugün de Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır.'


[Resim: image.php?type=sigpic&userid=470&dateline=1289541562]
Posting Freak
'Alevi' Kitaplarımız...
Türk Kültüründe Alevi - Bektaşi Olgusu--Faruk Sinanoğlu


[Resim: 562.jpg]


Bu çalışmada, Türk toplumunun gerçekliği olan gelenekli Alevi-Bektaşiliğin kent ortamında grup yapısının dini, tarihi, sosyolojik incelenmesinin yanısıra günümüzde Alevi-Bektaşilerin kendilerini nasıl tanımladıkları, Alevi-Bektaşi, Sünni ilişkilerini, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne giriş serüvenine ilişkin görüşlerini bulacaksınız
'Bu memleket tarihte Türk'tü,
bugün de Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır.'


[Resim: image.php?type=sigpic&userid=470&dateline=1289541562]

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.